Kategori: dünya
-
Rus turistlerin İran ilgisi…
Rus turistlerin
İran ilgisi…
Necdet Buluz
Rusya’dan Ukrayna savaşı nedeni ile Türkiye’yi komşu kapısı yapan Rus Turistlerin İran’a da ilgisinin arttığına dikkat çekiliyor. Rusların İran’a dönük ekim ayı talebi ağustostakinin 3 kat üzerine çıktı. İran’a dönük grup turlarının hızla satıldığı ve iyi bir rezervasyon derinliği oluştuğu kaydedilen analizde ‘Golden Ring Of Persia’ turunda ancak 3 Ocak ve sonrası için yer bulunabildiğine dikkat çekildi. Bunda savaş sonrasıRusya ile İran’ın siyasi ilişkilerinin de etkili olduğu ifade ediliyor.
Avrupalı devletlerin ambargoları nedeniyle birlik üyesi ülkelere gitmekte zorlanan Rus turistler, yeni destinasyonlara yüzünü dönüyor. Bu anlamda Rusların ilgili gösterdiği ülkelerden biri de İran oldu.
Russian Express’in analizine göre, Rusların İran’a dönük ekim ayı talebi ağustostakinin 3 kat üzerine çıktı. İran’a dönük grup turlarının hızla satıldığı ve iyi bir rezervasyon derinliği oluştuğu kaydedilen analizde ‘Golden Ring Of Persia’ turunda ancak 3 Ocak ve sonrası için yer bulunabildiğine dikkat çekildi. Russian Express’in analizinde şu ifadelere yer verildi:
İran ve Rusya arasında gelişen ilişkiler, Asya ve Avrupa’daki pek çok destinasyonun ulaşılabilir olmaktan çıkması iki ülke arasındaki turizmin gelişmesini beraberinde getirdi. İran uygun fiyatları, kısa uçuş mesafesi ve zengin tarihi ile Rusya’da öne çıkıyor.
İran’a seyahat eden Ruslar, benzeri olmayan bu kültür karşısında kendilerini öncü gibi hissedecekler. Güzel korunmuş anıtları, yemyeşil bahçeleri ve turistlere karşı inanılmaz derecede samimi tutumları sayesinde İran kesinlikle turistlerde güçlü bir izlenim oluşturacak.”
Rusya Turizm Federal Ajansı da kapılarına kilit vurdu.
Rusya’da Turizm Baklanlığı vazifesi gören Rusya Federal Turizm Ajansı (Rostourism), Başkan Vladimir Putin’in imzaladığı kararname ile kapatıldı. Rostourism’in yetkilerinin Ekonomi Bakanlığına devredileceği ve nedenle Bakanlığın personel sayısının arttırılacağı kaydedildi.
Kommersant’ta yer alan habere göre bundan böyle turizm alanındaki devlet politikası, kamu hizmetlerini sağlama ve devlet mülklerini yönetme yetkisi Rusya Federal Ekonomi Bakanlığında olacak.
Bakanlık ayrıca otelleri, kayak pistlerini, plajları sınıflandıran kuruluşların faaliyetleri ile tur operatörlerinin ve bunların derneklerinin faaliyetleri üzerinde federal devlet denetimi uygulayacak.
İlgili kararnamede, Rusya’da hayata geçirilen ve 17 federal bölge departmanının, ülkedeki tüm bölgelerin ve iş dünyasının katılımıyla hayata geçirilen “Turizm ve Otelcilik Endüstrisi” projesinin uygulanmasını da kolaylaştıracağı kaydedildi.
-
Ekrem YÜCE“Semerkant ile kardeşlik köprüleri kurmaktan büyük mutluluk duyuyoruz”
“Semerkant ile kardeşlik köprüleri kurmaktan büyük mutluluk duyuyoruz”
Başkan Ekrem Yüce, Özbekistan’ın Semerkant şehrinde bir dizi ziyaretlerde bulundu. Şehir Hakimi Umarov Fazliddin Karinovich ile yardımcısı Alimov Dilshod ile görüşen, Türkiye’nin Semerkant Başkonsolosu Salih Caner’le bir araya gelen Yüce, “Kadim şehir Semerkant’ta bulunmaktan, zengin kültürel ve tarihi mirasa sahip bu şehir ile kardeşlik köprüleri kurmaktan büyük mutluluk duyuyoruz” dedi.
Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem Yüce, Türk Dünyası Kardeş Şehirler projesi dolayısıyla Özbekistan’ın Semerkant şehrinde bir dizi ziyaretlerde bulundu. Sakarya ile Semerkant arasında kurulan kardeşlik ilişkilerini geliştirmek, iş birliği fırsatlarını değerlendirmek, tecrübe ve bilgi paylaşımlarında bulunmak için yoğun temaslarda bulunan Başkan Yüce, Şehir Hakimi Umarov Fazliddin Karinovich ile yardımcısı Alimov Dilshod ile görüştü.
Kardeşlik bağlarını güçlendireceğiz
Türkiye’nin Semerkant Başkonsolosu Salih Caner’le görüşen Başkan Yüce, Başkonsolos Caner’e görevinde başarılar diledi. Yüce, “Kadim şehir Semerkant’ta bulunmaktan, zengin kültürel ve tarihi mirasa sahip bu şehir ile kardeşlik köprüleri kurmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. İnşallah önümüzdeki süreçte iki ülke ve özelde şehirler arasında iş birliklerinin artması için gereken çalışmaları süratle hayata geçirecek, bağlarımızı kuvvetlendireceğiz” dedi.
Sakarya’yı anlattı
Başkan Yüce, Semerkant’ın resmi bayramı olan Çiçek Sunma programına katıldı. Daha sonra ise Şanghay İşbirliği Örgütü buluşmalarına ev sahipliği yapan mekanları ziyareti sırasında ise Semerkant televizyon kanalında Sakarya’nın tarihine ve kültürüne dair bilgiler paylaştı, tarım, turizm ve sanayide Büyükşehir Belediyesi marifetiyle hayata geçirilen projeleri aktardı.
Tarihi ve kültürel miras
Türkiye’nin Semerkant’ta inşa ettiği İmam Al-Buhari mescidini, Semerkant Mirzo Uluğ Bey Rasathanesi, Emir Timur Türbesi, Tilla Kari, Uluğ Bey ile Şerdor Medreselerini ve Ebu Mansur el-Matüridî Türbesini ziyaret eden Başkan Yüce, “Tarihi İpek Yolu’nun en önemli güzergâhlarından Semerkant, sahip olduğu tarihi ve kültürel miras ile manevi ikliminin yanı sıra çok önemli ilim adamlarının yetiştiği bir şehirdir. Tarihi dokunun korunduğu bu kent ile kurduğumuz kardeşlik köprüleri inşallah Sakaryamız için de gelecekte çok önemli bir iş birliği olarak öne çıkacaktır. Bizlere kapılarını açan, güleryüzleriyle karşılayan tüm kardeşlerime teşekkür ediyorum” dedi.
-
Doğu Akdeniz’de tarihi anlaşma…
Doğu Akdeniz’de
tarihi anlaşma…
Necdet Buluz
İsrail Başbakanlığından yapılan açıklamada, İsrail ve Lübnan’ın deniz sınırlarının çizilmesine ilişkin ihtilafı sonlandıran “tarihi bir anlaşmaya” vardığı belirtildi.
Açıklamada, Lapid’in “Bu tarihi anlaşma, İsrail’in güvenliğini sağlamlaştıracak, ekonomiye milyarlarca dolar getirecek ve kuzey sınırımızın istikrarını artıracak.” ifadelerine yer verildi.
Anlaşma taslağının, İsrail’in belirlediği “tüm güvenlik ve ekonomik prensipleri karşıladığı” aktarıldı.
Başbakan Lapid’in daraltılmış güvenlik kabinesini toplayacağı, bunu anlaşmayı onaylamak için hükümetin yapacağı özel oturumun izleyeceği paylaşıldı. Hükümetin anlaşmayı onaylamak için toplanacağı tarihe ilişkin ise kesin bilgi verilmedi.
İsrail Başbakanı Yair Lapid’in, anlaşmanın İsrail açısından kabul edilebilir noktalarını güvenlik kabinesine açıkladığını ve Lübnan’ın değişiklik taleplerini reddettiği belirtildi.
İsrail Ulusal Güvenlik Konseyi, Enerji Bakanlığı ve Dışişleri Bakanlığı’ndan üst düzey isimlerin hafta sonu boyunca ABD’li diplomat ve müzakerelerde ara bulucu rolündeki Amos Hochstein ile yoğun görüşmeler gerçekleştirdiği aktarıldı.
Anlaşmanın son olarak meclise sunulacağı paylaşıldı. Ancak bunun onay için sunulacağına ilişkin kesin bir ifade yer almadı.
İsrail’de 1 Kasım’da gerçekleşecek seçimler nedeniyle anlaşmayı kimin onaylayacağı yönünde tartışmalar yükselmişti.
İsrail Başbakanı Lapid, hükümetin iç yasalarına göre, anlaşmayı daraltılmış kabine veya kabinenin onaylama yetkisi olup olmadığı yönünde İsrail Başsavcılığı’ndan hukuki görüş talep etmişti.
Ana muhalefet partisi Likud ile kabinede yer alan İçişleri Bakanı Ayalet Shaked, anlaşmanın Meclis’e getirilerek burada onaylanması gerektiğini açıklamıştı.
İsrailli sağ görüşlü sivil toplum kuruluşu Lavi de Lübnan ile deniz sınırı anlaşmasının Meclis’e sunulması talebiyle İsrail Yüksek Mahkemesi’ne başvurmuştu.
Yüksek Mahkeme de hükümetten, Lavi’nin dilekçesine, İsrail’deki parlamento seçimlerinden 4 gün önceye denk gelen, 27 Ekim’e kadar yanıt vermesini talep etmişti
Likud Partisi Lideri Binyamin Netanyahu ise seçimleri kazanması halinde anlaşmayı iptal edeceğini açıklamıştı.
İsrail ile Lübnan arasında yaklaşık 860 kilometrekarelik deniz sahası anlaşmazlığı bulunuyor.
İki ülke de bu bölgenin kıta sahanlığında hak iddia ediyor. İsrail, Lübnan hükümetinin lisanslama sürecine başladığı 5 bloktan üçünün İsrail kıta sahanlığı sınır bölgesinde yer aldığını öne sürüyor. Lübnan tarafı ise tartışmalı bölgenin 2 bin 290 kilometrekare olduğunu savunuyor.
Lübnan Cumhurbaşkanı Mişel Avn, İsrail ile bir yıldır askıda olan dolaylı müzakerelere yeniden başlanması için 14 Haziran’da, arabulucu ABD’li diplomat Amos Hochstein ile bir araya gelmişti.
Hochstein, son olarak 9 Eylül’de Beyrut’ta bazı temaslarda bulunmuş ve anlaşmaya varılması hususunda iyimser olduğunu ifade etmişti. Lübnan Cumhurbaşkanı da 19 Eylül’de İsrail ile müzakerelerde son aşamaya gelindiğini, teknik detaylar üzerinde görüşmelerin yapıldığını belirtmişti.
Lübnan ve İsrail, deniz sınırının çizilmesi konusunda 2 Ekim’de ABD’den gelen “yazılı teklifi” teslim aldıklarını açıklamıştı.
Lübnan, ABD’den gelen yazılı teklife 4 Ekim’de “bazı değişikliklerin talep edildiğini” içeren bir yanıt verdiğini açıklamıştı.
İsrail Başbakanı Yair Lapid’in 6 Ekim’de anlaşma taslağında Beyrut’un değişiklik taleplerini reddettiği bildirilmişti.
Lapid’in, “Lübnan’ın anlaşma metninde yapılmasını istediği değişiklikleri kabul etmediği ve müzakere ekibine bunları reddetmesi talimatı verdiği” belirtilmişti.
İsrail Savunma Bakanı Benny Gantz da Hizbullah’ın İsrail’in altyapısına zarar vermeye kalkışması durumunda Lübnan’ın ödeyeceği askeri bedelin “ağır olacağı” tehdidinde bulunmuştu.
İsrail’in daraltılmış güvenlik kabinesi aynı gün gerçekleştirdiği toplantısında, Gantz, müzakerelerdeki olumsuz gelişmeler üzerine orduya sınırda “saldırgan veya savunma odaklı her türlü senaryoya hazırlık yapılması” talimatı vermişti.
Son tıkanmanın ardından, ABD’li diplomat ve ara bulucu Amos Hochstein’in hafa sonu boyunca taraflarla görüşmeler gerçekleştirdiği ve müzakerelerde aşama kaydedildiği bildirilmişti.
-
Rusya’ya nükleer savaş uyarısı…
Rusya’ya nükleer
savaş uyarısı…
Necdet Buluz
Stoltenberg, iki günlük NATO Savunma Bakanları Toplantısı öncesinde basın toplantısı düzenledi.
Jens Stoltenberg, toplantıda Ukrayna’ya desteğin artırılması, Kuzey Akım 1 ve Kuzey Akım 2 boru hatlarına düzenlenen sabotajlar sonrası kritik altyapıların korunması ile müttefiklerin silah ve mühimmat stoklarının doldurulması gibi konuları ele alacaklarını belirtti.
Ukrayna’nın sahada ciddi kazanımlar elde ettiğini kaydeden Stoltenberg, Rusya’nın sivillere ayrım gözetmeksizin saldırdığını dile getirerek “Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin Ukrayna’da kaybediyor. İlhak girişimleri, kısmi seferberlik ve sorumsuz nükleer söylemleri savaşın başından bu yana gerginliği artırıcı en ciddi unsurlar. Bütün bunlar savaşın planladığı gibi gitmediğini gösteriyor.” dedi.
Stoltenberg, NATO Savunma Bakanları Toplantısı’nda nükleer planlama konusunda da görüşmeler yapacaklarını belirterek NATO’nun nükleer caydırıcılığının barışı koruma amacı taşıdığını vurguladı.
Nükleer savaş riski hakkındaki bir soruyu yanıtlayan Stoltenberg şunları söyledi:
“NATO, müttefiklere yönelik her türlü saldırı ve tehdide karşı hazırlıklıdır. NATO nükleer tehditleri caydırmak için de var. Bu Ukrayna’nın işgalinden önce de böyleydi, işgalden sonra daha önemli oldu. Sadece Putin ve Rusya’nın nükleer söylemleri nedeniyle değil. Bu nükleer söylemler veya örtülü tehditler tehlikeli ve sorumsuzcadır. Rusya bir nükleer savaşın kazananı olmayacağını biliyor. Bu tür bir savaşa asla girişilmemelidir. Rusya’ya açıkça şunu ilettik. Düşük verimli olanlar dahil nükleer silah kullanırlarsa bunun sonuçları olacaktır.”
Stoltenberg, Rusya’nın nükleer güçlerini yakından izlediklerini ve pozisyonlarında bir değişim görmediklerini, buna karşın tetikte olmayı sürdüreceklerini dile getirdi.
Stoltenberg, Ukrayna’ya yapılacak askeri yardımlar konusunda ise müttefiklerin desteğinin süreceğini bildirdi.
NATO ülkelerinin bakanlarının Ukrayna’nın acil ihtiyaçlarını ele alacağını aktaran Stoltenberg, bu ülkenin geniş bir yelpazede askeri ihtiyaçları bulunduğunu aktardı.
Stoltenberg, bu ihtiyaçlar arasında HIMARS gibi füze sistemleri, toplar, zırhlı araçlar, hava savunma sistemleri, anti-tank silahlarını saydı. Stoltenberg ayrıca yakıt, kış kıyafeti ve iletişim sistemleri gibi ihtiyaçların da önem taşıdığını bildirdi.
NATO ülkelerinin savunma bakanlarının müttefiklerin ekipman ve mühimmat stoklarını yeniden doldurma meselesini de ele alacağını aktaran Stoltenberg, savunma sanayi şirketleriyle üretimin artırılması konusunda temasta oldukları bilgisini verdi.
Stoltenberg, savunma sanayi şirketlerinin üretimi artırmak için NATO’nun planlama süreçlerinden karar çıkmasını beklediğini, kendisinin de bu toplantıdan karar çıkması beklentisinde olduğunu aktardı.
İki günlük toplantıda kritik altyapıların korunmasını da görüşeceklerini belirten Stoltenberg, son sabotajlardan sonra teyakkuz durumunu artırdıklarını, Baltık bölgesi ve Kuzey Denizi’nde varlığı ikiye katladıklarını, gemi sayısının 30’u aştığını söyledi.
NATO Savunma Bakanları Toplantısı Brüksel’deki NATO karargahında yapıldı.
Türkiye’yi Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın temsil edeceği iki günlük toplantının ilk gününde Ukrayna Savunma Temas Grubu da toplantı yaptı. Toplantıya Ukrayna Savunma Bakanı Oleksi Reznikov da katıldı.
Akşam da bakanlar çalışma yemeğinde bir araya gelecek. Yemeğe NATO üyeliği için başvuru yapan Finlandiya ve İsveç de davet edildi.
İkinci günde ise NATO Nükleer Planlama Grubu Toplantısı gerçekleşti. Ardından düzenlenen Kuzey Atlantik Konseyi Bakanlar Toplantısına yine İsveç ve Finlandiya da davetli ülke olarak katıldı. Toplantının bir bölümünde AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell de yer aldı.
-
PTT AŞ GENEL MÜDÜRÜ HAKAN GÜLTEN: “192 ÜYE ÜLKESİ BULUNAN UPU POSTA SEKTÖRÜNDEKİ SINIRLARI KALDIRIYOR”
PTT AŞ GENEL MÜDÜRÜ HAKAN GÜLTEN: “192 ÜYE ÜLKESİ BULUNAN UPU POSTA SEKTÖRÜNDEKİ SINIRLARI KALDIRIYOR”
PTT AŞ Genel Müdürü Hakan Gülten, 9 Ekim Dünya Posta Günü ve Dünya Posta Birliğinin (UPU) kuruluşunun 148. yılını kutladı. Posta sektörünün dünyadaki ortak paydası konumunda bulunan Dünya Posta Birliğinin haberleşme alanında üstlendiği role değinen Hakan Gülten “PTT AŞ olarak eşsiz bir hizmet ağı oluşturan UPU’nun bir parçası olmaktan mutluluk duyuyoruz” dedi.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’na bağlı olarak faaliyetlerini sürdüren Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi (PTT AŞ)’nin de arasında bulunduğu 22 ülke tarafından 1874 yılında kurulan Dünya Posta Birliği (Universal Postal Union- UPU) güncel ürün ve hizmetlerden oluşan evrensel bir posta ağı geliştiriyor.
“UPU POSTA HİZMETLERİNİ TEK BİR AĞ ÜZERİNDEN KOORDİNE EDİYOR”
Dünya Posta Birliğinin bir buçuk asra yaklaşan tecrübesi ile haberleşme ve posta sektörlerine sağladığı katkılara değinen PTT AŞ Genel Müdürü Hakan Gülten, UPU’nun dünyada posta hizmeti veren kurumlara evrensel bir ağ sunduğunu ve bu sayede birliğe üye olan ülkelerde posta hizmetlerinin insanlara daha hızlı ulaştığını vurguladı.
Gülten, UPU’nun posta sektöründeki rolüne ilişkin “Dünya Posta Birliği, birliğe bağlı olan ülkeler arasında mektup ve posta gönderilerinin serbest olmasının garanti edilmesi, posta ücretlerinde standardizasyonun sağlanması, dijital çağa uygun yeni hizmetler oluşturulması ve geliştirilmesi konularında uluslararası iş birliği oluşturuyor. Üyesi olan ülkeler arasında tek bir posta hizmeti ağını koordine eden UPU, söz konusu hizmetlerin dünya çapında kesintiye uğramadan sürdürülmesini sağlıyor” ifadelerini kullandı.
“ŞİRKETİMİZ YURT İÇİNDE VE YURT DIŞINDA UPU VİZYONUYLA HİZMET VERİYOR”
PTT AŞ Genel Müdürü Hakan Gülten, hizmet sayısının ve kalitesinin artırılması ile geliştirilmesi noktasında hep daha ileriyi hedeflediklerini vurgulayarak UPU vizyonu doğrultusunda hizmet standartlarını en ileri seviyeye taşıdıklarını ifade etti.
Gülten; “Şirketimiz hem yurt içi hem de yurt dışında müşterilerine hizmetlerini hızlı bir şekilde sunuyor. PTT AŞ olarak posta sektöründe elde etmiş olduğumuz üstün deneyim, bir dünya markası olma hedefinde önemli bir referans kaynağı oluyor. Geleneksel hizmetlerimizin yanında dijital çağa uygun yeni hizmet portföyümüz müşterilerimizin taleplerine yanıt veriyor.” açıklamasında bulundu.
Gülten konuşmasını şu şekilde tamamladı: “Başta Şirketimiz bünyesinde görev alan çalışma arkadaşlarımız olmak üzere Dünya Posta Birliği çatısı altında yer alan tüm kurumlardaki çalışanların 9 Ekim Dünya Posta Gününü kutluyorum.”
-
Ukrayna, silaha doymuyor…
Ukrayna, silaha
doymuyor…
Necdet Buluz
24 Şubat’ta başlayan işgalden bu yana Ukrayna’ya en fazla askeri desteği sağlayan ABD’nin mühimmat depolarındaki erime hızı üretimi kapasitesini geride bıraktı.
Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi’nden Mark Cancian, savaş planları ve tatbikatlar için hazır halde bulundurulması gereken bazı ekipmanların minimum seviyeye indiğini ve işgal öncesi seviyelere getirilmesinin yıllar alabileceğini açıkladı.
İsminin açıklanmasını istemeyen bir askeri yetkili de büyük bir güçle savaşırken gerekli olan mühimmat miktarının beklenenden çok daha fazla olduğunun anlaşıldığını ve Washington yönetiminin bu konuda dersler çıkardığını vurguladı.
1990’larda Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla ABD’nin savunma harcamalarını azaltması sonucu Amerikan savunma şirketleri de üretimlerini ciddi anlamda kısmıştı. Bir çok şirket de kapanmak zorunda kalmıştı. Şimdi ise Amerikan hükümetinin savunma şirketlerini atıl durumdaki bir çok üretim hattını tekrar canlandırmaya ikna etmesi gerekiyor. 2020 yılında üretimine son verilen uçaksavar füzesi Stinger da bunlardan birisi.
ABD tarafından Ukrayna’ya sağlanan ekipmandan bazıları savaşın simgesi haline gelmişti. Javelin tanksavarları ve güdümlü füze fırlatıcısı HIMARS’lar bunlardan bazıları. ABD’nin 80 kilometreden fazla menzili bulunan GPS güdümlü HIMARS roket stoğunun çok azaldığı belirtiliyor.
ABD’nin bu stoğun üçte birini Ukrayna’ya göndermesi halinde Kiev’in 8 ila 10 bin roket almış olacağını ve bunun onlara aylarca yetebileceğini belirten Cancian, “Fakat stoğun tükenmesi halinde bir alternatifi bulunmuyor” ifadelerin kullandı.
Üretimin yıllık 5 bin adet olduğunu belirten Cancian ABD’nin bu sayıyı artırmaya çalışmasına rağmen bunun yıllar alacağını vurguladı. ABD ayrıca Ukrayna’ya şu ana kadar 8 bin 500 Javelin gönderdi fakat onun da yıllık üretimi bin adet düzeyinde. ABD Mayıs ayında 350 milyon dolar değerinde sipariş verdi fakat bunun stoklara girmesi yıllar alacak. Pentagon verilerine göre ABD Ukrayna’ya ayrıca 800 binden fazla 155 milimetre NATO standardı havan mermisi gönderdi.
Bu ABD tarafından tüm batılı ülkelere sağlanan miktarın dörtte üçüne denk geliyor. Cancian’a göre havan topu mermisi sayısı da ABD’nin kendi kabiliyetlerini sekteye uğratmadan başka ülkelere verebileceği sınıra ulaşmış durumda.
ABD şu anda bu top mermilerinden ayda 14 bin adet üretebiliyor. Pentagon bu kapasiteyi 3 yıl içerisinde 36 bine çıkarmayı hedefliyor. Artırılmış haliyle bile bu yıllık 432 bin adet anlamına geliyor ki bu Ukrayna’ya 7 ayda verilenin yarısından daha az bir miktar.
-
Metin Karakoca kültür turlarını tamamladı
Metin Karakoca kültür turlarını tamamladı
Paraguay’ın Ankara Büyükelçiliği, Mezitli Belediyesi ile Paraguay Ticaret ve Sanayi Derneği iş birliğinde Mezitli Belediyesi Kültür Merkezi’nde muhteşem bir sanat etkinliği düzenlendi.
Metin Karakoca kültür turlarını tamamladı
Paraguay’ın Ankara Büyükelçiliği, Mezitli Belediyesi ile Paraguay Ticaret ve Sanayi Derneği iş birliğinde Mezitli Belediyesi Kültür Merkezi’nde muhteşem bir sanat etkinliği düzenlendi. Mezitli Belediyesi Başkan Vekili Ali Büyüker, Paraguay’ın Ankara Büyükelçisi Ceferino Adrian Valdez Peralta, Türkiye-Paraguay Ticaret ve Sanayi Derneği Başkanı Metin Karakoca ve yüzlerce davetlinin katıldığı etkinlikte Güney Amerika ülkesi Paraguay’ın dans grubu Ballet Movimientos, sahne aldı.
Etkinlik Kültür Heyeti’ni Mersin’de ağırlayan Türkiye-Paraguay Ticaret ve Sanayi Derneği Başkanı Metin Karakoca’nın sözleriyle başladı. Derneğin Yönetim Kurulu Başkanı Metin Karakoca, etkinliğin açılışında, iki ülke arasındaki ilişkilerin çeşitli etkinliklerle sürdürüldüğünü dile getirerek; “ Bu yılın şubatında Paraguay’da diplomatik ve ticari ilişkileri olan bir grup iş insanıyla derneğimizi kurduk. Kısa sürede iki ülkede büyük ses getiren bu adımımızı, online iş toplantıları, ziyaretler, sanal fuarlar ve sosyal etkinliklerle geliştiriyoruz. Karşılıklı büyükelçiliklerin açılmasıyla ivme kazanan diplomatik ilişkilerin önümüzdeki yıl 70. yıl dönümünü kutlayacağız” şeklinde konuştu.
Sanatçı Lenys Paredes’in şarkılarıyla eşlik ettiği grup, renkli kıyafetleriyle ülkeye özgü dansları sergiledi. Etkinlik; Mersin Belediyesi Kültür Merkezi Amfi Tiyatrosu’nun genel merkezinde, Paraguay Folklorik Balesi “Movimientos”un başarılı Avrasya turu, şarkıcı Lenys Paredes’in katılımıyla sona erdi…

Programın sonunda Mezitli Belediyesi Başkan Vekili Ali Büyüker, Paraguay’ın Ankara Büyükelçisi Ceferino Adrian Valdez Peralta ve Türkiye-Paraguay Ticaret ve Sanayi Derneği Başkanı Metin Karakoca’ya plaket takdim etti…
-
Kıbrıs Rumları ile şartlı müzakere…
Kıbrıs Rumları ile
şartlı müzakere…
Necdet Buluz
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ı sürekli takip ediyoruz. Ada’da Rum kesimine karşı sert tutumunu sürdürüyor. Rumlarla müzakerelerden kaçmayan ancak bazı şartların da yerine getirilmesini ön koşul olarak belirliyor. Tatar: Yeni siyasette egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü temelinde bütün hakların tescil edilmesiyle resmi müzakere masasına geçilebilir” diyor.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC) Cumhuriyet Meclisinin 10. Dönem İkinci Yasama Yılı başladı.
Cumhuriyet Meclisi Başkanı Zorlu Töre başkanlığında toplanan Genel Kurul öncesinde yapılan açılış toplantısına, KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın yanı sıra Başbakan Ünal Üstel, 2. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ile diğer davetliler katıldı.
Cumhurbaşkanı Tatar, toplantı sonrası Meclis bahçesinde basın mensuplarına yaptığı açıklamada, yeni yasama yılının hayırlara vesile olmasını diledi.
Önemli yasaların süratle geçirilmesinin, ülkenin içinde bulunduğu koşullardan çıkabilmesi ve reform çalışmalarının devam etmesi adına önemli olduğunu vurgulayan Tatar, yaz döneminde de komitelerin çalışmalarının devam etmesiyle birtakım yasaların geçmesinin memnuniyetle karşılandığını belirterek, katkısı olan herkese teşekkür etti.
Tatar, olağanüstü koşullardan geçildiğini, Yunanistan’ın Ege Ada’larında silahlanması, ABD’nin Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ne (GKRY) silah ambargosunu kaldırması ve diğer gelişmelerin Kıbrıs Türk halkını endişelendirdiğine dikkati çekerek, “Ana vatan Türkiye’nin yetkililerinin, hiçbir zaman Kıbrıs Türkü’nün yalnız olmadığını, gereken adımların atılabileceğini söylemeleri bizi rahatlatıyor.” dedi.

Cumhurbaşkanı Tatar, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Birleşmiş Milletlerde (BM) 20 Eylül’de yaptığı konuşmada, Kıbrıs Türk halkı üzerinde olan bu haksız ambargolar ve izolasyonlara son verilmesine ve KKTC’nin tanınmasına yönelik çağrısının tarihi bir adım olduğunu kaydetti.
Erdoğan’a teşekkür eden Tatar, KKTC’nin daha da güçlenebilmesi, ekonomik ve sosyal yapının güçlenmesi için daha yoğunluklu çalışmalar yapılmasının herkesin beklentisi olduğunu ve Meclis çalışmalarının bu süreçlere olağanüstü katkı sağlamasını beklediklerini söyledi.
– “Kıbrıs konusunda geleceğe ümit ve güvenle bakabilmenin altyapısı oluştu”
Kıbrıs konusunda ise geleceğe ümit ve güvenle bakabilmenin altyapısının oluştuğunu dile getiren Tatar, bundan sonraki yeni siyasette egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü temelinde bütün hakların tescil edilmesiyle resmi müzakere masasına geçilebileceğini ifade etti.
Tatar, egemenlik hakkının teyit edilmesinin önemli olduğunu, bunun teyit edilmesiyle müzakerelerden sonuç alınabileceğini vurguladı.
Türkiye’nin de yeni siyasete (Kıbrıs’ta iki devletli çözüm) destek vermesinin “fevkalade önemli ve değerli” olduğunun altını çizen Tatar, TBMM’nin açılışında Meclis Başkanı Mustafa Şentop’un da KKTC’nin tanınması ve yeni siyasete yönelik verdiği güçlü desteğin önemine dikkati çekti.
Tatar, KKTC’de, Türkiye’nin mali desteğiyle hayata geçirilecek Cumhurbaşkanlığı ve Cumhuriyet Meclisi Yerleşkesi ile Millet Bahçesi Yerleşkesi projelerinin inşaatının başlamasının hayırlara vesile olmasını dileyerek bunun, Türkiye’nin KKTC’ye hediyesi olduğunu söyledi.
ABD’nin GKRY’ye silah ambargosunu kaldırması ve askeri iş birliğini geliştirmesi hakkında sorulan bir soruyu da cevaplayan Tatar, ana vatan ve garantör ülke Türkiye’nin söylemlerinin çok önemli olduğuna işaret etti.
– “KKTC olarak güvendiğimiz tek ülke Türkiye Cumhuriyeti”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ve Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun her fırsatta Kıbrıs Türkü’nün yalnız olmadığını vurguladığını kaydeden Tatar, Türkiye’nin gelişmeleri yakından izlediğini ve gerektiğinde gereken tedbirleri alacağını dile getirdi.
İngiltere’nin de garantör ülke olarak sorumlulukları bulunduğunu dile getiren Tatar, “KKTC olarak güvendiğimiz tek ülke Türkiye Cumhuriyeti.” dedi.
-
Dünya Şampiyonluğu Avrupa Spor Şehri Sakarya’nın
Büyükşehirli güreşçiden tarihi başarı
Dünya Şampiyonluğu Avrupa Spor Şehri Sakarya’nın
Büyükşehir Belediyesi güreş takımı sporcusu Abdülsamet Başar, Dünya Üniversiteler Güreş Şampiyonası’nda tarihi bir başarıya imza attı. Minderde rakiplerini tek tek mağlup eden Başar, dünya şampiyonu oldu.
Sakarya Büyükşehir Belediyesi güreş takımı sporcularından Abdülsamet Başar, Samsun’da katıldığı Dünya Üniversiteler Güreş Şampiyonası’nda tarihi bir başarıyla imza attı. On dokuz Mayıs Üniversitesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen organizasyonda güreş branşında mindere çıkan Başar, ilk turda Ukraynalı, ikinci turda Macar rakibini geçerek çeyrek finale kaldı. Son 8’de ilk olarak Moldovalı rakibini mağlup eden Başar, final mücadelesine çıktığı Gürcü rakibini de geçerek adını finale yazdırdı. Rakiplerini tek tek deviren Başar, finalde de Ukraynalı rakibine üstünlük kurarak 77 kilogramda dünya şampiyonu oldu.

Avrupa Spor Şehri Sakarya’ya dünya şampiyonluğu madalyası kazandıran, büyük bir gurur yaşattı. Yapılan açıklamada, Abdülsamet Başar ve antrenörleri tebrik edilerek, daha nice başarılar kazanacağına inanıldığına yer verildi.































