Kategori: dünya

  • BUGÜN 29 EYLÜL ULUSLARARASI GIDA KAYBI VE İSRAFI FARKINDALIK GÜNÜ

    BUGÜN 29 EYLÜL ULUSLARARASI GIDA KAYBI VE İSRAFI FARKINDALIK GÜNÜ

    Dünya üzerinde 829 milyon insan açlıkla mücadele ediyor

    10 ADIMDA GIDA İSRAFINI NASIL ÖNLERİZ?

    Günümüzde her yıl 1,3 trilyon ton gıda israf edilirken dünya üzerindeki 829 milyon insan da trajik biçimde açlıkla mücadele ediyor. Halbuki her yıl israf edilen tonlarca gıda, açlık çeken insanların ihtiyacını fazlasıyla karşılayabilir fakat 2019’dan 2022’ye kadar yetersiz beslenen insan sayısı 150 milyon kadar artmış durumda.  Özellikle de gelişmemiş ülkelerdeki gıda güvensizliği, çatışmaların ve iklim krizinin getirdiği etkilerle şiddetlenmeye devam ediyor. Gıda israfı aynı zamanda karbondioksit salınımına da sebep olarak iklim krizini tetikliyor. Elbette, Dünya’da bu kadar insan açlıkla mücadele ederken trilyonlarca ton gıdanın israf edilmesi büyük bir adaletsizlik ve çözülmesi gereken acil bir sorun. Bu israfın, tükettiği kaynakları ve gezegenimize verdiği zararları da düşündüğümüzde israfı önlemek adına atılacak adımlar büyük önem taşıyor. Peki ama nasıl? 29 Eylül Uluslararası Gıda Kaybı ve İsrafı Farkındalık Günü’nde işte sizlere 10 adımda israf önleme rehberi…

    10. Gereğinden fazla almamak için liste yapın

    Alışverişe çıkmadan önce kendinize bir liste hazırlayın ve sadece o listedeki ürünleri almak için markete gidin. Bu liste dışında gördüğünüz ürünler ihtiyaç dışı ürünler olacak ve israf olma riski olacağından bunları almayarak gıda israfıyla mücadelede önemli bir yol kat etmiş olacaksınız.

    9. Son kullanma tarihi ve tavsiye edilen tüketim tarihi bilgisine dikkat edin

    Ambalajlı gıdaların üzerinde yer alan “Son Kullanma Tarihi” yiyeceği hangi tarihe kadar tüketebileceğinizin bilgisini verir. Yiyecekleri son kullanma tarihinden sonra tüketmek güvenli olmadığı için satın alım yaparken mutlaka tarihleri kontrol edin. Son Kullanma Tarihi, genellikle süt ve süt ürünleri, et, yumurta, et ürünleri, dondurulmuş gıdalar ve ambalajlı gıdalarda kullanılıyor. Son Kullanma Tarihi (SKT) olan gıdalar israfı önlemek adına stoklanmamalı ve son kullanma tarihine kadar tüketilebilecek miktarlarda alınmalı. “Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi” (TETT) ise son tüketim tarihine oranla daha esnek. Kuru fasulye, mercimek gibi kuru gıdalar ile makarna gibi tahılların ambalajlarında yer alan TETT, Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi içerisinde güvenle tüketilebilir.

    8. Buzdolabınıza bakmadan alışverişe çıkmayın

    Buzdolabınızda eksik olan ürünlere bakmadan, neye ihtiyacınız olduğunu tam olarak belirlemeden yeni bir ürün almanız demek çoğu zaman buzdolabında bozulmuş ürünlerle karşılaşacağınız anlamına gelecektir. Bu nedenle mutlaka alışveriş öncesi ihtiyaçlarınızı kontrol ederek satın alım yapın.

    7. Bozulmak üzere olan gıdaları farklı tariflerde değerlendirin

    Kuru gıda dolabında ve buzdolabında bulunan yiyecekleri düzenli olarak kontrol edin ve son kullanma tarihleri yaklaşan gıdaları, israfı önlemek adına mutlaka tüketin. Gıda tüketiminde son alınanın daha sonra tüketilmesine, daha önce aldığınız ürünleri ise öncelikli tüketmeye dikkat ederek israfın önünü kesebilirsiniz. Fakat bazen bozulmasa da dolapta fazla beklemiş bir yemeği tüketmek istemeyebiliriz. Bu aşamada bu yemeği değerlendirebileceğiniz alternatif yemekler üretebilirsiniz. Tazeliğini kaybetmeye başlayan sebzeleri; çorba veya börek yapımında veya sebzeli omlet ile sebzeli makarnalar yaparak değerlendirmeniz mümkün.

    6. Pişirdiğiniz yemeklerin kalanlarını dondurun

    Yemekleri küçük porsiyonlarda servis edin, yeterli değilse tükettikten sonra biraz daha ekleyebilirsiniz. Böylece tabağa fazla alınan yiyeceğin israfını önlemiş olursunuz.
    Ertesi günün öğle yemeğinde, bir gün önce tüketemediğiniz yiyecekleri değerlendirin.
    Pişirdiğiniz yemekler fazla ise daha sonra tüketmek üzere dondurun.
    Yiyeceklerinizi sokaklardaki dostlarımız olan hayvanlar ile de paylaşabilirsiniz.

    5. Hala tüketebileceğinizden fazla yemek varsa paylaşın

    Henüz tazeliğini koruyan fakat porsiyon olarak size fazla geleceğini düşündüğünüz yemeklerinizi paylaşmayı deneyin. Ailenize, arkadaşlarınıza veya iş arkadaşlarınıza ikramlarda bulunun. Yemeğe aile ve arkadaşlarınızı davet ederek birlikte tüketin. Yine de fazla yiyecekleriniz kalıyorsa bu gıdaları kabul edebilecek ve bunları ihtiyaç sahiplerine dağıtabilecek kurumlar olup olmadığını araştırabilirsiniz. Örneğin Ajinomoto’nun Türkiye’de 2017’den beri Çorbada Tuzun Olsun Derneği ile yürüttüğü çorba dağıtımı, Çorbada Tuzun Olsun Derneği’nin çorba sponsorluğu ve Temel İhtiyaç Derneği’ne (TİDER) yaptığı gıda bağışı gibi projeleri bulunuyor. Bu projeler hem ihtiyaç sahiplerine ulaşmayı kolaylaştırırken hem de israfın önüne geçiyor, sosyal sorumluluk bilincini geliştiriyor.

    4. Gıda artanlarını çorbada kullanın

    Birçok besinin artık olarak görülen bazı kısımları farklı yemeklerde kullanılabiliyor.  Örneğin brokoli pişireceğinizde veya salata yapacağınızda saplarını kesip atmak yerine pişirilebilir ve brokoli çorbasında değerlendirilebilir. Eğer besinin artık kısımlarını değerlendirmek mümkün değilse kompost yapımında kullanabilirsiniz. Kompost Nedir? diyenlere kısaca açıklayalım. Kompost, bitkisel kaynaklı gıda artıklarının mikroorganizmalar tarafından biyolojik olarak parçalandığı, verimli toprağı besleyen koyu, topraksı, besleyici, zengin bir materyal haline getirilmiş halidir. Kompost, gübreye göre daha ekonomik ve organik bir seçenek olmakla birlikte gıda artıklarının değerlendirilmesine ve israfın önüne geçilmesine de büyük destek olur. Diğer yandan karışık sebze çorbası yapmak istiyor fakat her gıdayı ekonomik anlamda almanın maliyet yükünü taşımak istemiyorsanız da sağlıklı ve hijyenik çözümler bulmanız mümkün. Örneğin, Bizim Mutfak, çorba yapmak için ihtiyaç duyulan bakliyat ve tahılları ayrı ayrı almak yerine, tüm bu besleyici içeriğe tek bir pakette ulaşılmasını sağlayan Bakliyatlı Çorbalar ürün serisini ilk kez piyasaya süren ve hazır çorba kategorisini baştan tanımlayan marka olmuştu. Türk tüketicileri Superfoods (Süper Besinler) trendiyle tanıştıran Bizim Mutfak markasının “Superfoods” Çorba Serisi’ni deneyerek hem tasarruflu hem de sağlıklı gıdaya ulaşabilir, israf ihtimalini de minimuma indirebilirsiniz.

    3. Doğru saklama yöntemlerini kullanın

    Kimi gıdalar buzdolabında, kimi de dışarıda saklanmalı. Aldığınız gıdaları saklamak için en doğru yöntemleri araştırın ve bunları uygulayın. Bu şekilde aldığınız gıdaları daha uzun süre kullanabilecek ve israfın önüne geçmiş olacaksınız.

    2. İlk olarak önceden aldığınız gıdaları tüketin!

    Son tüketim tarihlerine mutlaka dikkat edin. Daha önceden aldığınız gıdalara tüketmek üzere öncelik verin, böylece onlar bozulmadan tüketilmiş ve çöpe atılmamış olacaklar. Daha sonra yeni aldığınız ürünleri sağlıkla tüketebilirsiniz.

    1.Küresel açlık kriziyle ilgili gerçekleri unutmayın!

    Dünyada, gezegendeki herkesi beslemeye yetecek kadar gıda üretiliyor. Buna rağmen Dünya çapında 829 milyon kadar insan her gece aç yatıyor. Küçük çiftçiler, çobanlar ve balıkçılar küresel gıda arzının yaklaşık yüzde 70’ini karşılamalarına rağmen gıda güvencesizliğine karşı özellikle de onlar savunmasızlar.  Çatışma, açlığın bir nedeni ve sonucu. Öyle ki, 2020’de 23 ülkede 99,1 milyon insan için açlığın başlıca nedeni çatışmalar oldu. Dünya çapında 5 yaşın altındaki tahmini 14 milyon çocuk, israfın bir sonucu olarak şiddetli akut yetersiz beslenmeden muzdarip. Yetersiz beslenen çocukların sadece yüzde 25’i hayat kurtaran tedaviye erişebiliyor.

    Gıda kaybının önüne geçmek mümkün!

    2015 yılında dünya liderleri yeni bir dizi Sürdürülebilir Kalkınma Hedefi (SKH) belirlediler. Bunlardan biri, 2030 yılına kadar “açlığı sona erdirmek, gıda güvenliğini ve gelişmiş beslenmeyi sağlamak ve sürdürülebilir tarımı teşvik etmek”. BM, dünyanın bu hedefe ulaşma yolunda kaydettiği ilerlemeyi göstermek üzere yayınladığı raporunda şu verilere yer verdi: “Dünyada yetersiz beslenen insanların oranı 2000-2004’te yüzde 15’ten 2020’de yüzde 9,9’a düştü. Bodurluk (kronik yetersiz beslenme nedeniyle yaşlarına göre çok kısa olan çocuklar) oranı 5 yaşın altındaki çocuklarda 2000 yılında yüzde 33’ken 2019’da yüzde 21,3 olarak kaydedildi.” Gıda kaybı ve israfının önüne geçmek için projeleriyle ve STK iş birlikleriyle dikkat çeken Ajinomoto, 5 yıldan beri Dünya Gıda Günü’nde gıdaya erişim hakkına dikkat çekmek amacıyla Çorbada Tuzun Olsun Derneği’yle beraber evsizlere Bizim Mutfak çorbalarını dağıtıyor. Ocak 2019’dan bu yana ise yaptığı sözleşme kapsamında düzenli olarak derneğin tüm çorba ihtiyacını Bizim Mutfak çorbalarından karşılıyor. Ajinomoto, Temel İhtiyaç Derneği (TİDER) ile Ocak 2019’da imzaladığı anlaşma kapsamında ise Türkiye’deki yoksul aileler için çalışıyor. Ürünlerini TİDER aracılığıyla bu ailelerle paylaşarak hem gıda israfıyla hem de yoksullukla mücadele alanında başarılı bir sosyal fayda yaratmayı amaçlıyor. Ajinomoto Grup, gerek dünyada gerekse Türkiye’de bakliyat üretimine büyük bir önem veriyor. Küresel sürdürülebilirlik, gıda kaynakları ve sağlıklı yaşam sorunlarının çözümüne katkı sağlama amacı doğrultusunda Bizim Mutfak Bakliyatlı Çorba ve “Superfoods” Çorba serilerinin üretimiyle daha fazla insana besleyici ve pratik lezzeti ulaştırırken küresel israf gerçeğine dikkat çekerek bu sorunla güçlü bir şekilde mücadele etmeye gayret gösteriyor.

    Ajinomoto Hakkında:

    Ajinomoto, ‘Sağlıklı Beslen, Sağlıklı Yaşa’ (Eat Well, Live Well) felsefesiyle yüksek kaliteli çeşniler, soslar, sirkeler, çorbalar, bulyonlar, dondurulmuş gıdalar, unlu mamuller, turşular, içecekler, kahve, gıda takviye ürünleri, sporcu destekleri, tarımsal ve hayvansal verimliliği artıracak ürünler ve teknolojik ürünlerde kullanılan aminoasit bazlı bazı ürünlerin global üreticisidir. Uzun yıllar gıda kültürü ve insan sağlığına ileri düzeyde amino asit teknolojileri alanındaki çalışmalarıyla katkıda bulunan Ajinomoto, faaliyetleri aracılığı ile insanlığın yüz yüze geldiği ‘Küresel Sürdürebilirlik’, ‘Gıda Kaynakları’ ve ‘Sağlıklı Yaşam’ sorunlarının çözülmesine katkı sağlamayı amaçlamaktadır. 1909’da Japonya’da kuruldu ve şu anda 36 bölgede 120 fabrikada ürettiği gıda ürünlerini 135’ten fazla ülkede tüketicilere ulaştırıyor. Global olarak yaklaşık 33 binden fazla çalışanı bulunan Japonya’nın lider gıda firması Ajinomoto’da her 20 kişiden biri Ar-Ge’de görev alıyor.  Türkiye’deki yolculuğu 2011 yılında başlayan Ajinomoto, 2013 yılında Kükre Gıda A.Ş.’nin yüzde 50 oranındaki hisselerini satın almıştır. Nisan 2017’de Örgen Gıda’nın tamamının hisselerini, Ağustos 2017’de de Kükre Gıda A.Ş’nin tamamını devralmıştır. Bu satın almalar sonucunda Bizim Mutfak ve Kemal Kükrer markaları altında çorbadan bulyona, çeşnilerden toz tatlılara, harçlardan soslara, sirkelere ve turşulara kadar 8 farklı kategoride ürünü tüketiciyle buluşturan Ajinomoto Türkiye, 27 ülkeye ihracat gerçekleştirmektedir. 34 bin m2’lik üretim alanında İzmir ve Eskişehir’de olmak üzere 3 fabrikada toplam 26 üretim hattıyla faaliyet gösteren Ajinomoto Türkiye, 405 farklı ürün üretmektedir.

  • Türk Lezzetleri Katar’ı Fethediyor

    Fine dining restoranlardan ailece yemek yenebilecek yerlere, farklı konseptlerdeki kafelerden sokak yemeklerine kadar pek çok alternatif sunan Katar’ın yeme-içme kültüründe Türk markaları dikkat çekiyor.  Türk Mutfağının seçkin lezzetleri, Katar’daki temsilcileri tarafından Katar’ı keşfederken yeni tatlar deneyimlemek isteyenlerin gözdesi olmaya devam ediyor. Katar’da Türk mutfağını temsil eden markalar, Türk lezzetlerini birçok farklı konseptle misafirlere sunuyor. 

    Michelin yıldızlı restoranlardan lezzetli sokak yemeklerine kadar uzanan geniş bir seçki sunan Katar restoranlarında Türk markaları dikkat çekiyor. Ülkeyi ziyaret eden misafirlerin gözdesi haline gelen Türk restoranlarına yenileri eklenmeye devam ediyor.

    Katar Turizm (Qatar Tourism), ülkenin en gözde restoranlarından oluşan kısa bir seçkiyle herkesi ülkedeki lezzetleri deneyimlemeye davet ediyor:

    Sazeli Qatar at Mall of Qatar, DohaDünyaca ünlü Şazeli, lüks yemek tutkusu olan misafirleriyle Mall of Qatar’da buluşuyor. Birinci sınıf otantik bir Türk mutfağı deneyimi sunan Şazeli, şu anda Doha’nın en gözde mekanlarından biri. Konuklarına adeta büyülü bir deneyim yaşatan Şazeli, sıra dışı lezzetleri şık ve gösterişli sunumlarla bir araya getiriyor. Steakhouse restoran bölümü, geleneksel butik Türk ürünleri için gurme bölümü ve tesis içi ve paket servis seçimi için canlı menü olarak hizmet veren Meze Büfesi ile geleneksel Türk pidelerinin her aşamasını canlı olarak izleme olanağı sunan fırın köşesi ve portatif yemek arabalarıyla özel sunumlar da restorandaki deneyimin bir parçası. Şazeli’nin bir diğer önemli şubesi ise The Pearl bölgesinde yer alıyor.

    Sukar Pasha Ottoman Lounge at KataraKatar’da benzersiz bir atmosfere sahip olan Sukar Pasha Lounge, Osmanlı döneminin görkemli ve asırlık geleneklerinin zenginliğini yeniden yaşatıyor. Loş aydınlatmada keyifli bir zaman geçirmek için adeta içine gömülerek oturulan yastık ve minderlerin konforuyla nefis Türk yemeklerinin tadı birleştiğinde mekanda üst düzey deneyim vücut buluyor.

    Sukar Pasha Ottoman Lounge, ünlü mimar Zeynep Fadıllıoğlu tarafından tasarlanmış. Doğal ışıkla dolu sıcak bir atmosferle konukları karşılayan Sukar Pasha’nın iç mekanlarında geleneksel Türk etkileri özellikle göze çarpıyor. Yemekler geleneksel Osmanlı mutfağına bir saygı duruşu niteliğinde: ilk olarak 16. yüzyılda Osmanlı saray mutfaklarında hayata geçirilen tarifleri deneyimli şeflerden oluşan bir ekip tarafından ustalıkla günümüze yansıtıyor. Yemeklerde özellikle baharatların zarafetle kullanıldığı etler ve mevsim sebzelerinin uyumu dikkat çekiyor.

    HuqqA at Katara Cultural VillageSon zamanların en popüler konsept restoranlarından biri olan mekân, özel lezzetler ve şık bir ambiyans arayanlar için hem kolayca erişilebilir hem de aile dostu bir atmosfer sunuyor.

    Restoran, konuklarını Anadolu’nun binlerce yıllık izlerini taşıyan gastronomik bir yolculuğa çıkarıyor.

    Birinci sınıf kesimler ve en iyi biftekler konusunda uzmanlaşmış, popüler dünya mutfaklarından eşsiz lezzetlere ev sahipliği yapan Huqqa, en iyi Türk ürünlerini kullanarak dünyanın farklı köşelerinden lezzetleri de bir araya getirerek iz bırakan bir deneyim sunuyor.

    Modern sunum stilleri, çok çeşitli özel yemekler ve et adına en iyi seçimleriyle Huqqa, Katara’nın sunduğu en iyi ambiyans ve stratejik konumda gerçek bir restoran destinasyonu olarak kabul ediliyor.

    Özel yemekler arasında Kömürde Izgara Kemikli Kaburga, Yaprak Fileminyon, yavaş pişirilmiş Kuzu Kol Sac Kavurma, Bursa İskender Kebabı, Tomahawk Bifteği ve İstanbul’dan gelen lezzetlerle odun ateşinde fırın pide çeşitleri yer alıyor.

    Nar- The St. Regis Marsa Arabia Island

    Yakın zamanda kapılarını açan Nar, Anadolu mutfağını canlı, rahat-şık bir ortamda sunuyor. Restoran, konuklarını yeniden tasarlanan, paylaşılabilir tabaklarla bir mutfak yolculuğuna davet ediyor. Mutfak ekibinin özenle hazırladığı menüde yer alan tatlar, misafirlere benzersiz bir deneyim vadediyor.

    Yedi by Chef Esat

    İlhamını Anadolu’dan alan restoran, misafirlerini doğrudan Akdeniz kıyılarına taşıyor. Sunduğu samimi ortamında otantik ve Türk mutfağından seçme tatları misafirlerine sunuyor.

    Turkey Central

    Şehrin kalbinde yer alan Turkey Central, lezzetli menüsü, uygun fiyatları ve hızlı servisiyle hem yerel halkın hem de turistlerin uğrak noktası oluyor. Restoranın favorileri arasında karışık mezeler, karışık ızgara, yarım tavuk ve ünlü kuzu pirzola bulunuyor.

    Medya ile ilgili sorularınız için lütfen Qatar Tourism’in Basın Ofisi ile iletişime geçin: 

    +974 7774 7863 | pressoffice@visitqatar.qa

    Katar Hakkında: 

    Dünya nüfusunun %80’inin altı saatlik bir uçuşla ulaşabildiği Katar; Ortadoğu’nun kalbinde bulunan, Basra Körfezinin çevrelediği bir yarımadadır.  2022 yılında Numbeo tarafından dünyanın en güvenli ülkesi seçilen Katar, tüm gezginleri içtenlikle karşılıyor; 95’ten fazla ülkeden ziyaretçiler Katar’a vizesiz giriş yapabilir. Katar, kolayca erişilebilen ve inanılmaz bir çeşitliliğe sahip turistik mekanlara sahiptir. Ancak bunlarla sınırlı değil; Katar, Balina Köpek Balığı ve görkemli bir ulusal hayvan olan Arap Antilobu da dâhil olmak üzere çok sayıda fauna ve floraya ev sahipliği yapıyor. Katar’da yaşanan birçok deneyim, kültürel özgünlük ve modernitenin benzersiz bir mozaiğini oluşturuyor. Katar, ikonik müzelerden gökdelen restoranlarına; heyecan verici çöl maceralarından, FIFA 2022 Katar Dünya Kupası™ gibi dünyaca ünlü birçok etkinliğe kadar, her gezgine ve her bütçeye uygun seçenekler sunuyor.  Katar’ı transit geçecek olan gezginler, Qatar Airways ve Discover Qatar tarafından sunulan, Qatar Tourism tarafından desteklenen en iyi fiyatlara sahip kısa süreli konaklama paketleri ile bir taşla iki kuş vurabilir ve tatil sayılarını ikiye çıkarabilirler.

    Qatar Tourism Hakkında: 

    Qatar Tourism Katar’ın turizm olanaklarının tanıtımından ve geliştirilmesinden sorumlu olan ve sektörün katlanarak büyümesini hedefleyen resmi bir devlet kurumudur. Katar, dünyanın dört bir yanından insanların sanat, kültür, spor ve maceraya dair eşsiz teklifleri deneyimlemek için bir araya geldiği, ailelere ve iş amaçlı misafirlerine Hizmet Mükemmelliği anlayışıyla hitap eden bir destinasyondur. Qatar Tourism, turizm değer zincirinin tüm öğelerini güçlendirmeyi, yerel ve uluslararası ziyaretçi talebini artırmayı, iç yatırımlar çekmeyi ve yerel ekonomide çarpan etkisi yaratmayı amaçlamaktadır. Qatar Tourism 2030 Stratejisi, 2030 yılına kadar yılda ülkeye 6 milyondan fazla uluslararası ziyaretçi çekmek gibi iddialı bir hedef belirleyerek, Katar’ı Orta Doğu’da en hızlı büyüyen turistik destinasyon haline getirmeyi amaçlamaktadır. 

    Bir 3 kişi, su kütlesi ve doğa görseli olabilir

    Bir açık hava görseli olabilir

    Web: www.visitqatar.com

    Twitter: @VisitQatar

    Instagram: @VisitQatar

  • YİNE EN MUTLU ÜLKE FİNLANDİYA OLDU

    YİNE EN MUTLU ÜLKE FİNLANDİYA OLDU

    2022 Dünya Mutluluk Raporu açıklanırken, Finlandiya 5. kez en mutlu ülke olarak zirveye yerleşti.

    Mutluluk raporu toplamda 146 ülkeyi kapsarken, Türkiye 112. sırada yer aldı.

    Birleşmiş Milletler Dünya Mutluluk Raporuna göre dünyadaki en mutlu ülkenin Finlandiya olduğu belirlendi.

    Mutluluk raporu toplamda 146 ülkeyi kapsarken birçok farklı değerlendirme faktörü kullanıldı.

    Dünyanın en mutlu diğer 10 ülkesinin ise;

    Danimarka, İzlanda, İsviçre,  Hollanda, Lüksemburg, İsveç, Norveç, İsrail ve Yeni Zelanda olduğu kaydedildi.

    Geçtiğimiz yılın raporuna göre bazı ülkelerin yerlerinin değiştiği görülürken,  Türkiye’nin 112. sırada yer aldığı saptandı.

    Böylelikle Türkiye’nin mutluluk endeksinde düşüş yaşadığı gözlenirken, listeye göre dünyanın en mutsuz ülkesi Afganistan olarak kaydedildi.

    Pandemi dönemi ile birlikte kısıtlı görüşmeler, sokağa çıkma yasakları ve bazı iş kollarının kapanması, ekonomik yükselişlerin ve yeni hastalıkların çıkması insanların mutluluk oranlarında düşüşe neden olduğu gözlendi.

     

  • Rusya’da turizm kargaşası sürüyor…

    Rusya’da turizm

    kargaşası sürüyor…

     

    Necdet Buluz

     

    Rusya’da faaliyet gösteren tur operatörleri, ülkede ilan edilen kısmi seferberliğin yurtdışına seyahatlerde kısıtlama anlamına gelmediğini vurgularken, ancak seferberlik kapsamında olan ve celp kâğıdı gönderilen vatandaşları uyardı.

    Russian Express tur operatörünün basın servisi tarafından yapılan açıklamada, sınırdan geri çevrilme gibi bir durumun söz konusu olmadığı vurgulanırken, ancak seferberliğe tabi olan ve Rusya Silahlı Kuvvetleri tarafından kendisine bildirim gönderilen bazı Rus vatandaşlarının pasaport kontrollerinde sınırdan geri çevrilebileceğinin de altı çizildi.

    GazetemRu’da yer alan habere göre benzer açıklama,  Anex Tour ve Intourist tarafından da yapılırken, Intourist, bazı durumlarda vatandaşlara turun ne zaman rezerve edildiğini sorduklarını ve dönüş biletlerini ibraz etmelerini istediklerini ekledi.

    Aynı zamanda Space Travel tur operatörü başkanı Artur Muradyan, müşterilerinin yurtdışına çıkışlarında yazılı yasaklarla karşılaştıklarını aktarırken, ayrıca bazı turistlerin para kaybetmekten korktukları için turları iptal ettiklerini söyledi.

    Daha önce Rusya Savunma Bakanlığı kısmi seferberlik sırasında vatandaşların yurtdışı seyahatlerinde herhangi bir kısıtlama öngörülmediğini açıklamıştı.

    Öte yandan THY Rusya’ya iptalleri uzattı.

    Türk Hava Yolları Rusya’nın güneyinde bulunan kentlere dönük uçuş iptallerinde süreyi uzattı. Şirketin web sitesinden yapılan açıklamada “Minsk (Belarus), Krasnodar uçuşlarımız 31 Aralık 2022 (dahil), Soçi (Rusya) uçuşlarımız 31 Aralık 2022 (dahil), Rostov (Rusya) uçuşlarımız 31 Aralık 2022 (dahil), Yekaterinburg (Rusya) uçuşlarımız 31 Aralık 2022 (dahil) tarihine kadar iptal edilmiştir. Uçuşu iptal olan yolcularımız uçuş aksaklıkları sayfasında yer alan haklardan yararlanabilir, işlemlerinizi çağrı merkezimiz, satış ofislerimiz, mobil uygulamalarımız ve web sitemizden gerçekleştirebilirsiniz.” denildi.

    Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, 16 Eylül’de başlayan ve 23 Ekim’e kadar devam edecek Türkiye Kültür Yolu Festivalleriyle ilgili basın toplantısı düzenledi.

    Düzenlenen basın toplantısında MIR kartı ile ilgili sorunlara değinen Ersoy, MIR sisteminin uzun vadeli çözümü için çalışmaların sürdüğünü ve Rus turistlerin nakit sorununun bulunmadığını dile getirdi.

    Ersoy, Avrupa’da yaşanan enerji krizi sebebiyle kış aylarında beklenen turist akını konusuna da değindi yaklaştı. Gelecek turistin ana veriyi değiştirmeyeceğini dile getiren Ersoy, “Çok turistin geleceği yönündeki ifadeleri magazinel buluyoruz, biz yoğun tanıtım ve iyi hizmete odaklandık, bunun dışındaki şeyleri doğru bulmuyorum. Beklentiye girmek doğru değil” ifadelerini kullandı.

    ABD ve AB’nin Rus ödeme sistemi MIR’e dahil olan Türk bankalarını ambargo ile tehdit etmesinin Türkiye’nin alternatif yol bulma çalışmaları sürüyor.

    Geçtiğimiz günlerde Hazine ve Maliye Bakanı Nurettin Nebati, Merkez Bankası Başkanı Şahap Kavcı ve 3 kamu bankasının genel müdürleriyle bir toplantı yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, MIR ile ilgili alternatifleri konuşacaklarını açıklamıştı.

    Böyle bir çalışmanın amacının Türk bankalarının ikincil Batı yaptırımlarına maruz kalma korkusu olmadan Rus ortaklarıyla çalışmaya devam etmelerini sağlamak olacağını kaydeden gazete, “Sorunun çözümü, yurt dışında ruble cinsinden uzlaştırma bankalarının oluşturulması olabilir” diye yazdı.

    Haberde, Rusya’nın en büyük 10 bankasından birinin ismi açıklanmayan yetkilisinin” şu değerlendirmesi aktarıldı:

    “Rus bankaları, Türkiye’de yerel finans otoritelerinin desteğiyle, münhasıran takas işlevlerini yerine getiren ve dost olmayan ülkelerin para sistemlerinden tamamen özerk olan kendi yan bankalarını oluşturabilir.

    Bu tür bankalar, ruble-lira bozdurma işlemi yapacak, nakit verecek kendi ATM ağlarını oluşturabilir ve masrafları kendilerine ait olmak üzere, turistik yerlerdeki perakende satış noktalarını ruble ile işlem ağına bağlayabilir.

    Yani, bu örnekte Türkiye’nin turistik yerlerinde restoranların Mir kartı ile ruble olarak işlemlerde kullanacağı POS cihazları olabilir. Diğer kartların terminalinden ayrı olarak bunu kullanabilirler. Böyle bir projenin potansiyeli var. Ama hem Türk hem de Rus mali makamlarından büyük yatırım ve destek gerektirir.”

    Aynı yetkili, “Böyle bir plan sadece Türkiye’de değil, aynı zamanda ülkemizden geleneksel olarak yüksek sayıda turist alan Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri, Vietnam, Tayland ve diğer dost ülkelerde de uygulanabilir” dedi.

    Benzer bir haber de yine Rusya’nın önde gelen gazetelerinden Kommersant’ta yayınlandı. Gazeteye Rus bankacılık uzmanı Dmitri Vişnyakov, Rusya vatandaşlarının Türkiye’de ödeme yapmaya devam edebilmesi için Mir ile Troy sistemlerinin “co-badging” yoluyla güç birliği yapabileceği fikrini ileri sürdü.

    İki farklı kartlı ödeme şemasının tek bir kart üzerinde buluşması co-badging olarak adlandırılıyor. Bu özelliğe sahip kartlarda her iki ödeme sisteminin de logosu yer alıyor.

    Ancak diğer uzmanlar, bu seçeneğin de ikincil yaptırımlara karşı çözüm olmadığı görüşünde. Zira Troy kartlar Amerikalı AMEX ve Discover sistemleriyle aktif işbirliği içinde. Troy’un Mir ile işbirliği yapması durumunda Amerikalı şirketlerin mevcut ortaklığa son verebileceği tahmin ediliyor.

    İş Bankası ve Denizbank, ABD’li yetkilerden gelen uyarılar doğrultusunda ikincil yaptırımlara maruz kalmamak için Mir ödeme sistemine hizmet vermeyi durdurduklarını ilan etmişti. Daha sonra Kazakistan, Ermenistan ve Kırgızistan bankalarından da benzer haberler gelmişti.

     

  • NATO’dan endişe edici çağrı…

    NATO’dan endişe

    edici çağrı…

     

    Necdet Buluz

     

    Rusya Devlet Başkanı Putin’in 300 bin yedeğin silah altın alma çağrısının yankıları sürüyor. Rusya’dan kaçışlar hızlanırken, NATO’dan da tüm üyelere uyarı ve endişe edici bir çağrı geldi.

    NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, “(Rusya Devlet Başkanı Vladimir) Putin’den bu tür nükleer retoriği tekrar tekrar görürsek, bunu ciddiye almamız gerekecek. Bu nedenle, bunun Rusya için ciddi sonuçları olacağı ve nükleer savaşın asla yapılmaması gerektiği mesajını net bir şekilde iletiyoruz.” dedi.

    Stoltenberg, Avrupa Parlamentosunda Sosyalist ve Demokratlar Grubunun toplantısına katılarak bir konuşma yaptı.

    NATO’nun Ukrayna’daki savaşa ilişkin olarak iki görevi olduğunu belirten Stoltenberg, birinin Ukrayna’yı desteklemek, diğerinin çatışmanın tırmanmasını engellemek olduğunu ifade etti.

    Stoltenberg, üye ülkelerin Ulusal Silahlanma Direktörleriyle bu sabah bir toplantı yaparak, Avrupa Birliği ile de iş birliği içerisinde savunma sanayide üretimi artırma, müttefiklerin stoklarını doldurma konularını ele aldığını anımsattı.

    Daha fazla üreterek Ukrayna’ya daha fazla yardım sağlanması gerektiğine işaret eden Stoltenberg, “İlk mesaj şu ki; Ukrayna’yı desteklemeye devam etmeliyiz. Diğer mesaj ise savaşın tırmanmasını engellemeliyiz.” dedi.

    Stoltenberg, Rusya’nın “sahte referandumlar, nükleer hile, silahlı güçlerin hareketlendirilmesi” hamleleriyle son günlerde çatışmayı tırmandırdığını vurgulayarak, şöyle devam etti:

    “Mesajımız, herhangi bir nükleer silah kullanımının kesinlikle kabul edilemez olduğudur. Bu, çatışmanın doğasını tamamen değiştirir. Rusya, nükleer savaşın kazanılamayacağını ve asla savaşılmaması gerektiğini bilmelidir.”

    NATO Genel Sekreteri Stoltenberg, şunları kaydetti:

    “Putin’den bu tür nükleer retoriği tekrar tekrar görürsek, bunu ciddiye almamız gerekecek. Bu nedenle, bunun Rusya için ciddi sonuçları olacağı ve nükleer savaşın asla yapılmaması gerektiği mesajını net bir şekilde iletiyoruz. Sonra elbette başka bir tırmanma türü ortaya çıkacak. Bu Ukrayna’nın ötesinde bir tırmanış olacak. Şu anda Ukrayna’da devam eden savaş kötü ve Ukrayna halkı için bir trajedi elbette, ancak NATO ile Rusya arasında tam teşekküllü bir savaş daha da kötü olacak.”

  • Başkan Ekrem Yüce,“Cumhurbaşkanımız barış için yoğun bir diplomasi yürütüyor”

    “Cumhurbaşkanımız barış için yoğun bir diplomasi yürütüyor”

    Ukrayna’nın Ankara Büyükelçisi Vasyl Bodnar’la bir araya gelen Başkan Ekrem Yüce, “Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde tahıl krizi çözüme kavuştu, esir takası tamamlandı. Sayın Cumhurbaşkanımız barış için yoğun bir diplomasi yürütüyor. Türkiye olarak her iki ülke için barış ortamının tesis edilmesi, savaşın sona ermesi için gayret gösteriyor, dua ediyoruz” dedi. Büyükelçi Bodnar ise “Türkiye’nin desteği ile barışın geleceğine inancımız tam” ifadelerinin yanı sıra Sakarya’nın turistik olarak mutlaka ziyaret edilmesi gereken bir şehir olduğunun altını çizdi.

    Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem Yüce, Ukrayna Ankara Büyükelçisi Vasyl Bodnar’ı konuk etti. Başkanlık makamında gerçekleşen görüşmede Büyükşehir ve SASKİ bürokratları hazır bulundu. Başkan Yüce, Ukrayna Büyükelçisi Bodnar ile görüşmesinde bölgedeki son gelişmeler, Ukrayna ile Türkiye arasındaki ekonomik ilişkiler ve iş birliği olanakları masaya yatırıldı.

    Sakarya tarım, sanayi ve turizmde potansiyeli yüksek bir şehir

    Başkan Ekrem Yüce, Vasyl Bodnar’a nazik ziyaretleri dolayısıyla teşekkür ederek, Sakarya’nın tarım, sanayi ve turizm potansiyeline ilişkin paylaşımlarda bulundu. Yüce, “1 milyonu aşkın nüfusu, nitelikli iş gücü, coğrafi konumu, lojistik avantajları ve sahip olduğu potansiyeli ile Sakarya, ülkemizin önemli şehirleri arasında yer alıyor. Mümbit toprakları, üretim anlayışı ile tarımda büyük bir ivme yakaladık. Ülkemizin tarımsal kalkınma hamlesine şehrimizden güçlü bir destek sunuyoruz. Ayrıca tarım lisesi kuruyoruz. Sanayide de ülkemizin ihracat yapan 7. şehriyiz. Güçlü bir sanayi altyapısına sahibiz. Doğal güzelliklerimizle turizm olanaklarımızın yanı sıra sporda da 30 farklı branşta 5 bini aşkın sporcumuza eğitimler sunuyoruz” dedi. Yüce, Büyükşehir Hentbol ve Bisiklet takımları ile Sakaryaspor’da Ukraynalı sporcuların yer aldığını da sözlerinde yer verdi.

    Türkiye bölgede barışı tesis etmek için yoğun çaba gösteriyor

    Ukrayna-Rusya savaşının sona ermesi için Türkiye ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yoğun bir diplomasi yürüttüğünü ifade eden Başkan Ekrem Yüce, “Küresel gıda krizinin önüne geçmek için Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde tahıl krizi çözüme kavuştu. Aynı zamanda kısa süre önce Ukrayna ile Rusya arasında yapılan anlaşma doğrultusunda gerçekleştirilen esir takasında Sayın Cumhurbaşkanımız en önemli aktördü. Sayın Cumhurbaşkanımız barış için yoğun bir diplomasi yürütüyor. Her iki ülke için barış ortamının tesis edilmesi, savaşın sona ermesi için gayret gösteriyor, dua ediyoruz. Ülkeler arası iş birliği ve temasları yoğunlaştıracağımıza inanıyor, nazik ziyaretleriniz için teşekkür ediyorum” dedi.

    Kardeş şehir ilişkileri kurmak istiyoruz

    Sakarya’da bulunmaktan onur duyduğunu ve ilişkilerin geliştirilmesi gerektiğini ifade eden Büyükelçi Bodnar, “Biz Karadeniz’den dolayı komşuyuz ve bölgesel ilişkilerimize çok önem veriyoruz. Türkiye ile stratejik iş birliği bizim için çok kıymetli ve günden güne geliştiriyoruz. Sonraki ziyaretlerimizi ticari ilişkilerimizi geliştirmek adına iş insanlarımızla birlikte gerçekleştirmek istiyoruz. Bu nedenle ayrıca bir şehir belirleyip Sakarya ile kardeş şehir protokolü imzalamak istiyoruz. Bisiklet şehri olmanız ve Büyükşehir bünyesinde Ukraynalı bisiklet sporcunuz olduğu için çok mutlu olduk. Bisiklet bizim için çok önemli bir sembol. Kurtuluş günümüz olan 23 Ağustos tarihinde bisiklet turları düzenliyoruz” dedi.

    Türkiye’nin desteği ile barışın geleceğine inancımız tam

    Bodnar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a barış için gösterdiği çalışmalar ve desteklerinden dolayı teşekkür ederek, “Erdoğan, dünya için gıda krizi oluşturabilecek tahıl sorununu hallederek küresel anlamda büyük bir krizi engelledi. Ayrıca savaş halindeki iki ülke arasındaki esir takasını da sağlayarak büyük bir sorunu çözmüş oldu. Türkiye’nin desteği ile barışın geleceğine inancımız tam. Türkiye ile Ukrayna barış istiyor. Türk İHA ve SİHA’ları Ukrayna toprakları için en büyük savunma mekanizmaları. Sakarya’nın sanayi üretimlerini gördük ve savunma alanındaki işbirliğimizin artmasını umut ediyoruz” diye konuştu.

    Bir ‎1 kişi ve ‎şunu diyen bir yazı '‎HOŞ GELDİNİZ VASYL BODNAR BODNAR اا‎'‎‎ görseli olabilir

    Bir 11 kişi, ayakta duran insanlar ve oturan insanlar görseli olabilir

    Bir 16 kişi, ayakta duran insanlar, oturan insanlar ve iç mekan görseli olabilir

    Sakarya turistik olarak mutlaka ziyaret edilmesi gereken bir şehir

    Savaş öncesi dönemde Türkiye’ye Ukrayna’dan 2 milyon turist geldiğini ifade eden Bodnar, “Bu turistlerin geneli Türkiye’nin güney kıyılarına giden insanlarımızdan oluşuyor. Geldik gördük ki Sakarya turistik olarak mutlaka ziyaret edilmesi gereken bir şehir. Sakarya ile turizm köprüsü kurulması için gerekli adımları atacağız. Kadınlarımız ve erkekleriniz arasındaki evliliklerden dolayı kurulan 40 bin aile mevcut. Bu kültürel anlamda ve etnik anlamda da artık iç içe geçtiğimizin bir göstergesidir. Vize ve pasaport olmadan sadece kimlik ile Ukrayna’yı ziyaret edebilirsiniz. Bu sıcak karşılama için Büyükşehir Belediye Başkanımıza ve Sakarya şehrine teşekkür ederim” ifadeleri ile sözlerini tamamladı.

  • KKTC’den “Bizi tanıyın” çağrısı…

    KKTC’den “Bizi tanıyın”

    çağrısı…

     

    Necdet Buluz

     

    Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Dışişleri Bakanları Yıllık Eşgüdüm Toplantısı’nda, “Kıbrıs Türk halkı, KKTC’nin resmen tanınmasını ve müktesep haklarının, yani Kıbrıs Türk Devleti’nin egemen eşitliğinin ve eşit uluslararası statüsünün yeniden teyit edilmesini talep etmektedir.” dedi.

    Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamaya göre, Ertuğruloğlu, New York’ta bu yıl 77’ncisi düzenlenen Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurul çalışmaları kapmasında toplanan İİT Dışişleri Bakanları Yıllık Eşgüdüm Toplantısı’nda konuştu.

    Kıbrıs’ta federasyonu temel alan müzakerelerde 50 yılı aşkın bir süre kaybedildiğini, bu nedenle Kıbrıs Türk tarafının Temmuz 2017’de Crans-Montana’daki Kıbrıs konferansının çökmesinin ardından Kıbrıs’ta başka seçenekleri araştırma zamanının geldiğini ilan ettiğini hatırlatan Ertuğruloğlu, İİT üye ülkelerine KKTC’yi tanıma çağrısında bulundu.

    Ertuğruloğlu, şu ifadeleri kullandı:

    “Kıbrıs Türk tarafı olarak yeni vizyonumuzu, Nisan 2021’de Cenevre’de gerçekleştirilen Kıbrıs görüşmelerinde, Kıbrıs Adası ve çevresinde çok ihtiyaç duyulan istikrar, güvenlik ve iş birliğini sağlayacağına dair umut ve inançla masaya getirdik. Kıbrıs Türk tarafı, Ada’da iyi komşuluk ilişkileri çerçevesinde bir anlaşmanın mevcut iki devlet arasında, egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü temelinde gerçekleşebileceğine inanmaktadır. Bu nedenle Kıbrıs Türk halkı, KKTC’nin resmen tanınmasını ve müktesep haklarının, yani Kıbrıs Türk Devleti’nin egemen eşitliğinin ve eşit uluslararası statüsünün yeniden teyit edilmesini talep etmektedir.”

    Bakan Ertuğruloğlu, İİT üye devletlerinin KKTC’yi resmen tanımak için süratle somut adımlar atmalarını ve Kıbrıs Rum tarafının dayattığı insanlık dışı kısıtlamaları ve ambargoların aşılmasına yardımcı olmak için Kıbrıs Türk devleti ile ilişki kurmasını beklediklerini söyledi.

    İslam dünyasının pek çok bölgesinde, büyük can kaybı ve göçlere yol açan savaşlar ve terörizmin olumsuz etkisinin devam ettiğine işaret eden Ertuğruloğlu, şu değerlendirmelerde bulundu:

    “Silahlı çatışmalardan kaynaklanan siyasi, ekonomik ve kültürel zorluklar, İİT üye devletlerinin güvenlik ve istikrarını korumanın önündeki başlıca engellerdir. Bu koşullar altında sürdürülebilir kalkınma ve refaha ulaşmak giderek zorlaşmaktadır. Şüphesiz, Filistin’deki kardeşlerimize elimizden gelen her türlü desteği vermek, onların çektikleri acıları hafifletmek hepimizin sorumluluğudur. Böyle bir adım, İİT’nin dayanışma ruhuna da uygun olacaktır.”

    Ertuğruloğlu, İslam dünyasının yardıma ihtiyacı olan tüm bölgelerine, bilhassa Batı Trakya/Yunanistan’daki Türk azınlığına, siyasi, ekonomik ve insani yardım sağlamanın ortak sorumlulukları olduğunun altını çizdi.

    – “Kıbrıs meselesi, bir statü meselesidir”

    Kıbrıs meselesinin bir statü meselesi olduğunu da vurgulayan Ertuğruloğlu, şunları kaydetti:

    “Günümüzün hızla değişen ortamında karşılaştığımız sınamalarla mücadele etmek bir yıl öncesine göre daha da zorlaşmıştır. Bu paradigma kayması Kıbrıs sorunu için de geçerlidir. Kıbrıs meselesi yaklaşık 60 yıldır uluslararası toplumun gündemindedir ve olmaya da devam etmektedir. Zira bütün mesele, büyük bir talihsizlik eseri, başta BM Güvenlik Konseyince yanlış teşhis edilmiştir. Kıbrıs meselesi, bir statü meselesidir. Gerçek şu ki; Ada’daki her iki halk da egemen eşittir ve bu meseleyi çözmeye yönelik her türlü çaba bu gerçeği hesaba katmalıdır.”

    Ertuğruloğlu, Kıbrıs Türk halkına hayatın her alanında verdiği sarsılmaz destek için Türkiye’ye de teşekkür etti.

    Bakan Ertuğruloğlu, “İİT üye devletlerinin, KKTC’yi resmen tanımak için süratle somut adımlar atacaklarına ve Kıbrıs Rum tarafının bize dayattığı insanlık dışı kısıtlamaları ve ambargoları aşmamıza yardımcı olmak için Kıbrıs Türk Devleti ile ilişki kuracaklarına dair beklentimizi vurgulamak isterim.” ifadelerini kullandı. 

  • İş dünyasının liderleri UN Global Compact’in New York’ta düzenlediği etkinlikte bir araya geldi

    İş dünyasının liderleri UN Global Compact’in New York’ta düzenlediği etkinlikte bir araya geldi

    UN Global Compact, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu kapsamında düzenlenen Uniting Business Live’a ev sahipliği yaptı. Hükümet, sivil toplum, akademi ve iş dünyası temsilcilerini bir araya getiren etkinliğin Özel Sektör Forumu’na Global Compact Türkiye’den Koç Holding, Sabancı Holding ve Turkcell temsilcileri katılım sağladı. 

    77. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu düzenlendi. Dünyanın en büyük çok paydaşlı sürdürebilirlik platformu olan UN Global Compact, BM Genel Kurulu kapsamında Uniting Business Live etkinliğine ev sahipliği yaptı. Özel Sektör Forumu, Küresel Etki Forumu ve SKA İş Forumu başlıklarıyla hibrid olarak gerçekleşen etkinliklerde şirketler, iş modellerini ve ekonomiyi daha adil ve kapsayıcı hale dönüştürmek için iyi uygulamalarını paylaştı.

    2022 BM Özel Sektör Forumu’nda küresel liderler, kriz zamanlarında barışı inşa etmek için yenilenebilir enerji geçişinin nasıl hızlandırılacağını ve finanse edileceğini ele aldı. Foruma Global Compact Türkiye Yönetim Kurulu Üyesi ve Koç Holding Kurumsal Sosyal Sorumluluk ve Sürdürülebilirlik Koordinatörü Ebru Tüzecan, Turkcell CEO’su Murat Erkan ve Sabancı Holding İnsan Kaynakları ve Sürdürülebilirlik Grup Başkanı Hakan Timur ve Global Compact Türkiye Genel Sekreteri Melda Çele katıldı.

    Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, ILO Genel Müdürü Guy Ryder, UNDP Yardımcı Yöneticisi Rao Monari gibi BM liderlerinin de yer aldığı etkinlikte UN Global Compact CEO’su Sanda Ojiambo “Bu zorlu zamanlar, Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları için kamu-özel sektör ortaklıklarımızı yenilemek ve gıda, su, enerji, finans ve eğitim alanlarında kritik çözümlere yönelik yatırımları desteklemek için bir fırsat sunuyor. Hükümetler ve şirketler, kimseyi geride bırakmamak için bu acil sorunların üstesinden gelmek üzere birlikte çalışmalıdır” dedi.

  • QUA Granite devrim niteliğindeki yeni ürünleriyle Cersaie’de

    QUA Granite devrim niteliğindeki yeni ürünleriyle Cersaie’de

    QUA Granite, dünya seramik sektörünün nabzının attığı Cersaie Fuarı’nda; 7mm’lik devrim niteliğindeki yeni ince formlu ürünlerini sergileyecek. 26-30 Eylül tarihleri arasında Bologna’da gerçekleşecek dünyanın en büyük seramik fuarında yerini alan QUA Granite, yaşam alanlarına konfor ve fonksiyonellik katan ürünlerini dünyaya tanıtacak.

    Türkiye’nin en büyük teknik granit üreticisi QUA Granite; dünyanın en büyük seramik fuarı Cersaie’de, son teknolojiyle üretilen yeni tasarım ürünlerini görücüye çıkaracak. Sektörün önde gelen temsilci ve profesyonellerini ağırlayan fuar, 26 – 30 Eylül tarihleri arasında seramiğin başkenti Bologna’da gerçekleşecek.

    Üstün desen ve renk teknolojisiyle doğanın tüm canlılığını mekanlara taşıyan QUA Granite; çevre üretim teknolojisi, binaların yükünü azaltan hafifliği, üstün dayanıklılık ve estetik görünümüyle hayal gücünün ilham kaynağı olan 7mm’lik ürünleriyle fuarda yerini alacak.

    QUA Granite’in fuarda dünyaya tanıtacağı bir diğer ürünü ise Sukha Bookmatch… 60×120 ebatlarında, 8 farklı yüzeye sahip olan Sukha Bookmatch, tüketicilerin tercihine göre 4 farklı şekilde kombinlenme özelliği ile ön plana çıkıyor.

    Prestijli mimariye özgür fikirler sunan QUA Granite, bu yıl sektör profesyonellerini Cersaie Fuarı’da 19. Hall’de yer alan C64 ve D63 numaralı stantlarında ağırlayacak.

  • Rusya pes etmiyor…

    Rusya pes

    etmiyor…

     

    Necdet Buluz

     

    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Rusya halkına, Donetsk Halk Cumhuriyeti (DHC), Lugansk Halk Cumhuriyeti (LHC), Herson ve Zaporojye bölgelerinin sakinlerine hitaben yaptığı konuşmada, Rusya’da kısmi seferberlik ilanını öngören kararnameyi imzaladığını söyledi.

    Putin konuşmasında, Batı’nın egemen, bağımsız kalkınma merkezlerini bastırmaya, Rusya’yı yok etmeye çalıştığını vurguladı.
    Kısmı seferberlik ilanını öngören kararnameyi imzaladığını söyleyen Putin, kısmi seferberlik faaliyetlerinin bugünden itibaren başlayacağını vurguladı.

    Putin, “Sadece şu anda yedekte bulunan ve her şeyden önce orduda görev yapmış, belirli askeri uzmanlıklara ve deneyime sahip olan vatandaşlar, kısmi seferberlik çağrısına tabi olacaktır. Askeri göreve çağrılanlar, birliklere gönderilmeden önce özel askeri harekat deneyimi dikkate alınarak mutlaka ek askeri eğitimden geçecek” dedi.

    Seferberlik kapsamında özel askeri harekata katılan kişilerin ödeme ve sözleşmeli asker statüsü alacağını belirten Putin, kısmı seferberlik kararının bugünkü duruma uygun olduğunun altını çizdi.

    Putin, bugün Rusya parlamentosunun alt kanadı Duma ile üst kanadı Federasyon Konseyi’ne kısmi seferberlik önlemleri hakkında resmi olarak bilgilendirme yapılacağını kaydetti.

    Putin, DHC ve LHC ile Herson ve Zaporojye bölgelerinin referandum kararları hakkında “Donetsk ve Lugansk Halk Cumhuriyetlerindeki, Zaporojye ve Herson bölgelerindeki sakinlerin büyük bölümünün geleceği hakkında alacağı kararı destekleyeceğiz” dedi.

    Öte yandan Putin, Batılı ülkelerin Ukrayna’da barışçıl çözüm istemediklerini vurgulayarak, “Batı barışçıl bir çözümden yana değil, Ukrayna’ya silah yığıyor. Toprak bütünlüğümüz tehdit edilirse Rusya mevcut tüm yolları kullanacak, bu bir blöf değil” de

    Ukrayna’nın doğusunda Rusya yanlısı ayrılıkçıların kontrolündeki sözde Donetsk ve Luhansk Halk Cumhuriyetleri’nde, Rusya’ya bağlanmak için 23-27 Eylül tarihlerinde referandum yapılması için karar alındığı bildirildi.

    Kararın ardından Ukrayna Dışişleri Bakanı Dmitro Kuleba, “Sahte referandumlar hiçbir şeyi değiştirmeyecek. Herhangi bir hibrit seferberlik de olmayacak. Rusya, Ukrayna topraklarının bazı kısımlarını yasa dışı olarak işgal eden bir saldırgan oldu ve olmaya devam etmektedir. Ukrayna, topraklarını özgürleştirme hakkına sahiptir ve Rusya ne derse desin onları özgürleştirmeye devam edecektir” dedi.

    Ukrayna’daki Rusya’ya bağlanma referandumlarına Batı da tepki gösterdi.

    ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan, “Rusya’nın Ukrayna topraklarını ilhak etmek için sözde bir referandumu kullanacağını biliyoruz. Bu referandum, egemenlik ve toprak bütünlüğü ilkelerine aykırıdır, uluslararası sistemi ve Birleşmiş Milletler şartını zedelemektedir. Şunu açıkça söyleyeyim, eğer bu referandum gerçekleşirse ABD hiçbir zaman Rusya’nın iddialarını kabul etmeyecektir.” ifadesini kullandı

    NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg ise “Sahte seçimlerin hiçbir meşruiyeti yoktur. Bu Putin’in savaşının daha da artması demektir. Uluslararası camia uluslararası hukukun açık ihlalini kınamalı ve Ukrayna’ya desteğini artırmalıdır.” ifadesini kullandı.

    Almanya Başbakanı Olaf Scholz, “Ukrayna’nın doğusundaki sözde referandumlar kabul edilmeyecek. Bu sözde referandumların kabul edilemeyeceği, uluslararası hukuk ve dünya toplumunun bulduğu anlayışlar tarafından kapsanmadığı çok ama çok açıktır.” dedi.