Kategori: dünya

  • Kraliçe II. Elizabeth’in yaşamının perde arkası

    KRALİÇE’NİN ARDINDAN

    İngiltere’nin en uzun süre tahtta kalan hükümdarı ve yakın tarihin en dikkat çekici figürlerinden Kraliçe II. Elizabeth’in yaşamının perde arkasını aralayan BBC yapımı “A Tribute to Her Majesty The Queen” isimli belgesel, tüm dünya ile birlikte Türkiye’de GAİN’de yayına girdi.

    Dijital içerik platformu GAİN’de yayına giren, “A Tribute to Her Majesty The Queen” isimli bir buçuk saatlik belgesel, Kraliçe’nin tahtta olduğu 70 yıl boyunca yaşananları hatırlamak ve yakın tarihe yeniden bakmak isteyenlere hitap ediyor. Kral III. Charles’ın çocukluktan yetişkinliğe kraliçe ile yaşadığı özel anlar da dahil, ailesinin kendisiyle ilgili hatıralarını izleyiciye aktarıyor. İngiltere’nin eski başbakanları Tony Blair, David Cameron ve Boris Johnson ile Kraliçe’yle aynı dönemde hizmet vermiş pek çok tanınmış ismin güncel yorumlarına ve görüşlerine başvurulan belgesel, zengin arşiv görüntüleriyle de dikkat çekiyor.

    BBC One tarafından Kraliçe’nin kaybının ardından hazırlanan yapım, İngiltere’de yayınlandığı anda izleyicilerin ve basının yoğun ilgisini topladı. Şimdi, tüm dünya ile aynı anda, Türkçe altyazılı olarak GAİN’de izlenebilir.

    GAİN şimdi yıllık abonelik seçeneği ile ayda 13,90 TL (yıllık 166,80 TL) karşılığında tüm içerikleri avantajlı fiyatla izleme seçeneği sunuyor. Aylık olarak ise, kredi kartı ve banka kartı ile 21,90 TL’ye abonelik gerçekleştirilebiliyor. GAİN Orijinal yapımlarının ilk bölümlerine ve içeriklerin bir kısmına her zamanki gibi ücretsiz erişilebiliyor.

    GAİN’i indirmek için:

    https://play.google.com/store/apps/details?id=com.trgain.mikrogain

    https://apps.apple.com/us/app/gai-n/id1516180910

    https://appgallery.huawei.com/app/C103593621

    GAİN Akıllı TV uygulaması, Apple TV ve Android TV’yi destekleyen tüm televizyonlardan, ayrıca Samsung ve LG App Gallery’den “GAİN” aratılarak indirilebilir.

    GAİN Hakkında

    Yeni nesil dijital içerik ve medya platformu GAİN, istediğiniz zaman, istediğiniz yerden izleyebileceğiniz özgün haber, dizi, film, program, belgesel gibi içerikleri abonelik tabanlı sunan bir yayın hizmetidir. GAİN, “kaliteli zaman, değerli içerik” mottosuyla özel içeriklere, farklı seslere, bambaşka renklere ve bağımsız hikâye formatlarına yer vererek “Şimdi ne izlesem?” sorusuna kaliteli alternatifler sunar.

    GAİN’e iOS ve Android için geliştirilen uygulamalar ile tüm mobil aygıtlardan, ayrıca Smart TV’lerden ve web üzerinden erişim sağlanabilir. Ücretli ve ücretsiz çok geniş bir içerik kataloğu sunan platformda, özel içerikleri izlemek için abonelik gerekmektedir.

  • BELARUS BÜYÜKELÇİSİ:”ERDOĞAN’IN TAVSİYESİ İLE SAKARYA’YA GELDİK”

    “Sakarya geleceğin kazanan şehri olacak”

    Belarus Büyükelçisi Victor Rybak’ı konuk eden Başkan Ekrem Yüce, “Sakarya, konumu, iklimi, verimli toprakları, turizm potansiyeli, çevreci sanayisi ile pek çok avantajın bir arada buluştuğu bir şehir. Bu avantajlarıyla Sakarya geleceğin kazanan şehri olacak” dedi. Büyükelçi Rybak, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tavsiyesiyle Sakarya’ya geldiklerini belirterek, iki ülke arasında üretim ve ihracatı artırmak için Sakarya’nın önemli bir üs olabileceğini ifade etti.

    Bir 9 kişi, ayakta duran insanlar ve açık hava görseli olabilir

    Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem Yüce, Belarus Ankara Büyükelçisi Victor Rybak’ı konuk etti. Başkanlık makamında gerçekleşen görüşmede Büyükşehir ve SASKİ bürokratları hazır bulundu. Başkan Yüce, Belarus Büyükelçisi Rybak görüşmesinde iki ülke arasındaki ilişkiler ve yerel yönetimler arasında kurulabilecek ortaklıklar ele alındı. Yüce, Sakarya’nın menfaatine olacak iş birliklerinin önemine vurgu yaptı.

    Belarus’tan Sakarya’ya yatırım hamlesi

    Üretim ve Ticaret Kurulu Başkanı Özkan Pınar ve yönetiminin misafiri olarak Sakarya’da bulunan Belarus Ankara Büyükelçisi Victor Rybak’a, Belarus’un küresel çaptaki markası MAZ firmasının Türkiye temsilcisi Dzmitry Ananich eşlik etti. Sakarya’nın üretim açısından pek çok avantajı olduğunun vurgulandığı buluşmada, Sakarya’nın üretim üssü olabileceği ve yapılacak ortak çalışmalarla üretim ile ihracatın artırılabileceği görüşü ortaya çıktı. Başkan Ekrem Yüce, Belarus Büyükelçisi Rybak’a kardeş şehir ilişkilerinin kurulması için gereken adımları atmaya hazır olduklarını ifade etti.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tavsiyesiyle Sakarya’ya geldik

    Belarus Ankara Büyükelçisi Victor Rybak, yaptığı açıklamalarda ise, “Türkiye’de çok şehirler gördüm ancak Sakarya çok başka ve güzel bir şehir. Sakarya ayrıca sizin gibi bir belediye başkanına sahip olduğu için çok şanslı. Sakarya’ya sadece iş için gelmedik, şehri sevdiğimiz için buradayız. Şehri sevmeden iş yapamazsınız. İnanıyorum ki Sakarya’nın geleceği çok parlak. Çalışma arkadaşlarınız ve insanınız çok güler yüzlü ve siz harika bir takım kaptanısınız. Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’ın tavsiyesi ile bu şehre geldik ve gördük ki tavsiye ettiği kadar da varmış. Sakarya, büyük şehirlere olan yakınlığı, güzel doğası ve mimarisiyle yaşamak için harika bir şehir. Sanayinin gelişmesini daha iyi yerlere gelmesini istiyoruz. Bu şehre geldiğim, sizi ve insanları tanıdığım için çok mutluyum. Sakarya geleceğin kazanan şehri olacak ve hem Sakarya hem Sakaryaspor şampiyon olacak” dedi.

    Sakarya’nın avantajları saymakla bitmez

    Nazik ziyaretleri için Belarus Büyükelçisi Rybak ve beraberindekilere teşekkür ederek sözlerine başlayan Başkan Ekrem Yüce, “Sakarya, konumu, iklimi, verimli toprakları, turizm potansiyeli, çevreci sanayisi ile pek çok avantajın bir arada buluştuğu bir şehir. 1 milyonu aşan nüfusu, çok kültürlü yapısı, büyük şehirlere olan yakınlığı, ekonomik verileri ile, ihracatı ile ülkemizin önemli şehirleri arasında yer alıyor. Biz de Büyükşehir Belediyesi olarak şehrimizin üretim kültürünü geliştirmek, ‘kendi kendine yetişebilen’ şehirler arasında olması adına projeler geliştiriyor, iş birliği fırsatları oluşturuyoruz. Hamdolsun bu anlamda da kısa sürede hızla mesafe aldık. Uyguladığımız politikalar, hayata geçirdiğimiz yatırımlarla Sakarya’yı örnek bir şehir haline taşıyoruz” dedi.

    Tarımda çok iyi bir sevideyiz

    Yüce, alt ve üstyapı, tarım, spor, eğitim, sanayi, kültür ve sosyal belediyecilik alanında pek çok çalışmayı hayata geçirdiklerini ifade ederek, “Tarım konusunda ülkemizin birçok şehrinden daha iyi bir sevideyiz. Tarımda teknolojiyi en verimli şekilde kullanacak imkânlar oluşturuyor ve şehrimizde tarımla uğraşan vatandaşlarımıza eğitimler sunuyoruz. Sporda da şehrimizin gelişimini önemsiyor ve bu kapsamda çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Büyükşehir Belediyemiz bünyesinde kayıtlı 30 farklı branşta toplam 5 bin sporcumuz bulunuyor. Ulusal ve uluslararası müsabakalarda üstün başarılar elde ediyoruz. Yine dünya Bisiklet Birliği tarafından verilen ve sadece 13 şehirde bulunan “Bisiklet Dostu Şehir” unvanına sahibiz. Ayrıca “Avrupa Spor Şehri” unvanı için de çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu konuda da Kasım ayında müspet bir sonuç bekliyoruz” dedi.

    Uyum ve birliktelik şehrin en büyük gücü

    Sakarya’da çok güzel bir uyum ve birliktelik yakaladıklarının altını çizen Başkan Yüce, “Şehrimizin en büyük gücünün Sakarya ortak paydasında oluşturulan birliktelik olduğunu her fırsatta ifade ediyorum. İlçe belediyelerimizle, kamu kurum ve kuruluşlarımızla, sivil toplum kuruluşlarıyla, muhtarlarımızla sıkı bir iletişim ve diyaloğumuz var. Şehrimizde faaliyet gösteren sanayi kuruluşları ile de yakın çalışma halindeyiz. Sanayicilerimiz ile birlikte ortak pek çok projeye imza atıyoruz. Yine eğitim konusunda da şehrimiz ileri bir seviyededir. Gerek Milli Eğitim Müdürlüğümüz gerekse üniversitelerimiz ile iş birliği halinde faaliyetlerimizi yürütüyoruz” ifadelerini kullandı.

    Cumhurbaşkanımızın Sakarya tavsiyesinden gurur duyduk

    Belarus Büyükelçisi Rybak’ın ‘Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’ın tavsiyesi üzerine Sakarya’ya geldik’ sözlerini anımsatarak konuşmasını sürdüren Başkan Ekrem Yüce, “Sayın Cumhurbaşkanımız Sakarya’da huzur buluyor, şehrimize ayrı bir muhabbeti var. Sakarya’mızda hamdolsun her fırsatta Sayın Cumhurbaşkanımızın yanında oluyor. Bugün şehrimiz gerek devletimizin gerekse yerel yönetimlerimizin yatırımlarıyla büyük bir gelişim ve değişim yaşıyor. Sağlıkta, ulaşımda, tarım ve hayvancılıkta, enerjide, sporda, sosyal çalışmalarda ve daha pek çok alanda eser ve hizmetleriyle şehrimizin yürüyüşünü güçlü kılıyor. Sayın Cumhurbaşkanımıza bu vesileyle bir kez daha şükranlarımı sunuyorum. Sakarya’yı tavsiye etmesinden duyduğum mutluluğu tüm hemşehrilerimle paylaşıyorum” dedi. Yüce, buluşmanın sonunda Büyükelçi Rybak’a Büyükşehir Belediyesi’nin üretimi olan ürünlerden takdim etti.

    Bir 14 kişi, ayakta duran insanlar ve açık hava görseli olabilir

    Bir 8 kişi, ayakta duran insanlar ve açık hava görseli olabilir

    Bir 16 kişi, ayakta duran insanlar ve açık hava görseli olabilir

    Bir 15 kişi, ayakta duran insanlar ve açık hava görseli olabilir

  • İKİ ÜLKE İŞ KADINLARININ BULUŞMASI

    İKİ ÜLKE İŞ KADINLARININ BULUŞMASI

    Türkiye – Azerbaycan iş Kadınları TurkAz iş kadınları Platformu  çatısı altında  İstanbul’da  bir araya geldiler. Ülkemizi temsilen iş insanı Melda Yeter’de katıldığı tanıtım gecesinde yerini aldı…

    İş dünyası ve cemiyetten seçkin isimlerin katıldığı tanıtım gecesinde Azerbaycan İstanbul Konsolosu Zaur Allahverdizade, ASAM –Avrasya Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkanı Musa Serdar Çelebi, Kültür Elçileri Derneği Başkanı ve Kağıthane Belediyesi Başkan Yardımcısı Nedret Apaydın, İş Kadını Amik Çırçır Prese San. Tic. Ltd. Şti ve Yeteroğlu inşaat peyzaj çimento grubun başarılı patronu Melda Yeter, Azerbaycanlı sanatçı Saide Guliyeva ve Ömer Topçu da  konuklar arasındaydı.

    Bugüne kadar süregelen iki ülke ilişkilerine iş kadınlarının da katıldığı toplantıda; Azerbaycan’da AQSİA iş kadınarı kurumu, Türkiye’de TurkAz iş Kadınları Platformu güçlerini birleştirerek aynı çatı altında birleşerek önemli bir güne imza attılar diyerek açıklamada bulunan İş Kadını Melda Yeter;  “ İki ülkenin tarihler boyu süren ve bugüne kadar pekişerek geldiği  tarihi, siyasi, kültürel, sosyal ve ticari ilişkilerine  iş kadınları birleşerek yeni güç katacaklarını, iş birliklerini artıracaklarını bu toplantıda duyurdular.  Ayrıca tanıtım gecesinde Türkiye – Azerbaycan İş Kadınları Platformu, iki ülke iş kadınlarıyla birlikte iş dünyasında önemli rol almayı, network ağının genişlemesi, işbirliklerinin artması, tanınması, sosyal ve kültürel alanda sosyal sorumluluk projeleriyle de birbirini desteklemeyi de hedefledi” dedi.

    Toplantıya Amik Çırçır Prese San. Tic. Ltd. Şti ve Yeteroğlu inşaat peyzaj çimento grubun başarılı patronu Melda Yeter, Türkiye – Azerbaycan İş Kadınları  Platformu Yönetim Kurulu, Türkiye – Azerbaycan iş Kadınları TurkAz iş kadınları Platformu  çatısı altında yapılan toplantıda hazır bulundular. Toplantıya başta Yegane Guliyeva- Başkan  / AMT Tic.ve San. Ltd.Şti Sahibi, Tuğçe Aydın –Başkan V / Wittour Turizm A.Ş. YK Başkanı, Hülya Vurgun Şahbaz– Genel Sekreter / Doku Art  sahibi, Merve Mollamehmetoğlu- YK Üyesi / Tuğçe Aydın  -Başkan V. /Wittour Turizm YK Başkanı, Esra Öztürk –YK Üyesi / Bilfen Okulları YK Üyesi, Şems Arslan – YK Üyesi / Şems Arslan Butemmetal San ve Tic.A.Ş. YK Başkanı, Betül Gülbahar –YK Üyesi / Global Naturel Gıda San ve Tic AŞ ortağı , Av. Aygün Aliyeva  -YK Üyesi / Era360 Business Consultancy ortağı ve yüzlerce iş insanı katılım sağladı.

  • Türkiye’den Afrika’ya Otomotivde Know-How İhracatı!

     Türkiye’den Afrika’ya Otomotivde

    Know-How İhracatı!

    Ülkemiz otomotiv satış sonrası hizmetlerinin gelişiminde önemli roller üstlenen RS Otomotiv Grubu, global çapta işbirliklerini sürdürmeye devam ediyor. Bu yıl 7’ncisi düzenlenen WCI Forum Ankara/Dünya Sektörlerarası İşbirliği Forumu’na katılım gösteren grup; RS Servis, RS Oto Ekspertiz, RS Boyasız Onarım, Garantili Oto Servis, Tur Assist ve OtoKonfor markaları ve satış sonrası hizmetlerde eğitim süreçlerine yenilikçi bir bakış açısı kazandıran Met Teknik Akademi ile sahne aldı. 40’tan fazla ülkenin katılım sağladığı forumda aktif rol üstlenmekten memnuniyet duyduklarını ifade eden RS Otomotiv Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ünal Ünaldı, “14-15 Eylül tarihleri arasında gerçekleşen forumda, dünyaya açılarak yıllar içinde edindiğimiz bilgi birikimi ve tecrübeleri aktararak, hizmet ihracatı boyutunda yeni imkanlar yaratmış olduk, ülkemize katma değer sağlamaya devam edeceğiz; hasar onarımında edindiğimiz Know-How’ı Afrika ülkelerine ihraç edeceğiz.” dedi. 

    Geçtiğimiz yıllarda on binlerce katılımcının yer aldığı WCI Forum Ankara/Dünya Sektörlerarası İşbirliği Forumu’na bu yıl RS Otomotiv Grubu; tüm grup şirketleriyle katılım gösterdi. 14-15 Eylül 2022 tarihleri arasında, Ankara’da düzenlenen forumda, 40’tan fazla Afrika ülkesinden sektör temsilcileri, Türk şirketlerle birebir iletişim ve işbirliği sağlama fırsatı yakaladı.

    Otomotiv satış sonrası hizmetlerinde, ülkemize birçok yeniliği kazandıran RS Otomotiv Grubu’nun, yüzde yüz yerli ve milli bir marka olduğuna dikkat çeken RS Otomotiv Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Ünal Ünaldı, “Yüzde yüz yerli ve milli bir marka olarak 40 yılı aşkın sürede edindiğimiz bilgi birikimi, AR-GE ve tecrübeleri, dış dünya ülkelerine yeni hizmet modelleriyle aktarmayı hedefliyoruz. Prag’daki RS Servis noktamız ise pilot bölge olarak başarılı bir şekilde çalışmalarına devam ediyor. Bu sayede ülkemize katma değer sağlayacak ve hizmet ihracatında bir adım daha atmış olacağız; forumda ortaya çıkan yeni işbirlikleri, grubumuz adına heyecan verici. Onarım teknikleri ve satış sonrası hizmetlerinde edindiğimiz Know-How’ı Afrika ülkelerine ihraç edeceğiz.” açıklamasını yaptı.

  • Özbekistan ile Tacikistan neden çatışıyor?..

    Özbekistan ile

    Tacikistan neden

    çatışıyor?..

     

    Necdet Buluz

     

    1991’de bağımsızlığını kazanan Orta Asya ülkelerinde 30 yılı aşkındır sınır sorunları devam ediyor. Çözüm bekleyen bu sorunlar bölge ülkeleri arasında zaman zaman çatışmalara dönüşüyor.

    Son olarak yine Kırgızistan ile Tacikistan arasında çıkan çatışmalarda 30’dan fazla kişi daha yaralandı. Yetkililer ölenler olduğunu da belirtiyor.

    Ankara Kriz ve Siyaset Araştırmaları Merkezi’ne göre günümüze kadar devam eden sorunların en önemli nedenlerinden biri Sovyetler Birliği döneminde birliği oluşturan Orta Asya ülkelerinin sınırlarının ‘yapay bir şekilde’ çizilmiş olması. 

    Yani ortak coğrafyada yaşayan bölge halklarının ayrı ayrı yeni devletlere ayrılması, sınırları birbirine giren ülkeler ortaya çıkardı.

    Bölgede sınır sorunlarına ilişkin birçok anlaşmazlık zaman içinde çözülse de Kırgızistan, Özbekistan ve Tacikistan topraklarına yayılan Fregana Vadisi, sınır çatışmalarının odak noktasını oluşturuyor.

    Özellikle su kaynaklarının kullanımı ve sınırın diğer tarafında kalan “anklav” topraklar, bölge ülkelerini karşı karşıya getiriyor.

    Özbekistan, Tacikistan ve Kırgızistan bölgede en karmaşık sınırlara sahip ülkeler. Üç ülkenin sınırlarının kesiştiği Fergana Vadisi ise sınır anlaşmazlıklarının adeta “merkezi”.

    Özbekistan ile Tacikistan arasındaki 1332 kilometrelik sınırın yaklaşık 1000 kilometresi 2002’de, geriye kalan kısmı 2016’da göreve gelen Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev’in iyi komşuluk politikasıyla çözüme kavuşturuldu.

    Kırgızistan, 1391 kilometre ortak sınırı olan Özbekistan ile sınır tespit çalışmalarının büyük çoğunluğunu çözüme kavuşturmuş durumda.

     Fergana Vadisi’nde komşu olan Kırgızistan ile Tacikistan ise sınır sorunu nedeniyle karşı karşıya gelen devletler oldu. İki ülke arasında toprak iddiası, su kaynakları ile yaylaların kullanımıyla ilgili konular anlaşmazlıklarda ön plana çıktı.

    Tacikistan ile Kırgızistan arasındaki 971 kilometrelik sınırın 600 kilometreye yakınıyla ilgili anlaşma sağlandı ancak kalan kısımdaki yaklaşık 70 sınır noktasında taraflar uzlaşmaya yanaşmıyor. İki ülke arasında son yıllarda çıkan çatışmalar çok sayıda kişinin ölümü ve yaralanmasıyla sonuçlandı.

    Tartışmalı sınırların yanı sıra Fergana Vadisi’ndeki anklav sorunu da üç ülke halkını karşı karşıya getiriyor. Bir ülke toprakları arasında kalan diğer bir ülkeye ait bölge konumundaki 8 anklavın bulunması da çatışmaların çıkmasına, hayatların yok olmasına neden oldu.

    Kırgızistan’da Özbekistan’a ait Şahimerdan, Soh, Çongara ve Cangayil; Tacikistan’a ait Voruh ve Batı Kalaça anklavları, Özbekistan’da da Kırgızistan’a ait Barak köyü ve Tacikistan’a ait Sarvak anklavları bulunuyor.

    Bu anklavların arasında Özbekistan’a ait 60 bine yakın kişinin yaşadığı Soh anklavı ve Tacikistan’ın Kırgızistan toprakları arasında kalan 30 bin nüfuslu Voruh anklavı büyüklüğüyle dikkati çekiyor. Halkın yoğun olarak yaşadığı bu bölgelerde gerginlik ve anlaşmazlıklar meydana geliyor.

    Bölge ülkeleri arasında on yıllardır sınır anlaşmazlıklarının sürmesi ve sorunun çözüme kavuşturulamamasında, taraflar arasında tartışmalı olan bu bölgelerin coğrafi, ulaşım ve su kaynaklarının yönetimi açısından stratejik önem taşıması da önemli etken oluyor.

    Ülkelerin de diğer bir ülke karşısında bölgedeki bu avantajını kaybetmek istememesinden dolayı bölgedeki sınır sorunları uzun süredir çözüme kavuşamıyor.

     

  • Amerika ikili oynuyor…

    Amerika ikili

    oynuyor…

     

    Necdet Buluz

     

    Amerika’nın Türkiye’nin müttefik mi, dost mu olup olmadığı her dönmem tartışılıyor.

    Söyleyeceğimiz şu:

    Amerika, çıkarları neyi gerektiriyorsa, sahada öyle oynuyor.

    Amerika Birleşik Devletleri, 33 yıl sonra 2020’de Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ne uygulanan silah ambargosunu kaldırdıktan sonra  uygulamanın kapsamını genişletmeye devam ediyor. 

    ABD Dışişleri Bakanlığı, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ne (GKRY) yönelik silah ambargosunu 2023 mali yılı için kaldırdıklarını açıkladı.

    Dışişleri Sözcüsü Ned Price, ABD’nin GKRY’ye uyguladığı silah ambargosunu bir yıllığına kaldırdıklarına ilişkin yazılı açıklama yaptı.

    Sözcü Ned Price, açıklamada, şu ifadeleri kullandı:

    “Dışişleri Bakanı Antony Blinken, 2023 mali yılında yeniden ihracat ve savunma malzemelerinin transferlerinin onaylanmasına izin vermek için Kıbrıs Cumhuriyeti’nin (GKRY) ilgili mevzuat kapsamında gerekli koşulları yerine getirdiğini tespit etmiş ve Kongre’ye tebliğ etmiştir. Koşullara uygunluk yıllık olarak değerlendiriliyor. Bu tespit ve belgelendirmenin bir sonucu olarak, Bakan, 2023 mali yılında Kıbrıs Cumhuriyeti (GKRY) için savunma ticareti kısıtlamalarını kaldırdı.”

    Sözcü, Washington’un uluslararası silah ticareti düzenlemelerinin, 1 Ekim 2022’den itibaren geçerli olmak üzere yeni politikayı yansıtacak şekilde değiştirileceğini kaydetti.

    2019 Doğu Akdeniz Güvenlik ve Enerji Ortaklığı Yasası ve 2020 Mali Yılı Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası kapsamında ABD’nin savunma ürünlerinin Rum yönetimine ihracat kısıtlaması iki koşula bağlanmıştı.

    Bu iki yasaya göre, ABD Başkan, GKRY’nin kara para aklama ile mücadelede düzenlemeler yapması ve bunu denetleme konusundaki reformları uygulama çabalarında ABD ile iş birliği yaptığını Kongreye raporladığı ve Rum Kesimi’nin, Rus savaş gemilerinin yakıt ikmali ve hizmet için limanlarına girişini engellemek için gerekli adımları attığını ve atmaya devam ettiğini yılda bir kez bildirdiği takdirde ambargo bir yıl kaldırılıyor.

    Dışişleri Bakanlığı GKRY’nin durumunun söz konusu yasalara uygunluğunu yıllık olarak gözden geçirip Kongre’ye bildiriyor.

    Eski ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo da benzer bir karar almıştı.

    Türkiye Dışişleri Bakanlığı, “ABD’nin GKRY’e yönelik silah ambargosunu kaldırma yönündeki Eylül 2020’de aldığı kararın kapsamını genişletmesini şiddetle kınıyoruz.” ifadesini kullandı.

    Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) makamlarının söz konusu karara ilişkin tepkisinin tümüyle desteklendiği vurgulandı.

    ABD’nin GKRY’ye yönelik silah ambargosunu kaldırma yönündeki Eylül 2020’de aldığı kararın kapsamının genişletmesini şiddetle kınandığı ifade edilen açıklamada, söz konusu kararın Kıbrıs meselesinin çözümünü olumsuz etkileyeceği belirtildi

    ABD, Türkiye tarafından 1974’te başlatılan Kıbrıs Barış Harekâtı sonrasında Türkiye ve o zamanki adıyla Kıbrıs Cumhuriyeti’ne silah ambargosu uygulamaya başladı.

    ABD Başkanı Jimmy Carter, 1977’de Türkiye’ye uygulanan silah ambargosunu kaldırdı. ABD, 1987’de bütün Kıbrıs’ı kapsayacak şekilde yeni bir ambargo kararı aldı.

  • Putin’den Ukrayna’ya göz dağı…

    Putin’den Ukrayna’ya

    göz dağı…

     

    Necdet Buluz

     

    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Ukrayna’nın kendilerine yönelik taarruz ve kışkırtmalarda bulunduğunu söyleyerek, “Ukrayna’yı uyarı olarak birkaç kez vurduk, ileride daha ciddi yanıt verebiliriz” dedi.

    Özbekistan’ın Semerkant kentinde gerçekleşen Şanghay İşbirliği Örgütü Devlet Başkanları Zirvesi sonrası Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin basın toplantısı düzenledi. Özellikle Rusya’nın Ukrayna’da askeri operasyonlara başlama kararı alması ve sonrasında gelişen olaylara değinen Putin, yine Kiev yönetimine uyarılarda bulundu.

    Batılı ülkelerin Ukrayna’yı kendi siyasi bölgeleri haline getirmeye çalıştığının altını çizen Putin, “Her zaman ülkemizi bölmeye çalıştılar. Batılı ülkelerin, belirli bir andan itibaren bu hedeflere ulaşmak için Ukrayna’yı kullanma fikrinin ortaya çıkması sadece üzüntü veriyor. ABD öncülüğündeki bazı Batılı ülkeler, Rusya karşıtı anklav kurmaya ve oradan Rusya’ya yönelik tehdit yaymaya çalıştılar, çalışıyorlar” dedi.

    Ukrayna ordusunun, Donbass bölgesinde kaybettiği toprakları geri almak için başlattığı taarruzlar ve Rusya sınırlarındaki bazı kentleri vurmasının yanı sıra ülkesindeki nükleer santrallere de Ukrayna tarafından terör saldırıları düzenlenme çabalarında bulunulduğunu ifade eden Putin, “Ukrayna, Rusya’daki nükleer santrallerin çevresinde terör saldırıları gerçekleştirmeye çalıştı. Bu henüz kamuoyuna açıklanmamış olabilir. Bu gibi olumsuzlukların önüne geçmek için her şeyi yapacağız. Çok kısa süre önce Rus ordusu birkaç hassas atış yaptı. Bunların uyarı atışları olduğunu düşüneceğiz. Eğer durum bu şekilde gelişmeye devam ederse, yanıt çok daha ciddi olacak. Dikkatinizi çekmek isterim ki, biz ordumuzun tamamıyla savaşmıyoruz. Rusya ordusunun sadece bir kısmıyla, sözleşmeli askerlerle savaşıyor. Bu açıdan biz acele etmiyoruz ve hiçbir değişiklik olmayacak” şeklinde konuştu. Şimdi akıllarına ne geldiğini bilmiyorum. Zira onların tutumu, her konuda neredeyse her gün değişiyor. Taslağı görmemiz gerekiyor. Bu bağlamda, özel askeri harekattan önce Rusya’nın güvenliğinin sağlanmasıyla ilgili güvenlik ilkelerini ve önlemlerini gündeme getirdiğimizi ancak hiç kimsenin buna karşılık vermeyi gerekli bulmadığını anımsatmak isterim” ifadelerini kullandı.

    Putin ayrıca, Ukrayna tahılının dünyaya arzı için çabalarından dolayı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a tekrar teşekkür etti.

    Azerbaycan ile Ermenistan orduları arasında geçtiğimiz hafta başlayan çatışmalar ile ilgili bir gazetecinin sorusuna yanıt veren Putin, “Rusya’nın etkisi de dahil olmak üzere Ermenistan ve Azerbaycan arasındaki çatışmanın büyümesi önlendi. Sınırla ilgili son olayın Karabağ ile hiçbir ilgisi yok. Tamamen farklı bölgede, Ermenistan-Azerbaycan sınırında meydana geldi” dedi.

    Putin ayrıca Endonezya’da gerçekleşmesi planlanan G20 zirvesine katılıp katılmayacağı sorusuna, “Davet geldi, ben bakacağım. Ama Rusya katılacak” açıklamasında bulundu.

  • Mültecilere çifte standart…

    Mültecilere çifte

    standart…

     

    Necdet Buluz

     

    Rusya-Ukrayna savaşının başladığı günden bu yana geçen 7 ayda 7 milyonu aşkın Ukraynalıyı kabul eden Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkelerin, 12 yıldır iç savaş yaşayan Suriye’den gelen 1.1 milyon kişiye yönelik ayrımcı politikaları uluslararası raporlara yansıdı.

     Birleşmiş Milletler (BM) ve Uluslararası Af Örgütü gibi kurumlar AB’nin ayrımcı politikalarını eleştirdi. Birleşmiş Milletler Mülteci Yüksek Komiserliği (BMMYK) 6 Eylül’de yayımladığı raporda, 7 milyon 156 bin 748 Ukraynalının başta Almanya, Polonya, Macaristan ve Romanya olmak üzere AB üyesi ülkelere sığındığını duyurdu. Raporda, 4 milyondan fazla Ukraynalının geçici koruma programlarına alındığı belirtilerek, en çok Ukraynalı kabul eden ülkenin 2 milyon 536 bin 630 kişiyle Polonya olduğu, bu ülkeyi 1 milyon 338 bin 276 kişiyle Macaristan’ın takip ettiği, üçüncü sırada ise yaklaşık bir milyon kişiyle Almanya’nın yer aldığı bildirildi.

    Öte yanda BM’nin yayımladığı verilere göre AB, Suriye’deki iç savaşın başladığı günden bu yana sadece 1 milyon 160 bin Suriyeliye kapılarını açtı. BM verilerine göre Almanya, 560 bin, İsveç, Avusturya, Hollanda, Fransa, Yunanistan yaklaşık 600 bin Suriyeli mülteciyi kabul etti.

    Ukrayna’dan çok sayıda sığınmacı kabul eden Polonya, Macaristan, Romanya ve Moldova gibi ülkelerin Suriye iç savaşının başından bu yana ne kadar sığınmacı kabul ettiğine ilişkin ise veri bulunmuyor. Ukraynalı olmadıkları için Avrupa’ya kabul edilmeyen sığınmacıların binlercesi Akdeniz’de hayatını kaybetti ya da Yunan sahil güvenlik birimleri tarafından zorla geri itildi.

    AB sınır koruma ajansı Frontex mültecilere karşı şiddet kullandıkları ve göçmen teknelerini batırdıkları için eleştirildi. AB’ye kabul edilmeyen mültecilerin çoğu 2016 öncesi Ankara’ya AB tarafından mali destek verilmesi koşuluyla gönderildi. Türkiye’nin bugün 3.7 milyon Suriyeliye ev sahipliği yaptığı tahmin ediliyor.

    Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Dernekleri Federasyonu (IFRC) Genel Başkanı Francesco Rocca, Avrupa’nın, Ukraynalılar ile dünyanın farklı yerlerinden gelen mültecilere “çifte standart” uyguladığına işaret ederek, “Şiddetten kaçanlar, korunma talep edenler eşit muamele görmeli” sözleriyle şiddetten ve toplumdaki karışıklıklardan kaçanlara yardım etmenin “ahlaki zorunluluk” olduğunu belirtti.

    Avrupa’nın Ukrayna’daki mülteci krizine yaklaşımını değerlendiren North Eastern University Felsefe Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Serena Parekh de şunları kaydetti: “2015’teki mülteci krizi arka planlarına dair hiçbir şey bilmediğimiz için onların terörist olabileceği korkusunu yarattı ama daha eleştirel bir bakış açısı, bunun tüm Orta Doğulu-Müslüman erkekleri terörist olarak gören bakış açısıyla bağlantılı olduğunu söyleyecektir.

    Avrupa’nın Ukraynalı mültecileri sıcak karşılamasında ırkın da bir rolü vardır. Pek çok kişi Ukraynalıları gördüğünde, ‘onlarda bizim gibi sarı saçlı ve mavi gözlü’ diyecektir. Bu ‘Bize benzeyen mülteciler benzemeyenlerden daha fazla yardımı ve desteği hak etmektedir’ mantığına dayandığı için bir ırkçılıktır.”

  • PUTİN’DEN SON DAKİKA SAVAŞ AÇIKLAMASI GELDİ

    Putin’den son dakika ‘savaş’ açıklaması: Bitirmek istiyoruz

    Rusya Devlet Başkanı Putin, Özbekistan’da Şanghay Zirvesi’nde dikkat çeken mesajlar verdi. Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşı bitirmek istediklerini belirten Putin, Kiev’in savaşı devam ettirmek istediğini de açıkladı.

    Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Özbekistan’ın Semerkant kentinde Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) Zirvesi marjında Hindistan Başbakanı Narendra Modi ile baş başa görüşme gerçekleştirdi.

    Rusya Devlet Başkanı Putin iki ülke arasındaki ilişkilerin gelişmeye devam ettiğini belirterek, “Rus-Hindistan ilişkileri özellikle stratejik ortaklık niteliğinde aktif olarak gelişmeye devam ediyor. Uluslararası platformlarda da aktif olarak işbirliğimizi sürdürüyoruz” dedi.

    “OLANLARLA İLGİLİ SİZİ BİLGİLENDİRECEĞİM”

    Rusya’nın Ukrayna’daki savaşıyla ilgili Hindistan’ın sürekli dile getirdiği endişelere değinen Putin, “Ukrayna’daki çatışmaya ilişkin tutumunuzu, sürekli olarak dile getirdiğiniz endişelerinizi biliyorum. Tüm bunların (çatışmanın) mümkün olduğunca hızlı sona ermesi için her şeyi yapıyoruz. Ancak ne yazık ki Ukrayna yönetimi müzakerelerden çekildiğini açıkladı. Hedeflerine savaş alanında ulaşmak istediklerini söylediler. Yine de olanlarla ilgili sizi bilgilendireceğim” ifadelerini kullandı.

    “BÜYÜK İLGİ UYANDIRIYOR”

    Putin ayrıca Hindistan ile Rusya arasında vizesiz seyahat konusunda müzakerelerin hızlandırılması konusundaki isteğinden bahsederek, “Hindistan’ın zengin tarihi ve çok eskiye dayanan kültürü, Ruslar için geleneksel olarak büyük ilgi uyandırıyor. Bundan dolayı turistlere yönelik vizesiz seyahat anlaşmasına ilişkin müzakere sürecini hızlandırmayı öneriyoruz” diye konuştu.

  • TÜRK BİLİM İNSANLARI KORKUTUCU GERÇEĞİ AÇIKLADI:BUZULLARIN 3’TE BİRİ YOK OLUYOR

    Türk bilim insanlarının Kuzey Kutbu’na gerçekleştirdikleri 2. Ulusal Arktik Bilimsel Araştırma Seferi’nde elde ettiği bulgular, küresel ısınmanın etkisini gözler önüne serdi. Bilim insanları deniz buzlarının üçte birinin tamamen yok olduğuna dikkati çekti.

    Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı yürütücülüğünde, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) koordinasyonunda temmuzda düzenlenen 2. Ulusal Arktik Bilimsel Araştırma seferi 22 gün sürdü. Sefer Lideri ve Koordinatörü ve TÜBİTAK MAM Kutup Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Burcu Özsoy yaptığı açıklamada, iklim değişikliğinin kutuplardaki etkilerinin incelendiği bilimsel çalışmaların ilk sonuçlarını değerlendirerek deniz buzları bağlamında 2019’da çıkılan ilk seferle karşılaştırmalarda bulundu.

    EKİP BİRÇOK OLUMSUZ HAVA OLAYIYLA KARŞI KARŞIYA KALDI

    Çalışmalarındaki bulgulara değinen Özsoy, Atlantik ve Arktik’in birleştiğini ifade ederek “Barents Denizi, Atlantik ve Arktik Okyanusu’nun etkilerinin birleştiği bir bölge olarak biliniyor. Sefer boyunca ölü dalgalar, fırtına gibi bazı olumsuz etkilere maruz kalan ekibi en çok da sıcaklık düşüşü zorladı. Deniz suyu sıcaklığı da değişkenlik gösterdi. 10 derece ile başlayan deniz suyu sıcaklığı eksi 1,2 derecelere ulaştı.” dedi.

    “TAMAMIYLA YOK OLMUŞ DURUMDA”

    Özsoy, deniz buzları üzerindeki araştırmalarında, buzların büyük bir bölümünün erimiş olduğunu keşfettiklerini dile getirerek şunları söyledi:

    “Birinci seferimizde 81 kuzeyde deniz buzlarını görürken bu kez 82 kuzeye ancak vardığımızda deniz buzlarını gördük. Deniz buzlarının, şu anda uydu verileriyle karşılaştırdığımızda ve daha önce yerel halktan alınan verilere de dayanarak üçte biri kuzeyde tamamıyla yok olmuş durumda. Özellikle bir önceki seferimizle karşılaştıracak olursak ‘Deniz buzları dinamik, sizin vardığınızda olmaması doğal.’ denebilir ama biz bir önceki yaptığımız rotadan hareketle ve aynı noktalarla değerlendirdiğimizde bu anlamda da o deniz buzlarının daha da çekilmiş olduğunu gördük.”

    “VERİLER BÜTÜN EKSTREM FELAKETLERİ RESMEDİYOR”

    Deniz buzlarının öneminin altını çizen Özsoy, bunların okyanus akıntılarını oluşturduğunu, buzlar azaldığında akıntı sisteminin yavaşladığını vurgulayarak “Bu verilere göre yavaşlayan akıntı şu an halihazırda yaşadığımız bütün ekstrem felaketleri resmediyor. Şu anki akıntı sistemindeki yavaşlamanın derecesi, bize hava felaketleri olarak geri dönüyor.” diye konuştu.

    “HERHANGİ BİR NOKTADA OLAN OLUMSUZ SÜREÇ TÜM DÜNYAYI ETKİLİYOR”

    “Aslında ‘(Arktik) Kuzey’de, bizden uzak 5 bin kilometre; uzak bir noktanın bize nasıl bir zararı olabilir?’ gibi düşünmemek lazım.” ifadesini kullanan Özsoy, gezegenin de insan vücudu gibi birbiriyle bağlantılı mekanizmalardan oluştuğuna dikkati çekerek şunları kaydetti: “Dünya’yı insan vücudu gibi düşünelim. İnsan vücudunun üçte ikisi sularla kaplı, Dünya da üçte iki sularla kaplı. Yani aslında iki aynı bedenden bahsediyoruz. Sizin herhangi bir organınızda olan bir hasar ya da herhangi bir parmağınızdaki bir kesik nasıl bütün vücudu etkiliyorsa dünyanın herhangi bir noktasında olan olumsuz bir süreç de tüm dünyayı o şekilde etkiliyor.”

    “İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNDE İNSANLARIN TÜKETİM ALIŞKANLIKLARININ BÜYÜK BİR PAYI VAR”

    Ulusal Arktik Bilimsel Araştırma Seferi Lojistikten Sorumlu Sefer Lider Yardımcısı Kaptan Özgün Oktar da yaşanılan iklim değişikliğinde insanların tüketim alışkanlıklarının büyük bir payı olduğunu hatırlatarak “Şu an dünya aslında hep olduğundan daha kalabalık bir halde. Haliyle biz aslında insanlar olarak bu etkimizi azaltmak için öncelikle tüketim alışkanlıklarını değiştirmeli, olabildiğince yenilenebilir kaynaklarla, sürdürülebilir kaynaklarla üretilen ürünleri kullanmalıyız.” dedi.