Kategori: Haberler

Haberler

  • Çarpıcı deprem uyarısı…

    Çarpıcı

    deprem

    uyarısı…

     

    Necdet Bulu

    Deprem öncesi ve deprem anında yapılması gerekenler konusunda bilgi sahibi olmak gerekiyor. Depremde enkaz altında da nasıl hareket etmemiz gerektiğini de öğrenmeliyiz

    İşte bu nedenle okullarda deprem konusunun işlenmesi gerektiğini sürekli ifade ediyoruz. Her zaman küçük ya da büyük olsun depremleri ciddiye almak durumundayız.

    Son günlerde depremsiz günümüz yok gibi. Sürekli sallanıyoruz. Deprem kuşağındayız. Bunun bilinci içinde hareket etmemiz gerekiyor. Özellikle beklenen Marmara depremi konusunda görebildiğimiz kadarı ile gereken önlemleri hala alamadık.

    İş Güvenliği Uzmanı Halim Oktay Osmanoğlu, depremle ilgili açıklamalarda bulundu. Osmanoğlu; deprem öncesi alınması gereken tedbirler, deprem sırasında yapılacaklar ve sonrasında da uyulması gereken kurallar açıklamalarda bulundu.

    Osmanoğlu’nun uyarıları şöyle:

    ‘’Öncelikle başımızı darbelere karşı korumak için sağlam yapıların yanına saklanmamız gerekiyor. Mesela işte sandalye destekli sağlam masaların altı olabilir. Veya geniş hacimli koltukların dibi olabilir. Kendimize bir yaşam üçgeni oluşturmamız gerekiyor. İş yerimizde başımızı ve ensemizi kapatarak, koruyarak elimizle veya işte elimizdeki kapalı veya bir yastıkta da başımızı koruyarak bir yaşam üçgeni oluşturmamız gerekiyor. Bu yaşam üçgeni içerisinde diz çökerek, kapanarak ve çöp kapan tekniğiyle yerden de tutunarak düşmemek için bu şekilde bir kendimize yaşam üçgeni oluşturmamız gerekiyor. Kapı ve pencerelerden kesinlikle uzak durmamız gerekiyor. Deprem anında paniğe kapılıp kaçmaya çalışmak çok doğru bir davranış olmayacaktır. Merdivende özellikle asansörü kesinlikle kullanmamamız gerekiyor. Merdivenleri kullanmamamız gerekiyor. Yaşanan Maraş depreminde yani mesela dikkat çekiliyor. Evlerimizdeki bazaların, koltukların altlarının mesela dolu olması önemlidir. Bir tavan çöktüğü anda zamanla bazaların altındaki boşluk kapanana kadar çökebiliyor. Orada bir yaşam üçgeni kaybolabiliyor. O yüzden bazaların ve koltukların altlarına destekli malzemeler koymamız önem arz ediyor. Onun dışında avize varsa avizelerin altından kesinlikle kurmamamız gerekiyor. Üzerimize devrilebilecek raflar, dolaplar, bu tarz duvara sabit olmayan eşyalardan da yine uzak durmamız gerekiyor. Dediğimiz gibi deprem alanında kesinlikle eğer bina içinde yani yere yakın değilsek, kaçmaya müsait bir yer değilse bina içerisinde kalmamız ve kendimize bu yaşam üçgenini oluşturmamız önem arz etmektedir.”

    Enkaz altındaki yaşam üçgeninde de dikkat edilmesi gerektiğini söyleyen Osmanoğlu uyarılarına şunları da ekledi:

     

    “Olası bir enkaz altında alma durumunda çok fazla hareket etmemeye özen göstermemiz gerekiyor. Çünkü hava açısından sıkıntılı bir ortam olabilir. Hareket ettiğimizde de toz kalkabilir. O tozları mümkün olduğunca az solumaya dikkat etmemiz gerekiyor. Ağzımızı mendil benzeri bir şey varsa veya elbisemizle, kıyafetimizle ağzımızı kapatarak nefes almamız gerekiyor. Yardım isterken duvarlara veya borulara vurarak yerimizi belli etmeye çalışmalıyız. Bağırmak yine çok fazla toz yutmamıza neden olacağından bağırmak yerine ıslık daha avantajlı olabilir. Dediğimiz gibi en enkaz altında kalma durumunda öyle bir durum varsa kesinlikle çakmak gibi ateşten uzak durmalıyız. Kesinlikle yakmamalıyız. Yine elektrik düğmesini açma, kapama işlemlerini kesinlikle yapmamanız. Herhangi bir patlama riskine karşı uzak durmamız gerekiyor. Yine sarsıntı geçtikten sonra fırın gibi böyle yangın tehlikesi bulunan eşyaları kapatmamız gerekiyor. Sonrasında güvenli bir şekilde dışarıya çıkmamız gerekiyor.”


    Bina çıkışlarında da dikkatli olunması gerektiğinin altını çizen Osmanoğlu, “Binaları terk ederken de dışarıya çıktığımızda binadan malzemeler düşebilir. Taş düşme riski olan yerler olabilir. Binayı tahliye ederken yine başımızı koruyarak hızlı bir şekilde binayı terk etmemiz gerekiyor” diye konuştu.

  • Dünyanın en iyi otelleri…

    Dünyanın en iyi  otelleri…

    Necdet Buluz

    Artık seyahat tercihleri değişmeye başladı. Parası olanlar lüks otellerde tatil yapmayı tercih ediyor. Bu nedenle de dünya markası otel zincirleri yeni otellerini buna göre dizayn ediyor.

    Dünyanın en iyi otelleri sınıfına Antalya’da faaliyet gösteren iki otel girdi. Aynı zamanda bu oteller dünyanın en iyi lüks oteller olarak da ipi göğüsledi.

    Voyage Belek Golf And Spa (Antalya, Türkiye) Rixos Premium Belek – The Land Of Legends Access (Antalya, Türkiye). Her şey dahil sistemle hizmet veren bu oteller rakipleri arasında hizmet akışında da önderlik ediyor.

    Dünyanın en büyük seyahat platformlarından TripAdvisor, kullanıcılarının oylarıyla belirlediği ‘TripAdvisor Traveler’s Choice 2024 Best Of The Best’in sonuçlarını açıkladı.

    ‘Dünyanın En İyi 25 Oteli’ kategorisine Türkiye’den iki otel girerken, Türk otelleri 6 farklı kategorinin 8’inde kendine yer buldu.

    ‘En İyi 25 Otel’ kategorisi şu şekilde sıralandı;

    1.Hotel Colline de France (Gramado, Brezilya)

    2.OBLU SELECT Lobigili (Male, Maldivler)

    3.La Siesta Hoi An Resort & Spa (Hoi An, Vietnam)

    4.Adiwana Suweta (Ubud, Endonezya)

    5.Iberostar Grand Packard (Havana, Küba)

    6.Emerald Maldives Resort & Spa (Fasmendhoo, Maldivler)

    7.La Siesta Classic Ma May Hotel (Hanoi, Vietnam)

    8.Secrets Akumal Riviera Maya (Akumal, Meksika)

    9.Padma Resort Ubud  (Puhu, Endonezya)

    10.Sofitel Mexico City Reforma (Mexico City, Meksika)

    11.Chandys Windy Woods (Chithirapuram, Hindistan)

    12.Voyage Belek Golf And Spa (Antalya, Türkiye)

    13.Salinas Maragogi All Inclusive Resort (Maragogi, Brezilya)

    14.Hyatt Centric San Isidro Lima (Lima, Peru)

    15.Romance Istanbul Hotel (İstanbul, Türkiye)

    16.Corpo Santo Lisbon Historical Hotel (Lizbon, Portekiz)

    17.The Ritz-Carlton, Dubai (Dubai, BAE)

    18.Jaya House River Park (Siem Reap, Kamboçya)

    19.Mystique Trinidad La Popa by Royalton (Trinidad, Küba)

    20.Conrad Abu Dhabi Etihad Towers (Abu Dabi, BAE)

    21.Bucuti & Tara Beach Resort Aruba (Palm – Eagle Beach, Aruba)

    22.Mandarin Oriental, Hong Kong (Hong Kong, Çin)

    23.Steigenberger Coraya Beach (Marsa Alam, Mısır)

    24.Sol Oasis Marrakech – All Inclusive (Marakeş, Fas)

    25.Kempinski Hotel Soma Bay (Soma Bay, Mısır)

    Dünyanın en iyi lüks otelleri

    10.Voyage Belek Golf And Spa (Antalya, Türkiye)

    21.Rixos Premium Belek – The Land Of Legends Access (Antalya, Türkiye)

    En iyi aile otelleri

    2.Voyage Belek Golf And Spa (Antalya, Türkiye)

    4.Rixos Premium Belek – The Land Of Legends Access (Antalya, Türkiye)

    En iyi hayvan dostu oteller

    3.Divan Cave Hotel (Göreme, Türkiye)

    12.İzmir Marriott Otel (İzmir, Türkiye)

    En iyi her şey dahil oteller

    4.Voyage Belek Golf And Spa (Antalya, Türkiye)

    7.Rixos Premium Belek – The Land Of Legends Access (Antalya, Türkiye)

    En iyi sağlık otelleri

    4.Rixos Premium Belek – The Land Of Legends Access (Antalya, Türkiye)

  • AŞILAMA GELECEK NESİLLERİN SAĞLIK GÜVENCESİDİR

    Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu (AHEF) Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Türkü Yağmur Nehir, Dünya Aşı haftasında aşılamanın önemine dikkat çekerek “aşılar çocukların gelecekteki sağlıkları için büyük önem taşırken kimi zaman da ölümleri engelliyor. Gebeler tetanoz aşısı ile hem bebeklerini hem kendilerini koruyor, grip aşısı yaşlıların hastalığa yakalanma riskini büyük oranda düşürüyor ve onları olası ağır tablolardan koruyor. Aşı sağlıkta güvencedir. Bunun en iyi örneğini de çok yeni atlattığımız Covid19 ile yaşamış olduk” diyor.

    Hastalıklara karşı bağışıklık oluşturan aşılar, sağlığı koruyarak hastalıkların yükünü azaltıyor. Bir diğer deyişle halk sağlığının en etkili silahı aşılar sayesinde toplumsal sağlık güvence altına alınır. Tüm dünyada, başta bebek ve çocuklarda olmak üzere hastalığa yakalanma ve ölüm oranlarında büyük düşüşler aşı sayesinde sağlanıyor. Her yıl Nisan ayının son haftasında kutlanan Dünya Aşı Haftası da bebek, birey ve toplumların aşı ile korunabilecekleri ne kadarçok hastalık olduğunu hatırlatıyor.

    AHEF Başkanı Dr. Türkü Yağmur Nehir aşılama dünyada difteri, tetanoz, boğmaca, grip ve kızamık gibi hastalıklardan her yıl 3,5-5 milyon ölümün önlenmesini sağlıyor. “Düşünün ki Covid’in daha ilk yılında aşı sayesinde 20 milyon hayat kurtarıldı. Bugün ASM’lerde yapılmakta olan bebeklik dönemi, gebelik ve grip aşıları gibi aşılarla hastalıklardan kaynaklanan salgın ve hastaneye yatışların önlenmesi sağlanıyor. Aşı ile önlenebilen hastalıklar arasında; kızamık, kızamıkçık, kabakulak, suçiçeği, çocuk felci, hepatit A, B ve grip gibi viral hastalıklar ile tüberküloz, difteri, boğmaca, tetanoz, menenjit gibi bakteriyel hastalıklar bulunuyor.”

    Göçmen konusuna dikkat çeken Dr. Nehir, kayıtsız göçmenlerin aşı haritasının tamamlanmasının önünde önemli bir engel olduğunu, göçmen çocukların aile hekimlerinin sorumluluğunda olmamasının önemli boşluklar yarattığını söylüyor. “Aile hekimleri olarak aşılamada eksiksiz ve sistemli bir şekilde ilerlemek için çabalıyoruz. Ancak göçmenler aile hekimlerinin kullandığı aşı sistemi üzerinden takip edilmiyor, farklı bir sistem var ve bu sistemler entegre değil. Yani aşıları göremiyoruz. Bunun yanı sıra göçmenler genellikle evlerinde ve toplu yerleşkelerde aşılandığı için çoğu zaman sisteme işlenmiyor. Aileler bebeklerin, çocukların aşı kartlarını saklamıyor, takip etmiyor. Biz de beyana göre hareket etmek durumunda kalıyoruz.”

    Kimi zaman göçmen bir çocuğun aynı aşıdan çok kez aşılandığına kimi zaman ise hiç aşılanmadıklarını fakat bunun kontrol edilebileceği bir sistem de olmadığına dikkat çeken Dr. Türkü Yağmur Nehir, bu sistemsizlik nedeniyle aşısız göçmen çocuk sayısının her geçen gün arttığını belirtiyor. Memleketlerinde de aşılanmamış olmalarından dolayı vakaların arttığını, normalde 100 çocuktan 90’dan fazlası aşılansa diğer 10 çocuğun da korunacağını vurgulayan Dr. Nehir göçmen çocuk sayısının kontrolsüz artışı nedeniyle ülke genelindeki çocukların da korunması riske giriyor diyor. Dönem dönem kampanyalarla kızamık aşılamaları yapılıyor ancak diğer aşılar ihmal ediliyor diyen Dr. Türkü Yağmur Nehir, kızamık vakalarının buna rağmena devam ettiğine dikkat çekiyor. “Göçmen konusunda çok istikrarlı bir aşılama programı hazırlanıp izlenmesi gerekiyor. Sağlık Bakanlığımızın bunu hızlı şekilde sistemleştirmesi büyük önem taşıyor. Türkiye’de yaşayan yabancı ve göçmenlerde bu konuda önemli bir boşluk var.”

    Dr. Türkü Yağmur Nehir deprem bölgeleri için de değerlendirmede bulunuyor. “Deprem Bölgesinde ASM’lerde elektrik kesintileri hala devam ediyor ve bu nedenle aile hekimleri buzdolabında sürekli aşı bulunduramıyor. Örneğin haftada 1 aşı dağıtılan yerler var ve bu yetersiz. Bir de göç etmiş hastalar var ancak ulaşılamıyor. Deprem bölgesinde bunlar gibi sıkıntılar devam ediyor ancak aile hekimi meslektaşlarımız burada işi sıkı tutuyor ve çocuk hala bölgede ise muhakkak aşılanıyor.”

    Aşılar konusunda toplumumuzun yeterli bilinç düzeyine ulaşamadığını belirten Dr. Nehir, vatandaşlarımızın aşılar konusunda daha takipçi olması, yalnızca aile hekimlerinin takibine bırakmamaları yönünde tavsiyede bulunuyor. “aile hekimlerinin birincil görevleri aşı ve izlemler olduğu için bu konuda var güçleriyle çalışıyorlar. Ancak aşı yaptırmak istemeyene veya yaptırmayana caydırıcı bir işlem olmadığı için aile hekimleri ne kadar uyarsalar da vatandaşlarımız ihmalkar olabiliyor. Bu da toplum sağlığıni riske atan bir davranış ve bazı salgınların tetiklenmesine sebep oluyor. Dolayısıyla vatandaşlarımızın ASM’lere giderek aşı talep eder bilince ulaşması çok önemli.”

    Diğer yandan aile hekimleri tüm bu çabalarına rağmen birinci basamağa gösterilen önem, ayrılan ödenek oransal olarak sürekli azalıyor diyen Dr. Türkü Yağmur Nehir, aile hekimlerinin birçok sorununun çözülemediğini ve aile sağlığı çalışanı açığının da giderek arttığını söylüyor. “Nüfus arttıkça daha profesyonel yaklaşarak birinci basamağa önemin artırılması gerekirken ne yazık ki tam tersi bir durumla karşı karşıyayız ve aile hekimleri olarak sorunlarımızın çözülmesini bekliyoruz.”

  • Medya Konferanı 2024 Gazeteciliğin Dönüşümü ve Arayışlar

    Gazeteciler Cemiyeti, Avrupa Birliği finansal desteği ile yürütmekte olduğu M4D Projesi kapsamında ve Medya Dayanışma Grubu paydaşlarıyla 26-27 Nisan 2024 tarihlerinde “Medya Konferansı” düzenliyor.

    Ankara TBB Konuk Evi Litai Otel’de gerçekleşecek organizasyon “2024 Gazeteciliğin Dönüşümü ve Arayışlar” başlığını taşıyor.

    Konferansın 1. günü, açılış konuşmalarının ardından yapılacak 3 ayrı oturum olarak planlandı ve gazetecilik alanındaki güncel konulara ayrıldı.  Filistinli gazeteci Hasan Tahravi , EFJ Genel Sekreteri Ricardo Gutierrez günün öne çıkan konuşmacıları.

    İlk gün ayrıca ” Yapay Zeka ve Medya”, “ Gazeteciliğin Zorlaşan Koşulları” “Medya ve Kadın”, “Yeni Medya Araçlarıyla Değişen Habercilik”, “Medya ve Hukuk”, “Uzman Gazeteciliği Neden Yok Oldu?” konularındaki oturumların yanı sıra,  Proje kapsamında hazırlanan Medya izleme ve Mesleki Memnuniyet Anketi raporlarının sunumu gerçekleştirilecek.

    Konferansın 2. gününde ise gazetecilik mesleğinin değişen tanımı ve yasal dayanaklarına ilişkin 2 ayrı oturumda, 3 çalıştay gerçekleştirilecek. “Meslek olarak Gazetecilik”, “Gazeteciliğin Yasal Durumu (Medya Yasası Çerçevesi)”, “Gazetecinin çalışma yaşamı ve ihtiyaçları ( İş Kanunu Çerçevesi)” başlıklarında gerçekleştirilecek oturumlara sahadan ve akademiden öne çıkan isimler katılıyor.

  • Ali Babacan: “Hak ve özgürlükleri güvence altına alacak olan meclistir”

    DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutladı.Paylaşımında Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve yol arkadaşlarını da anan Ali Babacan şunları söyledi:

    “Yargı bağımsızlığına sahip çıkacak, hukuk devletini koruyacak olan meclistir”

    “Yıllar önce, Birinci Meclis’imizin kürsüsünden Hüseyin Avni Bey ‘Cepheleri tutacak olan kanundur, adalettir’ diyerek seslenmişti. Sonraki yıllarda milletimiz Hüseyin Avni Bey’in kürsüsüne; demokrasimize, meclisimize sayamayacağımız kadar çok sahip çıktı. Milletimiz farkında: Cepheleri tutacak olan meclistir. Hak ve özgürlükleri güvence altına alacak olan meclistir. Refahı sağlayacak olan meclistir.

    Yargı bağımsızlığına sahip çıkacak, hukuk devletini koruyacak olan meclistir. Her türlü sorunun çözüm yerinin meclis olduğu inancının milletimizde yer edeceği günlerin temennisiyle meclisimizin 104. açılış yıl dönümü kutluyor; Meclis’imizin kurucu başkanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ve yol arkadaşlarını rahmet ve saygıyla anıyorum.”

  • Oyunlar çocukların en doğal hakkı! Oyunlar, çocukların sağlıklı gelişimi için temel bir araç!

    Oyunlar çocukların en doğal hakkı!

    Oyunlar, çocukların sağlıklı gelişimi için temel bir araç!

    Fiziksel oyunlar obezite riskini azaltıyor!

    Oyunun çocukların gelişimleri ve öğrenmeleri için temel bir araç olduğunu kaydeden uzmanlar, oyunların, çocukların fiziksel, duygusal, sosyal ve bilişsel becerilerini geliştirmelerine olanak tanıdığını da söylüyor.

    Fiziksel oyunların çocukların motor becerilerini geliştirebildiğini dile getiren Uzman Klinik Psikolog S. Aybeniz Yıldırım, “Obezite riskini azaltabilir ve genel sağlıklarını destekleyebilir. Ebeveynlerin çocuklarına fiziksel olarak aktif olmaları için fırsatlar sağlamaları önemlidir.” dedi.

    Üsküdar Üniversitesi NP Etiler Tıp Merkezi Uzman Klinik Psikolog S. Aybeniz Yıldırım, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla çocuklar için oyunun önemini değerlendirdi.

    Gelişimlerinin pek çok yönü oyun aracılığıyla şekillenir

    Uzman Klinik Psikolog S. Aybeniz Yıldırım, oyunların, çocukların dünyasında hayati bir rol oynadığını ifade ederek, “Oyun çocukların gelişimleri ve öğrenmeleri için temel bir araç olarak kabul edilir. Oyun, çocukların fiziksel, duygusal, sosyal ve bilişsel becerilerini geliştirmelerine olanak tanır. Onlar için bir oyun, daha derin bir anlam taşır çünkü gelişimlerinin pek çok yönü, oyun aracılığıyla şekillenir. Çocuklar, oyunlar vasıtasıyla kendi dünyalarını keşfederler ve kendilerini ifade etmenin ilk yollarını bulurlar.” dedi.

    Oyun, çocukların yaşamlarında temel bir parça

    Çocuklar için oyunun, dünyayı keşfetme ve deneyimleme yolu olduğunu dile getiren Uzman Klinik Psikolog S. Aybeniz Yıldırım, “Oyun, çocukların hayal gücünü kullanmalarına, sosyal becerilerini geliştirmelerine ve duygusal olarak ifade etmelerine olanak tanır. Ayrıca, oyun çocukların stresi azaltmasına ve özgüvenlerini arttırmasına da yardımcı olabilir. Oyunun, çocukların yaşamlarındaki temel bir parça olduğu unutulmamalı.” diye konuştu.

    Okul öncesi dönemde, çocuklar genellikle bireysel oyunları tercih ediyor

    Oyunların, çocukların yaş ve gelişim düzeylerine göre farklılık gösterdiğine de dikkat çeken Uzman Klinik Psikolog S. Aybeniz Yıldırım, “Okul öncesi dönemde, çocuklar genellikle bireysel oyunları tercih ederler. Bu dönemde, çocuklar genellikle yapboz yapma, boyama ve hamur oyunları gibi aktivitelerle meşgul olurlar. Okul çağındaki çocuklar ise genellikle arkadaşlarıyla birlikte oynadıkları oyunlara ilgi gösterirler. Bu dönemde, sosyal ilişkileri güçlendiren oyunlar ve strateji oyunları daha yaygındır.” dedi.

    Oyuncaklar hayal güçlerini ve yaratıcılıklarını destekliyor

    Oyuncak konusuna da değinen de oyuncakların çocukların farklı beceriler geliştirmelerine yardımcı olabileceğini anlatan Uzman Klinik Psikolog S. Aybeniz Yıldırım, “Örneğin, yapbozlar çocukların el-göz koordinasyonunu ve problem çözme, bloklar ise çocukların inşa etme ve tasarım becerilerini geliştirebilir. Ayrıca, oyuncaklar çocukların hayal güçlerini ve yaratıcılıklarını da destekleyebilir.” şeklinde konuştu.

    Ebeveynlerin çocukların dijital oyun kullanımını sınırlamaları ve dengelemeleri önemli

    Dijital oyunların ise günümüzde çocukların oyun deneyimlerinde önemli bir yer tuttuğunu da kaydeden Uzman Klinik Psikolog S. Aybeniz Yıldırım, “Ancak, dengeli bir şekilde kullanılmadığında olumsuz etkilere yol açabilirler. Çocukların fiziksel aktivitelerini azaltabilir, uyku düzenlerini bozabilir ve sosyal ilişkilerini olumsuz etkileyebilirler. Bu nedenle, ebeveynlerin çocukların dijital oyun kullanımını sınırlamaları ve dengelemeleri önemli.” dedi.

    Fiziksel oyunlar çocukların motor becerilerini geliştirebiliyor

    Fiziksel oyunların, çocukların sağlıklı bir şekilde büyümeleri ve gelişmeleri için önemine vurgu yapan Uzman Klinik Psikolog S. Aybeniz Yıldırım, “Ayrıca, fiziksel oyunlar çocukların motor becerilerini geliştirebilir, obezite riskini azaltabilir ve genel sağlıklarını destekleyebilir. Ebeveynlerin çocuklarına fiziksel olarak aktif olmaları için fırsatlar sağlamaları önemlidir. Oyun, çocukların yaşamlarında önemli bir yer tutar ve onların sağlıklı bir şekilde büyümelerine ve gelişmelerine yardımcı olur. Ebeveynlerin, çocukların oyun deneyimlerini desteklemesi ve yönlendirmesi önemlidir. Dengeli bir şekilde kullanıldığında, oyun çocukların mutluluğunu ve sağlığını artırabilir.” şeklinde sözlerini tamamladı.

  • Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’na özel kutlama mesajı yayınladı.

    Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’na özel kutlama mesajı yayınladı.

    Prof. Dr. Ümit Özdağ: Yüce Türk Milleti,

    Kurucu ve kurtarıcı sıfatlarıyla iftihar ettiğimiz, Türk millet iradesinin temsil mekânı olan Türkiye Büyük Millet Meclisimizin kuruluşunun 104’üncü yıldönümünü ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nızı kutluyorum.

    Ata’sı tarafından 23 Nisan’ın ithaf edildiği sevgili Türk çocukları başta olmak üzere, yüreği Türkiye Cumhuriyeti için çarpan herkesin bir ve beraber olarak, mutlulukla daha nice 23 Nisanlara ulaşmasını temenni ediyorum.

    Büyük bir asker olmasına rağmen “Evvela meclis sonra ordu…Orduyu yapacak millet ve ona vekaleten meclistir.” diyerek, gelecek yüzyılların dayanak merkezi olarak millet egemenliğinden ‘meclisin ve hukukun’ üstünlüğü fikrinden sapmayan yüce Atatürk’ü saygı ve minnetle anıyorum.

    Varlık-yokluk çizgisine sürüklenen ve büyük bir baskıyla sindirilmeye çalışılan Türk milleti, Atatürk liderliğindeki ‘milli egemenlik’ bilinciyle 23 Nisan 1920’de, Türkiye Büyük Millet Meclisini, Anadolu topraklarına ilelebet mühürlemiştir.

    Milli egemenlik ve tam bağımsızlık fikriyle kurulan Türkiye Büyük Millet Meclisi, aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti’nin en büyük müjdecisidir. Türk milletinde 104 yıldır devam eden “milli hakimiyet” bilinci aynı ülküyle ve kutlanan 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramları ile, tıpkı bir meşale gibi elden ele gelecek nesillere aktarılacaktır.

    Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten aldığımız Cumhuriyet ve demokrasi mirası, Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında, Cumhuriyet’imizin ikinci yüzyılında aynı heyecanla her daim kutlanacaktır.

    Türkiye Büyük Millet Meclisi Türk halkının iradesini yansıtan bir kurum olarak Atatürk’ten devraldığı mirasla ‘demokratik, laik bir cumhuriyet’ olarak varlığını sürdürecektir.

    Türkiye Büyük Millet Meclisi, şu an geçici bir fetret dönemine mahkûm edilmiş olsa da 23 Nisan 1920’deki kuruluş gününden bugüne, aynı ruhla; eksilmeden, Misakı Milli sınırları içinde, şanlı al bayrağımız altında, Atatürk milliyetçiliği çizgisinde laik, demokratik Cumhuriyet yolunda yürüyerek üniter yapısını korumaya devam edecektir.

    Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında, Türk milletini birliğe ve dirliğe ulaştıran, başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, Millî Mücadele’nin asil evlatlarını, aziz şehitlerimizi ve İlk Meclis’imizin gazi vekillerini tazimle yad ediyorum.

    Emaneti ve en büyük eseri olan Türkiye Cumhuriyeti, Türk milletinin güvenli ellerinde yükselmeye devam edecektir.

  • ÜNLÜ SİMALAR KARNAVAL COŞKUSUNU ADANA’DA YAŞADI

    Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamına dahil edilen “Nisan’da Adana’da 12. Uluslararası Portakal Çiçeği Karnavalı” sona erdi… 

    ÜNLÜ SİMALAR KARNAVAL COŞKUSUNU ADANA’DA YAŞADI

    Bu yıl 13-21 Nisan tarihleri arasında 12’inci kez düzenlenen Nisan’da Adana’da Uluslararası Portakal Çiçeği Karnavalı, sanat, cemiyet ve iş dünyasının tanınmış simalarını Adana’da buluşturdu.

    Aralarında Melis Sözen, Gökçe Bahadır-Emir Ersoy, Caner Cindoruk, Menderes Samancılar, Erdal Cindoruk, Melike Güner, Levent Özdilek, Hazal Filiz Küçükköse, Alara Bozbey, Demir Karahan, Gani Müjde-Belma Canciğer Müjde, Jess Molho’nun olduğu birçok isim yan yana gelerek Adana’dan tüm Türkiye’ye ve dünyaya “sevgi, dostluk, barış” mesajı gönderdiler.

    Karnaval boyunca Adana sokaklarında dolaşan ve renkli kortej geçişinde halkla buluşan ünlü simalara Adanalıların ilgisi büyük oldu. Fotoğraf çektirme yarışına giren Adanalılar, sanatçılara yoğun sevgi gösterinde bulundular. Melis Sözen’in Seyhan Nehri üzerine kurulan platformda voleybol oynaması ise büyük ilgi topladı.

    Portakal Çiçeği Karnavalı’nın fikir önderi Ali Haydar Bozkurt, Adana’ya gelen konuklarıyla yakından ilgilendi. Bozkurt, Adana Halkı ile iş, sanat ve cemiyet hayatının önde gelenlerinin karnavala sahip çıktığını belirterek onlara teşekkür etti.

    Konserler coşturdu

    Dokuz gün süren karnavalda ünlü sanatçı ve grupların konserlerinde on binlerce kişi büyük coşku yaşadı. Merkez Park’ta, Murat Boz, Haluk Levent, Ferhat Göçer, Gökhan Tepe, Fatma Turgut, Emir Can İğrek, Köfn, Mert Demir, Atatürk Parkı’nda ise Gece Yolcuları, Ahmet Baran, Kafadar başta olmak üzere birçok farklı isim ve grup sahne aldı. İsmail Altunsaray ile Öykü Gürman da Atatürk Parkı’nda Neşet Ertaş türküleriyle seyircilerin karşısına çıktı.

    Ayrıca, Adana Müzesi’nde düzenlenen “Türkan Şoray ve Şoray Uzun” Söyleşisi’nde Türkan Şoray Aman Adanalım şarkısını seslendirdi.

     

  • VATAN PARTİSİ GENEL BAŞKANI DOĞU PERİNÇEK’İN 23 NİSAN 2024 MESAJI

    VATAN PARTİSİ GENEL BAŞKANI DOĞU PERİNÇEK’İN

    23 NİSAN 2024 MESAJI

    GÜNÜMÜZÜN 23 NİSAN GÖREVİ:

    GÜÇLÜ DEVLET VE GÜÇLÜ HÜKÜMET İÇİN BİRLEŞELİM

     

    “23 Nisan 1920, Cumhuriyetimizin fiilen kurulduğu gündür. O gün büyük önderimiz Mustafa Kemal Atatürk, saltanata fiilen son verilmesine ve Türk milletinin egemenliğinin kurulmasına önderlik etmiştir. Böylece zaaf içindeki Osmanlı devletinin yerine yeni Türk devleti örgütlenmiştir. Ankara’da kurulan Büyük Millet Meclisi, Türk milletinin iradesini temsil ederek halkı birleştirmiştir. Bu sayede Büyük Millet Meclisi’nin komutası altındaki Türk orduları ülkeyi işgalden kurtardı.

    Bugün 104 yıl sonra devletimizin 23 Nisan 1920 öncesinde olduğu gibi zaaf içinde olduğunu görüyoruz. PKK terör örgütünün yasal partisi kapatılmamıştır, hatta o partiye devlet hazinesinden 2 yılda 1 milyar 140 milyon Türk lirası verilmiştir. Bunun sonucunda güneydoğu illerimizde PKK terör örgütü iktidar makamlarına oturtulmuştur.

    Bu koşullarda 104 yıl önce olduğu gibi devlet zaafını aşmak, milli devletimizi yeniden yapılandırmak, bu amaçla güçlü bir milli hükümet kurmak günün görevidir.

    Vatan Partisi güçlü hükümet, güçlü devlet, güçlü ordu amacıyla devletimizin ve milletimizin bütün güçlerini birleşmeye çağırıyor.

    23 Nisan’ın günümüzdeki anlam ve önemi budur.”

  • Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi’den 23 Nisan mesajı

    Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi’den 23 Nisan mesajı

    EGE İHRACATÇI BİRLİKLERİ KOORDİNATÖR BAŞKANI JAK ESKİNAZİ 23 Nisan 1920, Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerinin atıldığı ve millet egemenliğinin ilan edildiği, ülkemiz milli tarihinin başlangıcı ve dönüm noktasıdır.

    “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” ilkesinin perçinlendiği gündür.

    “Gelecek” ve “Çocuğun” en güzel kucaklaşması, dünya topraklarının her yerinden barış içinde, özgürce yaşayan çocuk seslerinin yükselmesidir.

    Tüm dünya çocuklarının sevgi ve kardeşlik içinde doludizgin dünyaya barışı öğretircesine omuz omuza yaşamasıdır.

    Ülkemizin çağdaş uygarlık yolundaki yürüyüşünün kararlı adımlarıdır.

    Yeni fikirlere açık, üretken, özgüvenli, donanımlı, çalışkan, demokrasiye, bilime ve milli değerlerine bağlı olarak yetişen neslimizdir.

    Bugünü çocuklara armağan eden Atatürk’ün, dünyanın en kıymetli varlıkları geleceğimiz olan çocuklarımıza karşı duyduğu güvenin ve vizyonun en güzel kanıtıdır.

    Mustafa Kemal Atatürk’ün Meclis’teki tarihi ilk konuşmasında izlenecek yolun; “Milli sınırlarımız içinde her şeyden önce kendi kuvvetimize dayanarak varlığımızı devam ettirmek, millet ve memleketin gerçek saadet ve imarına çalışmak.” olacağını söylediği gibi…

    Bizlere güç veren çocuklarımızın umutları ve hayalleri, bugün ortaya koyduğumuz çabanın ilham kaynağıdır.

    Biz ihracatçılar olarak daha güçlü yarınlar için çalışırken, 23 Nisan 1920 ruhunu her zaman koruyacağımızı belirtmek istiyorum.

    Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) kuruluşunun 104’üncü yılı ile 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı en içten duygularımla kutluyorum.

    Geleceğimiz olan çocuklarımıza bu bayramı armağan eden Mustafa Kemal Atatürk’ü minnet ve saygıyla anıyorum.