Kategori: Haberler

Haberler

  • Ferizli Belediye Başkanı Mehmet Ata’dan 23 Nisan Mesajı

    Ferizli Belediye Başkanı Mehmet Ata’dan 23 Nisan Mesajı
    Ferizli Belediye Başkanı Mehmet Ata, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayınladı. Bu önemli günün Atatürk tarafından millet egemenliğini sonsuza kadar koruyacak olan çocuklara armağan edildiğini vurgulayan Başkan Ata, “Çocuklara armağan edilen tek evrensel bayram olma özelliğini taşıyan 23 Nisan, aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti’nin onlara olan güveninin ifadesidir” dedi.
    Başkan Ata mesajında şu ifadeleri kullandı:
    “104 yıl önce, Türk milletinin iradesini temsil eden Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) kuruluşunun yıldönümünü ve Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün tüm dünya çocuklarına armağan ettiği 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı büyük bir coşkuyla kutluyoruz. Atatürk, ‘Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir’ sözleriyle Türk milletinin bağımsızlık ve özgürlük ruhunu haykırdı. 23 Nisan 1920’de TBMM’yi kurarak milletin kendi kaderini tayin etme yolunda tarihi bir adım attı. Bu kutlu gün, milli egemenliğimizin ve bağımsızlığımızın simgesi haline geldi.
    Atatürk, çocuklara ve gençlere her zaman büyük önem verdi. 23 Nisan’ı da onlara armağan ederek, bu milletin umutlarını ve geleceğini temsil ettiklerini vurguladı. Çocuklarımızın sevgi dolu bir ortamda yetişmesi, bilime ve akla önem vermeleri ve donanımlı bireyler olmaları, ülkemizin ve tüm insanlığın geleceği için hayati önem taşıyor.


    Büyük önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde, milli birlik ve beraberlik ruhuyla kurulan Türkiye Büyük Millet Meclisi, bağımsızlık ve özgürlük mücadelemizin simgesi oldu. Bu meclis, milletimizin iradesini temsil ederek, vatanımızı kalkındırmak ve tüm vatandaşlarımızın refahı için önemli adımlar attı.
    23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı, bu bilinçle kutluyoruz. Geleceğimizin teminatı olan çocuklarımıza, Atatürk’ün izinden giderek, vatanımıza ve milletimize faydalı bireyler olmaları için rehberlik etmenin sorumluluğunu taşıyoruz.
    Bu anlamlı günde, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ve Kurtuluş Savaşı’nda canlarını feda eden kahraman şehitlerimizi saygıyla ve minnetle anıyoruz. Onların özverileri ve fedakarlıkları sayesinde kazandığımız bağımsızlığımızı ve egemenliğimizi sonsuza dek korumak için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz.
    Bu duygu ve düşüncelerle, milli egemenliğimizin simgesi Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 104. kuruluş yıl dönümü ile 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutluyor, bu anlamlı günü tüm dünya çocuklarına armağan eden Cumhuriyetimizin kurucusu Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ü ve kurtuluş mücadelesinde hayatlarını feda eden şehitlerimizi rahmet ve şükranla anıyorum.”

  • Spor Sakarya projesi, Nehrin Çocukları Takımıyla Kenetleniyor

    Spor Sakarya projesi, Nehrin Çocukları Takımıyla Kenetleniyor

    Sakarya Valiliğinin himayelerinde İl Millî Eğitim Müdürlüğü tarafından yürütülen “Spor Sakarya projesi, Nehrin Çocukları Takımıyla Kenetleniyor” etkinliği kapsamında

    öğrencilerimiz ve öğretmenlerimiz; Süper Lig yolundaki Sakaryaspor’umuzun çok önemli üç puan kazandığı Keçiörengücü maçında da tribündeki yerlerini aldılar. Nehrin Çocukları ve Nehrin Öğretmenleri galibiyet sonrası büyük mutluluk yaşadılar.

  • Ahmet Çınar, Enver Çınar ve İsmail Çınar’ın babası Kadir Çınar (76) vefat etti.

    Çınar ailesinin acısı.. Kadir Çınar vefat etti.

    Geyve Gazisüleymanpaşa mahallesinde ikamet eden; ilçemizin saygın esnaflarından Ahmet Çınar, Enver Çınar ve İsmail Çınar’ın babası Kadir Çınar (76) vefat etti.

    Geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybeden Kadir Çınar’ın cenazesi yarın (22 Nisan 2024 Pazartesi) öğle namazını müteakip Geyve Merkez Sinanbey Camii’nde kılınacak cenaze namazının ardından Geyve Eski Mezarlık’ta toprağa verilecek.
    sakarya54.net  olarak; merhuma Allah’tan rahmet, kederli ailesine ve sevenlerine başsağlığı dileriz.

    Ad SoyadKadir Çınar


    Doğum Tarihi04.06.1948


    Ölüm Tarihi21.04.2024


    Defin Tarihi22.04.2024


    MezarlıkGeyve Merkez Mezarlığı-1


    Cenaze CamiGeyve Merkez Cami


    VakitÖğle


    İlçe / MahalleGeyve / Gazi Süleyman Paşa

  • Sakaryaspor sahasında Ankara Keçiörengücünü 2-1  İLE  GEÇTİ

    Sakaryaspor sahasında Ankara Keçiörengücünü 2-1 İLE GEÇTİ

    Sakaryaspor, Trendyol 1.Lidge 31’nci hafta karşılaşmasında sahasında Ankara Keçiörengücü’ni konuk etti. Yeşil-siyahlı ekibimiz rakibini ilk yarıda Del Valle’nin attığı gollerle 2-1 yenerek evinde üst üste 6’ncı galibiyetini aldı.

    Sakaryaspor, Trendyol 1.Lidge 31’nci hafta karşılaşmasında sahasında Ankara Keçiörengücü’ni konuk etti. Yeşil-siyahlı ekibimiz rakibini ilk yarıda Del Valle’nin attığı gollerle 2-1 yenerek evinde üst üste 6’ncı galibiyetini aldı.

    DEL VALLE FARKI
    Trendyol 1.Lidge 31’nci hafta karşılaşmasında Sakaryaspor sahasında Ankara Keçiörengücü’ni konuk etti. Müsabakayı Vali Yaşar Karadeniz de izledi. Mutlak galibiyet parolasıyla sahaya çıkan Sakaryaspor çok da etkili oynamadığı ilk yarıyı 18 ve 45’te Del Valle’nin attığı gollerle 2-0 önde bitirmeyi başardı. Ekibimizde Dino’nun bir golü de ofsayt gerekçesiyle sayılmadı.

    EVDE KAYIP YOK!
    Karşılaşmanın ikinci yarısında Sakaryaspor istediği futbolu ortaya koyamadı. 66’da Melih’in golüyle umutlanan konuk ekip önünde pozisyon üretmekte zorlanan Sakaryaspor ilk yarıda bulduğu golleler sonuca gitti. Sahadan 2-1 galip ayrılmayı başaran yeşil-siyahlı ekibimiz evinde üst üste 6’ncı galibiyetini alarak puanını 54’e yükselterek direkt final iddiasını sürdürdü.

    Ankara Keçiörengücü ile oynadığı  müsabakayı İstanbul Bölgesi hakemlerinden Oğuzhan Uğurlu yönetti

    Müsabakanın VAR Hakemliğini İstanbul Bölgesi hakemlerinden Mert Güzenge, AVAR Hakemliğini ise İzmir Bölgesi hakemlerinden Davut Dakul Çelik yaptı

    SAKARYASPOR: 2 A.KEÇİÖRENGÜCÜ: 1

    STAT: Atatürk

    HAKEMLER: Oğuzhan Uğurlu2 Samet Özkul2 Ferhat Çalar2

    SAKARYASPOR: Cihan1 Oğuz2 Rotman2 Donkor2 Bülent U.2 Hasan2 Murat Cem2 (Dk.86 Samed2) Burak2 (Dk.71 Dimitrov1) Del

  • Köy Enstitüleri kapatılmasaydı, köyler kent olurdu. Kapatıldı, kentler köy oldu!

    Köy Enstitüleri kapatılmasaydı, köyler kent olurdu. Kapatıldı, kentler köy oldu!

    Karabey Aydoğan Eğitim-Sen  Sakarya  Şubesinde Uygarlığın Tuğlası Köy Enstitülerini masaya yatırdı

    Karabey Aydoğan’dan Uygarlığın Tuğlası Arifiye Köy Enstitüsü

    Karabey Aydoğan; eğitim tarihinin en tartışılan ve en ilgi gören Köy Enstitülerinden Arifiye Köy Enstitüsü’nü kılı kırk yaran bir çaba ile önümüze seriyor. Çalışmasında, ‘Enstitü Cenneti’ olarak nitelenmiş Arifiye Köy Enstitüsü destanını, iç içe geçmiş yüzlerce olayı bir roman tadında bileştirerek anlatıyor. “Köy Enstitüleri kapatılmasaydı, köyler kent olurdu. Kapatıldı, kentler köy oldu!”

    1937 yılında, Kocaeli’nin Arifiye köyünde kurulan Köy Eğitmenleri Kursu ile ilk tohumları atılan ve 1940 yılında hayata geçirilen Arifiye Köy Enstitüsü, tıpkı diğer enstitüler gibi işe ve üretime dayalı, bilim-sanat merkezli, bir bütün olarak birey yetiştirmeyi hedefleyen bir eğitim kurumudur.

    Arifiye Köy Enstitüsü sadece eğitim-öğretim verilen ve duvarlardan ibaret bir yapı değildir. Farklı topraklardan, kültürlerden kendi gelenekleri, mirasları, yaşama alışkanlıklarıyla gelen öğrenciler burada edindikleri teorik bilgilerin yanı sıra azımsanmayacak düzeyde bir “hayat bilgisi” edinirler. Geleceğin nice öğrencilerine yol gösterecek, eğitim verecek, onların da hayatlarını aynı ilkeler çerçevesinde kurabilmelerini sağlayacak Atatürk ilkelerine ve Cumhuriyet’in esaslarına bağlı donanımlı birer eğitimci olarak yetişirler.

    Arifiye İlköğretmen Okulu’nda eğitim almış Karabey Aydoğan’ın hazırladığı Arifiye Köy Enstitüsü, başta enstitünün kurucu müdürü Süleyman Edip Balkır olmak üzere, Arifiye’de görev almış, eğitimini burada tamamlamış, ziyaret ya da başka amaçlarla burada bulunmuş pek çok kişinin gerek yazılı gerek sözlü beyanlarından ve çeşitli kaynaklardan yararlanarak geniş bir tablo çiziyor. Kuruluş aşamasından enstitülerin kapatıldığı döneme kadar olan süreci uzun yıllar süren bir araştırmaya, yazılı belgelere ve zengin bir görsel arşive dayanarak inceliyor. Köy enstitüleri projesinin önemine bir kez daha vurgu yaparken, Arifiye özelinde eğitim tarihine ciddi bir katkıda bulunuyor.

    ‘SAYISIZ HABER, BELGE, KİTAP, ANI TOPLADIM’

    – Aynı okulda, Arifiye’de okumuş olmanın mutluluğu ile sorayım. Eğitmenleri ve Uygarlığın Tuğlası Arifiye Köy Enstitüsü kitabını nasıl hazırladınız?

    Köy Enstitüleri’ni ilk kez 1974’te, Arifiye İlköğretmen Okulu’nda okurken duydum. Öğretmen olacaktım. Üniversite ve öğretmenliğim sırasında, bu konuyu araştırmaya başladım. Yeniden İstanbul’a gelince 1989-90 yıllarında da araştırmayı sürdürdüm.

    O sıralarda müzayedelerde enstitü fotoğrafları satılıyordu. Çoğu Arifiye’ye aitti. Fotoğrafları aldıkça heyecanım da arttı. Kütüphanelerde basın taramalarına başladım. Sayısız haber, belge, kitap, anı toplandı.

    Eğitmen Kursları, Köy Enstitüleri’nin başlangıç noktası ve laboratuvarı olmuştu. O konuda belge, yazı ve fotoğraf bulmakta çok zorlandım. Sonunda ilk kitap olarak Arifiye Köy Eğitmenleri Tarihi çıktı.

    Ancak enstitüyü araştırmak uzun yıllarımı aldı. Her yıl çevre illere, ilçelere ve Arifiye’ye gidip geldim. Görüşmeler, yok edilenler, belgeler, anılar anılar…

    – Arifiye Köy Enstitü mezunlarına nasıl ulaştınız?

    Kolay olmadı. Henüz enstitüdeyken adları gazetelere, kitaplara geçenler vardı. Muhittin Yaman, Ahmet Yol, Halime Akyol gibi…

    Kadıköy’deki, bir sahafta, enstitü konulu bir dergi ararken, ilk izi buldum. Sonrasında yaşayan enstitülü öğretmenleri ve öğrencileri buldum, evlerine konuk oldum, toplantılarına katıldım. Birlikte bir koro oluşturup Enstitü türküleri bile söyledik. Başımızda Arifiye’den yetişmiş, opera sanatçısı olmuş Ahmet Yol vardı.

    ‘BİNBİR ZORLUKLA VE MUTLULUKLA KURULDU!’

    – Arifiye Köy Enstitüsü nasıl bir yerdir?

    Tüm Köy Enstitüleri, köylü çocuklarının emekleri ve bir grup yurtsever eğitimci eliyle kurulmuş, benzersiz eğitim yuvalarıdır.

    İnsanı bir bütün olarak geliştiren, mutlu eden, beceri kazandıran, güven veren kurumlardır. Arifiye de bunların içinde, görece şanslı ve en ilgi çekenlerden biridir.

    Enstitüler; köylü çocuklarının emeği ile köye ve köylüye can veren, susanları konuşturan, oturanları yürüten, düşündüren, türkü söyleten, resim yaptıran, hastaları sağaltan, ürettiren, mutlu eden bilinçli ve planlı birer eğitim dizgesidir.

    Arifiye Köy Enstitüsü de bin bir zorlukla, ama bir o kadar da mutlulukla kurulmuştur. Kitap bu büyük öyküyü anlatmaktadır.

    Her işin zevkle ve yarışarak yapıldığı bir yerdir. Kimsenin boş bir zamanı yoktur. Ayakta ise türkü söyler, oyun oynar. Oturuyorsa mandolin çalar. Yatmışsa elinde kitap vardır.

    ENSTİTÜ CENNETİ ARİFİYE!

    – Arifiye için, “Enstitü Cenneti” diye bir niteme kullanıyorsunuz. Gerçekten öyle bir yer midir enstitü?

    Enstitü Cenneti sözünü kullananlar; orada okuyan, üreten mutlu çocuklardır. Yedikleri ekmekleri, meyveleri, sebzeleri, üretenler, balıkçılık, hayvancılık, arıcılık yapanlar, derslikler, yatakhaneler, hamamlar, tarım yapıları gibi büyük işleri başaranlar, sıra, tahta, sandalye, masa, dolap, el aletleri yapanlar onlardır.

    Her okulda okunan kültür dersleri, enstitüde daha uygulamalı olarak verilmektedir. Her öğrencinin öğretmenlik dışında bir mesleği vardır. Yüzmeyi, bisiklet, motosiklet kullanmayı öğrenen, dikiş-nakış bilen ve kendi giysilerini üreten de onlardır.

    Çevrelerinden halkbilim derlemeleri yapan, oyunları, söylenceleri, halk danslarını, türkülerini derleyen, onları yeni formlarda sahnelere, alanlara ve kentlere taşıyan, basının gündeminden düşmeyen de onlardır. Yurt ve dünya klasikleri, mandolinleri ve diğer çalgıları, fırçaları ellerinden düşmeyen onlardır.

    İşte tüm bunları büyük bir zevk, yarış ve mutlulukla yapanlar, kendilerini nasıl çok yönlü geliştirdiklerinin de bilincindedir. Bu nedenle, yarattıkları ve yuva saydıkları enstitüye “Enstitü Cenneti” diyen onlardır. Hani diyesim var: “Destanımızda yalnız onların maceraları vardır.”

    BAŞTA İNÖNÜ OLMAK ÜZERE HERKESİN İLGİ ODAĞIYDI!

    – Arifiye Köy Enstitüsü; basının, çevrenin veya başkalarının ilgisini çekebiliyor muydu?

    Öncelikle Cumhurbaşkanı İsmet İnönü, İsmail Tonguç ve Hasan Ali Yücel olmak üzere; bakanlar, Mülkiyeliler, valiler, kaymakam adayları, diğer Köy Enstitülüler, gazeteciler, çevre halkı büyük ilgi gösterirler.

    Irak’tan, Tayland’dan, Çin’den, İngiltere’den, Amerika’dan pek çok profesör, diplomat, araştırmacı Arifiye’ye gelerek incelemeler yapar. Raporlar verirler. Hatta Irak’ta – Arifiye Köy Enstitüsü örnek alınarak – üç enstitü kurulmaya başlar. Bunların isimleri kitapta vardır.

    VEYSEL’DEN GÜNYOL’A, VELİ’DEN TÜTENGİL’E ARİFİYE…

    Âşık Veysel’in ilk kez geldiği Enstitü Arifiye’dir. Veysel’in ünlü elma bahçesinin fidanları da Arifiye’den yollanmıştır.

    Ülkemizdeki Alman bilim adamları, İstanbul Üniversitesi öğretim üyeleri, isimlerini saymakta zorlanacağım birçok sanatçı Arifiye’ye gelir, kalır.

    Örneğin Eren ve Bedri Rahmi Eyüboğlu, Vedat Günyol, Orhan Veli (Arifiye’ye bir de şiir yazmıştır), Sabahattin Eyüboğlu, Orhan Burian, Hıfzı Veldet Velidedeoğlu, Cavit Orhan Tütengil bunlardan bazılarıdır. Gelenlerin gözlemleri, özellikle konserlerle ilgili izlenimleri okunmaya değerdir.

    Yerel ve ulusal basında, Arifiye Köy Enstitüsü kadar adından söz ettiren kurum azdır. Kocaeli Türkyolu, Vatan, Cumhuriyet, Akşam gibi gazetelerde Arifiye sıkça haber olur.

    Dahası, 31 Temmuz 1944 günü İstanbul’daki tüm gazetelerin yetkilileri ile Ankara’dan da Ulus gazetesi adına Falih Rıfkı Atay, Bakan Hasan Ali Yücel ve İsmail Tonguç eşliğinde, bir trenle Arifiye Köy Enstitüsü’ne gelir ve bir gece de kalırlar. Benzer bir olay, hiçbir enstitüde yoktur.

    Uygarlığın gerçek anlamda yeşerdiği yerlerdir, Köy Enstitüleri. Arifiye’de onlardan biridir.

    – Ruhi Su’nun öğrencisi olduğunuzu biliyorum. Onunla ilgili veya başka çalışmalarınız var mı?

    Ruhi Su, Âşık Veysel, müzik eğitimi, eğitim ve Köy Enstitüleri konularında araştırmalarım sürüyor.

  • 59. CUMHURBAŞKANLIĞI TÜRKİYE BİSİKLET TURU BAŞLADI

    59. CUMHURBAŞKANLIĞI TÜRKİYE BİSİKLET TURU BAŞLADI

    BÜYÜK ORGANİZASYONA 14 ÜLKEDEN 25 TAKIM VE 172 SPORCU KATILIYOR

    TOPLAM UZUNLUĞU 1.188 KİLOMETRE OLAN TUR 2024, 28 NİSAN PAZAR GÜNÜ İSTANBUL-İSTANBUL ETABI İLE SON BULACAK

    134.7 KİLOMETRELİK ANTALYA-ANTALYA ETABINI DSM-FIRMENICH POSTNL TAKIMINDAN FABIO JAKOBSEN KAZANDI

    TUR’UN İKİNCİ VE EN UZUN ETABI OLAN 190,6 KİLOMETRELİK KEMER-KAŞ (KALKAN) PARKURU YARIN KOŞULACAK

    GENEL FERDİ KLASMANDA İLK SIRAYI ALAN FABIO JAKOBSEN YARINKİ ETAPTA TURKUAZ MAYOYU GİYECEK

    Türkiye’nin en prestijli organizasyonlarından biri olan Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Tur’unun 59’uncusu 134,7 kilometrelik Antalya-Antalya etabı ile başladı. Büyük çekişmeye sahne olan etabı DSM-Firmenich PostNL Takımı’ndan Fabio Jakobsen 2 saat 56 dakika 31 saniye ile kazandı. TUR’a yarın 190,6 kilometrelik Kemer-Kaş (Kalkan) etabı ile devam edilecek. Turkuaz mayoyu etabın birincisi Fabio Jakobsen giyecek.

    YARIŞIN CEREYANI

    14 ülkeden 25 takımın iştirak ettiği bu büyük organizasyona 172 sporcu katılıyor. Saat 10.25’te Düden Parkı önünden verilen startla yarış başladı. İlk beş kilometre toplu geçildi. Havaalanı Caddesi katedilirken herhangi bir kaçış grubu oluşmadı. Belek Köprübaşı Caddesi’ne kadar peloton çok da hızlı olmayan bir tempoda yarışı götürdü.

    YEDİ KİŞİLİK KAÇIŞ GRUBU

    49,7. kilometrede etabın ilk sprint prim kapısı geçildi. BBH takımından Jambalijamts Saimbayar kapıyı birinci geçti. Mazowsze Serce Polski Takımı’ndan Tomasz Budzinski ikinci, Novo Nordisk takımından Filippo Ridolfo üçüncülüğü elde etti. Kapı geçildikten sonra kaçış grubu tempoyu yavaşlatınca peloton arayı kapatıp farkı 1 dakikanın altına indirdi.

    GÜNEŞ İYİCE YAKMAYA BAŞLADI

    Saatlerin 12.00’yi gösterdiği sırada parkur iyice ısındı. Sporcular rüzgârsız havada ve gittikçe artan bir sıcaklıkta pedal çevirirken epey zorlandılar. Bu da zaman zaman temponun düşmesine neden oldu. Bu arada temponun düşmesinden sonra kaçış grubu bir sporcu eksildi. Yeni zaman farkı 1 dakika olarak verildi.

    DÜZ PARKURDA FAZLA ATAK OLMADI

    Genelde starttan sonra parkurun düz olması da yarış cereyanını etkiledi. Bu nedenle peloton fazla parçalanmadı. 172 sporcu bu görüntüde kendisini finişe saklamayı tercih ediyor gibi gözüktü. Kaçış grubunda bulunan Sakarya Takımı’ndan Emre Yuca yedi kişilik kaçış grubundan kopunca pelotona yakalanmış oldu. Kurşunlu Şelalesi geçilirken kaçış grubu ile peloton arasında fark stabil olarak kaldı. Fark 1 dakika 43 saniye olarak ölçüldü. Spor Toto takımından Mehmet Kanat da kaçış grubuna katıldı.

    HIZ, GÜNEŞE RAĞMEN 55 KM’YE ÇIKTI

    Daha önce fazla tempo yapmayan peloton ve kaçış grubu finişe 47 kilometre kala hızını artırdı. Yeni ölçümle sporcuların saatte 55 kilometre hıza ulaştığı bilgisi verildi.

    TIRMANIŞ PRİM SONUÇLARI

    Finişe 43,3 kilometre kala dördüncü kategoriden puan veren tırmanış prim kapısı geçildi. Mazowsze Serce Polski Takımı’ndan Michal Pomorski çizgiyi ilk geçen sporcu oldu. Polonyalı sporcu yarınki Kemer-Kaş (Kalkan) etabında Dağların Kralı adı verilen Kırmızı mayoyu taşımaya hak kazandı. Prim kapısını ikinci geçen Burgos-BH takımından Jambaljamts Sainbayar oldu. Zaman farkı Türkiye Güzellikleri kapısına yaklaştıkça iyice düştü ve 25 saniye olarak verildi. Ve beklenen oldu, kaçış grubu ile peloton birleşti.

    TÜRKİYE GÜZELLİKLERİ PRİM KAPISI SONUÇLARI

    Etabın son prim kapısı finişe 19.6 kilometre kala geçildi. Türkiye Güzellikleri prim kapısı sonuçları şöyle oluştu…

    1-Vinzent Dort (Bike AID)

    2-Paul Wright (Rembe Sauerland)

    3- Ramazan Yılmaz (Adria Mobil)

    Kapı geçildikten sonra Ravitayman (Yemek arası) sona erdi. Peloton toplu halde finişe hızlı bir tempoyla pedal bastı.

    SON METRELER YİNE NEFES KESTİ

    Finişe son 10 kilometrede pelotonda kopma görülmedi. Yavaş yavaş sprinterleri koruma altına alan takım arkadaşları onları finişe hazırlamaya başladı. Yine nefes kesen bir finişe hazır olmak için izleyiciler bariyer dibinde yerlerini aldı. Peloton finişe toplu geldi. Son 50 metrede muazzam bir atak yapan Jakobsen etabı birinci olarak bitirdi.

    MAYOLAR SAHİPLERİNİ BULDU

    Turkuaz mayoyu Fabio Jakobsen’e Türkiye Bisiklet Federasyonu Başkanı Emin Müftüoğlu ve Spor Genel Müdürü Veli Ozan Çakır teslim etti.

    Yeşil mayoyu Fabio Jakobsen’e Antalya Spor ve Gençlik il müdürü Yavuz Gürhan teslim etti.

    Kırmızı mayoyu Michal Pomorski’ye bisiklet Federasyonu Başkanvekili Fikri Hayali teslim etti.

    Beyaz mayoyu Vinzent Dort’a Türkiye Bisiklet Federasyonu Başkanı Emin Müftüoğlu teslim etti.

    PAZAR GÜNÜ İSTANBUL’DA BİTİYOR

    Toplam uzunluğu 1.188 kilometre olan ve sekiz gün sürecek olan yarış, 28 Nisan Pazar günü koşulacak İstanbul-İstanbul etabı ile sona erecek ve bu yılın şampiyonu Turkuaz mayonun sahibi olacak.

  • MİLYONLARCA KİŞİ KARNAVAL İÇIN ADANA’DA BULUŞTU

    MİLYONLARCA KİŞİ KARNAVAL İÇIN ADANA’DA BULUŞTU

    Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamına dahil edilen “Nisan’da Adana’da 12. Uluslararası Portakal Çiçeği Karnavalı” sona erdi… Yüz binlerce Adanalı ile yurt içinden ve yurt dışından gelenler sokaklarda sabahlara kadar eğlendiler…

    MİLYONLARCA KİŞİ KARNAVAL İÇIN ADANA’DA BULUŞTU

    Bu yıl 12. kez düzenlenen ve 1.5 milyona yakın kişinin sokaklarda kutladığı Nisan’da Adana’da-Uluslararası Portakal Çiçeği Karnavalı çok sayıda eğlenceli ve kültürel etkinliğin ardından sona erdi. Karnaval için Adana’ya gelen yerli ve yabancı turistler hafta sonunda sokakları doldururken, caddelerde yürümek zorlaştı, trafik durma noktasına geldi. Karnaval’a yurt içinden ve yurt dışından yaklaşık 200 bine yakın kişinin de geldiği belirtiliyor. Adanalıların da katılımıyla Karnaval 12’inci yılılnda rekor bir katılımla düzenlendi.

    Yüz binlerce kişinin caddeleri ve evlerinin balkonlarını doldurduğu kostümlü kortej geçişinden sonra Adana Valisi Dr. Yavuz Selim Köşger, Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ve Karnaval’ın Fikir Önderi Toyota Türkiye CEO’su Ali Haydar Bozkurt’un katıldığı resmi açılış töreni, çalınan gong ile Cumartesi akşamı gerçekleşti. Törenin ardından sahne alan Gazapizm on binlerce kişiye unutamayacakları bir konser verdi.

    Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Türkiye Kültür Yolu Festivali kapsamına da dahil edilen Nisan’da Adana’da Uluslararası Portakal Çiçeği Karnavalı’nda 13 Nisan’dan bu yana yüzlerce etkinlik gerçekleştirildi. Gencinden yaşlısına herkesin kendinden bir şeyler bulduğu etkinliklerde bir arada eğlenen Karnaval dostları mükemmel bir hafta sonu yaşayarak adeta uyumadı.

     

    Bozkurt: “Karnaval,herkese iyi geldi”

    Karnaval Komitesi Başkanı ve Toyota Türkiye CEO’su Ali Haydar Bozkurt, bu yıl 12’incisini düzenledikleri Uluslararası Portakal Çiçeği Karnavalı, dostluk ve kardeşlik ortamını sağlamak adına çok önemli bir misyon üstlendiğini belirterek “12’inci yılında yine yüz binlerce insan bu güzel kentte buluştu ve birlikte eğlendi. Buna ihtiyacımız vardı ve Karnaval’ın herkese iyi geldiğini düşünüyorum. Şimdi hedefimiz daha da büyük. Bundan sonraki Karnaval’da dünyanın bütün ülkelerinden çocukların Adana’ya geldiği bir Karnaval hayal ediyoruz. Önümüzdeki süreçte bununla ilgili çalışmalarımız olacak. Nisan’da Adana’da olmanın güzelliğini anlatmaya odaklanacağız. Sadece bir hafta değil Nisan ayının tamamında Adana’nın gezilmeye değer olduğunu anlatacağız” dedi.

    Karnaval’da Neler Yaşandı?

    13 Nisan’da başlayıp 21 Nisan Pazar günü sona eren Karnaval’da çok sayıda eğlenceli etkinliğin yanı sıra kültürel ve sanatsal aktiviteler ile birlikte ilgi çekici projeler de yer aldı.

    Merkez Park ve Atatürk Parkı’nda kurulan konser sahnelerinde de popüler sanatçılar performanslarını 13-21 Nisan arasındaki 9 gün boyunca sergilerken, 30’dan fazla noktada birbirinden renkli etkinlikler gerçekleştirildi. Merkez Park’ta, Murat Boz, Haluk Levent, Ferhat Göçer, Gökhan Tepe, Fatma Turgut, Emir Can İğrek, Köfn, Mert Demir, Atatürk Parkı’nda ise Gece Yolcuları, Ahmet Baran, Kafadar başta olmak üzere birçok farklı isim ve grup sahne aldı. İsmail Altunsaray ile Öykü Gürman da Atatürk Parkı’nda Neşet Ertaş türküleriyle seyircilerin karşısına çıktı.

    Karnaval’ın kültürel etkinlikleri arasında yer alan uluslararası platformlarda eserleriyle büyük başarılara imza atan Refik Anadol’un “Makine Halüsinasyonları: Mercan Rüyaları” veri heykeli Anıt Müze’de, yapay zeka algoritması kullanarak üretilen “Atatürk Kültür Yolunda” adlı eser Tren Garı’nda sergilendi. Adana Müze Kompleksi’nde ayrıca özel olarak hazırlanan ‘’Matraki: Bir Osmanlı Yıldızı’’ sergisine de ev sahipliği yaptı. Sanatını organik kavramı üzerine kurgulayan Fulya Alışır’ın “Arayış” adını verdiği sergisi, Tarım Müzesi’nde sunulurken, Güvenç Özel’in 18 metrelik “Holoflux” adlı dijital heykeli, Merkez Park’ta sanatseverle buluştu.

    Devlet Tiyatroları da Karnaval’daydı

    Ramazanoğlu Kültür Merkezi ile 01 Burda PGM, Devlet Tiyatrolarının kapalı gişe eserlerine ev sahipliği yapacak. Bunlar; “Kadınlar, Filler ve Saireler”, “Majestik”. “Radyo-yu Hümayun”, Yüzleşme” ve “Lobotomobilin Üç Seferi” adlı oyunlar oldu.

    Merkez Park’ta, dokuz gün boyunca içinde birbirinden renkli aktivitelerin, atölye çalışmalarının, sahne gösterilerinin, tiyatroların, oyun alanlarının ve daha birçok etkinliğin yer aldığı “çocuk köyü” de kuruldu. 01 BURDA PGM Kortej Kostümleri Tasarım Yarışması, Adana Müzesi “Ediz Hun” Söyleşisi, Portakal Çiçeği Karnaval KoşusuPortakal Çiçeği Su KortejiRengarenk Fest“Türkan Şoray ve Şoray Uzun” Söyleşisi de büyük ilgi gördü.

    “Nisan’da Adana’da-12. Uluslararası Portakal Çiçeği Karnavalı’nın” en leziz etkinikleri arasında öne çıkanı “Portakallı Lezzetler Yarışması” amatör ve profesyonel aşçıların büyük çekişmesine sahne oldu. Renkli görüntülerin yaşandığı yarışmaya 3 kategoride 45 kişi katıldı

  • Kutup Şirketler Grubu’nun 70. Yılın İlk Hediyesi Tekne Oldu

    Kutup Şirketler Grubu’nun 70. Yılın İlk Hediyesi Tekne Oldu

    Kutup Şirketler Grubu’nun 70. Yılın İlk Hediyesi Tekne Oldu

    Kutup Şirketler Grubu Deniz Tutkunları ve Maceraperestlerin İlgisini Çeken Bir İlke Daha İmza Attı…

    Geçtiğimiz senelerde yaptığı çekilişlerle müşterilerine 4 adet Koleksiyonluk Klasik Otomobil hediye eden Kutup Şirketler grubu şimdi de Marin Boat Cabrio Tekne’yi çekilişle talihlisine kazandırdı.

    Sevilay Zeytun’un sunumu ve Joker Ajans modellerinin uğurlu elleriyle kâsedeki toplardan çekiliş yetkililer huzurunda gerçekleştirildi. Şanslı kişi ve kişiler, Kutup Pazarlama ve Ticaret A.Ş. Genel Merkezi’nde Milli Piyango İdaresi ve Noter yetkilileri huzurunda yapılan çekiliş ile de böylece belirlenmiş oldu.

    HALKIN HUZURUNDA ŞEFFAF VE CANLI BİR ÇEKİLİŞ

    Kurulduğu günden bu yana müşteri memnuniyetini temel misyon olarak benimsemiş olan Kutup Şirketler Grubu, sunduğu çekiliş fırsatları sayesinde birçok müşterisine farklı ürünler hediye ederek her zaman sektöre öncülük etmeye devam ediyor. Kutup Şirketler grubunun 70. Yılına özel verdiği büyük hediyelerin ilki deniz tutkunları ve maceraperestlerin ilgisini üzerine çeken MarinboatCabrio Tekne oldu… Ayrıca Halkın huzurunda şeffaf ve canlı bir şekilde gerçekleştirilen organizasyonda, büyük hediye çekilişi sonrası birbirinden özel 20 adet ürün (5 adet Tefal Marka Tost Makinası, 5 adet Tefal Marka Buharlı Ütü, 5 adet Tefal Marka Çay Makinası ve 5 adet Fakir Marka Rody Dikey Süpürge) talihlileriyle buluştu.

    ANKARALILAR TARAFINDAN YİNE YOĞUN İLGİ GÖRDÜ

    Yönetim Kurulu Üyesi; Sayın Serhan KIZILMEŞE ile İdari, Mali İşler ve Finans Koordinatörü; Ali EREN, yaptıkları ortak açıklamada; “Kutup Şirketler Grubu’nun sosyal medya hesaplarından canlı olarak yayınlanan çekiliş, Ankaralılar tarafından yine yoğun ilgi gördü. 1 milyonun üzerinde başvurunun yapıldığı çekilişte, çekiliş fanusu ve toplarının Milli Piyango İdaresi ve Noter yetkilileri tarafından kontrolünün ardından, ilk olarak Marin Boat Cabrio Tekne ve tekne taşıma aracının çekilişi yapılarak talihlisini buldu.  Öncelikle 1 milyonun üzerinde başvurunun yer aldığı tekne çekilişimize katılan tüm müşterilerimize, tüm Ankaralılara, Şirket Genel Koordinatörümüz Taylan KAPLAN ve ekibine gösterdikleri özen ve ilgi için teşekkür ederiz. Tekne, Tekne Taşıma Aracı ve beraberindeki birbirinden özel 20 hediye için, 21 Asil ve 21 Yedek talihli olmak üzere toplamda 42 çekiliş gerçekleştirdik. Eğer bu çekilişe katılamadıysanız hiç üzülmeyin. Kutup sosyal medya hesaplarımızı takip ederek 70. Yılımıza özel kampanyalardan, sürpriz hediyelerden ve bir sonraki çekilişimizden haberdar olabilirsiniz. Alışverişlerinizde Kutup mağazalarımızı tercih etmeyi unutmayın” dediler…

    KUTUP’TA SÜRPRİZLER DEVAM EDECEK

    Eğlenceli görüntülere ev sahipliği yapılan çekilişte Kutup Şirketler Grubu 70. Yılına özel vereceği 2. Büyük hediyesinin, Ülkemizin Yerli ve Milli Gururu TOGG markasının T10X Modeli Anadolu Rengi Elektrikli Otomobil olduğunu açıkladı.

  • Bahar Moduna Geçişinizi Kolaylaştıracak Beslenme Önerileri

    Bahar Moduna Geçişinizi Kolaylaştıracak Beslenme Önerileri

    Bahar Moduna Geçişinizi Kolaylaştıracak Beslenme Önerileri

    Bahar geldi doğada çiçekler açtı. Bu dönemde doğa değişirken bize de vücudu ve bağışıklık sistemimizi bahar moduna alma konusunda işaret veriyor. Peki, bu konuda destek verecek doğal kaynaklar neler? Uzman Diyetisyen Nilay Keçeci Arpacı bahar aylarında sağlığımızı koruyacak ve vücut enerjimizi artıracak beslenme önerilerini sıralıyor.

    “Metabolizmayı yavaşlatan şeylerden uzak dur”

    Herkesin dönem dönem metabolizmasında yavaşlamalar olur. Özellikle mevsim geçişlerinde bu durum daha sık gözlemlenebilir. Bu nedenle metabolizmayı daha yavaşlatabilecek yiyeceklerden bu dönemde uzak durmak gerekir. Örneğin vücudunuzu susuz bırakmayın. Su içeriği yüksek salatalık gibi besinleri tercih edin. Tuz fazla tüketmeyin; ama tuz kullanacaksanız da seçiminiz iyotlu tuz olsun. İyotsuz tuz kullanmayın. Katı ve tek tip beslenme içerikli diyetlerden uzak durun. Yeterli ve dengeli beslenmezseniz metabolizmanız yavaşlar. her şeyin fazlası zarar olduğunu unutmayın. Rafine şeker, laktoz, pirinç, makarna, işlenmiş etler, kızarmış sebzeler, dondurulmuş gıdalar, aşırı kafein, şerbetli tatlılar, tuzlu atıştırmalıklar bunların hepsi fazla tüketildiği takdirde metabolizmanızı yavaşlatabilir.

    “Günde en az 5 farklı besin tüket”

    Sağlıklı bir yaşam için çeşitli beslenmenin önemi tartışılmaz bir gerçek. Dengeli ve yeterli beslenme planımız her çeşit temel besin öğesini içermelidir. Kısacası protein, yağ, karbonhidrat, vitamin ve mineraller beslenme planınızda sıklıkla yer almalıdır. Bu besinlerin görevi, vücudumuzun fonksiyonlarını yerine getirebilmesi için gerekli olan enerjiyi sağlamaktır. Ve her birinin de farklı fonksiyonlara etki ettiği düşünüldüğünde besin çeşitliliğinin önemini bu noktada anlıyoruz. Sabah, öğle, akşam ve ara öğünlerinde bu besin gruplarındaki besinlerden tüketmek hem genel sağlığımız hem de günlük enerjimiz için gereklidir.

    “Doymak için yeme sağlık için ye!”

    Havalar ısındıkça daha çok hareket edip ve daha çok enerji harcarız. Bu da daha sık acıkma ve daha çok yeme davranışına dönüşebilir. Karnınız acıktığında ve enerji lazım olduğunda “ne bulursam yerim yeter ki karnım doysun” düşüncesinde olmayın. Enerji verirken aynı zamanda sağlığınıza sağlık katacak besinleri tercih edin. Çünkü açlığınızı giderip, kısa süreli enerji veren gıdalar yine sizi aynı hızla acıktıracaktır. Bu da fazla kalori ve kilo alma ile size geri dönebilecektir. Daha uzun süre tok tutacak yumurta, yulaf gibi besinler beslenme planınızda daha çok yer alsın. Ara öğün tüketmeye dikkat ederseniz ani açlık krizleri yaşanmayacak duruma gelir. Genel olarak yeme farkındalığında olun. Yavaş, dikkatli ve seçici beslenme tarzını benimseyin. Küçük lokmalarla yemek yiyin ve yemeklerin tadının, aromasının farkına varmaya çalışın. Yemeklerinizi yerken iyi çiğneyin. Her besinin tadını iyice hissedin ve doyma hissine ulaşın. Ve mümkünse yemek yerken çevrenizdeki herhangi bir kişi ya da bir şey ile iletişimde olmayın ve sadece yemek yemeye vakit ayırın.

    “Bahar yorgunluğuna karşı bol su ve kaliteli uyku”
    Bahar aylarında sıvı tüketimi kişiden kişiye değişse de ortalama 2 litre kadar olmalıdır. Az su tüketilmesi metabolizma hızını etkiler ve bu sizi kilo alma ile karşı karşıya bırakabilir. Yine günlük sıvı ihtiyacının karşılanmaması günlük enerjiyi de etkiler. Vücut susuz kaldığı için gün içerisinde kendinizi yorgun ve halsiz hissedebilirsiniz. Bunun için diğer içilen sıvılar dikkate alınmadan su tüketimi 2 litre kadar olmasına dikkat edin. Su kadar düzenli ve kaliteli uyku da aynı şekilde vücudumuzu etkiler. Kaliteli ve düzenli uyku; organlarımızı, metabolizmayı, bağışıklık sistemini, büyüme ve gelişme hormonlarını etkiler

  • Güzel Parti Genel Başkanı Akbulut’tan Zeybekci’ye tepki

    Güzel Parti Genel Başkanı Akbulut’tan Zeybekci’ye tepki

    NEREDE KALDI İNSAFINIZ VE VİCDANINIZ?

    Güzel Parti Genel Başkanı Hüseyin Akbulut, Filistin’de masum insanları öldüren İsrail ile ticaretin devam etmesi gerektiğini savunan Nihat Zeybekci’ye “Nerede kaldı insafınız ve vicdanınız?” diye sordu. Akbulut, parayı İslam dininden ve Müslüman halktan daha önemli gören insanları Müslüman olarak kabul etmediklerini söyledi.

    Güzel Parti Genel Başkanı Hüseyin Akbulut, “Eyvallah, İsrail’in Müslümanlara yaptığı bebek katliamını nefretle kınıyoruz. Ama diğer taraftan da İsrail 6 satıp 1 aldığımız bir ülke” diyerek İsrail ile ticaretin devam etmesi gerektiğini savunan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Nihat Zeybekci’yi sert sözlerle eleştirdi.


    110 gündür İsrail’in orantısız güç kullanarak kadın, çocuk demeden soykırım ve katliam uygulayan İsrail ile Türkiye arasındaki ticaret ilişkilerinin devam ettiğini ifade eden Akbulut, şunları söyledi: “Suya hasret kalmış uçakla havadan atılan yiyecekleri toplayıp yemeye çalışan Filistin halkı. Diğer yandan hiçbir ülkenin ambargo uygulamadığı İsrail her türlü ihtiyaçları karşılanarak zavallı Filistin halkını katlediyor. Türkiye bu zamana kadar ticareti devam ettirmiş, İsrail’in bütün ihtiyaçlarını karşılamış. Müslüman Türk halkının tepkisini çekene kadar AK Parti özellikle sandıkta yenilgiyi görünce ticareti durdurma kararı almıştı. Bu karar AK Parti içinde çatlak seslerin çıkmasına sebep verdi. Çünkü Ak Partililer için ölen Müslüman’mış, kadınmış, çocukmuş hiç önemli değil. Onlar için varsa yoksa para para para! Bu paraları mezara mı getireceksin Nihat Zeybekçi ve İsrail ile ticareti kesmeyen diğer ahlaktan yoksun tüccarlar nerede kaldı sizin imanınız? Nerede kaldı insafınız ve vicdanınız? Öbür dünyada tabii inanırsanız ki biz sizin inandığınıza da inanmıyoruz Hazreti Peygamber Aleyhisselam’ın yüzüne nasıl bakacaksınız? Yoksa ticaretten kazandığınız para ile öbür dünyada da makam mevki mi satın alacağınızı düşünüyorsunuz? Biz böyle düşünen parayı İslam dininden ve Müslüman halktan daha önemli gören insanları Müslüman olarak kabul etmiyoruz. Çok güzel bir söz vardır derler ki bu insan Müslüman değil ama o kadar ahlaklı ki Allah ona İslamiyet’i nasip etsin. Yine çok güzel bir söz vardır ya bu insan da Müslüman mı İslam dinine hiç yakışmıyor.”