Zeytinin sökülüp taşındığında başka yerde tutunmasının bir garantisi yok

Zeytin ağaçlarının taşınması tam bir aldatmaca
ZMO İzmir Şube Başkanı Dr. Hakan Çakıcı “Zeytinin sökülüp taşındığında başka yerde tutunmasının bir garantisi yok. Yasa teklifinde bahsi geçen 82 bin ağacı nasıl söküp nereye dikeceğiz” diyor.
Ramis Sağlam
İzmir — Enerji ve madencilik faaliyetlerini hızlandırmayı amaçlayan torba yasa teklifi Meclis Sanayi Ticaret Enerji Tabii Kaynaklar Komisyonunda geçtiğimiz hafta 26 saat süren tartışmaların ardından geçti. Kanun teklifinin 24 Haziran Salı günü Meclis Genel Kuruluna gelmesi bekleniyor.
Meclise getirilecek değişiklikle, acele kamulaştırma kararları ile özel mülkiyet hakkı ihlal edilirken, köylünün tapusu gasbediliyor. Yine değişiklikte ön plana çıkan başka bir nokta ise “kaçak” enerji yatırımlarına imar affı getirilmesi. Başta zeytinlikler ve tarım arazisi olmak üzere milli parklar, korunan alanlar, sit alanları, sulak alanlar, yaban hayatı koruma ve geliştirme sahaları da enerji ve madencilik yatırımlarına açılacak.
Türkiye zeytin üretiminde en yüksek payı olan ilk beş ülke arasında yer alırken, dünyadaki zeytinlik alanların yüzde 8.3’üne sahip. Yasanın tarıma yansımalarının neler olacağını konuştuğumuz Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) İzmir Şube Başkanı Dr. Hakan Çakıcı, zeytinliklerin 3573 sayılı Zeytin Yasası’yla korunduğunu ancak AKP’nin iktidara geldiği 2002 yılından bu yana yasayı, yönetmelik değişikliği ile 11 kez gündeme getirdiğini söyledi.
‘Tüm tarım alanları etkilenecek’
Zeytinliklerin Türkiye’deki tarım alanlarının yüzde 3’ünü oluşturduğunu söyleyen Çakıcı, 190 milyona yakın zeytin ağacının olduğunu söyledi. Çakıcı, “Zeytinlik alanlar genellikle doğal bitki örtüsü formunda yamaç arazilerde orman alanlarla içi içe ya da sınır durumdadır. Bu yasanın 11. kez gündeme gelmesinin nedeni, ormanlık alanda maden faaliyeti izni alınırken Zeytin Kanunu nedeniyle sınırlanıyor. Bunu gerek kamu yararı gerek ÇED gerekli değil kararları ile baypas etmeye çalışanlar için zaman kaybı olarak görülüyor” dedi.
Yapılacak düzenlemenin geçmesi durumunda sınırlamaların ortadan kalkacağına dikkat çeken Çakıcı, “Yasal düzenlemeyle sadece zeytinlik alanlar değil bütün tarım alanları ve ekolojik çevre etkilenecek. Yasada 82 bin ağaç etkilenecek diye bir savunma var. Neye göre hesaplandı bilemiyoruz. Bahsettiğim yamaç araziler olabilir ama bununla sınırlı kalmayacağı şüphesiz. Yamaç arazilerinde ekolojik dengenin bozulması, başta yüzey ve yer altı su dengesini de bozacaktır” ifadelerini kullandı.
Zeytin ağaçlarının sökülüp taşınmasının ise tam bir kandırmaca olduğunu dile getiren Çakıcı, “Zorunlu koşullarda uygun bir şekilde sökülüp taşınırsa başka yerde tutunabiliyor. Ama bunun bir garantisi yok. Yasa teklifinde bahsi gecen 82 bin ağacı nasıl hangi hassasiyetle söküp nereye dikeceğiz? Buğday üretmek zorunda olduğumuz başka bir tarım alanına mı? Yoksa madencinin ilerde talip olacağı bir komşu yamaca mı taşınacak?” diye sordu.
‘Kamu yararı madenler değil, gıda güvenliğimizdir’
Geçmiş madencilik taahhütlerinin hiçbirine birkaç örnek dışında uyulmadığını ifade eden Çakıcı, “Zaten teknik ve ekonomik olarak da maksimum kârlılığı esas alan bir sektörden kamu yararı beklemek gerçekçi değildir. Zeytin Kanunu ve Anayasa’mıza aykırı bu yasanın TBMM’den geçmemesi için uğraşmaya devam edeceğiz. Hukuki anlamda üstün kamu yararı madenler değil, gıda güvenliğimizdir. Halkın sağlıklı yeterli gıdaya ekonomik olarak ulaşmasını sağlayabilmek için tarım alanlarımızı, zeytinliklerimizi korumalıyız” dedi.
Kamu yararı ve ÇED süreçleri baypas ediliyor
Yasa değişikliği neler getiriyor;
-
Sahadaki zeytin ağaçlarının taşınmasının Tarım ve Orman Bakanlığının iznine bağlandığı ve ağaçların kesilmeyeceği belirtiliyor. Ancak “Elektrik ihtiyacını karşılamak üzere yürütülen madencilik faaliyetlerinin” zeytinlik alanlarına denk gelmesi durumunda “Zeytin sahasının madencilik faaliyeti yürütülecek kısmının taşınmasına” Bakanlık tarafından izin verilebilecek
-
Çevre etki değerlendirme (ÇED) mevzuatı etkisiz hale getiriliyor. Şirketlere kolaylık olsun diye ÇED süreçler kısaltılıyor. ÇED süreçleri şirketler yerine Maden ve Petrol İşler Genel Müdürlüğü (MAPEG) tarafından yürütülüyor. ÇED kararı olmadan diğer izin ve ruhsatlar için başvuru yapılabiliyor.

BENZER HABERLER


