Kategori: Gezi
Sakarya gezilecek yerler
-
Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Turizm Fakültesi öğrencileri Ali Fuat Paşa Kuvayı Milliye Müzesini ziyaret ettiler
Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Turizm Fakültesi öğrencileri Türkiye’nin ilk cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk ile Harp Okulu yıllarında sınıf arkadaşı, 6. Türkiye Büyük Millet Meclisi başkanı ,Türkiye Cumhuriyeti Ulaştırma Bakanı,Türkiye Cumhuriyeti Bayındırlık Bakanı,Türkiye Büyük Millet Meclisi 1., 2., 4., 5., 6., 7., 8., 9., 10. ve 11. Dönem Milletvekili Ali Fuat Cebesoy kabri başında dualar ettiler. Ali Fuat Paşa Kuvayı Milliye Müzesini ziyaret ettiler
Kuvayı Milliye Müzesi’nde Kurtuluş Savaşı’na dair birçok tarihi eseri yerinde inceleyen öğrenciler,
23 Eylül 1882 tarihinde Salacak, İstanbul’da doğdu. Babası, sonradan Türkiye’nin ilk bayındırlık bakanı olan Sökeli İsmail Fazıl Paşa idi. Annesi Zekiye Hanım ise 93 Harbi’nde Tuna Orduları Umum Kumandanı olan Müşir Mehmet Ali Paşa’nın kızıdır. Ali Fuat Cebesoy aynı zamanda şair Nâzım Hikmet’in akrabasıdır. İlk öğrenimini Erzincan Askeri Rüştiyesinde, orta öğrenimini İstanbul, Kadıköy’deki Saint Joseph Lisesi’nde gördü. Babasının gönülsüzlüğüne rağmen 13 Mart 1899’da Harp Okulu’na girdi, orada Mustafa Kemal ile aynı sınıfta öğrenim gördü. Selanikli olan Mustafa Kemal, İstanbul’da Ali Fuat’ın ailesinin yanında kalıyordu. 1902 yılında Harp Okulu’nu bitirdi; 11 Ocak 1905 tarihinde Harp Akademisi’nden sekizinci olarak mezun oldu.
Ali Fuat Bey, askerlik yaşamına Beyrut’ta süvari alayında başlamış, 20 Haziran 1907’de ise topçu eğitimini tamamlamıştır. Bu tarihte kıdemli yüzbaşı olduktan sonra, Sisam adasının Karaferye bölgesinde ortaya çıkan bir isyanı bastırmakla görevlendirilmiştir. Ali Fuat Bey’in askerlik yaşamı; 1908’deki Roma Askerî Ataşeliği dışında çok hareketli geçti. İtalyanların, Osmanlı toprağı olan Trablusgarp’ı işgal ettiği tarih olan 1911 yılına dek Roma Askeri Ataşeliği görevini yürütmüştür. Hatta, 1910 Ağustos ayında İtalyan ordusunun düzenlediği manevraları takip eden Ali Fuat Bey, bu durumu Genelkurmaylığa rapor etmiştir. Ardından Rumeli’de görevine devam etti ve burada İttihat-Terakkî Cemiyeti mensuplarıyla bağlantı kurdu ve bu cemiyete üye oldu
1912’de Birinci Balkan Savaşı başladığı sırada Binbaşı Ali Fuat, önce Karadağ’a karşı konuşlanan kolordunun, 29 Eylül 1912’de ise Yanya kolordusunun kurmay başkanlığına getirildi. 23. Tümen’e de vekâleten komuta etmekteydi. Balkan Savaşları sırasında Pisani tepesini korumakla görevlendirilmiş, muharebe esnasında kalçasından ağır yaralanmıştır. Lojistik ve yiyecek sıkıntısı içindeki Yanya Kalesi’nin, 6 Mart 1913’te Esad Paşa tarafından Yunanlara teslim edilmesi üzerine savunmanın devam ettiği Pisani tepesi de teslim alınmıştır. Bir anlamda esir düşen ve tedavisi Atina’nın Kifisya bölgesinde yapılan Ali Fuat Bey, bu sebeple İkinci Balkan Savaşı’na katılamamıştır. 1 Mart 1914’te ise Birinci Balkan Savaşı’na katkıları sebebiyle rütbesi Kaymakamlık (Yarbay)’a yükseltildi. I. Dünya Savaşı’nın başında tümen komutanı olarak katıldığı Kanal Harekâtı’nda büyük başarılar gösterdi. Cemal Paşa komutasında gerçekleşen Kanal Harekatı da İngiliz askerlerini Mısır’da bağlayarak, batı cephesine yardım etmelerine engel olmak amacıyla yapılmıştır. Bu harekâtta görev alması istenilen Yarbay Ali Fuat Bey, 25. Tümenin başına getirilmiştir. Daha sonrasında ise görevi genişletilerek; 8. Kolordu kurmay başkanlığı görevinde bulundu. Birinci Kanal Harekâtı’nda 30.000 kadar Osmanlı askeri görev almıştır. Bu askerler Fuat Bey’in önceden yaptığı keşfe uygun olarak, Sille’ye kadar demiryolu ile taşınmış, buradan 300 km’si çöl olan 450 km’lik yol yürünerek Süveyş Kanalı önlerine ulaşılmıştır. 3 Şubat 1915 gece yarısı Süveyş Kanalı’na taarruz edilmiştir ancak, İngiliz tahkimatı karşısında Türk birlikleri başarılı olamadılar. Doğu Anadolu cephesinde Mustafa Kemal Paşa’nın emrindeki 16. Kolordu’da 5. Tümen komutanlığı yaptı

Savaşın Bolayır Cephesi’nde geçeceğini öngören ve Ali Fuat Bey’in 25. Tümeni’ni de 29 Ağustos 1915’te Saros – Bolayır bölgesine göndertip, tüm yığınağı da buna göre düzenleyen Liman von Sanders komutasındaki Yıldırım Orduları Grubu’nun, Edmund Allenby komutasındaki İngiliz ordusu karşısında hezimete uğramasından sonra Yıldırım Orduları, Halep’in kuzeyine kadar çekilmek zorunda kaldı.[8] Bulgaristan’ın 29 Eylül’de savaştan çekilmesi sonucu Osmanlı Devleti’nin müttefikleriyle karayolu bağlantısı kopmuş, İtilaf Devletleri’ne Balkanlar’dan İstanbul’a yürüme imkanı doğmuştu. Bunun üzerine Osmanlı İmparatorluğu 30 Ekim 1918 tarihinde Mondros Mütarekesi’ni imzalamak zorunda kaldı. Mondros Mütarekesi gereği Osmanlı Ordusu’ndaki Alman subaylarının ülkelerine dönmeleri gerekiyordu. 31 Ekim’de Yıldırım Ordular Grubu Komutanı Liman von Sanders, görevini Mustafa Kemal Paşa’ya devretti. Mustafa Kemal Paşa İstanbul’a dönmeden önce Ali Fuat Paşa’nın komutasındaki 20. Kolordu’yu terhis etmedi. Ali Fuat Paşa, teçhizatlı 20. Kolordu’yu Mustafa Kemal Paşa’nın emriyle önce Konya’ya, sonra da Ankara’ya getirdi.
1919 yılında Türkiye işgal edilirken Anadolu’da bağımsız olan iki kolordudan biri Ankara’da Ali Fuat Paşa komutasında, diğeri ise Erzurum’da Kâzım Karabekir komutasındaydı. Ali Fuat Paşa’nın emriyle 20. Kolordu birlikleri İzmit ve Adapazarı üzerinden Bilecik ve Eskişehir istikametine ilerleyen İngiliz kuvvetlerine Geyve yakınlarında, hâlen adı Alifuatpaşa, Geyve istasyonu olan mevkide ateş açarak onları durdurup geri püskürttü ve Türk Kurtuluş Savaşı’nı fiilen başlatan ilk komutan oldu. Daha sonra Mustafa Kemal Paşa Samsun’a çıktıktan sonra Erzurum Kongresi’ne gitmeden Amasya’da Ali Fuat Paşa ile görüşerek Amasya Tamimi’ni birlikte imzalayıp ilan ettiler.
Kurtuluş Savaşı’nın ilk döneminde 20. Kolordu ve Garp Cephesi komutanlığı yaptı. İzmit ve çevresinde Yunan ve İngilizlere karşı savaştı. İstanbul Hükûmeti’nin dahiliye nazırı Ali Kemal, Mustafa Kemal Paşa’nın yetkisiz olduğunu bir genelgeyle açıklayınca Ali Fuat Paşa da kendi bölgesindeki valilere ve mutasarrıflara kendisinden gelecek emirlere göre hareket edilmesini bildirdi. Ayrıca her tarafta Müdafaa-i Hukuk ve Reddi İlhak Cemiyetlerinin kurulacağını ilgililere hatırlattı. Bu çabaları takdirle karşılandığı için Sivas Kongresi sonrasında Umum Kuvâ-yi Milliye komutanı olarak görevlendirildi.
“Umum Kuvâ-yi Milliye Komutanı” olarak Kuvâ-yi Seyyare Komutanı Çerkez Ethem ile birlikte Yunan işgaline karşı 1920 Ekim ayı sonunda Gediz harekâtını yaptı. Taarruz planını Genelkurmay Başkanı Miralay İsmet Bey kabul etmese de TBMM kuvvetleri ağır zayiatlar verdikten sonra Gediz’i geri alarak İzmir’in İşgali’nden sonra ilk defa Yunanların işgal ettikleri bir bölgeden geri çekilmelerini sağladı. Harekâtın bitiminde Kuvâ-yi Milliye Komutanlığı lağvedildi ve Umum Kuvâ-yi Milliye Komutanı olan Mirliva Ali Fuat Paşa, Moskova Büyükelçiliği’ne tayin edildi. Yerine kurulan iki komutanlıktan “Batı Cephesi Komutanlığı”na Albay İsmet Bey, “Güney Cephesi Komutanlığı”na ise Mirliva Refet Paşa tayin edildi.
Mustafa Kemal Paşa’nın talimatını yerine getirmek ve hâlen gizli tutulan ve onun Lenin’e yazdığı mektubu vererek Sovyetler Birliği ile sınır tespit etmekle yükümlü olduğu bu görevi sırasında Kâzım Karabekir komutasındaki TBMM orduları Eylül 1920’de Sarıkamış, Kars, Ardahan, Artvin ve Batum’u geri alırken Moskova’da Lenin ve Stalin’e, Türk Ordusu’nun Menşeviklere karşı savaşarak aslında Bolşeviklere de yardımcı olduğunu söyleyip teskin ediyordu. 16 Mart 1921 tarihinde TBMM sefiri olarak Sovyetler Birliği ile Moskova Antlaşması’nı imzaladı; böylece hem TBMM ilk defa bir yabancı devlet tarafından tanınmış oldu, hem de Türkiye’nin kuzeydoğu sınırları tespit edildi.
10 Mayıs 1921 tarihinde Ankara’ya dönerek BMM’de siyasi çalışmalarına başladı. Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti başkanlığını yaptı. 1923 yılında Konya’da 2. Ordu müfettişliği görevine getirildi, bu dönemde meclisteki görevinden süresiz izinli sayıldı. Bir yıl sonra ordu müfettişliği görevinden istifa ederek meclisteki görevine Ankara milletvekili olarak devam etti.
1925 yılında Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk muhalefet partisi olan Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası’nın kurucuları arasında yer aldı. 1926 yılında İzmir Suikastı dolayısıyla İstiklal Savaşı’nı birlikte başlattıkları Kâzım Karabekir, Rauf Orbay ve Refet Bele paşalarla birlikte tutuklandı, yargılandı ve beraat etti. 1 Ekim 1927 tarihinde TBMM’nin ikinci dönemi sona erince milletvekilliği de sona erdi. Ayrıca ordu açığında iken 5 Aralık 1927 tarihinde askerlikten de emekliye sevk edildi.
İkinci dönem siyasi hayatı Mustafa Kemal ile barışmasından sonra 1931 yılında Konya milletvekili seçilmesiyle başladı. İsmet İnönü cumhurbaşkanı olduktan sonra 1939-1943 yılları arasında bayındırlık bakanlığı, 1948 yılında TBMM başkanlığı ve 1943-1946 yılları arasında ulaştırma bakanlığı yaptı.
Aynı yıl TBMM başkanlığından ve Cumhuriyet Halk Partisi’nden istifa ederek Demokrat Parti’ye geçti. 1950 seçimlerinde Demokrat Parti’nin eline büyük zafer geçti. Ali Fuad Eskişehir’den milletvekili seçilmiş ve Cumhurbaşkanı adayı olduğuna karar kılınmıştır. Fakat karar değişince ve Celal Bayar’ın Cumhurbaşkanı olması münasip görülünce, Cebesoy’un Savunma Bakanı sıfatıyla Kabineye alınması arzu edildi. Ama Cebesoy kararın değişmesinden dolayı çok küskün oldu, Savunma Bakanlığı’nın lakırdısını bile ettirmedi.
1954 ve 1957 seçimlerinde İstanbul’dan milletvekili seçildi. 27 Mayıs Darbesi sırasında tutuklanarak Yassıada mahkemelerinde yargılandı. Serbest kaldı.
I., II. Dönem Ankara, IV., V., VI., VII., VIII. Dönem Konya, IX. Dönem Eskişehir, X., XI. Dönem İstanbul milletvekilliği yaptı.
10 Ocak 1968 tarihinde İstanbul’da hayatını kaybetti. Hiç evlenmemişti. Sakarya’nın Geyve ilçesi adını verdiği eski belde Alifuatpaşa mahallesinde Merkez Camii’nin avlusunda gömülüdür. Ailesi yerinde kalmasını istediğinden Ankara’daki Devlet Mezarlığı’na nakledilmemiştir. Aynı beldedeki müzede kendisine ait kişisel eşyalar, fotoğraflar ve dokümanlar mevcuttur.
Yazdığı eserler
Birüssebi – Gazze Meydan Muharebesi ve 20. Kolordu (1938)
Millî Mücadele Hatıratı (1953)
Moskova Hatıraları (1955)
Siyasi Hatıralar (I. cilt: 1957, II. cilt: 1960)
Mektep Arkadaşım Atatürk (1967)
Mustafa Kemal – Millî Lider
-
Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Turizm Fakültesi öğrencileri Alifuatpaşa köprüsü veya İkinci Beyazıt Köprüsünü ziyaret ettiler
Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Turizm Fakültesi öğrencileri Alifuatpaşa köprüsü veya İkinci Beyazıt Köprüsünü ziyaret ettiler
Sakarya’nın Geyve ilçesinde Alifuatpaşa Mahallesinde II. Bayezid tarafından inşa ettirilen köprü.
Sakarya Nehri üzerinde inşa edilen İkinci Bayezid Köprüsünün uzunluğu 196,5 metre genişliği ise 5.5 metredir.
Köprünün Ali Fuat Paşa kısmında dokuz küçük kemer bulunmaktadır. Köprünün tam orta altında lahit biçiminde büyük ayak ve sağ yanında iki büyük kemer, ayağın diğer tarafında da büyük bir kemer bulunmaktadır. İkinci Bayezıt’ın mimar ve mühendisi Fakir Abdullah tarafından tasarlanan on dört ayak üzerine kemerli kesme taş köprünün ayaklarından dördü Sakarya Nehri üzerindedir. Tarihi menzil yollarının üzerinde bulunan köprünün boyu 150 metre, genişliği 5,60 metre, korkulukların genişliği ise 35’er santimetredir. Böylece köprü dıştan dışa 6,30 metreyi bulmaktadır. Korkulukların yüksekliği 1,05 metredir. Tamamı on dört gözlü olan köprünün kemerlerinden ikisi sonradan yıkılmış olup demir malzeme ile tamir edilmiştir. Diğer üç sivri kemer durmaktadır. Dokuz adet yuvarlak kemer kara tarafında olup küçük ebattadır. Ayakların menbâ yönünde üçgen, mansab yönünde beşgen selyaranları vardır. Günümüzde bir tek boşaltma gözü mevcuttur.
Esas kitabe köprünün Geyve tarafında kalan mihrabın arka cephesindedir. Geyve II. Bayezid Köprüsü tarih köşkünün bir önemi de 1495/96 (Hicri 901) yılını veren kitabenin çerçevesinde yer alan hatayi üslubundaki süslemedir. XV. yüzyılın sonunda belirli bir tarihte Türk süsleme sanatındaki tercihler ve yönelişler bu eserle sergilenmiştir. 0,10 metre genişliğindeki çerçeve kuşağında, rumili ve şakayık süslemeli kıvrımlı birer dalla verilen süsleme, şakayık süslemeli XV. yüzyılın ilk yarısındaki bir geleneği sürdürürken, genel görünüşü ile dönemin süsleme anlayışını yansıtır. Cumhuriyet dönemi de ana köprünün altına çelik iskelet konarak köprü önceki yıllarda iki kez restore edilmiştir. Yine Bizans Dönemi’ne ait köprü kalıntıları II. Bayezıd Köprüsü’nün kuzey tarafındaki adacık içerisinde yıkılmış durumdaki köprü kalıntıları bugün de varlığını sürdürmektedir.
-
Türkiye’de kız-kıza tatile nereye gidilir?..
Türkiye’de kız-kıza tatile nereye gidilir?..
Necdet Buluz
Sadece yerli değil, dünyanın çeşitli ülkelerinden de kız-kıza tatil için Türkiye’ye gelen misafirler genellikle ülkemizden memnun ayrılıyor.
Türkiye, zengin kültürü, nefes kesici doğal güzellikleri ve misafirperver insanlarıyla, kız kıza bir tatil için sayısız destinasyon sunuyor. Rahatlıkla kız-kıza tatil için bir rehber hazırladık.
İster deniz kenarında güneşlenmek, ister tarihi yerleri keşfetmek, isterse de şehir hayatının tadını çıkarmak isteyin, Türkiye’nin dört bir yanında sizi bekleyen mükemmel yerler var. İşte, güvenli ve eğlenceli bir kız kıza tatil için 5 şehir ve tatil beldeleri!
Bodrum, Muğla
Neden Bodrum? Çünkü muhteşem plajları, hareketli gece hayatı ve şık restoranları ile Bodrum, kız kıza tatil için en ideal seçim. Türkbükü’nde güneşlenin, Bodrum Kalesi’ni ziyaret edin ve Marina’da alışveriş yapın. Bodrum merkezde ya da Gümüşlük gibi daha sakin bölgelerde butik otelleri tercih edilebilirsiniz.
Alaçatı, İzmir
Taş sokakları, renkli çarşıları ve rüzgar sörfü olanaklarıyla ünlü Alaçatı, dostlarınızla unutulmaz anılar biriktirmek için mükemmel. Henüz denemediyseniz rüzgar sörfü deneyin, Alaçatı Çarşısı’nda gezinin ve otantik kafelerde keyifli vakit geçirin. Merkeze yakın şirin butik oteller veya özel havuzlu kiralık villalar kız kıza tatilinizi unutulmaz kılabilir. TD MAG 8. Sayı İzmir Gezi Rehberi için tıklayın.
Kapadokya, Nevşehir
Peri bacaları, tarihi mağara otelleri ve sıcak hava balonlarıyla eşsiz bir deneyim sunuyor.
Kız arkadaşlarınızla birlikte sıcak hava balonu turuna çıkın, Göreme Açık Hava Müzesi’ni keşfedin ve Avanos’ta çömlek yapımını deneyin. Göreme veya Ürgüp’teki mağara otellerinde konaklayarak bölgenin atmosferini dibine kadar yaşayabilirsiniz. Burası için daha detaylı önerilerimi Peribacalarının Gizemli Ülkesi: Kapadokya Gezi Rehberi yazımda bulabilirsiniz.Antalya
Altın plajları, lüks resortlar ve tarihi kalıntılar, Antalya’yı kız kıza tatil için cazip kılan en güzel özellikler. Konyaaltı Plajı’nda bronzlaşın, Kaleiçi’nde tarihi güzellikleri keşfedin ve Düden Şelalesi’ni görün. Lara veya Konyaaltı bölgelerinde denize sıfır otellerde konaklamak en iyi seçenekler olabilir. TD MAG 5. Sayı Antalya Gezi Rehberi için tıklayın.
İstanbul
Tarihi, kültürü ve modern yaşamın iç içe geçtiği İstanbul, şehir hayatını seviyorsanız kaçırılmayacak bir destinasyon. İstiklal Caddesi’nde alışveriş yapın, Sultanahmet Camii ve Ayasofya’yı ziyaret edin, Boğaz’da tekne turuna çıkın. Merkezi lokasyonlarda, Boğaz manzaralı şehir otellerinde konaklayabilirsiniz. TD MAG 6. Sayı İstanbul Gezi Rehberi için tıklayın.
Bu harika yerler, kız kıza geçireceğiniz tatil için sadece birkaç seçenek.
Türkiye’nin sunduğu eşsiz güzellikler ve zengin kültürel miras, her köşesinde yeni bir macera vaat ediyor. Şimdi, en yakın dostlarınızla unutulmaz bir tatil planlamak için ideal zaman.
-

Üsküp, Kosova, Sırbistan, Bosna Hersek ve Gürcistan gibi ülkeler Vizesiz Gidilebilecek
Vizesiz Gidilebilecek Uygun Fiyatlı Ülkeler
Türkiye’nin lider seyahat sitesi ENUYGUN, yakın zamanda uygun fiyatlarla yurt dışı tatili yapmak isteyenler için vizesiz gidilebilecek tatil rotalarını derledi. Vize masrafı gerektirmeyen ve ekonomik ülkeler arasında yer alan bu ülkeler yazın deniz ve kültür tatili yapma imkanı sunuyor.
Yaz aylarında sıcaklıkların artmasıyla birlikte tatil yapma ihtiyacı da artıyor. Türkiye’nin lider seyahat sitesi ENUYGUN, vizesiz gidilebilecek uygun fiyatlı tatil rotalarını derledi.
Listede Üsküp, Kosova, Sırbistan, Bosna Hersek ve Gürcistan gibi ülkeler yer alıyor. Tatil severlerin kültür, doğa, deniz temalı tatil konseptlerini bulabilecekleri bu ülkelerde görülecek yerlerden lezzet duraklarına, tarihi yapılardan doğal güzelliklere kadar keşfedilecek birçok cazip nokta bulunuyor.
ÜSKÜP
Balkanlar denilince akla ilk gelen ülkelerden olan Makedonya, vizesiz ülkeler arasında yer alıyor. Ülkenin başkenti olan Üsküp zengin tarihiyle her yıl binlerce turiste ev sahipliği yapıyor. Doğa severlerin mutlaka görmesi gereken yerlerden Matka Kanyonu ziyaretçilere tam bir görsel şölen yaşatıyor. Birden fazla yeraltı su mağarasının bulunduğu doğa harikası kanyonda çok sayıda mağarayı da gezmek mümkün.
Üsküp seyahati sırasında Makedonya Meydanı, Taş Köprü, Üsküp Kalesi, Aziz Kurtarıcı Kilisesi ve Üsküp Arkeoloji Müzesi’nin yanı sıra Makedonya’nın Antik, Orta Çağ ve Osmanlı dönemlerine ait birçok eseri yakından görülebilir. Üsküp’te mutlaka görülmesi gereken yerlerden biri de UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Ohri Gölü. Avrupa’nın en eski, en derin göllerinden biri olan gölün çevresinde uzanan Ohri şehri de tarihi kiliseleri, manastırları ve antik tiyatroları ile mutlaka keşfedilmesi gereken yerlerden.
PRİŞTİNE
Benzersiz tarihinin yanı sıra çok sayıda doğal güzelliğe sahip bir diğer rota da Kosova. Balkanların kalbi sayılan Kosova, özellikle tarihe yolculuk yapmak isteyenlere unutulmaz anlar yaşatıyor. Başkent Priştine, canlı kültürel etkinlikleri ve hareketli gece hayatıyla dikkat çekerken, tarihi şehir Prizren, Osmanlı döneminden kalma mimarisi ve dar sokaklarıyla ziyaretçilerini büyülüyor. Ayrıca, doğaseverler için Rugova Kanyonu ve Mirusha Şelaleleri gibi doğal güzellikler de Kosova’nın keşfedilmeyi bekleyen köşeleri arasında yer alıyor.
SIRBİSTAN
Vizesiz seyahat edilebilecek bir diğer ülke ise Sırbistan. El değmemiş yemyeşil doğası, kültürel zenginlikleri ve tarihe ışık tutan geçmişiyle her sene binlerce turistin uğrak yeri olan Sırbistan, ziyaretçilerine eşsiz bir deneyim sunuyor.
Ülkenin başkenti Belgrad, hareketli gece hayatı ve tarihi dokusuyla dikkat çekiyor. Belgrad Kalesi, Taş Meydan, Belgrad Ulusal Tiyatrosu ve Belgrad Cumhuriyet Meydanı gibi tarihi ve kültürel noktalar, kentin zengin geçmişini gözler önüne seriyor. Nikola Tesla Müzesi, bilim meraklıları için kaçırılmayacak bir durak olurken, Knez Mihailova Caddesi alışveriş ve yeme-içme olanaklarıyla ünlü. Sırbistan’ın doğal güzellikleri arasında yer alan Tara Milli Parkı, Drina Nehri ve Uvac Kanyonu da doğa tutkunlarının ilgisini çekiyor. Bu büyüleyici ülke, her köşesinde keşfedilmeyi bekleyen birçok güzellik barındırıyor.
BOSNA HERSEK
Balkanların kalbinde yer alan Bosna Hersek, tarih kokan Arnavut kaldırımlı sokakları, nefes kesici doğası ve misafirperver halkıyla son zamanlarda seyahat severlerin gözdesi. Osmanlı döneminden kalma camilerden, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan köprülere, dağların eteklerindeki kasabalardan, nehir kenarındaki köylere kadar birçok gezilecek yeri olan Bosna Hersek, tarih ve kültür turlarının değişmez adreslerinden biri.
Başkent Saraybosna, Osmanlı ve Avusturya-Macaristan mimarisinin izlerini taşıyan yapıları ve canlı pazarlarıyla öne çıkıyor. Şehrin simgesi olan Başçarşı, dar sokakları ve otantik dükkanlarıyla geçmişe yolculuk sunuyor.
Mostar şehri ise ünlü Mostar Köprüsü ve tarihi dokusuyla ziyaretçilerini büyülüyor. Bosna Hersek, aynı zamanda lezzetli yemekleri ve geleneksel Bosna kahvesi ile ziyaretçilerine unutulmaz tatlar sunuyor. Bu ülke, her köşesinde keşfedilmeyi bekleyen sayısız güzellik ve kültürel zenginlik barındırıyor. Farklı deneyimlerle dolu bir yolculuk için tek ihtiyacınız bir uçak bileti.
GÜRCİSTAN
Vizesiz gidilebilecek bir diğer ülke olan Gürcistan, doğa ve kültür tatili vadediyor. Tarihi ve doğal güzellikleriyle her yıl binlerce kişiyi ağırlayan ülkede, Kura Nehri’nin kenarına kurulan başkent Tiflis, Sovyet döneminden kalma mimari eserler, mağaraların içerisine inşa edilen antik kaya şehirleri ve daha birçok muhteşem noktaya ev sahipliği yapıyor. Tiflis’in eski şehri, dar sokakları, renkli balkonlu evleri ve tarihi hamamları ile ziyaretçilerini büyülüyor. Ayrıca, Kazbegi Dağı’nın eteklerindeki Gergeti Trinity Kilisesi, doğaseverler ve macera tutkunları için kaçırılmayacak bir durak. Gürcistan, zengin mutfağı ve misafirperver insanlarıyla da unutulmaz bir seyahat deneyimi sunuyor.
KOTOR
İtalyan dokusu, tablo gibi manzaraları ve bol merdivenli, yeşil panjurlu taş evleriyle Avrupa’nın saklı cenneti Kotor da vizesiz gezilebilecek yerlerden. Kotor’un görülmeye değer en etkileyici yapıları arasında şehir surları, Aziz Tryphon Katedrali, Aziz Luka Kilisesi ve Denizcilik Müzesi bulunuyor. Sokak arası meydanları, kiliseleri, katedralleri ve film seti gibi sokaklarıyla büyüleyici atmosfere sahip bölge, turkuaz sularıyla deniz tatili için de ideal. Bu göz alıcı destinasyon, hem tarihi dokusu hem de deniz tatili imkanlarıyla her ziyaretçiyi kendine hayran bırakıyor.
Wingie Enuygun Group Hakkında
Wingie Enuygun Group, teknolojik gelişmelerin öncüsü olan, dijital düşünen ve kullanıcılarına en kusursuz deneyimi sunmak için çalışan seyahat odaklı bir teknoloji şirketidir. Wingie Enuygun Group, her ay en uygun seçeneklerle buluşturduğu 20 milyonun üzerinde ziyaretçisi ile Türkiye’de seyahat sektörünün online dönüşümüne yön veriyor. Hizmet verdiği alanlar arasında uçak bileti, otel, otobüs bileti, araç kiralama, transfer, finans ve sigorta yer alıyor. 12 milyonun üzerinde uygulama indirme ile seyahat sektöründe öncü olma özelliğini taşıyan ENUYGUN 2028’e kadar dünyanın en büyük 5 online seyahat pazaryeri arasına girme vizyonuna paralel olarak, global markası Wingie ile 6 dilde hizmet sunuyor.
-
Kahraman Türk Kadınları Tiyatro üyeleri Taraklı ve Göynük ‘te
Kahraman Türk Kadınları Tiyatro üyeleri Taraklı ‘da
Kahraman Türk kadınları tiyatro grubu yönetmen Senem Yıldırım başkanlığında
Yoğun bir çalışma temposundan sonra Taraklı ve Göynük’e günübirlik tur düzenleyerek tarihe yolculuk yapmıştır. Taraklı’nın 300 senelik geçmişiyle dikkat çeken evleri olmak üzere , Hisar Tepesi Tepesi’nin milattan önce 1000 ve 2000 yıllara ait olduğu , Hisar Tepesi’nin güzelliği görülmeye değerdir. Yusuf Paşa Camisi 1517 yıl senesinde inşa edilmiş olup ,caminin kubbe tarafı kurşunla kapalı olduğu için Kurşunlu Cami olarak adlandırılmıştır. Bunun yanı sıra taraklının Karagöl Yaylası gezilmesi gereken önemli Doğa harikasıdır. Taraklı’nın tarihi hamamı görülmeye Değerdir Yusuf Paşa Camisi’nin yakınında tarihi hamamı buharı ile eskiden Cami ısıtılmıştır. Tarihi sokakları Arnavut kaldırmı şeklinde ifade edilen sokaklardan oluşmuştur .Taraklı’nın çınar ağacı 7 asırlık bir ağacı olduğu söyleyebiliriz. Osmanlı Devleti bu kenti topraklarına kattığında oraya çınarcı dikerdi. Taraklı’daki çınar ağacı da Osmanlı kültürünün den kalmadır .KAHRAMAN TÜRK KADINLARI TİYATRO GURUBU OLARAK Bunun yanı sıra Göynük’te de gezi düzenlemiş olup tarihe yolculuk yapmıştır .
Zafer Kulesi 1923 senesi döneminde Kaymakam Hurşit bey tarafından inşa edilmiştir .
Göynük evleri 20 yüzyıl başlarında inşa edildiği düşünülen bu evler dönemin önemli mimari özelliklerini taşıyor .
Gazi Süleyman Paşa Camisi Göynük’ün tarihi mekanlarından birisidir. 1330 yılında inşa edildiği söylenilir kahraman Türk kadınları tiyatro grubu olarak her ay her ilin tarihi mekanlarını gezerek bilgi edinip gençlere ve çalışmalarına katkı sunmak için tarihe yolculuk yapacaklardır yapılan geziye
Kahraman Türk kadınları tiyatro grubu yönetmeni Senem Yıldırım
olmak üzere
Aysel Özdemir
Berna Sakallıoğlu
Suzan Sivrikaya
Gülşen Pamukçu
Berrin Canbaz
Nezahat Cömert
Arzu pamuk ErdemMükerrem Kılıç
Mesude Kapta
Nebahat keten
Necla Bakan
Sevim Tan
Arzu soğancıoğluŞükran Kınalı
basın yayınından Necla Bakan ,Şule Bayri,Levent Bayri katılım sağlamış olup mutlu bir şekilde
geziyi sonlandırmışlardır.Taraklı Türkiye’nin Marmara Bölgesinde eski İstanbul – Ankara karayolu ve tarihi İpekyolu güzergâhında konumlanmıştır. Adını şimşir tarak yapımından almış olup, ses ve çevre kirliliğinden uzak konumuyla İtalya merkezli Cittaslow (Sakin Şehir) ağına dâhil olan sayılı ilçelerimizden birisidir.
Dar sokakları, ahşap konakları ve doğal güzellikleriyle ünlü bir ilçe olan Taraklı, Cittaslow (Sakin Şehir) unvanına sahip ve aynı zamanda ‘En İyi Turizm Köyü’ ilan edilen özel bir durak. Tarihi sokakları ve evleriyle dikkat çeken Taraklı’da yerleşim 13. yüzyılda başlamış.
Araştırmacı ve Köşe Yazarı Alaattin Yılmaz,Taraklı Termal Yöneticisi Hüseyin BALTA Kahraman Türk Kadınları Tiyatro üyelerine Bilgilendirmelerde bulundular
MAHALLELERİMİZ VE MUHTARLARIMIZ
Taraklı Belediyesi Bilgi Platformu; Taraklı İlçesi; Mahallelerimiz, muhtarlarımız, muhtarlarımızın iletişim bilgileri ve mahallelerimiz hakkında coğrafi-demografik bilgiler…
TARAKLI LEZZETLERİ
Tarihi doku ve doğallığını hiçbir şekilde yitirmemiş bir ilçenin mutfağı da köklü geçmişinden nasibini almış olacak ki yediğiniz her şey doğal olarak damağınızda farklı bir tat, farklı bir lezzet bırakmakta…
GEZİLECEK YERLER
Ülkece sakin kent unvanına sahip Taraklının sunduğu tarihi yapı ve yemyeşil doğal güzelliklere; Osmanlı kent dokusuna sahip sokaklarında dilediğinizce yürüyerek ve her birini ayrı ayrı inceleyerek erişebilirsiniz.
KÜLTÜR VE TURİZM
Sakarya’nın eski Osmanlı evleriyle ünlü tarihi Taraklı ilçesi kültür turizmin gözdesi oldu. Daha önce yolu bile bilinmeyen Taraklıdaki tarihi eserlerin onarılması ve yoğun tanıtım çalışması, ilçenin kaderini değiştirdi.
TARİHÇE
Taraklı ilçesinin yerleşim tarihi M.Ö. Helenistik Döneme kadar uzanmaktadır. Osmanlı’ya 1290’lı yıllarda katılan ilçenin, bu zamana kadar pek çok köklü medeniyete ev sahipliği yaptığı bilinmektedir.
İLÇEMİZ
Taraklı Türkiye’nin Marmara Bölgesinde eski İstanbul – Ankara karayolu ve tarihi İpekyolu güzergâhında konumlanmıştır. Marmara Bölgesinin Doğusunda yer alan Sakarya şehrinin sınırları içinde bulunmaktadır.
Kahraman Türk Kadınları Tiyatro üyeleri Taraklı Termal’de
Taraklı‘lı Araştırmacı ve Köşe Yazarı Alaattin Yılmaz Kahraman Türk Kadınları Tiyatro üyelerine Taraklıyı anlattı
Eski adı ‘ Dablar’ olan Taraklı’nın Hellenestik dönemde ‘Bytinia’ adını alan bölge içinde olduğu bilinmektedir. Hisartepe’de bulunan iki sarnıç M.Ö. l. bin ile M.Ö. 2000 arasını tarihlemektedir.
Osmanlı Devletinin kuruluşundan önce, Ertuğrul Gazi zamanında, Osman Bey’in Komutanı Samsa Çavuş Sakarya Vadisindeki Sorkun, Yenice Tarakçı (Taraklı) ve Göynük taraflarına akın düzenlemiş, Hırıstiyan ahalinin yaşadığı bu toprakları Bizanslılardan alarak Osmanlı Beyliğinin topraklarına katmıştır.
Taraklı’nın Osmanlı topraklarına katılışı ile ilgili olarak yapılan inceleme ve araştırmalarda fethin tarihi olarak 1289 ile 1293 yılları arasında ihtilaf olmakla birlikte, Taraklı’nın Osmanlı Beyliği topraklarına katılışı Beyliğin Anadolu Selçuklu Devletine yarı bağımlı olduğu yıllara rastlar. Ayrıca Taraklı’nın fethinde Samsa Çavuşla beraber kesin işbirliği içinde olan Harman-Kaya Beyi Köse Mihal’inde etkisi olmuştur.
Yavuz Sultan Selim’in Mısır Seferine çıkarken Taraklı’da konaklayarak Veziri Yunus paşaya yaptırdığı ve şu anda kendi adıyla anılan Yunuspaşa camii diğer adıyla kubbelerindeki kurşunlarla ünlenen Kurşunlu camii 1517 yılında tamamlanmıştır.
Evliya Çelebi Seyahatnamesinde bahsedildiği üzere İlçede halkın şimşir kaşık ve tarak yapması nedeniyle adının Yenice Tarakçı olarak anıldığı belirtilmektedir. Bu isim zamanla halk dilinde Taraklı olarak değişmiştir.
Evliya Çelebi Seyahatnamesi’nde Taraklı’dan şöyle bahsetmektedir: ‘Oradan Kuzey tarafa köprüyü geçerek Sakarya nehri boyunca ‘ağaç denizi’ denilen ormandan geçtik. Burası bir ormandır ki içinde şehir adamı olmayan nice garip kimseler kaybolup vahşi canavarlara kısmet olmuştur. Defne, ardıç, çam, ıhlamur ağaçlarının kokusundan insanın damağı kokulanır. Güneş içine asla etki yapmaz. Bu ağaçlıklar içinde nice bir tahta biçecek biçki değirmenleri olup, gemi keresteleri keserler. Bu dağlar dört sancak sınırında olup, gerçekten ağaç denizidir.Bir yanı Bursa, bir yanı İzmit, Bir yanı da Bolu ve Kocaeli sancaklarıdır. Etrafı ancak bir ayda dolaşılabilir. Ama seçme yerleri Geyve Taraklı yolu arasında olan kısmıdır.’
1926-1928 yılları arasında bucak haline gelen Taraklı’da 1954 yılında Belediye teşkilatı kurulmuş 1987 yılına kadar Geyve İlçesine bağlı kasaba olarak kalmıştır.27 Haziran 1987 tarihinde 3392 Sayılı Kanun ile İlçe teşkilatına dönüştürülmüş olup, 30.07.1988 tarihinde İlçenin ilk Kaymakamı göreve başlamıştır.
Sakarya’ya bağlı Taraklı ilçesini aslında hepimiz reklamlardan tanıyoruz. Pek çok televizyon reklamında doğal güzellikleri ve tarihi ile ön plana çıkan ilçe, Osmanlı mimarisinin özelliklerini taşıyan, dar sokakları ve ahşap evleri ile ünlü bir yerdir.
Günümüzde Taraklı ilçenin en önemli özelliği ise en az 300 yıllık tarihi ve Osmanlı mimarisinin özellikleri ile ön planda olan ihtişamlı evleridir. Çoğu tarihi evin yaşı üç yüzyılın üzerindedir. Beldede restore edilip tekrar kullanıma hazır hale getirilmiş 100’ü aşkın ev yer almaktadır.
Bu evlerin genel karakteristiği Osmanlı şehir dokusunun temel taşını oluşturan; üç katlı ev biçimi ile oluşturulmuş olmasıdır. Bu evlerden birkaçı şöyle sıralanabilir:
-
Çakırlar Evi
-
Çakıroğlu Konağı
-
Hisar Evi
-
Meriç Özen Evi
-
Mürvet Tanyel Evi
-
Selahattin Kozcağız Evi
Bizans döneminden kalma kil hamam ve kaplıcalar bölgede hizmet vermeyi sürdürmektedir. Dolayısıyla Taraklı sadece tarihi ve doğal güzellikleri yönünden değil, sağlık turizmi alanları ile de ziyaretçileri arasında ön plana çıkmaktadır. Göynük tarafından gelen dere ise Taraklı’nın güzelliğine ayrı bir atmosfer katmaktadır.
KÜLTÜR
Sakarya’nın eski Osmanlı evleriyle ünlü tarihi Taraklı ilçesi kültür turizmin gözdesi oldu. Daha önce yolu bile bilinmeyen Taraklıdaki tarihi eserlerin onarılması ve yoğun tanıtım çalışması, ilçenin kaderini değiştirdi.
100′ü aşkın tescil edilmiş ev ve konaklar ile Mimar Sinan tarafından yaptırılan 493 yıllık Yunus Paşa Camisi Taraklı’ya gelenleri kendisine hayran bırakıyor. “Tarihi eserlerde yapılan onarım çalışmaları ve tanıtım çabaları da ilçenin son yıllarda kültür turizminin gözdesi haline getirerek turlara dahil edilmiştir.
Bir zamanlar yolu bilinmeyen Taraklı artık önemli bir kültür turizm merkezi gelmiş “İlçede tarihi yapılarla ilgili büyük bir restorasyon çalışmalarına başlanılmış Tarihi çarşıda bulunan 64 dükkanın 55′i onarılarak evlerin yüzde 20′si bakım tadilatı yapılması Taraklı’nın çehresini değiştirmiştir. Sakarya’nın en uzak ve dağlık bölgesinde bulunan ilçemize Sakarya, diğer ilçelerden, hem de yurtdışından en çok gelinen, ziyaret edilen ilçelerin arasına girmiştir.
Taraklı’nın bozulmamış tarihi dokusunu muhafaza etmesi sebebiyle büyük ilgi görmekte olup, Osmanlı ahşap mimarisinin en güzel örneklerini barındırmaktadır. “İlçedeki tarihi dokuya ilgi her geçen gün artmakta olup Taraklı’yı bir kere gelip gören bir daha gelmek istiyor. Çünkü huzur veren tarihi yapısı insanları buraya çekiyor. Türkiye’ye gelen yabancı turistler de Taraklıya uğruyor. Kültür turizminin ölü kabul edildiği yaz aylarında bile Taraklı büyük ilgi görmektedir.
Kurşunlu Camii 493 Yıldır Dimdik Ayakta Duruyor
Taraklı’da Osmanlı Sadrazamlarından Yunus Paşa tarafından 1517 yılında Mimar Sinan’a yaptırılan Kurşunlu Camii ziyaretçilerin en çok uğradığı yer olmakla birlikte Bugüne kadar onlarca deprem gören cami hala dimdik ayakta. 493 yıllık cami yıllara meydan okuyor. Cami ilginç mimari özelliği ile dikkat çekiyor. Mimar Sinan yapıya taş bloklar yerleştirirken taşın ortalarını oyup demir çubuk yerleştirdikten sonra üzerine harç yerine eritilmiş kurşun döktürmüş. Cami bu sebeple sağlamlığı ile ender eserlerden biridir. Ayrıca yanında bulunan hamamdan döşenen tesisatla alttan ısınma özelliğine sahiptir.TURİZM
Kültür Turizmi
Yusufbey mahallesinde bulunan yaklaşık beş asırlık Çınar Ağacı kültür Bakanlığınca doğal anıt olarak tescillenmiştir.
Yavuz Sultan Selim’in Veziri Yunus Paşa tarafından Mısır seferine giderken yaptırılan Yunus Paşa camii Sakarya İlindeki en eski tarihi eser olarak yaklaşık beş yıl önce Vakıflar Genel Müdürlüğünce onarımdan geçirilmiştir. Caminin doğusunda yer alan hamamında camii ile yapıldığı sanılmaktadır.
İlçe merkezinde Yunus Paşa Cami’ne yakın bir yerdedir. Hamamın ilk yapıldığı yıllarda, hamamdan çıkan buhar, yakınındaki Yunus Paşa Camii’ni merkezi sistemle alttan ısıtılmasında kullanılmıştır.
Termal Turizm
Taraklı’ya bağlı Hacıyakup Paşalar köyündeki Bizans döneminden kalma kil hamamı kaplıcaları hastalıklarına şifa arayanlar tarafından tercih edilmektedir.
Konumu: Sakarya İli Taraklı İlçesi Hacıyakup Köy sınırları içinde yer alan kaplıca alanı Taraklı-Geyve Karayolu üzerinde bulunmaktadır.
Ulaşım Olanakları: Kaplıca alanı Sakarya İl merkezine 60 km, Taraklı İlçe merkezine 7 km., İstanbul’a 185 km. uzaklıktadır. Havayolu ulaşımı İstanbul Atatürk ve Sabiha Gökçen Havaalanları, demiryolu ulaşımı ise 35 km. uzaklıktaki Sakarya İli Alifuatpaşa İlçesindeki demiryolu ile sağlanmaktadır.
Yükseklik: Denizden yüksekliği 560 m’dir.
İklim Özellikleri: İklim açısından geçiş bölgesi olarak değerlendirilen yöre Akdeniz ve Karadeniz (Marmara) iklim özelliği göstermektedir. Yazları sıcak ve yağışlı, kışları ise ılık ve yağışlı geçmektedir.
Tedavi (Endikasyon) Özellikleri: Sağlık Bakanlığı’nca belirlenmiş tedavi özellikleri; hekim kontrolünde banyo uygulamaları şeklinde kronik dönemlerinde; kas iskelet hastalıklarının tedavisinde yardımcı ve tamamlayıcı tedavi unsuru olarak, ortopedik operasyonlar sonrası gibi uzun süreli hareketsiz kalma durumlarında mobilizasyon çalışmalarında, cerebral palsy gibi hastalıkların tedavisinde rehabilitasyon amacıyla, nörovejetatif distoni gibi genel stres bozukluklarında ve spor yaralanmalarında tamamlayıcı tedavi unsuru olarak kullanılabilir niteliktedir.
Termal Su Özellikleri
Kimyasal Özellikler: Akratotermal sular sınıfındadır. Kalsiyum 116-Sülfat 30-Sodyum 25-Hidrokarbonat 580-Magnezyum 5.2-Klorür 11-Potasyum 1.3-Nitrat 1-Alüminyum 1.2-Serbest Karb. 10-Demir 0.41 Radyoaktivitesi: 13-25, Toplam Mineralizasyon: 853,36 mg/lt, Sıcaklık: 41 ºC
Yayla Turizmi
Karagöl Yaylası Taraklı’nın 21 km kuzeydoğusunda Samanlı Dağları’nın uzantısı olan dağlar üzerinde yer alıp deniz seviyesinden yüksekliği 1200 m’dir. Etrafı tamamen çam, kayın, köknar ve meşe ağaçları ile kaplı olan Karagöl Yaylası, 567 hektar genişliğindeki alanıyla, bol oksijenli havası ve soğuk içme sularıyla doğal bir tedavi merkezidir.
İlkbaharda karların erimesiyle sularla kaplanan yayla, nisan ayının ikinci yarısında, sular tamamen çekildikten sonra doğa harikası bir görünüme bürünmektedir. Yaylada her hafta cuma günleri pazar kurulur ve o gün akşama kadar çeşitli şenlikler yapılır. Tamamen ahşaptan yapılmış yayla evleri ilgi çekmektedir. Her yıl yurt içinden binlerce insanımız burada kamp kurup konaklamaktadır.
Uzunluğu: 8 km
Özellikleri: Yürüyüşümüzün başlangıç noktası olan Karagöl yaylasında çam, kayın, meşe ve köknar ağaçları bol miktarda bulunmaktadır. Bol oksijenli havası ve nefis soğuk içme sularıyla her yıl binlerce doğaseverin kamp kurup konakladığı mükemmel bir yayladır. Yaylanın üstünde bulunan kanallar ilkbaharda karların erimesiyle suyla dolmaktadır. Yaylada bulunan evlerin büyük bir bölümü ahşaptan yapılmıştır.İmkanları: Yayladaki ahşaptan yapılmış evlerin bazıları, yaz aylarında gelen ziyaretçilere pansiyon olarak kiralanmaktadır.
Tavsiyeler: Yayla üzerinde birçok küçük yürüyüş rotaları vardır. Yürüyüşe yeni başlayanlar için idealdir. Yaylada her cuma günü Pazar kurulur. Pazarda alışveriş sırasında mutlaka yüzyıllardan beri sürdürülen ve geleneksel bir el sanatı olan kaşık ustalarının ellerinden çıkmış, şimşir ve kayın ağaçlarından yapılmış kaşıklardan alın. 200’e yakın usta çeyiz sandığından, telefonluğa, resim çerçevesinden, tepsiye, rahleden, ekmek sepetine kadar birçok ürün yapmaktadırlar. Fotoğraf severleri güzel kareler bekliyor. Büyük bir yayla olmasıyla kış aylarında çok kar olacağında tozluk ve hedik kullanılmasını tavsiye ederiz
Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanlığı ile Gençlik ve Spor Müdürlüğü tarafından ortaklaşa düzenlenen doğa yürüyüşleri Taraklı Karagöl Yaylası’nda yapıldı
Ayrıca 2009 Yılında Karagöl Mahtumlar Yaylası’nda yapılan suni Karagöl Gölü de yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekmektedir. Karagöl yaylasındaki göl piknik yapmak ve kamp kurmak isteyenleri ideal bir manzara ile karşılamaktadır.
Mağara Turizmi
Hark Kanyonu ve Mağarası
Taraklı, doğa turizmi açısından, eşine az rastlanır yörelerden biridir. Yüz ölçümünün % 60’ı ormanlarla kaplı olan ilçe, coğrafî yapısıyla, bitki örtüsüyle, tabiat hârikası mesire yerleri olan, Tuzla köyünden başlayan Hark kanyonu ve mağarası, Karagöl Yaylası, Güngörmez Şelalesi, Kemer Köprüsü, Acısu, Hıdırlık Tepesi, Gürleyik Suyu, Belengermesi, Hamza Pınarı, Çile Pınarı, Ak Çeşme ve Çoban Çeşmesi’yle görülmeye değer gerçekten şirin bir Anadolu parçasıdır.
Yamaç Paraşütü Turizmi
Karagöl Yaylası, Taraklı’ya 20 km uzaklıkta. Çanak şeklindeki yayla, karlar eriyince su ile zümrüt yeşilliğin evliliğine tanık olur Arka fonda çam, meşe, kayın, köknar, şimşir, ardıç ağaçları var. Karagöl sadece yeşilseverlerin dünyası da değil. Özellikle son yıllarda yamaç paraşütü, kanyoning, yürüyüş ve kamp meraklıları da buraya rağbet ediyor.Yamaç Paraşütü
Mevkii: Taraklı Karagöl Yaylası
Parkur: Karagöl yayla bölgesinde yükseklik yaklaşık 1100 mt
Özellikleri: Pist doğal çim, aynı anda 10 paraşüt serilebiliyor. Bu bölgede hâkim rüzgar kuzey-kuzeybatı yönlerinde esiyor.
Ulaşım: Geyve Taraklı yolu üzeri İstanbul’dan 205 km, Beypazarı-Nalhıhan-Göynük Eski İpek Yolu Üzeri Ankara’dan 235 km mesafede. 1,5- 2 saatlik bir yolculukla bölgeye ulaşılıyor.
Ekipman: Yamaç paraşütü, Harnes (kuşam tertibatı), yedek paraşüt (Emercensi paraşüt), uçuş kaskı, uçuş tulumu veya eşofman takımı, özel üretim vibram tabanlı (şok emici) yüksek boğazlı özelliği olan bot, telsiz.GEZİLECEK YERLER
Ülkece sakin kent unvanına sahip Taraklının sunduğu tarihi yapı ve yemyeşil doğal güzelliklere; Osmanlı kent dokusuna sahip sokaklarında dilediğinizce yürüyerek ve her birini ayrı ayrı inceleyerek erişebilirsiniz.
Taraklı Sokakları
Tarihi mekanlarımız arasında kalan ve buram buram tarih kokan daracık sokaklar Arnavut Kaldırımı mimarisinde yapılmıştır. Sokaklarda yük taşıyanların dinlenmeleri için dinlenme taşlarına da yer verilmiştir.
Çınar Ağacı
Taraklı’da bulunan tarihi yerler arasında Yusuf Bey Mahallesi’nde 7 asırlık çınar ağacı Osmanlı Kültürünü gelecek nesillere aktarmaktadır. Osmanlı devleti topraklarına kattığı her yerleşim yerine çınar ağacı dikme geleneğinin Taraklı’da da sürdürmüştür. Asırlık çınar ağacı büyük bir yangın tehlikesi geçirmiş, ancak çok büyük bir zarar görmeden kurtarılmıştır. Tarihi Çınar Ağacı ilçenin simgesi konumundadır.
Yunus Paşa Camii
Taraklı’ya bağlı Ulu Camii Mahallesi üzerinde yer almaktadır. Yavuz Sultan Selim’in Mısır Seferi sırasında Vezir-i Azamı Yunus Paşa tarafından 1517 yılında yaptırılan Yunus Paşa Camii, kubbesi kurşun kaplı olduğundan, halk arasında “Kurşunlu Camii” diye anılır. Günümüze kadar ulaşmıştır. Yunus Paşa Camii tek minareli klasik üslupta güzel bir Mimar Sinan eseridir. Üzeri kubbe ile örtülü olup; kare planlı olarak inşa edilmiştir. Cephe duvarları, ince yontu küfeki taşından inşa edilmiş olup, yine küfeki taşından işlenmiş saçak kornişleri ile sonuçlanmaktadır. Ana giriş kapısında Arapça olarak yazılmış ayet, dikkat çekicidir. Renkli camlı pencerelerin kemerler ile süslenmiştir. Toplam 180 kişinin ibadet edebileceği kapasiteye sahiptir.
İbadete açık olan Yunus Paşa Camii’ye giriş ücretsizdir.
Su Değirmeni
Akarsuların başında kurulmuş, su enerjisini dönel hareket enerjisine çeviren çark sisteminden güç alarak dönerek öğütmeye yarayan; halk dilinde “Kara Değirmen” olarak anılan, beş taşlı veya iki taşlı su değirmeni köylüler tarafından günümüzde de kullanılmaktadır.Tarihi Han
Taraklı, Bağdat Yolu üzerinde olduğundan kervanların Taraklı’da konakladığı ve yılların hiçbir zaman eskitemediği Tarihi Han yerli ve yabancı turistlere ev sahipliği yapmış; İstanbul’a giden ya da İstanbul’dan gelen yolcuların konaklaması amacıyla kullanılmıştır. Bağdat Yolu üzerinde yer alması hanın yoğun bir şekilde kullanılmasını sağlamıştır. Sağlam durumda olan Tarihi Han günümüzde de misafirlerini ağırlamaya devam etmektedir.Tarihi Hamam
Osmanlı döneminden kalma tarihi bir hamam ilçe merkezinde, Yunus Paşa Cami’ne yakın bir yerdedir. Bu konum yakınlığı hamamın yapıldığı ilk yıllarda; hamamdan çıkan buharın Yunus Paşa Camii’ni ısıtılması ile fayda sağlamıştır.İçerisinde eski ve yeni olmak üzere toplamda 2 adet havuz bulunmaktadır. Huzur dolu ortamında, doğanın içinde şifalı sularla buluşmak için ideal bir mekandır.
Taraklı Evleri
Taraklı Evleri, uzun yıllar ayakta kalabilmiştir. Üstelik yemyeşil bir doğanın içinde yer almaktadır. Hıdırlık Tepesi ve Taraklı Hisarının yamaçları ile bu iki tepe arasındaki vadide kurulu, Taraklı’ya, Göynük cihetinden gelen dere de bu manzaraya ayrı bir güzellik katmaktadır. Bu evlerin genel karakteristiği Osmanlı şehir dokusunu oluşturan üç katlı evler olmalarıdır.Hisar
Eski zamanlarda ilçenin savunulmasında stratejik öneme sahip olan “Hisar Tepesi” tarihi kalıntılar olan su sarnıçları ile ilçenin kalesi görünümündedir. Hisar tepesindeki iki su sarnıcı MÖ.1000- MÖ.2000 yılları arasında yapılmıştır.Hisar tepesi Taraklı manzarasını yukarıdan izlemek isteyenler için güzel bir tercih olacaktır. Günümüzde üzerinde hala kazı çalışmaların devam ettiği tarihi eserlere ev sahipliği yapmaktadır.
NEREDE KALINIR?

Taraklı, Sakarya’nın güneydoğusunda yer alan bir ilçedir. 1987 yılında ilçe olmasıyla birlikte gelişmeye ve büyümeye başlamıştır. Günümüzde ülkemizde sadece 11 tane bulunan Sakin Şehirlerden birisidir. Son yıllarda turizm alanında öne çıkan bir ilçe olmayı başarmıştır. İstanbul ve Ankara gibi büyükşehirlerin arasında yer alan bir ilçe olması, barındırdığı tarihi ve doğal güzellikleri ile turizm alanında gelişmeye devam etmektedir. Peki, Taraklı’ ya gelindiğinde konaklama yapılabilecek yerler var mıdır? Taraklı’ nın bu kadar tanınmasında tarihi Taraklı Evlerinin rolü oldukça büyüktür. Konaklama yapılacak yerler de genel itibariyle Taraklı Evleri şeklinde olan konaklardır. Bunlar;
Taraklı Öğretmenevi (Tarihi Han)
Tarihte İpek Yolu üzerinde olan ve geçmişte kervanların konakladığı Hacı Atıf Han isimli Taraklı Öğretmen evi binamız, alt katları dükkân, üst katları otel olarak kullanılmaktaydı. Han iki katlı ve “U” biçimindedir ve “U”nun açık kısmı kuzeye bakmaktadır. Temeli moloz taş üzerine hımışık duvar (ahşap ve çamur karışımı) olarak yapılmıştır. Ana giriş kapısının sağ tarafında bir, sol yanında iki büyük penceresi yer almaktadır. Binanın üstü de ahşap çatı olup, kiremitle örtülüdür. Sol tarafındaki bölümde, büyük bir hol bulunmaktadır. Üzeri balkon tarzında ve revaklarla düzenlenmiş, hanın üst katında odalar yer almaktadır.
Orta bölümün üzeri yuvarlak ahşap kemerlerle dışa açılırdı. Kemerler Bağdadi tekniği ile yapılmıştır. Kemer biçimlerinden ve yapı elamanlarından, XIX. yüzyılın sonu ile XX. yüzyılın başına tarihlenir. Hanın doğu kanadı yıkılarak dükkân yapılmıştı. Batı kanadı ise eve dönüştürülmüştür. Üst kat odalarının tavan ve taban döşemeleri tamamen ahşaptır. 1950-1965 yılları arasında postane olarak kullanılmıştır. Ancak Evliya Çelebi Seyahatnamesinde de Taraklı’da bir handan söz edilmektedir. Muhtemelen yapının ikinci kez yaklaşık olarak günümüzden 200 yıl önce tekrar yapıldığı sanılmaktadır. Taraklı Öğretmenevi olarak tadilatı yaklaşık 2 yıla yakın sürmüştür. Bina aslına uygun restore edilmiş olup 10 oda ve 20 yatak kapasitelidir. İçerisinde mescit ve kafeterya mevcuttur. Koridorlarda berjerler ve üçlü koltuklarla oturma alanları mevcuttur. Resepsiyon bölümünde şark köşesi bulunmaktadır. Doğalgazla ısınmakta olup 24 saat sıcak su ve internet bağlantısı olan öğretmenevinin üç tarafı Taraklı manzarası görür. Kafeterya otantik tarzda dekoratif ürünlerle dizayn edilmiştir. Taraklı Halk Eğitim Merkezi kursiyerleri tarafından üretilen ürünlerin satışı yapılmaktadır. Kafeteryadaki yiyecek ve içecekler çok ekonomiktir.
Sadece öğretmenlerin değil, diğer misafirlerin de gönül rahatlığıyla Taraklı’ya gelip kalabileceği öğretmenevimiz kaliteli ve samimi hizmet vermektedir. Ayrıca Taraklı öğretmenevi misafirlerimize ekonomik bir tatil geçirebilme imkanı sunar.
Kadirler Konağı: “Tarih ve konforun eşsiz uyumu” sloganı ile günümüzde konaklama hizmeti veren Kadirler Konağı bundan 150 yıl önce inşa edildi. Çakır Abdullah Bey tarafından eşi için yapılan bu konak için 2 evlik kereste kullanılmış. Osmanlı yapısı olarak yapılan konak aslına bağlı olarak restore edildi. Konağın duvarları Osmanlı tarzı motiflerle aslına bağlı olarak işlendi. 3 katlı olan konağın giriş katı kışın sıcak yazın serin olma özelliği taşıyan taş duvarlarla örülüdür. Giriş kat, restoran olarak hizmet verirken diğer iki kat birbirinden bağımsız odalardan oluşur. Konak, 7 oda ve 14 yataktan oluşur. 24 saat sıcak su ve internet bağlantısı olan konağın üç tarafı Taraklı manzarası görür. Konakta verilen yemekler yöresel ağırlıklı olmak üzere çeşitlilik gösterir.

Çakırlar Konağı: “Yüzlerce yıllık tarih içinde konaklama keyfi” sloganıyla günümüzde konaklama hizmeti veren Çakırlar Konağı 140 yıl önce inşa edildi. Taraklı ilçesinin geleneksel yapı elemanları olan ahşap malzemeler ile restore edildi. Konak, ilçenin doğal çevresine uyumlu yapısıyla oldukça dikkat çeker. Her kata özel iki yatak odası imkanı sunar. Ayrıca dörder kişilik 2 ayrı kat ile ister komple ister ayrı ayrı kiralama imkanı sunar. Grup misafirler için de ek yatak kapasitesi de oluşturur. Böyle durumlarda komple konak 16 kişilik bir kapasiteye sahiptir. Konağın alt katında bulunan kahvaltı salonu köy kahvaltısı hizmeti sunar. Ancak bu kahvaltı konaklamadan ayrı ücrete tabidir. Ayrıca kahvaltı salonu yöresel ürün ve hediyelik eşya alma imkanı da sağlar.
Hacı Rıfatlar Konağı: Dört mevsim hizmet veren 100 kişilik dubleks alana sahiptir. Ahşap ve taş işçiliği ön plana çıkartılarak otantik bir şekilde yapılmıştır. Eski yapısı hiçbir şekilde bozulmadan restore edilen Hacı Rıfatlar Konağı 250 kişilik açık alanıyla dere kenarına paralel oluşturulmuş oturma alanlarına sahiptir. Konak, hafta sonu ve hafta içi gezi ve turlarının uğrak yeridir. Güvenli, temiz, doğayla baş başa huzurlu ve ekonomik bir tatil geçirebilme imkanı sunar.

Hanımeli Konağı: 1907 yılında yapılan Hanımeli Konağı 2008-2010 yıllarında aslına sadık kalınarak restore edildi. Eski ve ahşap Osmanlı yapısıdır. Birbirinden farklı kemerli, küçük camlı, ahşap kafesli sürgülü pencereleri, balkonları vb. ile Osmanlı mimarisinin birçok özelliğini barındırır. Günümüzde misafirlerini ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyan butik otel olarak hizmet verir. Konak, misafirlerine Osmanlı evi ruhunu yansıtmak için eski çeyizlerden seçilen nadide parçalarla dekore edildi. Konak, uzun kış gecelerinde restoranında patlamış mısır veya kestane kebap eşliğinde film izleme keyfi sunar. Çok sık olmasa da zaman zaman düzenlen çok eski bir Taraklı hikaye anlatma kültürü olan Yalaza Gecelerine de katılabilme fırsatı sunar.

TARAKLI LEZZETLERİ
Tarihi doku ve doğallığını hiçbir şekilde yitirmemiş bir ilçenin mutfağı da köklü geçmişinden nasibini almış olacak ki yediğiniz her şey doğal olarak damağınızda farklı bir tat, farklı bir lezzet bırakmakta.
Taraklı’da yapılan her yemek bölgede yetiştirilen ürünler ile yapılmaktadır.
Taraklı’ya geldiğinizde yemeden gitmemeniz gereken en önemli yemeği bir tatlı; Uhut Tatlısı
Tarifin içinde sadece buğday, un, su bulunuyor ve tatlı içinde şeker ya da glikoz gibi hiçbir tatlandırıcıya yer verilmiyor.
Öncesinde delikler açılmış bir teneke kabın içine buğday dolduruluyor ve ışık almayan, loş bir yerde buğdayların filizlenmesi için iki günde bir sulanıyor. Çimlenmeye ve topaklanmaya başlayan buğdaylar arada bir çıkarılıp ufalanıyor ve aynı sulama işlemine devam ediliyor.
15 günlük sulama ve filizlendirme işlemi ardından 4-5cm uzamış olan buğday filizleri ve saçakları yeşillenmeden önce işlem sonlanıyor. Saçak kökleri ve filizleri yeşillendiğinde uhut tat özelliğini kaybedip acı bir hal alıyor. Zamanında alınan buğday filizleri tokmak ile dövülüyor ve ortaya çıkan öz suya, su eklenerek kaynatılıyor. Kaynadıktan sonra biraz un katılıp koyu kahve rengini alana kadar ateşte tutuluyor. Dinlenmesi için de kavanozlarda saklanıyor.
Günün her saatinde ekmeğe sürüp yiyebileceğiniz Uhut tatlısı olarak bilinen bu lezzet zahmetsiz ve ekonomik olsa da yapımı çok uzun sürdüğü için sadece özel günlerde, bayramlarda yapılıyor.
Taraklı’nın bir de Köpük Helvası var. Taraklı İlçesine özgü bu lezzet, ilçe çevresinde yer alan diğer yöreler tarafından da biliniyor. Daha çok kış ayları ile özdeşleşen bu tatlı Osmanlı döneminden günümüze kalan bir tarif.
Mide dostu olarak tanınan bu helva; Çöğen kökü, yumurta ve şeker ile yapılıp içine tahin katılarak servis ediliyor.
Bu tarifte ise şeker, su içerisinde eritilip kaynatılarak ağda haline getiriliyor ve diğer tarafta çöven otu, su içerisinde kaynatılıp süzülerek hazırlanan şeker ağdasının içerisine ekleniyor. Beyaz renkte, hafif sert kıvamda, yarı akışkan hale gelene kadar karıştırılıyor.
Taraklı ilçemize uğradığınızda eşsiz güzellikteki bu tatları denediğinizde geri dönmek istemeyeceksiniz.
-
-
2024’te seyahat etmek daha pahalı…
2024’te
seyahat
etmek daha
pahalı…
Necdet Buluz
Sadece Türkiye değil, hemen her yerde pahalılık var. Havayolu şirketleri neredeyse yüzde 50 zam yaptı. Uçmak, eskisi gibi artık kolay değil. Yapılan değerlemede 2024 yılında seyahat etmenin daha pahalı olduğu ortaya çıktı.
Tur Operatörlerinden Fiyat Uyarısı: Her yıl tur operatörleri tarafından yapılan “Fiyatları artırmayın!” uyarısı bu yıl İspanya’dan verildi. Hedefte İspanya ve Türkiye var!
Turistlerin İspanya ve Türkiye’de ödemek zorunda olduğu fiyatlar artmaya devam ederken TUI, Jet2 ve Alpitour gibi firmalar yine fiyat artışı uyarısında bulundu.
İspanya’da yayınlanan bir analize göre, İspanya’da ortalama otel fiyatları geçen yıla göre neredeyse yüzde 12 arttı.
Turizm Databank’ın aktardığı habere göre; İspanya kıyılarına ve adalarına seyahat için uçak biletleri bu yaz yüzde 27 arttı. Tur operatörleri TUI, Jet2 ve Alpitour da “Tavan fiyatlara yaklaşıyoruz” uyarısında bulundu.
STR ve Cushman & Wakefield Barometresi’ne göre Ocak ve Mart 2024 arasında İspanyol otellerinin ortalama günlük fiyatının (ADR) 2023’ün aynı dönemine ait rakamları neredeyse %12 aşarak 134 Euro seviyesinde gerçekleşti.
Mabrian analizine göre, 1 Haziran ile 15 Eylül 2024 tarihleri arasında İspanya’ya seyahat etmek için düşük maliyetli uçuşlar Birleşik Krallık’ta %42 oranında daha pahalı hale gelirken, geleneksel havayolu ücretleri %11 oranında daha pahalı hale geliyor. Almanya’da ise düşük maliyetli uçuşlar %12 arttı.
Tüketiciler, Avrupa’daki ekonomik durumun neredeyse durgun olmasına rağmen tatil fiyatlarındaki bu artışları kabul ediyorlardı. Ancak Avrupa’da GSYİH durağanlaştı. Hatta düşüşe geçti.
Talepteki artış, bu yaz İspanya gibi ülkelere tatile gitme fiyatlarını artırıyor. Bu da kabulü zorlaştırıyor.
Belirsizlik ve savaş gibi süreçler güvenliği yine öne çıkardı. Mısır’a gelen turist sayısı bu yıl yüzde 40 azaldı. Belirsizlik ve Gazze’ye yakınlık nedeniyle talep düştü. O bölgeye gitmeyen turistler artık İspanya, İtalya ve Yunanistan’a gidiyor.
Gabriele Burgio’ya göre giderek daha fazla Avrupalı tüketici ucuz destinasyonları tercih ediyor.

Burgio “Türkiye’de çok modern ve rekabetçi oteller var. Avrupalı tüketiciler bu ülkenin İspanya kadar güvenli bir destinasyon olmadığını düşünebilir ancak daha düşük fiyatlar onları olaylara farklı bakmaya teşvik edebilir” dedi.
Alman turizm grubu TUI de Alman ekonomisini etkileyen ve tüketicilerin seyahat planlarını etkileyebilecek sorunları dikkate alarak İspanya’daki fiyat artışlarını endişe duyduğunu açıkladı. Tur Operatörlerinden Fiyat Uyarısı
TUI Deutschland CEO’su Stefan Baumert, TUI’nin 2024 yılında İspanya’ya 6 milyon turist göndereceğini söylerken, “Talebi azaltabilecek maliyetlerde bir artış var. Bu böyle devam ederse bir değişim göreceğiz. Bu, Almanya’daki pek çok tüketicinin gelirlerinin azaldığını, birçok ekonomik sektörün sıkıntı çektiği bir zamanda gerçekleştiğini” vurguladı.
Havayolu firması Jet2 ve tur operatörü Jet2Holidays CEO’su Steve Heapy de İspanya’daki fiyat artışından duyduğu endişeyi dile getirirken, “2024’te talep geçen yıla göre daha güçlü olacak. Bizim lehimize olan bir rüzgar var, ancak aynı zamanda hava taşımacılığına bağlı vergi artışları da dahil olmak üzere artan maliyetler gibi talepte azalmaya yol açabilecek engellerle de karşı karşıyayız. Bazı politikalara dikkat edin. Sonunda yalnızca zenginler seyahat edebilecek; bu büyük bir hata.” diye ekledi.
-

Güzel yaz günlerinin keyfini The Hello Hotel’de yaşayın💙😍
Güzel yaz günlerinin keyfini The Hello Hotel’de yaşayın


Güzel yaz günlerinin keyfini The Hello Hotel’de yaşayın


#bodrum
#gümbet
#goturkiye
#summer
#holidays
Plaj Oteli
Adnan Menderes Caddesi Zengin Huseyin Sokak No:20 Gümbet, Bodrum, Turkey
(0252) 319 28 00
hello@thehellohotel.com
thehellohotel.com
-
Bodrum / İLETİŞİM BİLGİLERİ
Gümbet, Adnan Menderes Cd. No:20, 48400 Bodrum/Muğla
Mevkii: Gümbet
Denize: 150 m.
Otogara: 3 km.
-
Bilgi ve Rezervasyon
0252 345 04 94
OTELİMİZ
Genel Özellikler
* Tesis bir ana bina, 5 bloktan (2-3 katlı) oluşmaktadır.
* Ücretsiz internet erişimi; Odalarda ve tüm genel alanlarda mevcuttur.
* Minibar da giriş günü 2 büyük şişe su bulunmaktadır.
Oda Özellikleri
* Tesisin 40 odası mevcuttur.
* Ekonomi Oda; 16 m2, Standart Oda; 18 m2, Superior oda; 18 m2 genişliğindedir.
* ile işaretli özellikler ücretlidir.
- Çamaşırhane *
- Telefon *
- Sağlık Görevlisi *
- Masaj *
- internet
- Araç Kiralama *
- Kuru Temizleme *
- Transfer Hizmeti *
- Çocuk Bakıcısı *
-
-
Baharı Karagöl ve Acelle’nin muhteşem doğasında selamladılar
Baharı Karagöl ve Acelle’nin muhteşem doğasında selamladılar
Büyükşehir Belediyesi’nin doğa yürüyüşü programı kapsamında 100’e yakın doğasever Taraklı Karagöl ve Akyazı Acelle yaylaları arasındaki 15 kilometrelik güzergâhta baharın gelişine şahitlik ettiler.Sakarya Büyükşehir Belediyesi, doğaseverleri Sakarya’nın cennet köşelerinde buluşturuyor. Her yıl gerçekleştirilen ve çok yoğun bir talep gören doğa yürüyüşü etkinlikleri bu hafta 15 kilometrelik Karagöl – Acelle güzergâhında gerçekleşti. Eşsiz yürüyüş için kayıtlarını yapan yaklaşık 100 doğa tutkunu Taraklı ve Akyazı ilçeleri arasındaki kırsal alanda tabiatın tadını çıkardılar.
Tabiatın uyanmasına şahit oldular
Doğaseverler Sakarya’nın en yüksek iki yaylası arasında, muhteşem göletler eşliğinde yeşilin ve mavinin eşsiz renk cümbüşüyle tabiatın uyanmasına şahitlik ettiler. 15 kilometrelik güzergâh uzun sohbetlerle tamamlandı. Doğanın eşsiz manzaralarını ölümsüzleştiren doğaseverler bol bol fotoğraf çekildiler ve yürüyüşten duydukları memnuniyetlerini belirttiler.Sakarya bir cennet bahçesi
Büyükşehir Belediyesi’nden yapılan açıklamada, “Sakarya’mız doğanın en güzel özellikleriyle donatılmış bir cennet bahçesi gibi. Biz de vatandaşlarımızın doğayı yaşaması, keşfetmesi için adımlar atıyoruz. Doğaseverler Karagöl ve Acelle yaylalarında baharın tüm ayrıntılarıyla yaşadı. Programımızın devamı için her hafta pazartesi günü başvuruları açıyoruz. Yürüyüşler için sakarya.bel.tr adresinden kayıt olup bize katılabilirsiniz” denildi. -
Kıyı şeritler halka kapatılmamalı…
Kıyı şeritler
halka
kapatılmamalı…
Necdet Buluz
Kıyı şeritlerin halka açılması için yıllardır mücadele veriliyor. Sosyal tesisler ve oteller tarafından kapatılan sahillere halk giremiyor. Belediyelerin açtığı halk plajları bile istenilen şekilde işletilemiyor.
Söylemek istediğimiz şu:
Kıyı şeritler kesinlikle halka kapatılmamalı. Bu konuda çıkarılan yönetmelikler de mutlaka işletilmeli.
Kıyıları Halka Kapatan Yönetmelik İçin İptal Kararı: Kıyı şeritlerinin özelleştirilmesine yol açan yönetmelik için iptal kararı çıktı.
Vatandaşların kullanımına açık olması gereken kıyı şeritlerinin turistik tesisler için değiştirilmesine yol açan yönetmelik, İstanbul Büyükşehir Belediyesi – İBB’nin açtığı dava sonucu iptal edildi.
Hukukun iptal kararı uygulanmalı. Kimin eli kimin cebinde belli değil. İşin garip yanı hukukun verdiği kararı kimse uygulamıyor. Böyle bir sistem olur mu?
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın 16 Nisan 2022 tarihli Kıyı Kanunun Uygulanmasına Dair Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin iptali için dava açtı.
Yönetmelik değişikliğinin birtakım işletmelere ayrıcalık getirebileceği ve Kıyı Kanunu’na aykırı yapılaşmaların denetimini zorlaştıracağı savunuldu.
İBB’yi haklı bulan Danıştay 4. Dairesi, yönetmeliği hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle iptal etti.
Kararda, kıyı ve sahil şeritlerinden yararlanmada öncelikle kamu yararının gözetileceğine dair Anayasa ve Kıyı Kanunu hükümleri doğrultusunda ayrım gözetilmeksizin tüm deniz, tabii-suni göl ve akarsularda onaylı kıyı kenar çizgisinin değiştirilmesi istemi ile kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılacak itiraz usulüne yer verildiği anımsatıldı.
Dava konusu yönetmelikte ise kıyı kenar çizgisinin değiştirilmesi için yeni bir itiraz yolunun getirildiği belirtildi.
Bu yeni itiraz yolunun da meskun olmayan ve henüz tapu iptal davası açılmamış Hazine taşınmazlarının bulunduğu kıyı alanları ve ilgili bakanlıkların tahsis veya üst kullanım hakkı verdiği, turizm işletme belgesi almış yapıların bulunduğu kıyı alanlarına yönelik olduğu anlatıldı. Kıyıları Halka Kapatan Yönetmelik İçin İptal Kararı
Bu kuralın objektif kriterler çerçevesinde kamu yararı ve hizmet gerekleri dikkate alınarak yönetmeliğe eklendiği konusunun idarece ortaya konulamadığı belirtildi.
Kuralın, Kıyı Kanunu hükümlerine aykırı uygulamaları teşvik edebileceği, kıyıların korunmasına aykırı uygulamalara yol açabileceği, kıyıların daraltılması sonucunu doğurabileceği, bu durumun ise kıyılardan yararlanmada önceliği kamuya veren Anayasa ve kanun hükümleriyle bağdaşmadığı vurgulandı.
Düzenlemede hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varan mahkeme, yönetmeliğin iptaline karar verdi.
Kararı sosyal medyadan duyuran İBB 1. Hukuk Müşaviri Eren Sönmez şu ifadeleri kullandı:
“16 Nisan 2022’de Kıyı Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelikte Değişiklik yapılmış kıyı kenar çizgisinin değiştirilmesi halleri genişletilmişti. Bu durumun bir takım işletmelere ayrıcalık getirebileceği ve kıyı kanununa aykırı yapılaşmaların denetimini zorlaştıracağı gerekçeleriyle Danıştay’da İBB olarak iptal davası açmıştık. Danıştay; ‘Kıyıların korunmasına aykırı uygulamalara yol açabileceği, kıyıların daraltılması sonucunu doğurabileceği, bu durumun ise kıyılardan yararlanmada önceliği kamuya veren Anayasa ve Kanun hükümleriyle bağdaşmayacağı açıktır’ diyerek söz konusu değişikliği iptal etti. Kıyılar İstanbullularındır.”






























































