Saadet Partisi Sakarya İl Başkanı HASAN ZENGİN Konut meselesine sadece ekonomik bir mal olma üzerinden bakılması eksik bir bakış açısıdır.

Saadet Partisi Sakarya İl Başkanı HASAN ZENGİN Ekonomik kriz, hayat pahalılığının yanı sıra dar gelirli kesimin önemli bir sorunu da yüksek kira artışları olmaktadır.
Vatandaş, bir yandan hayat pahalılığına, diğer yandan da yüksek
kiralara isyan etmektedir. 2015 verilerine göre Konuta ulaşma endeksi %70 civarındayken
2023 verilerinde %40’lara kadar marjinal bir düşüş yaşanmıştır. Yani konuta ulaşımın giderek
zorlaştığını müşahede etmekteyiz.
Yeterli konuta erişimin gittikçe zorlaştığı son on beş yılda, küresel ölçekte yaşanan bir dizi
olay, konut alanında varlığını koruyan paradigmaların gözden geçirilmesini zorunlu kılmıştır.
Konutu bir yatırım ve servet aracı olarak gören yaklaşım, finans piyasalarının konut
sektöründe artan hâkimiyetiyle birlikte konutun finansallaşması sonucunu doğurmuş; ancak
yaşanan ekonomik krizler, özellikle de pandemi Küresel Mali Krizi, bu yaklaşımın toplum ve
ekonomi üzerindeki olumsuz etkilerini net bir şekilde ortaya koymuştur.
Son 3 yıldır konut fiyatlarındaki artışla vatandaşın gelirindeki artış arasında uçurum var ve
yapılması gereken belli. Konut fiyatlarını Son 3 yıldır konut fiyatlarındaki artışla vatandaşın
gelirindeki artış arasında uçurum var ve yapılması gereken belli. Konut fiyatlarını dondurup
vatandaşın gelirini bir kat artıramayacağımıza göre Konut fiyatlarının önümüzdeki dönemde
aynı hızda artmasını engelleyecek önlemler almalıyız. Bu önlemler arsa maliyetinden başlar,
malzemede üreticilerinin fahiş zamlarını önlemeye kadar yayılabilir. Devlet frene basacak.
Yoksa sadece ucuz krediyle vatandaşı konut sahibi yapamayız. Çünkü konutta yeterli arz
olmadan krediyi çoğaltsan da konut fiyatları yükseleceği için bu çaba boşa gider. Fiyat artışını
dondurup vatandaşın gelirini bir kat artıramayacağımıza göre konut fiyatlarının önümüzdeki
dönemde aynı hızda artmasını engelleyecek önlemler almalıyız. Bu önlemler; arsa
maliyetinden başlar, malzemede üreticilerinin fahiş zamlarını önlemeye kadar yayılabilir.
Devlet frene basacak. Yoksa sadece ucuz krediyle vatandaşı konut sahibi yapamayız. Çünkü
konutta yeterli arz olmadan krediyi çoğaltsan da konut fiyatları yükseleceği için bu çaba boşa
gider.

Konut ve şehir birlikte düşünülmeli !
Konut meselesine sadece ekonomik bir mal olma üzerinden bakılması eksik bir bakış açısıdır.
Mekanlar kimliklerin yeniden üretildiği, gelecek kuşaklara o mekanların inşa edildiği
dönemdeki sahip olunan inanç, ideoloji ve yaşam formları aktarılmaktadır. İnsan yaşadığı
çevreyi ve icat ettiği nesneleri sahip olduğu inanç ve düşünce değerlerinden bağımsız
yapamaz. Bu sebeple konutlarımızı, şehirlerimizi inşa etmeye çalışırken sadece ekonomik
değerler, sadece anlık barınma ihtiyaçları olarak görmek yanlıştır. Yapılan her iş ile insanlar
bir fikri, bir inancı, bir ideolojiyi, bir düşünceyi ifade ediyordur.
Bu sebeple konut ve şehir inşasında “rant merkez”li, birilerine daha fazla kazandırma amaçlı
işlerden bir an evvel vazgeçilmelidir. Bir konut sadece ekonomik bir mal değildir. Bir insanın
barınma meselesi, o insanın başını sokabileceği bir çatının yanında insanca var olacağı,
kendini güvende hissedebileceği, çocuklar sokakta oynarken ebeveynlerin endişe
duymayacağı, sokakta yaşayan eli ayağı tutmayan yaşı büyük insanların gözetileceği,
ihtiyaçlarını o mahallede bulunanların karşılayacağı, birbirinin haklarının ihlal etmeyeceği,
sevincin, üzüntünün, düğünün, hastalığın, doğumun, ölümün beraber yaşanacağı insanın
sosyal bir varlık olduğu esasına dayalı mekanlar inşa edilmelidir.
Sosyal açıdan, kültürel açıdan, ekonomik açıdan insanın ve ailenin yaşayabileceği inanç ve
düşünce dünyamıza ait yaşam alanları kurabiliriz. Düşünceyi de yeniden üretebilecek. Konut
ve şehircilik açısından Avrupa eski alışkanlıklarından ve standartlarından vazgeçerken
ülkemizde bunların yapılıyor olması büyük bir tahlilsizliktir.
Bir sözde kürsü sahiplerine:
Kürsülerde din adına konuşan, akademilerde bilim üretmeye çalışan, milletten yönetme
yetkisini almış kurum ve kuruluşlar, insanın haklarını dava edinmiş sivil toplum kuruluşları
acilen bu konulara eğilmelidir. “İslam önce evlerde kurulur” diye vaaz veren hocaefendiler
“İslam’ın kurulacağı evlerin” inşası için pratik uygulamaların yapılmasını sağlayacak
faaliyetler de yapmalıdırlar, konuşup anlatmanın yanısıra. Mimarlık ve şehircilik üzerine
çalışanlarımız gerekli ve yeterli çalışma yapmak için desteklenmelidir.
İnsanın barınması en temel haktır. Bu hakkın bir takım tekellerin eline terk edilmemesi için
kanunlarda gerekli düzenlemelerin yapılması öncelenmelidir. Kentsel dönüşümlerin rantsal
dönüşümler olmasından çıkarılması, şehirlerin sosyal dokularının, sosyal yapılarının
bozulmasının önüne geçilmesi gerekmektedir.
Çare Saadet Partisidir…
Saadet Partisi’nin konut sorunu için maddelendirdiği şu hususlar hemen ele alınması gereken
konulardır: “Geliştirilecek konut projeleri müteahhit değil; vatandaş odaklı olmalıdır. Konut
sorunlarına sürekli olarak yıkmak ve yapmak üzerinden yaklaşılmamalı; ekolojik, tarihi,
toplumsal ve kültürel miras ve ülke kaynakları israf edilmemelidir. Toplumsal-mekânsal
eşitsizliklerin önüne geçilmeli, toplumun genelindeki adalet ve aidiyet duygusu
zedelenmemelidir. Konutu yatırım ve spekülasyon aracı olmaktan çıkaran, toplumsal gruplar
arasında konut varlığına dayalı servet ve gelir eşitsizliğini ortadan kaldıran, tüm paydaşları bir
araya getiren, bütünleşik planlama yaklaşımı ışığında konutla ilgili strateji, hedef ve
politikalar belirlenmelidir.

BENZER HABERLER

-
GAZİANTEP SON YILLARIN EN ŞİDDETLİ VE YAYGIN DOĞAL AFETLERİNDEN BİRİNİ YAŞADI
-
SATSO 31. Meslek Komitesi’nden 1-7 Mayıs Bilişim Haftası Mesajı
-
61.CUMHURBAŞKANLIĞI TÜRKİYE BİSİKLET TURU SONA ERDİ
-
Nisan ayıyla birlikte ihracat bahar coşkusu yaşanıyor
-
Arifiye Atatürk Caddesi sağlam altyapıyla buluşuyor
-
MHP SAKARYA İL BAŞKANI OĞUZ ALKAŞ: “3 MAYIS, TÜRK MİLLİYETÇİLERİNİN ŞEREF NİŞANESİDİR”

