Meclis’te görüşülmekte olan Gıda Yasası gıda güvenliği konusunda bilgilendirmeleri kısıtlayacak mı?
14.10.2020
Kişi Okumuş
0 Yorum
Gıda, Tarım ve Orman Alanında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun
Teklifi gıda güvenliği konusunda bilgilendirmeleri kısıtlayacak mı?
TBMM’ye 24.06.2020 tarihinde AKP tarafından verilen gıda, tarım ve orman
alanlarında düzenlemelere ilişkin 2/2985 Esas Sayılı Kanun Teklifi
geçtiğimiz aylarda TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonunda kabul
edilmişti. Yasa tasarısı dün de Meclis gündemine geldi. Şimdilik
tasarının görüşülmesi önümüzdeki haftaya ertelendi.
Yasa tasarısı henüz Meclis gündemine gelmezden önce, Oda olarak tasarıyı
detaylı bir şekilde inceleyen bir çalışma yapmış ve kamuoyuyla da
paylaşmıştık.
Tasarının özellikle, 28. 29. ve 30. maddelerinin gıdaya yönelik ifade
özgürlüğünü kısıtlayıcı düzenlemeler içerdiğine yönelik kamuoyunda
tepkiler oluştu.
Toplam 34 maddeden oluşan yasa tasarısının özet bölümüne baktığımızda,
11/6/2010 tarihli ve 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı,
Gıda ve Yem Kanununa ‘Yanıltıcı yayın’ kavramının eklenmesi ve toplum
sağlığını korumaya ilişkin tedbirlerin alınması hususunda yaptırımların
getirilmesi öngörülmektedir, açıklamasını görüyoruz.
Ancak tasarıyı incelediğimizde halk sağlığını tehdit eden, taklit ve
tağşiş gıdalar üretenlere karşı alınacak yaptırımlar konusunda tasarının
yetersiz olduğunu görüyoruz. Hatta tam tersine, net olmayan kimi
ifadelerden dolayı gıdalarda taklit ve tağşiş var, demek bile suç unsuru
olabilir, bu tasarıya göre.
Tasarının 28’inci maddesi, 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki
Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu’nun 3. Maddesinde Değişiklik yapılmasına
ilişkin.
Bildiğimiz gibi, Tarım Bakanlığı yılın belli dönemlerinde gıda
ürünlerinde taklit ve tağşiş yapan firmaları açıklıyor. Ancak bu
firmalara karşı etkin bir yaptırım uygulanmadığı için, bu listelerde
aynı firmalar defalarca yer almaya ve halk sağlığını tehdit eden taklit
ve tağşiş gıdaları üretmeye devam ediyor. Kimi firmalar her seferinde
farklı bir isimle yeni bir şirket kuruyor ve haksız rekabet yaparak
kârına kâr katmaya devam ediyor.
Tasarıyla, gıda maddelerinde taklit ve tağşiş konusunda üretim, reklam,
pazarlama ve yanıltıcı yayın konularına para ve hapis cezası
getirileceği belirtiliyor.
“Her türlü yazılı, görsel, işitsel ve dijital iletişim araçları
üzerinden yapılan ve ticari reklam kapsamına girmeyen, gıda güvenliği ve
güvenilirliği hususunda tüketicide endişe, korku ve güvensizlik
yaratarak tüketicinin tüketim alışkanlıklarını olumsuz etkileyen gerçeğe
aykırı yayınlar yanıltıcı yayın kabul edilecektir.” deniyor maddede.
Yanıltıcı yayında bulunanlara yönelik yirmi bin TL’den elli bin TL’ye
kadar idari para cezası düzenleneceği de belirtiliyor.
Burada yanıltıcı yayın kavramının sınırları net olarak çizilmemiştir. Bu
durumda, taklit ve tağşiş gıdalar ya da gıda güvenliği konusunda halkı
doğru bilgilendirmek amacıyla meslek örgütleri ve bilim insanları
tarafından yapılan açıklamaların da bu madde kapsamına dahil edilmesi
olasıdır.
Ayrıca düzenlemeye göre, bir gıda bilim kurulu oluşturulacak ve kurulun
onaylamadığı açıklamaların yer aldığı yayınlar, gerçeğe aykırı kabul
edilecek. Ayrıca Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) yasasına eklenen
madde ile de idari yaptırım uygulanacak.

Bilim Kurulunun kimlerden oluşacağı, meslek örgütlerinin dahil edilip
edilmeyeceği açıklanmamış. Bu durum da Kurulun tarafsızlığı ve
bağımsızlığı konusunda şüphe uyandırıyor.
Tasarıdaki ilgili madde-maddelerle ülkemizde son yıllarda gıda terörüne
dönüşen gıda güvenliği ile halkımızın güvenli ve sağlıklı gıdaya
erişmedeki sorunlarını dile getirenlere de yanıltıcı yayın yapıyor, diye
cezalar verilmesi, engellenmesi olasıdır.
Yani zeytine boya, peynire nişasta katılıyor, demek suç sayılabilir. Bu
yüzden YANILTICI YAYIN kavramının tanımı net olarak yapılmalı, halkı
doğru bilgilendirme amacıyla meslek örgütleri ve bilim insanları
tarafından yapılan çalışmaların-yayınların bu kavramdan ayrıldığı kesin
olarak belirtilmelidir.
Bizler, meslek örgütümüzün halkımıza ve meslektaşlarımıza karşı duyduğu
sorumluluk gereği, olanı olduğu gibi görmek, doğruyu desteklerken,
yanlışa yanlış deme görevini yerine getirmek zorundayız.
Tasarının, Yanıltıcı Yayın kavramının net olarak tanımlanmadan mevcut
haliyle yasalaştırılması zaten kronik hale gelmiş olan gıdalarda taklit,
tağşiş ve gıda zehirlenmeleri konusunda halkın doğru
bilgilendirilmesinin engellenmesine yol açabilir. Gıda güvenliği
konusundaki sorunların kamuoyuna yansıması ve halkımızın
bilgilendirilmesi-bilinçlendirilmesi sorunun çözümüne katkı sunar. Bunun
yapılamaması, halkımızın güvenli gıdaya erişmede yaşadığı sorunların
daha da büyüyerek devam etmesine sebep olacaktır. 14.10.2020
Sema KOPAL
Gıda Mühendisleri Odası Kocaeli Temsilcisi
YORUMLAR


