Meclis Üyesi Haluk AKBAY Depremi değerlendirdi

02.11.2020

Kişi Okumuş

0 Yorum

Meclis Üyesi Haluk AKBAY Depremi değerlendirdi

Adapazarı Belediye CHP Meclis Üyesi Haluk AKBAY Depremi değerlendirdi

Depremlerde Yıkılan Binaların Çoğunluğu Tarım Toprakları Üzerine Yapılanlardır

Şu ana kadar yaşanan bütün depremlerdeki ölüm olgularının genelde tarım toprakları üzerine inşa edilen binaların depremlerde kâğıt gibi üst üste kaynaklandığını göstermektedir. Gerçekten bugün uzmanların açıklamalarına Bayraklı ilçesi denize yakın eski bir bataklık ve tarım yapılan bir bölgeymiş. Geçmişte denizsel dolgu, balçık ve alüvyonların bulunduğu bir alan iken daha sonra kıyıların doldurulması ve suyun da çekilmesi ile bölge hızla denetimsiz olarak konut alanlarına açılmış. Geçen yüzyılda hızla artan nüfus, kırsaldan kentlere göç ve kentlerin çevresinde gerçekleşen gecekondulaşma ile yönetmenliklere uygun olmayan bir yapılaşma anlayışı gelişmiştir.

Van depreminden hemen sonra kameralara yansıyan görüntüler daha önce duyulan gördüğümüz deprem öldürmez binalar öldürür sözünü bir kez daha hatırlattı. Erciş’ten yansıyan sandviç türü yassılaşmış ve üst üste yıkılmış yapılardı. İnşaat mühendisleri binaların nasıl üst üste kâğıt gibi yıkılma nedenlerini daha iyi anlatacaklardır. Basının paylaştığı görüntülerde Van’ın kuzeyindeki beyaz materyalin aksine güneyde kırmızı renkli tarım topraklarının üzerinde yapılan evlerin yıkıldığı görülüyordu. Daha önce Muş, Elazığ, Kütahya-Simav ve daha eski Yalova depreminde tarım topraklarının üzerinde yapılan binaların yıkıldığı gözlenmişti. Genelde müteahhitlerin yaptığı binaların bilindik anlayış sonucu yıkılmakta olduğu söylentisi de yaygındı.

Kerpiç yapılan toprakta esas unsur topraktaki kilin niteliğidir.

Toprağın önemli kısmını oluşturan kil mineralleri farklı tabakalardan meydana gelmişlerdir.  Helen eski yapıların depremlerden az etkilenmesinin bir nedeni yapı malzemesinin dayanıklı olmasıdır. İzmir depremi sonrası bir vatandaşımız “evimizin kolonlarının dayanıksız olduğunu bilmiyordum, çekiçle kolonlarımıza dokunduğumuzda toz gibi dağıldı” diyerek malzemenin kalitesini belirtmiştir.

Depremlerin Yarattığı Olumsuzluklar İle Eğitim, Sosyal, Mimari Ve Toprak Yasalarımız Doğrudan İlişkilidir.

Aynı şiddetteki depremlerin gelişmiş ülkelerde yol açtığı zararlar karşılaştırıldığında yapılarımızın, tarım toprakları ve dolgu malzeme üzerinde zemin mekaniği hesapları yapılmadan, kullanılması gereken demir ve çimentonun ölçülere göre olmaması ve denetimsizlik sonucu yıkılması ile ülkemizin az gelişmiş bir yapı sergilediği görülmektedir. Prof. Dr. Ahmet Ercan depremin yoksulları etkilediğini belirterek bunu ülkenin birçok değeri ile ilişkilendirmiştir. Ayrıca “Bir ülkede ekonomi ne kadar bozuksa deprem o kadar öldürücü olur. Bir ülkede yoksulluğu yenmedikçe depremlerin adı ölüm olur. İnsanlar istedikleri için kötü ev yapmıyorlar” demektedir. Başta denetimsizlik, gelişi güzel ranta kurban edilmiş doğa, çarpık kentleşme ve sosyolojik gelişme ile depremin yarattığı zarar arasında doğrudan bir ilişki bulunmaktadır.

Bütün bu gelişmelere müsaade edilmiş olması ve ülkemizin bu konularda önlem almamış olması hepimizi doğrudan ilgilendiriyor. Toplumsal suç ortaklığı nedeniyle kurallara uyan bir toplum olmayı talep edemedik. İzmir’in ve özellikle depremin en fazla etkilediği alanın tarım toprağı olduğu ve imar barışından en çok yararlanan ilçe olduğu belirtiliyor. O zaman bu ölümler ve maddi manevi zararın sorumlusu kim? Ayrıca yıllardır tarım topraklarının amaç dışı kullanılmaması için başta Ziraat Mühendisleri Odaları ve ilgili bilim insanları olarak çırpınıyoruz. Ekolojinin, jeolojinin, bilimsel bilgi birikimi ve deneyimler dikkate alınmadan yapılan ve yaşanan yanlışların mutlaka bir gün olumsuz bir etkisi ortaya çıkacaktır uyarısı yapılıyor. Eğer yasalarımız amaç dışı arazi kullanıma müsaade etmeseydi, yapılar denetlenseydi, denetimsiz, kaçak yapılı binalara imar barışı  olmasaydı, 2B yasaları tarım topraklarına uygulanmasaydı bu yapılar Alüvyon dolgu üzerine kurulamazdı. Sakarya’da ,Gölcükte, Düzce’de, Bingöl’de, Van’da, İzmir’de toprak zemin üzerindeki evler yıkılmaz, bu kadar da acı ve gözyaşı belki yaşanmazdı.

İlgili Terimler :

YORUMLAR