KÜRESEL NÜFUS PLANLAMASI Uzman Doktor Cihan KOLİP
14.03.2022
Kişi Okumuş
0 Yorum
KÜRESEL NÜFUS PLANLAMASI
Uzman Doktor Cihan KOLİP
Daha önceki yazılarımda Corona pandemisinin emperyalist bir deney olduğunu emarelerinin ise SESSİZ HİPOKSİ ve henüz spesifik bir tedavisinin bulunmayışı olarak ifade etmiştim .
Pandeminin bu özelliğinden dolayı , hasta ve yakınlarının corona hastalığının ağırlığını hissetmediklerini , kötüye gittiğini anlayamadıklarını , ciddiyetini farketmediklerini , hastaneye geldiklerinde çok geç kaldıklarını söyledikleri hala kulaklarımdadır .
Dünyada 28 aydır devam eden pandemi sonucunda 500 milyonun üzerinde kişi hastalanmış 6 milyondan fazla kişi ise hayatını kaybetmiştir …
Ölüm oranlarınının
% 1,2-1,5 arasında olduğunu söyleyebiliriz .
Ülkemizde ise yaklaşık 15 milyon vakaya karşılık 100 bine yakın vatandaşımız hayatını kaybetmiştir …
Pandeminin Dünyadaki ölüm oranını Türkiye’ye uyguladığımızda ,
yaklaşık 200 bin vatandaşımızın hayatını kaybetmesini beklerken bu sayının 100 binlerde kalması doktorlarımız başta olmak üzere bütün SAĞLIK camiamızın üstün gayretleri ve fedakarlıkları sayesinde olmuştur .
24 kişilik Yoğunbakım ekibimde hepimizin covid’e yakalanması bunun bir tezahürüdür .

Uzman Doktor Cihan KOLİP
Bugün itibari ile dünya nüfusu 8 milyar kişidir. 50 yıl sonra 15 milyar olması beklenmektedir .
Yine 50 yıl içersinde
Küresel ısınma , iklim değişikliği , su ve gıdaya ulaşım zorluğu nedeniyle güney yarım küreden tahmini 2 milyar kişinin kuzeye göç etmesi beklenmektedir .
Küresel sermayenin doymak bilmeyen nefisleri , merhametten yoksun nobran kişilikleri , kuzeye göç edecek 2 milyar kişi ile bir damla su ve gıdayı paylaşmak istemeyen vicdani yoksullukları ,
sayıları bir milyonu geçmeyecek sözde elitlerin mutluluğu için kendilerinden beklenen insani olmayan çözümler ürettiklerini veya üreteceklerini söyleyebiliriz .
Rus-Ukrayna savaşda , Ukrayna sınırlarında abd’nin biyolojik silah laboratuvarlarının bulunduğu iddiası ve 30 ülkede yaklaşık 300 ün üzerinde benzer laboratuvarların olması nasıl bir çözüm yolu aradıklarını , bir sonraki pandeminin çok daha ağır sonuçları olabileceğini göstermektedir .
Dünya nüfusunu azaltmaya yönelik , küresel ölçekte yeni ve etkili salgınlar ortaya çıkarmak birinci öncelik olarak önümüze çıkmaktadır .
Bu amaçla corona pandemi simülasyonunun uygulandığını ,
dünya devletlerinin salgın karşısında reflekslerinin ölçüldüğünü , korunma mekanizmalarının gözlendiğini söylememiz çokta yanlış olmayacaktır .
Sözde medeniyetin beşiği denilen Avrupa başta olmak üzere tüm dünya pandemi kaşısında çaresiz kalmıştır .
Yaşlı bakım evlerinde terk edilen toplu ölümler sözde insan hakları savunucularının MASKElerini düşürmüş gerçek yüzlerini ifşa etmiştir .
Görünen o dur ki gelecek elli yılın en stratejik konusu AŞI , SU ve GIDA olacaktır .
Gıda konusunda tohumdan gübreye ve tarım ilaçlarına kadar geniş bir yelpazede dünyadaki hegemonyanın kimlerin elinde olduğunu rahatlıkla görebiliriz .
Bu bencil ve kirli senaryolar ancak MİLLİ projeler ile etkisiz hale getirilebilir .
Bu amaçla Atatürk’ün kurduğu ve akp nin 2011 yılında kapattığı Hıfzıssıhha Enstitüsünün çok acil olarak modern ve ileri teknoloji ile donatılmış AŞI üretim ve salgın yönetim merkezine dönüştürülmesine ihtiyac vardır .
Maalesef Ülkemizde 2006 yılında kabul edilen Tohumculuk Kanunu ile “kayıt altına alınmamış yerel tohumların satışı yasaklanmıştır “.
2018 de ise sertifikalı tohum kullanmayan çiftçilere mazot ve gübre desteği kaldırılmıştır .
Başkanlık sisteminden önce alınan bu ilginç kararlar ,
bugün yaşanan birçok olumsuzluğun , hayat pahalılığının , gıdaya erişim zorluğunun ana nedeni değilmidir ?
Görüldüğü üzere aslında temel sorun uygulanan küresel sermayenin neoliberal politikalarıdır .
Benzer şekilde bu küresel oyunu bozmak için ,
ATA TOHUMlarını geliştirip üretme merkezlerine yatırım yapmalı , toprak reformu ile modern ve teknolojik tarımı ,
devlet- çiftçi işbirliği ile uygulamalıyız .
2023’te LOZAN’nın yüzüncü yılında geçerliliğinin kalkacağı safsatasından
değilde , mevcut iktidarın ömrünün biteceğinden ,
Halkımızın Atatürkçü-Milli politikaları iktidara taşıyacağından bu ve benzeri sorunların kendiliğinden düzeleceğini düşünüyor ,
sağlıklı ömürler diliyorum…
İlgili Terimler :
YORUMLAR


