Koray Cihat: Holding bahane araziler, taşınmazlar kamplar Şahane..

Koray Cihat: Holding bahane araziler, taşınmazlar kamplar Şahane..
Ağustos ayında tarafların bir araya geldiği toplantıda yıl sonuna kadar Dünya Bankası’na TCDD hukuku statüsü Türk Ticaret kanuna tabi olacak şekilde tahatütünde bulunulmuş.
Holding’leşmeyi nasıl yaparlar tam olarak bilemiyorum çünkü Demiryolları kar marjı gütmeyen Kamu hizmeti vermek için kurulmuş bir kurumdur. Dolayısıyla önceliği budur ancak alal acele holdingleşmeye gidilmesini ve Türk Ticaret Kanuna bağlı olarak faaliyet göstermesine yönelik çalışmalarının esas sebebinin adeta bir arsa ve taşınmaz Ofisi durumunda olan TCDD”nin çok değerli taşınmazlarının bir an önce elden çıkarılmasıyla ilgili olduğunu düşünüyorum. Bununla ilgili kanununi düzenleme 2006 yılında yapılmıştı. Şöyle ki;
Bu amaçla; 5335 Sayılı Kanunun 32. maddesinde yer almış ancak Anayasa Mahkemesi İptal edince 5793 Sayılı Kanunun 43. maddesi ile ile yeniden kanunda yer almıştır. Bu kanun çerçevesinde taşınmazlardan yatırım planları, işletmecilik esasları ve bu konuda oluşturulacak komisyonun teknik değerlendirmesi dikkate alınarak işletmecilik fazlası olanların belirlenmesi ve bu taşınmazların satışına karar verilmesi için İdare’nin Yönetim Kurulu yetkili kılınmıştır. Yani TCDD genel müdürünün belirleyeceği bir komisyon işletme fazlası üretim harici olarak görüş bildirdiği bütün taşınmazların üçüncü şahıslara satışı gerçekleşecektir. Örneğin Ankara’da tarihi 2. Bölge binası, misafirhane, personel lojmanları ile birlikte yatakhane olarak kıllanılan binalar ve müze olarak kullanılan arazinin tamamı Medipol Üniversitesine devredilmiştir. Sıra TCDD Genel Müdürlük binasına gelmiştir. Kasım ayı içerisinde bu tarihi bina da Medipol Üniversitesi’ne devredileceği söyleniyor.
Bu kanunu düzenlemelerden haberi olmayanların bu hususta görüş bildirmelerini Özellikle de bu haberleri balon olarak nitelemelerini üzüntü ile takip ediyorum.
Özelleştirilmenin halka bir yararı olmadığı artık herkes tarafından anlaşılınca özelleştirilme kelimesi yerine serbestleşme ve holdingleşme gibi isimler kullanılmaya başlanıldı ama niyet aynı.
TCDD 2013 yılında serbestleşme adı altında ikiye bölünmüştü. Hala bunun sancıları sürmekte bi aralar yeniden birleşmeye yönelik düşünceler dile getirildi. Şimdi de holdingleşme diye bir şey çıkarıldı.
Makine Kimya da yapılan uygulamaya benzer bir yapılanmaya gidileceği gözüküyor. Işçisiyle memuruyla çok zor günlerin yaşanacağı apaçık ortada.
Işçiye bir şey olmayacak sıkıntı memurlar da olacak diye bazı söylemler kulağıma geliyor. Makine Kimyada da aynı hataya düşülmüştü. İş bittikten sonra işçisinin de, 4857’ye geçiş yaparak işçi statüsüne geçen memurun da önüne süreli sözleşme metni konulduğunda ve ve bu dönüşümün en büyük mağduru işçilerin olduğu anlaşıldı. Çünkü yakın zamana kadar süresi sözleşme ile çalışan işçiler süreli sözleşme ile çalışmak zorunda kaldıkları gibi Memurlara sunulan bir başka kuruma da geçme hakkı onlara tanınmadı.
Bütün kamu kuruluşlarında olduğu gibi TCDD’ nin ve ona bağlı kurum ve kuruluşların daha Proaktif bir yapıya kavuşması için bazı değişimlere ve dönüşümlere elbette ihtiyacı var.
Bu konuda bizim önerimiz sendikalar, Dernekler Üniversitedelerden bu konuda uzman kişiler ve kurumun belirleyeceği isimlerden oluşan bir komisyonun oluşturulması ve temel sorunların bu komisyon tarafından belirlenerek kısa, orta ve uzun vadede çözümler üretilerek uygulamaya konulmasıdır.
Işçi, memur sendikaları ve dernekler bir araya gelerek hem kurumun hem de çalışanların menfaatini koruyacak bir karşı duruşu oluşturmalıdır. Bunu yapabilirler mi? Bunu anlamak çok zor değil. Kurumda iki büyük memur sendikası Ulaştırma Memur Sen ile Türk Ulaşım Sendikası ile Demiryol İş Sendikasının bu günlerde sergileyecekleri tavırlara bakmak yeterli. Bu sendikaların
öncülüğünde diğer sendikaların ve derneklerin katılımıyla güçlü bir karşı duruş çeperi gerçekleşebilir.
2008 yılında hazırlanan TCDD nin serbestleşmesi ile ilgili kanun 2009 yılı 25 Kasım ve 16 aralık tarihlerinde yapılan büyük eylemlerle tam 4 yıl ötelenmiş çalışanların aleyhine olan bir çok madde taslakta çıkarılmıştı. Yani istenirse olabilir.

BENZER HABERLER

-
GAZİANTEP SON YILLARIN EN ŞİDDETLİ VE YAYGIN DOĞAL AFETLERİNDEN BİRİNİ YAŞADI
-
SATSO 31. Meslek Komitesi’nden 1-7 Mayıs Bilişim Haftası Mesajı
-
61.CUMHURBAŞKANLIĞI TÜRKİYE BİSİKLET TURU SONA ERDİ
-
Nisan ayıyla birlikte ihracat bahar coşkusu yaşanıyor
-
Arifiye Atatürk Caddesi sağlam altyapıyla buluşuyor
-
MHP SAKARYA İL BAŞKANI OĞUZ ALKAŞ: “3 MAYIS, TÜRK MİLLİYETÇİLERİNİN ŞEREF NİŞANESİDİR”



