“Kapalı devre çalışma sistemi” adı verilen uygulama insanlık dışı

07.08.2020

Kişi Okumuş

0 Yorum

“Kapalı devre çalışma sistemi” adı verilen uygulama insanlık dışı

Kocaeli Gıda Mühendisleri Odası olarak, Çanakkale Dardanel fabrikasında çalışanlarda Covid-19 hastalığının görülmesi üzerine uygulanmaya başlanan, insanlık dışı bir uygulama olan “kapalı devre çalışma sistemi” hakkında yaptığımız açıklama.


TMMOB Gıda Mühendisleri Odası Kocaeli Temsilcisi Sema KOPAL“Kapalı devre çalışma sistemi” adı verilen uygulama insanlık dışı

Dardanel Çalışma Kampı mı?
Üyelerimizin, meslektaşlarımızın da çalışmakta olduğu Çanakkale Dardanel
Önentaş Gıda’ya ait fabrikanın çalışanlarında Covid-19 virüsü tespit
edilmesi üzerine, fabrika için karantina kararı alındı. Fabrika
yönetimi, “Kapalı devre çalışma sistemi” adı altında işçileri 14 gün
süreyle fabrikada tutma kararı aldı. Karar 27 Temmuz itibarıyla
uygulanmaya başladı.
Kararın Çanakkale Valiliği İl Umumi Hıfzıssıhha Kurul kararı
doğrultusunda alındığı, çalışanların, işlerine devam edeceği, akşam ise
fabrika sahasındaki konaklama yerlerinde kalacağı açıklandı. Geçtiğimiz
günlerde Dardanel Yönetim Kurulu Başkanı Niyazi Önen, basına yaptığı
açıklamada, ‘kapalı devre çalışma sistemi’ni kendilerine resmi
makamların önerdiğini ve tebliğ ettiğini söyledi.
“Kapalı devre çalışma sistemi” adı verilen uygulama insanlık dışı
çalışma koşullarını dayatma fırsatıdır.
Instagram’da yaptığımız “Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi” ile ilgili canlı
yayında konuğumuz olan, alanında uzman Av. Dr. Murat Ozveri’nin de
belirttiği gibi, kararın dayandırıldığı iddia edilen Umumi Hıfzıssıhha
Kanunu 72’nci maddesine göre “karantina”, ya sağlık merkezlerinde ya da
sıhhi şartları taşıyan merkezlerde veya evlerde uygulanabilir; virüsün
görüldüğü işyerinde değil.


Av. Özveri’nin yaptığı açıklama şöyle:
“Çanakkale Valiliği İl Umumi Hıfzıssıhha kurulu kararı Umumi Hıfzıssıhha
Kanununa aykırıdır.
“Umumi Hıfzıssıhha Kanunu 74’ncü maddesine. göre “fabrika ve
imalathanelerle…. sari hastalıklara musap kimselerin alıkonulması
memnudur”. Yani fabrikalarda bulaşıcı hastalıklara yakalanmış kişilerin
bulundurulması ve fabrikada tutulması YASAKTIR.
“Umumi Hıfzıssıhha Kanunu’nun 83’ncü maddesinde geçen “Cebri tecride
tabi olarak müessesatta veya evlerinde tecrit edilen kimselerle”
ifadesinden “fabrika” “işyeri” anlamı çıkarılmaz. “Müessesat” kavramı
72’nci maddede yer alan “sıhhi ve fenni şartları haiz mahaller” anlamına
gelir.
“Karantina altına alınmış birisinin karantina altına alınmış bir mahalde
çalıştırılması, çalışmaya zorlanması yaşama hakkına müdahale
niteliğindedir. 6331 sayılı İş Sağlığı İş Güvenliği Yasası’na aykırıdır.
“Adına “kapalı devre çalışma sistemi” denilen uygulama, yasaya aykırı
bir şekilde çalışma kampı kurmaktır. Salgın hastalığın tespit edildiği
koşullarda işçileri işyerinde çalışmaya zorlamak can güvenliğini yok
saymaktır.
“Adına “kapalı devre çalışma sistemi” denilen uygulama İş yasasının,
çalışma süreleri, hafta tatili hakkındaki emredici düzenlemelerine
aykırıdır.
“Kapalı devre çalışma, “işim mi, sağlığım mı” ikileminde bırakılan
işçilerin çaresizliğinin istismarıdır. İşçiler fabrikada kalmak zorunda
değildir. İşten atılma korkusuyla kalanları korumak bakanlığın
görevidir.”
Yürürlükteki kanunlara dayanarak yapılan yukarıdaki tespitlerden de
anlaşıldığı üzere, fabrikada zorunlu karantina uygulaması Umumi
Hıfzısıhha Kanununa aykırıdır. Bu uygulamanın önünü açan da Niyazi
Önen’in yaptığı açıklamaya göre, hükümet-AKP İktidarı ve kararı veren İl
Hıfzısıhha Kurulunda yer alan diğer resmi kurumlardır. İşçilerin
istirahate, tedaviye ya da evlerinde karantinaya gönderilmesi gerekirken
fabrikada zorunlu karantina altına alınması, işçilerin temel haklarının
sermayenin kârlılığına kurban edildiğinin göstergesidir. İşsiz kalma
korkusu nedeniyle işçiler bu kararlara boyun eğmektedir.
Pandemi sürecinin başından beri işverenlerin çıkarlarını gözeten
uygulamalarla çalışanlar işlerinden çıkarılmış, Ücretsiz İzin
dayatmasıyla bir milyon 700 bin işçi aylık 1168 TL ücrete mahkûm
edilmiş, Telafi Çalışması ve Kısa Çalışma Ödenekleriyle işçiler gelir
kaybına uğramış ve ciddi anlamda yoksullaşmıştır. Buna karşın, pandemi
döneminde işverenlere teşvikler verilmiş, İşsizlik Fonu neredeyse
onların hizmetine sunulmuştur. Pandemi dönemine rağmen Türkiye’nin ilk
500 sanayi şirketinden 483’ü kâr açıklamıştır.
Bugün de “kapalı devre çalışma” sistemiyle “kölece çalışma”nın önü
açılmak istenmektedir.
Gıda Mühendisleri Odası Kocaeli Temsilciliği olarak, üyelerimizin,
meslektaşlarımızın da içinde olduğu çalışanlara karşı uygulanan bu
hukuksuzluktan derhal geri dönülmesi çağrısını yapıyoruz.
İşçilerin sağlığı patronların kârından değerlidir, önemlidir. 06.08.2020

Sema KOPAL
TMMOB Gıda Mühendisleri Odası Kocaeli Temsilcisi

İlgili Terimler :

YORUMLAR