Gazze açlıktan ölüyor! Hükümeti göreve davet ettiler

ana manset - 21 Temmuz 2025 11:53 A A

İsrail’in gıda girişini engellediği Gazze’de mevcut stoklar hızla eriyor. Gazze halkı açlıktan kırılırken, Sakaryalılar Demokrasi Meydanı’nda Gazzelilerin sesine ses verdi ve hükümeti göreve davet etti.

Sakarya Filistin Gönüllüleri adına yapılan basın açıklamasında arkasına ABD emperyalizmini alan Siyonist terörün açlığı bir silah olarak kullandığına dikkat çekildi ve son günlerde Gazze’de açlıktan ölümlerin tırmanışa geçtiği kaydedildi.

İsrail’in bir taraftan bütün bölge ülkelerine saldırmayı sürdürdüğü belirtilerek Suriye’de yaşanan gelişmelerin ülkemiz açısından da vahim olduğuna vurgu yapıldı.

Açıklamada hükümet acilen göreve davet edildi. Halen gizli kapaklı yollarla devam eden İsrail’le ticaretin engellenmesi, ZIM başta olmak üzere İsrailli firmaların limanlarımıza girişlerinin yasaklanması, Azerbaycan petrolünün Türkiye üzerinden İsrail’e tedarikinin sonlandırılması, İncirlik ve Kürecik’in kapatılması talepleri yinelendi.

Açıklamada “Kahrolsun İsrail, Kahrolsun Amerika, Sakarya’dan Gazze’ye Direnişe Bin Selam, Hükümet Uyuma Filistin’e Sahip Çık, Söz Değil İcraat Filistin’e Sadakat” sloganları yükseltildi.

Açıklamanın tam metni şu şekilde:

Kıymetli Filistin dostları, 7 Ekim 2023 tarihinde başlayan Aksa Tufanı, birkaç gün içinde, Siyonist İsrail rejiminin örümcek ağından daha zayıf olduğunu tüm dünyaya göstermişti. Filistinli mücahitlerin operasyonu karşısında dumura uğrayan İsrail’in yardımına başta Amerika olmak üzere Avrupalı güçler yetişti. Ve 8 Ekim 2023 tarihinden itibaren aslında Filistinliler, İsrail ile değil arkasındaki süper güçlerle, yani Amerika ve Avrupa ülkeleri ile savaşmaktadır. Mücahitlerin direnişini kıramayan İsrail ve Amerika’nın başını çektiği şer cephesi, direnişi zor durumda bırakmak için Gazze’deki sivilleri, bebekleri, kadınları, yaşlıları, hastaları, okulları, hastaneleri, parkları bahçeleri vurdu, vurmaya da devam ediyor. Yetmezmiş gibi Gazze’ye ekmek, su, ilaç gibi en temel insani malzemeleri dahi sokmuyorlar. Ümmetin ve insanlığın en asil evlatlarını açlığa, susuzluğa, dinmek bilmeyen saldırılara maruz bırakıyorlar.

Filistin’de yaptıkları yetmezmiş gibi Amerika ve İsrail’in başını çektiği şer cephesi Lübnan’ı, Yemen’i, İran’ı, Irak’ı ve şimdi de Suriye’yi hedef aldı, almaya da devam ediyor. Bu şer cephesi anlaşmadan, insan haklarından, haktan hukuktan anlamamaktadır. Onlar ancak güçten anlamaktadırlar. İran’ın İsrail’i vurduğu 12 günlük süreçte bunu herkes gözleriyle gördü. İsrail, ancak Tel Aviv’e füzeler düştüğünde, stratejik binaları vurulduğunda, askerleri öldürüldüğünde yola gelmektedir. Bu sebeple İsrail’le normalleşme arayışında olan İslam ülkeleri rüya görmemelidirler. Halklar bu süreçlere mani olmalıdırlar. Bugün Suriye tüm gerçekliğiyle önümüzde durmaktadır. İsrail’le normalleşmeye yeşil ışık yakan mevcut Suriye rejimi bugün bizzat İsrail tarafından bombalanmaktadır. İktidarlar ders almıyorsa da halklar ders almalı ve dil, din, ırk, mezhep ayrımı yapmadan bu organize kötülük cephesine karşı birleşmelidir.

Kıymetli halkımız, Kassam Tugayları Sözcüsü Ebu Ubeyde cuma günü bir açıklama yaptı. Sahadaki son durumla ilgili bilgileri paylaşan Ebu Ubeyde aynı zamanda özellikle İslam ülkesi liderlerine çok sert ve ağır konuştu. Dedi ki Ebu Ubeyde, ümmet üzerine düşeni yapmadı. Ümmetimizin rejimleri Gazzelilerin katledilmesini, aç bırakılmasını, su ve ilaçtan mahrum bırakılmasını seyretmektedir. Sizler, Yüce Allah katında hasımlarımızsınız. Sizler, her yetim çocuğun, her evladını yitirmiş annenin, her yerinden edilmiş, her acı çeken, her yaralı ve her aç insanın hasmısınız. Boyunlarınız, sessizliğinizle yüzüstü bırakılan on binlerce masumun kanıyla ağırlaşmıştır. Bu cani düşman, bu soykırımı sizin ihanetiniz sebebiyle işleyebildi.”

Şimdi Ebu Ubeyde’nin açıklamalarından bizlere, Türkiye’ye, iktidara ne düşüyor? Sormamız gereken soru budur. Şapkayı önümüze koyup düşünmemiz gerekiyor. Biz bugün açıkça, yok, Ebu Ubeyde’nin kızdıkları bizler değiliz diyebilir miyiz? Nasıl diyeceğiz ki? Hala ve hala işgal rejimi İsrail’in petrol ihtiyacının yaklaşık yüzde 50’si Türkiye toprakları üzerinden geçen Bakü-Tiflis-Ceyhan (BTC) Boru Hattı kullanılarak sağlanıyor. Özellikle Azerbaycan devlet şirketi SOCAR’ın petrolü İsrail’e satılıyor. Resmi belgeleri de bin bir türlü hileyle bu satış gerçekleşmiyormuş gibi ayarlıyorlar. Yazıklar olsun diyoruz. Kuldan utanmıyorsunuz Allah’tan da mı utanmıyorsunuz? Hadi kuldan sakladınız, bizleri kandırdınız, Allah’tan nasıl saklayacaksınız? Yoksa Onu da haşa kandırabileceğinizi mi zannediyorsunuz?

Bu petrol sevkiyatı, hepimizin boynuna asılan bir utanç zinciridir. Bu zincir, Ebu Ubeyde’nin dediği gibi, ahirette Filistinli masumlarla bizi ayıracak nişane olacaktır. Bizler vallahi bundan beri olduğumuzu ilan ediyoruz. Aylardır ulaşabildiğimiz tüm bilgilerle bu utanç verici petrol sevkiyatını gündem etmeye çalışıyoruz. Etmeye de devam edeceğiz. Bu utanç başta iktidar sahipleri olmak üzere hepimizin utancı. Bu sevkiyatı durdurmak hepimizin meselesi. Türkiye, bu kanlı sevkiyatın 1.076 km’lik mesafesinden sorumlu. Bu mesafe içerisinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’a bağlı BOTAŞ bu süreci idare ediyor. Artık yeter diyoruz. Artık yeter. Ne olursa olsun, bu vanaları kapatın. Masumların kanına ortak olmayın.

Sadece petrol değil kıymetli dostlar. İsrail lehine çalışan gemiler de limanlarımızda cirit atıyor. ZIM başta olmak üzere, İsrail’e silah sevkiyatı yapan şirketler ve gemiler bizim limanlarımıza rahatça yanaşmaya, bizim imkanlarımızı kullanmaya devam ediyorlar. Gazze’deki soykırımın 2 yılına yaklaştık. Artık bu zalimlere dur demek için daha ne olması gerekiyor? Buradan yetkililere sesleniyoruz. Seyredecek bir sahne kalmadı. Bekleyecek bir vakit yok. Derhal limanlarımızı İsrail’le doğrudan ilişkili firmalara ve gemilere kapatın.

Kıymetli halkımız, ülkemizdeki NATO üsleri de acilen kurtulmamız gereken unsurlar arasında yer alıyor. Bu üsler bırakın Filistin’i Gazze’yi Türkiye’nin de halkımızın da bağımsızlığımızın da aleyhindedir. Bunu tartışmanın dahi anlamı yoktur.

Kıymetli dostlar, bağımsızlık bedel ister. Bağımsızlık irade ve kararlılık ister. Bizler bu hususlarda azimli olmazsak o zaman gelecek günler bu günlerden daha iyi olmayacak. Çocuklarımıza emperyalizmin oyun sahası olmuş bir ülkeyi miras bırakacağız. Hayır, bizler buna itiraz ediyoruz. Diyoruz ki Allah’a ve Resulüne iman etmiş kimseler Allah’a ve Resulüne dayanır, gücünü ondan alır. İşte önümüzde Gazze ve Yemen halkları modern mucizeler olarak durmaktadırlar. Küçücük Gazze’de dünyanın süper güçleri direniş tarafından mağlup edilmiştir. Yemen, Amerika’yı arkasına bile bakmadan Kızıldeniz’den kaçıp gitmesini sağlamıştır. Bizler de aynı ruhla, aynı azimle, ülkemizden emperyalizmi ve işbirlikçilerini söküp atabiliriz ve atacağız da inşallah.

Fakat bu korkarak kaçarak, köprüyü geçene kadar ayıya dayı diyerek olmaz. Birkaç gün önce Kolombiya’nın başkenti Bogota’da toplanan Lahey Grubu Zirvesi’nde İsrail’e karşı sert yaptırımlar gündeme geldi. Türkiye saldırıları kınayan metni imzalasa da İsrail’e silah ambargosu içeren taahhüde imza atmadı. 11 ülke yaptırımları yazılı olarak kabul etti. Neden diye soruyoruz? Filistin’i her fırsatta savunduğunu söyleyen ey Ak Parti hükümeti ve ittifak bileşenleri, neden bu asil anlaşmaya imza atmadınız? Neden İsrail’in aleyhine olacak kararlarda daha çetin davranmıyorsunuz? Bu soruları aylardır soruyoruz ve sormaya da devam edeceğiz. Sizlere Ebu Ubeyde’nin sözlerini hatırlatarak diyoruz ki: Filistinli şehidlerin kanına düşman olmaktan korkun. Size bu meydandan bunu söylüyoruz. Doğru adımları atın bizleri arkanızda bulacaksınız. Atmadığınız sürece de karşınıza geçip, Filistin’deki şehid bebeklerin, masum sivillerin, aziz mücahidlerin kanlarının hürmetine size gerçekleri söylemeye devam edeceğiz.

Yaşasın Gazze Direnişimiz, Yaşasın Küresel İntifada!

 

ana manset - 11:53 A A
BENZER HABERLER