Duayen gazeteci Altan Öymen kalemiyle her zaman saygı uyandıran bir isimdi

ana manset - 20 Temmuz 2025 09:29 A A

CHP’nin eski genel başkanlarından, duayen gazeteci Altan Öymen’in vefatını derin bir üzüntüyle öğrendim. Türk siyasetinde ve basın dünyasında iz bırakan, ilkeli duruşu ve kalemiyle her zaman saygı uyandıran bir isimdi. Kendisine Allah’tan rahmet; başta ailesi olmak üzere tüm sevenlerine başsağlığı diliyorum.

Fehmi DUMAN

Araştırmacı Gazeteci 

Altan Öymen kimdir?

Türkiye’de gazeteciliğin “Altan Abi“si olarak da anılan Mehmet Altan Öymen, 93 yıl önce, 20 Haziran 1932’de, TBMM 7 ve 8. Dönem Bolu Milletvekili olan Hıfzırrahman Raşit Öymen ve Nezaket Öymen‘in üç çocuğundan biri olarak, Çerkes olan ailesinin Kafkasya’dan göç ettiği Trabzon’da doğdu. İlk ve orta öğretimini Ankara’da tamamladı. 1955 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’ni (Mülkiye) bitirdi.

Altan Öymen, mesleğe, tam 75 yıl önce, Mülkiye’de öğrenciyken, 1950 yılında Ulus gazetesinin parlamento muhabiri olarak başladı. Ulus’ta iki yıl çalıştıktan sonra Tercüman Gazetesi Ankara Temsilcisi oldu. 1957’de Yeni Gün Gazetesi Genel Yayın Müdürü oldu.

1958-60 yılları arasında Ulus ve Akis‘te yazdı. 1960-61 yılları arasında Öncü gazetesinde Genel Yayın Müdürü oldu. AkşamCumhuriyetGünaydın gazetelerinde yazılar yazdı.

1962-66 yılları arasında Almanya’da Bonn Büyükelçiliği Basın Ataşesi olarak görev yaptı. 1966-67 yıllarında Milliyet dizi yazarı, 1967-68 yıllarında Ulus Genel Yayın Müdürü, 1968-72 yılları arasında Akşam yazarı, WDR ve DPA muhabiri oldu.

1972 yılında Anka Haber Ajansı’nı kurdu ve 1979 yılına kadar yönetti. Yurt içindeki ve yurt dışındaki radyo ile televizyonlara haber yayınları ve belgeseller hazırladı.


Tarih 1975 Ekim ayı sonları, yer Bükreş: CHP lideri Ecevit’in Romanya gezisini izleyen gazeteciler (soldan sağa) Mehmet Ali Kışlalı, Cüneyt Arcayürek, Ergin Konuksever, Altan Öymen, Kurtul Altuğ…


1980’li ve 90’lı yıllarda gazetecilik görevine devam eden Öymen, 1980-82 yıllarında Cumhuriyet gazetesinde yazar olarak çalıştı. 1982’de Milliyet’e Yayın Kurulu Üyesi ve yazar olarak katıldı. 1985-95 arasında Milliyet Genel Yayın Koordinatörü, Başyazar ve İdare Meclisi Üyeliği yaptı, ardından Radikal gazetesinde köşe yazıları kaleme aldı. T24’teki “Bugünden Düne” başlıklı köşede “Tam 70 yıl önce ‘Bir şeyler yapmalı’ dedik ve Mülkiye’den CHP’ye yola koyulduk…” başlıklı makalesi yayımlandı.

Siyasi hayatı

CHP örgütlerinde “ocak başkanlığı”ndan itibaren politika hayatında da yer alan Altan Öymen, 1961 yılında, 27 Mayıs 1960 darbesinden sonra kurulan Kurucu Meclis üyeliği yaptı. 1977 Türkiye genel seçimlerinde CHP’den Ankara Milletvekili olarak parlamentoya girdi. Aynı yıl Bülent Ecevit tarafından kurulan 40. Türkiye Cumhuriyeti Hükûmeti’nde Turizm ve Tanıtma Bakanı olarak yer aldı.

1978-1979 yılları arasında Cumhuriyet Halk Partisi TBMM Grup Başkanvekilliği ve Avrupa Konseyi Türk Delegasyonu üyeliği görevlerini üstlendi. 1979-1980 yılları arasında Cumhuriyet Halk Partisi Genel Sekreter Yardımcısı olarak çalıştı.

1995 Türkiye genel seçimlerinde CHP İstanbul Milletvekili olarak tekrar parlamentoya girdi ve CHP Grup Başkanvekilliği görevini üstlendi.

1999 Türkiye genel seçimlerinde yüzde 10’luk Türkiye barajının altında kalan CHP’nin Meclis dışında kalması üzerine genel başkanlıktan istifa eden Deniz Baykal‘ın ardından 23 Mayıs 1999 tarihinde düzenlenen CHP 27. Olağanüstü Kurultayı’nda yeni genel başkan olarak seçildi. CHP Genel Başkanlığı’nı 15 ay sürdürdü. 30 Eylül 2000 tarihinde toplanan kurultayda genel başkanlık görevini Deniz Baykal’a devretti.

İyi derecede Almanca ve Fransızca bilen Altan ÖymenAysel Öymen ile evli, gazeteci Aslı Öymen‘in babası, 22 Temmuz 1987 tarihinde 49 yaşındayken hayatını kaybeden gazeteci Örsan Öymen‘in ağabeyi, eski CHP Genel Başkan Yardımcısı ve eski Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı, emekli büyükelçi Onur Öymen‘in amcasının oğluydu.Ankara, sene 1955, beş yıllık gazeteci Altan Öymen Demokrat Parti iktidarının CHP’nin mallarına el koyma kararını protesto ederken polis tarafından götürülüyor… 

Kitapları

Altan Öymen, otobiyografisi paralelinde önemli tanıklıklarla Cumhuriyet’in siyasi tarihini anlattığı kitap serisini yazmayı sürdürdü. Televizyonlarda yakın dönem siyasi tarih üzerine belgesel ve programları da yayımlanan Öymen’in yayımlanmış kitapları şöyle:

Bir Dönem Bir Çocuk– Değişim Yılları
– Öfkeli Yıllar
– … Ve İhtilal
– Umutlar ve İdamlar
– Kayıp Yaz
– Mobilya Dosyası (Uğur Mumcu ile birlikte)
– 01 Adana – 80’lı Yıllarda Adana (Tan Oral ile birlikte)

“40. yaş günümde cezaevindeydim”

40. yaş günümde, ‘uçak kaçırma‘ iddiasıyla tutuklanmış bir gazeteciydim ben. ANKA Haber Ajansı’nı yeni kurmuştum. Yaş günümde hücredeydim. Bir ara rahmetli Emil Galip Sandalcı ile karşılaştım. ‘Tutukladılar, bu bana 40. yaş günü hediyesi galiba’ dedim. Sandalcı, ‘O da bir şey mi, ben 50. yaş günümü içerde geçirdim’ dedi.

Bu tutukluluk askeri yönetim dönemindeydi. 12 Mart 1971 müdahalesini izleyen askeri yönetimde tutuklandım. Ama daha önce söylediğim gibi, seçimle gelmiş sivil yönetimlerde, istisnaları çıkardığınız zaman, tutuklama, hüküm kesinleştikten sonra yapılıyordu.

“Politika herkesin görevi”

Ocak örgütlenmelerinden başlayarak politikanın da içinde oldum. Politika bence bir meslek değil; doktorluk, öğretmenlik, çiftçilik gibi bir meslek değil. Mesleğin karşılığı, geçimini sağlamak için tutulan yol olmasıdır. Ama politika geçimini sağlamak için tutulan bir yol değildir, olmamalıdır. Politika herkesin görevi. Bir kere 18 yaşını geçince oy veriyorsunuz, bu oyla bir karar veriyorsunuz.

Kendi mesleğini icra ederken politikayı da izlemek görevi vardır demokratik ülkelerde. İnsanların kendilerini rahat ettirmesi için, özlemlerine kavuşması için politikayla ilgilenmesi gerekir. Bir seçimle kötü bir yönetim iş başına gelmişse, bunda vatandaş olarak bizim de kabahatimiz var.

Ve demokratik bir düzende hür basın olacak ki, doğru karar verme imkânı olsun.
Gençler politik görevlere de seçilebiliyor. İnsanların, o sırada o işi yapmayı, politikaya girmeyi de görev sayması lazım. Memleket iyi gidecekse, bu önemli ölçüde politika yoluyla olacaktır, politika ile gitmesi gerekecektir. O yüzden siyasete daha fazla insanın katılması lazım.

Kendi hayatımda da politikayla ilgilenmenin faydasını gördüm. Üzerime görev düştüğü zaman da, ocak başkanlığından itibaren başladım. Politikayı meslek sayıp, ‘bir dönem seçilmedim’ diye de üzülmemek lazım. İlgiyi hep sonuna kadar muhafaza etmemek lazım. Politikada başkalarının söylediklerini dinlemek lazım. Halkı dinlemek lazım. Bu dönem için daha da önemli bir şey, başkalarını da dinlemek. Dediğim gibi, memleket iyiye gidecekse demokrasi içinde politika yoluyla gidecek. ‘Politika çamurdur’ derseniz, onu düzeltecek şey de politikadır. Sadece kötülerseniz işler düzelmez.

ana manset - 09:29 A A
BENZER HABERLER