DP Genel Başkanı Gültekin Uysal “Önce siyaset değişecek, sonra Türkiye değişecek”

05.12.2020

Kişi Okumuş

0 Yorum

DP Genel Başkanı Gültekin Uysal “Önce siyaset değişecek, sonra Türkiye değişecek”

DP Genel Başkanı Gültekin Uysal “Önce siyaset değişecek, sonra Türkiye değişecek”

Türkiye maalesef ikiye ayrıldı

 Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, “Türkiye maalesef ikiye ayrıldı. Bir tarafta demokrasi=kuvvetler ayrılığı prensibine inanan, bir tarafta da keyfi bir rejim olarak gördüğümüz bu hükümet sisteminin tarafında yer alanlar var.

Önce siyaset değişecek, sonra Türkiye değişecek

Uysal”Biz “önce siyaset değişecek, sonra Türkiye değişecek” diyoruz. Türkiye’nin bütün meselelerinin temeli seçim sistemi ve siyasi partiler kanunu.

Türkiye’nin en temel eksiği ne adli, ne idari, ne kamusal denetim yapamaması.

Biz öncelikle bu sistemin istinat noktasını doğru bir yere koyarak hareket ediyoruz. İstinat noktası da genel manasıyla demokrasi.

Bir denetim mekanizması kurulmadığı sürece sistemin adı ve mahiyeti önemli değil.

Uysal”12 Eylül Darbesinin miras bıraktığı seçim sisteminde seçmen stratejik bir oyuncuya dönüştü. O gelmesin diye buna oy ver, bu gelmesin diye diğerine…

Bu sistem çift haneli sorunlar üretiyor!

Temel perspektifimiz;

-Parti genel başkanlığı ile devlet başkanlığı ayrılmalı

-Bütçe hakkı meclise iade edilmeli

-Seçim ve Siy.Par kanunun değişmeli

-RTÜK, Basın İlan Kurumu, TRT yönetimi meclisteki siyasi partilerin mutabakatı ile seçilmeli

-HSK yapısı değişmeli

Uysal”Sağlıklı sistemi kuramadığımız için ortaya çıkan bir maliyet var ve bu maliyeti millet ödüyor.

Demokrat Parti “doğruluğu ispat edilmiş bir çizgi”dir.

Zaman zaman propaganda gayretleri için kimileri partimizin abide isimlerini, demokratik referans ihtiyaçlarından ötürü ağızlarına almaktadır.

Durduğumuz yer siyasette de karşıtlık üzerinden değil, değerler üzerindendir.

İktidara muhalefet etmek başka, ülkenin menfaatlerine muhalefet etmek başka.

Bu büyük geçmişin bize çizdiği değerlerin klavuzluğunda bir tavır geliştiriyoruz.

Uysal”Yassıada yalnız bizim geleneğimiz için değil demokrasi için önemli bir mahiyettedir.

Sadece sizi seçen insanların değil, oyunu aldığınız kitlelerin dışındaki insanların rızasını da almak önemlidir.

Barajla alakalı temel tezminiz %1’e çekilmesidir.

Kendi Cumhurbaşkanı adayımızı çıkartmak hedefimizdir.

Muhalefet çok parçalı ve yanyana gelemez

Bu sistemde, %50+1 dengesinde iki temel varsayım etkili oldu;

-Biz nasıl olsa %50 üzerinde oy alıyoruz.

-Muhalefet çok parçalı ve yanyana gelemez. İkisinin de çöktüğünü görüyoruz.

Anlamlı bir rekabetin yaşanacağı Cumhurbaşkanlığı Seçimlerinde, siyasi karakteri yüksek bir adayın olması gerektiği kanaatindeyiz

Cumhurbaşkanı adaylarını isimler üzerinden tartışmaya başlamak, özünü geride bırakıyor. Özü ise değerlerdir. Bu nedenle değerleri ortaya koymak gerekiyor.

Biz bugünkü iktidarın Türkiye’ye artık verebileceği birşey olduğunu düşünmüyoruz. AKP’nin 2002 yılı beyannamelerinde isimlerini silelim, önlerine koyalım, emin olun tüm eleştirileri bugünkü kimliklerine karşı geçerli.

Bizim Demokrat Parti olarak insanların beklentilerine karşı gelecek bir Türkiye hayalimiz var.

Son tanık olduğumuz açıklamalar, seçim sathında iktidarın muhalefeti daha fazla kriminalize edeceğini gösteriyor.

Ayrıca seçime yaklaştıkça, bugünkü sistemi değiştirecek, daha da çıkmaza sokacak, toplumsal iklimi yaralayacak bir takım operasyonel hamleler bekliyorum

İktidarın stratejisine, yerel seçimlerden beri söylemlerine baktığımızda bir takım operasyonel hamleler bekliyorum.

İktidarın Türkiye’de demokratik rekabetle değil müdahale ile sonuç alma gayreti olduğuna inanıyorum.

Anayasanın ilk 3 maddesi konusunda bir tartışmada ne taraf oluruz, ne tartışırız, ne gündeme alırız.

İttifakları, partilerin Cumhurbaşkanı aday tercihleri, partilerin kurumsal tercihleri şekillendirecek.

Türkiye’nin en önemli meselelerinin temelinde işlemeyen demokrasi var. Ama ziyadesiyle eğitim sisteminin çağın gerektirdiği şartlarda yürütülmemesidir.

Gençlerimiz kendi geleceğini, kendi doğduğu topraklarda görmüyor.

İktidarın kurduğu fiili bir mekanizma var; insanını yoksulluğa mahkum ederek, yoksulluğu yöneteceğini düşünerek hareket etmek.

Her gün bir rektörün ahbap çavuş ilişkisi ile üniversite yönettiğine, atama yaptığına şahit oluyoruz.

İktidarın, alanda maddi boyutları, medya erişimi ile sahip olduğu avantajları bırakın, kamu kaynaklarını nasıl kullandığına, yargı üzerindeki hâkimiyetine, kolluk üzerindeki kontrolüne bakmak lazım.

İktidarın mevcut şartlarda, insanların, seçmenlerin kanaatlerini değiştirme imkanı kalmadığını düşünüyorum.

Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal”Bize kalansa var olanı geliştirmek olacaktır.

5 Aralık Dünya Kadın Hakları Günü  ve Türk Kadınının Seçme ve Seçilme Hakkına kavuştuğu günün yıldönümü kutlu olsun

Yapılması gereken şudur; Özelde kadını değil doğrudan bireyi, canlıyı ve haklarını evrensel bir anlayışla koruyacak demokratik bir sistemi kurmamız gerekmektedir. Bu olduğu taktirde, kadın, çocuk, doğa, canlı yani toplumun tüm paydaşları sistem tarafından korunacaktır.

Vatanın kurtuluşu, Devletin kuruluşu ve Aziz Milletimizin inkişafında en ön safta yer alan Türk Kadınının, siyasi hayatta da var olması gayreti, insan hak ve hürriyetlerinin gereği ve demokrasinin mana bulması adına, 86 yıl önce kadınlar seçme ve seçilme haklarına eriştiler.”

İlgili Terimler :

YORUMLAR