DEMOKRASİ ARAÇ DEĞİL AMAÇTIR.

DEMOKRASİ ARAÇ DEĞİL AMAÇTIR.
Ulaşım İş Sendikası Genel Başkanı Cihad Koray
Bu gün yaşananlar Demokrasiyi amaç değil araç gören anlayışın demokrasi üzerinden otokrasiye geçiş emellerine dur demek için verilen mücadeledir.
Bu mücadelenin temelini Anayasamızın ilk 4 ve 66. Maddeleri oluşturur. Özellikle 2 ve 3. maddeler.
2.Madde;
Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir”; 3. Madde ise; “Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür”
Aklı başında olan hangi vatandaşımız şu anda Anayasa’nın bu iki maddesinin fiilen hayatta olduğunu söyleyebilir?
Bugün, başta gençler ve üniversiteliler olmak üzere Türk milleti yaşamından duyduğu mutsuzluğu ve umutsuzluğu gösterilerle ortaya koymaktadır. Eylemlerin öznesi salt Ekrem İmamoğlu değildir.
Konu büyük ekonomik kriz, emekli, asgari ücretli, küçük esnaf, işsiz yaklaşık 60 milyonun üstünde insanın yoksulluk sınırının altında yaşaması; bir yanda bunlar yaşınırken itibardan tasarruf olmaz denilmesine, üniversite mezunu gençlerin işsizliği, tükenen ümitleri ve buna karşılık semiren iktidar yandaşlarıdır. Ülkenin parti devletine dönüşmesi Kamu kurumlarında torpille işlere girebilmesi torpili olmayanların mülakatlarda elenmesidir.
Bebek katili terörist başı Öcalan’ın sayın statüsüne getirilmesi kendisinden kurucu Önder olarak bahsedilmesi emperyalizm aparatı PKK ve DEM ile ortak anayasa çalışmaları; bunları etkili biçimde dile getirilmesi olayları bugüne kadar sessiz şekilde izleyen kitleleri titretmiş ve kendine getirmiştir.
Bardak taşmıştır. Türk toplumunun bir kısmı anayasadan kaynaklanan gösteri ve yürüyüş hakkını kullanma kararı vermiştir. Burada özne ne CHP nede Ekrem İmamoğlu’dur.
Burada özne Atatürk cumhuriyetine siyasal İslamcılar ve etnikçiler tarafından yapılan saldırıdır. Hukukun ve Anayasamızın askıya alınmasıdır. Birileri “Anadolu vahdet merkezidir, sıkıyönetime hazır olun” mealinde mesajlar verebilmektedir.
Bu yürüyüş ve gösterilere Atatürk ve cumhuriyet ile sorunu olan, emperyalizmin aparatı PKK-DEM unsurlarının katılması mücadelenin toplumsallığını ve haklılığını itibarsızlaştıracaktır gezide bu yaşanmıştır aynı hataya yine düşülmemelidir.
Cumhuriyetin kurucu değerlerine ve kurucusundan yana olanlara açılmış savaştır. Bu savaşta Sakarya savaşı çok öğreticidir. Sakarya savaşında ordunun yüzde 40’ı kaçmıştır. yüzde 60’ı da savaşmıştır. Biz savaşan o dedelerin torunuyuz”. Bugün onların kurduğu Devleti ve kurdukları Cumhuriyeti koruma görevini üstlenerek alanlardayız.
Tek davamız ebedi Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu cumhuriyeti koruma davasıdır. Kurucusunun torunları elbette cumhuriyete sonuna kadar ne pahasına olursa olsun sahip çıkacaktır.
Alanlarda her sosyal kesimden insanlar cumhuriyete sahip çıkmada kararlılıklarını gösteriyor yalnız bir eksik var.
İşçi ve Memur Sendikalarından Birleşik Kamu İş, KESK ve DİSK’in haricinde diğer sendikaları alanlarda göremiyoruz.
Bu sendikaların üyeleri içerisinde cumhuriyetten, kurucusundan, hukuktan, demokrasiden yana olanların sayısı bu sendikaların nüvesini oluşturan düşünceye sahip olanlardan çok daha fazladır. Umarım sendikalarının bu tutum ve tavırlarını dikkate alır bulundukları yeri sorgularlar.
“Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber hiç ya hiçbirimiz” sloganı halkta karşılık bulmuştur.

BENZER HABERLER

-
Sumud Filosu: 20 Türk aktivist alıkonuldu
-
İşçiler 1 Mayıs’ta yurt genelinde alanlarda olacak
-
SATSO Meclis’inde Gündem Eğitimde Şiddete ve Toplumsal Kırılmalara Ortak Sorumluluk oldu
-
DEVA “KADININ SESİ PROGRAMI” İÇİN KOCAALİ DE SAHADAYDI
-
Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği’nin Yeni Başkanı Cengiz Balık Oldu
-
Küresel Eşitsizli: Servet Yoğunlaşması ve Yapısal Adaletsizlik


