Kategori: Sür Manşet
-

Belediye Başkan Adayı Fatih Mehmet Maçoğlu: Birlikte Kazanmak için Yürüyoruz
Türkiye Komünist Partisi Kadıköy Belediye Başkan adayı Fatih Mehmet Maçoğlu X hesabından yaptığı paylaşımla Kadıköylüleri yürüyüşe davet etti.
Birlikte kazanmak için yürüyoruz denilen paylaşımda 24 Mart Pazar günü saat 16.30’da Yoğurtçu parkına çağrı yapıldı.
“Sevgili Kadıköylüler, yürüyüşe davetlisiniz. Gelin kendi öykümüzü hep birlikte yazalım. Emeğin ve aydınlığın Kadıköy’ü için yan yana olalım.”
-
Ayhan, “Atanamayan öğretmenlerimizin destekçisi olacağız”
Saadet Partisi Sakarya Büyükşehir Belediye Başkan adayı Ömer Abdullah Ayhan, “Atanamayan öğretmenlerimizin ve ihtiyaç sahibi öğrencilerimizin yanında olacağız” dedi.
Ömer Abdullah Ayhan, 31 Mart’ta yapılacak Mahalli İdareler Genel Seçimleri kapsamında Karasu Belediye Başkan adayımız Oğuzhan Coşkun ve teşkilat mensuplarıyla birlikte Kuyumculu, Küçük Karasu Mahalleleri ve sahil kenarındaki kafeleri ziyaret edip, gençlerle buluştu.
Başkan adayı Ayhan, sınava hazırlanan ihtiyaç sahibi öğrenciler için mahallalerinde ücretsiz sınav destek programları düzenleyeceklerini belirtti.
ATANAMAYAN ÖĞRETMENLERİMİZDEN TERCİH EDECEĞİZ
Lise ve üniversite giriş sınavına hazırlanan öğrencilere ücretsiz destek programları düzenleyeceğiz diyen Ayhan, “İhtiyaç sahibi ortaokul ve lise öğrencilerimize ulaşımı zor olamayacak şekilde kendi mahallelerinde ücretsiz sınava hazırlık programları yapacağız. Açacağımız bu kurslar da atanamayan öğretmenlerimize destek olmuş olacağız.” diye konuştu.
-
Başkan Adayı Yusuf Alemdar“Eser, yatırım ve hizmetin adresi Cumhur İttifakı’dır”
“Eser, yatırım ve hizmetin adresi Cumhur İttifakı’dır”
Hendek’te esnafları ziyaret eden, Yeşilyurt Mahallesi’nde iftar programına katılan Başkan Adayı Yusuf Alemdar, “Hep dava şuuruyla hareket ettik. Eser ve hizmet siyasetinden yana olduk. Ürettik, şehrimiz için çalıştık, gayret gösterdik. Yine aynı heyecan, azim ve kararlılıkla yolumuza devam ediyoruz. Projelerimizi açıkladık. İlçelerimizin de kendi potansiyellerini göz önüne alarak çalışmalar yaptık. İnşallah aynı şekilde devam edeceğiz. İnanıyorum ki Yeşilyurt hizmetin adresi olan Cumhur İttifakı’na destek verecektir” dedi.
Cumhur İttifakı Sakarya Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Yusuf Alemdar, Hendek’te bir dizi programlar gerçekleştirdi. Hendek Belediye Başkanı ve Başkan Adayı Turgut Babaoğlu, AK Parti Hendek İlçe Başkanı Adem Öz ve MHP Hendek İlçe Başkanı Burhan Namlı ile birlikte esnaf ziyaretleri gerçekleştiren Alemdar, 31 Mart seçimlerinde Hendek’ten güçlü bir destek beklediklerini dile getirdi.
Hazırız kararlıyız
Esnaf ziyaretlerinin ardından AK Parti Genel Merkez Teşkilat Başkanlığı İl Koordinatörü Mehmet Ali Okur’un başkanlığında gerçekleştirilen toplantıya katılan Başkan Adayı Alemdar, Cumhur İttifakı olarak Sakarya’da en yüksek oyu almak için son ana kadar çalışmaya devam edeceklerinin altını çizerek, Sakarya’yı daha güzel yarınlara taşıyacak kadroların hazır ve kararlı olduğunu belirtti.
Meydan projesine tam not
Hendek Belediye Başkanı ve Başkan Adayı Turgut Babaoğlu’nun yeni dönem vaatleri arasında yer alan Hendek Meydan projesini inceleyen Başkan Adayı Alemdar, projeyi beğendiğini ifade ederek, “İnşallah Büyükşehir Belediyesi olarak bizde proje için gereken desteği vereceğiz. Hendek ilçemize hayırlı olsun” diye konuştu. Başkan Adayı Alemdar, ilçede ziyaretlerini Yeşilyurt mahallesi ile sürdürdü. Burada esnaflara hayırlı işler dileyen Alemdar, daha sonra mahallede düzenlenen iftar programına katıldı.
31 Mart ilk bayramımız olacak
İftarda konuşan Hendek Belediye Başkanı ve Başkan Adayı Turgut Babaoğlu, “Böyle güzel bir akşamda sizlerle birlikte olmaktan çok mutluyum. Rabbim önümüzdeki Ramazanlara da erişmeyi nasip eylesin. Seçimlere az bir süre kaldı, inşallah 31 Mart akşamı Yusuf başkanımız ve Cumhur İttifakımızın tüm bileşenleri olarak ilk bayramımızı kutlayacağız. Ardından inşallah Ramazan Bayramına erişeceğiz” dedi.
Çalışmaları derhal başlatacağız
Yeşilyurt sakinlerinin Ramazan ayını tebrik ederek sözlerine başlayan Başkan Adayı Alemdar, “Büyük bir heyecanla buraya geldim ve bu tabloyu görünce çok mutlu oldum. İnşallah sizlerin desteği ve duasıyla Cumhur İttifakı olarak 31 Mart akşamında zaferimizi ilan edeceğiz. Hizmet anlayışımızı bugüne kadar ortaya koyduk. Eksikler olur ancak tüm vatandaşlarımız bilir ki bu eksikleri, ihtiyaçları giderecek de AK Parti’dir, Cumhur İttifakı’dır. Hendek Turgut başkanımızla birlikte önemli hizmetler aldı. Şimdi ise yeni dönemde Hendek için yapılacak işleri derhal başlatacağız” diye konuştu.
Hizmetin adresi Cumhur İttifakı
Başkan Adayı Alemdar, ‘Davasına her zaman sahip çıkan, liderini yalnız bırakmayan, ilk günden bu yana güçlü desteğini sürdüren Hendek’ diye sözlerini sürdürerek, “Sizlerle birlikte hep dava şuuruyla hareket ettik. Eser ve hizmet siyasetinden yana olduk. Ürettik, şehrimiz için çalıştık, gayret gösterdik. Yine aynı heyecan, azim ve kararlılıkla çalışıyoruz. Projelerimizi açıkladık. İlçelerimizin de kendi potansiyellerini göz önüne alarak hareket ettik. İnşallah aynı şekilde devam edeceğiz. İnanıyorum ki Yeşilyurt hizmetin adresi olan Cumhur İttifakı’na destek verecektir” dedi.
-
Belediye Başkan Adayı Uzm.Dr. Cihan KOLİP “Enkaz altında kalmanızı önleyen bir anlayışı Sakaryada oluşturmayı amaçlıyoruz.”
DEPREME HAZIR SAKARYA
Zafer Partisi Sakarya Büyükşehir Belediyesi Başkan Adayı Uzm.Dr.Cihan KOLİP 1999 depreminde onlarca vatandaşımızın ölümüne şahitlik yapan bir doktor kardeşiniz olarak, aynı acıları ve travmaları Sakarya’nın yaşamasını asla istemiyorum.
Sizleri enkaz altından çıkarmayı düşünen zihniyeti çağ dışı buluyor, akıl ve bilimin öncülüğünde enkaz altında kalmanızı önleyen bir anlayışı Sakaryada oluşturmayı amaçlıyoruz.•Afet ve bilim kurulu oluşturarak,
Sakarya’nın depremden önce risk değerlendirmesini yapacak, felaketin boyutlarını artıracak bütün faktörleri ortadan kaldıracağız.
•Her binaya
yaşını, geçmişini,
önceki depremlerdeki hasar durumunu, güçlendirmenin ne şekilde yapıldığını,zemin etüdünü belirten kimlik kartı vereceğiz.
Tapu kayıtlarına işleyeceğiz.
•Sakarya’nın çevresinde farklı bölgelerde lojistik merkezleri oluşturulacağız.
•Alternatif yollar yaparak ulaşımını rahatlatacak, deprem sonrası şehri erişilebilir kılacağız.
•Deprem anında Sakarya merkeze girişleri kapatacağız.
Şehrimize gelecek olan yardım araçlarını lojistik merkezlere indireceğiz.
•Şehir merkezindeki 6,5 ve üzeri deprem sırasında yıkılması beklenen okulları önceden yıkarak elektrik( jeneratör), su ve kanalizasyon alt yapıları tamamlanmış, deprem sonrasında çok hızlı bir şekilde sahra hastanesi, barınma, aş evi, fırın, banyo ve tuvaletlerin olduğu merkezlere dönüştürecek kompozisyona getireceğiz.
•Arama-kurtarma ekiplerindeki kişilerin , şehir çevresinde yapılmış güvenlikli lojmanlarda kalmasını sağlayacağız.
Bu ekibi oluşturacak kişilerin nüfus kütüklerinin Sakarya olmamasına dikkat edeceğiz.
•Şehir merkezi dışında belli bölgelerde konteyner mahalleler oluşturulacağız.
•İnşaat mühendisleri odası öncülüğünde oluşturacağımız konsorsiyum ile 7 ve üzeri şiddette bir depremde yıkılması beklenen 65 bin konutun, ada bazlı yerinde dönüşümünü başlatacağız.
•Yazlık ve Aralık bölgesi gibi zemini konut yapmaya uygun olmayan en önemli tarım arazilerinin betonlaşmasına izin veren anlaşıya son vereceğiz.
•Yenikent bölgesinde ilk etapta 5 bin konutluk toplu konut projesi başlatacağız.
(Ada bazlı yerinde dönüşüm yapılan binalardan çıkan aileler için geçici konut ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla)
•Enkaz altında kalan kişilerin kimliklerini ve nerede olduklarını tespit edecek yapay zeka sosyal güvenlik sistemini kuracağız.
•Şehrimizde yaşayan 100 bin civarında sığınmacı ve kaçaktan dolayı, yağma ve talanın önüne geçmek, güvenliği sağlamak amacıyla mobese ve dronlar ile bütün şehri izleyeceğiz.Uzmanlık eğitimini stres ve kaos ortamlarında hızlı ve doğru karar almaya yönelik anlayışla tamamlayan bir kardeşiniz olarak,
31 Mart sonrası görev süresince( beş yıl içinde)meydana gelmesi beklenen büyük Sakarya depremini en az hasar ve acıyla atlatacağımızın sözünü veriyorum.Saygılarımla

-

Başkan Adayı Dr. Aydoğan Arslan’dan “ÇILGIN PROJE”
Başkan Adayı Dr. Aydoğan Arslan’dan “ÇILGIN PROJE”
-SARDOVAN 4.0
-SerdivanTECHCumhuriyet Halk Partisi (CHP) Serdivan Belediye Başkan adayı Dr. Aydogan Arslan yaptığı açıklamada özellikle Serdivan’ın tamamına etki edecek projelerde vatandaş iradesinin yönetime yansıyacağını belirtti.
SARDOVAN 4.0
Arslan: “Çılgın proje” kelimesini biz kullandığımızda aklınıza beton, asfalt, inşaat gelmesin. Bizim belediyecilik anlayışımızda bunlar zaten yapılması gerekenler.
Ancak bizim için gönül köprüleri, ortak hedef yolları, akıl birliği inşaa etmek en büyük ÇILGIN PROJE dir. Ve biz bunu SARDOVAN 4.0 ile başaracağız.
Serdivan ikametli tüm vatandaşlarımıza tercih olanağı sunacağız. Yönetime direkt ortak edeceğiz. Bunu nasıl mı yapacağız?
Bir mahalleye bir yatırım yaparken, Serdivan’ın tamamına etki edecek bir projeye karar verirken, o kentte yaşayan ve o bölgede yaşayan hemşehrilerimize soracağız?
Kuracağımız SARDOVAN 4.0 sistemi üzerinden aplikasyon aracılığı ile oy vererek halkımızın iradesini yönetime yansıtmasını sağlayacağız. Sistem TC kimlik numaraları üzerinden mernis adresleri ile koordineli şekilde çalışacak ve sadece ilgili yerde ikameti olanlar oy kullanabilecek.
Bir mahalleye kütüphane mi, park mı yoksa başka bir hizmet mi yapacağımıza o mahallede yaşayan insanlara sorarak karar vereceğiz. Çünkü oranın gerçek ihtiyacını mahallede yaşayan bilir.

Bu proje yerel yönetimde bir devrimdir. Günümüz teknolojisi ile yapılması çok basit ama yürek isteyen bir proje. Çünkü anket sonuçlarını tüm hemşehrilerimiz görebilecektir.. Ve biz bilim ve imkanlar ile ters düşmediği sürece bu kararlara uygun hareket edeceğiz.
Ayrıca belediyemizin mali durumu, gelir gider dengesi, çalışan sayısı, ihaleler gibi sizin paranızla yapılan tüm faliyetleri anlık kontrol edebileceksiniz. Bunun yanında bir çok hizmetimiz olacaktır.
SerdivanTECH Eğitim Merkezi
Bu projeyi hayata geçirirken üniversite ve STK’lar ile ortak çalışma platformu düzenleyeceğiz. Bu platform aracılığı ile yazılım, oyun ve teknoloji konularında eğitim, sertifikasyon ve proje desteklemesi yapacağız. Gençlerimiz öncelikli olmak üzere tüm girişimcilerimiz ile projeler üreterek hayata geçireceğiz.
Unutmayın, bu şehrin sahibi sizsiniz. Bu makamlar, sıfatlar gelip geçici, aslolan sizsiniz.
Bu sebeple;
Sadece şeffaf belediyecilik yetmez, birlikte yöneteceğiz. -

Yaşlılara Saygı Haftası‘nda ‘İyi Yaşlanma’nın Püf Noktaları Konuşuldu
İyi Yaşlanmak Elimizde
Yaşlılara Saygı Haftası‘nda ‘İyi Yaşlanma’nın Püf Noktaları Konuşuldu
Her geçen yıl yaş almak kaçınılmaz olsa da hayatımızda yapacağımız bazı değişikliklerle bu süreci yönlendirmek ve iyi yaş alan kişilerden olmak mümkün. Yaşlılara Saygı Haftası kapsamında, Türkiye Alzheimer Derneği Marmara Şubesi, Şişli Belediyesi ve Fransız Lape Hastanesi iş birliğinde, Canped’in desteği ile ‘İyi Yaşlanma Paneli’ düzenlendi. Halka açık yapılan panelde; mutlu yaşlanma, yaş alırken beyin ve ruh sağlığımızı nasıl koruyacağımız, sağlıklı yaş almak için egzersiz önerileri ve yaş alırken idrar sorunlarıyla başa çıkmak için öneriler uzmanlar tarafından ele alındı.
18-24 Mart Yaşlılara Saygı Haftası kapsamında Türkiye Alzheimer Derneği Marmara Şubesi, Şişli Belediyesi ve Fransız Lape Hastanesi iş birliğinde, Canped’in desteği ile Fransız Lape Hastanesi Ord. Prof. Dr. Mazhar Osman Salonu’nda ‘İyi Yaşlanma Günü Paneli’ düzenlendi.
60 yaş üstü katılımcılar tarafından yoğun ilgi gören panel, Türkiye Alzheimer Derneği Marmara Şube Başkanı Prof. Dr. Aslı Demirtaş Tatlıdede, Türkiye Alzheimer Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Işın Baral Kulaksızoğlu, Türkiye Alzheimer Derneği Genel Müdürü Füsun Kocaman, Fransız Lape Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Ferda Korkmaz Özkanoğlu ve Şişli Belediye Başkanı Muammer Keskin‘in açılış konuşmalarıyla başladı.
Yaş Alırken Az Konuşulanlar
Panelin ‘Yaş Alırken Az Konuşulanlar’ konulu bölümde Türkiye Alzheimer Derneği Sorumlu Hemşiresi Ümmügül Geyik ‘Yaş alırken idrar kaçırma sorunlarıyla nasıl başa çıkalım? Günlük yaşam önerileri ve yetişkin bezi kullanımı’nı anlattı. Geyik, yaşam tarzı önerilerinde “Tuvalete gitme programı oluşturulmalı ve boşaltım teşvik edilmeli, mesane günlüğü tutularak ne kadar sıvı alındığı, ne sıklıkla idrara çıkıldığı, idrar yapma ihtiyacını hissetme ve sıkışma arasındaki zaman belirlenmeli, mesanenin her 2 saatte bir boşaltımı yapılmalı. Mesane kaslarımıza hala çalışıyor olduklarını hatırlatmak ve unutturmamak adına tuvalete muhakkak gidilmeli ve tuvalete gitme programı yapılmalı. Yetişkin bezi kullanılıyorsa da sık değişim yapılarak kuru ortam sağlanmalı. Kullanılan yetişkin bezleri ya da emici külotların ise yüksek emme kapasitesinde, yumuşak yüzeyli, koku kontrolü olan, ölçüleri bedeninize uygun, nefes alabilme özelliğine sahip olmasına dikkat edilmeli.” dedi.
Uzm. Fzt. Ece Zeynep Saatçi de ‘Sağlıklı yaşlanma sürecinde mesane problemlerine yönelik egzersiz önerileri’ni katılımcılarla paylaştı. Saatçi’nin birçoğunu uygulamalı olarak gösterdiği egzersizler arasında; diyafram solunumu egzersizi, sağlıklı mesane ve bağırsak eğitimi, işemeyi kolaylaştırma teknikleri, pelvik taban kas eğitimi, knack manevrası vardı. Egzersiz eğitimini de anlatan Saatçi, “Araştırmalara göre denetimli egzersiz yapan kadınlarda idrar kaçırmanın tamamen veya %60 ila %70 oranında iyileştiği, semptomlarda subjektif olarak %70 oranında bir azalma ve dolayısıyla yaşam kalitelerinde artma görülmüştür.” şeklinde konuştu.
Yaşlılıkta Mutluluk Artıyor
Panelin ‘Yaş Alırken Beyin ve Ruh Sağlığı’ konulu bir diğer bölümünde Prof. Dr. Işın Baral Kulaksızoğlu ‘Mutlu yaşlanmak’, Prof. Dr. Öget Öktem Tanör ‘Yaşlılıkta normal beyin ve normalliğin bozulmaları’ ve Prof. Dr. Yıldız Değirmenci ‘Yaş ilerlerken beynimizi nasıl koruruz? Her unutkanlık demans mıdır?’ başlıklı sunumlarını gerçekleştirdiler.
Yaşlanabilmenin bir şans olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Işın Baral Kulaksızoğlu, “Yapılan araştırmalara göre kariyer, çocuk, geçim endişesi ve stresi taşıyan orta yaştan sonra yaşlılıkta mutluluk artıyor. Yaşın olgunluğu, tecrübesi, bilgeliği üzerinize geliyor. Küçük şeylerde mutluluğu bulmaya başlıyorsunuz. Çok ciddi hastalıklarınız yoksa ve hastalık sizi zorlamıyorsa mutlu oluyorsunuz. Fakat orta yaşlarda yaşlılığa hazırlanmak gerekiyor. Öncelikle fazla eşyadan, kıyafetten, bazı dostlardan sadeleşin. Öğrenmeye devam edin, öğrenme zihni genç ve mutlu tutar. Hobilere yönlenin. 60‘lardan itibaren yeni bir şeyle ilgilenmeye başlarsanız kendinizi daha dinç, enerjik ve genç hissedersiniz. Toprağa ve doğaya yakın olun. Sağlığınıza erken yaştan itibaren dikkat edin. Doya doya yaşlanmak için gençken yatırım yapın. Egeliler gibi yemek yemeye çalışın. Hareket yaşlılığın en önemli dostu. Yürüyüş, basit kültür fizik hareketleri yapın. Yaşadığınız anı yavaşlatın. Yaşlandıkça dilinizde güzel kelimeleri daha çok kullanın.” dedi. Kulaksızoğlu, sözlerini yaşlılıkta mutluluk reçetesi vererek tamamladı: “Yaşlılığınızın olgunluğunu mutluluğunuz için kullanın. Yaşınızı unutun; hayatınızı yaşayın, yaşınızı değil. Yaş alabilirsiniz ama yaşlı olmak zorunda değilsiniz. İyi bir sağlık kötü bir hafızadır. Kötü söylenen sözleri, kötülükleri, yediğiniz kazıkları unutun.”
Beynin yetişkinlikte tam ağırlığını bulduğuna fakat doğuştan getirdiğimiz hücre sayısının daha fazla artmadığına değinen Prof. Dr. Öget Öktem Tanör, “8.590 milyon beyin hücresi ile dünyaya geliyoruz. 25 yaşından itibaren ise sinir hücrelerinde kayıplar başlıyor. Beyin ağırlında ise 70’li yaşlardan %5, 80’li yaşlarda %10 yok oluyor. Bu da reaksiyon süresinde uzamaya sebep oluyor. Yani tüm bilişsel işlevlerde bir zamanlama artması olabilir, kişiler daha yavaş karar verebilir, daha yavaş tepkide bulunabilir. Yaşlanınca zihinsel esneklikte azalma sebebiyle fikirlerde de daha sabit kalınabilir, hafızada zorlanma olabilir. Normal yaşlılıkta ise beyin eski keskinliğiyle devam edebilir.” diyerek sözlerini sonlandırdı.
Prof. Dr. Yıldız Değirmenci, “Unutkanlık sadece yaş alınca ortaya çıkmaz, gençlerde de olabilir. Hemen panik olmamak gerekir. Çok üzüntülü, kaygılı, depresyon durumlarında, uykusuzlukta, aşırı kafein tükettiğimizde, günlük yaşamınız genel kaideleri içinde unutabiliyoruz. Her unutkanlık demans yani bunama belirtisi değildir. Unutmamak beynin fonksiyonlarından bir tanesi. Nöronlarımız yani beyin hücrelerimiz arasında bağlantımız var. Beyin hücrelerimizde de kayıplar olduğu için normal unutkanlık yaşarız. İzole kalmış, gezmemiş, açık havaya çıkmamış, dans etmemiş, sosyalleşmemiş yaşlı ise daha çok unutur. Yaşlanma da kişiye özeldir. Normal yaşlıda görülen unutkanlıkta uzak dönem hafızası bozulmaz, diğer bilişsel fonksiyonlar normaldir. Yani unutkanlık kişinin günlük yaşam aktivitelerini sosyal ilişkilerini yapmakta olduğu işleri bozacak düzeyde değildir. Tekrarlayan sorular varsa, unutkanlık giderek daha da artıyorsa ve süreklilik kazandıysa, kişi hesap işleri yapamıyor ve zamanı karıştırıyorsa, karar veremiyor ve çözemiyorsa, davranış bozuklukları varsa, söyleyeceklerini unutmaya başladıysa endişelenme vakti gelmiştir. Beynimizi korumanın yolları ise iyimser düşünce, sağlıklı beslenme, stresten uzak yaşam, hareket etmek, sosyalleşmek, okumak, müzik dinlemek, dans etmek, işitme kaybı varsa tedavi, vitamin-mineral eksikliklerini yerine koyma, eşlikçi hastalıkların tedavisidir. İşin özü mottonuz uzun yıllar sağlıkla yaş almak olmalıdır.” dedi.
İşleyen Beyin Işıldar: Yaş Alan Beyin ve Egzersiz
Panelin ‘İşleyen Beyin Işıldar: Yaş Alan Beyin ve Egzersiz’ konulu bölümünde ise Dr. Öğr. Üyesi Pınar Uysal Cantürk ‘İyi yaş almak için bilişsel egzersizler’ ile Doç. Dr. Burcu Ersöz Hüseyinsinoğlu ‘Sağlıklı yaşlanmak için egzersiz önerileri’ni interaktif şekilde anlatırken katılımcılara bilişsel ve fiziksel egzersizler yaptırdılar. Prof. Dr. Aslı Demirtaş Tatlıdede ise ‘Spor yapmak beynimizi demansa karşı korur mu?’ başlıklı sunumunu yaptı. Demirtaş Tatlıdede, “Hareketsiz kişilerde ciddi bellek problemleri baş gösterebilir. Yapılan pek çok araştırmaya göre sporun beynimizi koruduğu kanıtlanmıştır. Bu araştırmalardan birinde 70-80 yaş aralığındaki 23.345 kişi 4-31 yıl arasında takip edilmiş ve her gün 20-30 dk yürüyen, haftalık fiziksel aktivite yapan kişilerde 5 yılda demans geliştirme riskinin aktif olmayanlara göre %40 oranında azaldığı görülmüştür. Spor, beyinde öğrenme ve bellek için kilit bölge olan hippokampus hacminin azalmasını önler ve hücre oluşumu artar, böylece bilişsel performans artar ve daha iyi bir hafıza var olur. Spordan daha iyisi ise danstır, hatta arkadaşla birlikte yapılan dans en iyisidir. Düzenli dans etme sözel hafızada iyileşme sağlar ve demans riskini en çok azaltan aktivitedir. DSÖ’ye göre hafif orta düzeyde 150 dakika fiziksel aktivite veya 75 dakika güçlü aktivite yeterli. Egzersiz seratonin, dopamin, noradrenalin salgılatır, stresi azaltır. Nöronlar arasındaki bağları kuvvetlendirir. Yeni sinir hücresi oluşumuna katkı sağlar, beyin kan akımını düzenler. Sonuç olarak egzersiz beynin ana besinidir.” açıklamasında bulundu.
-
Türkiye, suyun yüzde 40’ını şebekelerde kaybediyor
Türkiye, suyun yüzde 40’ını şebekelerde kaybediyor
Türkiye’de suyun yüzde 40’ı fiziki sebeplerden dolayı kullanıcılara ulaşmadan şebekelerde kaybediliyor. Bu da yaklaşık 2 milyar m³ temiz suya yani yaklaşık 30 milyon kişinin bir yıllık su ihtiyacına karşılık geliyor.
22 Mart Dünya Su Günü kapsamında açıklamalarda bulunan Masdaf Genel Müdürü Vahdettin Yırtmaç, Türkiye’de su kaynaklarının sürdürülebilirliğini sağlamak için yüzde 40’ı şebekelerde kaybedilen suyun kazanılması için yapılması gerekenlere dikkat çekti.
Dünya Doğayı Koruma Vakfı (WWF) tarafından hazırlanan rapora göre Türkiye, yılda kişi başına düşen 1.519 m³’lük su miktarı ile ‘su sıkıntısı çeken’ bir ülke.
Pompa sektörünün yarım asırlık lider firması Masdaf’ın Genel Müdürü Vahdettin Yırtmaç, Türkiye’de su kaynaklarının sürdürülebilirliğini sağlamak için yüzde 40’ı şebekelerde kaybedilen suyun kazanılması konusunda yapılması gerekenleri açıkladı:
Suyun yüzde 40’ı şebekelerde kaybediliyor
“Barajlarda bulunan ham su, iletim hattıyla arıtma tesislerine oradan haznelere ve şebekeler yardımıyla da evlerimize ulaşıyor. Ancak Türkiye’de suyun yüzde 40’ı fiziki sebeplerden dolayı şebekelerde kaybediliyor. Bu da yaklaşık 2 milyar m³ temiz suya yani yaklaşık 30 milyon kişinin bir yıllık su ihtiyacına karşılık geliyor.
Su kaynaklarını doğru yönetmek ve suyun kullanıcılara ulaşmadan kaybolmasını önlemek konusunda yerel yönetimlere önemli roller düşüyor. Çünkü yerel yönetimler, suyu evlere taşıyan şehir şebekelerini doğru sistemler ile yöneterek bu kayıpların önüne geçebilir. Bu kapsamda şebeke suyunu basınçlandırmak için kullanılan pompalar ile suyu taşıyan boruları doğru seçmek ve bakımlarını ihmal etmemek gerekiyor.
Eski pompalar yüzde 40 daha fazla enerji tüketiyor
İdeal verimlilik seviyesinin yüzde 20 altında çalışan eski ve yıpranmış pompalar su israfının yanı sıra enerji israfına da neden oluyor. Çünkü aynı hacimde su pompalamak için yüzde 40 daha fazla enerji tüketiyor. Bu nedenle eski pompa sistemlerini, yüksek verimli ve elektronik olarak kontrol edilen yeni pompalarla değiştirmek gerekiyor. Yenilenen sistem hem iki yıl içinde kendini amorti ediyor hem de yüzde 40 daha az enerji tüketiyor.
Şehir şebekelerinde kullanılan borulara dikkat!
Şehir şebekelerindeki kayıpları önlemek için yalnızca akıllı pompa teknolojileri ile suyu basınçlandırmak da yeterli değil, bir diğer önemli parametrenin de şehir şebekelerinde kullanılan borular olduğunu söyleyebiliriz. Eğer sistemdeki borular eski ve yıpranmış ise patlama veya delinme gibi sorunlar yaşanabiliyor.
Akıllı pompa teknolojileri ile doğru basınçlandırma yapılmalı
Borularda yaşanan patlama veya delinmenin nedenlerinden bir diğeri ise uzun boru hatlarındaki kayıpları karşılamak amacıyla şebekenin çıkış noktalarına yerleştirilen pompalardaki basınçların yüksek tutulması oluyor. Bu nedenle alt yapı sistemlerini bir bütün olarak değerlendirip, mühendislik hesaplamalarını doğru yapmak gerekiyor.
Kullanım ömrü 10 yılı aşan pompaları, akıllı pompa teknolojileri ile yenileyerek doğru basınçlandırma yapmak, kaçakları tesit edip boruları yenilemek şebekelerden kaynaklı su israfını önleyecek bir çözüm olacaktır.” dedi.
Masdaf hakkında
1977 yılında suyun ve enerjinin etkin kullanılması ve bu sayede yaşam kaynaklarının korunması ilkesiyle ve yüzde 100 yerli sermaye ile kurulan Masdaf, enerji verimliliği sağlayan, çevreci ve inovatif “pompa teknolojileri” üretmektedir.
Pompa sektörünün öncü markası Masdaf, 40 bin metrekare alan üzerine kurulan Düzce fabrikası ile 12 bin metrekare alan üzerine kurulan Tuzla fabrikasında; endüstriyel proseslerde, sulama, ısıtma ve soğutma sistemlerinde, gemi sanayinde, atık su transferinde, yangın söndürme işlemlerinde, petro-kimya sanayinde, tarımsal sulamada ve daha birçok alanda kullanılmak üzere santrifüj pompa imalatı yapmaktadır.
Masdaf, Türkiye genelinde ki yaygın bayi ve servis ağıyla, pompa teknolojileri alanında en iyi hizmeti, en kısa zamanda sunmayı misyon edinmiştir.
ERP direktiflerine uygun olarak geliştirilen, yüksek verimli pompa sistemlerini 70’ten fazla ülkeye ihraç eden Masdaf, bu ülkelerde kurduğu distribütörlük ve servis ağıyla da Türkiye’nin global markası olma yolunda emin adımlarla ilerlemektedir.
-

Barışçıl bir dünya için orman ve su varlıklarına ihtiyacımız var!
TEMA Vakfı, 21 Mart Dünya Ormancılık Günü ve Orman Haftası ile 22 Mart Dünya Su Günü’nde daha iyi ve barışçıl bir dünya için orman ve su varlıklarının önemini vurguladı. TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç, ormansızlaşma nedeniyle dünyada her yıl 10 milyon hektar orman alanının kaybedildiğine ve 2,2 milyar kişinin, kaliteli ve yeterli içme suyuna erişemediğine dikkat çekti.
Birleşmiş Milletler bu yıl, Dünya Ormancılık Günü ve Orman Haftası’nın temasını “Ormanlar ve İnovasyon: Daha İyi Bir Dünya İçin Yeni Çözümler” olarak belirledi. Bu temayla ormanlar ve inovasyon ilişkisi değerlendirilerek günümüz çevre problemlerinin çözümünde önemli bir yere sahip olan yenilikçi teknolojilerin ormanların korunmasında ve sürdürülebilirliğindeki rolüne vurgu yapılıyor.
Dünyada her yıl ortalama 10 milyon hektar orman alanı yok oluyor
Ormanların; erozyonu önleme, su üretimi, iklimi düzenleme ve havayı temizleme gibi birçok ekosistem hizmeti sunduğunu belirten TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç, “Ormanlar aynı zamanda; iklim krizinin etkilerinin azaltılmasında, biyolojik çeşitlilik ve su varlıklarının korunmasında kritik bir öneme sahip. Ancak ormansızlaşma nedeniyle dünyada her yıl ortalama 10 milyon hektar orman alanı kaybediliyor ve orman yangınları sebebiyle yaklaşık 70 milyon hektar alan olumsuz etkileniyor. Karasal biyolojik çeşitliliğin %80’ine ev sahipliği yapan ormanlar ayrıca erişilebilir suyun da %70’ini sağlıyor. Ormansızlaşmayı azaltmak ve ormanların tahribatlarını önlemek için yeni yaklaşımlara ve teknolojilere ihtiyaç var. Drone (hava çekimi), uydu teknolojisi, uzaktan algılama ve yapay zekâ uygulamaları gibi yeniliklerin yanında orman yangınlarına karşı kullanılabilecek erken uyarı sistemleri; ormanları koruma, izleme ve sürdürülebilir orman yönetimi konularında önemli bir role sahip” dedi.
Madencilik izinleri ormanların ve su varlıklarının geleceğini tehdit ediyor
Ülkemizdeki ormanların ve su varlıklarının geleceği için koruma politikalarının öneminin altını çizen Ataç, “Türkiye, orman varlığını artıran ender ülkelerden biri olmasına rağmen, orman mevzuatında maden, enerji ve turizm gibi sektörlere kullanım alanı için verilen izinler ormanlarımızı tehdit ediyor. 2012-2022 yılları arasında verilen izinler 400 bin hektarı (533 bin futbol sahası) aşarken, sadece maden izni verilen alanların büyüklüğü 110 bin hektara (146 bin futbol sahası) ulaşmıştır. Vakfımızın 29 ilde yaptığı haritalandırma çalışmalarına göre; bu illerin toplam yüzölçümünün %67’si madenlere ruhsatlı iken %65’i ise orman alanıdır. İklim, biyolojik çeşitlilik ve su varlıkları için hayati öneme sahip olan ormanları koruyan politikaların hayata geçirilmesi gerektiği tartışmasızdır. Ayrıca madencilik faaliyetleri, yer altı ve yüzey sularını da kirleten, suya ağır metaller ve radyoaktif maddeler karışmasına yol açan ciddi bir tehdittir. Bir yandan iklim krizi su varlıklarımızın azalmasına neden olurken diğer yandan mevcut temiz su varlıklarının madencilik faaliyetleri nedeniyle zarar görmesi ve yok olması, tüm canlıların en temel yaşam kaynağını kaybetmesi anlamına gelmektedir” şeklinde konuştu.
2,2 milyar kişi güvenli içme suyundan mahrum
Bu yıl Dünya Su Günü’nün teması ise “Barış için Su” olarak belirlendi. Bu tema ile suya erişimde kimsenin geride bırakılmaması, suyun kullanım ve yönetiminde herkesin ihtiyaçlarının gözetilmesi ve suyun daha barışçıl bir dünya için önemli bir aktör olarak değerlendirilmesine vurgu yapılıyor.
Suyun, üzerinde rekabet edilecek bir kaynak değil, aksine tüm canlıların yaşam hakkı olan doğal bir varlık olduğunu vurgulayan Ataç, “Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli’nin (IPCC) 2022 yılında yayınladığı bir rapora göre dünya nüfusunun yaklaşık yarısı, yılın bir bölümünde ciddi bir su kıtlığı yaşıyor. Aynı zamanda Dünya Sağlık Örgütü ve Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu’nun 2023 yılında açıkladığı verilere göre hiçbir arıtma işleminden geçmeyen yüzey sularını içen 115 milyon kişi de dahil olmak üzere 2,2 milyar kişi hâlâ kaliteli ve yeterli içme suyuna ulaşamıyor” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin su potansiyelinde 2030 yılına kadar %20 azalma bekleniyor
Türkiye’nin üç tarafının denizlerle çevrili olmasına rağmen, karasal su varlıkları açısından zengin bir ülke olmadığına dikkat çeken Deniz Ataç “Ülkemizde kişi başına düşen yıllık yenilenebilir su potansiyeli sadece 1.313 m³, bu oran ülkemizi su stresi yaşayan ülkeler arasına sokuyor. İklim değişikliğinden dolayı artan sıcaklıklar, buharlaşma, kuraklık ve artan nüfusla birlikte, 2030 yılına kadar su potansiyelinde %20 azalma ve kişi başına düşen su miktarının ise 1.000 m³’ün altına düşmesi bekleniyor. Bu sebeple azalan su varlıklarımızı korumak için hemen harekete geçilmesi gerekiyor. Mevcut su varlıkları; madencilik faaliyetlerinden korunmalı, yoğun su kullanımı olan endüstriyel tesislerde su tasarrufu yapılmalı, su iletim hatlarında kayıp ve kaçak kontrolleri yapılmalı, tarımda verimli sulama sistemlerine geçilmeli ve yeşil alanlarda su ihtiyacı az olan bitkiler tercih edilmelidir. Bireysel olarak da suyu israf etmemek ve ihtiyaç doğrultusunda kullanarak gereksiz su kullanımını azaltmak ve toplumu bu konuda bilinçlendirmek de büyük önem taşıyor” dedi.
Su, barış için bir araç olabilir
Günümüzde, su varlıklarının korunması için ulusal ve uluslararası iş birliklerinin zorunlu hale geldiğini belirten Ataç, “Çevresel sürdürülebilirlik ve doğal hayat, gıda güvencesi ve ekonomik üretim, kamu sağlığı ve refahı gibi tüm hedefler, iyi işleyen ve adil bir şekilde yönetilen bir su döngüsüne bağlı. Ancak su kıtlığı, kirliliği ya da suya erişimde eşitsizlik söz konusu olduğunda topluluklar ve ülkeler arasında gerilim artabilir. Bu nedenle ülkeler; iklim değişikliğiyle mücadele, küresel göç politikası ve açlığı yönetirken, ulusal ve uluslararası su iş birliklerini barış planlarının merkezine almalılar. Topluluklar ve ülkeler bu konuda iş birliği sağladığında su, barış için bir araç olabilir” diye konuştu.
Deniz Ataç, daha yaşanabilir bir dünya için herkesi, orman alanlarını ve su varlıklarını korumaya; ormanları artırma ve suyu verimli kullanma çalışmalarına destek olmaya davet etti.
Umut Yeşertiyoruz! TEMA Vakfı
-

ALEMDAR’DAN BABAOĞLU’NUN HENDEK MEYDAN PROJESİNE DESTEK
ALEMDAR’DAN BABAOĞLU’NUN HENDEK MEYDAN PROJESİNE DESTEK
Hendek Belediye Başkanı ve Cumhur İttifakı Adayı Turgut Babaoğlu, Cumhur İttifakı Sakarya Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Yusuf Alemdar’a Hendek Meydan Projesi’ni anlattı. Projeyi beğendiğini ifade eden Alemdar, “Hendek’imize hayırlı olsun” dedi. Alemdar ile Babaoğlu, Hendek’te esnaf ziyareti de gerçekleştirdi.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nca onaylanan Hendek Meydan Projesi, Bakan Mehmet Özhaseki’nin bizzat katıldığı proje tanıtım ve iftar programında Başkan Babaoğlu tarafından açıklanmıştı.
Bakan Özhaseki’nin tam destek verdiği proje, açıklandığı günden bu yana gündemden düşmüyor. Hendek merkezinin çehresini değiştirecek olan ve yüzyılın projesi olarak adlandırılan projeyi, Sakarya Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Yusuf Alemdar’da gündemine aldı.
“PROJENİN VE TURGUT BAŞKANIN YANINDA OLACAĞIZ”
Seçim çalışmaları kapsamında Hendek’te Cumhur İttifakı Adayı Turgut Babaoğlu ile birlikte esnaf ve mahalle ziyaretlerinde bulunan Alemdar, Hendek Meydan Projesi hakkında da Babaoğlu’ndan bilgi aldı. Hendek Belediyesi ek hizmet binasında masaya yatırılan projenin detaylarını Babaoğlu’ndan dinleyen Alemdar, “Turgut başkanımızı tebrik ediyorum, projeyi çok beğendim. Bakanlığımızın harmanından geçtiği, Bakanımızın bizzat tanıtımına katılarak tam destek verdiği bu güzel proje Hendek’imize hayırlı olsun. İnşallah, Büyükşehir Belediyesi olarak bizde bu projenin ve Turgut başkanımızın yanında olacağız, gereken desteği vereceğiz” dedi.
Alemdar ve Babaoğlu, beraberinde MHP Hendek İlçe Başkanı Burhan Namlı, AK Parti İlçe Başkanı Adem Öz, Belediye Meclis üyesi adaylarıyla Remzi Efendi Caddesi üzerinde bulunan iş yerlerini ziyaret ederek esnafla bir araya geldi.

















