Kategori: Sür Manşet
-
BAŞKAN BABAOĞLU: HENDEK HALKI SİNSİ PLANLARI SANDIKTA BOZACAK
BAŞKAN BABAOĞLU: HENDEK HALKI SİNSİ PLANLARI SANDIKTA BOZACAK
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Grup Başkanvekili Muhammed Levent Bülbül ve AK Parti Sakarya İl Başkanı Yunus Tever ile Hendek’te Salı pazarını ziyaret eden Cumhur İttifakı Hendek Belediye Başkan Adayı Turgut Babaoğlu, “Bir avuç insan, kendi menfaatleri doğrultusunda milleti kandırmaya çalışıyor. Yaptıkları sinsi planlara vatandaşımız sandıkta gereken cevabı verecektir” dedi.
MHP Grup Başkanvekili Muhammed Levent Bülbül ve AK Parti İl Başkanı Yunus Tever, Cumhur İttifakı adayı Turgut Babaoğlu’na destek için Hendek’teydi. Babaoğlu, seçim çalışmaları kapsamında Hendek Belediyesi Kapalı Pazaryerinde alışveriş yapan esnaf ve vatandaşlarla buluştu.
Pazaryeri esnafıyla, alışveriş yapan vatandaşların Cumhur İttifakına ve Babaoğlu’na desteği dikkat çekti. Başkan Babaoğlu’nun ve Cumhur İttifakı heyetinin pazaryeri ziyaretinden samimi diyaloglar yansıdı.
Ziyaret sonrasında açıklamalarda bulunan Babaoğlu, “Esnafımızdan ve halkımızdan büyük bir teveccüh görüyoruz. Hendek halkı hizmetten yana, Cumhur İttifakından yana. Maksatlı yürütülen algı operasyonlarına, hakkımızda çıkartılan dedikodulara, atılan iftiralara, yalana ve dolana Hendek halkı itibar etmiyor. Bir avuç insan, kendi menfaatleri, çıkarları doğrultusunda vatandaşı kandırmaya çalışsa da, görünen tabloda vatandaşımız bu oyuna gelmedi. Hendek’te tesis ettiğimiz barış, kardeşlik ve huzur ortamını bozmaya halkımız müsaade etmeyecektir. Hendek halkı gereğini sandıkta yapacaktır” dedi.
-
Cumhuriyet Halk Partisi çok sayıda partili Serdivan’da yoğun temaslarda bulundu.
CHP’de tam kenetlenme
CHP’de tam kenetlenme
CHP Sakarya Milletvekili Ayça Taşkent ve önceki dönem Sakarya Milletvekil Engin Özkoç Serdivan Belediye Başkan adayı Dr. Aydoğan Arslan ile birlikte seçim çalışmalarına katıldı.
Cumhuriyet Halk Partisi Serdivan Belediye Başkan adayı Dr. Aydoğan Arslan, CHP Sakarya önceki dönem Milletvekili Engin Özkoç, CHP Sakarya Milletvekili Ayça Taşkent, CHP Parti Meclis Üyesi Ecevit Keleş ve çok sayıda partili Serdivan’da birlik ve beraberlik mesajı vererek gece gündüz demeden ziyaretlerini sürdürüyor.
Serdivan da vatandaş ve esnafla bir araya gelen ve birebir görüşmeler sağlayan Serdivan Belediye Başkan adayı Dr. Aydoğan Arslan, Milletvekili Ayça Taşkent ve Engin Özkoç, CHP olarak yerel seçimlerinde Serdivan’da ve Sakarya’da birlik ve beraberliğin bozulmasına kimsenin müsaade etmemesini istedi.
Engin Özkoç: ‘’31 Mart seçimleri için arkadaşlarımızla birlikte alanlardayız. Sabahın erken saatlerinden, gecenin geç saatlerine kadar yurttaşlarla buluşmaya, kendimizi anlatmaya çalışıyoruz. Haklılığımızı anlatmaya çalışıyoruz. Bizler CHP’liyiz. Burada gördüğünüz bu tabloda yıllarca bu partiye onurla hizmet etmiş, bu davayı almış, taşımış insanları görüyorsunuz. Dün onlar fedakarca koşturdu, bugün bizler, yanımızda ailelerimizle beraber, eşlerimiz, çocuklarımızla beraber huzurlarınızdayız’’
Özkoç sözlerine söyle devam etti: ‘’ BugünSerdivan’dayız. Hep beraber el kaldırdık. Bugün de burada Sakarya Milletvekilimiz Sn. Ayça Taşkent başkanımız ve Serdivan Belediye Başkan adayımız Sn. Aydoğan Arslan yanımda. Bugün üzerinize düşen görev adaylarımızın yanında yer almak. Onlara destek olmak. Gerçek Cumhuriyet Halk Partililere yakışan budur’’
Esnaf ziyaretleri gerçekleştiren Arslan, Serdivan’nın polemiklerden uzak, iş yapan bir belediyeye ihtiyacı olduğunu ifade etti.
Serdivan’ın her bir noktasının, büyük bir öneme sahip olduğunu belirten Arslan: ‘’ Serdivan bir ilçeden daha ileri bir boyutta. Serdivan çok daha yukarıya da taşınabilir, eski mağdur günleri de yaşayabilir. Bu tamamen, idarecilerin becerisiyle ilgilidir. Bizler Serdivan da birlik ve beraberlik içerisinde olduğumuz sürece hiç kimse bizim başarılı olmamızın önüne geçemeyecektir.
Cumhuriyet Halk Partisi Sakarya Milletvekili Ayça Taşkent: “Bugün; önceki dönem Sakarya Milletvekilimiz Sn. Engin Özkoç ile partimizin saha çalışmalarına katılım sağlayarak, hemşerilerimizle bir araya geldik. Soğuk havaya rağmen bizi coşkuyla karşılayan tüm Serdivan’lı vatandaşlarımıza çok teşekkür ediyoruz bu coşku bizi daha da çok umutlandırdı” ifadelerini kullandı.
-
Türkiye’de çıkan orman yangınlarında her yıl ortalama 7 ila 10 bin hektar alan yanıyor.
Orman yangınlarına 11 dakikadan önce müdahale edilebilir
Türkiye’de çıkan orman yangınlarında her yıl ortalama 7 ila 10 bin hektar alan yanıyor.
Orman yangınlarına itfaiye ekipleri, olay yerine ulaşmadan öncemüdahale hayati önem taşıyor. Çünkü Türkiye’de orman yangınlarına müdahale etme süresi ortalama 11 dakika.
21-26 Mart Orman Haftasıkapsamında açıklamalarda bulunan Masdaf Pazarlama Müdürü Nihan Göksal, orman yangınlarına erken müdahale kapsamında yapılması gerekenleri paylaştı.
Akdeniz iklim kuşağında yer alan Türkiye’de ormanların neredeyse üçte ikisi, yani toplamda 15 milyon hektarlık bir alan yangın tehdidi altında bulunuyor. Son 20 yılın istatistiklerine göre Türkiye’de çıkan orman yangınlarında her yıl ortalama 7 ila 10 bin hektar alan yanıyor.Orman yangınlarının yüzde 80‘i ise ihmal ve dikkatsizlik sonucu meydana geliyor.
21-26 Mart Orman Haftasıkapsamında açıklamalarda bulunan Masdaf Pazarlama Müdürü Nihan Göksal, orman yangınlarına erken müdahalenin önemine dikkat çekti:
Yangına itfaiye ekipleri olay yerine ulaşmadan önce müdahale edilebilir
“Doğal hayatı ve yaşamı tehdit eden orman yangınlarına itfaiye ekipleri, olay yerine ulaşmadan öncemüdahale hayati önem taşıyor. Çünkü Türkiye’de orman yangınlarına müdahale etme süresi ortalama 11 dakika. Yangına müdahale için oldukça uzun olan bu süreyi ortalama 5 dakikaya düşürmek için yangınların yoğun olarak yaşandığı yerlerde, yangına erken müdahale imkânı sunan yangın pompaları bulundurmak gerekiyor.
Yangın pompalarını kullanabilmeleri için de; Orman Genel Müdürlüğü’nün koruma ve güvenlik görevlilerine, belediyelere, jandarma ve Milli Savunma Bakanlığı’na bağlı askeri personele gerekli eğitimlerin verilmesi gerekiyor. Aynı zamanda ormanlık alanlara yakın yerlerde yaşayan orman gönüllülerine de benzer eğitimler verilmesi ilk müdahalenin bilinçli bir şekilde yapılmasını ve böylece yangının kısa sürede kontrol altına alınmasını sağlayacaktır. Pompaların yangın anında hızlıca aktif hale getirilmesi için de sistemin eğitimli kişiler tarafından belirli periyotlarla çalıştırılarak, test edilmesi gerekiyor.” dedi.
Konuşmasında doğru yangın pompası seçiminin önemine de değinen Nihan Göksal, şunları söyledi:
“Her yangın pompası ile etkili bir müdahale söz konusu olmayabilir. Ürünlerin doğru seçilmesi ve standartların doğru uygulanması gerekiyor. Yangın pompalarının dünyada en çok tercih edilen NFPA (National Protection Association) ve UL/FM standartlarına uygun olmasına dikkat edilmeli. Masdaf olarak geliştirdiğimizyangın pompalarındabu kriterleri sağlıyoruz.” diyerek sözlerini tamamladı.
Masdaf hakkında
1977 yılında suyun ve enerjinin etkin kullanılması ve bu sayede yaşam kaynaklarının korunması ilkesiyle ve yüzde 100 yerli sermaye ile kurulan Masdaf, enerji verimliliği sağlayan, çevreci ve inovatif “pompa teknolojileri” üretmektedir.
Pompa sektörünün öncü markası Masdaf, 40 bin metrekare alan üzerine kurulan Düzce fabrikası ile 12 bin metrekare alan üzerine kurulan Tuzla fabrikasında; endüstriyel proseslerde, sulama, ısıtma ve soğutma sistemlerinde, gemi sanayinde, atık su transferinde, yangın söndürme işlemlerinde, petro-kimya sanayinde, tarımsal sulamada ve daha birçok alanda kullanılmak üzere santrifüj pompa imalatı yapmaktadır.
Masdaf, Türkiye genelinde ki yaygın bayi ve servis ağıyla, pompa teknolojileri alanında en iyi hizmeti, en kısa zamanda sunmayı misyon edinmiştir.
ERP direktiflerine uygun olarak geliştirilen, yüksek verimli pompa sistemlerini 70’ten fazla ülkeye ihraç eden Masdaf, bu ülkelerde kurduğu distribütörlük ve servis ağıyla da Türkiye’nin global markası olma yolunda emin adımlarla ilerlemektedir.
-
Hüseyin Baş: Oyları böleceğiz, vatanı böldürmeyeceğiz
-Oyları böleceğiz, vatanı böldürmeyeceğiz
-Biz demokrasi diyoruz, onlar diktatörlük yarışı yapıyor
-Ceketimizi assak kazanırız diyenlerin rahatını bozacağız
-Biz laiklik dediğimizde şaşıranlar; Atatürk sizin gibi değil bizim gibiydi
-BTP lideri Hüseyin Baş, İstanbul teşkilatıyla buluşmasında konuştu
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, İstanbul’da düzenlenen iftar programında partililerle bir araya geldi. BTP lideri yaptığı konuşmada önce seçim adaletsizliğine dikkat çekti.
Yüksek Seçim Kurulu’nun kendilerine tahsis ettiği reklam alanlarının bile kullanılmasına müsaade edilmediğini ifade eden BTP lideri, tanesi 1.5 milyon liradan fazla olan üst geçit reklamlarının bir aday tarafından kullanıldığını söyledi.
BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş şunları söyledi;
“İstanbul’da üst geçit reklamları işgal edilmiş durumda”
“İstanbul’da 3 aydan fazla süredir üst geçit reklamları işgal edilmiş durumda. O reklamların tanesinin maliyeti 1,5 milyon liradan fazla. İstanbul’da bunlardan yüzlerce var ve hepsinde bir kişinin ismi var. Normalde seçime giderken Yüksek Seçim Kurulu ‘sokakları kullanma hakkı bütün siyasi partilere eşit olarak dağıtılabilmeli’ der ve bunun için bir kura çeker. Bu kurada, ‘Şu şu noktaları belediye iştiraki fark etmeksizin şu partiye tahsis etmek zorundadır’ der. Çünkü bunu yapmazsanız hiç kimse kendi sesini hiçbir yerde duyuramaz. YSK’nın bize belirlediği ve sunduğu bir reklam alanını alabilmek için ne mahkeme, ne YSK, ne belediye kapıları çürüttük biliyor musunuz arkadaşlar! Hakkımızı alabilmek için seferber olduk, hakkımızı bize vermiyorlardı. Bize, ‘orayı veremeyiz’ diyorlardı. Niye veremiyorsunuz? Bir açıklaması yok! Hak bizim, hukuk bizim ama bizim hukukumuza riayet edilmiyordu. Bunu kim yaptı arkadaşlar? Sanırsınız ki iktidar yaptı, yok bunu muhalefet yaptı biliyor musunuz?
“Senin diktatörün, benim diktatörüm yarışına girdiler”
Türkiye öyle bir kıskaçta ki, iktidarı da aynı olmuş muhalefeti de aynı olmuş. Şimdi bir yarışa düştüler yarışın konusu şu; ben senin diktatörünü beğenmiyorum, kendi diktatörümü iktidar edeceğim! Bize demokrasi lazım, bize gerçekten Cumhuriyet lazım. Herkesin ağzında bir Cumhuriyet, nedir bu Cumhuriyet? Atatürk bu ülkeyi Cumhuriyet rejimine geçirdi diye mi Cumhuriyeti istiyoruz? Cumhuriyeti niye istiyoruz? Çünkü Cumhuriyet her bir vatandaşın kendi özgür ve hür iradesini yönetime yansıtabilme hürriyetiydi. Cumhuriyet buydu ama biz son zamanlarda ne duyuyoruz? Oylarınızı bölmeyin diyorlar. Oylarınızı bölmeyin demek, ‘sizin düşüncenizin bizim nazarımızda hiçbir önemi yok, sizin ideallerinizin bir kıymeti yok. Siz oylarınızı istediğiniz insanlara değil, dönün dolaşın yine de bize verin’ demek. Oylarınızı bölmeyin demenin Türkçe anlamı bu. Sen ne istiyorsun, ne düşünüyorsun, ne hayal ediyorsun önemli değil.
“100 yıllık CHP’nin Erdoğan karşıtlığından başka fonksiyonu yok mu?”
Neye üzülüyorum biliyor musunuz, 100 yıllık bir siyasi parti, Atamızın kurduğu siyasi parti ve şu an Türkiye’de var olabilmesini tek bir şeye borçlu; Erdoğan’ı yıkma hedefine. Bu CHP’nin başka bir fonksiyonu yok mu acaba? Gerçi 20 yıldır bunu da beceremediler ama… Diyelim ki Erdoğan’ı yıktın peki ya sonra? Sonrası yok, sonrası yeni Erdoğanlar… Çünkü dayattıkları sistem bu. Türkiye’de alışılmış bir durum oluşturdular. Ne bu alışılmış durum; Türkiye’de bir kişi çıkar ve bütün hususlara kendi menfaatince karar verir ve bunu hayata geçirir. Türkiye’de buna alışıldı ve buna yeni isimler hazırlamaya çalışıyorlar. Biz BTP olarak bu düzenin A partisine de karşıyız, B partisine de karşıyız. Biz tam anlamıyla gerçek Cumhuriyetin yanındayız.
“Ceketimizi assak kazanırız zihniyetindeler, rahatlarını bozacağız”
Sorsan hepsi gençlerin yanında. Bir tanesi kritik bir noktaya bir tane genç getirebilmiş mi? Getirememiş. Niye böyleler biliyor musunuz? Çünkü hiçbir şey yapmasak bile, ceketimizi assak da şu belediyeyi alırız zihniyetindeler. Biz ceketimizi assak bile 100 -180 milletvekilini alırız diye huzurları, konforları yerinde. Ben aylar önce bir cümle söyledim, tekrar edeyim; biz bu siyaseti rahatlatmaya değil rahatsız etmeye geldik. Zannediyorlar ki bunlar biraz gerilse, düşük oy alsa, morallerini bozsak bunlar oyundan düşer zannediyorlar. Halbuki bilmiyorlar ki bizim mücadelemiz dünyada bir şeyler kazanmak için değildir. Bizim mücadelemiz yarınlara dair insanımıza, çocuklarımıza bir mantığı bırakabilmek üzerine bir mücadeledir. Dostlarım, siz hiç kaybedeceğinizi bile bile savaşa girdiniz mi? Kimdir kaybedeceğini bile bile savaşan? Size iki tane örnek vereyim; Kerbala’da Hz. Hüseyin’dir, Anadolu’da Mustafa Kemal’dir. O yüzden sizin üzerinizde büyük bir vazife var. Girdiğiniz hiçbir savaşın sonucuna bakmayacaksınız. Girdiğiniz savaşları kazanmak için yapacaksınız ama kaybetmek pahasına savaşacaksınız.
“Biz laiklik dediğimizde şaşıranlar; Atatürk sizin gibi değil bizim gibiydi”
Bu bir mücadeledir. Bu mücadele Türkiye Cumhuriyeti Devletinin bir hukuk devleti olarak kalabilmesinin mücadelesidir, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin laik bir devlet olarak kalabilmesinin mücadelesidir, Türkiye devletinin demokrasisinin ayakta kalabilmesi için bir mücadeledir. Bunu başkaları da söyler ama yalan söyler. Onların hiçbiri Türkiye’nin demokrasisi için bugüne kadar hareket etmedi, hiçbiri laiklik için bugüne kadar hareket etmedi. Biz bunu söylediğimizde şaşkınlıkla karşıladılar niyeyse? Halbuki baktığınız zaman laikliği bu ülkeye bir hediye olarak sunan Atatürk de aslında bizim gibi biriydi, onlar gibi değildi bizim gibi biriydi. Atatürk dualarla Meclis’i açan, büyük taarruzuna başlamadan önce, ‘Ya Rabbi sen bu Müslüman ordunun düşman postalları altında ezilmesine müsaade etme’ diyen Gazi Mustafa Kemal Atatürk bize laikliği armağan etti ve bizler bugün laiklik dediğimizde şaşıranlar aslında Atatürk’ün bu ülkeye getirdiğine şaşırıyorlar. Atatürk onlar gibi değildi bizim gibiydi, bizim değerlerimize sahipti. Atatürk’ün hayatını açıp okuyun bunu göreceksiniz.
“Vatandaşı oy deposu yapmışlar”
Türkiye’de birisi Kürt vatandaşlarımızı oy deposu yapmış, birisi Alevi vatandaşlarımızı oy deposu yapmış, birisi muhafazakâr vatandaşlarımızı oy deposu yapmış, birisi milliyetçi vatandaşlarımızı oy deposu yapmış. Ne bir tanesi Aleviliği bilir, ne bir tanesinin dinle diyanetle alakası var, ne diğerinin milliyetçilikle alakası var, ne diğerinin Atatürkçülükle alakası var ama buraları oy deposu yapmışlar hunharca kullanıyorlar. Biz ne yapacağız; böleceğiz. Neyi böleceğiz? Oyları böleceğiz. Neyi böldürmeyeceğiz? Vatanı böldürmeyeceğiz.
“BTP kurulduğu günden beri çizgisinden gram şaşmamıştır”
BTP kurulduğu günden bugüne savunduğu değerler bir gram şaşmamıştır, değişmemiştir. BTP dün söylediğini bugün inkar etmemiştir, başta ne söylediyse her zaman aynı yolda ilerlemiştir. BTP kurulduğu günden beri Atatürk demiştir, Cumhuriyet demiştir, milli bir ekonomi demiştir ve demokrasi demiştir. Bu ülkenin ihtiyaçlarını doğru bir şekilde ortaya koyabilen, sorunlarını doğru bir şekilde tespit edebilen bir tane parti vardır O da BTP’dir.”
-
YOKSULLUK FİTNEDİR… AHMET BERHAN YILMAZ
YOKSULLUK FİTNEDİR…
AHMET BERHAN YILMAZ
İnsanların yardımseverlik ve diğerkâmlık duygularının arttığı ramazan ayında fakirliği, yardıma muhtaç olmayı daha doğrusu muhtaç bırakılmayı, fakir olmaya kanaat etmek gerektiğine dair dayatmaları irdelemek gerekir.
Peygamber Efendimiz “Allah’ım, fakirlikten, yoksulluk fitnesinin şerrinden, azdıran zenginlikten, küfürden, zalimlikten, zulme uğramaktan sana sığınırım” dediği zaman bir sahabe kendisine “küfür ve fakirlik birbirine denk mi?” diye sormuş O’da “Evet, fakirlik ve küfür birbirine denktir” diye cevap vermiştir.
Bu Hadisin, bu konuda yazılan kitapların, çalışmaların, tezlerin, söylenen sözlerin, yaşanan tecrübelerin ışığında;
Fakirlik veya zenginlik; insanın değerini, saygınlığını belirleyen özellikler değildir.
Fakirlik veya zenginlik; cennet veya cehenneme gitmenizde, Allah katındaki değerinizin veya imanınızın, ihlasınızın belirlenmesinde ölçü değildir.
Fakirlik; cennete açılan bir kapı değil insanları inançsızlığa, isyana, şirke götürebilen bir küfür kapısıdır.
Dinimize göre fakirlik; insanlık onuruyla, insan fıtratıyla bağdaşmayan, zalimlik kadar, küfür kadar kaçınılması gereken habis bir haldir.
Çalışmadan, emek vermeden, yardım bekleyen, miskinliğe ulaşmış fakirlik kader değil kurtulmak için mücadele verilmesi gereken, insana yakışmayan bir durumdur.
İnsanlara fakirlikleri sebebiyle cennet müjdesi verenler, fakirliğe övgü dizenler, fakirliği toplumda yaymaya çalışanlar, insanları kendilerine muhtaç edip, fakirliği ve fakirleri kullanarak kendilerine çıkar sağlamak isteyen kişilerdir.
İslâm; fakirliği kader gibi görmek yerine insanları yoksulluğa sürükleyen sebeplerin, etkenlerin, kişilerin ortadan kaldırılmasını ve yoksulluğa sabrederek, kanaat ederek cennetin kazanılacağı inancı yerine çalışarak yoksulluktan kurtulmayı emretmektedir.
İslâm, insanların maddî ve manevi hayatı arasında denge kurmasını, kimselere muhtaç olmadan, kimselere el açmadan, yardım alarak değil alnının teri ile kazanıp müreffeh ve özgür bir hayat yaşamasını ister.
Bütün bunların aksini düşünen, aksini iddia edenlere İmam Şafii’nin fakirliğin kötülüğünü ortaya koyan ders niteliğinde bir sözü var; “fakir olan kişiye fikir danışma. Çünkü onun fikri dağınık, kalbi meşguldür, kararı isabetli olmaz”.
Hz. Osman ise yazımızı şu sözüyle özetlemiştir; “Yavrum, fakirliğe helâl kazançla çare ara. Çünkü her fakire bulaşacak dört musibet vardır; Dininde gevşeme, aklında zayıflama, şahsiyetinde düşüş ve insanların onu hafife alması.”
Sözün özü; İnsanları önce muhtaç hale getirip sonra da yardım yapmakla övünen sizler; yardıma muhtaç hale getirilmiş, siz olmazsanız aç kalacağını sanan, sizlere muhtaç olduğunu düşünen, sizlere bağımlı hale gelmiş, fakir ve muhtaç, bireylerden oluşan bir toplum istiyorsunuz.
Bizler ise; yardıma muhtaç insanların olmadığı, insanların Allah’tan başkasına muhtaç hissetmediği, müreffeh, mutlu, özgür bireylerden oluşan bir toplum istiyoruz.
-

Belediye Başkan Adayı Uzm.Dr.Cihan KOLİP “Rantiyecilere ve metropol sırtlanlarına belediye kapıları kapalı olacaktır.”
Zafer Partisi Sakarya Büyükşehir Belediyesi Başkan Adayı Uzm.Dr.Cihan KOLİP “Rantiyecilere ve metropol sırtlanlarına belediye kapıları kapalı olacaktır.”
31 Mart akşamı Sakarya Büyükşehir Belediyesi Başkanı seçildiğim takdirde, ilk yapacağım hizmet bağımsız denetçilere ve müfettişlere, belediyemizin 25 yılda yaptığı bütün faaliyetlerin araştırılması konusunda yetki vermek olacaktır.
Hizmet dönemimizde yapılacak bütün hizmetlerin adil ve şeffaf olmasını sağlayacağımın sözünü kıymetli hemşerilerime veriyorum.
Rantiyecilere ve metropol sırtlanlarına belediye kapıları kapalı olacaktır.
Bugüne kadar haram lokma yemedik, namussuzluk, ahlaksızlık yapmadık, kimsenin tehditine boyun eğecek küçücük bir lekemiz bulunmamaktadır.
Arkamda devletin, sermaye kuruluşlarının ve küresel işbirlikçilerin hiçbir desteği yoktur.
Sakarya’ya vefa borcum var, onu ödemek için siyasetin içine giren Atatürk’ün izinde Türk Milliyetçisi bir kardeşiniz olarak desteğinizi bekliyorum. -

Adapazarı Belediye Başkan adayı Ercan Başnuh,” Sokakta bir tek mutlu vatandaş yok.”
Adapazarı Belediye Başkan adayı Ercan Başnuh,” Sokakta bir tek mutlu vatandaş yok.”
Demokrasi ve Atılım Partisi Adapazarı Belediye Başkan adayı Ercan Başnuh, Başaın toplantısında çarpıcı açıklamalarda bulundu
Başkan adayı Ercan Başnuh , Genel seçimler öncesi Ülkenin Gerçek Sorunu Ekonomiydi. Bu gün Yerel Seçimler Öncesi Sorun Daha Ağır Ekonomik Şartlar ve Liyakatsizliktir.
Bildiğiniz gibi Deva Partisi olarak 2024 Mahalli seçimlere yönelik olarak 1 Şubat tarihinden itibaren saha çalışmalarımızı sürdürüyoruz.
Bu çalışmalar geçmeden önce sizleri yaklaşık 10 ay öncesine Genel seçimlere götürüp o günkü söylemlerimizi hatırlatmak isterim.
O gün ülkenin gerçek gündemi ekonomik sorunlarla beraber bu sorunların yol açtığı toplumsal çöküntülerdir demiştik. Bunu söylerken haklıydık. Ama biz bunu söylerken kıyameti kopardılar. Nas dediler Faiz Enflasyonun sebebidir dediler. bu görevde olduğum sürece bu faiz de enflasyon da düşecek dediler. Ekonomimiz uçuyor dediler.
Sonra seçimi kazandılar..
17.00 Tl olan Dolar fiyatını 32.00 TL ye çıkardılar. 20.00 TL olan Akaryakıt fiyatını 45.00 Tl ye çıkardırlar. Rasyonel ekonomik modele geçiyoruz dediler, bankalar arası faizi %50 ye çıkardılar. Emekli ve dar gelirliyi açlığa mahkum ettiler. Emekli maaşını 10.000 TL yapıp bir de dalga geçer gibi 2024 yılını emekli yılı ilan ediyoruz dediler .
Aslında bizim söylediklerimizde haklı olduğumuzu bal gibi biliyorlardı. Ekonomik sorunların üstünü kapatacak başka motivasyonlara ihtiyaçları vardı. Halkın milli ve dini duygularının üzerinden bir kampanya yürüttüler .Kısacası halkı kandırdılar.
Şimdi yerel seçimlere gidiyoruz.
Sahada vatandaşla ,esnafla,köylüyle,emekliyle ,öğrenciyle,ev kadını ile halkın her kesimiyle görüşüyoruz.
Ortada iki Vahim durum var. Birincisi ,sokakta bir tek mutlu vatandaş yok. İkincisi ise daha vahim, halkın siyasete ve siyasetçiye inancı kalmamış.
Ülkede ve şehirde sorunların çözümüne yönelik olarak halkın siyasetten beklentisi ve inancının kalmamış olması Türk siyasetinin uzun yıllar tamir etmek zorunda kalacağı ciddi bir sorundur.
Bu tablo içinde iktidar belediye başkan adaylarının ki bir kısmı mevcuttaki belediye başkanıdır.Yaptıkları şeyler,yıllardır çözemedikleri ,çözmedikleri hatta sebep oldukları sorunları çözme vaadi.
Bunu da basın ,sosyal medya , şehrin her tarafına yapıştırdıkları boy boy afişler ve süslü sloganlar ile korkunç bir para harcayarak yapmaya çalışıyorlar.
Değirmenin suyu nerden geliyor diye sormuyoruz bile . Biliyoruz.
Kamunun ,belediyenin kaynakları yanında menfaat beraberliği yaptıkları kişilerin parasal destekleri ile yürütüyorlar.
Buradan sesleniyorum.
Orhan camide sabah namazında verdiğiniz pozlar sizleri kurtaramayacak. Hem küçük bütçelerle seçim çalışmalarını yürüten bizlere kaybedeceksiniz, hem de halkın kaynaklarını kullanmanın dini ve vicdani sorumluğunun altında kalacaksınız.
İktidar Partisinin Belediye Başkan Adayları, Bakanlıkların yapacağı İşleri Vadetmeyi Bırakıp Geçen Ay Törenle Açtıkları Unkapanı Meydanındaki Tuvaletleri Tıkanmaktan Kurtarsın
İktidar partisinde herkes sahada
Belediye başkan adayları, Milletvekilleri,bakanlar.
Belediye başkan adaylarının seçim vaadlerine bakılırsa ,sağlık bakanı yerine aile sağlığı merkezleri, spor bakanı yerine spor salonları ulaştırma bakanı yerine tren yolları,sanayi ve teknoloji bakanı yerine teknolojik üsler vadediyorlar. Bakanlara gerek yok yani
Beyler kendinize gelin
Sizin geçen ay görkemli törenle açtığınız unkpanındaki tuvaletleriniz üçüncü günü tıkandı kullanılmaz hale geldi.
Sizin semerciler mahallesinde ,yenicamide ,maltepede orta mahallede sorumlu olduğunuz sokaklarınızda yürünmüyor.
Şeker mahalle başta olmak üzere attığınız asfaltın yağmur giderleri hala açık değil . Yağışlı havalarda ortalık göle dönüyor.
kırsal mahalleye dönmek isteyen köylerin dilekçelerini cesaret edip büyükşehir meclisine gönderememişsiniz.
Siz bize oy vermezseniz size hizmet gelmez diye millete parmak sallayan milletvekillerine durun halka bunları söyleyemezsiniz demeye cesaret edememişsiniz
Siz Tekeler, Karakamış, Harmantepe, Taşkısığı Çaltıcak ve Göktepeyi mikroba vatandaşın hayvanlarını telef eden çöp merkezine çözüm bulamamışsınız.
Adapazarı için yola devam sloganı ile iş mi çözeceksiniz
Yürünecek yol mu var Adapazarı’nda
Ama seçim öncesi bunları söylemeniz gerekiyor.
Seçim öncesi bunları yapmanız gerekiyor.
Seçim Öncesi Aceleyle Açtığınız Ada hayat Projesi Tam Bir Fiyaskodur
Tıpkı altında akarsu bulduğunuz ADA HAYAT projesine temel atmak gibi. Ne hikmetse seçime 10 gün kala sular birden kesildi. Vatandaşın parasıyla yaptığınız görkemli ve bakanlı töreni seçimden sonra eğer o makamda oturursanız tekrar yaparsınız.
Ada hayat projesi başlangıcından itibaren yapılan tüm güzellemeler rağmen tam bir fiyaskodur. Adapazarının merkezinde şehri tıkayan bir yapı olmasının yanında bitirilebilirse bazı bölümlerinin işletilmesi açısından da çok konuşulacak bir projedir.
Adapazarı Belediyesinin Lanse Ettiği 112 Proje nedir ? Hangi Firmalara hangi Bedelle yaptırılmıştır.?
Bunları neden belediyenin web sitesine koymuyorsunuz .Vatandaşı Bunu Bilmeye Hakkı Var.
Adapazarı belediye başkanının 112 proje diye şehre lanse ettiği projeler nelerdir.? Neden Adapazarı belediyesi web sayfasında bunlarla ilgili bir bilgi yok. 2022 yılında belediyeyi denetleyen Sayıştay, ihale ile yapılması gereken işlerin parçalara bölünerek doğrudan teminle yaptırıldığını tespit etmiş.
Doğrudan temin nedir ?
Gel sen bu işi yap, Yanına da 2 yan teklif getir demektir.
Buradan Adapazarı belediye başkanı olan ve yeni dönemdeki mevcut adaya soruyorum. Bu 112 projeyi ihale ile mi yaptırdın yoksa bir kısmını doğrudan temin ile mi hallettin ?
Vatandaşın bunu bilmeye hakkı var.
Bu 112 projeyi hangi bedelle hangi yüklenicilere yaptırdın koy internet sitesine .Şeffaf olsun
Ayrıca 2022 yılında doğrudan temin ile yaptırdığın işlere 2023 ve 2024 te devam ettin mi? Ettiysen vatandaşın faydasına olan hangi işlerdir bunlar.
Değerli basın mensupları
Bu ülkede ve bu şehirde kamusal alandan sorumluluk alan herkesin öncelikli vazifesi Hakkaniyetli olmaktır. Millete ait olanı millete harcamaktır. Milletin parasıyla seçim çalışması yapmamaktır. Meydana çıkacaksan belediyenin makam aracını belediyenin otoparkına bırakmaktır. Seçim meydanlarında kullandığın propaganda malzemesini ,fotoğrafçını, sosyal medya çalışanlarını, hatta çocukların eline tutuşturduğun hediyeleri dahi millete yük olmadan kendi cebinden harcamaktır.
Halkını düşünmek ve şeffaf olmaktır.
Yoksa pek çok iddia ile muhatap olursun .Mahçup olursun.5 yıl 10 yıl belediye başkanlığı yaptığın şehre kendini tanıtmak için bol bol poster resim asmak zorunda kalırsın .
Belediyenin Şirketi Halka Satacağı Ucuz Eti Düşük Bedelle Özel Sektör Firmalarına mı Sattı
Bu günlerde şehirde bir iddia var. Deniliyor ki, Belediyenin bir şirketi vatandaşa ucuza satmak üzere temin ettiği önemli miktarda eti,küçük bir kısmını kendi mağazalarında ama önemli bir kısmını şehir dışında faaliyet gösteren 2 firmaya satmış. Hem de temin ettiği fiyatın üzerine sadece 1 Tl fiyat koyarak ve güncel piyasa fiyatının çok altında satmış. Vatandaş ucuz et almak için geceden kuyruğa girerken böyle bir şey yapıldıysa büyük günah. Büyük ayıp…
2023 yılında ve 2024 yılında yapılan satışların cari hesap hareketleri bana kadar ulaştıysa , bu işi yapanlar vatandaşa çıkıp bir açıklamada bulunmak zorundalar.
Bundan sonraki sözlerim değerli Adapazarı halkına
Bizler 1 şubattan beri sahada sizlerle buluştuk .Dertlerinizi dinledik. Adapazarı’nın merkezinde mahallelerinde ve kırsal bölgelerdeki köylerinizde sorunları tespit ettik. Siyasi olarak sorumluluk aldığımızı ifade ettik. Pek çoğunuzun siyasete soğuduğunu hatta bir kısım vatandaşın sandığa gitmememe kararına üzülerek şahit olduk.
Makam sizin hizmet seçeceğiniz yöneticilerin, Mutlaka gidin oyunuzu kullanın .
Vatandaş Oyunu Mutlaka Kullanmalı ve Kullanırken de iyi Düşünmeli .
-Semerciler,Şirinevler,Yenicami,başta olmak üzere sokaklarınızı ve caddelerinizi yapmayanlara mı oy vereceksiniz
-Şeker mahalle ,Orta mahalle ,Güllük başta olmak üzere attığı asfaltın yağmur giderlerini 2 sene sonra açmaya gelenlere mi oy vereceksiniz
-Şehirde dezavantajlı gruplar olan engelli vatandaşlarımıza engelli tuvaletlerini çok gören bir anlayışa mı oy vereceksiniz
-Örentepe, Işıklar,Karakamış,Karapınar gibi kırsal mahalleye dönmek isteyen 34 mahallenin taleplerini göremezden gelenler mi oy vereceksiniz
-Halkın kaynaklarını kendi seçim kampanyasında kullanıp, yine halkın parasıyla sabah çorbası dağıtıp, göz boyayanlara mı oy vereceksiniz
-Bize oy vermezseniz size hizmet gelmez diye parmak sallayıp, halkı hakkı olan hizmetle tehtit edenler mi oy vereceksiniz
-Deprem gibi kocaman bir tehlikeyi yok sayıp,en ufak bir adım atmayanlara mı oy vereceksiniz
-Tekeler,Taşkısığı,Karakamış,Göktepe,Çaltıcak.Harmantepe’yi kimyasal ve mikrobik olarak olumsuz etkileyen ,hayvan ölümlerine sebep olan çöplüğü görmezden gelenlere mi oy vereceksiniz
-Evrenköy, Karaköy,Rüstemler gibi mahalleleri imar konusunda çaresiz bırakanlar mı oy vereceksiniz
-Kısacası yıllardır yapmadıklarını bugün yapacağını vadeden ama bugün yaşadığınız sorunların asıl sebebi olan yöneticilere mi oy vereceksiniz.
Eğer kararınız bu olacaksa biz sandıkta vereceğiniz karara saygılı olacağız .
Eğer kararınız bu gidişi değiştirmek olacaksa,
Başta milletin ana sütü gibi helal olan kaynaklarını korumak ,bir kuruşunu zayi etmemek ve siyasete kullanmamak üzere namus ve şeref sözü vermiş DEVA kadroları sizlere hizmet etmeye hazırdır diyorum.
Başta bugün toplantımıza iştirak eden basın mensupları ve katılımcılar olmak üzere tüm Adapazarlı hemşehrilerimize sevgilerimi ve saygılarımı sunuyorum .
31 Mart 2024 mahalli idareler seçimlerinin hem şehrimiz hem de ülkemiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum
-

İŞTE BABAOĞLU FARKI; HENDEK’TE ETKİNLİK YAĞMURU
İŞTE BABAOĞLU FARKI; HENDEK’TE ETKİNLİK YAĞMURU
Hendek Belediye Başkanı ve Cumhur İttifakı Adayı Turgut Babaoğlu, 27 Mart Çarşamba günü ‘12. Çocuk Şenliği’ için tüm çocukları belediye otoparkına davet ederken, aynı gün saat 16.00’da ise Aşkı Ala’da ‘Hayati İnanç ile Ramazan Sohbetleri’ programı düzenlenecek. Akşamda ‘Hendek İftarı’ için belediye otoparkında iftar sofraları kurulacak.
Hendek’te Ramazan ayı etkinlikleri kapsamında 27 Mart Çarşamba günü iki büyük etkinlik ile büyük Hendek iftarı yapılacak.
-
ÇOCUK ŞENLİĞİ
Tüm çocuklara seslenen Başkan Babaoğlu, “Sizler için güzel ve eğlenceli bir gün daha hazırladık. Çarşamba günü otoparkta buluşuyoruz” dedi.
Belediye otopark alanında saat 14.00’dan 21.00’a kadar sürecek şenlikte çocukları bekleyen sürprizler şöyle: Hacivat-Karagöz oyunu, Palyaço gösterisi, oyun grupları, müzik şöleni, sürpriz hediyeler, pamuk şekeri ve patlamış mısır stantları.
HAYATİ İNANÇ İLE RAMAZAN SOHBETİ
Günün ikinci etkinliğinde ise TRT’nin ünlü program yapımcısı ve sunucusu Hayati İnanç, vatandaşlarla buluşacak. Aşkı Ala Düğün Salonu’nda yapılacak ‘Hayati İnanç İle Ramazan Sohbetleri’ programı saat 16.00’da başlayacak.
BÜYÜK HENDEK İFTARI
Otopark alanında akşam ise iftar sofraları kurulacak. Başkan Babaoğlu, “Etkinlikle ve iftar programına tüm vatandaşlarımız davetlidir” dedi.
HENDEK’TE BU ÇARŞAMBA ÇOK ÖZEL, ÇOK FARKLI GEÇECEK
Cumhur İttifakı Hendek Belediye Başkan Adayı Turgut Babaoğlu’nun 27 Mart Çarşamba günü herkese özel kılacak etkinlik ve program günü ilan etti.
27 Mart Çarşamba günü Hendek
ÇOCUK ŞENLİĞİ
HAYATİ İNANÇ İLE RAMAZAN SOHBETLERİ
BÜYÜK HENDEK İFTARI
-
-

Serdivan Belediye Başkan Adayı Doktor Aydoğan Arslan, gazeteciler ile iftarda bir araya geldi. Projelerini anlattı.
Aydoğan Arslan basınla biraraya geldi
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Serdivan Belediye Başkan Adayı Doktor Aydoğan Arslan, gazeteciler ile iftarda bir araya geldi. Projelerini anlattı.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Serdivan Belediye Başkan adayı Dr. Aydogan Arslan yaptığı açıklamada özellikle Serdivan’ın tamamına etki edecek projelerde vatandaş iradesinin yönetime yansıyacağını belirtti.
SARDOVAN 4.0
Arslan: “Çılgın proje” kelimesini biz kullandığımızda aklınıza beton, asfalt, inşaat gelmesin. Bizim belediyecilik anlayışımızda bunlar zaten yapılması gerekenler.
Ancak bizim için gönül köprüleri, ortak hedef yolları, akıl birliği inşaa etmek en büyük ÇILGIN PROJE dir. Ve biz bunu SARDOVAN 4.0 ile başaracağız.
Serdivan ikametli tüm vatandaşlarımıza tercih olanağı sunacağız. Yönetime direkt ortak edeceğiz. Bunu nasıl mı yapacağız?
Bir mahalleye bir yatırım yaparken, Serdivan’ın tamamına etki edecek bir projeye karar verirken, o kentte yaşayan ve o bölgede yaşayan hemşehrilerimize soracağız?
Serdivan ilçesindeki yerel seçim atmosferi, CHP adayı Aydoğan Arslan’ın gazetecilerle bir iftar programında buluşmasıyla renklendi. Arslan, iftarda projelerini gazetecilerle paylaştı.
Gazetecilerle gerçekleşen buluşmada, Aydoğan Arslan Serdivan’ın geleceğine yönelik planlarını ve hedeflerini anlattı. Serdivan’ın sorunlarına çözüm odaklı yaklaşımını vurgulayan Arslan, adaylığı süresince ilçenin gelişimine katkı sağlamak için kararlı olduğunu belirtti.
Arslan, belediyecilik anlayışını katılımcı ve şeffaf bir yönetim anlayışıyla şekillendireceğini dile getirdi. Serdivanlıların beklenti ve taleplerini dikkate alarak, ortak akıl ve dayanışma içinde hareket edeceklerini ifade etti.
Buluşmada, Arslan’ın öne çıkardığı projeler arasında kentsel dönüşüm, doğa turizmi, üniversitelerle iş birliği, öğrenciler ve yaşlılara yönelik projeler yer aldı.







HABER-FEHMİ DUMAN-FOTOĞRAF-NECLA BAKAN






















