Kategori: Haberler
Haberler
-
Aldığı para karnının doymasına yetmiyor…
Aldığı para
karnının
doymasına
yetmiyor…
Necdet Buluz
Başlığa aldığımız cümle Türkiye’de geçinebilmenin büyük sıkıntılara neden olduğu açık biçimde gösteriyor. Artan enflasyon ve pahalılıktan geçinebilmek cambazlık istiyor. Çok aile borçlanarak çarkı döndürmeye çalışıyor.
Açlık sınırı altında hayat mücadelesi verenlerin sayısı her geçen gün artıyor.
Artık karın doyurmanın dışında başka bir şey düşünemeyenlerin sosyal yaşamları da olmuyor. Ev eşyalarını yenilemeleri de imkânsız. Çaresizlik içinde günlerini geçirmeye çalışıyorlar. Pahalılıktan dışarı yemek yiyenlerin sayısı da düşüyor. Bu durum da küçük esnafı vuruyor.
Ucuz et ve ekmek alabilmek için uzun kuyruklarda bekleyenlerin sayısı da her geçen gün artıyor. Uzayan kuyruklar insanların karın doyurmak için nasıl mücadele ettiğini de gözler önüne seriyor.
Kalabalık ailelerde geçim zorluğu daha da sıkıntı yaratıyor. Evi olmayanlar ise kira ödeyemiyor.
Türkiye’de yaşam maliyetlerinin artışı, DİSK/Birleşik Metal-İş Sınıf Araştırmaları Merkezi (BİSAM) tarafından yapılan son araştırmayla bir kez daha gözler önüne serildi.
Mart 2024 dönemine ait ‘Açlık ve Yoksulluk Sınırı Araştırması’na göre, dört kişilik bir ailenin sağlıklı ve dengeli beslenme maliyeti günlük 555 TL’ye ulaşırken, aylık açlık sınırı 16 bin 646 TL, yoksulluk sınırı ise 57 bin 578 TL olarak belirlendi.
Tek başına yaşayan birey için yoksulluk sınırı 26 bin 517 lira olarak tespit edildi. Bu koşullarda 10 bin lira emekli maaşı alan birinin ayakta kalması mümkün mü?
BİSAM’ın raporuna göre, sağlıklı beslenmek için her aile ferdinin alması gereken kalori miktarı farklılık gösteriyor. Yetişkin bir erkek için aylık gıda harcaması 2.066 TL, yetişkin bir kadın için 1.953 TL, 15-18 yaş arası bir genç için 2.129 TL, 4-6 yaş arası bir çocuk için ise 1.405 TL olarak belirlendi.
Bu veriler, Türkiye’deki ailelerin ve bireylerin karşı karşıya olduğu ekonomik zorlukları ve yaşam maliyetlerindeki artışı net bir şekilde ortaya koyuyor.
Gıda, barınma, ulaşım, eğitim ve sağlık gibi temel ihtiyaçlar için yapılması gereken harcamalar, gelirlerle orantılı olarak artmaya devam ediyor.

BİSAM’ın bu raporu, toplumun farklı kesimlerinin yaşadığı ekonomik gerçeklikleri ve zorlukları anlamak için önemli bir kaynak teşkil ediyor.
Özetleyelim:
Özellikle gıda fiyatlarındaki artışın önüne geçilemiyor. Bir alınan gıda maddesinin daha sonra alınandan farklı fiyata alınması geçinme zorluğu içinde olanları daha da zorluyor. Ne acıdır ki gıda fiyatlarına yetişilemiyor.
Üretebileceklerimizi dışarıdan alıyoruz. Üretim olmayınca pahalılığın önü alınamıyor. Verilen maaşlarla piyasa koşullarında artık geçinilmiyor. 10 bin lira alan emeklilerin içinde bulunduğu durumu düşünebiliyor musunuz?
Maaşlarına zam isteyenlerin sesine kulak vermek gerekiyor. Bu kesim “Piyasadaki fiyat artışlarını durdurun, maaşımıza zam istemiyoruz” diyor. Çünkü maaşlara ne kadar zam yapılırsa yapılsın piyasadaki pahalılığa yetişilemiyor.
Bizi yönetenler piyasalardaki dengesizliği onarmalıdır. Her yıl dinlediğimiz “ Enflasyon düşecek, pahalılığın önüne geçeceğiz” sözleri artık duymak istemiyoruz.
-
59. Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’nun Heyecanına Ortak Olan Sponsorlar ve Kurumlar Dev Organizasyona Değer Katıyo
T.C Cumhurbaşkanlığı’nın himayelerinde T.C. Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın destekleriyle Türkiye Bisiklet Federasyonu tarafından düzenlenen Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu, kurumsal destekçileri ve sponsorları ile her geçen yıl daha da güçleniyor.
TUR 2024’te Lider Formalar, sponsorları ile hedefe koşuyor. Genel Klasman Lideri Turkuaz Forma sponsoru Spor Toto, Sprint Lideri Yeşil Forma Sponsoru MOSSO Bisiklet, Tırmanış Lideri Kırmızı Forma sponsoru Türk Hava Yolları markaları değerli katkıları ile bu eşsiz yarışta dünyaca ünlü bisikletçilere eşlik ediyor. TRT, Lig Radyo ve Radyo D medya sponsorları olarak Tour of Türkiye’nin iletişim ve medya değerini artırıyor. Shimano, nötral servis hizmeti ile yarışa teknik destek veriyor, büyük heyecana ortak oluyor.
TUR’a katılan milyon dolarlık takımların ve dünyaca ünlü pedalların yarattığı değer ise sponsorların takımlara yatırım yapmalarını sağlıyor. Markalar misyonları ve etkileri ile bisiklete değer katıyor. Farklı sektörlerden yüzlerce marka bisiklet sporuna, bu dev endüstriye yatırım yapıyor. Hollandalı dsm-firmenich PostNL takımı, 31 sponsoru, 28 resmi tedarikçisi ile sponsorlukta öne çıkan takımlar arasında…
Günlerce süren insanüstü mücadele ve kıyasıya rekabetin heyecanı ile milyonları ekrana kilitleyen, kendine has kültürü ile ilham veren uluslararası bisiklet yarışları izleyenler kadar kurumların, sponsorların ve sivil toplum kuruluşlarının destekleri ile bisiklet sporunun marka değerini yükseklere çıkarıyor. Tour de France gibi yarışlarda kent ve ülke markasının tanıtımına katkılarından dolayı büyük startın yapılacağı şehirler, organizasyona maddi katkı veriyor.
TUR 2024’e Değer Katan Kurumsal Destekçiler ve Sponsorlar
T.C. Cumhurbaşkanlığı himayelerinde, T.C. Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın destekleriyle Türkiye Bisiklet Federasyonu tarafından gerçekleştirilecek 59.Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’nun ana sponsoru Spor Toto Teşkilat Başkanlığı ve “Powered by” konumlaması ile Türk Hava Yolları olacak. Co-sponsor MOSSO, bisiklet sektörünü temsilen TUR’a değer katacak. MOSSO, 23 Nisan’da Fethiye-Marmaris etabında Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda TUR’un 59. Yılında 59 bisiklet hediyesi ile çocukların bisiklet hayallerini gerçekleştirecek. Shimano, nötral servis hizmeti ile büyük yarışa teknik destek verecek. Üst düzey rekabete sahne olacak organizasyona TRT, Lig Radyo ve Radyo D medya sponsorları olarak TUR’a güç verecek.
59.Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’nun kurumsal destekçileri; T.C. İçişleri Bakanlığı, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, T.C. Sağlık Bakanlığı, T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile Valilikler, kolluk güçleri, Büyükşehir ve İlçe Belediyeleri organizasyonun üst düzey güvenlik önlemleriyle gerçekleşmesi için tüm teşkilatları ile imkanlarını seferber edecek. Jandarma Genel Komutanlığı Trafik Daire Başkanlığı “Güvenli Bisiklet” parkuru ile çocuklara bisiklet kullanımını öğretirken farkındalık değeri katacak.
Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu ayrıca T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın bisiklet odaklı spor turizmi vizyonuna da destek oluyor. Tour of Türkiye, Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı’nın “Bisiklet Dostu Otel” politikası, uluslararası bisiklet kampları, bisiklet taşıma konusunda yapılan destekler, ülkemizin eşsiz doğasını ve tarihini bisiklet ile keşfetme olanağı sunan bisiklet rotalarını kapsayan cycling.goturkiye deneyimi ile dünyanın pek çok ülkesinde Türkiye’nin tanıtımı için eşsiz bir fırsat sunuyor.
Dünyaca ünlü yıldız bisikletçilerin üst düzey rekabeti ve heyecanı ile geçtiği illerde ve bölgelerde dev konvoyun ilham veren etkisi ile ülkemizde bisiklet sporunu ve kültürünü geliştirmeye destek olan “Bir Bisiklet Yarışından Fazlası” vizyonu ile düzenlenen 59.Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu, 21-28 Nisan 2024 tarihleri arasında Antalya’dan İstanbul’a göz kamaştıran parkurda Türkiye’nin doğal ve tarihi güzelliklerini Eurosport ve TRT Spor ekranlarında dünyaya tanıtacak.
Tour of Türkiye, ayrıca resmi sosyal medya hesaplarından da takip edilebilecek. TUR’un resmi YouTube hesabından da yarış heyecanı canlı olarak izlenebilecek.
Lider Formaların Arkasındaki Güç: Spor Toto, MOSSO, Turkish Airlines…
Ege ve Akdeniz sahillerinden ilham alan, dünyada Türk rengi olarak nam salmış turkuaz, Spor Toto sponsorluğunda genel klasman lideri sporcu tarafından gururla taşınacak.
Yaşamı ve doğayı temsil eden yeşil, MOSSO Bisiklet sponsorluğunda 8 gün boyunca TUR’un en iyi sprinterlerinin zafer mücadelelerine eşlik edecek. Cesaret, tutku ve gücün simgesi kırmızı, Turkish Airlines sponsorluğu ile TUR boyunca tırmanış kapılarında en yüksek puanı alan sporcunun başarısını onurlandıracak. Türkiye Güzellikleri primi lideri sporcu Türk kültüründe “cennetin rengi” olarak geçen beyaz forma ile cennet ülke göndermesine Türkiye markası ile vurgu yapacak.
59.Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu, 8 günde, 8 etapta, 1.188 kilometrelik yolun sonu, kürsünün lideri Turkuaz Forma’nın kazananı olacak…
Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu, Dev Organizasyonu ile Türkiye’nin En Büyük Projelerinden Birisi…
Hem karadan hem de uçak ve helikopterlerle havadan çekimi yapılarak takip edilen, 8 gün boyunca 2 saatin üzerinde süreyle ulusal ve uluslararası kanallarda canlı yayınlanan Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu, her gün yaklaşık 2.000 kişinin bir etaptan diğerine hareket ettiği dev organizasyonu ile “Kıtalararası Bisiklet Turu” olarak konumlanıyor. Ulusal ve uluslararası prestijli kanallar aracılığıyla canlı ve banttan yayınlar ile dünya genelinde geniş bir erişim ağına ulaşan, bisiklet sporunun gelişmesine ve televizyon yayınları yoluyla Türkiye’nin turizm tanıtımına katkı sağlayan organizasyon, köklü geçmişi ile yükselen bir değer olmayı sürdürüyor.
Türkiye Bisiklet Federasyonu tarafından düzenlenen 59.Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turu’nun Destekçileri:
Kurumsal Destekçiler:
-T.C. Cumhurbaşkanlığı
-T.C. Gençlik ve Spor Bakanlığı
-T.C. İçişleri Bakanlığı
-T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı
-TGA-Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı
-T.C. Sağlık Bakanlığı
-T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı
-Etaplardaki Valilikler, Kolluk Güçleri, Büyükşehir ve İlçe Belediyeleri
Sponsorlar:
-Spor Toto Teşkilat Başkanlığı
-Türk Hava Yolları
-Mosso Bisiklet
Medya Sponsorları:
-TRT
-Lig Radyo
-Radyo D
-SAKARYA54.NET
Nötral Servis Hizmet Sponsoru
-Shimano Türkiye

-
Ruslar, 5 yıldızlı otelleri tercih ediyor…
Ruslar, 5 yıldızlı otelleri tercih ediyor…
Necdet Buluz
Ukrayna ile savaş nedeni ile Rus vatandaşların Soçi’de tatil yapmaları çağrılarına rağmen Rus turistin tercihi Türkiye oluyor. Ruslara, Rusya içindeki tatil yörelerinde tatil yapma çağrısına rağmen iç turizm beklenen ilgiyi görmedi.
ATOR’dan Türkiye-Soçi karşılaştırması yapıldı. Rusların 5 yıldızlı otel tercihlerinin devam ettiği, Türkiye’de tatil yapmanın Soçi’den daha ucuz olduğu ifade edildi.
Türkiye’de otel çeşitliliği de Rus turisti Türkiye’ye yönlendiriyor. Antalya ve Alanya’daki oteller Rus turist rezervasyonları ile tavan yapmış durumda.
Yaz ayları yaklaştıkça Rus turistlerin Türkiye tatil turlarına olan talebi de artıyor. Ruslar için premium segmentteki Türkiye tatil turları Soçi’den daha ucuz…
Rusya Tur Operatörleri Birliği (ATOR) Başkanı Maya Lomidze’nin açıklamalarına göre, yaz aylarında tatil yapmak isteyen Ruslar için Soçi’deki ekonomik segmentteki otellerde tatil, Türkiye’ye göre daha uygun olabilir.
Ancak, Türkiye’deki premium segmentteki otellerin fiyatları ise Soçi’deki otellere göre yüzde 15-20 daha düşük olabilir.
Özellikle, Türkiye’deki beş yıldızlı otellerin fiyatları Rus tatil beldelerine göre daha cazip.
Haberrus’un aktardığına göre Lomidze; Türkiye ile Soçi arasındaki fiyat farkının özellikle premium segmentte olduğunu belirtti. Türkiye’deki beş yıldızlı otellerin fiyatlarının daha cazip olduğuna dikkat çekti.
Örneğin, Soçi’de popüler dört yıldızlı bir otelde yapılan rezervasyonlar için 20 Haziran’da başlayan iki kişilik 14 günlük bir tatilin fiyatı uçuşlar hariç her şey dahil olarak ortalama 498 bin Ruble olarak belirtildi. Ancak, Türkiye’nin popüler beş yıldızlı otellerinden yapılan rezervasyonlar için aynı tarihlerdeki iki kişilik 14 günlük tatilin fiyatının 426 bin Ruble olduğu ifade edildi. ATOR’dan Türkiye – Soçi Karşılaştırması
Uzmanlar, Türkiye’deki otellerin çeşitliliğinin daha fazla olduğunu ve bu nedenle fiyatların daha rekabetçi olduğunu vurguladı. Özellikle, Türkiye’deki 3 ve 5 yıldızlı otellerin seçeneklerinin fazla olması, çeşitli hizmet ve konum olanakları sunması, Rus turistler tarafından tercih edilmesini etkileyen faktörler arasında yer aldı.
Rusların Türkiye’de tatil için çoğunlukla beş yıldızlı otelleri tercih ettiği belirtiliyor.
Beş yıldızlı oteller Haziran ayı rezervasyonlarının %65’ini oluşturuyor. Öte yandan Soçi’de en popüler turlar üç yıldızlı otellerden geliyor.
Moskova’dan hareketle Soçi’deki 3 yıldızlı bir otel için iki kişilik 7 gecelik 61 bin Ruble’den satın alınabilirken, benzer segmentteki Türkiye’de popüler 3 yıldızlı otel seyahati için minimum 91 bin Ruble harcamak gerekiyor.
Tatilcilere tavsiyede bulunan seyahat planlama hizmeti Level.Travel Türkiye’deki otel seçiminin daha geniş olduğu ve Karadeniz kıyısındaki otellerde her şey dahil ve ultra her şey dahil tekliflerin daha fazla olduğu ifade edildi.

Ancak, Rusya’nın yüksek kaliteli otellerinin eksikliği ve iç turizmin artması nedeniyle Soçi’deki otellerin fiyatlarının yüksek olduğu belirtildi.
Uzmanlar, Soçi ile Türkiye arasında seyahat eden turist kitlesinin tamamen farklı olduğunu da belirtiyor.
Bu yüzden birbirine rakip olmadıkları için iki ülke arasındaki tesis seçiminde fiyat karşılaştırmasının yapılmasının da pek doğru olmadığı yorumunda bulunuyor.
-
Tehlike Altındaki Yelkovan Kuşlarına 7/24 Takip
Tehlike Altındaki Yelkovan Kuşlarına 7/24 Takip
Boğaziçi Üniversitesi Çevre Bilimleri Enstitüsü’nün de paydaşı olduğu Yelkovan Kuşlarının Korunması projesiyle tehlike altındaki türün beslenme, üreme, göç ve yaşam alanlarıyla ilgili detaylı bilgiye ulaşılması hedefleniyor. Özel bir metotla kuşların sırtına bağlanan vericiler sayesinde saatte 70 km hıza ulaşabilen yelkovan kuşlarının konumları 7/24 takip edilebilecek.
TÜBİTAK tarafından desteklenen ve Boğaziçi Üniversitesi Çevre Bilimleri Enstitüsü yürütücülüğünde Ege Üniversitesi Biyoloji Bölümü, İstanbul Teknik Üniversitesi Avrasya Yer Bilimleri Enstitüsü, Akdeniz Bilim Vakfı (CIESM), Türk Deniz Araştırmaları Vakfı ve İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi’nin desteğiyle hayata geçen “Yeni Nesil Genomik, Akustik ve GPS-GSM İzleme Yöntemleri kullanılarak Akdeniz Havzası’ndaki ve Karadeniz’deki Yelkovan Kuşlarının Korunması” projesiyle 30 yelkovan kuşuna İstanbul Boğazı’nda uydu vericileri takıldı.
Zorlu bir takip ve yakalama sürecinin ardından kuşların sırtına bağlanan vericiler, tüy değişimleriyle beraber düşene kadar yaklaşık 2 ay boyunca konum bilgisi iletecek. Böylelikle bu eşsiz ve tehlike altında olan türün göç yolları ve üreme kolonileri hakkında bilgiler edinilmesi mümkün olacak.
“Tehlike altındalar”
Projenin yürütücüsü Boğaziçi Üniversitesi Çevre Bilimleri Enstitüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Raşit Bilgin, Batı Akdeniz ve Karadeniz’de yoğunluk gösteren yelkovan kuşlarının çevik bir deniz kuşu türü olduğu bilgisini paylaşıyor.
Bilim insanı, deniz yüzeyine çok yakın süzülerek kilometrelerce uçabilen bu türün tehlike altında olduğunu ifade ederek, ”Çok çevik olan yelkovanlar Batı Akdeniz ve Ege Denizi ile Karadeniz arasındaki yolculuklarında İstanbul Boğazı’ndan geçiyor. Gökyüzünde üçgen formasyonda hızla ilerleyen bu kuşları zaman zaman siz de görebilirsiniz. Denize çok yakın, saatte 70 kilometre hızlara ulaşarak kilometrelerce uçabiliyorlar ve bir deniz kuşu olarak balık avlama konusunda da uzmanlar. Ancak bu tür tehlike altında ve onları korumak adına yaptığımız her proje çok büyük anlam ifade ediyor” diyor.
“Elde edilen verilerle türün korunmasına katkı sunulacak”
Proje kapsamında kuşlar vericilerle takip edilirken, ayrıca genetik haritaları çıkarılıyor ve akustik takipleri de yapılıyor. Verici takılan 30 kuşun 7/24 takip edildiğini ifade eden Prof. Dr. Bilgin şunları söylüyor:
“Projede TÜBİTAK tarafından desteklenen üç iş paketimiz var. Yurtdışındaki partnerlerimizin Batı Akdeniz ve Ege Denizi’nden sağladıkları örneklerle beraber İstanbul Boğazı’ndaki çalışmamızda yakaladığımız yelkovanlardan aldığımız genetik materyalleri de kullanarak bu farklı yelkovan popülasyonlarının genetik ilişkilerini ve birbirleriyle olan bağlantılarını ortaya çıkarıyoruz. İkinci olarak bu kuşları Türkiye kurduğumuz akustik ekipmanlarla takip ediyoruz. Burada amacımız üreme döneminde farklı bir ses çıkaran yelkovanların yuvalarını tespit etmek. Eğer üreme çağrılarını yakalarsak, bu bize üreme alanlarının da yakında olduğunu gösterecek. Türkiye’de henüz yelkovan yuvasına rastlamadık ve bunları bulmak için çalışıyoruz. Üçüncüsü ise İstanbul Boğazı’nda verici taktığımız 30 kuşu 7/24 GPS-GSM teknolojisinden faydalanarak takip ediyoruz. Bu veriler bize bu türün göç, beslenme ve diğer davranışları hakkında detaylı bilgi verecek. Veri toplama sürecinin ardından yapacağımız analizlerle bu kuşlar hakkında çok değerli bilgilere ulaşacağımızı düşünüyorum ve bu bilgilerle de türün korunmasına katkıda bulunabileceğimizi umuyorum.”
“Uçarken verici takılması Avrupa’da bir ilk”
Boğaziçi Üniversitesi Çevre Bilimleri Öğretim Üyesi Prof. Dr. Raşit Bilgin ile Dr. Dilek Şahin’in aralarında yer aldığı geniş araştırma ekibi yakalanması çok güç olan yelkovan kuşlarına verici takmak için özel bir metot kullandı. Türk Deniz Araştırmaları Vakfı’ndan (TÜDAV) Dr. Asaf Ertan’ın geliştirdiği iki duba arasına ağ açılarak deniz üzerinde yelkovan kuşlarının yakalandığı metodun tercih edildiği yöntemle 30 yelkovan kuşu, kuşlara herhangi bir zarar vermeden yakalanabildi.
Bunun bölgede yapılan ilk araştırmalardan olduğunu belirten Prof. Dr. Bilgin, “Yelkovan kuşlarıyla yapılacak araştırmalarda önemli bir zorluk var. Bu kuşlar çok hızlı ve çevik olduğu için zarar vermeden yakalanmaları çok zor. Projemizdeki paydaşlarımızla birlikte İstanbul Boğazı’nda yaptığımız birçok denemede başarısız olduk. Ardından Dr. Asaf Ertan’ın 28 yıl önce geliştirdiği yöntemle bunu başardık. 30 kuşu uçarken yakalayarak akabinde verici takmak Avrupa’da bir ilk. Bu sayede çok daha fazla veri elde edebileceğiz” diye konuştu.
-

D vitamini eksikliği bile kulakta çınlama yapabiliyor!
Her 15 kişiden biri bu sorundan yakınıyor!
Nedeni genellikle kulak sorunları oluyor, ancak…
D vitamini eksikliği bile kulakta çınlama yapabiliyor!
KULAK ÇINLAMASININ 10 ÖNEMLİ NEDENİ!
Gerçekte olmayan zil sesi, hışırtı ve uğultu gibi seslerin duyulması ‘kulakta çınlama’ ya da tıp dünyasındaki adıyla ‘tinnitus’ olarak tanımlanıyor. Çok fazla gürültülü ortamda bulunmanın yanı sıra cep telefonuyla fazla konuşmak, kulaklık ile yüksek volümlü müzik dinlemek, çevredeki ses kirliliğinin artışı ve geçirilmiş Covid-19 enfeksiyonu gibi etkenler nedeniyle kulakta çınlama sorununun son yıllarda giderek yaygınlaştığı belirtiliyor. Öyle ki günümüzde her 15 kişiden biri, hayatının bir döneminde kulak çınlaması problemi yaşıyor. Acıbadem Fulya Hastanesi Kulak, Burun ve Boğaz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Dilaver Özturan, yaşam kalitesini düşürebilecek şiddete ulaşabilen kulak çınlamasının genellikle dış kulak yolundaki kir gibi basit ve kolayca müdahale edilebilen nedenlerden kaynaklansa da bazen ciddi bir hastalığa da işaret edebileceğini belirterek, “Dolayısıyla kulak çınlamasında erken tanı ve tedavi son derece önemlidir. Çınlamaya yol açan etkenin erken dönemde tespit edilmesi tedaviye cevabı kolaylaştırır. Geç kalındığında ise örneğin çınlama kulak tansiyonu gibi hastalığa bağlı gelişmişse işitme kaybı gelişebilir. Çınlamada tedavi sebebine yönelik yapılmaktadır. Nedeni tespit ve tedavi edildiğinde çınlama çoğu zaman sorun olmaktan çıkmaktadır” diyor. Kulak, Burun ve Boğaz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Dilaver Özturan, kulak çınlamasına yol açan etkenleri anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu.
Akustik travma
Ani ve şiddetli şiddetli ses dalgalarına maruz kalma sonucu gelişen akustik travma, işitme kaybının yanı sıra kulakta çınlamaya da sebep olabiliyor. Genellikle aşırı yüksek sese maruz kalan müzisyenlerde, gürültülü ortamda çalışan kişilerde ve avcılarda oluşan akustik travma tedavi edilmezse işitme kaybı kalıcı hale gelebiliyor.
Meniere hastalığı
Meniere iç kulaktaki keselerde basınç artışından dolayı ortaya çıkan bir hastalık. İşitme kaybı, çınlama ve baş dönmesi, ataklar halinde gelişen bu hastalığın en belirgin işaretlerini oluşturuyor. Pek çok tedavi seçeneğinin olduğu meniere hastalığında stres kontrolü ve diyet önem taşıyor.
Kulak zarında oluşan delik
Dış kulak yolunda oluşan kir ya da kulaktaki saç gibi yabancı maddeler de kulak çınlamasına yol açabilen etkenlerden. Bunların yanı sıra kulak zarında oluşan delik nedeniyle de çınlama sorunu gelişebiliyor.
Orta kulak yolu enfeksiyonları
Genellikle üst solunum yolu enfeksiyonuna bağlı olarak gelişen orta kulak yolu enfeksiyonları, işitme kayıplarının yanı sıra sıklıkla kulakta uğultu tarzında gelişen çınlama da yapıyor. Bunun nedeni ise enfeksiyonların kulak yolunu tıkayabilecek şişlik veya sıvı içermeleri. Kulak, Burun ve Boğaz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Dilaver Özturan, orta kulak enfeksiyonlarında nedene yönelik tedavi uygulandığını ve çoğu zaman yüz güldüren sonuçlar alındığını söylüyor.
İç kulak kireçlenmesi
Halk arasında ‘kulak kireçlenmesi’ olarak da bilinen otoskleroz, orta kulaktaki kemikçiklerin kireçlenmesi sebebiyle gelişiyor. Daha çok işitme kaybı ve çınlama belirtileri ile kendini belli eden otoskleroz, kadınlarda ve genetik yatkınlığı olan kişilerde daha yaygın görülüyor. Prof. Dr. Dilaver Özturan, kadınlarda hamilelik döneminde işitme kaybının arttığı otoskleroz hastalığına ameliyat ile kesin çözüm sağlanabildiğini belirtiyor.
Kulak sinirinin iyi huylu tümörü
Kulak sinirinin iyi huylu tümörü olan akustik nörinomlarda, işitme sinirinin kulak kanalında sıkışmasına bağlı olarak, işitme kaybının yanı sıra çınlama sorunu da oluşabiliyor. Prof. Dr. Dilaver Özturan, “Genellikle yerleştikleri bölgede tek taraflı işitme kaybı ve çınlamaya yol açan bu iyi huylu tümörler ameliyat ile tedavi ediliyor ve çoğunlukla ek bir tedaviye ihtiyaç duyulmuyor” diyor.
Bazı hastalıklar
Kan damarlarını doğrudan etkileyen yüksek tansiyon, kontrolsüz diyabet ve yüksek kolesterol de çınlama sebepleri arasında yer alıyor. Bu hastalıkların tedavi edilmesi çınlama sorununun ortadan kalkmasını çoğunlukla sağlayabiliyor. Anemi ve demir eksikliğinin yanı sıra B12 vitamini ile D vitamini eksikliği de kulakta çınlama yapabiliyor.
Kullanılan ilaçlar
Hastalıkların tedavisinde başvurulan çeşitli ilaçlar da kulakta çınlama nedeni olabiliyor. Örneğin bazı antibiyotiklerin, idrar sökücü veya kan sulandırıcı ilaçların kullanımıyla birlikte kulaklarda çınlama sorunu gelişebiliyor.
Ağır metal zehirlenmeleri
Beslenme ya da solunum yoluyla oluşan bu toksik tablo denge bozukluğu, işitme sorunu, bulantı ve kusmayla ortaya çıkabiliyor. Ağır metal zehirlenmeleri bu yakınmaların yanı sıra kulak çınlamasını da tetikliyor.
Beyin tümörleri
Beyin tümörlerinde baş ağrısı, kusma, çift görme ve denge bozukluğu belirtileri ön planda oluyor. Ancak çok nadir de olsa bu tümörler kulakta çınlamayla da kendini belli edebiliyor.
———–kutu bilgisi——–
Kulak çınlamasını hafifletmek için…
Gürültülü ortamlardan uzak durun
Kulağınıza dayadığınız cep telefonu ile uzun süre konuşmayın
Kulaklık ile yüksek seste müzik dinlemeyin
Çikolata ve mayalı yiyecekleri az tüketin
Kahve tüketimini sınırlayın
Kan basıncınızın ideal seviyede olduğundan emin olun
Sigara kullanmayın
-

Kâmil Koç’un Avrupa’daki yeni durağı Kırcaali oldu
KÂMİL KOÇ AVRUPA’DAKİ SEYAHAT AĞINI GENİŞLETMEYE DEVAM EDİYOR:
Kâmil Koç’un Avrupa’daki yeni durağı Kırcaali oldu
Türkiye’nin köklü seyahat markası Kâmil Koç, yurt içinde olduğu gibi Avrupa yollarındaki varlığını da genişletmeye devam ediyor. 2024 yılında da seyahat ağına yeni şehirler eklemeyi sürdüren Kâmil Koç’un Avrupa’daki yeni durağı ise, Bulgaristan’ın Kırcaali şehri oldu. Kâmil Koç, Bulgaristan’da Türklerin yoğunlukta olduğu Kırcaali ile İzmir arasında 15 Nisan itibariyle karşılıklı seferlere başladı. Kırcaali ile haftanın 7 günü karşılıklı seferler yapacak olan Kâmil Koç, ayrıca artan talep nedeniyle devam eden Sofya seferlerinin sayısında günde 2’ye çıkardı.
Kâmil Koç Genel Müdürü Çağatay Kepek, Avrupa’da büyümeye devam ettiklerini belirterek, “Türkiye’de olduğu gibi Avrupa yollarında markamızın varlığını artırmak adına seyahat ağımızı genişletmeye devam ediyoruz. Avrupa’daki yeni durağımız ise, coğrafi yakınlığın yanı sıra tarihsel açıdan da bizler için ayrı bir öneme sahip olan Bulgaristan’ın Kırcaali şehri. Yeni açılacak bu seferimiz ile Bulgaristan’ın 2 ve Romanya’nın 2 şehri olmak Avrupa’da toplamda 4 farklı noktaya sefer düzenlemiş olacağız. Kâmil Koç’un hizmet kalitesini Kırcaali’ye taşıdığımız yeni seferlerimiz tüm yol arkadaşlarımıza hayırlı olsun” dedi.
Türkiye’nin en çok tercih edilen markası Kâmil Koç, Avrupa yollarında büyümeye devam ediyor. Seyahat sektöründe 98 yıldır kaliteden ödün vermeden kesintisiz hizmet sunan Kâmil Koç, 2024 yılına seyahat ağına yeni bir durağı daha katarak başladı. 2022 yılından bu yana Avrupa yollarında olan firmanın, kıtadaki yeni seyahat noktası ise, Bulgaristan’ın Kırcaali şehri oldu. Seyahat ağını Avrupa’da genişletmeyi hedefleyen Kâmil Koç, bu kapsamda Bulgaristan’da Türklerin yoğunlukta yaşadığı Kırcaali ile İzmir arasında karşılıklı seferlere başladı.
Kırcaali seferleri İzmir’den 15 Nisan itibariyle başladı
15 Nisan itibariyle başlatılan seferler, haftanın 7 günü, tek sefer üzerinden gerçekleştiriliyor. İzmir’den hareket eden Kâmil Koç aracı, Çanakkale’ye uğradıktan sonra sınır kapısından geçerek, önce Bulgaristan Hasköy şehrine, oradan da Kırcaali’ye ulaşıyor. Kırcaali seferlerini kendi otobüsleriyle gerçekleştiren Kâmil Koç, ayrıca 2022 yılında başlattığı Sofya seferlerini de artırma kararı aldı. Firma, günde 1 kez düzenlediği Sofya seferlerinin sayısını da 2’ye çıkarttı.
“Avrupa’da hizmet verdiğimiz nokta sayısını 4’e çıkardık”
Kâmil Koç Genel Müdürü Çağatay Kepek, Avrupa’daki seyahat ağlarını genişletmek adına önemli bir adım daha attıklarını belirterek, şunları söyledi:
“Türkiye’nin en çok tercih edilen markası olarak, yurt içinde ve yurt dışında seyahat ağımıza genişletmeye dönük çalışmalarımız tüm hızıyla sürüyor. Kâmil Koç’un hizmet kalitesini Avrupa’da daha fazla noktaya ulaştırmak adına bu kez seyahat ağımıza Bulgaristan’ın önemli bir şehrini daha ekledik. İzmir- Kırcaali arasında başlattığımız yeni seferlerle birlikte Avrupa’da hizmet verdiğimiz nokta sayısı da 4’e yükselmiş oldu. Haftanın 7 günü karşılıklı seferler düzenleyeceğimiz Kırcaali ile hem tarihsel hem de turizm ve ticaret açısından çok uzun yıllara dayanan köklü bağlarımız var. Attığımız bu adımın, bu bağların daha da gelişip, güçlenmesine önemli bir katkı sağlayacağına inanıyoruz.
Yeni seferlerimizle birlikte, aynı zamanda iki yıl önce başlattığımız Sofya seferlerimizin sayısını da gelen talep doğrultusunda artırma yoluna gittik. Turizm sezonu öncesi attığımız bu adımın hem markamıza ve yol arkadaşlarımıza hem de ülkemize hayırlı olmasını diliyorum.”
-
AK PARTİ’DE İSTİŞARE TOPLANTILARI DEVAM EDİYOR
AK Parti Sakarya Aylık İl İstişare ve Değerlendirme Toplantısı Genel Başkan Yardımcısı, Seçim İşleri Başkanı Ali İhsan Yavuz’un Başkanlığında yapıldı.
AK Parti Sakarya İl İstişare ve Değerlendirme Toplantısına AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz’un yanı sıra, İl Başkanı Yunus Tever, TBMM KEFEK Başkanı, Milletvekili Çiğdem Erdoğan, AK Parti Sakarya Milletvekilleri; Lütfi Bayraktar, Ertuğrul Kocacık, Murat Kaya ve Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar katıldı.
Toplantıda, mahalli idareler seçimleri sonrası değerlendirmeler, sürdürülen ve planlanan çalışmalar, teşkilat çalışmaları, şehir genelinde tamamlanan ve devam eden yatırımlar ele alındı.
AK Parti İl Başkanı Yunus Tever gerçekleşen toplantıda, yerel seçimler sonrası değerlendirmelerde bulunduklarını ve yapılacak olan çalışmaları ele aldıklarını belirterek: “Genel Başkan Yardımcımız, Milletvekillerimiz ve Büyükşehir Belediye Başkanımızla birlikte aylık mutat bir şekilde gerçekleştirdiğimiz il istişare toplantısında bir araya geldik. Şehrimizi yakından ilgilendiren konuları değerlendirerek, yerel seçim sürecini, teşkilat çalışmalarını ve yatırımlara ilişkin istişarelerde bulunduk. Sorumluluğumuzun ve hemşehrilerimizin bizlerden olan beklentilerinin farkındayız. Şehrimizin beklentilerine cevap vermek için elimizden gelen gayreti gösteriyor, milletimizle aramızdaki gönül köprülerini yeniden güçlendirmenin çabası ve gayreti içerisinde olmaya özen gösteriyoruz. Bu tarz istişare ve değerlendirme toplantılarında Sakarya’mızın meselelerini iş birliği içerisinde değerlendirme fırsatı buluyoruz. Birlikteliğimizden güç alarak aklı ve istişare kültürünü ön planda tutmaya, şehrimizi gelecek hedeflerine ulaştırma gayretiyle çalışmalarımızı sürdürmeye devam edeceğiz. Durmak yok, daha çok çalışacak, daha çok gayret göstereceğiz. Rabbim; birliğimizi, gayretimizi, azmimizi ve hizmetimizi artırarak devam ettirsin” dedi.
İl dışı programı sebebiyle AK Parti Sakarya Milletvekili Ali İnci toplantıda yer almadı. Karşılıklı görüş alışverişi ile devam eden toplantı, yapılan çeşitli değerlendirmelerin ardından sona erdi.
-
Açlık sınırı 16 bin lirayı, yoksulluk sınırı 57 bin lirayı geçti
BİSAM tarafından yapılan hesaplamaya göre açlık sınırı 16 bin lirayı, yoksulluk sınırı 57 bin lirayı, tek başına yaşayan bir kişi için ise yoksulluk sınırı 25 bin lirayı geçti.
DİSK Birleşik Metal-İş Sınıf Araştırmaları Merkezi (BİSAM) mart ayı açlık yoksulluk sınırı verilerini açıkladı.
BİSAM tarafından yapılan hesaplamaya göre açlık sınırı 16 bin lirayı, yoksulluk sınırı 57 bin lirayı, tek başına yaşayan bir kişi için ise yoksulluk sınırı 25 bin lirayı geçti.
Böylece açlık sınırının 17 bin 2 lira olan asgari ücreti geçmesine 356 TL kaldı.
BİSAM beslenme kalıbı üzerinden yapılan hesaplamaya göre dört kişilik bir ailenin sağlıklı ve dengeli beslenmesi için aylık yapması gereken harcama tutarı mart 2024 için 16 bin 646 lira oldu.
Açlık sınırı üzerinden hanehalkı tüketim harcamaları esas alınarak yapılan hesaplama sonuçlarına göre ise yoksulluk sınırı 57 bin 578 lira olarak gerçekleşti.
Yetişkin bir erkeğin sağlıklı ve dengeli beslenmesi için tüketmesi gereken gıdaların aylık karşılığı 2 bin 66 lira oldu. Bu değer yetişkin bir kadın için 1 bin 953, 15-18 yaş bir genç için 2 bin 129, 4-6 yaş arası bir çocuk için 1405 lira oldu.
Tek başına yaşayan bir kişinin sağlıklı ve dengeli beslenmesi için yapması gereken mutfak harcamaları ile yaşamını idame ettirmek için yapması gereken barınma, ulaşım, eğitim, sağlık vb. harcamalarının toplam tutarı ise en az 26 bin 517 lira oldu.
GÜNLÜK HARCAMA GEREKSİNİMİ 555 LİRA
Günlük harcamalarda mart 2024’de en yüksek maliyet grubunu süt ve süt ürünleri grubu 172.09 liralık harcama gereksinimi ile oluşturdu.
-

ŞEKER PANCAR ÜRETİCİLERİ İSYAN ETTİ
Tüm Türkiye’yi tek başına doyurabilecek bereketli topraklar olan Konya Ovasının ŞEKER PANCAR ÜRETİCİLERİ İSYAN ETTİ
Tarımı ve doğal kaynakları korumak ve sürdürülebilirliğini sağlamak yöneten siyasetçiler başta olmak üzere herkesin yükümlülüğüdür. Artan girdi maliyetlerinden sonra zaten ayakta durmakta zorlanan çiftçi tarımdan iyice uzaklaşıyor
Ekonominin en temel unsuru olan yerli tarımın en büyük unsurlarından olan şeker pancarı milli bir meseledir.
Konya’da geleneksel olarak ekilen en eski ürünlerimizden olan ve ülkemizdeki toplam üretiminin %31’inin ilimizde yapılan ŞEKER PANCARINDAN şeker üretimi, tüm gelişmiş ülkelerde desteklenen, üretildiği alanlarda diğer ürünlere göre en az dört kat daha fazla katma değer sağlayan, istihdam sorununa çözüm olabilecek en önemli ürünlerden biridir. Çapa ve hasat döneminde 250 binden fazla kişiye iş imkânı sağlamaktadır”
İŞTE KONYA YUNAK PANCAR ÇİFTÇİLERİNİN MEKTUBU
TÜM ÇİFTÇİLERİ DİKKATİNE
TÜRK ŞEKER ADAPAZARI ÇİFTÇİSİNİ PEŞKEŞ ÇEKİYOR
ADA ŞEKER ÇİFTÇİYE AVAZ VERMEDEN PANCAR EKTİRMEK İSTİYOR
……………………



















