Kategori: Haberler
Haberler
-
Kadın Girişimciler Kurulu İcra Komitesi’nden 23 Nisan’da Anlamlı Etkinlik
Kadın Girişimciler Kurulu İcra Komitesi’nden 23 Nisan’da Anlamlı Etkinlik
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Sakarya İl Kadın Girişimciler Kurulu İcra Komitesi 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı vesilesiyle Hendek Kadın Açık İnfaz Kurumu’nda anneleriyle birlikte yaşayan çocuklara yönelik eğlenceli bir etkinlik gerçekleştirdi.
İcra Komitesi Başkanı Elvan Bilgehan Dikici ve icra komitesi üyelerinin girişimleriyle düzenlenen etkinlikte çocuklara yönelik eğlenceli etkinlikler tertip edilip birçok hediye de takdim edildi.
Hendek Kadın Açık İnfaz Kurumu bahçesinde gerçekleşen ve şişme oyun parkı başta olmak üzere birçok oyun alanı organize edildiği etkinlikte çocuklar eğlenceli saatler geçirdi.
TOBB Sakarya İl Kadın Girişimciler Kurulu İcra Komitesi Başkanı Elvan Bilgehan Dikici etkinliğin ardından şunları dile getirdi: “Tüm çocuklarımızın 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutluyorum. TOBB Sakarya KGK olarak bu bayramda gerçekleştirdiğimiz bu anlamlı etkinlikten ve bıraktığı güzel anlardan dolayı çok mutluyuz.
23 Nisan tüm çocuklarımızın bayramı ve her çocuk bu bayramda doyasıya eğlenmeyi, sevinmeyi hak ediyor. Burada da hükümlü olarak kalan anneleriyle birlikte yaşayan küçük sevimli çocuklarımıza bugünü neşeli şekilde geçirmeleri için Sakarya Kadın Girişimciler Kurulu olarak elimizden geleni yaptık. Önce gerekli izinleri aldık, sağladığı kolaylıklar ve iş birlikleri için Hendek Kadın Açık İnfaz Kurumu Müdürlüğü’ne çok teşekkür ediyoruz. İcra Komitesi üyelerimizle etkinliği en eğlenceli şekilde gerçekleştirmek için çaba sarf ettik, gerekli teminleri gerçekleştirdik. Oldukça emek verdiğimiz ve çocuklarımızın yüzlerindeki mutlulukla sonuna kadar karşılığını aldığımız bir etkinlik oldu. Emek veren ve destek olan herkese teşekkür ediyorum.” diye konuştu.
-

“SATSO Mutfak Sanatları Akademisi” Açıldı
Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası tarafından Doğu Marmara Kalkınma Ajansı Desteği ile 2019 başlayan “Gastro Sakarya” projesinin ikinci ayağı olan “SATSO Mutfak Sanatları Akademisi” açıldı.
SATSO hizmet kampüsü içerisinde yer alan akademi; bünyesinde dünya mutfağı, Sakarya’nın coğrafi işaretli lezzetleri ve kültürel tatlarının tüketici ile buluşturulması ve aynı zamanda aşçı, aşçı yardımcısı, barista, pasta ustası yetiştirmek üzere nitelikli eğitimlerin verileceği bir eğitim merkezi olarak tasarlanarak bu alanda Sakarya’da bir ilk olma özelliğini taşıyor.
Restoran ve akademi bölümünün tüm hazırlıkları tamamlanırken ekibin başında ise Şef Hatice Akman yer alıyor.
SATSO Mutfak Sanatları Akademisi’nin meclis üyelerine yönelik lansmanı SATSO Yönetim Kurulu Başkanı A. Akgün Altuğ ve Meclis Başkanı Erdem Ercan ev sahipliğinde gerçekleşirken SATSO Camiasından birçok kişi de lansmanda yer aldı, restoran bünyesinde hazırlanan lezzetler konuklara sunuldu.
SATSO Yönetim Kurulu Başkanı A. Akgün Altuğ; “Şehrimizin yerel lezzetlerinin yeniden canlandırılması için sorumluluk üstlenerek 2019 yılında start verdiğimiz “Gastro Sakarya” projemizin ilk ayağı olan “Topraktan Sofraya Sakarya Mutfağı” kitabımızın ardından projemizin ikinci ayağı olan SATSO Mutfak Sanatları Akademisi’ni de şehrimize kazandırdık. Bugün hem Sakarya’mız hem de Odamız için kıvanç duyduğumuz bir gün. Çok önemli bir kompleksi şehrimizin hizmetine sunuyoruz. Konsept restoranımızda yerel lezzetlerimizi ve coğrafi işaretli reçetelerimizi konuklarımıza sunacak ve aynı zamanda yiyecek-içecek sektörü için yeni girişimci ve nitelikli personelin yetişmesi için eğitimler verecek, workshoplar düzenleyeceğiz. Restoranımız sabah 08.00 akşam 17.00 saatleri arasında hizmet verecektir. Mutfak Sanatları Akademisi’nde üretilen lezzetlerimizi tatmak isteyen misafirlerimizi bekliyoruz.” dedi.
SATSO Meclis Başkanı Erdem Ercan ise; “Odamız imzasıyla çok güzel bir hizmet projesini daha Sakarya’ya kazandırdığımız için mutluyuz. SATSO hizmet kampüsü olarak oluşturulan bu alan gerçekten Sakarya’ya her anlamda hizmet eden bir kompleks alan haline geldi. Bünyesinde bir işletmenin tüm işlemlerini halledebileceği hizmetlerin yanında artık yerel lezzetlere rahatça ulaşılıp tadılabileceği ve de yiyecek-içecek sektörü için nitelikli eğitimlerin alınabileceği bir merkeze de sahibiz. Tüm Sakaryalıları bekliyoruz.” dedi.
-
Red Bull Sporcusu Deniz Öncü İspanya’da Piste Çıkıyor
Dünyanın en önemli motorsporları organizasyonlarından Moto2 Dünya Şampiyonası heyecanı tüm hızıyla devam ediyor. Red Bull sporcusu Deniz Öncü’nün ülkemizi temsil ettiği şampiyonada sezonun 4. yarışı 28 Nisan Pazar günü İspanya’daki Jerez Pisti’nde gerçekleşecek.
Dünyanın en popüler motorsporları organizasyonları arasında kabul edilen Moto2 Dünya Şampiyonası’nda 2024 sezonu devam ediyor. Geçtiğimiz yıl Moto3’te elde ettiği başarılarla sıklıkla adından söz ettiren Red Bull sporcusu Deniz Öncü’nün ülkemizi temsil ettiği şampiyonada 4. etap 28 Nisan Pazar günü İspanya, Jerez Pisti’nde gerçekleşecek.
2019 – 2023 yılları arasında yer aldığı Moto3 Dünya Şampiyonası’ndaki başarısıyla dikkatleri üzerine çeken Red Bull sporcusu Deniz Öncü 2024 sezonu itibarıyla Moto2’de boy gösteriyor. Moto3’te geçirdiği her yeni sezonda performansını artıran ve çıtayı yukarıya taşıyan Deniz Öncü, 2024 yılı itibarıyla Red Bull KTM Ajo takımı için Moto2’de yarışmaya başladı.

Deniz Oncu, Moto2, Jerez test, 28 February 2024 // Gold & Goose / Red Bull Content Pool // SI202403010760 // Usage for editorial use only // Red Bull sporcusu Deniz Öncü’nün de yer aldığı Moto2 Dünya Şampiyonası’nın dördüncü yarışı TSİ 13.15’te başlayacak. İspanya Jerez Pisti’ne gerçekleşecek olan yarış 21 turdan oluşacak.
-
Seyahate çıkanlar 45 milyar harcadı…
Seyahate
çıkanlar
45 milyar
harcadı…
Necdet Buluz
Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) açıkladığı hane halkı yurt içi turizm verilerine göre 2023 yılının Ekim, Kasım ve Aralık aylarından oluşan IV. çeyrekte, yurt içinde ikamet eden 9 milyon 616 bin kişi seyahate çıktı.
Seyahate çıkanların bir ve daha fazla geceleme kaydı ile ülke içinde yaptıkları toplam seyahat sayısı bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 32 artarak 11 milyon 509 bin seyahat olarak gerçekleşti. Bu çeyrekte seyahate çıkanlar 77 milyon 472 bin geceleme yaptı. Ortalama geceleme sayısı 6,7 gece oldu.
Yıllık olarak değerlendirildiğinde, 2023 yılında toplam seyahat sayısı bir önceki yıla göre yüzde 17,5 artarak 61 milyon 463 bin olarak gerçekleşti. Bu yılda seyahate çıkanların yaptıkları toplam geceleme sayısı bir önceki yıla göre yüzde 10,9 artarak 473 milyon 79 bin olarak gerçekleşti. Ortalama geceleme sayısı 7,7 gece oldu.
Yerli turistlerin, yurt içinde yaptıkları seyahat harcamaları 2023 yılının IV. çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 140 artarak 45 milyar 734 milyon TL olarak gerçekleşti. Bu harcamaların yüzde 93’ünü 42 milyar 526 milyon TL ile kişisel harcamalar, yüzde 7’sini ise 3 milyar 208 milyon TL ile paket tur harcamaları oluşturdu. Seyahat başına yapılan ortalama harcama ise 3 bin 974 TL oldu.
Bu yıl, yurt içindeki seyahatlerde yapılan toplam seyahat harcamaları geçen yıla göre yüzde 101 artarak 229 milyar 795 milyon TL oldu. Bu harcamaların yüzde 91’ini 209 milyar 128 milyon TL ile kişisel harcamalar, yüzde 9’unu ise 20 milyar 667 milyon TL ile paket tur harcamaları oluşturdu. Seyahat başına ortalama harcama ise 3 bin 739 TL oldu.
Bu çeyrekte, harcama türlerinin toplam seyahat harcamaları içerisindeki dağılım oranları incelendiğinde en fazla paya yüzde 30,2 ile yeme ve içme harcamaları, yüzde 30 ile ulaştırma harcamaları ve yüzde 11,6 ile konaklama harcamaları sahip oldu. Bu harcama türlerinin geçen yılın aynı dönemine göre değişim oranları incelendiğinde ise yeme ve içme harcamalarında yüzde 136,2, ulaştırma harcamalarında yüzde 126 ve konaklama harcamalarında ise yüzde 189,9’luk artış görüldü.
Yıllık olarak harcama türlerinin seyahat harcamaları içerisindeki dağılım oranları incelendiğinde ise en fazla paya yüzde 32 ile yeme ve içme harcamaları, yüzde 26,3 ile ulaştırma harcamaları ve yüzde 17 ile konaklama harcamaları sahip oldu. Bu harcama türlerinin geçen yıla göre değişim oranları incelendiğinde ise yeme ve içme harcamalarında yüzde 111, ulaştırma harcamalarında yüzde 72 ve konaklama harcamalarında ise yüzde 164,3’lük artış görüldü.
Yakınları ziyaret amacı ile yapılan seyahatler yüzde 60,5 ile ilk sırada yer aldı. Bu çeyrekte, seyahate çıkış amaçlarında ikinci sırada yüzde 26,7 ile “gezi, eğlence, tatil”, üçüncü sırada ise yüzde 5,2 ile “sağlık” yer aldı.
Seyahate çıkış amaçları yıllık olarak değerlendirildiğinde ise, yüzde 58,3 ile “yakınları ziyaret’ birinci sırada yer alırken, ikinci sırada yüzde 33,1 ile “gezi, eğlence, tatil”, üçüncü sırada ise yüzde 3,7 ile “sağlık” amacıyla yapılan seyahatler yer aldı.

Bu çeyrekte, seyahate çıkanlar 53 milyon 619 bin geceleme sayısı ile en çok “arkadaş veya akraba evinde” kaldı. Konaklama türlerine göre geceleme sayısında ikinci sırada 11 milyon 746 bin geceleme ile “kendi evi” yer alırken, “otel” 5 milyon 941 bin geceleme sayısı ile üçüncü sırada yer aldı.
Konaklama türleri yıllık olarak değerlendirildiğinde, seyahate çıkanlar 320 milyon 410 bin geceleme sayısı ile en çok “arkadaş veya akraba evinde” kaldı. İkinci sırada 72 milyon 620 bin geceleme ile “kendi evi” yer alırken, “otel” 38 milyon 263 bin geceleme sayısı ile üçüncü sırada yer aldı.
Özetleyelim:
Hayat pahalılığı, otel fiyatlarının yüksekliği seyahate çıkanları zora sokuyor. Yapılan araştırmaya göre seyahate çıkanların bir kısmı arkadaşlarının ya da akrabalarının evinde kalıyor.
Daha ekonomik olan koşullar tercih ediliyor. Pahalılık ve yüksek enflasyon ne acıdır ki koşulları giderek daha da zorluyor.
-
Akcoat’tan, Türkiye Kritik Hammaddeler Zirvesi 2024’e sponsorluk katkısı
Dünyanın önde gelen kimyasal kaplama malzemeleri üreticisi Akcoat, Türkiye Kritik Hammaddeler Zirvesi 2024’e sponsor oldu. Türkiye’nin zengin maden yataklarını ve kritik minerallerin üretimindeki etkin rolün ele alındığı zirvede Akcoat, kritik hammaddelerin stratejik yönetimi ve kullanımı konusundaki çabalarıyla, Türkiye’nin bu alandaki gelişimine katkı sağlamayı hedefliyor.
Emaye, seramik, cam, yapışmaz dekoratif kaplamalar ve pigment ürün grubuyla dünyanın lider kimyasal kaplama malzemeleri üreticisi olan Akcoat, Türkiye Kritik Hammaddeler Zirvesi 2024’e sponsor oldu. 24-25 Nisan 2024 tarihlerinde İzmir Kaya Thermal & Convention’de gerçekleştirilen zirve, Türkiye’nin zengin maden yataklarını ve kritik minerallerin üretimindeki etkin rolünü ele aldı. Endüstri liderleri, akademisyenler ve diğer paydaşlar arasında önemli bir bilgi alışverişinin sağlandığı platformda, değerli kaynakların daha verimli yönetimi ve stratejik kullanımı için çözüm yolları tartışıldı. Dünyanın dört bir yanından farklı bakış açısına sahip uzman akademisyenler, araştırmacılar, iş insanları ve kamu temsilcilerinin bir araya geldiği zirveye Akcoat’tan Tedarik Zinciri ve Bilgi Teknolojileri Direktörü Öznur İskefiyeli, Hammadde Satın Alma Müdürü Özge Karaca Ergin ve Hammadde Satın Alma Yöneticisi Merve Yiğit katılım sağladı.
Kritik minerallerin önemini vurgulamak ve Türkiye’nin madencilik sektöründeki potansiyelini desteklemek amacıyla sponsor olduklarının altını çizen Akcoat Genel Müdürü Burç Yıldırım “Teknolojinin ve sanayinin gelişmesi, kritik hammaddelere olan bağımlılığı her geçen gün artırıyor. Türkiye, kritik hammadde kaynakları bakımından zengin bir ülke. Bu zirve, Türkiye’nin bu alandaki potansiyelini harekete geçirmek ve uluslararası iş birliğini geliştirmek için önemli bir platform sunuyor. Akcoat olarak, Türkiye’nin kritik hammaddeler alanındaki stratejisini geliştirmek için bu zirveye katkıda bulunmaktan gurur duyuyoruz” şeklinde konuştu. Akcoat’un, kritik minerallerin en önemli kullanıcılarından olduğunu belirten Yıldırım, bu mineral ve hammaddelerin sürdürülebilir, geri dönüştürülebilir bakış açısıyla ve son teknolojinin takipçisi olarak tedarik zinciri stratejilerini yönlendirmeye devam edeceklerini kaydetti.
Türkiye Kritik Hammaddeler Zirvesi Hakkında:
24-25 Nisan 2024 tarihlerinde İzmir’de gerçekleşen zirvede Türkiye’nin stratejik konumu, kaynak zenginliği ve küresel sahnede önemli bir oyuncu olma potansiyeli değerlendirildi. Dünyanın dört bir yanından farklı bakış açısına sahip uzman akademisyenler, araştırmacılar, iş insanları ve kamu temsilcileri bir araya geldi. Sürdürülebilir madencilik ve çevresel etkilerin yanı sıra kritik hammaddelerin Türkiye’nin ekonomik kalkınmasına katkısını, sektördeki son gelişmeler ve uluslararası iş birliği olanakları değerlendirildi. Türkiye’nin stratejik konumunu, kaynak zenginliğini ve küresel sahnede önemli bir oyuncu olmasını sağlayan özelliklerini bu zirvede ortaya çıkarılmıştır
-
RANDEVUSUNUN İPTAL EDİLDİĞİNİ HASTANEDE ÖĞRENEN VATANDAŞ ŞİDDETE BAŞVURABİLİR!
Sağlık Bakanlığı’nın Merkezi Hekim Randevu Sistemi’ndeki (MHRS) sorunların çözümüne yönelik yapmış olduğu projelerin sorunu çözmekte yetersiz kalacağını vurgulayan SAHİM-SEN Başkanı Özlem Akarken, “Vatandaşlara 182’yi zor öğrettik. Dijital uygulamaları kullanamayan, randevu almak için hala eşinden dostundan yardım isteyen vatandaş grubumuza yönelik bu nasıl sağlanacak açıkçası endişeliyiz… Türkiye’de hastaneler farklı programları kullanıyor. Randevusunun iptal edildiğini hastane ortamında öğrenen vatandaşların şiddete başvurmayacağının garantisi verilmelidir. Randevu alamayan hastalar, acilleri doldurmakta ve buraları işlevsiz hale getirmektedir. Yetkililer umarız bütün bu olumsuzlukları öngörmüştür” dedi.
Merkezi Hekim Randevu Sistemi(MHRS)’ndeki sorunların gündemdeki yerini korumaya devam ediyor. Bir yandan randevu alınamıyor bir yandan randevu alamayan hastalar büyük zorluklar yaşıyor. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, MHRS ile ilgili farklı çözümleri olacağını ve farklı tedbirler alacaklarını ifade ederek, sorunu kalıcı şekilde çözeceklerini dile getirdi. Bakan Koca, öncelikle iptal edilmeyen randevulardan kaynaklanan, kullanılamayan kapasitenin diğer vatandaşların kullanımına açılacağını söyledi. Koca, gelemeyeceği randevuyu iptal etmeyen vatandaşların söz konusu durumun ilkinde 15 gün içerisinde aynı branşa randevu alamayacağının altını çizdi. Aynı şekilde randevusuna ikinci kez gelmeyen vatandaşlar, 15 gün içerisinde tüm branşlardan randevu alamayacak. Son dakika iptalleri nedeniyle atıl kapasite oluşmaması için randevu iptal süresi, en geç bir önceki gün saat 23.59’la sınırlandırılıyor. İptal edilen randevular yerine, muayene saatinden 1 saat öncesine kadar yeni randevu verilebileceğini ifade eden Sağlık Bakanı Koca, böylelikle daha fazla hastanın randevu almasını ve kapasitenin verimli kullanılmasını sağlamış olacaklarını belirtti.
182’Yİ ZOR ÖĞRETTİK, MHRS’DEN RANDEVU ALAMAYAN VATANDAŞLAR VAR!
Bakanlığın almış olduğu bu önlemlerle ilgili bir değerlendirme yapan Sağlık Hizmetleri Sendikası (SAHİM-SEN) Başkanı Özlem Akarken şu bilgileri verdi: “Randevu sorununu kalıcı olarak çözmek için ilk tedbir: 1 gün öncesinden onaylanmamış randevular geçersiz kabul edilecek diye bakanımız açıklama yaptı. Dijital uygulamaları kullanamayan, hala randevu almak için eşinden dostundan yardım isteyen vatandaş grubumuza yönelik bu nasıl sağlanacak açıkçası endişeliyiz…
TÜRKİYE’DE HASTANELERDE FARKLI PROGRAMLAR KULLANILIYOR
Yeni tedbirleri kademeli şekilde hayata geçirerek, randevu sorununu kalıcı olarak çözmek için çalışmaların başlatıldığı beyan edildi. Türkiye’de hastanelerin farklı program kullandığı, farklı programlardan dolayı hekimlerin bazı tetkik sonuçlarını göremediği, hastalarla iletişime geçildiğinde ise bazen çözüme ulaşıldığı, bazen ulaşılamamasından dolayı sorunlar yaşandığı yapılan toplantıda umarız dile getirilmiştir. Sağlık sisteminde hastanelerde kullanılan sistemin tek olması gerekmektedir. Uygulamaya konulacak ilk tedbir, hastadan, “Randevuma geleceğim” onayımın alınmasıdır. Bu da telesekreter yoluyla halledilebilir dijital ortamda alınacak onay dediğimiz gibi sorunlara yol açabilir. Biz, topluma 182’yi zor öğrettik hala MHRS’den randevu almak için dijitali kullanamayan vatandaş var. Bu onayın randevudan önceki gün 23.59’a kadar verilmesi ise ne derece doğru? Umarız gerekli önlemler, projeler yapılmıştır. Onaylanmamış randevular iptal edilmiş sayılacak ama çoğu vatandaşımız randevumuz var diye hastanelere gelecek. İptal edilen randevu başka vatandaşa verilecek o da hastaneye gelecek. Ayrıca her branşın muayene süresi farklı bunun da gözardı edilmemesi lazım. Bir dahiliye ile KBB’nin ya da genel cerrahinin ya da ortopedi hekiminin muayene süreleri farklı. Bunların da ayarlanması gerekiyor. Bu da muayene süreleri yani randevu aralıklarının da yeniden düzenlenmesinin elzem olduğunu göstermektedir. Sayın bakanımızın bu yönde bir açıklaması olmadı.
RANDEVU ALAMAYAN HASTALAR ACİLLERİ DOLDURUYOR
Bugünkü verilere göre %20 kapasite artışına karşılık gelip randevu aldığı, onay verdiği halde gelmeyenler, aynı branşta hiçbir hekime ve sağlık tesisine müracaat edemeyecek. Aynı klinikten mükerrer randevu alamayacak. Randevu alamayan hastalar acilleri dolduruyor maalesef. Yakında uygulamaya konacak bir yöntemle ikinci randevusunu aldığı halde bu randevuya da gelmeyenlerin randevu almasını 15 günlük zaman dilimi için bütün branşlarda randevuya kapalı hale getirilecek deniliyor. Acil sağlık hizmeti de engellenemeyeceği için kamuda sağlıkta tasarruf yapılamayacağı için birçok sorun umarız başlamaz. Biliyoruz ki randevu sorununu kalıcı olarak çözmek amacıyla getirilen uygulamaları süreç ilerledikçe başka tedbirler izleyecektir.”
RANDEVUSUNUN İPTAL EDİLDİĞİNİ HASTANEDE ÖĞRENEN VATANDAŞ ŞİDDETE BAŞVURABİLİR!
Randevu konusuyla alakalı SAHİM-SEN’in Başkanı Akarken, “Randevu saati içinde bir belirgeç getirilmeli saat 9:00’da randevusu olan vatandaşımız 11:00’de gelebiliyor ve randevum vardı diyebiliyor. Bu da sahada gördüğümüz ayrı bir sorun. Bu nedenle MHRS_182 randevusunu iptal olduğunu bilmeyen ve hastaneye gelen kişilere çözüm üretilmelidir. Mesela vatandaşımız ilçeden geliyor randevu almış ama teyidini yaptırmamış, bu sebeple randevusu iptal olmuş. Ama bu kişilerin randevusunun iptal olduğundan haberi yok ve hastaneye geldiler. Sonra hastane personeli senin randevun iptal olmuş, muayene olmak istediğiniz doktorun da randevuları doldu dediğinde bu durumda stres katsayısı artan vatandaşımızın hastanede şiddet olayına sebebiyet vermeyeceğinin garantisi sağlanmalıdır. 182 randevusu iptal olan kişiye muhakkak sesli mesaj veya sekreterya tarafından ulaşılarak randevusunun iptal edildiği bildirilmesi önem arz etmektedir” dedi.
BÜTÜN HASTANELERDE AYNI SİSTEMİN KULLANILMASI GEREKİYOR
Çözümü bütün hastanelerde aynı sistemin kullanılması olarak gördüklerini ifade eden Akarken son olarak şunları söyledi: “Branşlara göre muayene süresinin verilmesi, randevu teyidinin mutlaka sesli alınması, atamalar ve uzman kadrolarının artırılması, son zamanlarda emekli olup özel hastanelere geçen hekim sayısının göz ardı edilmemesi ve bir an önce yeterli hekim istihdamı yapılması gerekmektedir.”
-
Enflasyon, büyümenin ve ilerlemenin önünde bir engel olarak duruyor
Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası Nisan Ayı Olağan Meclis Toplantısı Meclis Başkanı Erdem Ercan Başkanlığında Yönetim Kurulu Başkanı A. Akgün Altuğ, Yönetim Kurulu Üyeleri ve Meclis Üyelerinin katılımıyla Erol Öztürk Hacıeyüpoğlu Meclis Toplantı Salonu’nda gerçekleştirildi.
Meclis toplantısında açılış konuşmasını yapan Meclis Başkanı Erdem Ercan “Türkiye Büyük Millet Meclisi’mizin kuruluşunun 104. yıl dönümünü, başta çocuklarımız olmak üzere milletimizin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı ve geçmiş Ramazan Bayramı’nı Meclisimiz adına bir kez daha kutluyorum. Gerçekleştirilen Mahalli İdareler Seçimleri sonucunda ilimizde değerli çalışmalarını ve projelerini gerçekleştirmek üzere seçilen tüm Belediye Başkanlarımızı, Belediye Meclis Üyelerimizi ve Muhtarlarımızı Meclisimiz adına kutluyor, görevlerinin hayırlı olmasını diliyorum. Camiamızdan hasta olan arkadaşlarımıza acil şifalar, vefat edenlere ve yakınlarına Meclisimiz adına Allah’tan rahmet, yakınlarına sabır diliyorum.” dedi
Yoklama ve gündem maddelerinin oylanmasının ardından 1219 no’lu Meclis oturumuna ait tutanak görüşülerek oy birliği ile kabul edildi. Mart ayı Kat’i Mizan ve ekleri ile Bütçe İzleme Raporu, Hesapları İnceleme Komisyon Başkan Yardımcısı Zafer Bekdemir’in sunumunun ardından oylanarak meclis üyeleri tarafından tasdik edildi.
Toplantıda Yönetim Kurulu’nun aylık faaliyetleri ile ilgili ilgili bilgi veren SATSO Yönetim Kurulu Başkanı A. Akgün Altuğ, şunları dile getirdi;
Genel değerlendirme
İş dünyası adına ülke olarak acilen gerçek gündemimize dönülmesini temenni ediyorum. Çünkü seçimler gerek bürokrasiyi gerek ticareti, üretimi, her kesimi etkiliyor. Artık önümüzde 4 yıllık seçimsiz bir dönem var. Aylardır ülkemizin bir numaralı gündemi olan seçim nedeniyle ertelediğimiz; ekonomi, üretim, ihracat ve istihdama odaklanmalıyız.
Bu konulara yönelik hamleleri ivedilikle hayata geçirmek adına kaybedecek vaktimiz kalmadı. Enflasyon hala yüzde 68’in üzerinde seyrediyor. Merkez bankası, politika faizini 500 baz puan artışla yüzde 45’ten yüzde 50’ye yükseltti. Ancak, ekonomi uzmanları politika faizinin enflasyonu düşürmek için tek başına yeterli bir enstrüman olmadığı konusunda hemfikir.
İran’ın İsrail’e saldırısı gibi jeopolitik sıkıntıların piyasalarda tansiyonu daha da yükselttiğini görüyoruz. Bu durum zaten yüksek olan altın ve petrol fiyatlarında hareketliliğe iniş çıkışlara neden oluyor. Dolayısıyla enflasyon ve cari açıkla mücadeleyi negatif yönlü etkiliyor. Kısacası; enflasyon, kurda dalgalanma, yüksek ham madde ve emtia fiyatları iş dünyasının hareket alanını kısıtlıyor, büyümenin ve ilerlemenin önünde bir engel olarak duruyor. Üretimden hizmet sektörüne kadar bütün alanlar bir darboğazda. Örneğin inşaat sektöründe, girdi maliyetleri yüzde 100’ün üzerine çıktı. Hizmet sektörünün önemli bir ayağı olan inşaat ve yapı sektöründeki bu daralma konut fiyatlarına yansıyor ve negatif etki zincirleme olarak her alana sirayet ediyor.
Bununla birlikte, aynı zamanda bir tarım ülkesi olmamıza rağmen gıda sektöründe yüzde 100’leri geçen artışlar yaşanıyor. Tarımsal hammadde girdilerinde ve istihdamındaki daralma, gıda enflasyonuna sebep oluyor. Yani üreticiden tüketiciye kadar her kesim için günler zor geçiyor.
İşte bundan dolayı artık seçimler tamamlandığına göre ekonomi ile ilgili yapısal çözümlerin üretilmesi gerekiyor. Tüm sektörlerimizin sorunları ortak: üretim için finansmana erişimin imkansız hale geldiği, istihdam edecek nitelikli ya da niteliksiz çalışan bulunamaması, enerji maliyetlerinin yüksekliği her komitemizin ana gündemi.
Fırsatçılara müsaade etmeyelim
Diğer taraftan fiyat istikrarsızlığının sürdüğü ve her kesimin maddi sorunlarla mücadele ettiği bu süreç, fırsatçılara kapı aralıyor. Artık bir malın ederi konusunda fikrimiz kalmadı. İnsanların en çok şikayet ettiği konu bu. Gelecek kaygısı ile insanların “bugün almam lazım” dedikleri ürünler için ederinin çok üzerinde fiyat biçilmesi ahlaken doğru değil. Bu fırsatçılığa müsaade etmeyelim. Fiyat istikrarsızlığını “fırsatçılıkla” beslemeyelim. Bu konuda siz değerli üyelerimizden hassasiyet bekliyoruz.
Son zamanlarda sıklıkla dile getirdiğimiz gibi; iş dünyamızın ve özellikle gençlerimizin umudunu kaybetmemesi gerekiyor. Geleceğimiz; üreten ve yeni yetişen nesillerin azmine bağlı. Biz sesimizi ancak bu kürsülerden duyurabiliriz. Taleplerimizin ve kaygılarımızın duyulur olmasını temenni etmekten başka çare yok!
Dış ticaret verileri
Ticaret bakanlığı tarafından açıklanan “faaliyet illerine göre ihracat” verilerine istinaden; ilimizde geçtiğimiz yılın aynı ayına göre yüzde 15, bu yılın şubat ayına göre ise 9’luk düşüş yaşandı. Bu düşüşe rağmen 711 milyon dolarlık ihracat performansı ile ülke ihracatının yüzde 3,1’ini karşıladık. TUİK verilerine göre ilimizde Şubat ayında ihracatın ithalatı karşılama oranı %163 olarak gerçekleşti. Ayrıca yılın ilk 2 ayında 364 milyon dolarlık dış ticaret fazlası ile tükettiğinden daha fazlasını üreten bir kent olarak yolumuza devam ediyoruz.
UR-GE Projeleri
Bu doğrultuda firmalarımızın ihracatını artırmak, kümelenmelerine destek olmak ve iş birliğini güçlendirmek adına başlattığımız UR-GE projelerimiz hızla ilerliyor. Çeşitli sektörlerde kümelenme çalışmalarına devam edeceğiz. Sizin de kümelenme taleplerinizi değerlendirmeye hazırız.
Geleceğin Meslekleri ve Mesleki Eğitim Komisyonu
Dünya ekonomik forumunun yayınladığı “geleceğin meslekleri” raporuna göre 2027 yılına kadar 83 milyon iş kaybolurken 97 milyon yeni iş yaratılacağı ön görülüyor. Bu konuya dergimizin 2023 yılı son sayısında da yer vermiştik. Dolayısıyla yapay zeka, robotik teknoloji, yeşil ve dijital dönüşüm önemli alanlar olarak gündemimizde. Bu konuda genç nüfusu diri tutmalıyız. Ve en önemli beşeri gücümüz olan genç nüfusumuzu kaybetmemeliyiz.
TÜİK şubat ayı istihdam verilerine göre, ülkemizde işsizlik oranı 8,7. Ancak 15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı %15,6. Bu yaş grubunda işsizlik oranı; erkeklerde %13,4, kadınlarda ise %19,6 olarak tahmin ediliyor. Görüldüğü gibi genç nüfusta işsizlik oranımız oldukça yüksek.
Pandemi öncesinde 2018 yılında TR42 bölgemizde 15-24 yaş arası işsiz sayısı 46 bin kişi iken, 2023 yılı sonunda bu rakam 51 bine yükselmiş durumda. Nüfusa oranla bakıldığında genç işsizlik oranı düşüyor gibi görülse de hızla artan nüfus karşısında gençlere yeterli istihdam sağlanamadığını ve genç işsizlerin sayısının günden güne arttığını görüyoruz.
Bu veriler gençlerin umudu kalmadığının bir fotoğrafı. Diğer taraftan iş dünyasının en temel sorunu nitelikli ve niteliksiz istihdam. Bu sorunu çözmenin en temel yollarından biri bugün ve gelecekteki istihdam taleplerini üyelerimizden almak ve mesleki eğitim kurumlarını gerek altyapı gerekse insan kaynağı olarak hazırlamaktır.
Hem istihdam ihtiyacı, hem gençlerin iş gücüne katılımını artırmak, hem de yeni nesil üretime hazırlanmak amacıyla oda olarak “geleceğin meslekleri ve mesleki eğitim komisyonu” kurduk. Çok yeni bir oluşum. Komisyonumuzun amacı ve yapacağı konular belirlendi ilk toplantısı da önümüzdeki hafta gerçekleşecek. “Üretim şehriyiz” söylemimizi yeni nesil üretimleri işleyebilen, uygulayabilen bir istihdamla güçlendirmeyi planlıyoruz.
Yeşil ve Dijital Dönüşüm
Her meclis toplantısında “yeşil dönüşüm, dijitalleşme” diyoruz, bu gerçekten ciddi bir konu. Yeşil dönüşüm bir tercih ya da alternatif değil, artık bir zorunluluktur. Hepimizin gerekli önlemleri alması ve bu dönüşüme uyum sağlaması gerekiyor. Karbon ayak izinden dolayı ihracatçılarımızın ihracat yapamayacak hale gelmesini tercih etmeyiz, zaman daralıyor. Bunun gibi dijital dönüşüm ve yapay zeka temelli üretime de hazır hale gelmeliyiz.
SATSO Mutfak Akademisi
Şehrimiz ve üyelerimiz adına çalışmalarımızı sırayla hayata geçiriyoruz. Tanıtımını gerçekleştirdiğimiz “SATSO Mutfak Sanatları Akademisi” de bunlardan biri ve Sakarya’da bu anlamda bir ilk. Biliyorsunuz Doğu Marmara Kalkınma Ajansı destekli bir projeydi. Üzerinde 4 yıldır çalıştığımız ilk ayağı kitap olan “Gastro Sakarya” projemizin ikinci ayağı akademimiz: hem restoran, hem de yöresel ve dünya mutfakları alanlarında; aşçı, aşçı yardımcısı, barista, pastacılar yetiştirilecek bir okul olarak tasarlandı. Burada workshop programları düzenlenecek. Coğrafi işaretli ürünlerimizin sergilenmesi ve sunumu gerçekleşecek. Kısacası şehrimizin yemek kültürü ve lezzetlerini tanıtmak anlamında önemli bir mekan olacak. Şehrimize hayırlı olsun.
Akbank Girişimci Kadın Programı
Kadın girişimciler kurulumuzun yürüttüğü yeni bir çalışmaya da değinmek istiyorum. Kadın girişimciler kurulumuz ile Akbank iş birliği ile “Akbank Kadın Girişimci Programı”na başlıyoruz. Buna göre; projeye dahil olan, işini geliştirmek, büyütmek isteyen Sakaryalı 10 kadın girişimcimize eğitimler verilecek. Başvuruları web sitemiz üzerinden alıyoruz. Bu çalışmada amaç kadınlarımızın işlerini geliştirmeleri ve yetkinliklerini artırmanın yanı sıra geniş bir iş dünyası ağına erişerek yeni iş olanakları ve iş birliği fırsatları bulmalarıdır. Bunu Türkiye’de Akbank ile uygulayan ilk ve tek Odayız.”
-
“Dünya’da ürüne talep kalmadı, bedavaya versekte alan yok”
Türkiye’de ihracatın en kıdemli sektörlerinden olan, emek yoğun sektörlerden deri ve deri mamulleri sektörü, yüksek enflasyon, hammadde ve işçilik maliyetlerindeki artış, buna karşın düşük döviz kurları nedeniyle zor bir süreçten geçerken, dünya genelinde talebinde olmaması yüzünden ihracattaki düşüşün derinleşmesine engel olamıyor.
Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Erkan Zandar, dünya genelinde deri ve deri mamulleri ürünlerine talep olmadığının altını çizdi. Zandar, “İthalatçılarda da para bitti, sipariş veren, fiyat teklifi soran kalmadı. Bedavaya versekte alan yok” diyerek deri ve deri mamulleri ihracatının içinde bulunduğu durumu özetledi.
Ege İhracatçı Birlikleri’nde düzenlenen, Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçı Birliği Mali Genel Kurul Toplantısında konuşan Zandar, “Türkiye’nin deri ve deri mamulleri ihracatı 2023 yılında yüzde 9,5’luk erimeyle 2 milyar 56 milyon dolardan 1 milyar 860 milyon dolara düştü. 2024 yılının ilk çeyreğinde ihracattaki gerileme daha da arttı ve yüzde 28’lik ihracat kaybı yaşadık. İhracatımız 568,6 milyon dolardan 409,5 milyon dolara indi. 2024 yılının kalan diliminde de ihracat toparlanacak gibi durmuyor” diye mevcut durumu özetledi.
“Kimse sermayesini ürüne bağlamak istemiyor” şeklinde konuşan Zandar, sözlerini şöyle sürdürdü; “Pandemi sonrasında ithalatçılar bizlere normalin üzerinde sipariş verdiler. Küresel ekonomideki resesyon nedeniyle talep düştüğü için stoklarını eritemediler. İthalatçılar artık stok maliyetine katlanmak istemiyor, talep olmadığı ve finansman bulamadıkları için yeni sipariş vermiyorlar. Bu da ihracat gerçekleşmelerinde kendini gösteriyor.”
Ege Bölgesi’nin ihracat düşüşü daha sınırlı kaldı
Ayakkabı, saraciye, deri konfeksiyon ve post deri alt sektörlerini bünyesinde barındıran Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği’nin ihracat performansının Türkiye genelinden göreceli daha iyi olduğunu dillendiren EDMİB Başkanı Erkan Zandar, “Ege Bölgesi’nden yaptığımız deri ve deri mamulleri ihracatı 2023 yılında yüzde 4,8’lik düşüşle 191 milyon dolardan 182 milyon dolara geriledi. 2023 yılında Türkiye’nin deri ve deri mamulleri ihracatındaki azalış yüzde 9,5 olmuştu. 2024 yılının ilk çeyreğinde Türkiye genelinde sektörümüzün ihracatı yüzde 28 erirken, Ege Bölgesi’nin deri ve deri mamulleri ihracatındaki iniş yüzde 18 seviyesinde kaldı. EDMİB olarak İtalya, Kazakistan, Almanya, Hollanda, Suudi Arabistan ve Türkiye’de Metaverse ortamında gerçekleştirdiğimiz sanal ve fiziki pazarlama faaliyetlerinin ihracatımızdaki düşüşün sınırlı kalmasında etkili olduğuna inanıyoruz. 2024 yılında da bütçemizin izin verdiği çerçevede pazarlama faaliyetlerimizi dijitalleşmeninde desteğiyle sürdüreceğiz” şeklinde konuştu.
Deri ihracatının yıldızları ödüllendirildi
Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği, sektörde bozulan morallerin düzelmesi adına 2023 yılı mali genel kurul toplantısıyla, “Deri İhracatının Yıldızları Ödül Töreni”ni birleştirdi.
“Deri İhracatının Yıldızları Ödül Töreni”nde; EDMİB, 2023 yılında 1 milyon dolar üzeri ihracat gerçekleştiren 39 üye firmayı ödüllendirdi. EDMİB’in 2023 yılı ihracatının yüzde 67’sini gerçekleştiren firmalar arasında ayakkabı sektörü 29 firmayla temsil edilirken, saraciye sektörü deri ihracatının yıldızlarına 4 firmasının girmesini sağladı. Deri konfeksiyon sektörü ve deri sektörü 3’er firmayla “Deri İhracatının Yıldızları Ödül Töreni”nde kendilerine yer buldular.
Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği, “Deri İhracatının Yıldızları Ödül Töreni”nde ilk üç sırada; “Lider Deri Ürünleri San. Tic. A.Ş., Sepiciler Çaybaşı Deri Sanayi ve Ticaret A.Ş. ve Agamoda Deri Konfeksiyon San. Tic. A.Ş.” firmaları sıralandı.
Altın kategorisinde; Eskatek Deri San. Tic. Ltd. Şti., Marc Chantal Deri ve Tekstil Ürünleri San. Tic. Ltd. Şti. Narinbebe Ayakkabı Tekstil ve Gıda San. Tic. Ltd. Şti. firmaları ödüle hak kazandı.
“Asorti Ayakkabı Pazarlama San. Tic. Ltd. Şti., Hakem Ayakkabı ve Malzemeleri San. Tic. Ltd. Şti, On-Ar Ayakkabı Kalıp Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti., Pollyboot İş Güvenliği Dış Tticaret A.Ş., Sepici Grubu Deri Pazarlama A.Ş. gümüş kategoride ödül mutluluğu yaşayan firmalar olurken, bronz kategoride ödül alan firmalar; “Adnan Ayakkabı Çanta ve Deri Mamulleri San. Tic. Ltd. Şti., Aksin Kundura San. Tic. Ltd. Şti., Artkıy Deri Mamülleri San. Tic. Ltd. Şti., Assa Ayakkabıcılık San. Tic. Ltd. Şti., Bertoni Ayakkabı ve Deri Mamulleri San. Tic. A.Ş., Burre Ayakkabı San. Tic. Ltd. Şti., Derkimpa Deri Sanayi Dış Ticaret A.Ş., Dogo Tasarım San. Tic. A.Ş., Duru Deri Ayakkabı Tekstil Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi, Ertuğrul Deri ve Tekstil San. Tic. Ltd. Şti., Fatih Üstündağ Dış Ticaret, Gençler Deri Mamülleri Ayakkabı San. Tic. A.Ş., Gloria Deri Dış Ticaret A.Ş., Gündoğdular Deri Saraciye Tic. Ltd. Şti., HÇ Simin Dış Ticaret Ayakkabı San. Tic. Ltd. Şti., Hüdaverdi Spor Malzemeleri Sanayi Ticaret ve Pazarlama Limited Şirketi, Hüseyin Dündar Dündar Ayakkabı, LBR Ayakkabı İhracat ve İthalat Limited Şirketi, Levossa Ayakkabı İmalat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, Murat Güler Güler Kundura, Nevzat Onay Ayakkabı ve Deri Mamulleri San. Tic. Ltd. Şti., Penta Ayakkabı Deri San. Tic. A.Ş., Seçkin Comfort Ayakkabı Otomotiv San. Tic. Ltd. Şti., Seray Ayakkabı ve Terlik San. Tic. Ltd. Şti., Ulutaş Deri Mamulleri İmalat Pazarlama San. Tic. Ltd. Şti., Yankı Dış Ticaret Ayakkabı İnşaat Sanayi A.Ş., Zandar Dış Ticaret Limited Şirketi” bronz kategorisinde ödül mutluluğu yaşayan firmalar oldu.
Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği, 2023 yılı mali genel kurul toplantısında Yönetim Kurulu ve Denetim Kurulu, 2023 yılı faaliyetlerinden dolayı oy birliğiyle ibra edilirken, 2024 yılı iş programı benimsendi. EDMİB 2024 yılı bütçesi 9 milyon 700 bin TL olarak kabul edildi.
-
REKTUM KANSERİNİN TEDAVİSİNDE HAYAT KURTARAN GELİŞME!
Ameliyatsız tedavi seçenekleri tartışılıyor!
Tedaviyle her 4 hastadan birinde ‘tümör’ kayboluyor!
İlaç tedavisindeki gelişmeler ‘ameliyat şansını’ artırıyor!
REKTUM KANSERİNİN TEDAVİSİNDE
HAYAT KURTARAN GELİŞME!
Dünya genelinde en yaygın görülen 3 kanser türünden biri olan rektum kanseri, ülkemizde 5’inci sırada yer alıyor. Dünyada her yıl bir milyon, ülkemizde ise 6 bin kişi, kalınbağırsağın kötü huylu bir tümörü olan rektum kanserine yakalanıyor. Günümüzde rektum kanserinin erken yaşlarda görülme sıklığı da giderek artıyor. Öyle ki her 10 rektum kanserinden biri 50 yaş öncesinde görülüyor. Aşırı kilo, hayvansal besinlerin fazla tüketimi, hareketsizlik ve sigara kullanımı gibi var olan risk faktörlerinin her geçen gün arttığı göz önüne alındığında rektum kanserinin daha erken yaşlarda görülme sıklığının artacağı öngörülüyor. Güzel haber ise tıp dünyasının, rektum kanserinin tanı ve tedavisi üzerine yaptığı çalışmalarla hastaların yüzünü güldüren dev adımlara imza atması. Rektum kanserinin tanı ve tedavisindeki gelişmeleri aktarmak amacıyla, geçtiğimiz günlerde Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi tarafından “GASTROİNTESTİNAL KANSERİN TEDAVİSİNDEKİ GELİŞMELER” başlıklı bir sempozyum düzenlendi. 20 ülkeden yaklaşık 200 hekimin yer aldığı uluslararası katılımlı sempozyumda rektum kanserinin tedavisindeki en yeni bilgiler masaya yatırıldı ve teknolojik gelişmeler aktarıldı.

Kolonoskopik tarama ile önlenebiliyor!
Rektum kanseri kolonoskopik tarama ile erken dönemde teşhis edilebilen, hatta önlenebilen bir kanser türü. Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Gastrointestinal Onkoloji Ünitesi’nden Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Erman Aytaç, söyleşide yaptığı konuşmasında, erken tanı için risk faktörü olmasa bile herkesin 45 yaşında mutlaka kolonoskopi yaptırması gerektiğine dikkat çekti. Genetik risk faktörleri varsa tarama yaşının 15’e kadar düşebileceğini belirten Prof. Dr. Erman Aytaç, “Rektum kanserinin en sık nedeni olan polipler belirli bir zaman aralığında kanserleşir. Polip fazında iken belirgin bir semptom olmayabilir, bu nedenle tarama yapılması çok önemlidir. Günümüzde neredeyse tüm kolon polipleri kolonoskopik olarak çıkarılabilmektedir” dedi.
Tedaviyle tam şifa sağlanabilen bir kanser türü!
Rektum kanseri erken teşhis ve tedavi edildiğinde tam şifa sağlanabilen bir kanser türü. Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Erman Aytaç, rektum kanserinde hastalık uzak organlara sıçramamış ise genellikle ilk seçenek olarak cerrahi tedaviye başvurulduğunu belirterek, “Ancak metastaz yapmayan hastalarda da bazı kemoterapiler veya özellikle ilaçlar kullanılabilmektedir. Metastaz varlığında tıkanıklık, kanama ya da perforasyon gibi bir durum yok ise sıklıkla kemoterapi ilk tedavi tercihi olmaktadır” diye konuştu.

Yeni gelişmeler ‘ameliyat şansını’ artırıyor!
Günümüzde rektum kanserinin tedavisinde son derece önemli gelişmeler yaşandığına işaret eden Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Erman Aytaç, “Örneğin eskiden ileri evrede tespit edildiği için ameliyat olamaz denilen uzak metastazlı hastalarda uygulanan yeni ilaç protokolleri ile tümör küçültülerek ameliyat olabilecek hale getirilmektedir” dedi. Cerrahi yöntemde son yıllarda ‘minimal invazif’ cerrahi olarak adlandırılan robotik ya da laparoskopik yöntemlerin kullanıldığını vurgulayan Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Erman Aytaç, “Her iki yöntem açık cerrahiye göre hızlı iyileşme, ameliyat sonrasında daha az ağrı ve hızlı bir şekilde normal hayata dönme avantajı sunmaktadır. Ayrıca robotik cerrahi ameliyat sırasında sunduğu iyi görüş ve manevra becerisi ile cerrah için çok daha konforlu ve başarı şansı yüksek bir ortam sağlamaktadır” bilgisini verdi.

Ameliyatsız tedavi seçenekleri tartışılıyor!
Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Gastrointestinal Onkoloji Ünitesi’nden Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Leyla Özer, söyleşide yaptığı konuşmasında, son yıllarda kanser tedavisinde çığır açan gelişmeler sayesinde rektum kanserinin daha iyi kontrol altına alınabildiğini vurguladı. Günümüzde radyoterapi ve kemoterapinin birlikte ve daha uzun süre kullanımı ile tümörün hastaların bir kısmında tamamen kaybolabildiğinin gözlendiğine dikkat çeken Prof. Dr. Leyla Özer, “Bu oran yaklaşık olarak yüzde 20-25 civarındadır. Radyoterapi ve kemoterapi sonrası tümörün kolonoskopi, MR ve PET ile tamamen kaybolduğu gösterildiği takdirde bu hastalarda ameliyatsız tedavi seçeneği tartışılabilmektedir” diye konuştu. “Ancak bu bilgiden rektum kanserinin artık tamamen ameliyatsız tedavi edilebildiğine dair bir genelleme yapmak yanlış bir mesaj olur” uyarısında bulunan Prof. Dr. Leyla Özer, sözlerine şöyle devam etti: “Biz ameliyatsız tedavi tercihini özellikle rektumu korumanın mümkün olmadığı, ameliyat sonrası kalıcı stoma açılma ihtimali olan hastalarda radyoterapi ve kemoterapi sonrası tümörün tamamen kaybolduğu durumlarda tartışmayı doğru buluyoruz”
Uzak organlara sıçrama ve nüks riski azaltılıyor!
Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Leyla Özer, lokal olarak ileri, bir başka deyişle uzak organlara sıçramamış, ancak rektum duvarı içerisinde ve/veya çevresel lenf nodlarına yayılmış olan rektum kanserinin tedavisinde artık sıklıkla total neoadjuvan tedavisi olarak adlandırılan yöntemin tercih edildiğini belirtti. Prof. Dr. Leyla Özer, “Bunun anlamı, normalde ameliyat öncesinde başlanan ve ameliyat sonrası devam eden kemoterapi tedavisinin tamamının ameliyat öncesinde verilmesidir” diyerek, sözlerine şöyle devam etti: “Böylece genellikle hem radyoterapiden ameliyata kadar geçen süre uzatılarak tümörün daha da çok küçülmesi için yeterli süre beklenmiş olunur hem de bu süre zarfında tümör üzerindeki kontrol artırılarak uzak organlara sıçrama ve lokal nüks riski azaltılır”
Bazı hasta grubunda tümör tamamen kaybolabiliyor!
Son yıllarda rektum kanseri tedavisinde yaşanan bir başka önemli gelişme de immünoterapi tedavisiyle elde edilen başarı. Tüm rektum kanserlerinin yaklaşık yüzde 5’inde immünoterapi yönteminde duyarlılığa sebep olan genetik bazı değişiklikler tespit edildiğini belirten Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Leyla Özer, “Bu hasta grubunda immünoterapi dediğimiz bağışıklık hücrelerini tümöre karşı ‘savaş’ emrini veren ilaçları kullandığımızda, hastaların neredeyse tümünde tümörün tamamen kaybolabildiği gösterilmiştir. Bu tedavinin geri kalan rektum kanseri hastalarında da başarılı şekilde kullanılabilmesi için farklı çalışmalar devam etmektedir” dedi.
Kanser daha erken dönemde yakalanabilecek!
Günümüzde tedavideki en büyük sıkıntı ise tümörün tamamen kaybolduğunu göstermek için kullanılan yöntemlerin halen yeterince hassas olmaması. Ancak günümüzde kanda dolaşan tümör DNA’sı gibi daha sofistike yöntemlerle mikroskobik düzeyde kanserin tespit edilebildiğini belirten Prof. Dr. Leyla Özer, “Bu testlerin daha ucuz ve ulaşılabilir olması halinde yakın gelecekte kanserin daha erken dönemde yakalanabileceğini ve kansere bağlı ölümlerin azalacağını öngörebiliyoruz” diye konuştu.

Mesane ve bağırsak fonksiyonlarında sorun gelişebiliyor!
Rektum kanserinde, cerrahi işlem sırasında tümörün bulunduğu rektumun bir kısmı veya tamamı çıkarılabiliyor. Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Gastrointestinal Onkoloji Ünitesi’nden Dr. Öğretim Üyesi Özdal Ersoy, söyleşide gerçekleştirdiği konuşmasında bu tür bir ameliyatın hastanın bağırsak veya anal fonksiyonlarında değişikliklere yol açtığını belirterek, “Ameliyatın şeklinde göre, her 10 hastadan 6-9’unda dışkı kaçırma, kabızlık, sık tuvalete gitme ihtiyacı, tuvalet yapmakta zorlanma, karın şişliği ve artmış bağırsak gazı’ gibi bağırsak sorunları gelişmektedir” dedi. Dr. Öğretim Üyesi Özdal Ersoy, ayrıca hastada özellikle pelvik bölgesinde sinirlere zarar geldiyse; idrar yapamama ya da kaçırma, ereksiyon ve boşalma veya orgazm sorunları ile ağrılı cinsel ilişki gibi cinsel yaşam ve mesane fonksiyonlarında problemlerin gelişebileceğini aktardı.
Güncel tedaviler yaşam kalitesini artırıyor
Günümüzde kolorektal kanser cerrahisinin ardından bağırsak veya anal fonksiyonlarının korunması ve iyileştirilmesi için çeşitli yaklaşımların uygulandığını kaydeden Dr. Öğretim Üyesi Özdal Ersoy, “Güncel tedavi yaklaşımında hedef; hastanın ilaç ve cerrahi tedavilerden sonra kansersiz yaşam süresini uzatmakla birlikte, ameliyat sonrası oluşan komplikasyonlara müdahale ederek, yaşam kalitesini de yükseltmektir” diye konuştu. Dr. Öğretim Üyesi Özdal Ersoy, ameliyat sonrasında uygulanan ‘Erken mobilizasyon, diyet değişiklikleri, pelvik taban egzersizleri, biofeedback terapisi, ilaç tedavisi, ağrı yönetimi, pisikolojik destek’ yöntemlerinden günümüzde oldukça başarılı sonuçlar elde edildiğine işaret etti.








