Kategori: Haberler

Haberler

  • Beyaz ette üreticinin fiyat artışı TÜİK enflasyonunun 15 puan altında

    Dünya’nın 3 öğün protein ihtiyacını karşılayan Türk su ürünleri ve hayvansal mamumler sektörü, Türkiye’de ürettikleri ürünlerin fiyatlarının serbest piyasada oluştuğunu, ihracata kısıtlama getirerek fiyatların aşağı çekileceği yönündeki yaklaşımların gerçeklikten uzak olduğunu savunuyor.

    Son dönemlerde fiyat artışlarıyla gündeme gelen beyaz et ile ilgili konuşan Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Bedri Girit, beyaz et üreticilerinin fiyat artışının 2023 yılında yüzde 50,2 seviyesinde olduğunu, bu rakamın TÜİK’in açıkladığı yüzde 65 enflasyonun yüzde 15 altında kaldığına dikkati çekti.

    “Beyaz ette tüketici fiyatını biz belirlemiyoruz”

    Ege İhracatçı Birlikleri’nde düzenlenen Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği 2023 yılı Olağan Mali Genel Kurul Toplantısında konuşan Girit, “Geçmişte nihai tüketicinin alacağı beyaz etin fiyatını beyaz et üreticileri belirliyordu. Rekabet Kurulu kararıyla bu piyasa aktörlerinin eline bırakıldı. Beyaz et üreticilerinin 2023 yılındaki fiyat artışı yüzde 50,2’de kaldı. Tüketici daha pahalıya beyaz et tükettiyse bunun sorumlusu beyaz et üreticileri değil” şeklinde konuştu.

    İç piyasada gıda ürünlerinde fiyatların enflasyonun altında kalmasının yolunun üretimden geçtiğine işaret eden Girit sözlerini şöyle sürdürdü; “Biz ürettiğimiz takdirde fiyatlar daha dengeli oluşur. Biz üretmek yerine ithalata yönelirsek, ithal ettiğimiz ülkelerin enflasyonunu da satın almış oluyoruz. Bizim işçimizin istihdamı yerine yabancı işçinin istihdamına katkı sağlamış oluyoruz. İthalat yaptığımız zaman sadece ürün ithal etmiş olmuyoruz, onun sorunlarını da ithal etmiş oluyoruz. Biz, uzun soluklu sözleşmeler yapabileceğimiz, sözleşme yaparken “Bu ihraç ettiğimiz ürünü yükleyebilir miyiz?” diye endişe duymadığımız serbest piyasa kurallarının tam işlediği, üreticilerimizin ürettiği ürünlerin sigortasının ihracat olduğunu peşin olarak kabul eden bir anlayışla sürdürülebilir bir ihracat yapabileceğimize inanıyoruz.”

    İki TURQUALITY Projesi birden yürütüyoruZ

    Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği’nde göreve geldiklerinden bu yana 2 yıllık süre geçtiğini hatırlatan Başkan Girit, iki yıllık süreçte yaptıkları projelerle ihracat artışı hedeflediklerinin altını çizdi. Girit, Turkish Tastes isimli TURQUALITY Projesi’yle ABD pazarında Türk gıda ürünlerinin bilinirliğini ve ihracatını artırdıklarını, su ürünleri sektöründe Ege, İstanbul ve Akdeniz birlikleri olarak “Turkish Seafood” Turquality projesi için Ticaret Bakanlığı’ndan bir hafta önce onay aldıklarını ve çalışmaya başladıklarını kaydetti.

    2023 yılında ihracatımız yüzde 14 düştü

    2023 yılında Türkiye’nin su ürünleri ve hayvansal mamuller ihracatının yüzde 14 gerilediği bilgisini veren Girit, “Su ürünleri sektörümüz ihracatını yüzde 3’lük artışla 1 milyar 680 milyon dolara çıkardı. Kanatlı sektörümüz kuş gribi ve Brezilyalı iki firmanın rekabeti nedeniyle ihracatta yüzde 24’lük kan kaybı yaşadı ve ihracatta 1 milyar 185 milyon dolardan 917 milyon dolara geriledi. Yumurta ihracatında damızlık yumurta ihracatçılarımız ihracatı toparladılar ve yüzde 4’lük artışla 415 milyon dolar dövizi ülkemize kazandırdılar. Süt ürünleri ihracatında tereyağı ve süt tozunda teknik engeller nedeniyle yüzde 47’lik kan kaybı yaşadık ve 509 milyon dolardan 268 milyon dolara indik. Bal ihracatındaki yüzde 31’lik kaybımızın altındaki nedenlerde, orman yangınları ve tağşiş oldu. Sektör olarak 2026 yılı için Türkiye genelinde 4,3 milyar dolar, Ege Bölgesi’nden de 2 milyar dolar ihracat hedefi koyduk. Bu hedeflere ulaşmak için serbest piyasa koşullarında ticaret yapmamızın şart olduğunu ön koşul olarak herkesin kabul etmesi gerekiyor” diyerek görüşlerini özetledi.

    İhracatın yıldızlarına bin fidanlık teşekkür 

    Türkiye’nin su ürünleri ve hayvansal mamuller ihracatının yüzde 41’ini tek başına gerçekleştiren Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği, 2023 yılında gerçekleştirdiği 1 milyar 560 milyon dolarlık ihracata yüzde 61 katkı sağlayan 27 firma için “İhracatın Yıldızları Ödül Töreni” düzenledi.

    Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği’nin ihracat desenini oluşturan su ürünleri, kanatlı, yumurta, süt ve süt ürünleri ile bal olmak üzere 5 sektörde 27 firma “İhracatın Yıldızları Ödül Töreni” hem ödül almanın gururunu yaşarken, yeşil bir dünyaya da katkı sundular.

    İhracatın Yıldızı Ödü Töreni’nde ödül kazanan firmlara plaket yerine kendi adlarına Ege Orman Vakfı tarafından dikilen fidanların sertifikası takdim edildi. Su ürünleri ve hayvansal mamuller sektöründe ihracat şampiyonları için Manisa Akhisar mevkisinde 1.000 adet fidan toprakla buluşturuldu.

    Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği’nin “İhracatın Yıldızları Ödül Töreni”nde, su ürünleri sektörünü temsilen, “Gümüşdoğa Su Ürünleri Üretim İhracat ve İthalat Anonim Şirketi, Kılıç Deniz Ürünleri Üretimi İhracat İthalat ve Ticaret Anonim Şirketi, Noordzee Su Ürünleri İhracatı Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi, Sürsan Su Ürünleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi, Agromey Dış Ticaret Anonim Şirketi, İlknak Su Ürünleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi, Özsu Balık Üretim Anonim Şirketi, Kopuzmar Su Ürünleri Sanayi ve Dış Ticaret Anonim Şirketi, Defne Su Ürünleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi ve Yaşar Dış Tic. A.Ş” firmaları ödül mutluluğu yaşadı.

    Kanatlı sektöründe; “Abalıoğlu Lezita Gıda Sanayi Anonim Şirketi, Gedik Tavukçuluk ve Tarım Ürünleri Ticaret Sanayi Anonim Şirketi, Keskinoğlu Tavukçuluk ve Damızlık İşletmeleri Sanayi Ticaret Anonim Şirketi, Rdm İç ve Dış Ticaret Mümessillik Limited Şirketi ve Smgfood Gıda Turizm İnşaat Sanayi ve Dış Ticaret Anonim Şirketi” firmaları ödül listesine isimlerini yazdırdı

    “Oytun Pazarlama Yumurta Sanayi Dış Ticaret Limited Şirketi, Güres Tavukçuluk Üretim Pazarlama ve Ticaret Anonim Şirketi, Ege-Tav Ege Tarım Hayvancılık Yatırım Tic. ve San. A.Ş. ve Pluriton Hayvancılık Gıda Sanayi İthalat İhracat ve Ticaret Anonim Şirketi” Yumurtacılık sektörünün gururu olurlarken, “Yaşar Dış Tic. A.Ş., Muratbey Gıda Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi, Reha Süt Ürünleri Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti., Kempostar Gıda Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi ve Gürsüt Besicilik Gıda Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi” süt ürünleri sektörünün ihracat yıldızları oldular. Bal ihracatında ödül alan firmalar, “Ege NKM Gıda Sanayi Ticaret Anonim Şirketi ve Manavlar Gıda Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi” şeklinde sıralandı.

    Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği’nin 2023 yılı Olağan Mali Genel Kurul Toplantısında, Yönetim ve Denetim Kurulu 2023 yılı faaliyetlerinden dolayı oy birliğiyle ibra edilirken, 2024 yılı çalışma programı kabul edildi. Genel kurulda Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği’nin 2024 yılı bütçesi de 71 milyon 150 bin TL olarak kararlaştırıldı.

    Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Bedri Girit

    Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği 2023 yılında gerçekleştirdiği 1 milyar 560 milyon dolarlık ihracatın yüzde 61’ini yapan 27 firmayı ödüllendirdi. Firmalar için bin fidan toprakla buluşturuldu.

  • Sakarya dahil birçok ilde 1 hafta dolu, sağanak ve gök gürültülü yağmur yağacak.

    Meteoroloji Genel Müdürlüğü yeni hava durumu haritası yayımlayarak vatandaşları uyardı. 14 kent için sarı kodlu alarm verildi. Sakarya dahil birçok ilde 1 hafta dolu, sağanak ve gök gürültülü yağmur yağacak. İşte o detaylar…

    Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) tarafından yeni hava durumu haritası yayımlandı. Son değerlendirmelere göre; Ülkemiz genelinin parçalı yer yer çok bulutlu, Marmara, İç Ege, Orta ve Doğu Akdeniz, İç Anadolu, Karadeniz(Zonguldak ve Bartın hariç), Doğu Anadolu’nun kuzey ve batısı, Güneydoğu Anadolu ile Isparta, Bingöl, Muş, Hakkari ve Şırnak çevrelerinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor

    Yağışların; İç Anadolu (Ankara, Konya, Karaman, Niğde, Aksaray, Kırşehir, Kırıkkale, Nevşehir, Çankırı ve Yozgat), Doğu Akdeniz’in iç kesimleri (Adana’nın kuzeyi, Mersin’in iç kesimleri, Antalya’nın doğusunun iç kesimleri) ile Kastamonu çevreleri ve Kırklareli’nin kuzeyinde yerel olarak kuvvetli olması bekleniyor. Güneydoğu kesimlerde toz taşınımı beklenmektedir.

    HAVA SICAKLIĞI: Güneydoğu kesimlerde 3 ila 5 derece düşeceği, diğer bölgelerde mevsim normalleri civarında seyredeceği tahmin ediliyor.

    RÜZGAR: Genellikle kuzeyli yönlerden, güney ve doğu kesimlerde güneyli yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette, Marmara’nın batısı ile Kuzey Ege kıyılarında kuzey ve kuzeydoğu yönlerden kuvvetli olarak (40 -60 km/saat) esmesi bekleniyor.

    UYARILAR
    KUVVETLİ YAĞIŞ UYARISI: Yağışların; 30.04.2024 Salı günü İç Anadolu (Ankara, Konya, Karaman, Niğde, Aksaray, Kırşehir, Kırıkkale, Nevşehir, Çankırı ve Yozgat), Doğu Akdeniz’in iç kesimleri (Adana’nın kuzeyi, Mersin’in iç kesimleri, Antalya’nın doğusunun iç kesimleri) ile Kastamonu çevreleri ve Kırklareli’nin kuzeyinde yerel olarak kuvvetli (21-50 kg/m2) sağanak ve gök gürültülü sağanak yağış beklendiğinden sel, su baskını, yıldırım, yerel dolu yağışı, yağış anında kuvvetli rüzgar gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir.

    KUVVETLİ RÜZGAR UYARISI: Rüzgarın, Marmara’nın batısı ile Kuzey Ege kıyılarında kuzey ve kuzeydoğu yönlerden kuvvetli olarak (40 -60 km/saat) esmesi beklendiğinden yaşanabilecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalıdır.

    TOZ TAŞINIMI UYARISI: Güneydoğu kesimlerde toz taşınımı beklendiğinden, görüş mesafesinde düşme, hava kalitesinde azalma ve ulaşımda aksamalar gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalıdır.

    BÖLGELERİMİZDE HAVA
    MARMARA
    Parçalı ve çok bulutlu, bölge geneli aralıklı sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların ; Kırklareli’nin kuzey kesimlerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor. Rüzgârın; bölgenin batı kesimlerinde kuzey ve kuzeydoğu yönlerden kuvvetli olarak (40-60 km/saat) esmesi bekleniyor.

    YARIN 14 KENTTE SARI ALARM

    Adana, Ankara, Antalya, Çankırı, Mersin, Kastamonu, Kırşehir, Konya, Nevşehir, Niğde, Yozgat, Aksaray, Karaman, Kırıkkale

    DENİZLERDE HAVA
    Batı Karadeniz ve Ege’de fırtınamsı rüzgar bekleniyor.

    KARADENİZ
    Hava Durumu: Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı, Rüzgar: Batı Karadeniz’de kuzey ve kuzeydoğudan 3 ila 5 öğle saatlerinden sonra 4 ila 6, batısı yer yer 7; Doğu Karadeniz’de batı ve kuzeybatıdan, doğusu güneybatıdan 3 ila 5 kuvvetinde, Dalga: 1,0 ila 2,0 m, batısı 1,5 ila 2,5 m, yer yer 3,0 m, Görüş: İyi, yağış anında orta.

    MARMARA
    Hava Durumu: Parçalı ve çok bulutlu, aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı, Rüzgar: Kuzey ve kuzeydoğudan 3 ila 5, öğle saatlerinden sonra yer yer 6 kuvvetinde, Dalga: 0,5 ila 1,5 m, yer yer 2,0 m, Görüş: İyi, yağış anında orta.

    EGE
    Hava Durumu: Parçalı ve çok bulutlu, Kuzey Ege’nin kuzeyi aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı, Rüzgar: Kuzey Ege’de kuzey ve kuzeydoğudan 5 ila 7; Güney Ege’de batı ve kuzeybatıdan 3 ila 5, kuzeyi 4 ila 6, yer yer 7 kuvvetinde, Dalga: 1,0 ila 2,0 m, yer yer 2,5 m; kuzeyi 2,0 ila 3,0 m,Görüş: İyi, yağış anında orta.

    AKDENİZ
    Hava Durumu: Parçalı ve çok bulutlu, doğusu aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı, Rüzgar: Batı Akdeniz’de batı ve kuzeybatıdan, öğle saatlerinde kuzeyi güneybatıdan 3 ila 5; Doğu Akdeniz’de batı ve güneybatıdan, öğle saatlerinden sonra doğusu kuzeydoğudan 3 ila 5 kuvvetinde, Dalga: 1,0 ila 2,0 m, Görüş: İyi, yağış anında orta.

    VAN GÖLÜ
    Hava Durumu: Az bulutlu ve açık; Rüzgar: Doğu ve kuzeydoğudan, öğle saatlerinden itibaren güneybatıdan 2 ila 4 kuvvetinde, Dalga: 0,25 ila 0,5 m; Görüş: İyi.

     

  • CHP’li Başkan Curoğlu’ndan 1 Mayıs mesajı

    CHP’li Başkan Curoğlu’ndan 1 Mayıs mesajı

    1 MAYIS EMEĞİN BAYRAMIDIR

    Cumhuriyet Halk Partisi Sakarya İl Başkanı Oğuz Can Curoğlu, emekçilerin alın terinin karşılığını alabildiği bir Türkiye için mücadeleye devam edeceklerini belirterek, “1 Mayıs emeğin bayramıdır” vurgusu yaptı.

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Sakarya İl Başkanı Oğuz Can Curoğlu, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla bir kutlama mesajı yayınladı.
    Emekçilerin uzun zamandır 1 Mayıs’ı bayram havasında kutlayamadığına işaret eden Başkan Curoğlu, “Yaşam koşulları zorlaştıkça emekçilerin üzerindeki baskılarda artıyor. Emeği ile geçinenlere yoksulluk sınırının altında çalışma koşulları dayatılıyor. Genç yaşında emeğini ülkesi için harcayan emeklimiz, geçinebilmek için çalışmak zorunda bırakılıyor. Gençlerimiz işsizlik ve yoksulluk nedeniyle umudunuz başka ülkelerde arıyor. İşçinin, kamu çalışanının sendikal örgütlenme hakkı engelleniyor. Çocuk işçiliği artarken, 18 yaş altı ucuz iş gücü olarak görülüyor. Yurttaşın sofrasındaki ekmek küçülüyor. Ülke kaynakları yandaşa aktarılıyor. Vatandaş yoksullukla, yoklukla mücadele ederken; yandaş şatafat içinde yaşıyor” dedi.

    EMEKÇİMİZ, EMEKLİMİZ UMUDUN IŞIĞINI YAKTI
    1 Mayıs’ın emeğin bayramı olduğunu dile getiren Başkan Curoğlu, şöyle devam etti: Bu kötü gidişatı değiştirmek emeği ile geçinenlerin elinde. 31 Mart’ta emekçimiz, emeklimiz umudun ışığını yaktı. Umudu hep birlikte büyüteceğiz. 1 Mayıs emeğin bayramıdır. Emekçilerin alın terinin karşılığını alabildiği bir Türkiye için mücadeleye devam edeceğiz. Çokça üretip, hakça bölüşeceğimiz Türkiye’yi inşa etme umuduyla, tüm emekçilerin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kutlu olsun!”

  • Yoksul köylü borçlu, elde kalan küçük tarımsal arazileri işleyemiyor, yok pahasına elden çıkarıyor.

    Türkiye Komünist Partisi, 1 Mayıs çağrısını yinelediği bir açıklama yayınladı. 

    1 Mayıs’ın adresi Taksim’dir vurgusu yapılan açıklamada “Laik, bağımsız, egemen bir Türkiye isteyenleri, Türkiye’nin tüm Cumhuriyetçi birikimini, emperyalizme ve NATO’ya karşı duranları, sosyalizmi ülkenin ve insanlığın biricik kurtuluşu olarak görenleri TKP saflarında 1 Mayıs’a çağırıyoruz.” denildi.

    Açıklamanın tamamı şu şekilde:

    1 MAYIS’A ÇAĞRIMIZDIR

    İşçi ve emekçi kitleler benzersiz bir hayat pahalılığı ile karşı karşıya. Sendikal hakların önemli bölümü ya budandı ya da gerçek hayatta karşılığını yitirdi. Toplumsal eşitsizliklerin her geçen gün daha da derinleştiği ülkemiz ne yazık ki bir avuç zengin ile yoksul milyonlar arasındaki uçurum açısından dünyada başa güreşen ülkelerden biri.

    İşçi sınıfına örgütsüzlük, güvencesizlik, kuralsızlık dayatılıyor. İşçiler mutsuz ve umutsuz.

    Yoksul köylü borçlu, elde kalan küçük tarımsal arazileri işleyemiyor, yok pahasına elden çıkarıyor. Çiftçi mutsuz ve umutsuz.

    Gençlik, küçük bir ayrıcalıklı kesim dışında, yerlerde sürünen eğitim sistemine tutunmaya çalışan yarı öğrenci-yarı işçilerden ve çocuk yaştan itibaren çalışmak zorunda kalan genç emekçilerden oluşuyor. Gençler mutsuz ve umutsuz.

    Emekliler, işsizler, aydınlar, sanatçılar mutsuz ve umutsuz.

    Tezgah başında, tarlada, ofiste, hastanede, okulda sömürüyü yaşayan kadınların çilesi daha büyük, daha derin. Cinayetle, tacizle, şiddetle ve ayrımcılıkla yüz yüzeler. Onlar da mutsuz ve umutsuz.

    Umut, insanın kendi geleceğini eline alması ve daha iyi bir yaşamın mümkün olduğunu hissetmesidir.

    Umut birlikte mücadele etmek, dayanışmaktadır.

    1 Mayıs işçi sınıfının umutsuzluğu kırdığı, sömürüye meydan okuduğu bir mücadele günü olarak büyük değer taşır.

    2024 yılında 1 Mayıs, işçi ve emekçi kitlelerin eşitsizliğe, hayat pahalılığına ve holding-tarikat düzenine karşı ayağa kalktığı bir gün olmalıdır.

    Türkiye Komünist Partisi ülkenin her yerinde emekçi halkı partisiyle birlikte hareket etmeye ve umudu çoğaltmaya çağırıyor.

    İstanbul’da ise AKP iktidarı bir kez daha “Taksim yasağı” ile karşımıza çıkmakta. Oysa, İçişleri Bakanı’nın “Taksim’de güvenliği sağlayamayız” iddiası, defalarca yalanlandı, Taksim’de büyük kalabalıklar sorunsuz bir biçimde toplandı.

    Herkes biliyor ki, Taksim’de güvenlik sorununun tek nedeni siyasi iktidardır. Yurttaşların en temel ihtiyaçlarını karşılayamayan, milyonları borç, işsizlik ve hayat pahalılığı sarmalına teslim eden, kısacası ülkenin ve halkın güvenlik sorunu haline gelen AKP, İstanbulluların değil, beton yığınına dönüştürülerek insansızlaştırılan rant kaynağı Taksim’in güvenliğini esas almaktadır.

    Bu nedenle “Taksim yasağı” bir meydanın yasaklanması olarak değil, işçi sınıfına ve geniş halk yığınlarına karşı yürütülen saldırıların bir parçası olarak değerlendirilmelidir.

    Bu yasak kabul edilemez. Çok geniş bir kesim bu yasağı kabul etmediği için yıllarca “Taksim yasağı”na karşı direniş tamamen meşru bir mücadele pratiğine dönüştü. Ayrıca TKP yakın geçmişte bu yasağın bir inatlaşmaya dönüşmesi durumunda Taksim Meydanı’na çıkarak hükümetin nasıl çaresiz kalabileceğini açık bir biçimde gösterdi.

    Öte yandan 1 Mayıs’ın sadece Taksim başlığına daralmasına izin veremeyiz. 1 Mayıs, işçi sınıfının örgütlenme yeteneğini ve siyasal ağırlığını artıracak bir içerik ve biçimde gerçekleşmelidir. Ne yazık ki, bunun çok uzağındayız. Yıllardır Türkiye’de 1 Mayısların düzenlenmesinde ön plana çıkan ve aslında çıkmasında sakınca olmayan kurumların bir kez daha planlama ve koordinasyondan tamamen yoksun bir biçimde hareket etmesi düşündürücüdür.

    Kuşkusuz 1 Mayıs sonrasında bu bir değerlendirme konusu olacak, 1 Mayısların içeriksizleştirilmesine, düzen siyasetinin iç hesapları ve yerel yönetimlerin halkla ilişkiler çalışmasının bir parçası haline getirilmesine karşı adım atılacaktır.

    Ancak şu anda yapılması gereken bütün Türkiye’de işçi ve emekçi yığınların 1 Mayıs’ta alanları doldurmasıdır.

    İstanbul’da 1 Mayıs’ın adresi Taksim’dir.

    Türkiye Komünist Partisi, 1 Mayıs sabahı saat 9.30’da Taksim’e yürümek üzere Saraçhane’de, Atatürk Bulvarı, Eti Maden Misafirhanesi’nin önünde toplanacaktır.

    Diğer kentlerde toplanma yer ve saati TKP Genel Merkezi ve örgütleri tarafından duyurulmaktadır.

    Laik, bağımsız, egemen bir Türkiye isteyenleri, Türkiye’nin tüm Cumhuriyetçi birikimini, emperyalizme ve NATO’ya karşı duranları, sosyalizmi ülkenin ve insanlığın biricik kurtuluşu olarak görenleri TKP saflarında 1 Mayıs’a çağırıyoruz.

  • CHP Arifiye İlçe Başkanı Ali Gökpınar, ilçe yöneticileri Nihat Arda Şahine’e hayırlı olsun ziyaretinde bulundu

    CHP Arifiye İlçe Başkanı Ali Gökpınar, ilçe yöneticileri Nihat Arda Şahine’e hayırlı olsun ziyaretinde bulundu

    Cumhuriyet Halk Partisi Arifiye İlçe Başkanı Ali Gökpınar, ilçe yöneticileri, Arifiye ilçe kadın kolları Başkanı ve Arifiye belediye meclis üyeleri ile birlikte, 31 Mart yerel seçimlerinde Sapanca Belediye Başkanı olarak halkın büyük tercihiyle seçilen Nihat Arda Şahine’e hayırlı olsun ziyaretinde bulunduk. Sapanca belediye başkanımızı makamında ziyaret ederek yeni görevinde başarılar diledik. Ziyarette Sapancanın geleceği ve genel olarak Sakarya’mızda halkımızın sorunları üzerine fikir alışverişinde bulunduk.

      Sapanca Belediye Başkanmız Şahin, ziyaretten dolayı Cumhuriyet Halk Partisi Arifiye İlçe Başkanı Ali Gökpınar ve yönetimine teşekkür ederek, Sapanca’mızı  daha yaşanabilir bir kent haline getirmek için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğini ifade etti.

  • Sakarya Gazeteciler Cemiyet’inde Sezai MATUR Yeniden Başkan

    Sakarya Gazeteciler Cemiyet’inde Sezai MATUR Yeniden Başkan

    SGC’DE MATUR
    YENİDEN BAŞKAN
    SGC Olağan Genel Kurulu’nda Sezai Matur yeniden başkanlığa seçildi. Kongrede konuşan Matur, “Gazeteci, radyocu, televizyoncu, internetçi, ajanscı kim varsa cemiyetimiz üyesi olsunlar istiyoruz, bunun için de tüm kapılarımızı sonuna kadar açıyoruz” dedi
    KİRA GELİRİ OLACAK
    Sakarya Gazeteciler Cemiyet Olağan Genel Kurulu, cemiyetin toplantı salonunda gerçekleştirildi. Gazetecilerin yoğun ilgi gösterdiği genel kurulda mevcut başkan Sezai Matur, yeniden başkanlığa seçildi. Genel Kurulda konuşan Matur, “Arsamızın üzerine inşa edeceğimiz iş merkezi de cemiyetimiz için önemli bir kira geliri oluşturacak” dedi.
    MATUR DAVET ETTİ
    Başkan Matur, Sakarya Gazeteciler Cemiyeti’nin bir çatı örgüt olduğunu belirterek, “Sakarya’da gazetecilik faaliyetinde bulunan her kim varsa bu çatı altına girmeye davet ediyorum. Gazeteci, radyocu, televizyoncu, internetçi, ajanscı kim varsa cemiyetimiz üyesi olsunlar istiyoruz, bunun için de kapılarımızı sonuna kadar açıyoruz” diye konuştu.
    GÖLGESİ HEPİMİZE YETER
    Diğer meslek örgütlerinde bulunan medya mensuplarına seslenen SGC Başkanı Sezai Matur, “Gelin bu çatı altında buluşalım. Bu büyük çatının gölgesi hepimize yeter” dedi. Kongrede Sezai Matur 42 oyla yeniden başkan seçilirken, rakibi Günay Yazıcıoğlu ise 16 oyda kaldı. Seçimlerin ardından Sakarya Gazeteciler Cemiyeti üyeleri birlikte Adana Sofrası’nda yemek yedi.
    İYİ NİYETLİ ELEŞTİRİLER
    Ben ve arkadaşlarım hiçbir zaman en iyiyi biz biliyoruz demedik. Eleştiriye, istişareye hep önem verdik. İyi niyetle yapılan her eleştiri başımızın tacı. Ama nifak sokmak adına, ortalığı karıştırmak adına yapılanlara, izin vermeyiz.Toparlamak gerekirse geçen 3 yıla yakın süre içinde Cemiyetimizi her ortamda en güzel şekilde temsil etmeye çalıştık. Bu güzel şehirde meslektaşlarımızın iyi ve kötü gülerinde yanlarında olmaya çalıştık. Bundan sonra da olmaya devam edeceğiz. Biz bir ve beraber olursak çok daha güçlü oluruz. Bu şehir de, bu cemiyet de hepimizin. Ötekileştirmeden, ayrıştırmadan gelip hep birlikte şehrimize, cemiyetimize de sahip çıkalım.
    MATUR YENİDEN SEÇİDİ
    Konuşmaların ardından yapılan kongrede mevcut başkan Sezai Matur ve Günay Yazıcıoğlu’nun listeleri yarıştı. Kongrede Sezai Matur 42 oyla yeniden başkanlığa seçildi. Matur’un rakibi Günay Yazıcıoğlu 16 oyda kaldı. Cemiyet üyeleri daha sonra hep birlikte Adana Sofrası’nda yemek yedi. Sezai Matur’un yönetiminde şu isimler yer aldı:


    YÖNETİM KURULU ASİL:

    Mehmet Murat Uygun, Güven Hasbaş, Hüseyin Bahar, Hasan Coşkun, Sedat Balta,, Mustafa Kaya, Emre Erdem Yıldırım, İbrahim Şener Sak
    YÖNETİM KURULU YEDEK:
    Mine Yıldırım, Melike Kobaş, İsmail Erken, Serkan Özay ve Huriye Bolazar
    Denetim Kurulu (Asil) :Taner İltaş, Ramis Kaan Oktar, Elif Tahtakale
    Denetim Kurulu (Yedek): Furkan Karakuzu, Melike Çokol, Murat Tokluca
    TGF Delegeleri (Asil): Murat Uygun, Güven Hasbaş, Hasan Coşkun, Sedat Balta
    TGF DELEGELERİ (Yedek): Hüseyin Bahar, Necmi Fıçıcı, Yunus Arslan ve Murat Zımba
    Sosyal İşler Kurulu:Fehmi Duman,Candan Tufan, Cengiz Olgaç, Cemil Tekin, Sezgin Ergin, Şenol Çivicik, Uğur Kaya, Necmi Fıçıcı, Turan Şafak, Melike Çokol, Utku Kaynar, Levent Candan, Yunus Arslan, Murat Zımba, Serhat Saruhanoğlu, Murat Süke
    Yüksek Onur Kurulu: Ahmet Bağ, Cavit Dereli, Cihan Ersöz, Ethem Koçdemir, Fatma Sak, Hasan Kurtiç, İslam Keleş, Mehmet Alkaş, Mustafa Sarı, Necdet Başoğlu, Şaban Mergül, Salim Özyılmaz, Yasemin Matur, Zafer Büyü, Namık Cihan, Kenan Certel, Tolga Güngörsün

  • Ülkemizin Üzerine Bocalanan Çöl Tozları Yararlı mı, Zararlı mı?

    Ülkemizin Üzerine Bocalanan Çöl Tozları Yararlı mı, Zararlı mı?

    İbrahim Ortaş, Çukurova Üniversitesi, Toprak Bilimi ve Bitki Besleme Bölümü

    iortas@cu.edu.tr

    Hemen her yıl İlkbaharda ve Sonbaharda çoğunlukla bu dönemlerde periyodik olarak kaynağından kopan ve kuzey yarımküreye doğru hareketlenen milyonlarca tonluk tozların taşındıkları gözlenmektedir. Dünyanın en büyük çölü olan Kuzey Afrika’daki Sahra’dan ve/ya Arap Yarımadası’ndan mevsimsel değişimlerin etkisi ile rüzgârlarla taşınan silt, kil, organik maddelerin veya diğer değişik malzemelerden mikronize boyutta oluşan tozların varlığı meteoroloji tarafından hepimizin dikkatine önceden bildirilmektedir. Genelde ülkemize ilkbaharda Afrika-Sahra’dan, sonbaharda ise daha çok Arap yarımadasından tozlar gelmektedir.

    Zaman zaman başta Akdeniz’in kıyı şehirlerinde atmosferi kaplayan, görüş mesafesini kapatan ve adeta göz gözü göremeyecek durum getiren bu tozların etkisiyle araçların üzeri, evlerin camları ve evlerin içi adeta kiremit kırmızısı rengine bürünür. Çevre ve hava kalitesi için zararlı oldukları söylenebilir. Kiremit kımızı renginin kaynağı tozların kopup geldiği toprakların içerdiği demir mineralidir. Demir kimya bilimi anlamında oksitlenince kırmız rengi alır, indirgenince de sarımsı renge bürünür. Bunu en güzel taban suyunun mevsimlere göre yükselip indiği toprak profillerinde çok daha net gözlemlemek mümkündür.

    Tozların Ekolojik Önemi Nedir?

    Atmosferdeki çöl tozlarının ve mineral içeriği olan diğer 10 mikrondan daha küçük toz parçacıklarının yüzeyine çarpan uzun dalga boyundaki kızıl ötesi güneş ışınlarının bir kısmının emilmesi (filtrelenmesi) bir kısmının da geriye yansıtılması ile kırmızı renk oluşmaktadır. Genelde zaman zaman atmosferdeki farklı renklerin görülmesinin nedeni de atmosferdeki gazlar ve asılı materyallerin kimyasal içeriğine bağlı olarak değişen şekilde yansımasıdır. Genelde kil minerallerinin 2 mikrondan daha küçük parçacıklar halinde olması ve içeriğindeki demir ile diğer elementlerin yansıttıkları ışınların farklı renk alması da önemlidir. Atmosferdeki tozların yağış oluşturma konusunda yoğunlaştırıcı etkisi yanında güneşten gelen ışınların tozların yüzeyinde tutulması ve geriye yansıtılması küresel ısınmaya neden olan ışın etkisinin azalmasına yol açarak, denizleri soğutma yoluyla ısınma hızını da kesebilir.

    Tozların Bitkiler İçin Besleyici Özelliği Ne Denli Önemli?

    Asıl konu tozların rengi değil, gelen tozların toprak, bitkiler ve diğer canlıların yaşamı için olan önemleridir ve toprak bilimcileri olarak konunun öneminin farkındayız. Genelde toprak yüzeyindeki bitki ve orman varlığını kaybetmiş Sahra gibi bir zamanlar ormanlık, son derece verimli yeşil bitki örtüsü olan alanlarda iklim değişimi ve doğanın iyi yönetilememiş olması sonucu ağaçların ve bitki köklerinin olmaması sonucu çıplak toprak yüzeyinden rüzgâr etkisi ile koparılan toprak taneleri,/tozları havada uçuşarak ulaştıkları yerde yer yüzeyine çökmektedirler. Her ne kadar çevresel kirlilik yaratmış olsalar da aslında çöl tozları toprak verimliliği, bitkilerin beslenmesi ve denizlerin gıda kaynağı olarak yararlı etkiye sahiptir.

    Çölleşen ekosistemlerden kopan ve rüzgârla taşınan tozlar hava kirliliği ve insan sağlığı için sorun olabilir, ancak diğer taraftan ekolojik denge için tam tersine olarak önemli katkı da sağlayabilirler. Atmosferdeki hafif materyalin içindeki organik bileşiklerin varlığı da düştüğü toprakların verimliğini artırmış olur. Tozların ekosistemdeki toprak verimliği yanında bitkilerin gereksinim duyduğu mikro elementlerin yapraklar üzerinden sağlanmasına yardım etmesi de demir noksanlığını gidererek bitkilerin verimliliğini arttırır. Atmosfere savrulan oksitlenmiş kil minareleri ve diğer mineraller atmosferdeki nem ile birleşince indirgendiğinde bitkiler tarafından daha rahat alınabilen Fe+2 formuna dönüşür ve karasal bitkilerle ve ormanlar için bulunmaz bir gübre kaynağı oluştururlar.

    Tozların Sağlık ve Çevre üzerindeki Etkisi!

    Evet, bozunuma uğramış ve çölleşen toprak ve kara parçalarından fiziksel olarak kopan tozları hava kalitesini olumsuz etkiler, solunum yolu hastalıkları artar, tozların atmosferde yer yüzeyine düşmesi sonrası ciddi temizliklerin yapılmasını gerektirebilir. Büyük miktarda deterjanın giderinden çok çevreye verdiği kimyasal zarar ayrıca önemsenmeli. Diğer taraftan ekosistemdeki toprak ve bitkiler ve deniz canlıları için gıda kaynağı oluğu gerçeği de unutulmamalıdır.

    Sonuç olarak; tozun çıkması istenmeyen bir durum, toprak bozulması ve ayrışmadır. Ancak her şeyin bir nedeni ve birde sonucu vardır. Birleşik kaplar etkisi ile olumsuzluklar kadar olumlu etkileri de varır. Doğanın işleyen kuralı bu. Yararını ve zararını etkilerini belirlemeyiz. Ancak gerçeği öğrenmek ve olası risklerden karşı önlem almamızı sağlaması bakımından konunu her yönüyle irdelenmesi ve araştırılması önemli.

  • Turizm işletmeleri ve yiyecek içecek sektöründe  faaliyetlerini yürütüp ayakta kalmaları her geçen gün zorlaşmaktadır !

    Turizm işletmeleri ve yiyecek içecek sektöründe faaliyetlerini yürütüp ayakta kalmaları her geçen gün zorlaşmaktadır !

    Turizm işletmeleri ve yiyecek içecek sektöründe ; enflasyonunun yüksek olduğu dönemlerde,

    Tesislerin faaliyetlerini yürütüp ayakta kalmaları

    her geçen gün zorlaşmaktadır !

    Elektrik, Su giderleri — Kira giderleri !

    Yakıt (benzin, mazot, likit gaz, doğalgaz) giderleri,

    Gıda fiyatları (et ve süt ürünleri)

    İçecek fiyatları (alkollü ve alkolsüz ürünler)

    Personel ücretleri + Vergi ve Sgk giderleri

    Tazminat karşılık giderleri,

    Amortisman payı (eskime yıpranmaya karşı)

    Yatırımın geri dönüş zamanı !

    (turizm İşletmesi fizıbıl bir yatırımın geri dönüşü 7-11 yıl arasında olmalıdır)

    Turizm işletmelerinin girdi maliyetleri ;

    İşçilik maliyetleri, gıda fiyatları ve

    diğer sabit maliyetlerin artışına bakıldığında,

    enflasyonun yükseldiği dönemlerde,

    Turizmci ve yiyecek içecek işletmesi açısından

    son derece olumsuz bir durum yaşanmaktadır.

    Bir ürün ve hizmetin, Satıldığı tesis ve işletmenin ;

    Yatırım maliyeti, bulunduğu bölge, konumu, mimarisi, dekorasyon, mefruşat, müştemilatı

    ürün ve hizmet kalitesi,

    ürünün çıplak maliyeti,

    genel giderlerle birlikte giydirilmiş maliyeti,

    sınıfı, markası, hizmet kalitesi…

    her bir unsurun etkisi ile

    giderlerine ve yatırım maliyetlerine göre,

    Piyasa koşullarında yetkili kurumlar denetiminde

    Her İşletme ve tesis ürünlerine kendi belirlediği fiyatları uygular.

    Örnek ; 0,5 litrelik bir suyun ;

    Ana bayi fiyatı …. 2 tl

    Büfe satış fiyatı. … 5 tl

    Lokanta satış fiyatı … 10 – 15 tl

    Restaurant fiyatı. … 20 – 25 tl

    Lux Rest. fiyatı. … 30 – 40 tl

    Lux Otel ve tesisler … 50 – 70 tl

    gibi fiyatlar olabilmekte ve görülmektedir.

    Tüketici olarak bizler vatandaşlar ;

    kendi bütçemize ve işletmelerin durumuna göre hareket ederiz.

    ***

    Piyasadaki fiyat artışlarının sorumluluğunu ;

    belli bir meslek grubunu suçlayıcı,

    insanları kutuplaştırıcı,

    herkesi bir kesime karşı kışkırtıcı söylemler ve yönlendirmeler yerine,

    ana soruna çare bulmak gereklidir !

    Ana sorunlarımız ;

    Enflasyon, Hayat pahalılığı,

    Türk Lirasının değer kaybı ve

    genel ekonomideki başarısızlıktır !!!

    Sorumluluğu kabullenmek yerine,

    hedef saptırarak belli bir kesimi suçlayarak,

    algı yaratmak hiç kimseye bir fayda sağlamadığı gibi halkı yanıltmaktan başka bir işe yaramaz !

    Bir dönem Patates Soğan depoları basılarak,

    Sözde ucuzluk pazarları kurularak,

    hedef saptırılıp algı yaratılmıştır !

    İşletmelerin Ana Maliyet unsurlarındaki,

    fiyat artışlarının önüne geçilmeden ve

    Asıl ana maliyet kalemlerindeki !

    ürün ve hizmetlerdeki artışları Protesto edip düzeltmeden…

    diğer sorunları çözebilmemiz pek mümkün görünmemektedir.

    Önümüzdeki dönemlerde bu olumsuz durumun toparlanacağına inanmak istiyoruz !

    Alpaslan Kılıç

  • 59.CUMHURBAŞKANLIĞI TÜRKİYE BİSİKLET TURU SONA ERDİ

    59.CUMHURBAŞKANLIĞI TÜRKİYE BİSİKLET TURU SONA ERDİ

    105.4 KİLOMETRELİK İSTANBUL-İSTANBUL ETABI HAVA MUHALEFETİ NEDENİYLE KOŞULAMADI VE DÜNKÜ SONUÇLARLA TUR’UN KLASMANI BELİRLENDİ

    TUR’U DSM-FİRMENİCH TAKIMI’NDAN FRANK VAN DEN BROEK KAZANDI VE 2024 ŞAMPİYONU OLARAK TURKUAZ MAYO’NUN EBEDİ SAHİBİ OLDU

    TUR’UN ŞAMPİYON TAKIMI DA Q.36.5 PRO CYCLİNG TAKIM’I OLDU

    KIRMIZI VE BEYAZ MAYO’YU BİKE AİD TAKIMI’NDAN VİNZENT DORN, YEŞİL MAYO’YU DA DSM-FIRMENICH TAKIMI’NDAN TOBİAS ANDRESEN ELDE ETTİ

    59.Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Tur’unun 105.4 kilometrelik İstanbul-İstanbul etabı hava muhalefeti ve yağan yağmurun parkuru kayganlaştırması nedeniyle koşulamadı. Bisikletçiler (Nötrölize) yarış dışı olarak İstanbul’da tur atıp etabı tamamladılar. Yarışın Genel Ferdi Şampiyonu, Yeşil Mayo, Kırmızı Mayo ve Beyaz Mayo sahipleri dünkü sonuçlar geçerli olmak üzere tescil edildi.

    TUR’UN ŞAMPİYONU BROEK

    Geçtiğimiz Pazar günü Antalya-Antalya etabı ile start alan ve 8 gün boyunca 1.188 kilometre yol kat eden bisikletçilerin bu yoğun mücadelesi İstanbul’da noktalandı. Tur’u DSM-Firmenich Takımı’ndan Frank Van Den Broek kazandı ve 2024’un şampiyonu olarak Turkuaz Mayo’nun ebedi sahibi oldu. İkinciliği Terengganu Takımı’ndan Kudus Merhavi, üçüncülüğü de Polti Kometa Takımı’ndan Paul Double kazandı. Beyaz ve Kırmızı Mayoları da Bike Aid sporcusu Vinzent Dorn elde etti. Sprint Mayo’sunu ise yine DSM-Firmenich Takımı’ndan Tobias Andresen elde etti. Takım halinde şampiyonluğu da Q.36.5 Pro Cycling kazandı.

    TUR SONUNDA MAYOLAR SAHİPLERİNİ BULDU

    Genel klasman (Turkuaz Mayo)

    1 – DSM-firmenich’ten Frank van den Broek – Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak ve Bisiklet Federasyonu Başkanı Emin Müftüoğlu

    2 – Terengganu’dan Merhawi Kudus – Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak ve Bisiklet Federasyonu Başkanı Emin Müftüoğlu

    3 – Polti Kometa’dan Paul Double – Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak ve Bisiklet Federasyonu Başkanı Emin Müftüoğlu

    Puan klasmanı (Yeşil Mayo)

    1 – DSM-firmenich’ten Tobias Andresen – Gençlik ve Spor Bakan Yardımcısı Safa Koçoğlu

    2 – Polti-Kometa’dan Giovanni Lonardi

    3 – DSM-firmenich’ten Fabio Jakobsen

    Dağların Kralı mayosu (Kırmızı Mayo)

    1 – Bike Aid’den Vinzent Dorn – Spor Hizmetleri Genel Müdürü Veli Ozan Çakır

    2 – DSM-firmenich’ten Frank van den Broek

    3 – Beykoz Belediye’den Samet Bulut

    Türkiye Güzellikleri klasmanı (Beyaz Mayo)

    1 – Bike Aid’den Vinzent Dorn – İstanbul Vali Yardımcısı Ünal Kılıçarslan

    Takım klasmanı lideri Q36.5 – Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak ve Bisiklet Federasyonu Başkanı Emin Müftüoğlu

  • SATSO Nisan Ayı Meclisinde Gündem; Mesleki Eğitim, Kentsel Dönüşüm ve Nitelikli İstihdam oldu

    Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası Nisan Ayı Olağan Meclis Toplantısı Meclis Başkanı Erdem ERCAN Başkanlığında Yönetim Kurulu Başkanı A. Akgün ALTUĞ, Yönetim Kurulu Üyeleri ve Meclis Üyelerinin katılımıyla Erol Öztürk Hacıeyüpoğlu Meclis Toplantı Salonu’nda gerçekleştirildi.

    Gündem maddelerinin değerlendirildiği toplantıda 27. Meslek Komitesi (Unlu Mamuller, Et ve Süt Ürünleri) tarafından sunulan Ekmek Azami Fiyat Tarifesi Teklifi maddesi görüşüldü.

    Madde hakkında açıklamada bulunan Meslek Komitesi Meclis Üyesi Ergin BALCI, son dönemlerde işçilik, enerji, hammadde ve akaryakıt maliyetlerinde yaşanan artış nedeniyle üye firmalardan bu konuda talep dilekçesi aldıkları ve komite olarak yapmış oldukları araştırma neticesinde ekmek tarifesinin 200 gr. 10 TL, 400 gr. 20 TL, 1050 gr. ise 50 TL olarak satılmasının uygun görüldüğünü belirtti. Meclis Üyesi Balcı ülkedeki enflasyon gerçeği göz önüne alınarak bu tarifenin hazırlandığına dikkat çekti ve dar gelirli vatandaşlar için halk ekmek ve askıda ekmek uygulamalarının devam ettiğini belirtti. Tarife teklifleri meclis üyelerinin oylarına sunularak valiliğe gönderilmek üzere kabul edildi.

    Toplantının Meslek Komitelerinin Sorunlarının Görüşülmesi Maddesinde Söz Alan;

    1. Meslek Komitesi (Otomotiv ve Yan Sanayi) Meclis Üyesi Yiğit ATEŞ,komite olarak nitelikli istihdam ve mesleki eğitime yönelik çalışma yaptıkları bilgisini vererek meclis üyelerine mesleki eğitim ve nitelikli istihdam ihtiyacının karşılanmasına yönelik bir sunum gerçekleştirdi.

    Türkiye’de ve dünyada örnek teşkil eden ve uygulamalar konusunda detaylı bilgi veren Meclis Üyesi Ateş sunumda özetle şunları dile getirdi: “Komite olarak bu sunumu hazırlarken 2022 Türkiye-OECD çalıştayının raporlarından, İSO çalışmalarından ve TOBB’UN Mesleki Eğitim Kurulu’ndan destek aldık. 1999 yılı mesleki eğitimde katsayı uygulaması başladı. Bu nedenle mesleki eğitim başarılı öğrencilerin tercih etmediği başarısızların gittiği devamsızlıkların çoğaldığı bir duruma geldi. Mesleki eğitim eskiden devlet arzıyla yönetiliyordu şimdi özel sektörün himayesine girmeye başladı. SATSO’muzun da çok güzel uygulaması var, ülkede sadece 11 adet bulunan biri de Odamız himayesinde. Bunun örnekleri devam edecek; 81 ilde 128 meslek lisesi TOBB’a devredildi. Bizim komite olarak meslek liselerinin kötü algısının bitirilmesi, sosyokültürel gelişim, iş olanaklarının artırılması, ihtisas meslek liseleri ve MYO’lara girmede öncelik gibi 22 adet çözüm önerimiz var. Bu konuya da ağırlık verecek çalışmalarımızı şekillendireceğiz” dedi.

    1. Meslek Komitesi (Kooperatifler, Enerji Altyapı ve Hafriyatçılar) Meclis Üyesi Mehmet ÇATALBAŞ, “1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’na geçici bir madde eklendi. MERSİS sistemine bilgi girilmesi gerekiyor. Benim de başkanlığını yaptığım Karasu Küçük Sanayi Sitesi Koop. gibi çok eski koop. var ve üyelerimizin bilgileri var. Ancak bu MERSİS sistemi birçok bilgiyi istiyor. Bunu da halledemeyen ve hata ile karşılaşan kooperatifler var ve ek süre verilmesini istiyoruz. Karasu sanayi sitemizin cami ve imar problemleri vardı. Gerekli yerlere gönderdik, yakından takip ettik ama sonuç alamadık. Sanayinin imarı iptal oldu. Kooperatifimize ait 147 dönüm arazimizin 60 dönümü sanayi sitesi olarak kullanılıyor, kullanımda olmayan kalan yerler alınsın 60 dönümün imarı dursun dedik ancak yine reddedildi. Davaya gittik, davalar devam ediyor. Mahkeme bana celp gönderdi.  Dava konusu iptal edildi.  İstanbul Üniversitesi’nden bilir kişiler geldi. Yerinde incelediler ama ilgili belediye bu raporlara da itiraz etti.”

    1. Meslek Komitesi (Bilişim ve Telekomünikasyon) Meclis Üyesi Necmettin KIRIK, “Yiğit Bey’in açıklamalarından memnun olduk. Bizler komite olarak odamız yönetimi ile birlikte bir bilişim meslek lisesi hayata geçirmek istedik. Adapazarı ilçe sınırları içinde okul tahsis edildi. Karar çıktı ve merkezde bulunan bilişim bölümleri kapatılacak bizim açtığımız lisede toplanacak, bu okulun önemi artacak dendi ancak olmadı. Bizler İSO’nun 2022’de hayata geçirdiği okulu 2018’de ortaya attık. Bizler Oda olarak birçok oda ve kuruluşun şu anda düşündüğü şeyi çok önceden sürecini başlattık. Süreç maalesef hızlı gitmiyor ya da bizim düşündüklerimizi yaptırmıyor. Bilişim okuyan gençlerin %95’i bilişimle ilgili bir iş yapmıyor maalesef.

    Sektör olarak kredi kartı faizleri ve taksit sınırlandırılması bizleri zorluyor. Vatandaş ihtiyacı olduğu ürünlere ulaşamıyor. Belediye başkanlarının seçim öncesi bilişime yönelik vaatlerinin takipçisi olacağız. Başka bir konu: stajyer ödemeleri geliyor ancak kime geldiği belli değil açıklama yazmıyor. Bu konuda desteklerin de artması gerekiyor. Bilişim sektörü çok önemli bir sektör ve teşvik ve hibelerin artması gerekiyor” dedi.

    1. Meslek Komitesi (Eğitim ve Öğretim Faaliyetleri) Meclis Üyesi Kenan TAÇYILDIZ, “Televizyonda özel okulların öğretmen maaşlarının yarısına destek verildiği söyleniyor ancak yanlıştır. Bence vergi ve sigorta kesintileri olmadan çalışanlara brüt ücreti verilsin kendileri ödesin ki devletin vergisel anlamda kesintilerine yönelik tepkiler çoğalacaktır. 30 bin TL veren bir işverenin maliyeti 50.288 TL oluyor. Eğitimde yapılan bir hatanın bugün sonuçlarını çekiyoruz. 1988 yılında taşımalı sistem hayata geçirildi ve 1991 yılında MEB bunu daha da benimsedi yatırımları yapmadan taşımalı sistem kullanıldı. Ancak yolun uzunluğu ve zahmeti vardı, bu nedenle taşımalı sistemden rahatsız olan ekonomik durumu iyi aileler merkezlere taşındı. Bu sefer köyler boşaldı, hayvancılık ve tarım bitti ki bunun sonuçlarını bugün çekiyoruz. Bugün de yapılacak bir hatanın sonuçlarını torunlarımız çekecek. Köye geri dönüş başlamalıdır. Nitelikli istihdamın bulunmamasındaki en önemli sebep sosyal yardımlardır. İŞKUR bir vatandaşa 3 kere iş buluyor 4. kez bulmuyor ve yeşil kartı iptal ediliyor. Ancak bu iptal etme kuralı da maalesef uygulanmıyor.

    Yiğit Bey’in dediği gibi yıllar önce meslek liselerine akıllı çocuklar gidiyordu. Meslek liseleri en donanımlı ve pahalıya mâl olan liselerdir. Orada pahalıya öğrenci yetiştirip sonra başka meslek yapabilirsin denilemez bize göre.” dedi.

    1. Meslek Komitesi (Isıtma, Soğutma ve Mekanik Tesisatçılar) Meclis Üyesi Adem BİLGEN, “Komite olarak biz de nitelikli istihdama yönelik girişimler yapıyoruz. Bizler sesimizi bu konuda gür çıkardıkça elbet başarılı olacağız. Meslek liselerindeki öğrencilerin yönlendirilmemesi konusunda öğrencilerin ailelerinin de yönlendirilmesi gerekiyor. Ailelerin öğrencileri yönlendirmemesi gerekiyor. Kolunda altın bilezik olan herkes kazanır ancak maalesef gençlerimiz kolay para kazanmaya çalışıyor. Tesisatçılar Çarşısı Projesi ile ilgili çalışmalarımız devam ediyor ve hayata geçirmeye çalışıyoruz. Komite olarak içimizdeki beraberliği artırmak amacıyla sektörel bir futbol turnuvası gerçekleştireceğiz.” dedi.

    34. Meslek Komitesi (Müteahhitlik Faaliyetleri) Meclis Üyesi Enes ZENGİN, “İlimizin en büyük sıkıntılarından biri olan kentsel dönüşümün önündeki en büyük engel otopark yasasıdır. Bu devam ettiği sürece yerinde dönüşüm uygulanamaz. Adapazarı’nda yerinde dönüşüm yapacağımız zaman 120 metrekare dairelere daire başı 250 bin TL otopark ücreti ödenmesi gerekiyor. Kentsel dönüşüme girecek binalara yönelik otopark yasası kalkarsa ilerleyebiliriz. Bizim de sektör olarak personel sıkıntımız var. Çalışanlarımız 40-45 yaş aralığında. Yakın zamanda çimentoya %30 zam geldi ve beton santralleri de zam yaptı. Şimdi çimento zammı geri alındı ve beton santrallerine gelen zam geri alınacak mı? İlimizde 6 tane beton laboratuvarı var ve bunlar çok yetersiz. Sayısının artırılması gerekiyor.” dedi

     

    4. Meslek Komitesi (Tarım Ürünleri Üretimi ve Ticareti) Meclis Üyesi Ahmet BAYRAK, “1 kilo et ve 1 kilo peynir aynı fiyata geldiğinde bu kürsülerden uyarmıştık. Kasım 2022’de kesim fiyatı 102 TL iken şimdi 380 TL. Problemin kaynağını yok edemeyen yöneticiler var. Pandemiden bu yana süt fiyatlarının sürekli baskı altında tutuldu ve dişi hayvanlar kesildi, dişi hayvan popülasyonu %40 azaldı. Enflasyon var döviz artıyor, yetiştirme fiyatları arttı. Üretimi çözmediğimiz sürece fiyat artışları devam edecek. Ülkede besi çiftlikleri hayvan bulamadığı için kapasitesinin altında üretim yapıyor. Hep ithal ediliyor yabancılar kazanıyor, yerli üreticiye destek verilmiyor. Ben önceden sene sonu için 380 TL demiştim şimdiden bu fiyatı buldu artık yıl sonunda fal bakacağız. Nitelikli personel de bulunamıyor, sektörümüzde çalışmıyorlar. Yabancı işçileri tarım ve inşaat sektöründen kaldırırsak sistem çökecek maalesef.” dedi.

    12. Meslek Komitesi (Kitap, Kırtasiye, Basım, Reklam, Medya ve Yayın Kuruluşları) Meclis Üyesi Zafer BEKDEMİR, “Komite üyelerimizi ziyaretlerimizde bir üyemiz ekonomik olarak hiçbir şekilde sorunu olmadığını belirtti ve konuyu açtığımızda bizim sektörümüz haricinde birçok sektörde de al-sat olarak faaliyet yürüttüğünü belirtti. Evet para kazanmak çok kolay ancak fark yaratmak, devamlılık arz etmek zordur. Gençlerimize bunları aşılamak gerekiyor. Bizim sektörümüz geleceği açık firmalar ile dolu. Bazen de ters etkiler oluyor. Bizim mesleğimizde vefa borcu hissedeceğimiz birçok arkadaşımız var. Önceki yıllarda basılı evrakların zorunlu haller dışında şehir içinde işletmelerde bastırmak zorunluydu ancak günümüzde uygulanmıyor. Bu nedenle mümkün olduğunca alışverişimizi ve ticaretimizi şehir içinden yapmaya özen gösterelim.” dedi.

    Toplantının Dilek ve Temenniler bölümünde söz alan;

    1. Meslek Komitesi (Bilişim ve Telekomünikasyon) Meclis Üyesi Necmettin KIRIK, “Ben meslek lisesi mezunuyum ve meslek liselerinin önemini biliyorum. Meslek liseleriyle ilgili sorun yeni değil. Son zamanlarda her yere imam hatip açmayı ben de doğru bulmuyorum ancak meslek liseleriyle ilgili sorun, 1999 öncesi katsayı uygulamasının çıkması ile başlıyor. İki komşu ilimiz Kocaeli ve Düzce’ye baktığımızda E-5 bandında yan yollar çok düzgün uygulanmış ancak bizde neredeyse hiç yan yol yok. Şimdi Pekşenler tarafına bir viyadük yapıldı ve yan yollar da verimli olursa çok rahat şekilde Hendek-Akyazı ve devamına gideceğiz, trafiği rahatlatacaktır.” dedi.

    17. Meslek Komitesi (Kooperatifler, Enerji Altyapı ve Hafriyatçılar) Meclis Üyesi Adnan BORAZANCIOĞLU, üniversite-iş dünyası iş birliğine örnek bir başarı hikayesini meclis üyeleri ile paylaştı. Borazancıoğlu Türkiye’de AACSB akreditasyonuna sahip iki üniversiteden birinin Sakarya Üniversitesi İşletme Fakültesi olduğuna vurgu yaparak akreditasyon programını tanıttı. SATSO’nun 2016 yılından bu yana fakülte danışma kurulunda yer aldığını ve bu sürece katkı sunduğunu belirtti. İhracat yapan firmaların belgelerinde sayman olarak şehirdeki belediyelerden birini göstermesi durumunda gelirler payının o belediyelere gönderildiği bilgisini de paylaştı. İhracatçı firmalara duyurulması gerektiğini ifade etti.

    17. Meslek Komitesi (Kooperatifler, Enerji Altyapı ve Hafriyatçılar) Meclis Üyesi Mehmet ÇATALBAŞ, “Kahverengi yeşil kokarca meyve-sebzenin, ceviz-fındığın baş belası oldu. Doğu Karadeniz’de ciddi şekilde yayılım gösterdi ve ilimizde de görülüyor.  Karasu’da MEB’e tahsisli 12 dönüm arazi var. TOBB’un bu arazide yeni bir meslek lisesi yapılması konusunda girişimleri olabilir, bu önerimi buradan dile getiriyorum. Karasu demiryolu, Kibar Holding arazisi ve yatırımı ile BMC arazileriyle ilgili son durum ne olacak merak ediliyor. Açıklanan yeni mevzuata göre küçük sanayi siteleri kalktı ve yeni adı karma sanayiler oldu yani statüsü yükseldi.

      4. Meslek Komitesi (Tarım Ürünleri Üretimi ve Ticareti) Meclis Üyesi Ahmet BAYRAK, “Deprem gerçeğini unutmuyoruz. 1939 Erzincan depreminden sonra Kuzey Anadolu Fay Hattında sürekli depremler oldu. İlimizde de 7’den büyük deprem olma ihtimali çok arttı. Bu Tokat depreminden sonra bir deprem yaşamamız olasılığı %90’ın üzerinde ve çok az zaman kaldı. 3-4 sene içerisinde Sakarya büyük bir depremle karşı karşıya kalacak. Sakarya’da makro ölçekli kentsel dönüşüm yapılmalıdır.” dedi.

    1. Meslek Komitesi (Bilişim ve Telekomünikasyon) Meclis Üyesi Behlül BAYRAK, “Kentsel dönüşüme yönelik görüşler çok önemli. Bu konular kısa sürede kamuoyunun hoşuna gidecek şekilde ele alınıyor. Bu dönüşüm sürecinde ticaret yapan işletmeler ne olacak? Bu konuyu hızlı bir şekilde Türkiye gündemine sokmamız lazım. İçerideki ticaret erbaplarının dükkanlara yaptıkları yatırımlardan sonra mağduriyet yaşamaması da gerekiyor. Karot alınıyor 3 ay içinde boşalt deniyor. Sapanca çok sık gündeme geliyor. Sapanca bir turizm değişikliği yaşadı son 5 yılda. Bungalovlar ile ilgili önemli bir dernek var ve iyi işler yapıyor. Ancak düşünmek lazım: Sapanca nasıl bir yol izleyecek. Gelişigüzel mi yoksa alıcının satıcının memnun olduğu bir sistem mi olacak? Bizler bir toplantı organize ederek bunu konuşacağız. Sakarya’nın her güzelliğinden yararlanabileceğimiz bir şehir olmasını istiyoruz.” dedi

    7. Meslek Komitesi (Isıtma, Soğutma ve Mekanik Tesisatçılar) Meclis Üyesi Adem BİLGEN, “Herkes kentsel dönüşüm ve deprem ile ilgili kaygılarını dile getirdi. Ben de aynı fikirdeyim. Sakarya’mız deprem bölgesi ve otopark yönetmeliği de depreme hazırlık için değiştirilebilir. SATSO olarak bir komisyon kurulabilir ve deprem bölgesindeki şehirlere giderek oradaki TSO’lar ile görüşülüp neler yapıldı, neler değişti konusunda çalışıp raporlaştırabiliriz.” dedi.

    SATSO Ocak Ayı Meclis Toplantısı dilek ve temenniler gündem maddesinin ardından sona erdi.