Kategori: Haberler

Haberler

  • Dünyanın en pahalı ülkelerinden biri olduk…

    Dünyanın

    en pahalı

    ülkelerinden

    biri olduk…

     

    Necdet Buluz

     

    Turizm demek sadece otel, kum güneş deniz demek değildir. Alış-verişin de turizmde ayrı bir yeri vardır. Alış-veriş turizmi para demektir, esnafın nefes alması demektir. Türkiye alış-verişten çok para kazanan ülkelerden biri olmasına rağmen yüksek enflasyon ve pahalılık alış- verişte rüzgar tersine esmeye başlamıştır. Türkiye, en pahalı ülkelerden biri olarak gösteriliyor.

    Edirne, alış-veriş turizminde önde olmasına rağmen, yüksek enflasyon ve pahalılık nedeni ile alış-verişte yüzde 30-40 oranında düşüş yaşamaya başladı. Bu durum, esnafı da sıkıntıya soktu.

    Enflasyondaki yükseliş öncesi dönemde, sınır kentleri ve İstanbul yoğun olmak üzere alışveriş turizminde öne çıkan Türkiye, yabancı için de pahalı hale gelince, trafik terse döndü.

    Yüksek enflasyon ve kur baskısı, turist alıverişinde ibreyi tersine çevirdi. Yabancıların Türkiye’den alışverişi yüzde 30-40 gerilerken; Türk vatandaşlarının yurtdışından yaptığı alışveriş ise hem online hem de offline’da iki kattan fazla arttı.

    Geçmiş yıllarda kur avantajının da etkisi ile Türkiye’ye yönelen turizm alışverişinde rota, son iki yıldır dövizde meydana gelen baskı ve yüksek enflasyon nedeni ile tersine döndü.

    Yabancıların Türkiye’den yaptığı alışveriş geçen yıllara oranla yüzde 30-40 oranında gerilerken, Türk vatandaşlarının yurt dışından hem online hem de offline alışverişi ise adet ve değer olarak rekor kırdı.

    Bankalararası Kart Merkezi (BKM) verilerine göre bu yılın ilk çeyreğinde yerli kartlar ile yurt dışından yapılan alışverişin adedi 83 milyonu aşarken, değeri ise 80 milyar TL’yi aştı.

    Geçen yılın aynı döneminde alışveriş adedi 60 milyon 700 bin, alışveriş tutarı da 34 milyar 143 milyon TL olarak gerçekleşmişti. Söz konusu rakamlar işlem adedinde yüzde 38.2, değerinde ise yüzde 135’lik artış anlamına geliyor.

    Türkiye’deki enflasyonist baskı, yurt dışına alışveriş için giden Türk vatandaşlarının sayısında da rekora yol açtı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre geride bıraktığımız yıl gidiş nedenine göre çıkış yapan Türk vatandaşlarının sayısı 11 milyona çıkarken, bu rakam içinde gidiş nedenini alışveriş olarak belirtenlerin sayısı bir önceki yıla oranla yüzde 40 artarak 325 binden 455 bine yükseldi. Böylece yıllık bazda yurt dışına çıkış nedeni olarak alışverişi beyan eden vatandaşların oranı yüzde 4.9’dan yüzde 5.5’e yükseldi.

    Peki yabancıların Türkiye’den alışverişinde son durum ne?

    Bu noktada Türkiye’nin Avrupa’dan daha pahalı ülke haline geldiğini dile getiren Birleşmiş Markalar Derneği (BMD) Başkanı Sinan Öncel, “Örneğin İtalya’da, Yunanistan’da 20 Euro olan standart bir ürün Türkiye’de 50 Euro karşılığı fiyatla satılıyor. Türkiye dünyanın en pahalı ülkelerinden biri oldu.

    Çok değil iki yıl öncesine kadar ülkemizde kartlı harcamaların yaklaşık yüzde 10’unu yabancılar yapıyordu. Oran geçen yıl yüzde 6 civarında kalmıştı. BKM verilerine göre bu yılın ilk iki ayında yabancıların toplam kartlı harcama içindeki payı yüzde 4’ün de altına indi. Bütün bu veriler yaz sezonu için çok fazla umut vermiyor” değerlendirmesinde bulundu.

    BKM verilerine göre bu yılın ilk çeyreğinde yerli ve yabancı kartlar ile yapılan alışveriş tutarı 2 trilyon 649 milyar TL olarak gerçekleşirken bunun 83 milyar TL’si, yani yalnızca yüzde 3,1’yi yabancıların yaptığı alışverişten oluştu. 2022’nin aynı döneminde bu oran yüz209 de 6 idi.        Alışveriş Turizminde Trafik Terse Dönd

    Özellikle 2021’de kur avantajının da etkisiyle Bulgaristan, Gürcistan ve İran gibi sınır ülkelerden Türkiye’ye alışveriş için günübirlik gelenlerin sayısı rekor kırmıştı.

    Edirne Esnaf ve Sanatkar Odaları Birliği (EDESOB) Başkanı Kemal Cingöz, yaptığı değerlendirmede geçmiş yıllara göre alışveriş için gelen turist sayısında düşüş yaşandığına dikkat çekerek, “Geçtiğimiz yıl çekirge sürüsü gibi gelirlerdi. Şimdi öyle bir durum yok. Geçen yıllara oranla yüzde 30-40 bir gerileme var. Bunun bir sebebi de buradaki iş insanları Bulgaristan’da işletme açtı. Buradan malları toptan olarak oraya götürüp orada satıyorlar” diye konuştu.

  • EMEĞİN SESİ KOCAELİ’DEN YÜKSELDİ

    EMEĞİN SESİ KOCAELİ’DEN YÜKSELDİ

    1 MAYIS’I KOCAELİ BAŞTA OLMAK ÜZERE, İSTANBUL’DA VE 81 İLDE KUTLADI

    HABER-FEHMİ DUMAN-Kocaeli Seka Park

    HAK-İŞ olarak, 1 Mayıs Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma gününde Kocaeli’de “Filistinli İşçilerle Dayanışma”  temasıyla birlik, beraberlik ve dayanışma mesajları verdi

    Türkiye’nin emek hareketinin amiral gemisi Kocaeli’de gerçekleştirdiğimiz 1 Mayıs Uluslararası Birlik Mücadele ve Dayanışma Günü programına, Genel Başkanımız Mahmut Arslan, Genel Başkan Yardımcılarımız Yunus Değirmenci, Devlet Sert, Halil Çukutli, Mehmet Ali Kayabaşı, Genel Sekreterimiz Eda Akbulut, Genel Sekreter Yardımcılarımız Fatma Zengin ve Hamdi Abdullah Koçoğlu,  Filistin Genel İşçi Sendikaları Federasyonu (PGFTU) Genel Başkan Yardımcısı Abdalhadi A.M.Darabutaha, Hizmet-İş Sendikamızın Kurucu Başkanı Hüseyin Tanrıverdi, HAK-İŞ’e üye sendikalarımızın Genel Başkan ve yönetim kurulu üyeleri ile binlerce HAK-İŞ üyesi katıldı.

    HAK-İŞ olarak 1 Mayıs’ta, Ücretlerden Alınan Vergi Oranları Düşürülmeli” , “Sendikal Örgütlenmenin Önündeki Engeller Kaldırılmalı” , “Çalışanlar Enflasyon Karşısında Korunmalı” , “Soykırıma Hayır, Filistin’e Destek” , “Gazze’ye Selam, Direnişe Devam”, “Filistin Bizim Kırmızı Çizgimizdir” taleplerimizi içeren büyük afişler miting alanını süsledi.

    Ülkemizin dört bir yanından 1 Mayıs Uluslararası Birlik Mücadele ve Dayanışma Günü’nü kutlamak için Kocaeli’de bir araya gelen HAK-İŞ’li emekçiler Genel Başkanımız Mahmut Arslan ile birlikte kortej oluşturup 1 Mayıs programımız için Seka Park’a yürüdü. “Yaşasın HAK-İŞ, Yaşasın 1 Mayıs”, “HAK-İŞ Seninle Gurur Duyuyor”, “HAK-İŞ Nerede Biz Oradayız”, “Filistin’e Selam Direnişe Devam “sloganları atıldı.

    Genel Başkanımız, alanda bekleyen kalabalık tarafından coşkuyla karşılandı. Program, iş kazaları, deprem, salgın, doğal afet ve vatan savunmasında kaybettiğimiz şehitlerimiz için 1 dakikalık saygı duruşu ve ardından İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı.

    Vatan uğrunda kahramanca can veren tüm şehitlerimiz, iş kazalarında hayatını kaybedenler ve Filistin’de şehit olan kardeşlerimiz için okunan Kur’an-ı Kerim tilaveti işçiler tarafından huşu içinde dinlendi.

    “Gazze’li Emekçi Kardeşlerimize Selam Olsun”

    Üzgün ama onurlu Filistinli işçileri temsilen 1 Mayıs programımıza Filistin’den katılan PGFTU Federasyonu (Filistin İşçi Sendikaları Federasyonu) Genel Başkan Yardımcısı Abdülhadi Darabutaha olmak üzere, değişik illerden ve Kocaeli’nden gelip bu meydanı onurlandıran aziz HAK-İŞ’lilere seslenen Arslan, “Selam olsun, siyonist İsrail’in bütün baskı ve zulmüne karşı emeğiyle, alın teriyle hayatını sürdürmeye çalışan Filistinli Gazze’li emekçi kardeşlerimize selam olsun, mazlumları, mağdurları, masumları dert edinen vicdan sahibi emekçi kardeşlerime” diye konuştu.

    HAK-İŞ olarak, Siyonistlerin Filistin halkına yönelik artık sistematik bir hale gelen ve her geçen gün dozunu artırarak devam eden soykırımı lanetlediklerini ifade eden Arslan, “Çünkü Filistin bizim davamız, çünkü Kudüs bizim davamız, Kudüs bizim kutsalımız, Aksa bizim kutsalımız. HAK-İŞ olarak, bütün imkânlarımızla Kudüs’e sahip çıkmaya, Filistinli kardeşlerimizle birlikte olmaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

    Arslan Grev ve Eylemdeki İşçilere Seslendi

    İnsanca bir yaşam için mücadele eden, Lezita Grevindeki işçiler başta olmak üzere, grevdeki, eylemdeki bütün işçilere de seslenen Arslan, “1 Mayıs uluslararası birlik, mücadele ve dayanışma gününüzü bütün kalbimle kutluyorum” dedi.

    Arslan Taleplerimizi Sıraladı

    HAK-İŞ olarak, üyelerimizin ve tüm emekçilerin hak ve çıkarları için yoğun bir mücadele yürüttüklerini ifade eden Arslan, Kocaeli’nden emekçilerin taleplerini sıraladı. Arslan, “Sendikal örgütlenmenin önündeki engellerin kaldırılmasını, toplu pazarlık kapsamının genişletilmesini, işten atılmaların önlenmesini, ücretler üzerinden alınan ağır vergi oranlarının düşürülmesini, az kazanandan az çok kazanandan çok vergi alınmasını, enflasyon karşısında emekçilerin korunmasını, ücretlerin milli gelirden aldığı payın artırılmasını, emekçinin refah artışından hak ettiği payı almasını istiyoruz” dedi.

    Arslan, “Kayıt dışı istihdamın azaltılmasını, güvencesiz çalışma sisteminin sona erdirilmesini, iş kazalarının son bulmasını, istihdamda kadın ve gençlere daha çok yer verilmesini istiyoruz. Annelik hakkının korunmasını, kreş ihtiyacının karşılanmasını, gençlerin eğitim, staj, işe giriş ve istihdam imkanlarının geliştirilmesini çocuk işçiliğiyle daha etkin mücadele edilmesini, engellilerin toplumsal hayata katılımının arttırılmasını istiyoruz. Asgari Ücret Tespit Komisyonunun yapısının değiştirilmesini, iş güvencesi kapsamının genişletilmesini, kadro alamayan işçilerimize kadro verilmesini istiyoruz.  696 sayılı KHK ile kadroya geçen emekçilerin için tayin, becayiş ve nakil hakkı verilmesini, Çaykur başta olmak üzere mevsimlik ve geçici işçilerin sorunlarının çözülmesini, KÇP’ne belediye ve özel idarelerinde dahil edilmesini istiyoruz. Mahalli idarelerin iştiraklerinde/şirketlerinde çalışan işçilere 52 günlük ilave tediye ödenmesini, belediyelere bağlı kuruluşlar ve belediyelerde çalışanların enflasyon farkı, ilave artışlar ve iyileştirmelerden istisnasız olarak yararlandırılmasını istiyoruz. Ev işçileri ve bakım işçilerinin iş konunu kapsamına alınmasını ve sendikal hakların sağlanmasını talep ediyoruz” diye konuştu.

    “Alınteriyle Ekmeğini Kazanan Emekçileri Sendikalı Olmaya Davet Ediyorum”

    Arslan, bu ülkenin çalışanları, üretenleri, emeğiyle geçinenleri olarak hala pek çok sorunun olduğunu söyleyerek, “Buradan, bu meydandan haykırıyoruz, sesimizin duyulmasını istiyoruz. Alın teriyle ekmeğini kazanan bütün emekçi kardeşlerimi, 1 Mayıs meydanından, bir kez daha sendikalı olmaya davet ediyorum. HAK-İŞ olarak tüm sendikalarımızla sizlerin sorunlarını çözmek için birlikte mücadeleye, yeni ufuklara yürümeye, aydınlık bir gelecek inşa etmeye, Türkiye yüzyılını emekçilerin yüzyılı yapmaya kararlıyız” dedi.

    1 Mayıs Mitingi Hazırlık ve Tertip Komitesi adına, 1 Mayıs mitingi açılış konuşmasını HAK-İŞ Genel Başkan Yardımcımız Yunus Değirmenci gerçekleştirdi. Değirmenci, “Dayanışmamız ve alın terimiz için birlik ve beraberliğimiz için akın akın bu alanı dolduran emekçi kardeşlerim, alın teriyle memleketin dört bir yanını bereketlendiren işçi kardeşlerim, bin bir zahmetle alın teri akıtarak, emeğiyle ailesini geçindirirken aynı zamanda cennet vatanımıza hizmet sunan emekçilerimiz. 1 Mayıs Emek ve Dayanışma günümüz kutlu olsun. Hoş geldiniz, sefalar getirdiniz” diye konuştu.

    HAK-İŞ Kocaeli İl Başkanımız Muharrem Subaşı tarafından selamlama konuşması gerçekleştirildi. Subaşı, “HAK-İŞ Kocaeli İl Başkanlığı olarak bu yıl 1 Mayıs’ı emeğin başkenti Kocaeli’nde kutluyoruz. Genel Başkanımıza ve tüm teşkilatımıza 1 Mayıs’ı Kocaeli’nde kutladığı için teşekkür ediyorum. Haklarımız için, daha çok demokrasi ve adalet için,  iş ve aş için, onurlu bir yaşam için, Filistin ve Gazze’de zulme uğrayan mağdur ve mazlumlar için yaşasın 1 Mayıs diyoruz” şeklinde konuştu.

    Filistin Genel İşçi Sendikaları Federasyonu (PGFTU) Genel Başkan Yardımcısı Abdalhadi A.M.Darabutaha, 1 Mayıs Uluslararası Birlik Mücadele ve Dayanışma Günü adına miting alanını dolduran binlerce HAK-İŞ’li emekçinin işçi bayramını kutladı. Darabutaha, 7 Ekim’den bu yana Filistin’de işgalci İsrail tarafından on binlerce kişinin öldürüldüğünü ve binlerce yaralının olduğunu ifade etti.

    Darabutaha, “Bugün 1 Mayıs’ı kutlarken Filistin halkına karşı soykırım uygulanmaktadır. 500 bin kişiden fazla işsiz kaldı. Yoksulluk oranı çok arttı. İnsan onuruna yakışır işten bahsetmek artık mümkün değildir. İşgalci İsrail, iş piyasasını tamamen durdurmuştur. Batı Şeria’da şehirlerin ve köylerin girişlerine barikatlar kurulmuştur. Mescidi Aksa her gün Yahudi Yerleşimciler tarafından vahşice saldırıya uğramaktadır. İsrail hapislerinde yaklaşık olarak 13 bin Filistinli tutuklu bulunmakta olup gayri İnsani işkenceler maruz kalmaktadır. Masum tutuklu siviller ölene kadar açılığa maruz bırakılmaktadır. Gazze toprakları artık çocuklarımız, kadınlarımız ve yaşlılarımız için toplu mezarlıklar haline gelmiştir” dedi.

    HAK-İŞ Kocaeli İl Başkanımız   Mehmet Mesut Gökdemir, “HAK-İŞ Sakarya İl Başkanlığı olarak bu yıl 1 Mayıs’ı emeğin başkenti Kocaeli’nde kutluyoruz. Genel Başkanımıza ve tüm teşkilatımıza 1 Mayıs’ı Kocaeli’nde kutladığı için teşekkür ediyorum. Haklarımız için, daha çok demokrasi ve adalet için,  iş ve aş için, onurlu bir yaşam için, Filistin ve Gazze’de zulme uğrayan mağdur ve mazlumlar için yaşasın 1 Mayıs diyoruz” şeklinde konuştu.

    1 Mayıs vesilesi ile tüm Uluslararası sendikal örgütlere çağrıda bulunan Darabutaha, “Filistin çalışanlarının haklarını elde etmek için onların yanında durun ve onları destekleyin. İşgalci devletin saldırılarını kınamanızı, işgalin sona ermesi için hep birlikte acilen hareket etmenizi istiyorum ” şeklinde konuştu.

    Filistin çalışanları adına Filistin davasına sahip çıkan Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a şükranlarımızı sunan Darabutaha, tüm ulusal ve uluslararası platformlarda Filistinlilere sahip çıkan, savunan ve sesi olan Genel Başkanımız Mahmut Arslan’a da teşekkürlerini iletti.

    Konuşmaların ardından Genel Başkanımız Mahmut Arslan, HAK-İŞ Yönetim Kurulu üyelerimiz ve üye sendika başkanlarımız ile birlikte platformdan  karanfiller dağıtıldı, güvercinler uçuruldu. Ayrıca Filistin bayrakları renginde balonlar uçuruldu.

    Program 1 Mayıs Bildirisinin okunmasının ardından, toplu fotoğraf çekimi ile son buldu.

  • Sakarya Kent Şurası Nisan ayı Toplantısını yaptı

    Sakarya Kent Şurası Nisan ayı Toplantısını yaptı

    Sakarya Kent Şurası Nisan ayı Toplantısını yaptı
    Sakarya Kent Şurası 129. Toplantısında Sakarya ilinin kentsel ölçekte yeni yaklaşımlara gereksinimi gündem oldu
    Kent Şurası 129. toplantısını, Şura Başkanı Erol Öztürk Hacıeyüpoğlu öncülüğünde 36 üyenin katılımı ile gerçekleştirdi.
    Toplantıda gündem değerlendirmesinin yanı sıra üyelerin Sakarya için istekleri ve önerileri dile getirildi.
    Kent Şurası Başkanı Erol Öztürk Hacıeyüpoğlu “
    Sakarya ilinin Geleceği İçin Kimlik ,Koruma , Kalite , Kamusal Alan ,Kapasite , Kaynak, Kalkınma, Karma Kullanım , Kümelenme , Katılım, Kurgu, Kentsel Strateji konularını benimseyen idarelere ihtiyaç vardır. Sakarya ilinin en önemli sorunları olan;- Yapı Kalitesi- Yaşam Kalitesi risklerinin azaltılması, kentler ve bölgeler arası eşitsizliğin ortadan kaldırılması için kentsel ve bölge ölçekte yeni yaklaşımlara gereksinim bulunmaktadır.
    Günümüz kentleri farklılaşan kimlikleri ve özellikli temalarla öne çıkmaktadırlar. Örneğin, Sağlık Kenti, Spor Kenti, Finans Kenti, Bilgi Kenti, Kültür Kenti vb. tanımlamalar, kentlerin, aynı zamanda, bütçeleri, kaynakları, program ve projeleri, işbirlikleri vb. konuları yönlendiren bir çerçeve sunmaktadır. Kentlerin gelişimi çok boyutlu olduğundan, kentin kimliğini etkileyecek faktörler de çok boyutludur. Tarihi, toplumsal, ekonomik ve kültürel yapı, kimliği biçimlendiren ana etkenlerdir. Ayrıca, gelenekler, sanayi, tarımsal üretim, topografya, iklim, çevresel veriler, anıtsal yapılar, morfolojik özellikler de kimliği etkileyebilir
    Kentlerimizin kapsamlı dönüşümü sürecinde kültürel ve doğal değerler öncelikli olarak yer almalıdır. Kentlerimizin pek çoğunda bulunan zenginlikler ve değerler; tarihi, kültürel ve doğal değerlerimizin iyi yönetimi konusunu gündeme getirmelidir
    Sakarya ili Yöneticileri Kentlerin dönüşümü ve gelişimi sürecinde ekonomik canlılığın sağlanması ve bölgesel ölçekten yerel ölçeğe kadar tüm seviyelerde kaynak yaratılması için hem finansman, hem insan, hem de doğal kaynakları yeniden ele alınmalıdır.”dedi

    Geri dönüştürülmüş su kullanmak gereklidir
    Doç. Dr. Mahnaz Gümrükçüoğlu Yiğit, İklim değişikliği mücadelesinde geçmişten günümüze alınan önlemleri ve karşılaşılan eksiklikleri detaylarıyla açıklarken COP 28 ve 2023 Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı’nda gündem olan kritik kararları da ele aldı. Ayrıca bireylerin katkı sağlayabileceği, küresel anlamda önemli bir rol oynayan bireysel elektrik ve su tasarrufu önerilerinden söz etti.
    Yiğit, “İklim krizi nedeniyle önümüzdeki dönemlerde kuraklığın daha da artacağını düşünürsek insanların bu konuda çok daha bilinçli olması gerekiyor. su kullanımı ve su tüketimi Özellikle geri dönüşüm olmak üzere çok su kullanan endüstrilerde “Geri dönüştürülmüş su kullanmak gereklidir. İnsanların bu bilinçle hareket etmesi gerekiyor. Aksi takdirde su kaynaklarını yönetemeyiz” dedi.
    Haluk AKBAY- Eğitim, bireylere sağladığı özel yararlar yanında, toplumsal açıdan yaratmış olduğu dışsallıklar nedeniyle de ülkelerin ekonomik kalkınmalarında önemli bir rol oynamaktadır.Bireylerin eğitim seviyesi yükseldikçe nitelikli işgücü teminindeki sıkıntılarda aşılmakta, bilimsel ve teknolojik yenilikler hız kazanmaktadır.
    Emeğin verimliliğinin artması sonucu, milli gelir düzeyi hızla artmakta, yaratılan gelir daha adil paylaşılır hale gelmektedir
    Eğitim düzeyi artan toplumlarda yönetimler daha demokratik bir nitelik kazanır. Ekonomik ve siyasal istikrar sağlamak kolaylaşır suç işleme oranları düşer.
    İnsan kaynağının, özellikle sosyal iyileşmeye ve buna bağlı olarak ekonomik gelişmeye katkısı oldukça büyüktür. Eğitime yapılan yatırımların geri dönüş hızı fiziksel sermaye yatırımından daha yüksek olur.
    Eğitim iktisatçılarına göre; ekonomik kalkınmanın temel noktası bireylerin eğitimleridir.
    Güney Kore savaştan tamamen yıkılmış ve dünyanın en fakir ülkelerinden biri haline gelmiş olarak çıkmıştır.
    Aradan geçen 74 yıl içinde ülkenin sosyal-ekonomik özellikleri ve uygulamış oldukları kalkınma politikalarına göre şekil almıştır.
    Öncelikle eğitim başta olmak üzere mesleki eğitim ile nitelikli işgücü sayesinde AR-GE ye verdikleri önemli yatırımları sayesinde bilim ve teknoloji alanında başarılı çalışmalar yaptılar.
    İleri teknolojili yüksek katma ürünlerin üretimine ve ihracatına önem vererek günümüzde tüm dünyaya yüksek teknoloji satar hale gelmiştir.
    Dünyaca ünlü; Samsung, LG, Hyundai, Kia Motors, SK Group, Korean Air, Asiana Airlines markaları mevcuttur.
    Eğitim ve kalkınmaya ilişkin başlıca göstergeler ülkeler bazında ele alındığında ülkelerin eğitim düzeyi ile kalkınma düzeyi arasında anlamlı bir ilişki olduğu anlaşılmaktadır.”dedi
    Yerel yönetim işi tüm yönetimler gibi istişare işidir
    Mehmet ÇATALBAŞ, “1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’na geçici bir madde eklendi. MERSİS sistemine bilgi girilmesi gerekiyor. Benim de başkanlığını yaptığım Karasu Küçük Sanayi Sitesi Koop. gibi çok eski koop. var ve üyelerimizin bilgileri var. Ancak bu MERSİS sistemi birçok bilgiyi istiyor. Bunu da halledemeyen ve hata ile karşılaşan kooperatifler var ve ek süre verilmesini istiyoruz. Karasu sanayi sitemizin cami ve imar problemleri vardı. Gerekli yerlere gönderdik, yakından takip ettik ama sonuç alamadık. Sanayinin imarı iptal oldu. Kooperatifimize ait 147 dönüm arazimizin 60 dönümü sanayi sitesi olarak kullanılıyor, kullanımda olmayan kalan yerler alınsın 60 dönümün imarı dursun dedik ancak yine reddedildi. Davaya gittik, davalar devam ediyor. Mahkeme bana celp gönderdi. Dava konusu iptal edildi. İstanbul Üniversitesi’nden bilir kişiler geldi. Yerinde incelediler ama ilgili belediye bu raporlara da itiraz etti.” dedi.
    Sakarya Karasu Sanayi Sitesi’nin cami ve imar konusunu çözeceği yere sorun haline getiren Belediye Başkanı İshak Sarı ‘ kendiside bir hukukçu Başkan olmasına rağmen ve halkın sorunlarını çözeceğim vaatlerinde defatlarca söylemesine rağmen aksini yapıp bazı işleri kişiselleştirdiği görülmektedir ve buna rağmen Karasu Esnafı hakkını hukuk mücadelesi vererek Halkın seçmiş olduğu Belediye Başkanının yanlış tutumu karşısında haklılığını mahkeme kooperatif lehine karar verdiğinde Karasu yu yöneten Başkan İshak Sarı’nın ben yaparım anlayışı engellenmiş oldu. Yerel yönetim işi tüm yönetimler gibi istişare işidir istişareye kapalı olan Başkanlar kaybetmeye ve kaybettirmeye Muvaffakiyetsiz’dir

  • RE/MAX Türkiye Kongresinde 3 Ödülü de İlknur DOĞAN aldı

    RE/MAX Türkiye Kongresinde 3 Ödülü de İlknur DOĞAN aldı

    RE/MAX Türkiye Kongresinde Hilton Bomonti de yapıldı . Türkiye geneli en başarılı gayrimenkul danışmanlarına verilen Yıldızlar Klup ödülü aldım
    Ayrıca Remax Hür Sakarya Ciro 1.
    İşlem 1. Ve müşteri memnuniyeti 1. Lik ödüllerini aldı

  • İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’ndan Eyüpsultan Belediyesi’ne ziyaret

    İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’ndan Eyüpsultan Belediyesi’ne ziyaret

    İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Eyüpsultan Belediye Başkanı Dr. Mithat Bülent Özmen’e tebrik ziyaretinde bulundu. İBB Başkanı İmamoğlu ziyaret sırasında, “Belediyelerimizde, değişim süresince dikkat etmemiz önemli hususlar var. Yüksek ilgi, ayrımcılık yapmamak, bir de gerçekten hizmet verirken topyekun, tüm karma duyguları içinde tutan, nitelikli, liyakatli, ahlaklı davranan herkesin bizimle yol yürüyebileceğini ispat eden, hassas bir dönemi yöneteceksiniz. Bu kapsamda, başkanlarımıza çok güveniyoruz” dedi.

    İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı İmamoğlu, yerel seçimlerde Eyüpsultan Belediye Başkanlığını kazanan Dr. Mithat Bülent Özmen’i, başarısından dolayı tebrik için Eyüpsultan Belediyesi Başkanlık Binası geldi.

    Beraberindeki heyetle birlikte Başkan Özmen’i ziyarete gelen İBB Başkanı İmamoğlu’nu bina girişinde kalabalık bir grup belediye çalışanı karşıladı.

    İBB Başkanı İmamoğlu, ziyareti sırasında Başkan Dr. Mithat Bülent Özmen ile başkanlık makamında bir süre görüştü.

    “GÜZEL BİR HİZMET DÖNEMİNİ BİRLİKTE YAPACAĞIMIZA İNANIYORUM”

    Başkan Özmen’i ve ve çalışma arkadaşlarını tebrik eden İBB Başkanı İmamoğlu, “Eyüpsultan İstanbul’un odağındaki ilçelerinden biri. Hassasiyetimiz yüksek. Geçtiğimiz 5 yılda da özellikle hizmetlerimizi verirken, İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak, çok cömert davrandığımızı düşünüyorum. Çok güzel işler yaptığımızı düşünüyorum. Ama Eyüpsultan keşfedildikçe, aslında yapacak çok işimiz olduğunun da farkındayız. Bu yönüyle çok uyumlu, karşılıklı diyaloğu en üst seviyede tutan hem Eyüpsultan’ın maneviyatına hem buranın tarihi dokusuna, İstanbul’un böyle geçmişten bugüne gelen ayrılmaz bir parçasına dönük hassasiyetimizi gösteren, güzel bir hizmet dönemini birlikte yapacağımıza inanıyorum. Sizin de hassas kamu deneyiminizin buraya yansıyacağından hiç kuşkumuz yok” dedi.

    “LİYAKATLİ, AHLAKLI DAVRANAN HERKESİN BİZİMLE YOL YÜRÜYEBİLECEĞİNİ İSPAT EDEN, HASSAS BİR DÖNEMİ YÖNETECEKSİNİZ”

    İBB Başkanı İmamoğlu belediyelerde, bu değişim sürecinde dikkat etmeleri gereken çok önemli hususların olduğuna dikkat çekerek konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Elbette bir hizmet farkı yaratmamız lazım. Bizden vatandaşın beklediği bu. Tabii burada yüksek ilgi, ayrımcılık yapmamak, bir de gerçekten hizmet verirken, topyekun tüm karma duyguları içinde tutan, nitelikli, liyakatli, ahlaklı davranan herkesin bizimle yol yürüyebileceğini ispat eden, hassas bir dönemi yöneteceksiniz. Bu kapsamda, başkanlarımıza çok güveniyoruz. Tabii sizinle 5 yıllık sıkı bir yol arkadaşlığımız var. Dolayısıyla en örnek hamleleri ya da en örnek çalışmaları beklediğimiz başkanlarımızdan birisi de sizsiniz. Bizim de en üst seviyede takibimiz, yol arkadaşlarımızla ilçemize olan ilgimiz devam edecek. Umuyorum 5 yıl sonrasında Eyüpsultan halkımız hem Eyüpsultan Belediyemizi, sizi, ekibinizi hem de Büyükşehir Belediyemizin sizlerle olan uyumunu alkışlayan bir süreci hep beraber yaşarız. Başarılar dilerim. Allah utandırmasın. Size ve bütün arkadaşlarınıza yolunuz açık olsun, diyorum.

    BAŞKAN ÖZMEN: EYÜPSULTAN’I HAK ETTİĞİ DEĞERE ULAŞTIRMA NİYETİMİZ VE GAYRETİMİZ VAR

    İBB Başkanı İmamoğlu’nun ziyaretinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Eyüpsultan Belediye Başkanı Özmen de şunları söyledi:
    “Eyüpsultan Belediye Başkanı olarak sizi karşılamaktan heyecanlanıyorum. 2019’da sizi, İGDAŞ Genel Müdürü olarak karşılamıştık. O zaman da çok heyecanlıydık, güzel işler yapmak konusunda hevesimiz ve umudumuz vardı. Çok şükür ki, 5 yıl boyunca, 16 milyon İstanbulluya ve size mahcup olmadan, çok güzel işler yaptığımıza inanıyoruz. Şimdi, Eyüpsultan Belediyesi olarak, Eyüpsultan Belediye Başkanı olarak sizi ağırlamaktan, büyük onur duyuyorum. Geçmiş 5 yılda, ben buraya geldiğim kısa süre içerisinde belediyemizde ve ilçemizde yapılan süreçlere baktığımda, sizin bundan evvel her yerde ısrarla vurguladığınız gibi, bütün İstanbul’da ayrım gözetmeksizin hizmet götürmek konusundaki o yaklaşımın geçtiğimiz 5 yıldaki yansımalarını buradaki birçok işte gördük. Ama inanıyorum ve sizlerin önderliğinde, Büyükşehir’in koordinasyonunda ve desteğiyle Eyüpsultan’da, Eyüpsultanlılara çok güzel hizmeti önümüzdeki 5 yılda yapacağız. Eyüpsultan’ı gerçekten hak ettiği değere ulaştırma niyetimiz, gayretimiz var. Ama inşallah başarılı olacağız.”

    İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Başkan Özmen ziyaret sonunda, Eyüpsultan’ın sorunlarına ve çözüm yollarına dönük ortak bir toplantı gerçekleştirdi.

  • Sakarya Türk Kızılay’ı 75 yaşında

    Sakarya Türk Kızılay’ı 75 yaşında
    “Osmanlı Yaralı ve Hasta Askerlere Yardım Cemiyeti” adıyla yola çıkan Türk Kızılay, 1949 yılında Sakarya Şubesini kurdu ve o günden bu yana yardımsever bağışçılarıyla insanlık için umut ve iyilik taşıyan önemli bir kuruluş olarak varlığını sürdürüyor. Gönüllüleri ve çalışanlarıyla doğal afet, savaş, salgın hastalık ve birlikteliğe ihtiyaç duyulan anlarda insanlığın umudu olmaya devam eden Sakarya Şubesi 75. yaşına girdi.
    75 yılı geride bırakan Türk Kızılay Sakarya Şubesinin milyonlarca insanın hayatını iyileştirmek ve desteklemek için özveriyle çalıştığını ifade eden Başkan Cevdet Koç, şu ifadeleri kullandı:
    “Tarihi boyunca acil yardım, afet yönetimi, kan bağışı, sağlık hizmetleri ve sosyal projeler gibi birçok alanda Kızılay’ın adı güven ve destekle anıldı. Bu güven ve destekle de Kızılay, milyonlarca insanın hayatına dokunarak yüreklere umut aşıladı. Kısacası Kızılay, milletimizin yardımseverliğinin adı oldu. Kızılay, gönüllü çalışmaları, kan bağışı kampanyaları ve sosyal projeleriyle toplumun vazgeçilmez bir parçası oldu. Bu köklü tarih, gelecekteki hedeflerimize odaklanmak için de bir fırsat sunuyor. Sakarya’nın merhamet çınarı olan Sakarya Kızılay’ımızı bugüne getiren tüm gönüllü, bağışçı ve çalışanlarımıza şükranlarımızı sunuyorum. Bu iyilik hareketi çalışmalarını zamanla ve coğrafyayla sınırlı olmadan sonsuza kadar sürdürecektir.”
    Yıl boyunca ihtiyacı olanın yanında olmak ve farklı ihtiyaçlara çözüm sunmak için çalışan Kızılay, ülke genelinde hizmet veren şubelerinin çalışmalarını yakından takip ediyor. Kızılay, il merkezleri, şubeleri ve temsilciliklerinin çalışmalarını onurlandırmak için de Ankara’da bir program organize etti.


    Şubelerinin çalışmalarını daha fazla iyilik için performansa tabi tutan ve iyilikte yarışmalarını sağlayan Kızılay, en iyileri onurlandırdığı bir program organize etti. Kızılay’ın Ankara’daki Afet Operasyon Merkezi’nde gerçekleştirilen programda, belirlenen 63 kritere göre farklı kategorilerde sıralamaya giren şubelerin ödülleri, Türk Kızılay Yönetim Kurulu Üyeleri tarafından verildi.
    “Kızılay ailem diye hitap ediyoruz birbirimize”
    Türk Kızılay Genel Başkanı Prof. Dr. Fatma Meriç Yılmaz, “Kızılay Ailem diye hitap ediyoruz birbirimize. Zor günlerde birbirinin elini tutup kenetlenen, iyi günler için birbirini ayağa kaldıran ve sonrasında da el ele güzel günleri de paylaşabilen bir ekiptir aslında aile. Sahada bu güçlü ailenin parçası olduğumuzu sizlerle hissediyoruz. Çünkü siz birebir insana temas ediyor, maneviyatı yüksek işler gerçekleştiriyorsunuz. Bugün burada performans töreni gerçekleştiriyoruz ama ben performanstan çok ayna ifadesini kullanmayı tercih ediyorum. Bu etkinliklerin bir tane amacı vardır. Hepimiz aynı tarafa doğru bir adım attığımız zaman o hareket bir hedefe doğru ivme kazanır. Belirlediğimiz kriterlerde bu hareketin sizlerle daha fazla ivmelenmesi için gerekli.” dedi
    “Bu başarı aynı zamanda bir teşvik başarısı”
    Burada başarıyı oluşturanın Kızılaycılar olduğunu vurgulayan Genel Sekreter Murat Ellialtı ise “Bu başarı aynı zamanda bir teşvik başarısı. Yani daha iyi çalışmaya birbirimiz teşvik edelim, hayırda yarışalım diye ortaya konuldu. Başarıyı elde etmek çok güzel ama onu devam ettirmek daha önemli. Daha güzel çalışmalara hep birlikte imza atacağız.” ifadesinde bulundu.


    Sakarya’ya İki Ödül Birden
    Sakarya İl Merkezi Başkanı Cevdet Koç, Akyazı Şube Başkanı Mustafa Birincioğlu, İlk Yardım Eğitim Merkezi Mesul Müdürü Cansu Çanka ve Eğitmen Zeynep Ayvaz’ın da yer aldığı programda iki farklı alanda iki ayrı teşekkür belgesi takdim edildi.
    2023 yılı performans sıralamasında yerini alan Akyazı Şubesi adına teşekkür belgesi Şube Başkanı Mustafa Birincioğlu’na Genel Merkez Yönetim Kurulu Üyesi Yener Tanık tarafından takdim edildi. 2023 yılı en çok seminer veren eğitim merkezinde dereceye giren İlk Yardım Eğitim Merkezi adına teşekkür belgesi Mesul Müdür Cansu Çanka’ya takdim edildi.

  • Sevinç Eğitim Kurumları Türkiye’ye Açılıyor!

    Türkiye’nin nesilden nesile devredilerek yenilenen köklü eğitim kurumu Sevinç Eğitim Kurumlarından Türk eğitim sistemini ileri seviyeye taşıyacak bir açılım haberi geldi. Kurum Genel Müdürü Mehmet Boy ile gerçekleştirdiğimiz röportaj, değerli Sevinç çatısının açılım hedeflerini ve eğitime gelecek yeni soluğun heyecanını ortaya koydu.

    Sevinç’in Nitelikli Eğitim Standartları Büyüme Eşiğinde

    Temiz sicili ve ilkeli eğitim anlayışıyla 38 yıldır istikrarlı şekilde eğitim modelini yenileyen Sevinç Eğitim Kurumları Genel Müdürü Mehmet Boy ile kurum kimliğini bütün Türkiye’ye yaymayı hedefleyen yeni açılım kararı hakkında keyifli bir söyleşi yaptık.

    1986 yılında Bakırköy’de dershane olarak başladığı yolculuğu, bugün İstanbul’da birden fazla şubesiyle sürdüren Sevinç Eğitim Kurumlarının, kısa sürede güvenilir ve köklü bir eğitim kurumu olarak Türkiye eğitimine yön veren çatılardan biri haline geldiğini ifade eden Mehmet Boy, büyüme serüvenindeki ana etkenin hızlı değişimlere ayak uydurma gereksinimi olduğunu belirtiyor. Kurumun, özellikle son yıllarda sınav sisteminde yapılan değişikliklerin oluşturduğu olumsuz koşulları ortadan kaldıran hedefe yönelik ve nitelikli eğitim metotlarını İstanbul dışına dağıtma hedeflerinden ise şu şekilde bahsediyor:

    “1986 yılında çağdaş eğitim anlayışıyla başladığımız yolculuğun bugün nesilden nesile aktarılan 3. kuşağını sürdürüyor ve başlangıçta çıktığımız ana ilkelerden ayrılmadan hedeflerimizi sürekli güncelliyoruz. Sektördeki çevik ve yenilikçi adımlarımız sayesinde sahip olduğumuz kolej, kurs ve anaokulu kimliklerini hem geleneksel değerleri hem de uluslararası gelişmeleri takip ederek en doğru şekilde ilerletiyoruz. Eğitimci aile geçmişinin de getirdiği bilgi birikimi ve ahlak ile ilerlerken bugün, özellikle İstanbul eğitiminde fark yaratan önemli bir konumda bulunuyoruz. Bu nedenle bu modern modeli Türkiye’nin diğer büyük şehirlerine de götürerek Sevinç kalitesini daha geniş bir alana ulaştırmak istiyoruz.”

    Sevinç Eğitim Kurumları olarak Türkiye açılımı için ne gibi hamleler yaptınız?

    Sevinç çatısı olarak yaklaşık 1 senedir her alanda kendimizi güncelliyor ve büyük çaplı bir açılıma hazırlanıyorduk. Harcadığımız yoğun emekler sonucu aldığımız bu kararı destekleyecek şekilde kolej, kurs ve anaokulu eğitim modellerini bütün detaylarıyla anlatan üç ayrı katalog hazırladık. Her biri uzun ve titiz çalışmalar sonucu ortaya çıkan tanıtım kataloglarında, uyguladığımız eğitime fark getiren teknikleri ve kullandığımız nitelikli sistemleri vurguladık. Ayrıca prensiplerimizle bağdaşan girişimcilere ulaşmak için özel olarak yatırımcılara hitap eden bir kitapçık da hazırladık. Bu kitapçıkta ise Sevinç franchise sistemine dahil olmanın yatırımcılara sağladığı avantajları detaylı şekilde ele aldık.

    Sadece öğrencilere ve eğitimcilere değil, ilkelerimizle uyumlu yatırımcılara da kapılarımızı araladığımızı gösteren eğitim kataloglarını ve yatırımcı kitapçığını, Sevinç Eğitim Kurumları Pazarlama biriminin ve Genel Müdürlük ekibinin özverili çalışmaları sayesinde Türkiye genelindeki 13 bin adrese kurum markalı kutular içinde kargoladık. Sevinç olarak, sadece 3 gün gibi kısa bir sürede gerçekleşen bu çalışmanın tam olarak planladığımız gibi ilerlemiş olmasının gururunu yaşıyoruz.

    Yaptığınız bu çalışmanın sonuçlarını bizimle paylaşmak ister misiniz?

    Türkiye’ye açılımın Sevinç Eğitim Kurumları adına taşıdığı anlam oldukça büyük. Çünkü yürüttüğümüz kataloglama ve kargolama sürecinin ardından Türkiye’de faaliyet gösteren tüm özel öğretim kolej, kurs ve anaokuluna ulaşmayı başardık. Bunun sonucunda sahip olduğumuz kendini kanıtlamış, modern ve karizmatik eğitim modeli ile tüm Türkiye’den yoğun ilgi gördük. Yaptığımız başarılı iletişim çalışmalarının ardından Türkiye’nin dört bir yanından franchise başvurusu almaya başladık. Şu an ise Sevinç’li olmak isteyen kişi ve kurumları titizlikle değerlendirme, kurum prensiplerimizi en iyi şekilde taşıyacak adayları belirleme aşamasındayız.

    Açılım hedeflerini kısaca özetleyebilir misiniz?

    Sevinç Eğitim Kurumları olarak Türkiye açılımıyla birlikte eğitim sektöründe yeni bir çığır açmaya ve uzun süredir hedeflediğimiz eğitimde fırsat eşitliğini tekrar gündeme getirmeye hazırlanıyoruz. Nesillerdir devam eden eğitimde mükemmeliyet ve kalite arayışını ülke geneline yayarak herkes için ulaşılabilir kılmayı ve bunun sonucunda çok daha fazla öğrenciye nitelikli eğitim sunmayı hedefliyoruz. Attığımız bu önemli adımın, Sevinç’li olarak geleceğe yatırım yapacak franchise şubelerimize eğitimde yenilikçi bakış açımızı aktaracak olmasından ötürü büyük heyecan duyuyoruz.

    Mehmet Boy – Sevinç Eğitim Kurumları Genel Müdürü

    Recep Boy ve Işıl Boy Ergül

  • GoIT, BT SEKTÖRÜNÜN İHTİYAÇLARINI NİTELİKLİ KURSLARLA DESTEKLİYOR

    Hayatımızın hemen her alanını etkileyen ve sürekli olarak gelişen sektörlerden biri olan bilişim hem teknolojik yeniliklerin öncüsü hem de ekonomik büyümenin itici gücü olarak karşımıza çıkıyor. Aynı zamanda sektör, bu alanda kariyer yapmak isteyenler için de büyük fırsatlar sağlıyor. Ancak bu talebi karşılamak için profesyonellerin sürekli olarak kendilerini güncellemesi, yeni teknolojilere adapte olması ve problem çözme becerilerini geliştirmesi gerekiyor. BT alanında başarılı bir kariyer inşa etmek ve bu sektöre girmek isteyen herkese erişilebilir eğitim fırsatları sunan GoIT; Data Analisti, Full Stack Developer ve QA Tester kurslarıyla bireylerin kariyerlerini şekillendirmelerine bu gereklilikleri edinmelerine yardımcı olmak için özelleştirilmiş eğitim programları sunuyor. 

    Günümüzün rekabetçi iş dünyasında, teknoloji ve bilişim sektörleri hızla gelişiyor ve bu sektörlerde uzmanlaşmış profesyonellere olan talep artıyor. Teknoloji, iş dünyasının her alanını etkilerken, işletmelerin rekabet avantajı sağlaması için önemli bir faktör haline geliyor. Özellikle dijital dönüşüm sürecinin hızlanmasıyla birlikte, yazılım geliştirme, veri analizi, yapay zeka, siber güvenlik gibi alanlarda uzmanlaşmış profesyonellere olan ihtiyaç giderek artıyor. Şirketler, rekabetçi kalmak ve büyümek için bu teknolojilere hakim olan yetenekleri işe almaya ve elde tutmaya odaklanıyor. Bu durum, teknoloji ve bilişim sektörlerindeki iş olanaklarını genişletirken aynı zamanda bu alanda kariyer yapmak isteyenler için büyük fırsatlar sunuyor. Alanında profesyonel eğitmenler ile şu ana kadar 6 ülkede 17 bin öğrenciye hizmet veren ve yeni başlayanlar için uluslararası bir teknoloji eğitim şirketi olan GoIT; Data Analisti, Full Stack Developer ve QA Tester kurslarıyla sektöre yeni yetenekler kazandırmaya devam ediyor. GoIT kurslarına katılan öğrencilerin, uzman eğitmenlerin sunduğu eğitim içerikleriyle edindikleri kazanımlar ise sektör ortalamasının oldukça üzerinde. GoIT eğitmenleri, BT sektörüne başarılı bir giriş yapmak için tamamlanması gereken 3 temel kursun detaylarını aktarıyor.

     

    1. GoIT Data Analisti Kursu: Sektörün ihtiyaçlarına uygun nitelikli veri analistleri yetiştirmek için hazırlanan GoIT Data Analisti Kursu, IT sektörüne giriş yapmak isteyen ancak kodlama yapmak istemeyen kişiler için idealdir. Data analistlerine tüm sektörler ihtiyaç duyduğu için kurs sonunda öğrencilerin uzmanlık kazanarak kariyer olanaklarını artırmaları, yüksek maaş imkanı kazanmaları ve değerli bir profesyonel ağ oluşturmaları sağlanıyor.  %70 uygulama, %20 geri bildirim ve %10 teori ile işlenen canlı dersler, haftada iki kez sektörün önde gelen uzmanları tarafından tarafından veriliyor. 5 aylık süre boyunca Google Tabloları, SQL, Tableau, Python ve A/B Testi gibi temel ve ileri düzey modüllerle kapsamlı bir müfredat sunan GoIT Data Analisti Kursu, kariyer danışmanları tarafından düzenlenen webinarlar ile iş arama becerilerini geliştirme fırsatı sağlıyor. GoIT ayrıca kapsamlı bir öğrenme yönetim sistemi (LMS) ve mentorluk desteği ile öğrencilere destek oluyor.

    2. GoIT Full Stack Developer Kursu: İleri düzey web geliştirme becerilerini kazandıran GoIT Full Stack Developer Kursu, yazılımı A’dan Z’ye öğrenmek isteyen kişiler için dizayn edildi. Geniş yetenek aralığıyla hem ön uç hem de arka uç web geliştirme becerileri kazandıran kurs sayesinde öğrenciler kariyerlerinde daha fazla seçenek ve istihdam fırsatı yakalayabilecek. HTML+CSS, JavaScript, React ve Node.js gibi temel ve ileri düzey teknolojileri kapsayan dört ana bloktan oluşan kapsamlı Full Stack Developer kursunun %70’i uygulama, %20’si geri bildirim ve %10’u teori ağırlıklı bir yaklaşımı benimsiyor. Öğrenciler, kursta teknik becerilerin yanı sıra davranışsal becerilerini geliştirerek ekip içerisinde nasıl çalışacaklarını ve IT şirketlerinin kültürünü kavrama şansı yakalıyor. Öğrenme sürecindeki başarıyı raporlayan öğrenme yönetim sistemi sayesinde öğrenciler, iş bulma sürecine destek sağlayan kariyer hazırlık hizmetlerinden faydalanabiliyor ve iş teklifi alma garantisine ulaşıyor.

    3. GoIT QA Tester Kursu: Yazılım test uzmanları için kapsamlı bir eğitim programı sunan GoIT QA Tester Kursu, IT sektöründe kolay bir şekilde giriş yapmak isteyen yazılım test uzmanlarına yönelik kapsamlı bir eğitim programıdır. Temel araçları kapsayan ve geniş bir müfredat sunan bu kurs, pratik deneyim kazandırmak için proje odaklı çalışmalar ve ekip projeleri içeriyor. Bu kurs sayesinde öğrenciler, Uluslarası Test Yeterlilik Sınavı olan ISTQB’ye hazırlanabilirken, bu sertifikayı kazanarak sektörde bir adım öne çıkma şansı yakalıyor. Öğrenciler diğer iki kursta olduğu gibi, iş arama sürecine destek sağlayan kariyer hazırlık hizmetlerinden faydalanabilirken, mezun olduktan sonra iş teklifi alma garantisini yakalamış oluyor.

  • Baro Başkanı Yıldız’ın 1 Mayıs mesajı

    Baro Başkanı Yıldız’ın 1 Mayıs mesajı
    Sakarya Barosu Başkanı Av. İlknur Ebiz Yıldız, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü nedeniyle mesaj yayımladı.
    Yıldız mesajında, “Ekonomik zorlukların emekçinin geçim kaygısını had safhaya ulaştırdığı bu zor dönemde; her zamankinden çok ihtiyaç duyduğumuz dayanışmamızı büyütme iradesiyle, mücadele kararlılığıyla başta hak ve hukuk mücadelesi veren meslektaşlarımız olmak üzere tüm işçi ve emekçilerin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü kutluyorum.


    Haksızlığın, eşitsizliğin, adaletsizliğin olmadığı, emeğin sömürülmediği, aydınlık, eşit ve güzel bir dünya umuduyla…” ifadelerine yer verdi.

  • HAK-İŞ 1 MAYIS’I KOCAELİ’DE KUTLAYACAK

    HAK-İŞ 1 MAYIS’I KOCAELİ’DE KUTLAYACAK

    HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, HAK-İŞ’in 1 Mayıs’ı her yıl ayrı bir ilde kutlama anlayışına uygun olarak bu yıl kitlesel olarak Kocaeli’nde kutlama kararı aldığını belirterek, “HAK-İŞ olarak, 1 Mayıs’ı bu yıl kitlesel biçimde Kocaeli’nde kutlayacağız. Çalışanların talep ve beklentilerini dile getireceğimiz, 1 Mayıs’ta Filistin ve Gazzeli kardeşlerimizle dayanışma duygularımızı ifade edeceğiz” dedi.

    HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, HAK-İŞ Konfederasyonu Yönetim Kurulu’nun 2024 1 Mayıs’ını Kocaeli’nde kutlama kararı aldığını belirterek, şu değerlendirmelerde bulundu:

    “HAK-İŞ Konfederasyonu Yönetim Kurulu olarak, her yıl ayrı bir ilde 1 Mayıs kutlama kararımız çerçevesinde bu yıl 1 Mayıs Uluslararası Birlik Mücadele ve Dayanışma günü kutlamalarını Kocaeli’de Seka Park’ta saat 13.00’da kitlesel olarak gerçekleştirecektir.

    HAK-İŞ olarak, işçi hareketi, Türkiye ekonomisi ve sanayisi açısından önemli bir şehrimiz olan Kocaeli’de daha önce Kahramanmaraş, Şanlıurfa, Adana, Erzurum, Sakarya, Konya, Kayseri, Karabük, Ankara ve İstanbul Taksim’de yaptığımız gibi emekçilerin yoğun katılımıyla tarihi bir 1 Mayıs kutlaması gerçekleştirmeyi amaçlıyoruz.

    HAK-İŞ olarak bu yıl 1 Mayıs’ı coşkuyla, barış ve kardeşlik türküleriyle Kocaeli’de kutlayacağız. HAK-İŞ’in, Türkiye ekonomisi ve işçi hareketi açısından önemli bir il olan Kocaeli’de gerçekleştireceği 1 Mayıs Uluslararası Birlik Mücadele ve Dayanışma Günü kutlamalarında Filistinli işçilerle dayanışma duygularımızı da dile getireceğiz.

    1 Mayıslar, çalışma hayatının sorunlarını gündeme getirme açısından son derece önem arz etmektedir. HAK-İŞ olarak, 1 Mayıs’ta çalışma hayatının önemli gündem maddelerinden olan vergiden, hayat pahalılığına, sendikal örgütlenmenin önündeki engellerin kaldırılmasına kadar pek çok konuyu gündeme getireceğiz.

    HAK-İŞ olarak, Türkiye’nin bütün meydanlarını 1 Mayıs meydanı olarak görüyoruz. Kocaeli’de gerçekleştireceğimiz kitlesel 1 Mayıs kutlamalarının yanı sıra HAK-İŞ il Başkanlıklarımız aracılığıyla bütün illerde etkinlikler düzenlenecek ve HAK-İŞ 1 Mayıs bildirisi okunacak, taleplerimiz güçlü bir şekilde dile getirilecektir.”