Kategori: Haberler

Haberler

  • SAKARYA  Bike Fest ile dünya yıldızlarına bir kez daha ev sahipliği yapacak.

    SAKARYA Bike Fest ile dünya yıldızlarına bir kez daha ev sahipliği yapacak.

    Bisiklet Şehri Sakarya, 15-26 Mayıs tarihlerinde düzenlenecek Bike Fest ile dünya yıldızlarına bir kez daha ev sahipliği yapacak.

    2024 SAKARYA BIKE FEST 

    15-26 MAYIS 2024

    SAKARYA AYÇİÇEĞİ BİSİKLET VADİSİ

    Sakarya’da Bisiklet Rüzgârı Esecek

    • TRT Spor Yıldız’da canlı yayınlanacak olan 2024 Sakarya Bike Fest kapsamında yer alan MTB Dağ Bisikleti Eliminatör Dünya Kupası, MTB Cup, MTB Night Cup, Tour of Sakarya yol bisikleti yarışları ile bisikletin kalbi bir kez daha Sakarya’da atacak.
    • 2024 Sakarya Bike Fest’in en büyük organizasyonu ise 26 Mayıs’ta koşulacak MTB Dağ Bisikleti Eliminatör (XCE) Dünya Kupası olacak. MTB Cross-Country disiplininin dünyaca ünlü yıldızları Sakarya’da buluşacak. 
    • 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı coşkusu 2024 Sakarya Bike Fest ile kutlanacak. Akrobasi şovları ile motosiklet gösterisi yapan Türkiye Akrobasi Şampiyonu Birkan Polat, şarkıları milyonlarca beğeni alan Ayaz Erdoğan konseri Sakarya Ayçiçek Bisiklet Vadisini gençlik şölenine dönüştürecek…

    Sakarya Büyükşehir Belediyesi, dünya yıldızlarını ve bisiklet tutkunlarını Sakarya’nın kalbinde buluşturan bisiklet festivaline ev sahipliği yapmaya devam ediyor. T.C. Cumhurbaşkanlığı Himayelerinde T.C. Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın ve Türkiye Bisiklet Federasyonu’nun destekleriyle 2018 yılından bu yana düzenlenen Sakarya Bike Fest, “Gelecek için Pedal Çevir” mottosu ile 15-26 Mayıs tarihleri arasında düzenlenecek.

    2024 Sakarya Bike Fest kapsamında; dağ bisikletinde dünyanın en önemli yarışı MTB Dağ Bisikleti Eliminatör Dünya Kupası, 2024 MTB Cup, Sakarya MTB Night Cup ve Tour of Sakarya yol bisikleti yarışları ile Sakarya, büyük bir heyecana tanıklık edecek.

    Dünyanın gözü bisikletin şehri Sakarya’da olacak

    Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar, şehrin bu alanda bir kez daha dünya sahnesine çıkacağını ifade ederek, “Sakarya’mız tüm özellikleriyle bisiklet sporuna uygun, doğasıyla ve tabiat güzellikleriyle eşsiz bir şehirdir. Dağ maratonu, yol bisikleti ve BMX Dünya Kupası serilerine ev sahipliği yapmaktan mutluluk duyuyoruz. Cumhurbaşkanlığımızın himayelerinde, Avrupa’nın en donanımlı tesisinde organizasyonlara en iyi şekilde ev sahipliği yapacağız. Dünyanın dört bir yanından şampiyon sporcuları ağırlayacağımız festivalimize tüm vatandaşlarımızı davet ediyoruz. Bu heyecanı birlikte yaşayalım” ifadelerini kullandı.

    2024 Sakarya Bike Fest Açılış Seremonisi 15 Mayıs’ta

    Sakarya’da, Büyükşehir Belediyesi’nin girişimleriyle bir bisiklet merkezine dönüştürülen Ayçiçeği Bisiklet Vadisi’nde her yıl olduğu gibi büyük bir coşku ile düzenlenecek olan festival, 15 Mayıs’ta Ayçiçeği Bisiklet Vadisi’nde yapılacak açılış seremonisiyle başlayacak.

    TRT Spor Yıldız tarafından canlı yayınlanacak 2024 Sakarya Bike Fest için 15 Mayıs’ta Basın Toplantısı düzenlenecek.

    Sakarya’dan Karasu’ya 4 gün, 4 Etapta 513,4 km parkurda Tour Of Sakarya heyecanı

    16 Mayıs’ta Prolog Yarışı ile Sakarya Ayçiçeği Bisiklet Vadisi’nden start alacak olan “Tour Of Sakarya” yol bisikleti yarışı büyük heyecana sahne olacak. Vatandaşların merakla beklediği ve 4 gün, 4 Etapta 513,4 km olarak gerçekleştirilecek yarış, Sakarya’dan Karasu’ya doğal güzelliklerin içinden geçen görsel bir şölene dönüşecek.

    UCI 2.2 kategorisinde düzenlenecek yarışın parkuru şu şekilde olacak:

    1. Etap 16 Mayıs Prolog Etabı / Sakarya-Sakarya

    2. Etap 17 Mayıs Sakarya-Akmeşe Camili–Bisiklet Vadisi

    3. Etap 18 Mayıs Sakarya-Kaynarca

    4. Etap 19 Mayıs Sakarya-Kaynarca-Karasu

    MTB Eliminator yarışlarında dünyanın en büyük yarışı Sakarya’nın kalbinde

    2024 Sakarya Bike Fest Dağ bisikleti yarışı Sakarya MTB Cup 16 Mayıs’ta, gece yarışı ise 18 Mayıs’ta vadi içindeki parkurda koşulacak.

    En büyük organizasyon ise 26 Mayıs’ta koşulacak MTB Dağ Bisikleti Eliminatör (XCE) Dünya Kupası olacak. Nefes kesen rekabete sahne olacak MTB Dünya Kupası teknik becerinin üzerinde dayanıklılığı vurgulayan ve en uzun 24 saat sürede tamamlanan MTB Dağ Bisiketi Eliminatör Dünya Kupası ile Sakarya, dünya MTB yıldızlarına ev sahipliği yapacak. 2024 Sakarya Bike Fest, Dünya Kupası töreni sonrası yapılacak kapanış seremonisi ile son bulacak.

    Sakarya Bike Fest Sponsorlar ve Destekçilerle Büyüyor

    T.C. Cumhurbaşkanlığı himayelerinde, T.C. Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın destekleriyle Türkiye Bisiklet Federasyonu tarafından gerçekleştirilen Sakarya Bike Fest, Sakarya Büyükşehir Belediyesi ve Turizm Geliştirme Ajansı’ndan (TGA) güç alıyor.

    Bisiklet Dostu Şehir Sakarya…

    Uluslararası Bisiklet Birliği (UCI) tarafından “Bisiklet Dostu Şehir” unvanına layık görülen Sakarya’da bisiklet kullanımının yaygınlaştırılması için çalışmalar yürütülüyor. Dünyanın en modern tesislerinden olan Ayçiçeği Bisiklet Vadisi, UCI Dağ Bisikleti Eliminator Dünya Kupası, Dağ Bisikleti Maraton Serisi, MTB Cup, BMX Supercross Dünya Kupası gibi birçok uluslararası yarışlara ev sahipliği yapıyor. BMX ve dağ bisikleti gibi birçok parkurun bulunduğu tesiste, seyirci alanları ve sosyal tesisler de yer alıyor.

  • Pınar Eliçe Çıtı Pıtı İle İddialı Geliyor

    Pınar Eliçe Çıtı Pıtı İle İddialı Geliyor

    Pınar Eliçe Çıtı Pıtı İle İddialı Geliyor
    Ünlü sanatçı Pınar Eliçe, “Çıtı Pıtı” isimli tekli çalışması ile kulakların pasını silmeye geliyor. Sözü ve müziği Soner Olgun’a ait olan şarkının düzenlemesini Alper Atakan üstlendi. Pınar Eliçe, sahne aldığı özel bir gece de şarkısını ilk kez görücüye çıkardı. İzleyicilerden tam not alan sanatçıya sahnede 5 erkek dansçı eşlik etti. Soner Olgun gibi usta bir isimle çalışmanın kendisi için büyük onur olduğunu söyleyen Eliçe, “6 aydır şarkı arıyordum.

    Yüzlerce şarkı dinledim beni anlatan benim ruhuma hitap eden tıpkı benim gibi çıtı pıtı bir kadına yakışır şarkıyı sonunda buldum. Soner Olgun gibi usta bir ismin kaleminden çıkan şarkıyı yorumlamak benim için büyük bir onur. Bu şarkım tırnaklarıyla kazıya kazıya hayatına yön veren çıtı pıtı ama aslan yürekli kadınlara armağanım olsun” dedi

  • Başkan Altuğ, “Çözüm noktasına üretimin önünü keserek ulaşamayız.”

    “Çözüm noktasına üretimin önünü keserek ulaşamayız.”

    Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı A. Akgün Altuğ, Ticaret Bakanlığı tarafından geçtiğimiz günlerde açıklanan beyaz et ihracatına yönelik sınırlama getirileceği konusunda bir açıklamada bulundu.

    1 Mayıs 2024 – 31 Aralık 2024 tarihleri arasında beyaz et ihracatına sınırlama getirileceği ve buna göre beyaz et ihracatının aylık en fazla 10 bin ton, yılsonuna kadar ise toplamda en fazla 80 bin ton olacak kısıtlanmasının sektöre zarar vereceğini belirten Başkan Altuğ şunları dile getirdi;

    “Ülkemiz beyaz et üretimi konusunda endüstrileşmeye 1970’li yıllarda başlamış ve yaklaşık 60 yıllık süreçte aile işletmelerinden entegre tesislerin artmasına, sözleşmeli üretim modelinin uygulanmasına kadar pek çok yapısal değişim ile ihracatta önemli bir noktaya gelmiştir.

    Türkiye Beyaz Et Üretiminde Dünyada 8. Sırada

    Türkiye beyaz et üretiminde jeopolitik bir öneme sahiptir. Çünkü dünya beyaz et üretiminin 3’te 1’ini karşılayan bir coğrafyada yer almaktayız ve sektör üretiminde dünyada 8. Sıradayız. Dolayısıyla Türkiye Beyaz Et Sektörü ülkemiz açısından kendi kendine yeten, ihracat yapan ve ülkeye döviz kazandıran güçlü bir sektörümüzdür.

    2024 yılının ilk üç ayında bile yaklaşık 132 bin tonluk bir ihracat başarısı gösteren sektörde fiyat artışını önlemek için ihracat sınırlamasına gidilmesi sektöre zarar verecek bir uygulama olacaktır.

    Sakarya Sektörde İlk 3’te

    Sakarya’ya baktığımızda ise yıllık yaklaşık 220 milyon adet üretim ile kanatlı hayvan yetiştiriciliğinde sektörde ilk 3’te yer almaktadır. Üyelerimizin üretimi, ihracatı, kısacası emeği ile Sakarya bu sektörde önemli kent konumundadır. Söz konusu ihracat kısıtlaması ilimiz üretim ve ihracatını da baltalayacaktır. Üyelerimiz bu konuda hem mağdur hem de haklı bir tepki göstermektedir.

    Uzun Vadede Ciddi Pazar Kaybı

    Sektörde üretim maliyetlerinden kaynaklı olan fiyat artışlarının ihracat sınırlaması ile kısa vadede bir çözüm gibi görünse de orta ve uzun vadede sektörün yurtdışı pazardaki varlığını olumsuz etkileyecek ve hatta sektörün pazarı kaybetmesine sebep olacaktır. Olası kısıtlamanın ihracat gelirinde azalmadan kaynaklı olarak, dış ticaret açığı yaratacağı da bir gerçektir. Bu kararın olumsuz sonuçları, ekonomik kayıpları uzun vadede hepimize sirayet edecektir.

    Diğer Sektörlere de Zincirleme Etki Yaratacaktır

    Yaşanacak olumsuzluklar sadece beyaz et üreticilerini değil, yem üretimi için gerekli olan tarımsal üretimi de olumsuz etkileyecektir. Bu uygulamanın tarım hayvancılık sektöründen başlayarak ülke ekonomisine yaradan ziyade zarar verecek bir uygulama olduğunu kabul etmeliyiz.

    Bu fiyat artışına neden olan üretim maliyetlerindeki artışı engelleyecek yapısal çözümler bulmalıyız. Çözüm noktasına üretimin önünü keserek ulaşamayız.”

  • Türkiye İşçi Partisi  Sakarya İl Örgütü Ebru Triko işçileri yalnız değildir.

    2003 yılından beri Sakarya 1. Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren Ebru Triko’da aylardır ücretlerini alamayıp türlü hak ihlaline uğrayan işçiler adına, Türkiye İşçi Partisi Sakarya İl Örgütü olarak muhataplarına şu soruları soruyor ve yanıtlarının takipçisi olacağımızı kamuoyuna duyuruyoruz.

    İlk sorumuz işçilerin örgütlü olduğu sendika olan Öz İplik İş’in Genel Merkezi ve Düzce Şubesi’ne:

    • Ebru Triko’da üyeleriniz olan işçilerin, ücretlerini alamadıklarını öğrendiğiniz anda sürece müdahale ettiniz mi? Bu konuda ne yaptınız? Üyelerinizin fikrini sordunuz mu?
    • İşçilerin ücretlerini alamadıkları durumda önce çalışmamalarını söyleyip ardından çalışmaya ikna edilmelerini sağlamaya çalıştınız mı?
    • İşçileri oyalayıp, tazminatsız işten atılmalarına yol açacak belgeler imzalatmaya çalıştınız mı?
    • Bu işte işçi ile mi yoksa Urfa Özak’ta yaptığınız gibi işverenle mi berabersiniz?
    • Burada herhangi bir aşamada gerçek bir sendika gibi davranacak mısınız?

    2. sorumuzu Ebru Triko yönetimine, işçilerin çalıştığı fabrikanın müdürü ve İnsan Kaynakları yöneticisine soruyoruz:

    • Fabrikanızda çalışan kaç işçinin ücretlerini ödemediniz?
    • İşçilerin sizden toplam alacakları ne kadar?
    • İşçilerinizin ücretlerini neden ödememektesiniz?
    • Bu durumda çalıştığınız uluslararası markaların payı nedir?
    • İşçilerin ücretleri ve diğer haklarını ne zaman ödemeyi düşünüyorsunuz? Bir ödeme planı açıklayacak mısınız?
    • İşçilerin sizi zengin etmek için değil kendi hayatlarını kazanmak, örneğin kiralarını ödemek, çocuklarının ihtiyaçlarını karşılamak, faturalarını ödemek ve bunu hemen yapmak için çalıştığını biliyor musunuz?
    • İşçiler ücretlerinin ödenmemesinden kaynaklı olarak haklı fesih haklarını kullandıklarında tazminat ve alacaklarının tamamını ödememek için çeşitli uzatma yollarına başvurarak zaten mağdur ettiğiniz işçileri daha da mağdur etmeyi tercih edecek misiniz?

    Son sözümüz de Ebru Triko’ya üretim yaptıran uluslararası markalara. Çünkü Ebru Triko’nun işçileri sadece Ebru Triko’nun işçileri değil, aynı zamanda mallarını ürettikleri uluslararası markaların işçileridir. Çünkü çeşitli platformlarda ve adlar altında mal ürettirdikleri işyerlerinde, işçilerin ücretlerinin, fazla mesailerinin ve hak ettikleri diğer kazançların tam ve zamanında ödenmesini garanti altına aldıklarını ifade eden bu markalar işçilerin yaşadığı mağduriyetin sorumluları arasındadır. Bu nedenle;

    Şu an İş Kanunun 24’üncü maddesi e) bendinde belirtilen şekilde işveren tarafından işçinin ücreti kanun hükümleri veya sözleşme şartlarına uygun olarak ödenmediği için haklı iş feshinde bulunan işçilerin:

    • Eksik ödenen maaşları ve ödenmeyen maaşları acil olarak ödenmeli ya da ödenmesi sağlanmalıdır.
    • İşçilerin haklı fesihten doğan kıdem tazminatları, yıllık izinleri, fazla mesai ödemeleri prim alacakları ve diğer alacakları yasaların öngördüğü şekilde kendilerine ödenmelidir.
    • İşçiler zaten ücretleri ödenmediği için mağdur edilmiş, hakarete uğramış üstelik işsiz kalmış durumdadırlar. İşverenin dolambaçlı hukuksal yollarla, süreci uzatarak işçilerin bir kez daha mağdur edilmesi durumunda uluslararası markaların da işveren kadar süreçten sorumlu olacağını hatırlatıyor, imzaladıkları anlaşmalara ve taahhütlerine uygun biçimde sorunu en kısa sürede çözmeleri çağrısında bulunuyoruz.

    Uluslararası markaların, altına imza attıkları uluslararası anlaşmalar, üye oldukları Çok Paydaşlı İnisiyatifler (MSI’lar), tabii oldukları kanunlar çerçevesinde ve uluslararası kamuoyu önünde bu konuda attıkları adımlarının takipçisi olacağız.
    Öz İplik İş Sendikası’nı daha önce yaptığı hataları bir kez daha tekrarlamayıp bu kez sendika gibi davranması konusunda uyarıyoruz. Aksi takdirde kendisini üyesi bulunduğu ve ilişkide bulunduğu uluslararası sendikal kurumlar nezdinde teşhir edeceğiz.

    Ebru Triko işçileri yalnız değildir.

     

  • Vehbi Koç Vakfı, 55’inci yıl dönümünde podcast serisine başlıyor

    Vehbi Koç Vakfı, 55’inci yıl dönümünde podcast serisine başlıyor

    Vehbi Koç Vakfı Sohbetleri’nin İlk Konuğu Semahat Arsel:

    “Vakfın Başarısı, Çalışmaların 

    Sürdürülebilirliği ile Mümkün”

    Türkiye’nin ilk özel vakfı olarak 55 yıl önce kurulan Vehbi Koç Vakfı, ülkemizin gelişimi ve toplumun kalkınmasına yönelik “Üstümüze Vazife” düsturuyla çalışmaya devam ederken, vakfa emeği geçmiş kişileri, ‘Vehbi Koç Vakfı Sohbetleri’ podcast serisinde ağırlıyor. 

    ‘Vehbi Koç Vakfı Sohbetleri’ podcast serisinin ilk konuğu Vehbi Koç Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı ve Koç Holding Yönetim Kurulu Üyesi Semahat Arsel, çocukluk ve gençlik yıllarının yanı sıra Vehbi Koç Vakfı’nın nasıl doğduğunu anlattı.

    Hayatı boyunca toplumsal faydayı ve sorumluluğu üstüne vazife edinen, Vehbi Koç Vakfı’nın Kurucusu Vehbi Koç’un misyonunu, eğitim, sağlık ve kültür alanlarında pek çok proje ile sürdüren Vehbi Koç Vakfı, yeni podcast serisi ‘Vehbi Koç Vakfı Sohbetleri’ne başlıyor. Hayırseverliği bir yaşam biçimi haline getirerek daha iyi bir gelecek konusunda ilham verenleri ağırlayacak Vehbi Koç Vakfı Sohbetleri’nde, yıllar içinde Vehbi Koç Vakfı’na hizmet etmiş ya da yolu vakıf ile kesişmiş, ülkemiz meseleleri için elini taşın altına koymuş isimler, Vehbi Koç Vakfı’nın YouTube ve Spotify hesaplarında dinleyicilerle buluşuyor.

    Podcast serisinin ilk konuğu Vehbi Koç Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı ve Koç Holding Yönetim Kurulu Üyesi Semahat Arsel oldu. Vehbi Koç ve Sadberk Koç’un ilk çocuğu olan Semahat Arsel, Cumhuriyetin ilk yıllarında Ankara’da geçen çocukluğunu, ailesiyle ilişkilerini, o dönemin geleneklerini anlattı.

    “Atatürk’ün sevgisi ve kurtarıcı imajıyla büyütüldük”

    Ankara, Türkiye’nin merkezi ve Cumhuriyetin baş şehri olarak, diğer şehirlere, bilhassa İstanbul’a göre daha kontrollüdür. Benim çocukluğumda Ankara, yeni yeni gelişiyordu ve çok intizamlı ve güzeldi… Karınca, cırcır böceği, kuşlar, kelebekler, öyle yaşardık. Her şey kaliteli ancak muayyen miktarlarda olsun, aşırı hiçbir şey olmasın fikri hakimdi her zaman” diyen Semahat Arsel, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün çocukluğunda tanık olduğu vefatına dair de şu ifadeleri kullandı: “O kadar içim yanmıştı ki… Biz Atatürk’ün sevgisi ve kurtarıcı imajıyla büyütülmüştük. Öyle bir kuvveti, öyle bir insanı kaybetmek çok acı. Hayatımın ilk acısıydı, çok acı gelmişti. İstanbul’da ve Ankara’da büyük törenler oldu, sokaklarda insanlar günlerce ağlaştı.”

     “Babam gençlik yıllarında okul yaptırmayı gönlüne koymuş”

    Gençlik yıllarından itibaren babası Vehbi Koç’un aklında bir vakıf kurma fikri olduğunu ifade eden Semahat Arsel, ailesinin israftan kaçındığını ve çocuklarına da bunu aşıladığını belirtti. Arsel, Vehbi Koç Vakfı’nın nasıl filizlendiğini şu sözlerle aktardı: “İrsî bir durum vardı. Dedem de vakıfçılığa yatkın biriymiş, hatta İbadullah Vakfı’nın kurucularındanmış. Babam, yaşadığı, gördüğü olaylardan hep çok etkilenmiş, ders almış. Vehbi Koç ismi yayılmaya başladıktan sonra, eğitim, sağlık gibi alanlarda kendisinden talepler de çoğalmış. O dönemde Ankara’da okul da yokmuş. ‘Kendi kendime düşündüm, insan evinde okuyamaz, öğretmen olmadan bir şey öğrenemez. O nedenle ben okul yaptırmayı, eğitime daha fazla yardım etmeyi gönlüme ve kafama koydum’ derdi. Öyle de yapmış.

    “Büyük emeklerle yapılan işlerin devamlılığını sağlamak gerekiyor”

    Vehbi Koç Vakfı Sohbetleri’nin ilk yayınında, Koç Üniversitesi Semahat Arsel Hemşirelik Eğitim, Uygulama ve Araştırma Merkezi, Koç Okulu ve Türkiye’nin ilk özel müzesi Sadberk Hanım Müzesi’nin kuruluşuna dair de önemli bilgiler aktaran Semahat Arsel, eğitim, sağlık ve kültür alanındaki yatırımların sürdürülebilir olması gerektiğine dikkat çekti. Arsel “Varlıklı insanlardan okul yaptırmaları yönünde beklenti oluyor. O kişiler de tabii tüm hüsnü niyetiyle bir okul yapıyor. Bir müddet sonra o okulun yeni ihtiyaçları oluyor. Ben de diyorum ki, o okulları yaparken yaşatabilmek için bakımına da belli bir bütçe ayırmak lazım. Vakıf yönetiminin bir görevi de o. Başarı ancak devamlılığını sağlamakla mümkün. Benim en önem verdiğim konu büyük emeklerle yapılan işlerin devamlılığını da sağlayabilmek” ifadelerini kullandı

    Vehbi Koç Vakfı Sohbetleri’nin ilk yayınına Vehbi Koç Vakfı’nın YouTube ve Spotify hesapları üzerinden ulaşılabiliyor.

    Vehbi Koç Vakfı Hakkında:

    Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk özel vakfı olan Vehbi Koç Vakfı (VKV), köklü vakıf geleneğini yeniden canlandırmak amacıyla merhum Vehbi Koç tarafından 1969’da kuruldu. Vakıf, modern ve gelişen Türkiye için temel hizmet sahaları olarak belirlediği eğitim, sağlık ve kültür sektörlerinde kapsamlı faaliyet yürütüyor. Her biri mükemmellik merkezi haline getirilen kuruluşlarıyla örnek teşkil etmenin yanı sıra geniş çaplı proje destekleriyle de topluma hizmet ediyor. İlgili bakanlık ve yerel kurumlarla iş birliği içinde okul, yurt, hastane ve tıp merkezi inşa edip bağışlayarak toplumsal kalkınmayı destekliyor; binlerce yetenekli gence eğitim bursları veriyor. 

  • Güzel yaz günlerinin keyfini The Hello Hotel’de yaşayın💙😍

    Güzel yaz günlerinin keyfini The Hello Hotel’de yaşayın💙😍

    Güzel yaz günlerinin keyfini The Hello Hotel’de yaşayın💙😍

    Güzel yaz günlerinin keyfini The Hello Hotel’de yaşayın💙😍

    #bodrum

    #gümbet

    #goturkiye

    #summer

    #holidays

    Plaj Oteli

    Adnan Menderes Caddesi Zengin Huseyin Sokak No:20 Gümbet, Bodrum, Turkey

    (0252) 319 28 00

    hello@thehellohotel.com

    thehellohotel.com

    • Bodrum / İLETİŞİM BİLGİLERİ

      Gümbet, Adnan Menderes Cd. No:20, 48400 Bodrum/Muğla

      Mevkii: Gümbet

      Denize: 150 m.

      Otogara: 3 km.

    • Bilgi ve Rezervasyon

      0252 345 04 94

    OTELİMİZ

     

    Genel Özellikler

    * Tesis bir ana bina, 5 bloktan (2-3 katlı) oluşmaktadır.

    * Ücretsiz internet erişimi; Odalarda ve tüm genel alanlarda mevcuttur.

    * Minibar da giriş günü 2 büyük şişe su bulunmaktadır.

    Oda Özellikleri

    * Tesisin 40 odası mevcuttur.

    * Ekonomi Oda; 16 m2, Standart Oda; 18 m2, Superior oda; 18 m2 genişliğindedir.

    * ile işaretli özellikler ücretlidir.

    •  Çamaşırhane *
    •  Telefon *
    •  Sağlık Görevlisi *
    •  Masaj *
    •  internet
    •  Araç Kiralama *
    •  Kuru Temizleme *
    •  Transfer Hizmeti *
    •  Çocuk Bakıcısı *
  • Vefatının 70. Yılında Sait Faik Abasıyanık Anıldı

    Vefatının 70. Yılında Sait Faik Abasıyanık Anıldı

    Vefatının 70. Yılında Sait Faik Abasıyanık Anıldı

    Adapazarlı şair ve yazar Sait Faik Abasıyanık Sagüsad ve Cemil Meriç Sosyal Bilimler Lisesinin ortak düzenlediği etkinlikler çerçevesinde anıldı.

    SAGÜSAD Sait Faik Abasıyanık Proje Gurubunun Abasıyanık’ın aynı isimli öyküsünden uyarladığı “SEMAVER” isimli fotoğraf gösterisi Cemil Meriç Sosyal Bilimler Lisesi’nde öğrencilerle buluştu.

    SAGÜSAD Başkanı Ünal Dabak öğrencilere projenin süreçleri ile ilgili bilgi verdi. Dabak şehrimizin önemli simgelerinden olan yazar Sait Faik Abasıyanık için yapılan bu anma programına SAGÜSAD’ı davet ettikleri için başta edebiyat öğretmeni Ercan Yılmaz’a, okul yönetimi ve öğrencilerine teşekkürlerini iletti.

     

    Sait Faik Abasıyanık Türk öykü yazarıdır. Türk edebiyatına önemli katkıları vardır.

     Sait Faik Abasıyanık Kimdir?

     Sait Faik Abasıyanık 1906 yılında doğmuştur. Türk öykü ve roman yazarıdır. Aynı zamanda da şairdir. Özellikle Türk edebiyatında çağdaş hikayeciliğe önemli katkıları olmuş olan yazardır. Takma adı ise Adalı’dır.

     Sait Faik Abasıyanık’ın Kısaca Hayatı

     18 Kasım 1906 yılında Adapazarı’nda dünyaya gelmiştir. Sait Faik Abasıyanık çocukluğunun büyük bir bölümünü bu ilçede geçirmiştir. Babası ticaret ile uğraşan ünlü keresteci Mehmet Faik’tir. Annesi ise Hacı Rıza Efendi’nin kızı olan Makbule hanımdır. Sait Faik Abasıyanık’ın babası Kurtuluş savaşında göstermiş olduğu mücadeleden ötürü devlet tarafından İstiklal madalyası verilmiştir. Babası Mehmet Faik Efendi bir dönem Adapazarı belediye başkanlığını da yapmıştır. Sait Faik Abasıyanık doğduğunda ona Mehmet Sait adı verilmiştir. Daha sonra ki ilerleyen yaşında babasının ismini kullanmaya başlamıştır. Soyadı kanunu çıktığında ise ailesinin lakabından gelen Abasıyanık soyadını almıştır. Sait Faik Abasıyanık’in ailesi Abbasızadeler olarak anılıyordu.

     1910 yılında geldiğimizde Sait Faik Abasıyanık’ın babasının Karamürsel’e tayini çıkar. Yaklaşık 3 sene boyunca Karamürsel’de yaşayan Sait Faik Abasıyanık tekrardan Adapazarı’na dönmeye karar verir. Sait Faik Abasıyanık ilkokul eğitimine Rehber-i Terakki olan özel okulda başlamıştır. Bu okulda aynı zamanda yabancı dilde eğitim de veriliyordu. Ailesi zengin olduğundan dolayı çevresi tarafından da “Burjuva Çocuğu” olarak da adlandırıldığı olmuştur. Sait Faik Abasıyanık ilkokul öğrenimine devam ederken annesi ve babası boşanır. Ardından sırasıyla Düzce, Bolu ve Hendek’te bir müddet yaşadılar. Yaşadığı yerin Yunan işgali olması sebebi ile sık sık yaşadığı yeri değiştirmek zorunda kalmıştır. Ardından işgal sona erince tekrardan doğduğu ilçeye Adapazarı’na dönmüştür. Lise eğitimi için İstanbul’a gelir. Burada İstanbul Erkek Lisesi’nde öğrenim görmeye başlar.

     Arkadaşları ile birlikte hocalarına yapmış olduğu bir şaka neticesinde okuldan atılırlar. İstanbul Erkek Lisesi’nden ayrılmak zorunda kalan Sait Faik Abasıyanık lise eğitimine Bursa Erkek Lisesi’nde tamamlar ve buradan mezun olur. Liseyi bitirdikten sonra İstanbul’a geri döner. Burada edebiyata ilgisi olduğunu fark eder ve yazı yazmaya başlar. Yazmış olduğu eserler çevresi tarafından yoğun ilgi görür. Üniversite eğitimi için İstanbul Üniversitesi Edebiyat fakültesine kaydolur. Daha sonra 2. sınıfta dil öğrenmek istediği için okuldan ayrılır. Sait Faik Abasıyanık Uygurca diline merak salar ve bu yüzden okuldan kendi isteği ile ayrılır. Bu dönemde yazmış olduğu eserler de o zamanın en popüler gazetelerinden olan Hür gazetesinde yayınlanmıştır.

     Sait Faik Abasıyanık’ın Eserleri (Kitapları)

     – Lüzumsuz Adam

     – Son Kuşlar

     – Semaver

     – Mahalle Kahvesi

     – Alemdağ’da Var Bir Yılan

     – Kayıp Aranıyor

     – Havada Bulut

     – Şahmerdan

     – Sarnıç

     – Kumpanya

     – Az Şekerli

     – Şimdi Sevişme Vakti

     – Bir Takım İnsanlar

     Sait Faik Abasıyanık’ın Sözleri

     ” Güldüğü zaman insandan üstündür. Bakmaya doyamam. “

     ” Şiir olmayan yerde insan sevgisi de olmaz, insanı insana ancak şiir sevdirir. “

     ” Ben böyleyim işte. Kederimi unutmak için sanki kedersizmişim gibi yaparım. “

     Sait Faik Abasıyanık’ın Şiirleri

     – O ve Ben

     – Arkadaş

     – Kırmızı Yeşil

     – Köprü

     – Bir Zamanlar

  • Dünya Görme Engelliler gününde Cadde 54 AVM’de “IŞIKLA MÜCADELEM” fotoğraf sergisi açılacak.

    Dünya Görme Engelliler gününde Cadde 54 AVM’de “IŞIKLA MÜCADELEM” fotoğraf sergisi açılacak.

    IŞIKLA MÜCADELEM FOTOĞRAF SERGİSİNE DAVET

    Sakarya Sapanca’da yaşayan yüzde 90 görme engelli Emirhan Gümüş’ün 11 Mayıs Dünya Görme Engelliler gününde Cadde 54 AVM’de “IŞIKLA MÜCADELEM” fotoğraf sergisi açılacak.

    Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi (SUBÜ) Sapanca Meslek Yüksek Okulu Medya İletişim Programı Bölümü öğrencisi Gümüş’ün doğuştan gelen görme kaybı sorununa rağmen hiç yılmadan fotoğraf sanatı alanında çalışmalarına devam ediyor. Kendi gözünden ve dünyasından fotoğraf karelerini izleyiciler ile paylaşıyor.

    Sakarya Güzel Sanatlar Derneği SAGÜSAD’ın destekleri ile açılacak olan sergi Cadde 54 Avm’de ziyaret edilebilir.

  • Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” Laiklik Düşmanı, Bilimi ve Fenni Dışlayan Gerici Bir Eğitim-Öğretim Modelidir! Kabul Etmiyoruz!

    TMMOB’ye Bağlı Odaların Ortak Açıklaması
    “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” Laiklik Düşmanı,
    Bilimi ve Fenni Dışlayan Gerici Bir Eğitim-Öğretim
    Modelidir! Kabul Etmiyoruz!
    TMMOB;ye bağlı Odalar 9 Mayıs 2024 tarihinde ;“Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” Laiklik
    Düşmanı, Bilimi ve Fenni Dışlayan Gerici Bir Eğitim-Öğretim Modelidir! Kabul Etmiyoruz !" başlıklı
    bir basın açıklaması yaptı:
    AKP iktidarında Cumhuriyetin laiklik, çoğulcu demokrasi, kamu/toplum yararı, bağımsız
    yargı gibi pek çok alanda olduğu gibi eğitim-öğretimde de karşı-devrimci nitelikte köklü dönüşümler
    yaşanmıştır. İstanbul Sözleşmesi’nin feshi, aile çalıştayları, Medeni Kanun’un değiştirilmesi, karma
    eğitimin kaldırılmak istenmesi ve yükseltilen şeriat talepleri ile Türkiye’nin yönü çağ dışı bir rejime
    çevrilmiş durumdadır. Oluşturulan fiili durumlar Anayasa değişiklikleri ile kalıcı hale getirilmeye
    çalışılmış ve çalışılmaktadır.
    AKP iktidarı döneminde okul öncesinden üniversitelere kadar bütün öğretim programları
    birçok kez değiştirilmiş, gerici ve piyasacı uygulamalar egemen hale getirilmiştir. Darbecilerin 12
    Eylül faşizmi döneminde din dersini bütün kademe ve öğrenciler için anayasal zorunluluk hale
    getirmesinin ötesine geçilmiş, laiklik, evrensel bilimin gerekleri ve demokratik normlar dışlanmış,
    müfredat dinin en gerici yorumunu esas alan sözde “yerli ve milli değerler” propagandasına
    dönüştürülmüştür.
    Bu gerici dönüşüm, Türk siyasetinin yumuşama dönemine girdiğinin iddia edildiği bir
    dönemde, iktidarın doğasına uygun olarak tüm hızıyla devam etmektedir. Milli Eğitim Bakanlığı
    tarafından açıklanan “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” daha isminden başlayarak bunun son örneğini
    olduğunu ortaya koymaktadır. Ortaya atılan bu model ile dilden tarihe, felsefeden fen bilimlerine
    varıncaya dek tüm laik ve bilimsel içerikler tamamen yok edilmekte, fizik, kimya, biyoloji ve
    matematik gibi evrensel ve bilimsel dersler adeta angarya gibi gösterilmektedir. Bilim ve fen
    bilgisine dayanan derslerin önemsizleştirilerek, ders programları içerisinde ağırlıklarının azaltılması
    ile mühendislik ve mimarlık eğitimlerinin niteliğinin daha da düşmesine neden olacaktır.
    Diğer yandan 8. sınıflar için olan T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük dersinde ders adı
    dışında inkılaplar/devrimler yoktur; “laiklik” sadece bir defa ve en sondaki “anahtar kavramlar”
    içinde geçmekte ama bu sözde “anahtar kavram” ana metinde hiç yer almamaktadır. Söz konusu
    çerçeve metinlerde, “maarif” ve birçok Türkçe kökenli olmayan sözcük devreye sokularak
    Cumhuriyet döneminde dilin Türkçeleştirilmesi yönünde atılan bütün ileri adımlar yok edilmektedir.
    Gerçek ahlaki değerlerin ayaklar altına alındığı böyle bir dönemin iktidarı tarafından tanımlanan
    “Değerler” tüm ders içeriklerinde yaygınlaştırılmakta, fıtrat, mahremiyet, edep, iffet, sünnetullah
    gibi kavramlarla neredeyse bütün derslere dini bir içerik verilmekte, adeta yıllar önce AKP Genel
    Başkanı tarafından dillendirilen “Bütün okullar imam-hatip olacak” vaadi gerçekleştirilmektedir.

    Aile ve toplumsal cinsiyet ilişkileri, Medeni Kanun’un çerçevesini geçersizleştiren bir içerikte
    yer almaktadır. Aile kurmanın fıtrata uygunluğu, aile reisinin hak ve sorumlulukları ile devlet
    yöneticilerinin hak ve sorumlulukları arasında benzerlik kurulması, İslam Hukuku’nda aile kurmanın
    şartları, evlenme, boşanma, miras gibi konularda dini uygulamaların temel alınması, aileye ayet ve
    hadisler ışığında önem verilmesi söz konusudur.
    Modelde kadının çalışma hayatına girmesi, çocuk sayısı, evlenme yaşının yükselmesi,
    boşanma-ayrılma, tek ebeveynli aileler, çocukların ve aile büyüklerinin bakımında aile dışı
    kurumların yaygınlaştırılması sorun olarak sunulmaktadır. Kadınları kamusal yaşamın dışına
    çıkarmayı amaçlayan siyasal İslam ideolojisi, bunu tüm eğitim kurumlarında ve kademelerde
    yaygınlaştırmayı amaçlamakta, çocuk yaşta evlilikler olağanlaştırılmaya çalışılmaktadır.
    “Müfredat” ya da eğitim-öğretim programları, devletin eğitim sistemi üzerinden kendini ve
    temsil ettiği egemen sınıf çıkarlarını yeniden üretmesinin en güçlü ideolojik ve kültürel aracıdır. Bu
    yeniden üretimde bazı “değer” ve bilgiler doğru ve kabul edilebilir olarak görülürken, bazıları
    özellikle dışarıda bırakılır. AKP iktidarında da evrim, laiklik, fen  bilimleri tarafından ortaya atılan
    bilimsel kavramlar, normlar ve evrensel doğrular dışarıda bırakılanların en ön sıralarında yer
    almaktadır. İçerik değişimiyle birlikte ön sıralarda, egemen mezhebe göre tanımlanan din, dinsel
    değerlere göre tanımlanan ahlak, aile, fıtrat ve istismar edilen yerli, milli gibi kavramlar yer
    almaktadır.
    Özetle, “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli”, iktidarın YÖK, Milli Eğitim Bakanlığı, Diyanet İşleri
    Başkanlığı, tarikat ve cemaatlerle işbirliği içinde yürüttüğü 4-6 yaş Kur’an kursları, ÇEDES gibi
    projeleri ve geçmişteki gerici uygulamalarını tamamlayıcı niteliktedir. Model egemen mezhep
    eksenli dini temellere dayandırılan manevi değerler, ahlak, fıtrat gibi belirlenimler üzerinden siyasal
    İslamcı sömürü-rant, zulüm düzenine ucuz işgücü olarak hizmet edecek olan kindar-dindar kuşaklar
    yetiştirmeyi ve toplumu totaliter tarzda biçimlendirmeyi hedeflemektedir.
    TMMOB’ye bağlı Odalar olarak kamu/toplum yararı temelinde toplumsal yaşamın bütününe
    yönelik kamusal hizmet vermekle yükümlü olduğumuzun bilinci ile bilimi, laikliği, evrensel doğru ve
    normları savunmaya ve şeriat yönelimli gericiliğe karşı durmaya kararlılıkla devam edeceğimizi ülke
    kamuoyunun bilgisine sunarız.

    TMMOB’ye bağlı
    Bilgisayar Mühendisleri Odası
    Çevre Mühendisleri Odası
    Elektrik Mühendisleri Odası
    Fizik Mühendisleri Odası
    Gemi Makinaları İşletme Mühendisleri Odası
    Gemi Mühendisleri Odası
    Gıda Mühendisleri Odası
    Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası
    İç Mimarlar Odası
    İnşaat Mühendisleri Odası
    Jeofizik Mühendisleri Odası
    Jeoloji Mühendisleri Odası
    Kimya Mühendisleri Odası
    Maden Mühendisleri Odası
    Makina Mühendisleri Odası
    Metalurji ve Malzeme Mühendisleri Odası
    Meteoroloji Mühendisleri Odası
    Mimarlar Odası
    Petrol Mühendisleri Odası
    Peyzaj Mimarları Odası
    Şehir Plancıları Odası
    Tekstil Mühendisleri Odası
    Ziraat Mühendisleri Odası

  • Sakarya Ticaret Borsası’ndan yeni seçilen belediye başkanlarına hayırlı olsun ziyareti

    Sakarya Ticaret Borsası’ndan yeni seçilen belediye başkanlarına hayırlı olsun ziyareti

    Sakarya Ticaret Borsası’ndan yeni seçilen belediye başkanlarına hayırlı olsun ziyareti

    Sakarya Ticaret Borsası Meclis Başkanı Bekir Uztürk, Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Genç ve Yönetim Kurulu Üyeleri, yerel seçimlerin ardından mazbatalarını alarak görevlerine başlayan Sakarya Büyükşehir ve ilçe Belediye Başkanlarına hayırlı olsun ziyareti gerçekleştirdi.

    Sakarya Ticaret Borsası heyeti Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar, Serdivan Belediye Başkanı Osman Çelik, Erenler Belediye Başkanı Şenol Dinç, Arifiye Belediye Başkanı İsmail Karakullukçu, Sapanca Belediye Başkanı Nihat Arda Şahin, Ferizli Belediye Başkanı Mehmet Ata, Karapürçek Belediye Başkanı Mehmet Murat Çoruhlu, Akyazı Belediye Başkanı Bilal Soykan, Hendek Belediye Başkanı İrfan Püsküllü, Pamukova Belediye Başkanı Fatih Akın, Geyve Belediye Başkanı Selçuk Yıldız, Taraklı Belediye Başkanı İbrahim Pilavcı, Kaynarca Belediye Başkanı Kadir Yazgan, Söğütlü Belediye Başkanı Selçuk Kurt, Karasu Belediye Başkanı İshak Sarı ve Kocaali Belediye Başkanı Turan Yüzücü’yü ziyaret ederek yeni görevlerinin hayırlı olmasını diledi.

    Başkan Mustafa Genç gerçekleştirilen ziyaretlerde seçim sonrası başlayan yeni dönemin hayırlı olmasını temenni ederek; “Bir seçim sürecini daha huzur ve barış içinde geride bıraktık. Gerçekleşen seçim sürecinin ardından görevine devam eden ve yeni göreve başlayan belediye başkanlarımızla ilimizin kalkınması için ortak akıl ve iş birliği içerisinde hizmet etmeye devam edeceğiz. Belediye Başkanlarımız ilçelerimizin ve ilimizin gelişimi ve refahı için önemli adımlar atacaklardır. Özellikle tarım ve hayvancılığın gelişmesi noktasında Sakarya Ticaret Borsası olarak elimizi taşın altına koymaya hazırız. Başkanlarımıza, bizleri makamlarında misafir ettikleri için şahsım ve Sakarya Ticaret Borsası adına teşekkür ediyorum. Yeni dönem ilçelerimiz, ilimiz ve ülkemiz için hayırlı hizmetlere vesile olsun.” dedi

    Sakarya Ticaret Borsası Meclis Başkanı Bekir Uztürk, “Ziyarette bulunduğumuz Belediye Başkanlarımıza misafirperverlikleri için teşekkür ediyorum. Yeni görevlerinde başarılar ve kolaylıklar diliyorum. Ticaret Borsamız şehrimizin kalkınması ve gelişmesi için hizmet etmeye devam ediyor. Belediye Başkanlarımızla birlikte şehrimize en iyi ve faydalı hizmetleri vermeye gayret edeceğiz.” dedi.

    Belediye başkanlarımız da STB Heyetinin ziyaretinden duydukları memnuniyeti dile getirerek, Sakarya ilinin özellikle tarım ve hayvancılık alanında gelişmesi için ortak çalışmalar ve projeler gerçekleştirme ve uygulama konusunda hazır olduklarını ifade ettiler.