Kategori: Haberler

Haberler

  • Türkiye’de 1.445 Hasta Kalp Nakli Bekliyor

    Türk Kardiyoloji Derneği (TKD), Kalp Yetersizliği Farkındalık Haftası kapsamında bu önemli kronik sağlık sorununa dikkat çekti. Türkiye’de yaklaşık 2 milyon 700 bin hasta kalp yetersizliği ile mücadele ederken, hastaların yaş ortalamasının 68 olduğu görülüyor. Erkekler ise kadınlara göre daha erken yaşlarda kalp yetersizliğiyle karşı karşıya kalıyor. Erkeklerde sıklıkla kalp damar hastalıkları kalp yetersizliğine sebep olurken; kadınlarda hipertansiyon, tiroid hastalıkları ve obezite önemli bir faktör olarak öne çıkıyor.  

    Kalp sağlığı alanında gerçekleştirdiği etkili farkındalık çalışmalarıyla öne çıkan ve 60. yılını geride bırakan Türk Kardiyoloji Derneği (TKD), her yıl Mayıs ayının ikinci haftası düzenlenen Kalp Yetersizliği Farkındalık Haftası nedeniyle bu önemli kronik sağlık sorununa bir kez daha dikkati çekti.

    Kalbin yeterince kan pompalayamaması durumunu ifade eden kalp yetersizliği, kalp kaslarının zayıflaması veya sertleşmesi sonucunda ortaya çıkabiliyor. Yetersiz kan pompalanması, vücudun diğer organlarının yeterince oksijen ve besin maddesi alamamasına neden oluyor. Bu da ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor. Kalp yetersizliği, yaşam kalitesini önemli ölçüde düşürebiliyor ve hatta ölümcül olabiliyor.

    Dünya genelinde milyonlarca insanı etkileyen kalp yetersizliği, ülkemizde de önemli sağlık sorunlarından biri olarak öne çıkıyor. Kalp yetersizliği, Türkiye’de ölüm nedenleri arasında üst sıralarda yer alıyor.

    ERKEKLER KADINLARA GÖRE DAHA FAZLA RİSK ALTINDA 

    Birçok kalp yetersizliği vakasının erken teşhis edilebildiğine ve önleyici tedbirler alınabilineceğine dikkat çeken TKD Kalp Yetersizliği Çalışma Grubu Başkanı Prof. Dr. Özlem Yıldırımtürk, “Türkiye, kalp yetersizliği gibi kardiyovasküler hastalıkların yüksek bir yükü altında. Gelişen teknoloji ve tıbbi ilerlemelere rağmen, kalp yetersizliği hala önemli bir sağlık sorunu. Özellikle yaşlı nüfusta ve kronik hastalıklara sahip bireylerde kalp yetersizliğinin görülme riski artıyor. Yakın dönemde Sağlık Bakanlığı verilerinin değerlendirildiği 2016-2022 yılları arasını kapsayan çalışmada, kalp yetersizliğinin erişkin nüfusta görülme sıklığı %2.9 olarak belirtildi. Bu da yaklaşık 2 milyon 700 bin hastayı ifade ediyor. Türkiye’deki kalp yetersizliği hastalarının yaş ortalaması 68 olurken, erkekler kadınlara göre daha erken yaşlarda kalp yetersizliğiyle karşı karşıya kalıyorlar. Erkeklerde sıklıkla kalp damar hastalıkları kalp yetersizliğine sebep olurken, kadınlarda hipertansiyon, tiroid hastalıkları ve obezite kalp yetersizliğine adeta davetiye çıkarıyor” diye konuştu.

    Prof. Dr. Özlem Yıldırımtürk, kalp yetersizliğiyle mücadelede en önemli adımlardan birinin toplumda farkındalık oluşturmak olduğunu vurgulayarak ekledi: “Toplumu kalp sağlığı konusunda bilinçlendirmek, risk faktörlerini tanıtmak ve en önemlisi sağlıklı yaşam tarzı alışkanlıklarını teşvik etmek, kalp yetersizliği vakalarını azaltmada kilit rol oynuyor. Sağlık kuruluşları, sivil toplum kuruluşları ve medyanın kalp yetersizliği farkındalığını artırmak için hayata geçirecekleri iş birlikleri bu noktada oldukça önem taşıyor. Toplumda kalp sağlığıyla ilgili eğitimlerin ve bilgilendirme programlarının da daha yaygın hale getirilmesi atılacak kritik adımlar arasında yer alıyor. Okullarda ve işyerlerinde düzenlenen eğitimler, bireylerin kalp sağlığına yönelik bilinçlenmesine yardımcı olabilir ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının yaygınlaşmasına katkıda bulunabilir

    Türkiye’de sağlık sisteminin kalp yetersizliği ve diğer kardiyovasküler hastalıklarla mücadelede güçlendirilmesinin önemini de vurgulayan Yıldırımtürk, “Sağlık hizmetlerinin yaygınlaştırılması ve kalp sağlığıyla ilgili hizmetlerin geliştirilmesi, kalp yetersizliği vakalarının yönetiminde ve tedavisinde oldukça önemli. Ayrıca, sağlık personelinin bu konuda düzenli olarak eğitilmesinin ve kalp yetersizliği konusunda uzmanlaşmış merkezlerin çoğalmasının da ülkemizde vakaların azalmasında etkili olacağına inanıyorum. Türk Kardiyoloji Derneği olarak düzenlediğimiz eğitim programlarıyla ülkemizde kalp yetersizliği konusunda uzman kardiyologların sayısını artırmayı amaçlıyoruz” dedi.

    TÜRKİYE’DE 1.445 HASTA KALP NAKLİ BEKLİYOR 

    Kalp yetersizliği, kadınlarda meme, erkeklerde prostat kanserinden daha ölümcül olarak biliniyor. Bununla birlikte, bu hastalıkla ilgili tedavi seçenekleri her geçen yıl artmaya devam ediyor.

    Bu tedaviler ile ilgili konuşan Yıldırımtürk “Hastalarımızın tedavi süreçlerini ömrü uzattığını bildiğimiz ilaçların yanı sıra, pil ve cihaz uygulamaları ile destekliyoruz. İlaç ve pil tedavileriyle yeterli fayda sağlayamadığımız hastalarımızda ise, yapay kalp cihazlarını veya kalp nakli seçeneklerini de mutlaka değerlendiriyoruz. Şu anda tüm Türkiye’de kalp nakli bekleyen 1.445 hastamız mevcut. Ancak maalesef bilindiği üzere verici sayısı bu rakamın çok altında. Hâlbuki yeni bir kalp bu hastaların hayatlarını tamamen normal şekilde devam etmesini sağlayabilir” dedi

    YÜRÜYÜŞ KALP SAĞLIĞINI KORUMAK İÇİN BASİT AMA ETKİLİ BİR ADIM 

    Her bireyin kalp sağlığına dikkat ederek sağlıklı yaşam alışkanlıklarını benimsemesinin, kalp yetersizliği vakalarının azaltılmasında veya hastalığın etkilerinin azaltılmasında kilit bir rol oynayacağına dikkat çeken Prof. Dr. Özlem Yıldırımtürk, hastalara şu önerilerde bulundu:

    • Sağlıklı bir yaşam tarzını benimseyin,

    • Yürüyüş gibi basit egzersizler yapın. Hastalar kendilerini sürekli halsiz ve yorgun hisseder ancak hareketsiz kalınca kas kaybı gelişir. Yürüyüş ve egzersiz yorgunluk şikayetlerini azaltır, egzersiz kapasiteleri artırır,

    • Dengeli beslenin,

    • Sigara içmeyin ve alkol tüketimini sınırlayın,

    • Düzenli sağlık kontrolleri ve kalp sağlığıyla ilgili testler, kalp yetersizliğinde erken teşhisi sağlar. Düzenli olarak doktor kontrolünden geçin ve sağlık durumunuzu izleyin.

  • Sakarya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Kiradan Kurtuluyor

    Sakarya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Kiradan Kurtuluyor

    Sakarya İl Kültür ve Turizm   İl Müdürü Süleyman ACAR 08.05.2024 tarihinde Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü ile Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü’ne bir çalışma ziyaretinde bulunmuştur. Ziyarette İlimiz müzesi ve kütüphanelerinin genel sorunları dile getirilerek, çözüm önerileri ele alınmıştır.
    Ardından, Türkiye Büyük Millet Meclisinde Sakarya Milletvekilimiz sayın Ali İNCİ ile görüşülerek, kütüphaneler ile ilgili genel sorunlar ele alınmıştır. Görüşmede, sayın vekilimizin yoğun gayretleri ve Müdürlüğümüzün çalışmaları sonucunda 15.06.2022 tarihli Bakanlık oluruyla açılan Hendek Rasim Paşa Halk Kütüphanesinin işleyişi ve Hendek İlçe Halk Kütüphanesi olarak kullanılmak üzere yapım süreci devam eden yaklaşık 2.200 m² kullanım alanına sahip kütüphane binasının ve Arifiye İlçe Halk Kütüphane binasının iç tefrişatının yapılarak hizmete açılması konuları ele alındı.
    Aynı zamanda 2024 yılı Yatırım Programına alınan yeni Sakarya İl Halk Kütüphanesi değerlendirildi. Mevcutda kiralık bir binada hizmet veren İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü birimlerinin de yapılacak olan Sakarya İl Halk Kütüphanesi binası içerisinde yer alması hususunda fikir birliğine varıldı.


    Müdürlüğümüz çalışmaları kapsamında vermiş olduğu destek ve ev sahipliği için sayın vekilimiz Ali İNCİ’ye teşekkür ediyoruz.

  • Yaşar Kemal’in yetiştiği Kadirli’de edebiyat festivali düzenliyor

    Yaşar Kemal’in yetiştiği Osmaniye’nin Kadirli ilçesinde Yaşar Kemal onuruna edebiyat festivali düzenleniyor. Festival kapsamında çok sayıda yazar okurlarıyla buluşacak. Söyleşiler ve imza günleri düzenlenecek…

    Osmaniye’nin Kadirli ilçesinde, Türk edebiyatının usta ismi Yaşar Kemal anısına düzenlenecek olan “Birinci Osmaniye-Kadirli Edebiyat Günleri”, 25 Mayıs – 9 Haziran tarihleri arasında gerçekleşecek. Bu önemli kültürel etkinlik, Osmaniye Valiliği ve DS Kitap işbirliği ile organize ediliyor.

    Fuar, Türkiye’nin önde gelen yayınevlerinin yanı sıra tanınmış yazarlarını da ağırlayacak. Etkinlik süresince, ziyaretçilere edebiyatın farklı yönlerini keşfetme ve sevdikleri yazarlarla doğrudan etkileşimde bulunma fırsatı sunulacak. Edebiyat Günleri, kitap okuma kültürünü teşvik etmek ve Yaşar Kemal’in edebi mirasını onurlandırmak amacı taşıyor.

    Etkinlik, Kadirli’de edebiyatın ve kültürün coşkusunu yaşamak isteyen herkes için kaçırılmaz bir fırsat sunuyor. Ayrıca, düzenlenecek atölye çalışmaları, yazar okumaları, panel tartışmaları ve sergiler gibi çeşitli aktivitelerle zenginleştirilmiş bir program, katılımcılara edebiyat dünyasının kapılarını aralayacak.

    Osmaniye Valiliği ve DS Kitap’ın işbirliğiyle hayata geçirilen bu etkinlik, Kadirli’nin kültürel ve ekonomik hayatına önemli katkılar sağlarken, bölge halkının kültürel etkinliklere erişimini de artıracak. “Birinci Osmaniye-Kadirli Edebiyat Günleri”, her yaştan ve her kesimden kitap severleri Kadirli’ye davet ediyor.

  • Elma suyu, salça, mineral sular ve gazozlar mamul ihracatının gözdesi 

    Elma suyu, salça, mineral sular ve gazozlar mamul ihracatının gözdesi 

    Yaş meyve sebze ve mamul ihracatı 4 ayda 2 milyar doları aştı

    Türk meyve sebzeleri dünyaya lezzet oluyor şifa dağıtıyor

    Dünya sofraları Türk meyve sebze mamulleriyle kuruluyor

    Taze meyve sebze ve mamul ihracatında 2024 sonu hedefi 6,5 milyar dolar

    Türkiye’nin 7 coğrafyasında yetişen meyve sebzeler dünyanın ağzını tatlandırıp, şifa dağıtıyor ve sofralardaki menüleri zenginleştiriyor

    Dünya’nın dört bir tarafında 170 ülkeye taze meyve sebze ve meyve sebze mamullerini ihraç eden Türk ihracatçıları, 2024 yılının Ocak – Nisan döneminde ihracatlarını yüzde 10’luk artışla 1 milyar 891 milyon dolardan 2 milyar 82 milyon dolara yükselttiler.

    2024 yılının ilk dört aylık döneminde Türkiye’nin; yaş meyve sebze ihracatı 1 milyar 174 milyon dolar olurken, meyve sebze mamulleri ihracatı yüzde 27’lik artışla 717 milyon dolardan 908 milyon dolara ilerledi.

    Türkiye’nin 58 milyon ton taze meyve sebze ürettiğini dile getiren Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, bu üretimin yüzde 11-12’sinin taze meyve sebze olarak ihraç edildiğini, mamul ihracatının da eklenmesiyle bu oranın yüzde 25’e ulaştığını kaydetti.

    2024 hedefimiz 6,5 milyar dolar ihracat

    “Dünya’nın meyve sebze ve meyve sebze mamulleri tedarikçisi olduğumuzu gösterdik” diyen Uçak, “Kiraz, ayva, incir, kayısı, kavun, karpuz, kestane, vişne, hıyar, elma, domates, patlıcan, ıspanak ve biberde dünyada en büyük üreticiler listesinin zirvesindeyiz. Mamullerde turşu ihracatında dünya birincisiyiz. Salça, kuru domates, meyve suları, konserve, dondurulmuş meyvelerde de güçlü üreticiyiz. 2023 yılı sonunda taze meyve sebze ve meyve sebze mamulleri ihracatımız 5 milyar 908 milyon dolara ulaşmıştı. Yakın coğrafyalarımızda savaşlara, küresel ekonomideki resesyona rağmen 2024 yılı sonunda 6,5 milyar dolar dövizi Türkiye’ye kazandırmak için çaba gösteriyoruz” şeklinde konuştu.

    Tazede mandalina, domates ve limon ihracatın zirvesinde

    Mandalina’nın 2023 yılını 577 milyon dolarlık ihracat tutarıyla taze meyve sebze sektörünün lideri olarak geride bıraktığı bilgisini veren Uçak sözlerini şöyle sürdürdü; “Mandalina 2024 yılına da parlak bir giriş yaptı ve 4 aylık dönemde 233,5 milyon dolarlık ihracatla zirvedeki yerini korudu. Türkiye, domates ihracatından 219 milyon dolar döviz elde ederken, limon ihracatını yüzde 14 artırarak 118 milyon dolardan 134 milyon dolara taşıdı. Biber ihracatı 129 milyon dolar şeklinde kayıtlara geçerken, elma ihracatından elde edilen döviz tutarı 77 milyon dolar oldu. Portakal ihracatı yüzde 123’lük artışla 31 milyon dolardan 69 milyon dolara çıkarken, portakal taze meyve sebze ihracat artış rekortmeni olmayı başardı. Nar ihracatı yüzde 27’lik artışla 53 milyon dolardan 68 milyon dolara ilerlerken, kabak ihracatı 41 milyon dolar, greyfurt ihracatı 37,5 milyon dolar ve hıyar ihracatı 25 milyon dolar oldu ve taze meyve sebze ihracatında ilk 10 bu şekilde oluştu.”

    Elma suyu, salça, mineral sular ve gazozlar mamul ihracatının gözdesi 

    Meyve sebze mamullerinde ihracat liderinin elma suyu ve konsantrelerinin 97,5 milyon dolarla olduğunu aktaran Başkan Uçak, “Domates salçası ihracatımız yüzde 70’lik artışla 47 milyon dolardan 80,6 milyon dolara yükseldi. Mineral sular ve gazozlar ihracatından 78 milyon dolar döviz elde ettik. Biber turşuları ihracatımız yüzde 30’luk yükselişle 50 milyon dolardan 65 milyon dolara, kurutulmuş domates ihracatımız yüzde 19’luk gelişimle 43 milyon dolardan 51 milyon dolara çıktı. Kornişon turşuları ihracatımız 50 milyon dolar, közlenmiş sebzeler 40 milyon dolar, su ihracatı 24 milyon dolar, turunçgil konserveleri 19,5 milyon dolar ve dondurulmuş domates ihracatı 18 milyon dolar meyve sebze mamulleri ihracatına katkı sağladılar” diye özetledi.

    Rusya Federasyonu, Romanya ve Irak taze meyve sebzelerimizi en çok talep eden ülkeler oldu

    Yaş meyve sebze sektöründe en çok ihracat yaptığımız ülke 262 milyon dolarla Rusya Federasyonu olurken, zirve ortağı Romanya’ya 130 milyon dolar ihracat gerçekleştirdik. Irak, 2023 yılının ilk dört ayında Türkiye’den 32,8 milyon dolarlık yaş meyve sebze talebinde bulunmuşken, 2024 yılının aynı döneminde talebini yüzde 291’lik rekor artışla 128 milyon dolara tırmandı. Irak, hem zirvenin üçüncü sırasına yerleşti hem de ihracat artış rekortmeni ülke oldu.

    Ukrayna’ya yapılan taze meyve sebze ihracatı yüzde 17’lik artışla 89 milyon dolardan 104,5 milyon dolara çıkarken, Almanya’ya 67,8 milyon dolarlık taze meyve sebze ihraç etme başarısı gösterdik.

    Yaş meyve sebze sektörü, 2024 yılının Ocak – Nisan döneminde 124 ülkeye Türk lezzetlerini ulaştırdı.

    Turkish Tastes TURQUALITY Projesi mamul ihracatında ABD’yi liderliğe taşıdı

    Türkiye’nin meyve sebze mamulleri ihracatında zirvedeki ülke 144,6 milyon dolarlık taleple Amerika Birleşik Devletleri oldu. ABD’nin Türkiye’den mamul talebi 2024 yılının 4 aylık diliminde yüzde 22 arttı.

    ABD’nin Türkiye’den meyve sebze mamulleri talebi artışında, Ege İhracatçı Birlikleri’nin Turkish Tastes isimli TURQUALITY Projesi itici güç oldu. TURQUALITY Projesi’nin start aldığı 2018 yılında Türkiye’den 180 milyon dolarlık meyve sebze mamulleri talebiyle listede 3. sırada yer alan ABD, TURQUALITY Projesi’nin başarısı sonrasında 6 yıllık süreçte Irak ve Almanya’yı geçerek zirveye kuruldu.

    Almanya, 2024 yılının Ocak – Nisan döneminde Türkiye’den meyve sebze mamulleri talebini yüzde 27 artırarak 100,3 milyon dolardan 128 milyon dolara çıkardı ve ABD’nin ensesinde soluğunu hissettirdi. Almanya, ABD’ye kaptırdığı liderliği geri almak için Türk meyve sebze ürünleri talebinde vites artırdı.

    Türkiye’nin meyve sebze mamulleri ihracatında üçüncü basamağın sahibi Hollanda oldu. Hollanda’nın Türkiye’den meyve sebze mamulleri talebi yüzde 53 artış gösterdi. Hollanda’yı 56,7 milyon dolarlık taleple İngiltere, 55,4 milyon dolarlık meyve sebze mamulleri ithalatıyla Irak izledi. İtalya, Rusya Federasyonu, Fransa, KKTC ve Japonya, Türkiye’nin meyve sebze mamulleri ihracatında ilk 10 ülke olarak sıralandılar. Türkiye, meyve sebze mamulleri ihraç ettiği ilk 10 pazarın tamamında ihracat artışı başarısı gösterdi.

    Meyve sebze mamulleri ihracatında ilk 10 ülkeye 2023 yılının ilk dört ayında yaptığımız ihracat 444 milyon dolar iken, 2024 yılının Ocak-Nisan döneminde yüzde 31’lik artışla 582 milyon dolara tırmandı. Türkiye toplamda 167 ülke ve gümrüklü bölgeye meyve sebze mamulleri ihracatı gerçekleştirdi.

    Ege Bölgesi’nden yapılan ihracat 420 milyon dolar oldu

    Türkiye’nin yaş meyve sebze ve meyve sebze mamulleri ihracatının güçlü aktörlerinden Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği 2024 yılının 4 aylık döneminde ihracatını yüzde 2’lik artışla 411 milyon dolardan 420 milyon dolara çıkardı.

    Ege Bölgesi’nden yapılan taze meyve sebze ihracatında domates 29 milyon dolarlık tutarla en çok ihraç edilen ürün olurken, domatesi 9,5 milyon dolarlık tutarla mandalina ve 5,4 milyon dolarlık tutarla ihraç sezonu yeni başlayan taze çilek takip etti.

    Mamul ihracatında biber turşusu 50,4 milyon dolarla zirvede yer alırken, kurutulmuş domates ihracatından 46,5 milyon dolar kornişon turşusu ihracatından 35,5 milyon dolar dövizi Egeli ihracatçılar Türkiye’ye kazandırdılar.

    Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği üyeleri Rusya’da 15 milyon dolarlık yaş meyve sebze ihraç ederken, ikinci sırada 7 milyon dolarla Polonya, üçüncü sırada 6,7 milyon dolarla Ukrayna sıralandı.

    Türkiye’nin mamul ihracat lideri Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği üyeleri ABD’ye 64 milyon dolarlık, Almanya’ya 63 milyon dolarlık, İngiltere’ye 31 milyon dolarlık mamul ihraç etme başarısı gösterdiler.

    Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, 2024 yılı sonunda 6,5 milyar dolarlık taze meyve sebze ve meyve sebze mamulleri ihracatı hedeflediklerini söyledi.

     

  • Corendon Airlines Genel Müdürlük-Alanya Gazipaşa 10 Mayıs 2024, Cuma 09.15: 

    Corendon Airlines Genel Müdürlük-Alanya Gazipaşa 10 Mayıs 2024, Cuma 09.15: 

    Corendon Airlines’ın dün sabah (9 Mayıs, Perşembe) CAI1031 Köln-Alanya/Gazipaşa uçuşunu gerçekleştiren 9H-TJF tescilli Boeing 737-800 tipi uçağın inişinde lastiklerin patlaması ve sonrasında uçağın pist üzerinde güvenli bir şekilde durması yolcularımızın ve uçuş ekibimizin uçaktan herhangi bir yaralanma veya sağlık sorunu olmadan indirilmesi konusunda güncel bilgilendirmeyi paylaşıyoruz:

    Uçak emniyetli bir şekilde park pozisyonuna çekilmiştir.

    Corendon Airlines’ın Teknik Ekibi, Alanya Gazipaşa Havalimanı’nın Teknik Ekibi ile Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü yetkilileri ve Devlet Hava Meydanları İşletmesi görevlileri tarafından yapılan pistteki ve uçak üzerindeki incelemeler tamamlanmıştır.

    Pist, dün gece uçak trafiğine açılmıştır. Pistin iniş ve kalkışlara açılmış olması ile Corendon Airlines’ın Alanya Gazipaşa operasyonları planlandığı şekilde devam etmektedir.

    Güncel bilgiler Corendon Airlines Genel Müdürlüğü tarafından paylaşılmaktadır.

    Corendon Airlines 

  • ‘Kahraman Türk Kadınları’ adlı tiyatro oyunu büyük ilgi gördü

    ‘Kahraman Türk Kadınları’ adlı tiyatro oyunu büyük ilgi gördü

    Bu vatanın kurtuluş ve kuruluş aşamasındaki kadın kahramanlarımızı hatırlamak genç kuşaklara hatırlatmak boyun borcumuzdu.

    Serdivan Belediyesi  Kültür ve Kongre Merkezinde sahne alan oyunu, Vatan ve Hürriyet Derneği Genel Başkanı Yaşar DURSUN, siyasi parti temsilcileri, kurum ve kuruluş yetkilileri ile vatandaşlar izledi. Şehitler için saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşının okunmasıyla başlayan programda  kurtuluş savaşı mücadelesinde yer alan Kara Fatma, Hayme Ana, Selcan Hatun, Fatma Bacı, Nene Hatun, Selcen Hatun, Makbule Efe, Altuncan Hatun ‘un hayatından kesitler sunuldu.

    Milli mücadele yıllarında, M.Kemal ATATÜRK ve Silah Arkadaşları ile birlikte Kurtuluş Savaşı’na katılan, Türk halkına üzerinde yaşadığımız toprağın vatan olmasını sağlayan ve Cumhuriyetimizin kurulmasına katkı sağlayan Kahraman Türk Kadınlarımızın yaşadığı zorlu mücadeleleri hafızalarımızda tekrar canlandıran; Yönetmenliğini Senem YILDIRIM’ın yaptığı, bir grup Sayşad üyemizin de rol aldığı,”KAHRAMAN TÜRK KADINLARI” Müzikal Tiyatrosuna, Milli Şuuru hücrelerinde hissetmek isteyenler salonu doldurdular

    ‘Zafere Götüren Analar’ temasıyla sahne alan tarihi drama tiyatrosunda halk oyunları da izleyici ile buluşurken, etkinlik sonunda Vatan ve Hürriyet Derneği Genel Başkanı Yaşar DURSUN, sahne alan oyunculara çiçek takdim ederek, teşekkür etti.


    Katılımcılar tarafından ayakta alkışlanan oyun sonunda protokol üyeleriyle oyuncular hatıra fotoğrafları çektirdi.

     

  • Eğitim ve Bilim Gücü Dayanışma Sendikası üyeleri Eğitim çalışanlarına yapılan şiddete dur demek için bir araya geldiler.

    Eğitim ve Bilim Gücü Dayanışma Sendikası üyeleri Eğitim çalışanlarına yapılan şiddete dur demek için bir araya geldiler.

    Eğitimcilere yapılan şiddete karşı bir araya geldiler
    Eğitim ve Bilim Gücü Dayanışma Sendikası  Eğitim çalışanlarına yapılan şiddete dur demek için AKM önünde bir araya geldiler.

    Atatürk Kültür Merkezi önünde bir araya gelen sendika üyeleri basın açıklaması gerçekleştirdiler. Basın açıklamasını Eğitim Gücü Sen Sakarya Şube başkanı Güldane Berberoğlu gerçekleştirdi.
    HEP BİRLİKTE
    Eğitim çalışanlarına yapılan şiddete hep birlikte karşı duruyoruz diyen Berberoğlu, “Bugün burada, Eğitim ve Bilim Gücü Dayanışması Sendikası olarak bir araya gelmemizin sebebi, eğitim çalışanlarının karşılaştığı şiddet olaylarına dikkat çekmek ve bu soruna çözüm bulunması için sesimizi duyurmaktır. İstanbul’da okulda uğradığı silahlı saldırı sonucu vefat eden Okul Müdürümüz Sayın İbrahim OKTUGAN’a Allah’tan rahmet, ailesi, sevenleri ve eğitim camiamıza baş sağlığı diliyoruz. Eğitim kurumlarında görev yapan öğretmenler, idareciler ve eğitim çalışanları olarak, artan şiddet vakaları karşısında sessiz kalmayı reddediyoruz” dedi.
    TOPLUMSAL BİR SORUN
    Berberoğlu, “Son dönemde eğitim kurumlarında yaşanan şiddet olaylarının artması, sadece bireysel değil, toplumsal bir sorun haline gelmiştir. Eğitim çalışanlarına yönelik yapılan fiziksel ve sözlü saldırılar, sadece çalışanların sağlığını tehdit etmekle kalmıyor, aynı zamanda öğrenci ve velilerin de güvenliğini tehlikeye atıyor. Milli Eğitim Bakanlığına sesleniyoruz: Eğitim çalışanlarının can güvenliği artık birinci öncelik olmalıdır. Gerekli önlemlerin alınması ve şiddetin her türlüsüne karşı sıfır tolerans politikasının benimsenmesi gerekmektedir. Eğitim çalışanlarına yönelik şiddetin ciddiyetinin farkında olduğumuzu ve bu sorunun çözümü için adım atılması gerektiğini vurguluyoruz” dedi.


    GÜVENLİK SAĞLANMALI
    Berberoğlu, “Eğitim çalışanlarının insanca yaşayabilecekleri bir çalışma ortamı sağlanmalı ve hak ettikleri değeri görmelidirler. Eğitim Gücü Sen olarak, 9-10 Mayıs 2024 tarihinde iki günlük iş bırakma eylemi gerçekleştireceğimizi duyuruyoruz. Bu eylem, eğitim çalışanlarının haklarına sahip çıkma ve sesimizi duyurma adına bir adımdır. Bu basın açıklamasıyla, ‘Eğitim Çalışanlarına Şiddet Yasası’nın bir an önce çıkarılmasını talep ediyoruz. Okullarımıza yeterli sayıda güvenlik görevlisi temin edilmesini istiyoruz. Bu yasal ve somut adımlar atılmadan, eğitim çalışanlarının güvenliği sağlanamaz” dedi.
    ŞİDDETE YER YOK
    Berberoğlu, “”Yarın da sen olabilirsin, öğretmenim” diyerek, hepimizin bu tehlikelere karşı savunmasız olabileceğini hatırlatıyorum. Hiçbirimiz bu tür bir tehlike ile yüz yüze kalmayı hak etmiyoruz. Eğitim Gücü Sendikası olarak, eğitim çalışanlarının güvenliği için mücadelemizi sürdüreceğiz. Bu zorlu mücadelede tüm eğitim çalışanlarını yanımızda görmek istiyoruz. Çünkü unutmayın, eğitim herkesin hakkıdır ve eğitimde şiddetin yeri yoktur” dedi.

  • Osmanlı Devletinin Çöküşü ve Tam Bağımsızlığa İlk adım  konferansı 19 Mayıs 2024 saat 19.00 da yapılacak

    Prof. Dr. Adnan SOFUOĞLU  Osmanlı Devletinin Çöküşü ve Tam Bağımsızlığa İlk adım  konferansı 19 Mayıs 2024 saat 19.00 da  TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası-Sakarya Şubesi Konferans salonunda gerçekleşecek.

    Vatan ve Hürriyet Derneği Genel Merkezi Genel Başkanı Yaşar DURSUN “Milli bayramların Türk cumhuriyetlerinde kutlanarak yaşatılması, anlamlarının hatırlanarak tarihi olayların tekrar yaşanması milli hafızanın önemli bir teminatıdır. Milli bayramlar ortak sevinç, heyecan, coşku gibi duygusal alanın değer lerini harekete geçirerek bu alanın canlı tutulmasına, dinamik bir hal almasına yardımcı olurlar.

    Bayramların kuşaktan kuşağa aktarılması  toplumun geleceği açısından çok önemlidir.Bayramların, millî ve dinî duyguların, inanışların pekişmesi, taze ve canlı tutulması fonksiyonu yanında, toplumun birlik ve beraberliğini sağlamada ve bunun bireylerin bilincinde yer etmesinde de büyük önemi vardır.Şehir ve kasabalarda bir şenlik havası içinde kutlanan bu bayramların (30 Ağustos Zafer Bayramı, Cumhuriyet Bayramı, Kurtuluş Bayramları gibi) özelliği; askeri geçitler, fener alayları v.b. “resmi” gösterilere seğmenler, zeybeklerin ve diğer halk oyunları ekiplerinin özel kıyafetleriyle katılmalarıdır.. Bayramlar, milli ve dini duygular, inançlar, örf ve adetler ile bütünleşerek sevgi, saygı, kardeşlik ve paylaşmanın, sosyal yardımlaşma ve dayanışma geleneğinin en güzel şekilde yaşandığı günler olması nedeniyle toplumsal yönden ayrı bir önem taşımaktadır.Bu nedenle  Prof. Dr. Adnan SOFUOĞLU  Osmanlı Devletinin Çöküşü ve Tam Bağımsızlığa İlk adım  konferansı 19 Mayıs 2024 saat 19.00 da  TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası-Sakarya Şubesi Konferans salonunda gerçekleştireceğiz.Bütün halkımızı davet ediyoruz

    TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası-Sakarya Şubesine Ev sahipliği yapmasından birlikte haraket etmelerinden  teşekkür ederim”

    Prof. Dr. Adnan SOFUOĞLU

    Prof. Dr. Adnan SOFUOĞLU, 1955 Sapanca doğumlu.  2007 yılında Profesör oldu. Hacettepe Üniversitesinde, Bilkent Üniversitesinde ve Atatürk Araştırma Merkezinde görevlerde bulundu.

    Prof. Dr. Adnan SOFUOĞLU Kimdir?

    1955 Sapanca doğumlu olan SOFUOĞLU,  İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Yakınçağ Tarihi kürsüsünden 1980 yılında mezun oldu. Aynı yıl Ağustos ayında Sakarya Arifiye Öğretmen Lisesinde tarih öğretmenliğine atandı. 1983 yılında İ.T.Ü. Sakarya Meslek Yüksekokulu’nda  bir yıl yarı zamanlı olarak Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi dersi verdi. 1985 yılı Şubat döneminde Hacettepe Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü’nde başladığı yüksek lisans öğrenimini 1987’de bitirdi.

    1992 yılında tarih öğretmenliğinden Hacettepe Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü’ne Araştırma Görevlisi olarak naklen atanan Adnan SOFUOĞLU, doktora öğrenimini ise 1993’te tamamladı.  1994 yılında Öğretim Görevlisi oldu. 1998 yılında Doçent, 2007 yılında Profesör oldu.

    1999-2004 yılları arasında Bilkent Üniversitesi Türkiye Cumhuriyeti Tarihi Biriminde yarı zamanlı olarak ders verdi. 2004 yılı itibarıyla üç yıl süreyle Enstitü Müdür Yardımcılığı, 2012’den itibaren  dört yılı aşkın süreyle Enstitü Müdürlüğü görevlerinde bulundu.

    Hacettepe Üniversitesi İnkılap Tarihi Enstitüsü Müdürlüğü ile Atatürk Kültür Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk Araştırma Merkezi Başkanlığı görevlerinde bulundu.

    2012-2019 yılları arasında Milli Savunma Üniversitesi Kara Harp Okulunda görev yaptı. İngilizce bilen Prof. Dr. Adnan SOFUOĞLU 2022 yılında emekli oldu.

    Kitapları

    • Atatürk ve Türkiye Cumhuriyeti Tarihi

    • TBMM ve Milli Egemenlik 2020

    • Arşiv Vesikalarına Göre 1921 Londra Konferansı

    • Milli Mücadele Döneminde Kocaeli

    • İşgalden Katılıma Hatay

    • Siyasî Faaliyetleriyle Osmanlıdan Cumhuriyete İstanbul Rum Ortodoks Patrikhanesi

    • Fener Rum patrikhanesi ve Siyasi Faaliyetleri

    • Kuva-yi Milliye Döneminde Kuzeybatı Anadolu 1919-1921

  • Eğitim Çalışanlarına Şiddetin Durdurulması Okulların Güvenliğinin Artırılması İçin 2 Günlük İş Bırakma Eylem Kararı Aldı

    Eğitim ve Bilim Gücü Dayanışma Sendikası Genel Merkez Yönetim Kurulu Genel Başkan Oğuz ÖZAT başkanlığında toplanarak aşağıdaki gündem maddesini karara bağlamıştır.

    Son zamanlarda ülkemiz genelinde eğitim çalışanlarına yönelik gerçekleşen şiddet olayları artarak devam etmektedir. Milli Eğitim Bakanlığının eğitim çalışanlarının can güvenliğine yönelik önlem almaması, eğitim-öğretim kurumlarında güvenlik görevlisi olmaması, eğitim çalışanlarına yönelik şiddete karşı gerekli yasaların çıkarılmaması eğitim çalışanlarını mağdur etmekte, can güvenliğini tehlikeye sokmaktadır. Sendikamız Genel Merkez Yönetim Kurulu olarak eğitim çalışanlarının can güvenliğinin korunması, özlük haklarının güvence altına alınması, huzurlu ve güvenli bir eğitim öğretim ortamının sağlanması adına 9-10 Mayıs 2024 tarihinde 2 gün isteğe bağlı  iş bırakma eylem kararı almıştır.

  • Antalya 17 milyon turisti geçecek…

    “Antalya

    17 milyon

    turisti

    geçecek…”

    Necdet Buluz

    Turizmde yüzler gülüyor. Özellikle turizmin göz bebeği Antalya’ya deyim yerindeyse turist yağacak. Sektör temsilcileri bu sezon Antalya’ya 17 milyon turistin giriş yapacağını söyledi. Turizmde bugüne bu sezonunki gibi hareketliliğin olmadığı da dile getirildi

    Antalya’nın dünyanın her yerinde ilgi duyulan bir turizm beldesi olduğunu da ifade eden sektör temsilcileri “Bu sezon yan sektör de nefes alacak” diyor.

    Geçtiğimiz sezon kötü geçti. Bu sezondan çok umutlu olan turizmciler, geçmiş sezondaki sıkıntıları bu sezon yaşamayacaklarını ve kazanç olarak da iyi duruma geleceklerini söylüyor.

    Geçtiğimiz yıl yaşanan deprem felaketi ve peş peşe yapılan iki seçim nedeniyle sezona kötü başlayan turizm sektörünün bu yıl daha iyi bir başlangıç yaptığı belirtiliyor. 

    Ramazan Bayramı, Nevruz ve Paskalya ile hareketlenen turizm sektörü, Hollanda’nın Kral Günü, Rusya’nın Zafer Günü, Almanya’nın Pfingsten Bayramı ve Kurban Bayramı olmak üzere yaz sezonuna dört bayramla girecek. Doluluk oranlarının yüzde 60-70 bandında olduğu ifade eden turizmciler, 2024 sezonunun çok iyi başladığını dile getirdi.

    Bu yıl sezonun erken açıldığını ve turist sayısında şu an geçen yıla göre yüzde 20’lik artış olduğunu belirten Akdeniz Turistik Otelciler ve İşletmeciler Birliği (AKTOB) Başkanı Kaan Kavaloğlu, bunun da en iyi başlangıç olduğunu kaydetti. Nisan ayının bu şekilde iyi geçmesinin çok olumlu olduğunu ifade eden Kavaloğlu, şu görüşlerini yansıttı:

    “Rusya, Almanya, İngiltere ve Polonya bizim en etkili pazarlarımız. Nisan sonunda Hollanda’nın bir tatil periyodu var. Sonra mayısın başında Rusya tatili var. Üçüncü haftasından itibaren Almanya’nın tatili var. Sonra da haziran itibarıyla Kurban Bayramı tatili ile yaz başlıyor. Dolayısıyla şu anki beklentilerimiz tamamen olumlu. Antalya bu yıl 17 milyon kişiyi geçerek üzerine düşeni fazlasıyla yapacak.”.

    Ege Turistik işletmeler ve Konaklamalar Birliği (ETİK) Başkan Yardımcısı Bülent Süzer, 2023’ü rekorla kapatan sektörün 2024 hedeflerinin daha da büyüttüğünü kaydetti. Süzer açıklamasında şunları söyledi:

    “Nevruzda İran’dan, Paskalya’da Batı Avrupa, İngiltere, Almanya, Hollanda, Belçika yine birkaç Baltık ülkesinden ciddi misafir ağırladık” diyen Süzer, Mayıs ayıyla birlikte gerçek anlamıyla yüksek sezona giriş yapmış olduk. Avrupa’dan halen çok ciddi rezervasyon aldıklarını anlatan Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği (POYD) Başkanı Hakan Saatçioğlu, “Rus bayramıyla beraber otel dolulukları yüzde 80-85’lere çıkar diye düşünüyorum. Geçen yıl 21 Nisan itibarıyla bu yılı karşılaştırdığımızda yaklaşık yüzde 16 artış söz konusu”

    Doluluk oranlarının yüzde 60- 70 bandında olduğu ifade eden Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği (TÜRSAB) Bölge Temsil Kurulu Başkanı Suat Esin, “Erken rezervasyon hızlı başlamıştı. Mart başında Birleşik Krallık’tan uçaklar inmeye başladı. Özellikle İngiliz pazarı ciddi anlamda bir yoğunluk yaşatacak. Şu anda Marmaris’te sezon başladı. Bu ay itibarıyla artarak devam edecek” diye konuştu.

    Güney Ege Turistik Otelciler Birliği (GETOB) Başkanı Mustafa Deliveli de şu bilgileri paylaştı:

    “Bölgemizin 2024 sezon satışları ve planlanan uçak koltuk sayıları, yüzde 10 büyüme ile 2024’te 1,9 milyon yabancı ziyaretçi sayısına ulaşacağımızı işaret ediyor. Erken rezervasyon döneminde aldığımız rezervasyon sayıları bir önceki yılın önemli oranda üzerinde. Bizim için diğer bir olumlu gelişme ise sezonun 15 gün öne çekilerek 15 Mart’ta ilk uçakların inmesi. Mart koltuk sayıları sayesinde uçaklar yüzde 95 ve üzeri dolu indi. Nevruz ve Paskalya’nın da peş peşe gelmesi doluluklarımıza olumlu yansıdı.”