Kategori: Haberler

Haberler

  • EĞİTİMDEN DEĞİL İTİBARINIZDAN TASARRUF EDİN!

    Devlet kurumlarının 3 yıl boyunca yeni araç, bina ve demirbaş alımlarını ve kiralamalarını yasaklamayı; personel servislerini kaldırmayı; yurtdışı gezileri ila ajanda, takvim gibi hediye alım ödeneklerini kısıtlamayı; yeni memur ve işçi alımlarını sınırlamayı; esnek ve uzaktan çalışmayı destekleyen ‘Kamuda Tasarruf ve Verimlilik Paketi’nin net olarak İMF paketi olduğunu söyleyen İNOSAM Başkanı Gürkan Avcı, şunları söyledi;

    “Hükümet göstermelik birkaç güya kısıtlamayla ‘Bizde tasarruf edeceğiz’ algısı yaratmaya çalışmaktadır fakat tasarruf paketi ile; maaşı her geçen gün eriyen işçiye, memura, emekliye, yoksula tasarruf ettirmeyi planlamıştır. Adrese teslim ihalelerle ve çifter çifter yüksek maaşlarla, yolsuzluk ve hukuksuzluklarla saltanat sürenlere dokunmamıştır.”

    Mevcutta okullarda altyapı, personel ve öğretmen eksikliği had safhada idi. Tasarruf Paketi bahane edilerek okulların onarımlarından, yeni okul yapımı giderlerine kadar eğitimde pek çok kalemde kesinti yapılıyor. Paket kapsamında okul öncesinden liseye kadar öğrencilerin ailelerine verilen burslardan, devlet parasız yatılı öğrencileri için verilen pansiyon yardımlarına kadar, okulların her türlü altyapı giderleri, bakım onarımları, alımları dahil eğitim bütçesinden yüzde 18 oranında kısıtlama getiriliyor.

    Öğrencilere bir öğün yemek bile veremeyen, okulların sabun, deterjan, tuvalet kâğıdı, fotokopi kâğıdı gibi en basit ihtiyaçlarını bile velilere yıkan iktidarın ‘Bütçeden en çok pay eğitime ayrıldı’ diye övünmesi büyük bir kandırmacadır. Eğitimde veli ve öğrencilerin eğitim harcamalarının hiç olmadığı kadar artacağı bir döneme girmiş bulunuyoruz. Zaten nerede ve hangi amaçla kullanıldığı şaibeli olan 2024 MEB bütçesi mevcut haliyle dahi zorunlu eğitim harcamalarını karşılamaktan uzak iken yüzde 18 kesinti yapılması haddinden fazla yanlış olmuştur.

    Yıllardır eğitime ayrılan ödenekler yüksek enflasyon karşısında rakamsal olarak artıyordu, doğrudan eğitim hizmetlerine yönelik yatırımlar açısından bütçelede zaten okulların temel ihtiyaçlarını karşılayacak kadar artış yapılmamıştı. Bunun sonucu olarak okullar en temel ihtiyaçlarını kayıt sırasında alınan bağışlar ve velilerden düzenli olarak toplanan paralarla karşılamaya devam edilecektir.

    TASARRUF PAKETİ DEĞİL DELİ DUMRUL FERMANI!

    Ekonomik bunalımın müsebbibi olan iktidar faturayı yoksul ve dar gelirli halka ödetmeye yemin etmiştir. İktidar, çözüm olarak İMF’ye iltisaklı PR ajanslarından çıktığı belli olan cafcaflı, bol kelime oyunlu Tasarruf Paketi ile toplumsallaşan yoksulluğa çare olmak, vergileri ve fedakarlığı tavana yaymak yerine yine garibana, yoksula, işsize, emekçiye, emekliye musallat olmuştur.

    Enflasyon sorununu çözemeyen hükümet, bu sefer yaratıcı ve yeni bir pakete sarıldı. İktidar medyası tarafından köpürtülen, “büyük müjde” diye duyurulan Tasarruf Paketi yoksulu daha yoksul, işsizi daha işsiz, mecali tükenmiş vatandaşı daha da mecalsiz hale getirecek bir giyotin paketidir. İktidarın 22 yıldır anlattığı “yerli ve milli ekonomi” masalından bıkan vatandaşa bir parça da Tasarruf reform paketi yedirilmek istenmektedir.

    GELİR DAĞILIMINDAKİ ADALET İYİCE BOZULACAK!

    Tasarruf Paketi furyasıyla birlikte Türkiye gelir dağılımındaki en sert bozulmanın yaşandığı döneme girmiştir. Dikkat edilirse Tasarruf Paketine destek veren kesimler genellikle iş dünyası ve patronlar kulübü üyeleri olmuştur. 2024 yılıyla birlikte gırtlağına kadar borçlu olan yoksul sayısı neredeyse iki katına çıkacaktır. Dahası gelir dağılımını düzeltmek daha da zor olacaktır. İMF telkinli Tasarruf Paketi ile halkımız işinden gücünden edilecek, daha da muhtaç hale getirilecektir.

    İKTİDARDA MUHALEFETTE VATANDAŞIN ÇARESİZLİĞİNDEN BESLENİYOR!

    Gizli yoksul düşmanlığı yapan ve yoksulun çaresizliğinden beslenen iktidara alternatif olması gereken muhalefet partileri de siyasi sorumluluğu üstlenip, bu sorumluluğun gereğini ve bedelini ödemeye yanaşmıyor. Muhalefet temsilcileri de halkın yanında değil, onlarda mevcut harami sistemin muhalefete sunduğu sus payı rantından daha fazla pay kapmakla meşgul. Muhalefette PR ajansları eliyle hazırlandığı apaçık belli olan göstermelik tepkilerle, güya alternatif çözüm paketleriyle günü kurtarma peşinde koşuyor. Açıkladıkları paketlerin içeriği halktan ve gerçeklikten kopuk, çelişkilerle dolu. Muhalefetin çözüm paketi dediği şeyler aslında iktidar medyasına propaganda yapacağı malzeme vermekten öte bir anlam taşımıyor. Yani vatandaş iktidarıyla muhalefetiyle danışıklı bir tiyatroyla yalnız ve perişan bırakılmış durumda. Türkiye’nin yeni bir iktidara, yeni muhalefete, yeni siyasete, yeni söylemlere, yeni yüzlere ve demokrat, çağdaş, milli ve samimi yeni bir parti ve kadrolara ihtiyacı var.

  • Ak Parti önünden seslendiler: İnsanlık düşmanı İsrail’e Geçici Değil, Kalıcı Ambargo!

    Ak Parti önünden seslendiler: İnsanlık düşmanı İsrail’e Geçici Değil, Kalıcı Ambargo!

    Türkiye’nin dört bir yanında İsrail’in kuruluşu ve Filistinli Müslümanların sürgün ediliş sürecinin başlangıcı olan Nekbe Günü münasebetiyle basın açıklamaları tertip edildi.

    Onlarca ilde aynı günde düzenlenen basın açıklamasının şehrimizdeki adresi Ak Parti Adapazarı İlçe Başkanlığı önü, Kent Meydanı’ydı.  Sakarya Filistin Gönüllüleri adına düzenlenen basın açıklamasında, Hamas’ın Aksa Tufanı Savaşı ile ikinci Nekbe planını bozduğu belirtildi. Kudüs’te Siyonist İsrail askerini bıçakladıktan sonra şehit edilen Hasan Saklanan’ın yoluna bağlılık mesajı verildi.

    İşgalci rejimin son koz olarak Refah’a saldırı planını gündemine aldığına dikkat çekildi “Refah, Siyonizme mezar olacak” sloganları yükseltildi.

    Ak Parti iktidarının ticareti kesme kararını olumlu bulmakla birlikte, üçüncü ülkeler üzerinden ticaretin devam ettiği haberlerinin geldiği ve iktidarın bu konuda tutarlılık ve samimiyete ihtiyacı olduğu vurgulandı.

    Azerbaycan ve Kazakistan petrolünün Bakü-Ceyhan Boru Hattı’ndan İsrail’e akmaya devam ettiği kaydedilerek “İsrail’e giden yakıt ticareti kesme kararının dışında bırakılmıştır” denildi.

    Basın açıklamasında ayrıca ticareti kesme kararının ateşkes ve insani yardım şartına bağlandığı anımsatılarak “Filistin’de işgal son bulana kadar kalıcı ambargo uygulanmalıdır” ifadelerine yer verildi.

    İsrail’e mühimmat ve istihbarat desteği veren ülkemizdeki NATO üslerine de temas edilerek “İncirlik, Kürecik Kapatılsın” çağrısı yapıldı.

    CHP’li İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun Hamas’ı terör örgütü olarak nitelemesine de tepki gösterildi ve “Ana akım Batı Medyası ve Siyonist rejim bile Hamas’ın sivil katlettiğine delil getiremezken, İmamoğlu’nun bu ifadeleri tam bir skandaldır” denildi.

    Basın açıklamasının tam metni şu şekilde:

    SİYONİZM YENİLECEK, FİLİSTİN HALKI MUTLAKA EVİNE GERİ DÖNECEKTİR!

    Emperyalizmin ve Siyonizm’in karşısına dikilen kıymetli dostlar,

    Filistin halkı tarafından “Nekbe” olarak adlandırılan “Büyük Felâket”in üzerinden tam 76 yıl geçti.

    Emperyalizmin arkalamasıyla Siyonistlerin tedhiş, terör ve katliamlarla Filistin halkını yurtlarından çıkarıp İsrail denen işgalci varlığı ikame ettikleri dönemden bugüne Filistin’de tehcir, katliam ve gasp bitmediği gibi direniş de bitmedi.

    Çok şükür ki devran döndü! Direniş, Siyonistlerin “İkinci Nekbe” hayalinin karşısına dikilerek bütün hesapları altüst etti, bütün plânları bozdu!

    Biz, bir yandan Birinci Nekbe’nin yıl dönümünde Siyonistlere, emperyalistlere olan öfkemizi, kinimizi diri tutmak, Filistin halkının acılarına ortak olmak için meydanlara çıkarken diğer yandan “İkinci Nekbe”ye geçit vermeyen Direniş’in yanında saf tutmak, Siyonizm’e ve emperyalizme olan düşmanlığımızı tazelemek için yan yana, omuz omuza hizalandık!

    Kardeşler,

    Bütün bir dünya, eşi benzerine pek rastlanmayan tarihi anlara tanıklık ediyor.

    Çok küçük bir kara parçasına, egemen dünya düzeninin tüm bileşenlerini de arkasına alarak en ağır saldırılarda bulunan Siyonist İsrail’e karşı Filistin halkı eşsiz bir direniş sergiliyor.

    “İkinci” Nekbe niyetine fedâkârâne bir gayretle karşı koyan Filistin halkı, emperyalist merkezler ve Siyonist rejim tarafından soykırımla terbiye edilmek isteniyor.

    Kendisiyle iftihar ettiğimiz şehidlerimiz Hasan Saklanan, Yakup Erdal ve Seyfullah Bilal Öztürk kardeşimizin de dâhil olduğu yiğitler topluluğu, işte böylesi bir dönemde insanlığın ufuklarına yeni bir anlayışın, idealin resmini çizmiştir.

    Bu resme, bu ideale düşmanlık eden şer cephesi, İkinci Nekbe için doğrudan ve dolaylı gayretlerle Siyonistlere elinden gelen desteği vermektedir.

    Halklarının, kampüsleri dolduran üniversite öğrencilerinin barış ve adaletten, Siyonist katliam ve işgale karşı Filistin halkından yana duran iradelerinin hilâfına İsrail’i koruyup kollayan başta Büyük Şeytan Amerika olmak üzere egemen Batı bloğu, insanlık için yüz karası olmuş; allayıp pulladığı ideal ve tasavvurları çöküp çürümüştür.

    Yeryüzünün pek çok merkezinde ayağa kalkan vicdanları, kampüsleri direniş alanlarına çeviren öğrenci kardeşlerimizi selamlıyoruz. İradeleri irademizdir, ortaklaşmasından onur duyduğumuz iradelerimiz Allah’ın izniyle Direniş’in iradesiyle bütünleşmeye ahdetmiştir!

    Direnişin yoldaşları!

    Gazze direnişinin insanlığa bir kez daha yol göstermek için yükseltip armağan ettiği “Küresel İntifada” çağrısına karşı küresel şeytani düzenin hamlelerini kendi coğrafyamızdan yola çıkarak boşa düşürmekle yükümlüyüz.

    Şehit Hasan Saklanan kardeşimizin Siyonistlerin “İkinci Nekbe” niyetine canını ortaya koyarak set çekme azmi, bir fedâ meşalesi olarak yolumuzu aydınlatmalıdır.

    Aynı azim ve kararlılık, 1 buçuk milyon Filistinlinin sığındığı Refah’ın müdafaasında omuzlarımıza yüklenen sorumlulukların ifası için şarttır.

    “İkinci Nekbe”ye azmeden Siyonist şeytanlığa karşı Refah’ı savunmak; barış, adalet ve vicdandan yana duranların boynunun borcudur.

    Biliyoruz ki Refah’ı savunmak bütün Gazze’yi savunmaktan geçer.

    Biliyoruz ki Gazze’yi savunmak bütün Filistin’i savunmaktan geçer.

    Biliyoruz ki Filistin’i savunmak bütün Ortadoğu’yu savunmaktan geçer.

    Yine biliyoruz ki Ortadoğu’yu savunmak bütün mazlum ve mustazaf coğrafyaları, bütün ezilenleri, yoksulları, hürriyetten mahrum bırakılanları savunmaktan geçer.

    Gazze Direnişinin yılmaz neferleri!

    Refah’a saldırma, yeni katliamlarda bulunma cüretinde bulunan Siyonist düşmana karşı nerede, hangi pozisyonda mevzilenmemiz gerektiği açıktır.

    Bu mevzilenişin bir ucunda Kudüs şehidimiz Hasan Saklanan kardeşimizin örnekliği yer almaktadır.

    Bu mevzilenişin diğer ucunda ise Siyonistleri besleyen damarları kurutma mücadelemiz vardır.

    Aylardır meydanlardayız.

    Başka pek çok grup ve çevre ile birlikte AK Parti iktidarına “İsrail’le Ticaret, Filistin’e İhanet” ve İhanetten Vazgeç, Ticareti Kes!” diye seslendik.

    Çağrılarımız duymazdan gelindi. Pek çok Filistin dostu, bu çağrıyı yükselttiği için gözaltına alındı, tutuklandı. Bu vesileyle bu cesur ve yürekli kardeşlerimize, Direniş adına minnet duygularımızı sunuyoruz.

    İktidar tarafından uzun süre yok sayılan hakikatler, yükselttiğimiz basınçla en nihayetinde önce kısıtlama sonra tümden bütün ticari faaliyetlerin durdurulması kararı ile kabul edildi.

    Böylece aylardır sloganlarımıza taşıdığımız “9 Milyar Dolarlık Ticaret Kesilsin!” talebimizdeki hakikat bizzat cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından ikrar edilmiş oldu.

    Bu kararın ancak on binlerce kardeşimizin katledilmesinden ve Gazze’deki benzersiz yıkımdan sonra alınmasına olan öfkemizi ve bundan dolayı iktidardan hesap sorma hakkımızı mahfuz tutarak konuşuyoruz:

    İsrail’le ticaretin kesilmesi önemli bir karardır ancak bazı tereddütleri de taşıyoruz.

    Farklı yol ve yöntemlerle ticaretin sürdüğü haberlerini alıyoruz. Takipteyiz. Yarım kalan siparişler için üç aylık izinlerden bahsediliyor! Üçüncü ülkeler üzerinden ticaretin yürümesi için zemin hazırlanıyor. Hem ticaretin belirli ölçüde de olsa çeşitli kaçamak yollara başvurularak gerçekleştirilmesi, hem de ateşkes ve insani yardım şartına bağlanması asla kabul edilemez. İsrail’le ticaret Filistin’de kesin çözüme ulaşılıncaya kadar tamamen durdurulmalıdır. Bu bağlamda, geçici değil kalıcı bir ambargo uygulanmalıdır.

    Kazakistan ve Azerbaycan petrollerinin Siyonist savaş makinesine Bakü-Ceyhan boru hattı üzerinden akmaya devam ettiğini, bunun “ticareti durdurma” kararının dışında bırakıldığını da biliyoruz.

    Bütün bu gerçekler ışığında iktidarın İsrail’le ticaret konusunda samimiyet ve tutarlılığa ihtiyacı olduğu açıktır. Kamuoyunun bu konudaki tereddütleri mutlaka giderilmelidir.

    Diğer taraftan ana muhalefet partisi CHP’nin Hamas hazımsızlığı devam ediyor. Ana akım Batı medyası ve Siyonist rejim bile Hamas’ın sivil katlettiğine delil getiremezken CHP’li İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun Hamas’ı terörist olarak nitelemesi tam bir skandaldır. Bu söylem ve duruş CHP’nin ne denli Amerika ve Batı yörüngesinde olduğunun açık bir göstergesidir.

    Kıymetli arkadaşlar,

    Refah’ın savunmak için buradan yükselteceğimiz çağrının, sesin, talebin ilki “Süreli Değil Kalıcı Ambargo!” olmalıdır.

    Yetersiz ve belirsiz ticaret durdurma kararları ancak Siyonist sermayenin işine gelecektir. İşgal ve katliamda pay sahibi olan işbirlikçi sermaye ile olan hesabımız da elbette bir kenarda durmaktadır. Sanmasınlar ki onları da ticareti durdurma kararı alarak geçmiş hesabın üzerini kapattığını düşünen iktidar gibi unuttuk! Bütün işbirlikçilik ve ihanetlerin hesabını muhakkak soracağız! Kimse kendini rahat hissetmesin! Timsah gözyaşlarına prim vermeyeceğiz!

    Refah’ı savunmak için yükseltmemiz gereken bir diğer ses mutlak surette İncirlik üssünün ve Kürecik Radarının kapatılması olmalıdır. İncirlik ve Kürecik üsleriyle sembolize ettiğimiz emperyalist üslerin Anadolu’dan sökülmesi hedefimiz, Siyonistlerin kolunu kanadını kıracak tarihi bir adım olacaktır. Uzun soluklu anti-emperyalist ve anti-Siyonist mücadelemiz, bu hedefin her dâim odağa alınmasını sağlamalıdır.

    Refah’ı savunmak için atacağımız bir diğer somut ise adım Kazakistan ve Azerbaycan petrollerinin sevkiyatını yapan Bakü-Ceyhan boru hattının vanalarını kapattırmak olmalıdır. Siyonist katliam mekanizmasını önemli ölçüde sarsacak bu adım için irade ve bilinçler, şehit Hasan Saklanan azmiyle bilenmelidir.

    Mazlumların yârenleri!

    “Nekbe”nin üzerinden 76 yıl geçti.

    İşte o 76 yılın her bir günü başka bir sürgün ve katliama tanıklık ederken bir yandan da Direniş’in serpilip büyümesine, intifadanın mayalanmasına tanıklık etti.

    Kudüs’te, Ramallah’ta, Gazze’de, Filistin’in her bir noktasında taş atan minik yüreklerde boy veren direniş, sadece kendini özgürleştirecek bir mücadele olmadı; bütün bir yeryüzünde işgale uğramış, özgürlükleri gasp edilmiş halkların, bütün ezilenlerin kurtuluş nefesine dönüştü.

    Bugün de mucizevî bir şekilde küresel bir vicdan devrimi vâr eden İntifada, anlamsızlık batağında çırpınan insanlık için hakiki bir kurtuluş meşalesine dönüştü.

    Biz de şehidimiz Hasan Saklanan gibi bu hat üzere ayakları sabit duranlardan olmaya ahdettik!

    “Birinci Nekbe”nin yaralarını sarıp geri dönüş umudunu büyüteceğiz.

    Evet, Filistin halkı geri dönecek. Buna inancımız tamdır. Ellerinde anahtarları, gözlerinde özgürlük parıltılarıyla; Siyonizm’i ve emperyalizmi mağlup etmenin haklı gururuyla Filistin’i şenlendirecek!

    “İkinci Nekbe”ye geçit vermeyen iradeyi hep birlikte tahkim edeceğiz.

    Yaşadığımız her bir coğrafyadaki Siyonist katliam ve yıkım rejiminin yanında duran işbirlikçilik ve ihanet kıskacını parçalayacağız!

    Yaşasın Küresel İntifada!

    Yaşasın Gazze Direnişimiz!

    Yaşasın Refah Direnişimiz!

    Nekbe Bitecek, Filistin Halkı Geri Dönecek!

    Selam Olsun Kudüs Şehidimiz Hasan Saklanan Kardeşimize!

  • Sakarya Yazarlar Şairler Derneği SAYŞAD -Teşekkür-

    Sakarya Yazarlar Şairler Derneği SAYŞAD -Teşekkür-

    Sakarya Yazarlar Şairler Derneği

    SAYŞAD

    -Teşekkür-

    Sayşad kıymetli misafirlerin de onurlandırdığı niteliği yüksek muhteşem bir Söyleşiye ev sahipliği yaptı.

    Sayşad derneğimiz 175.Kütüphane etkinliğinde; Araştırmacı Yazar Dr. Yük. Müh. Mehmet Danyal HERGÜNSEL’i “1923-38 Yılları Genç Cumhuriyetimizin Devrimleri ve Aydınlanması ( Anka Kuşu)”

    konu başlıklı panelde konuşmacı olarak ağırladı.

    Cumhuriyetimizin ( 1923) kuruluş yıllarından 1938 yılları arasında yaşanan, ekonomik, sosyolojik, siyasal, kültürel kalkınma hamleleri ve devrimleri dönemini doktora tezi haline getiren

    Sn.M.Danyal HERGÜNSEL

    inter aktif şekilde gerçekleşen söyleşide Sayşad Bşk. Çetin Elveren’in ve dinleyicilerin sorularını ilk olarak M.Kemal ATATÜRK’ün dünyaya bakışını, hayatını,kronolojik sırayla, kaynaklarına dayanarak içtenlikli ifade ile yanıtlayan Hergünsel, Cumhuriyetimizin 15 yıllık zorlu, mucizevi ve onurlu dönemini araştırmacı yazar özeni ve objektif bakışaçısı ile dinleyicilere aktardı.

    Dinleyicilerin pür dikkat ve keyifle dinlediği söyleşimize

    katılarak bizleri onurlandıran;

    İçişleri Eski Bakanımız Sn.Sadettin TANTAN

    Tüm General Ömer BAYRAKÇI

    Milli Savunma Bakanlığı Eski Genel Sekreteri Emk.Albay Ümit YALIM

    Türkiye Yüzme İhtisas Kulübü Bşk. Caner AKSÜT

    CHP M.V. Adayı Gündüz GENÇCAN

    Skrya Kltr.Elçimiz Hamdi ÖZARUTAN

    Bld. Eski Meclis Üyesi Haluk AKBAY

    Değerli sanat insanları Yavuz Kılıç KONUK, Namık DURUCAN, şehrimizin fenomen müzisyeni Sefer BEYENAL ,Deli Dumrul Derneği Bşk. Mehmet CANLI ve adını sayamadığımız bir çok değerli misafirlerimiz bu anlamlı öğretici, hafıza tazeleyici etkinlikte bizler ile birlikteydi.

    Demokratik, Laik Türkiye Cumhuriyetimizin değerini, kaynak bilgiler ışığında bizlere akıcı bir dille aktaran Sn.Dr.M.Danyal HERGÜNSEL Beyefendiye bu anlamlı etkinliğe Arş.Yazar kimliği ile konuk olup bizleri aydınlattığı için teşekkürlerimizi sunuyoruz.

    Soruları ile konuğumuza anlamlı saatler geçirtten Sayşad üyelerimiz ve misafirlerimize içten teşekkürlerimizi sunar,

    böylesi anlamlı nitelikli programların Sakarya’mızda tekrarlanması dileklerimizle tüm misafirlerimize tekrar teşekkürlerimizi sunarız.

    Sayşad Yn.Krl.

    Başkan: Çetin Elveren

  • Yollar kapandı, araçlar mahsur kaldı

    Yollar kapandı, araçlar mahsur kaldı

    Kuzeyden inen mevsim normallerinin epey altında soğukların etkisiyle pek çok yüksek kesimlerde kar yağışı etkili oluyor ve bunlardan birisi ise Kastamonu’nun Tosya ilçesi. 

    Kocaeli Kartepe’ye mayıs ayında kar yağdı.

    Ankara tepelerine kar yağdı

    Kastamonu’da mayıs ayında kar sürprizi! 1590 rakımlı Ilgaz Dağı geçidinde gece saatlerinde etkili olan kar yağışı nedeniyle Kastamonu-Tosya karayolu ile bölgedeki birçok köy yolu ulaşıma kapandı, araçlar mahsur kaldı

    Kastamonu-Tosya karayolu, mayıs ayında etkili olan kar yağışı nedeniyle ulaşıma kapanırken, çok sayıda araç mahsur kaldı. Karayolları ekipleri yol açma çalışması başlattı.

    GECE SAATLERİNDEN İTİBARETN ETKİSİNİ ARTIRDI

    Kastamonu’da 1590 rakımlı Ilgaz Dağı geçidinde gece saatlerinde etkili olan kar yağışı nedeniyle kapanan yolda yolcu otobüsü ve birçok otomobil mahsur kaldı.

    EKİPLER ÇALIŞMA BAŞLATTI

    Yolun ulaşıma açılması için ekipler çalışma başlattı. Bölgede birçok köy yolu da ulaşıma kapandı. Karayolları Genel Müdürlüğü’ne bağlı ekipler yol açma çalışmalarını aralıksız sürdürüyor.

    Kastamonu – Tosya yolu kar yağışı nedeniyle ulaşıma kapanırken, çok sayıda araç mahsur kaldı. Karayolları ekipleri yol açma çalışması başlattı.

    Ordu, yaylalarında kar var 

     Gece kar yağmış, ne var bunda yağsın bereket diye düşünen olabilir ancak bu mevsimde kar yağması meyve ağaçlarının dona çekmesi hasatın düşmesi meyve sebze fiyatlarının uçması ve gelecekte tarımın öneminin daha da artması anlamına geliyor. İklim krizi ciddi bir sorun ve biz kısmen yaşasak bile çocuklar çok şanssız olacak.

  • Karasu Kurudere Merkezinde Vatandaşın arazilerini b…k götürüyor Belediye seyrediyor

    Karasu Kurudere Merkezinde Vatandaşın arazilerini b…k götürüyor Belediye seyrediyor

    Karasu Kurudere Merkezinde Vatandaşın arazilerini b…k götürüyor Belediye seyrediyor

    Mustafa Özdemir “Karasu Kaymakamı , Karasu belediye başkanı bu duruma 2 hazirana kadar el atmasa Allah nasip ederse 3 haziran 2024 pazartesi günü karasu belediyesi önünde basın kanalı ile açlık grevine gideceğimi resmi yazım ile bildirdim taki sesimi sayın cumhurbaşkanım recep tayip Erdoğan duyuncaya kadar eylemime devam edeceğim mağdur durumda olan Mustafa Özdemir Karasu Kurudere merkez”dedi

     

     

     

  • İstanbul Ticaret Üniversitesi’nde Kariyer Günü heyecanı 

    İstanbul Ticaret Üniversitesi’nde Kariyer Günü heyecanı 

    İstanbul Ticaret Üniversitesi’nde Kariyer Günü heyecanı

    Binlerce öğrenci Kariyer Günü’nde iş dünyasına merhaba dedi

    Türkiye’nin önde gelen 110 firması, İstanbul Ticaret Üniversitesi Kariyer Merkezi’nin düzenlediği Kariyer Günü’nde genç yeteneklerle buluştu. 8 binden fazla öğrenci ve mezun, iş dünyasının önemli şirketleriyle tanışma ve iş dünyasına ilk adımı atma fırsatı buldu.

    İstanbul Ticaret Üniversitesi Sütlüce Yerleşkesi’nde Türkiye’nin en büyük ve en yüksek katılımlı üniversite Kariyer Günü etkinliği gerçekleşti. Etkinlikte yazılımdan ulaştırmaya, yiyecek-içecek endüstrisinden, bilişime, giyimden turizm şirketlerine kadar 10’larca sektörden Türkiye’nin önemli 110 firması stantları ve insan kaynakları yetkilileriyle yer aldı. Firmaların üst düzey yetkilileri, üniversite öğrencileri ve mezunlarla bir araya gelirken, insan kaynakları departmanları İstanbul Ticaret Üniversitesi öğrencileri ve katılımcılarla işe alım süreçleri, staj olanakları, kariyer süreçleri gibi önemli konularda bilgi alışverişinde bulundular.

    ÜNİVERSİTE-İŞ DÜNYASI İŞ BİRLİĞİ

    Etkinlik, İTO Meclis Başkanı Dr. Erhan Erken, İstanbul Ticaret Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Dr. İsrafil Kuralay, İstanbul Ticaret Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Abdulhamit Avşar, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Rahmi Deniz Özbay, İstanbul Ticaret Üniversitesi Genel Sekreteri Erdal Cesar ve İstanbul Ticaret Üniversitesi Kariyer Merkezi Müdürü Uğur Kaya’nın kurdele kesimi ile başladı. İTO Başkanı Şekib Avdagiç, Kariyer Günleri’ne programın yoğunluğu sebebiyle katılamayarak başarı mesajını iletti.

    Kurdele kesimi öncesi bir konuşma yapan Dr. Erhan Erken üniversitelerin en kıymetli işinin insan yetiştirmek olduğunu kaydederek, bugün gerçekleşen etkinlikle üniversite sanayi ve iş dünyası iş birliğini görmekten dolayı mutlu olduğunu belirtti. Mütevelli Heyet Başkanı Dr. Kuralay, katılan firmaların İTO üyeleri olduğunu da kaydederek, Kariyer Günü etkinliğiyle üniversite sanayi iş birliğini daha fazla mümkün kıldıklarını söyledi.  Rektör Prof. Dr. Avşar da İstanbul Ticaret Üniversitesi olarak uyguladıkları teori ve uygulamayı bir arada sunan eğitim modeli çerçevesinde firmalar ile ilişkilerinin güçleneceğini inandığını belirterek katılan firmalara teşekkür etti.

    HER BİR FİRMA İÇİN FİDAN BAĞIŞI

    Kariyer Günü etkinliğinin devamında, Dr. Kuralay, Prof. Dr. Avşar, Dr. Erken, İTO Meclis Üyesi Hızır Onur Yavuz, Erdal Cesar ve Uğur Kaya her bir katılımcı firmanın stantlarını gezerek bilgi aldı. Ayrıca katılan her bir firma adına Orman Genel Müdürlüğü’ne yapılan fidan bağışının sertifikaları takdim edildi. Etkinlikle sadece kariyer fırsatları sunmakla kalmayıp, çevresel sürdürülebilirliğe de katkıda bulunuldu.

    3000’DEN FAZLA İŞ VE STAJ BAŞVURUSU YAPILDI

    Kariyer Günü ile öğrenciler ve mezunlar için benzersiz bir fırsat sunuldu. Sektör liderleriyle doğrudan iletişime geçen 8500’den fazla öğrenci ve mezun, staj ve iş olanakları hakkında bilgi edinme ve kariyer hedeflerine ulaşmada önemli adımlar atma şansı kazandı. Etkinlik boyunca 3000’den fazla staj ve iş başvurusu gerçekleşti.

  • Arkamızda sarı saçlı mavi gözlü dev var

    Arkamızda sarı saçlı mavi gözlü dev var

    Toplumsal Esenlik Derneği’nden büyük Dil Bayramı etkinliği: Arkamızda sarı saçlı mavi gözlü dev var

    İlahiyatçı yazar Cemil Kılıç öncülüğünde kurulan Toplumsal Esenlik Derneği, ilk etkinliğini Dil Bayramı’nı kutlayarak gerçekleştirdi. Çok sayıda siyasetçi, aydın ve yurttaşın katıldığı etkinlikte dernek kurucusu Cemil Kılıç, Gaziosmanpaşa Belediyesi Başkanı Hakan Bahçetepe, Türk Ortodoks Patrikhanesi Basın Sözcüsü Chris Selçuk Erenerol, Eski Kültür Bakanı ve Ata Parti Genel Başkanı Namık Kemal Zeybek, DP İstanbul milletvekili Cemal Enginyurt birer konuşma yaptı.

    İlahiyatçı yazar Cemil Kılıç öncülüğünde kurulan Toplumsal Esenlik Derneği, ilk etkinliğini 12 Mayıs’ta Dil Bayramı’nı kutlayarak yaptı. Gaziosmanpaşa Kültür Merkezi’nde düzenlenen, Anneler Günü’ne denk gelen etkinlikte Türkçe türküler ve şiirler seslendirildi, dil bilincini güçlendirmeye yönelik konuşmalar yapıldı.

    Etkinliğe Demokrat Parti İstanbul Milletvekili Cemal Enginyurt, Ata Parti Genel Başkanı ve Eski Kültür Bakanı Namık Kemal Zeybek, CHP İstanbul İl Disiplin Kurulu Başkanı Yusuf Ergüven, Gaziosmanpaşa Belediyesi Başkanı Hakan Bahçetepe, Türk Ortodoks Patrikhanesi Basın Sözcüsü Chris Selçuk Erenerol ve Türk Ortodoks Patrikhanesi Eski Basın Sözcüsü Sevgi Erenerol, Gaziosmanpaşa Belediyesi İletişim Eşgüdümcüsü Mehmet Halil Hayta, CHP Gaziosmanpaşa İlçe Başkanı Mürşide Ertürk Çoban, Zafer Partisi Gaziosmanpaşa İlçe Başkanı Erhan Şen, Zafer Partisi Genel Başkan Başdanışmanı Esra Selimoğlu, ÇYDD Gaziosmanpaşa Şube Başkanı Murat Çamcı, Nusretiye Camisi İmamı Ferdi Gümüşçü, Ahmet Yesevi Cemevi Başkanı Şahin Çolak, Hz. Ali Cemevi Başkanı Serpil Soylu, Memleket Partisi İl Yöneticisi Muhammed Ali Gök, CHP İstanbul önceki dönem il yöneticisi Aysun Kılıçaslan Soku, Eğitim İş 1 Nolu Şube Başkanı Veli Fırat Şimşek, Eğitim İş 4 Nolu Şube Başkanı Alkoç Turan Başgönül, Prof. Dr. Bengi Başer, Prof. Dr. Sezgin Çelik, Dr. Çiğdem Bayraktar Ör, Dr. Ahmet Yesevi Gültekin, Dr. Derya Kılıç Gültekin, Dr. Ercan Çankaya, Dr. Berkiz Berksoy ve eşi Selami Berksoy, Avukat Osman Beniz, Yazar Ayşe Uçar, Gazeteci Orhan Şahin, Eyüp Sultan Fenerbahçeliler Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Murat Meral katıldı.

    Etkinlikte derneğin kurucusu Cemil Kılıç, Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı Hakan Bahçetepe, Türk Ortodoks Patrikhanesi Basın Sözcüsü Chris Selçuk Erenerol, CHP İstanbul İl Disiplin Kurulu Başkanı Yusuf Ergüven, Eski Kültür Bakanı ve Ata Parti Genel Başkanı Namık Kemal Zeybek, DP İstanbul Milletvekili Cemal Enginyurt birer konuşma yaptılar.

    ‘CENNETTE KONUŞULMUYORSA CEHENNEME GİDİP ORADA TÜRKÇE KONUŞACAĞIZ’

    Yaptığı konuşmada Türkçenin zenginliğine vurgu yapan Cemil Kılıç, dilimizin ibadet dili olmadığı yönündeki gerici söylemlere sert yanıt vererek “cennette de Türkçe konuşacağız, cennette Türkçe konuşulmuyorsa cehenneme gidip orada konuşacağız” dedi.

    “Kemalistler, Cumhuriyetçiler, Atatürkçüler dilimizi değiştirdi, atalarımızın dilini anlamıyoruz” safsatasına yanıt veren Kılıç, önce 200 sene önce yaşamış bir Osmanlı şairi olan Sümbülzade Vehbi’nin bir şiirini okudu. “İki yüz sene önce yaşayan bir Osmanlı yazarının dilini anlamayan bu halk, bu ulus 700 sene önce yaşayan Yunus Emre’nin dilini anlıyor” dedi ve “Gelin tanış olalım/İşi kolay kılalım, sevelim sevilelim, dünya kimseye kalmaz” dizelerini örnek verdi. “2 bin 500 yıl önce göçmüş atamız Alp Er Tunga’ya yazılmış ağıdı anlayabiliyoruz” diyen Kılıç, “biz Atalarımızı anlıyoruz, sizin atalarınız kim ki anlamıyorsunuz” sorusunu sordu.

    1070’lerde yazılmış Divan-ü Lügati-t Türk’te 8 bin dolayında Türkçe sözcük olduğunu vurgulayan Cemil Kılıç, ondan yaklaşık iki buçuk yüz yıl sonra yazılan İbni Manzur’un Lisânü’l-Arab isimli sözlüğünde 7 bin sözcük olduğunu hatırlattı.

    Atatürk’ün Türk diline yüzlerce sözcük kazandırdığına dikkat çeken Kılıç, Atatürk’ün hem siyasi ve askeri bir lider olduğunu hem de bir dilci, Öztürkçeci olduğunu hatırlatarak ne büyük bir kişilik olduğuna vurgu yaptı. Kılıç, sözlerine Türk dilinin en büyük şairi olduğunu söylediği Nazım’ın Türkçeyle ilgili sözlerinden ve şiirlerinden alıntılar yaparak son verdi.

    ‘SİYASAL İSLAMCILARIN YALANLARIYLA TÜRKÇEYE SAHİP ÇIKARAK BAŞA ÇIKABİLİRİZ’

    Konuşmasına salonda olan olmayan tüm annelerin Anneler Günü’nü kutlayarak başlayan Gaziosmanpaşa Belediyesi Başkanı Hakan Bahçetepe, Türkçenin resmi dil olarak kabul edilişinin 747’nci yıldönümünün kutlandığı özel günün dilimizin ve kültürümüzün zenginliğini bir kez daha herkese hatırlattığını vurgu yaptı. Dilimizin milletimizin kalbi ve kimliği olduğuna dikkat çeken Bahçetepe, “bizler bu dili konuşarak geçmişle gelecek arasında bir köprü kuruyoruz” dedi.

    22 yıllık AKP iktidarı döneminde, siyasal islamcılar tarafından muhalefete yöneltilen bir gecede cahil kaldık, Lozan’ın gizli maddeleri var gibi gülünç yalanlara değinen Bahçetepe, siyasal islamcıların yalanlarıyla Türk diline, Türkçeye sahip çıkarak baş edilebileceğini vurguladı.

    ‘TÜM UYGARLIĞIMIZ TÜRKÇE ÜZERİNE KURULU’

    Türk Ortodoks Patrikhanesi Basın Sözcüsü Chris Selçuk Erenerol, kısaca bağımsız Türk Ortodoks Patrikhanesi’nin tarihine ve Milli Mücadele’deki rolüne değindiği konuşmasında patrikhanelerinin Atatürk’ün isteğiyle kurulduğunu anlatarak “Biz her zaman Türkçe konuştuk ve her zaman Türkçe anlaştık. Tüm uygarlığımız da bunun üzerine kurulu. Türk Dili Bayramımız kutlu olsun” dedi.

    ‘NAZIM HİKMET BURADA KOMÜNİSTLİK ORADA TÜRKÇÜLÜK YAPTI’

    Ata Parti Genel Başkanı Namık Kemal Zeybek de etkinlikte bir konuşma yaptı. Konuşmasına eski Sovyetler Birliği topraklarındaki Türki Cumhuriyetlerdeki seyahatlarini anlatarak başlayan Zeybek, komünist şair Nazım Hikmet’in o topraklarda hâlâ ne kadar sevildiğinden bahsettikten sonra esprili bir üslupla “Burada komünistlik, orada Türkçülük yapmış” değerlendirmesinde bulundu.

    ‘ARKANIZDA KİM VAR DİYORLAR, BİZİM ARKAMIZDA SARI SAÇLI MAVİ GÖZLÜ DEV VAR’

    Etkinliğin son konuşmasını yapan İstanbul milletvekili Cemal Enginyurt, muhaliflere hep yöneltilen bir soruya değindiği konuşmasında “Bize korkmuyor musunuz diye soruyorlar. Güzel bir Alevi deyişi var: Ecelin kapıyı çaldığında ah edip vah edip ağlama, tanrıyı incitirsin. Ölüm geldiğinde sen zaten gitmiş olursun gülüm” dedi.

    “Biz ölümden korkmamak üzere bu yola çıktık. Biz bu ülke topraklarında kahrolsun cumhuriyet diye bağıran Mustafa Kemal’e hakaret edip şeriat istiyoruz diye haykıran soysuzların karşısında dik durmak için bu yola çıktık” dedi.

    İktidarın muhalefeti suçlu göstermek için en çok sorduğu birinin de “arkanızda kim var” sorusu olduğunu vurgulayan Enginyurt, “Bizim arkamızda biri var. Bizi destekleyen biri var. Recep Tayyip Erdoğan merak ediyor. Bizim arkamızda sarı saçlı mavi gözlü dev adam var” diye konuştu.

  • Akcoat’a ‘Değerli İş Ortağı’ ödülü

    Akcoat’a ‘Değerli İş Ortağı’ ödülü

    Akcoat’a ‘Değerli İş Ortağı’ ödülü

    Şişecam’ın Global Tedarikçi Zirvesi’nde, kimyasal kaplama malzemeleri üreticisi Akcoat “Değerli İş Ortağı” kategorisinde ödüle layık görüldü.

    Kimyasal kaplama malzemeleri üreticisi Akcoat, sürdürülebilir çözümleri ve inovatif iş birlikleri anlayışı sayesinde yeni bir başarıya daha imza attı. Şişecam’ın Sheraton Grand İstanbul Ataşehir’de düzenlediği “Global Tedarikçi Zirvesi’’ kapsamında Akcoat Genel Müdürü Burç Yıldırım’a ödülünü Şişecam CSCO’su Dr. Selma Öner takdim etti.

    Şişecam’ın “United to Collaborate” teması altında gerçekleştirilen zirvede, cam sektörünün geleceğine yönelik iş birlikleri ve inovasyonun önemi konuşuldu. Şişecam Yönetim Kurulu Başkanı ve Murahhas Üyesi Prof. Dr. Ahmet Kırman ile Şişecam Genel Müdürü Görkem Elverici’nin açılış konuşmalarını yaptığı etkinlikte, sürdürülebilirlik ve inovasyonun cam endüstrisine olan katkıları üzerine vurgu yapıldı.

    Akcoat olarak, Şişecam’ın düzenlediği bu zirvede, sürdürülebilir çözümler ve inovatif iş birlikleri konusunda katkılarının takdir edilmesinden dolayı duydukları memnuniyeti paylaşan Akcoat Genel Müdürü Burç Yıldırım, “Şişecam’ın değerli iş ortağı olarak bu ödülü almanın gururunu yaşıyoruz. Şişecam tarafından almış olduğumuz ödülümüzü 61 ülkede 13 bin tedarikçi arasından değer katan partner kategorisinde aldık. Bu başarı, hayatın her detayında yer alan Akcoat’un sürdürülebilirlik ve kalite odaklı yaklaşımının bir göstergesidir” şeklinde konuştu.

  • Sakarya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Genç, 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü’nü kutladı.

    Sakarya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Genç, 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü’nü kutladı.

    Toprağımızın bereketini ve çiftçilerimizin emeğini koruyalım..
    Sakarya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Genç, 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü’nü kutladı.

    “Tarımın ve gıda üretiminin insanlık için önemini biliyor, ülkemizin tarımına ve çiftçilerine hizmet veren bir kurum olarak çiftçilerimizin bu anlamlı ve özel gününü kutluyoruz.”

    Yaşamın temel ihtiyacı beslenme
    Dünyamızda farklı meslek gruplarının ön plana çıkmalarına karşın tarım sektörünün hiçbir zaman önemini yitirmeyeceğine dikkat çeken Başkan Genç; “Teknolojik gelişmeler ve toplumsal ihtiyaçlar yeni ve farklı meslek gruplarının çıkmasına sebep oluyor. Her ne kadar bu farklı meslek gruplarını yaşamımızda görsek de insanların temel ihtiyacı olan beslenme gereksinimini karşılayan gıda üretimi ve çiftçilik her daim önemini koruyacaktır.

    Tarım olmadan, çiftçi olmadan sürdürülebilir üretim olmaz. Geçtiğimiz dönemlerde yaşadığımız zor günler bizlere gıda üretiminin ve gıdaya ulaşmanın önemini bir kez daha hatırlattı. Bugün tüm dünya çiftçilerinin emeğine ve katkılarına saygı duyarak, bu mesleğin önemini bir kez daha hatırlatmak ve vurgulamak istiyorum.

    Birlikte çalışmaya devam edelim
    Genç, son olarak “Ülkemizin geleceği ve gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakmak için kendisini sorumlu hisseden herkese büyük görevler düşüyor. Tarım sektörünün paydaşları olarak, üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmek zorundayız.

    Bu özel ve önemli günde tüm çiftçilerimizi kutlarken, toprağın bereketini ve çiftçilerimizin emeğini korumak için tarım sektörünün tüm paydaşlarını birlikte çalışmaya, özellikle çocuklarımıza ve gençlerimize çiftçiliğin ne kadar önemli ve saygın bir iş olduğunu hatırlatmak için gayret göstermeye davet ediyorum.

  • Meclis’e gelen imar barışına mühendislerden tepki: 6 Şubat gerçekleri varken yeni imar affı söz konusu olamaz!

    TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Sakarya Şube Yönetim Kurulu Başkanı Semih UÇAR    Meclis gündemine getirilen imar affı hakkında  açıklama  Yaptı

    6 Şubat Depremlerinin Gerçekleri Ortadayken Yeni Bir İmar Affı Söz Konusu Bile Olamaz!

    Telaffuz etmek bile en hafif tabiriyle akıl tutulması ve vicdansızlıktır!

    Meclis’e gelen imar barışına mühendislerden tepki: 6 Şubat gerçekleri varken yeni imar affı söz konusu olamaz! TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası, Meclis’e getirilen imar affına tepki gösterdi ve yeni imar affının neden mümkün olamayacağını açıkladı. TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu, Meclis gündemine gelen imar affı ile ilgili bir son dakika açıklaması yaptı. Mühendisler, söz konusu açıklamada “6 Şubat 2023 depremlerinin gerçekleri ortadayken yeni bir imar affı söz konusu bile olamaz” ifadelerini kullandı.  “TBMM Başkanlığına sunulan İmar Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifi ile geçtiğimiz yıl yapılan genel seçimler öncesinde çıkarılması düşünülen, fakat meydana gelen 6 Şubat depremleri sebebiyle rafa kaldırılan yeni bir imar affı ‘yeniden’ ülke gündemine alınmaya çalışılmaktadır” ifadelerinin kullanıldığı açıklamada, kanun teklifine bakıldığında, çıkarılan diğer imar aflarından pek de bir farkı olmadığının, geçmiş af uygulamalarında olduğu gibi yine ruhsatsız ve ruhsat eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınmaya çalışıldığının, mülkiyet durumu, yapı sınıf ve grubu ile diğer hususların yapı sahibinin beyanı doğrultusunda belirleneceğine ilişkin tüm kriterlerin aynen kalmak suretiyle, yapının afet risklerine karşı dayanıklı olup olmadığının tespiti için bir rapor isteneceği ilave edilerek yeniden düzenlendiğinin altı çizildi.

    KAÇAK DURUMA DÜŞEN BİNA NASIL SAĞLAM OLABİLİR?

    TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu tarafından yapılan açıklamada, kontrolsüz ve plansız kentleşme ile sık sık çıkarılan imar aflarının, yapı üretim sürecinde mühendislik hizmetlerinin etkisizleştirilmesi gibi birçok etken sebebiyle son 20 senede gerçekleşen orta ve büyük ölçekli depremlerin, olması gerekenin çok üstünde yıkıcı sonuçlar oluşturduğu vurgulandı.  “Yıkılan ya da ağır hasar alan bina sayıları açıkça göstermektedir ki yapı stokumuz yıkıcı etkileri olabilen doğa olaylarına karşı yeterli seviyede dayanıklı değildir. Halkımızın büyük kısmı afete karşı dirençli olmayan yapılarda yaşıyor” denilen açıklamada; hiçbir mühendislik hizmeti almamış kaçak bir yapının ya da sonradan yapılan büyütmelerle veya kat ilaveleriyle kaçak duruma düşmüş bir yapının afet risklerine karşı nasıl dayanıklı olabileceğinin de izaha muhtaç olduğu vurgulandı.

    İMAR AFFI ÖNCELİK DEĞİL

    Yapılan değerlendirmede, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının rakamlarına göre; 6 Şubat depremlerinin ardından deprem bölgesinde toplam 688 bin 679 konutun orta ve az hasarlı olarak tespit edildiğinin altı çizildi.

    İMO’nun açıklamasında, “Bakanlığa defaatle yaptığımız başvurulara karşın 6 Şubat Depremlerinde hasar gören bu yapıların 18 Mayıs 2018 tarihinde “İmar Barışı” adı altında çıkarılan son imar affından faydalanıp faydalanmadığı, faydalandı ise bedelini ödeyip Yapı Kayıt Belgesi alan yapı sahiplerinin yapılarını İmar Kanunu`na ve deprem mevzuatına uygun duruma getirilmek üzere ruhsat başvurusunda bulunup bulunmadığına dair sorularımız cevapsız bırakılmıştır. Bu durumda Bakanlık son çıkarılan imar affından faydalanan binalara yapı kayıt belgesi verilmesi dışında herhangi bir işlem uygulanmadığını zımnen kabul etmektedir” bilgisi verildi. İnşaat Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu’nun söz konusu açıklamasında, bu nedenlerden dolayı gerek ülke genelindeki yapı stoku bakımından gerekse deprem yaşanan kentlerdeki hasarlı yapılar bakımından ülkemizin öncelikli gündeminin imar affı değil deprem güvenliği yeterli olmayan yapıların tespit edilerek, bir an önce onarım, güçlendirme ya da yıkıp yeniden yapma seçeneklerinden biri kullanılarak depreme karşı dirençli duruma getirilmesi olduğu belirtildi.