Kategori: Firmalar

Firmalar

  • Hazır Beton Sektörü 2025’te Güçlü Büyümesini Sürdürdü

    Hazır Beton Sektörü 2025’te Güçlü Büyümesini Sürdürdü

    Türkiye Hazır Beton Birliği 2025 Yılı Hazır Beton Sektör Raporu:

    – İnşaat Sektörü 2025’te Ekonominin Lokomotifi Oldu

    – Hazır Beton Sektörü 2025’te Güçlü Büyümesini Sürdürdü

    – Hazır Beton Sektörünün Gündeminde Dönüşüm ve Sürdürülebilirlik Var

    Türkiye Hazır Beton Birliğinin 2025 yılı Hazır Beton Sektör Raporu’na göre, Türkiye ekonomisi %3,6 büyürken inşaat sektörü %10,8 ile ekonominin üzerinde performans gösterdi. 2025 yılında üretim hacmini %7,7 artıran hazır beton sektörü ise 50 bini aşan istihdamı ve yaklaşık 293 milyar TL’lik cirosuyla ekonomiye güçlü katkısını sürdürürken, sektörün geleceğinde düşük karbonlu üretim ve dijital dönüşüm öne çıktı.

    Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB), Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Merkez Bankası, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) verileri ile THBB üyelerinin, THBB dışındaki üreticilerin ve tedarikçilerin sağladığı bilgiler ışığında hazırlanan 2025 yılı “Hazır Beton Sektör Raporu”nu yayımladı. Rapor, Türkiye ekonomisi, inşaat sektörü ve hazır beton sektörüne yönelik detaylı analizler, değerlendirmeler ve projeksiyonlar içeriyor.

    İnşaat Sektörü 2025’te Ekonominin Üzerinde Büyüdü

    2025 yılı, Türkiye ekonomisinde dengelenme ve dezenflasyon sürecinin etkilerinin sürdüğü; buna karşılık inşaat sektörünün yeniden güçlü bir büyüme ivmesi yakaladığı bir dönem olarak kaydedildi. Türkiye ekonomisi 2025 yılında %3,6 büyürken, inşaat sektörü %10,8’lik performansıyla ekonominin üzerinde bir büyüme sergiledi. Deprem sonrası yeniden inşa faaliyetleri, kentsel dönüşüm uygulamaları, kamu altyapı yatırımları ve ertelenmiş talep, sektördeki bu canlılığın temel belirleyicileri oldu.

    Hazır Beton Sektörü Ekonomiye Güçlü Katkıda Bulundu

    Raporu değerlendiren Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB) Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Işık, “İnşaat sektöründeki büyümeye paralel olarak hazır beton sektörü de 2025 yılında Türkiye ekonomisine güçlü katkıda bulunmaya devam etti. Türkiye, hazır beton üretiminde Avrupa’daki liderliğini korurken; tesis başına üretim, teknik kapasite, yaygın hizmet ağı ve operasyonel yetkinlik açısından da öne çıktı. Resmî verilere göre sektör, 50 bini aşan istihdamı ve yaklaşık 293 milyar TL’lik cirosuyla önemli bir ekonomik büyüklüğe ulaştı. THBB tarafından yapılan sektörel araştırmaya ve çeşitli veriler kullanılarak oluşturulan modellere göre 2025 yılında 140 milyon m3 hazır beton üretimi gerçekleştiği tahmin edilmektedir. Bu büyüklük üretim hacminin ötesinde istihdam, lojistik, ekipman, agrega, çimento, kimyasal katkı ve hizmet ekosistemiyle birlikte çok geniş bir katma değer alanını temsil etmektedir.” dedi.

    Sektörde Dönüşüm İhtiyacı Daha Görünür Hâle Geldi

    2025 yılının, büyüme rakamlarının ötesinde sektörde dönüşüm ihtiyacının daha net hissedildiği bir dönem olduğunu ifade eden THBB Başkanı Yavuz Işık, “Finansmana erişim, maliyet yönetimi, nitelikli iş gücü ihtiyacı, ham madde temini ve maliyet baskıları sektörümüzün gündeminde yer almaya devam etmiştir ancak artık çok daha net görülmektedir ki, hazır beton sektörünün geleceği yalnızca daha fazla üretimde değil; daha verimli, daha izlenebilir, daha düşük karbonlu ve daha dirençli bir yapılaşma yaklaşımında yatmaktadır. Düşük karbonlu yeşil çimento kullanımını yaygınlaştırmayı hedefleyen düzenlemelerin 1 Ocak 2025 itibarıyla yürürlüğe girmesi, emisyon ticaret sistemi hazırlıkları, Avrupa Yeşil Mutabakatı ve sınırda karbon düzenlemesi gibi başlıklar; çevresel performansın artık teknik ve ticari rekabetin ayrılmaz bir parçası hâline geldiğini ortaya koydu. Bu çerçevede, düşük karbonlu beton çözümleri, geri kazanılmış kaynak kullanımı, su verimliliği, elektrikli filo dönüşümü ve dijital optimizasyon, önümüzdeki dönemin öncelikli çalışma alanları olarak öne çıkıyor.” diye konuştu.

    “Üçüz Dönüşüm” Projesini Hayata Geçirdik

    Bu anlayışla Türkiye Hazır Beton Birliği olarak 2025 yılında sektöre yönelik “Üçüz Dönüşüm Danışmanlığı” modelini hayata geçirdiklerini vurgulayan THBB Başkanı Yavuz Işık, “Yeşil dönüşüm, dijital dönüşüm ve insani/sosyal dönüşümü entegre bir yapıda ele alan bu model; GPS ve IoT (nesnelerin interneti) tabanlı filo takibi, yapay zekâ destekli rota optimizasyonu, üretim-teslimat eşgüdümü, veri temelli performans yönetimi ve eğitim modüllerini bütüncül bir sistem olarak sunmaktadır. Ölçülebilir faydalar sağlayan bu yaklaşım, sektörümüzde yalnızca operasyonel verimliliği artırmakla kalmamakta; aynı zamanda güvenlik, maliyet kontrolü ve sürdürülebilirlik performansını da güçlendirmektedir. Hazır beton sektörünün geleceğini, ancak bu üç dönüşüm eksenini birlikte ele alarak kalıcı biçimde güçlendirebileceğimize inanıyoruz.” şeklinde konuştu.

    Dirençli Yapılaşmanın Önemini Vurguluyoruz

    2025 yılında üzerinde ısrarla durdukları bir diğer temel konunun ise dirençli yapılaşma olduğunu ifade eden THBB Başkanı Yavuz Işık, “Ülkemizin deprem gerçeği karşısında güvenli ve uzun ömürlü yapı üretimi artık vazgeçilmez bir zorunluluktur. Türkiye Hazır Beton Birliği olarak uzun yıllardır standartlara uygun, kalite güvenceli hazır beton kullanımının yaygınlaştırılması için çalışıyoruz ancak biliyoruz ki güvenli yapılar yalnızca kaliteli beton üretimiyle değil; doğru tasarım, doğru denetim, doğru uygulama ve nitelikli işçilikle birlikte mümkündür. Bu nedenle kentsel dönüşümün hızlanması, riskli yapı stokunun ivedilikle yenilenmesi, yapı denetim süreçlerinin etkinleştirilmesi ve kamuoyunun teknik açıdan doğru bilgilendirilmesi yönündeki çalışmalarımızı 2025 yılında da kararlılıkla sürdürdük. Hazır betonla ilgili bilgi eksikliğinden kaynaklanan dezenformasyonla mücadele etmek, Birliğimizin kamu yararı açısından üstlendiği önemli bir sorumluluktur.” dedi.

    Sürdürülebilirlik Çalışmalarımızla Sektöre Öncülük Ediyoruz

    Sürdürülebilirlik alanında 2025 yılında önemli gelişmeler kaydedildiğine dikkat çeken THBB Başkanı Yavuz Işık, “Beton Sürdürülebilirlik Konseyi (CSC) kapsamında ülkemizde yıl sonu itibarıyla toplam 26 tesisin belgeli hâle gelmesi; sektörümüzde çevresel, sosyal ve yönetişim temelli dönüşümün giderek daha somut bir zemine oturduğunu göstermektedir. Kaynakların sorumlu kullanımı, şeffaflık, izlenebilirlik ve sürdürülebilir üretim anlayışının daha da yaygınlaşmasını sektörümüz adına güçlü bir kazanım olarak değerlendiriyoruz.” dedi.

    Sektörlerimizi Yeniden Bir Araya Getirmek İçin Çalışmalara Başladık

    Sektörün en kapsamlı buluşmalarından biri olan BETON 2025 Hazır Beton, Çimento, Agrega, İnşaat Teknolojileri ve Ekipmanları Fuarı ve Zirvesi ile 100’ün üzerinde firmayı, 15 bini aşkın ziyaretçiyi ve 71 ülkeden sektör temsilcisini bir araya getirdiklerini ifade eden THBB Başkanı Yavuz Işık, “2025 yılında başarıyla gerçekleştirdiğimiz BETON Fuarı ve Zirvesi’nin ardından, sektörü bir araya getireceğimiz fuar ve kongre çalışmalarına yeniden başladık. BETON 2027 Fuarımızı İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenleyeceğiz. Sektörümüzün artan ilgisi ve yoğun talep üzerine fuarımızı İstanbul Fuar Merkezi’nin daha büyük salonlarına taşıyoruz. Fuarımızda; inşaat, hazır beton, çimento ve agrega sektörlerinin en ileri teknolojilerini bir araya getireceğiz. Fuarımızla eş zamanlı olarak düzenleyeceğimiz BETON Kongresi, Birliğimizin ulusal olarak düzenlediği 7. kongresi olacak. Kongremizi akademisyenler ve araştırmacıların yanı sıra hazır beton sektörünün ve yan sanayi firmalarının temsilcileri takip edecektir.” şeklinde konuştu.

     

    Sektörümüzü Geleceğe Veri Temelli Yaklaşımla Hazırlıyoruz

    Türkiye Hazır Beton Birliği olarak 1988 yılından bu yana ülkemizde güvenli, dayanıklı, kaliteli, çevreye duyarlı ve sürdürülebilir beton üretiminin yaygınlaşması için çalıştıklarının altını çizen THBB Başkanı Yavuz Işık, “2025 Yılı Hazır Beton Sektör Raporu; ekonomiden inşaat sektörüne, tedarik zincirinden çevresel performansa, bölgesel analizlerden sektör vizyonuna kadar geniş bir çerçevede, veriye dayalı değerlendirmeler ışığında gelecek perspektifi sunmaktadır. Düşük karbonlu üretim, dijitalleşme, kaynak verimliliği, kalite güvencesi, dirençli yapılaşma ve insan kaynağının geliştirilmesi başta olmak üzere sektörümüzün geleceğini belirleyecek bütün başlıklarda çalışmaya devam edecek; daha güvenli şehirler, daha rekabetçi işletmeler ve daha sürdürülebilir bir yapılaşma kültürü için tüm paydaşlarımızla birlikte kararlılıkla yol alacağız.” dedi.

    2025 Yılı Hazır Beton Sektör Raporu’na Türkiye Hazır Beton Birliği web sitesinden ulaşabilirsiniz.

    Türkiye Hazır Beton Birliği hakkında

    Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB), 1988 yılından beri güvenli ve dayanıklı yapıların inşası amacıyla standartlara uygun beton üretilmesi, tekniğine uygun beton uygulamalarının yaygınlaşması ve ülkemizde kaliteli, dayanıklı, yüksek dayanım sınıflarında beton kullanılması için uğraş veren mesleki bir kuruluştur. THBB, Avrupa Hazır Beton Birliği (ERMCO) ve Beton Sürdürülebilirlik Konseyi (The Concrete Sustainability Council) üyesi; Beton Sürdürülebilirlik Konseyi “Bölgesel Sistem Operatörü”dür. THBB’ye üye olacak şirketlerin bütün hazır beton tesislerinde standartlara uygun üretim yapması, THBB Kalite Güvence Sisteminin (KGS) sürekli habersiz denetimlerine tabi olarak KGS Uygunluk Belgesi alması, uygun laboratuvar bulundurması, teknik, çevre, iş sağlığı ve güvenliği, yasal ve etik kriterleri eksiksiz yerine getirmesi zorunludur.

  • PALANDÖKEN, “ESNAFA ÖZEL ENERJİ TARİFESİ ENFLASYONU DÜŞÜRÜR”

    PALANDÖKEN, “ESNAFA ÖZEL ENERJİ TARİFESİ ENFLASYONU DÜŞÜRÜR”
    – “ESNAF İÇİN ELEKTRİK, DOĞALGAZ VE TİCARİ YAKITTA ÖZEL TARİFE
    ŞART”
    – “ESNAF RAHATLAMADAN PİYASA RAHATLAMAZ”
    – “ENERJİ ZAMLARI ESNAFIN ENERJİ MALİYETİNİ ARTIRIYOR”
    ANKARA- Elektrik ve doğalgaza yapılan yüzde 25’lik zam ile İran- ABD savaşının etkisiyle artan petrol fiyatlarının esnafı zor durumda bıraktığını belirten Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, “Küresel gelişmelerin etkisiyle petrol fiyatlarında yaşanan artış ile elektrik ve doğalgaza yapılan yüzde 25’lik zam esnaf ve sanatkârlarımızı olumsuz etkiliyor.


    Zaten zor şartlar altında ayakta kalmaya çalışan esnafımız için enerji
    maliyetlerindeki bu yükseliş, iş yapmayı her geçen gün daha da zorlaştırıyor.
    Artan elektrik, doğalgaz ve akaryakıt giderleri hem esnafın maliyetlerini yükseltiyor hem de fiyatlara yansıyarak enflasyon üzerinde baskı oluşturuyor.
    Bu nedenle esnaf ve sanatkârlarımıza yönelik özel bir enerji ve ticariakaryakıt tarifesinin hayata geçirilmesi çok önemli. Elektrik, doğalgaz ve akaryakıtta esnafımıza uygulanacak daha uygun bir tarife, işletmelerin maliyetlerini azaltacak ve piyasadaki fiyat artışlarının önüne geçilmesine katkı sağlayacaktır. Esnafın ayakta kalması, piyasaların canlı kalması demektir.
    Esnaf ve sanatkâra verilecek bu destek, hem ticaretin sürdürülebilirliğine hem de enflasyonun düşmesine önemli katkı sağlayacaktır” dedi.

  • Türkiye’nin Sağlıklı Atıştırmalık Mağazası ravza

    Hurma Çeşitleri

    Hurma, doğal içeriği ve yüksek besin değeri sayesinde sağlıklı atıştırmalıklar arasında önemli bir yere sahiptir. Lif, vitamin ve mineral açısından zengin olan hurma; günlük beslenmede enerji verici ve tok tutucu özelliğiyle öne çıkar.

    Ravza’da yer alan hurma çeşitleri; Arabistan, Medine ve Kudüs bölgelerinden özenle seçilmiş, taze ve kaliteli ürünlerden oluşur. Damak zevkinize uygun hurma çeşitlerini aşağıda kolayca inceleyebilirsiniz.

    Hurma fiyatları, hurma çeşidine, gramajına ve tazeliğine göre değişiklik gösterebilir. Güncel hurma fiyatlarını aşağıdaki ürün listesinden kolayca inceleyebilirsiniz

    İlgili Alt Kategoriler
    Medine Hurmaları (41)
    Hurmalı Ürünler (17)
    Kudüs Hurmaları (8)
    Çikolatalı Hurmalar (2)
    Toplam 68 ürün
  • Sakarya’nın Mart Ayı İhracatı 338 Milyon Dolar

    Başkan Altuğ Güncel Dış Ticaret Rakamlarını Değerlendirdi

    Sakarya’nın Mart Ayı İhracatı 338 Milyon Dolar

    Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı A. Akgün Altuğ, yeni ay ile birlikte açıklanan güncel dış ticaret verilerini değerlendirdi.

    Türkiye İhracatçılar Meclisi tarafından açıklanan Mart Ayı ihracat verilerini değerlendiren Başkan Altuğ şu ifadeleri dile getirdi: “Sakarya’mız 2026 Mart döneminde önceki yılın aynı ayına kıyasla %15,1’lik düşüşle 338 Milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi.

    3 Aylık Kümülatif İhracat 1.3 Milyar Dolara Yaklaştı

    Sakarya iş dünyamızın yılın ilk 3 ayında kümülatif ihracatı 1.3 milyar dolara yaklaştı ve bu performansımız ile en çok ihracat yapan iller arasında 7. Sıradaki yerimizi korumuş olduk.

    Otomotiv Liderliğe Devam Ediyor

    Mart ayında Sakarya’mızın ihracatında ilk 5 sırayı sırasıyla Otomotiv Endüstrisi, Demir ve Demir Dışı Metaller, Kimyevi Maddeler ve Mamulleri, Çelik ve Makine ve Aksamları sektörleri oluşturdu.

    7 Sektörde Artış

    Mart ayında 25 ana sektörün 7’sinde ihracatımızı geçtiğimiz yılın aynı ayına kıyasla artırma başarısı gösterdik. Özellikle Mobilya, Kâğıt ve Orman Ürünleri, Süs Bitkileri ve Mamulleri, Madencilik Ürünleri sektörlerinde ciddi yüzdesel artışlar da dikkat çekti.

    107 Noktaya İhracat

    Sakarya iş dünyamız 2026 Mart ayında serbest bölgeler dahil dünyanın 107 noktasına ihracat gerçekleştirdi. Fransa, İspanya, Birleşik Krallık, Polonya ve İtalya en çok ihracat yaptığımız ilk 5 ülke oldu.

    Özellikle geçtiğimiz yılın aynı dönemi baz alındığında sıfır ihracat olan 5 noktaya ihracat yaptık. Mart ayında Libya, Fas, Estonya, Portekiz ve İrlanda’ya ihracatımız hem yüzde hem de dolar bazında çok ciddi artışlar yaşadı. Mart ayında 18 ülkeye yüzde 100 ve üzeri, 13 ülkeye de yüzde 50 ve üzeri ciddi yüzdesel ihracat artışları kaydettik. Mart ayında bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla toplam 48 noktaya ihracatımızı artırdık.

    Şubat Ayında İhracatın İthalatı Karşılama Oranı %125!

    Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan Şubat ayı dış ticaret verilerine baktığımızda ise ilimizin Şubat ayında ihracatının ithalatını karşılama oranı %125 olarak gerçekleşti ve yılın ilk 2 ayında 335 milyon dolarlık dış ticaret fazlası vermiş olduk.

    Çalışan, üreten, tüm bu ciddi rekabet ortamına ve coğrafik gerilimlere rağmen dünyayla rekabet etmek için çabalayan tüm iş dünyamıza teşekkür ediyorum. Sakarya olarak yılın ilk 3 ayında ülke ihracatının 2.31’lik kısmına tek başımıza katkı sunduk, 335 milyon dolardan fazla dış ticaret fazlasıyla ilerliyoruz ve inanıyoruz ki bu oranlar çok daha fazla olacaktır.

    Artan Gerilimler Ticarete Darbe Vuruyor

    Artık günümüzde ihracat yapma modeli sadece üret-pazarla-sat denkleminden çok daha fazlasını gerektiriyor. Artan gerilimler en çok da dünya ticaretine darbe vuruyor. İşleyen sistemler, planlanan üretim ve sevkiyat süreçleri 1 günde tamamen yerle bir oluyor; bunun güncel örneğini ABD-İsrail ve İran arasındaki gerilimde yaşıyoruz. Hürmüz Boğazı kapalı durumda bekliyor.

    Körfez Ülkelerine İhracat %70 Düştü

    Körfez ülkelerine ihracatımızda düşüş oranı yüzde 70’lerde, hammadde ithalatını bu bölgeden sağlayan iş dünyamız yeni çözüm yolları arıyor. Bu zor koşullarda rekabetçi konumumuzu daha da güçlendirmemiz gerekiyor.

    Savaşla birlikte artan petrol ve hammadde fiyatlarına ilişkin ciddi sorun yaşayan iş dünyamıza desteklerin hızlı bir şekilde devreye alınması gerekiyor. Ülkemiz yanı başında yaşanan gerilimlere rağmen altyapısı güçlü şekilde güvenli üretim ve ticaret limanı olarak görülüyor. Bu süreçte rekabetçiliğimizi kaybetmememiz adına destek şart.” dedi.

  • Öz Gıda İş Sendikası Sakarya Şube Başkanlığı ,  ASSU Fabrikasında grev kararı alarak eylem başlattı

    Öz Gıda İş Sendikası Sakarya Şube Başkanlığı , ASSU Fabrikasında grev kararı alarak eylem başlattı

    Öz Gıda İş Sendikası Sakarya Şube Başkanlığı , Akyazı Dokurcun’da faaliyet gösteren ASSU Fabrikasında grev kararı alarak eylem başlatmışlardır.
    Fabrika önünde yapılan eylemde açıklama yapan Öz Gıda İş Sendikası şu açıklamalara yer verdi;Haziran 2023 tarihinden beri örgütlenme çalışması yürüttüğümüz Askale İçecek Üretim Pazarlama A.Ş. (ASSU) ve bağlı işyerinde süreç tamamlanmış, ilgili Bakanlıktan çoğunluk tespiti alınmış; işverenin itirazı üzerine konu yargıya taşınmıştır. Yetki davası devam ederken, henüz sürecin başında olmasına rağmen işveren, sendikaya ve çalışanların örgütlü olmasına bakış açısını açıkça ortaya koymuş ve sürece öncülük eden 10 üyemizi tazminatsız olarak işten çıkarmıştır.
    Görülen mahkemeler ve temyiz aşaması neticesinde sendikamız, bu işyerinde toplu iş sözleşmesi yapmak üzere yetki belgesini almıştır. Yasa gereği yetki belgesi ilgili tüm taraflara gönderildiğinden, işverene de ulaşır ulaşmaz 10 sendika üyesi işçimiz daha işten çıkarılmıştır. İşten çıkarılan tüm üyelerimizin hukuki hakları, sendikamız avukatları tarafından takip edilmiş ve edilmeye devam etmektedir.
    Yetki belgesinin sendikamıza ulaşmasıyla birlikte, yasal süreçler çerçevesinde toplu iş sözleşmesine ilişkin çalışmalar yapılmış ve Askale İçecek Üretim Pazarlama A.Ş. işverenine yasal yollarla iletilmiştir. Ancak sendikamızın yaptığı tüm çağrılara işveren tarafından maalesef tek bir olumlu cevap verilmemiştir. Arabuluculuk sürecinde İŞKUR aracılığıyla iki kez işveren vekili avukatları ile görüşme yapılmış, bu görüşmelerde de işveren tarafından hiçbir olumlu adım atılmamıştır.
    İşveren vekilleri ve avukatlarının bu süreçte ifade edebildikleri tek husus; işveren Yaşabey Kalebaşı’nın sendikayı kesinlikle istemediği ve yapılan yeni yatırımlar nedeniyle işçilerin yeni kazanımlarının şirkete yük olacağı yönünde olmuştur. Başka bir ifadeyle, gücünü Anayasa ve yasadan alan çalışanların sendikalaşma hakkının, Yaşabey Kalebaşı’nın iki dudağı arasında olduğunu düşündüğü anlaşılmaktadır.
    Sendika olarak hukuki zeminde herhangi bir anlaşma umudu görmeyen sendikamız, 25.03.2026 tarih ve 15/396 sayılı grev ve uygulama kararını almıştır. Bu karara istinaden 03.04.2026 Cuma günü Askale İçecek Üretim Pazarlama A.Ş. işyerinde greve çıkılmıştır. Bu, sürecin yasal ve prosedürel kısmıdır. Toplu iş sözleşmemiz imzalanana ve işyeri, insanca, güvenli ve hakların alındığı bir çalışma ortamına kavuşana kadar grev kesinlikle sonlandırılmayacaktır.
    Sayın Yaşabey Kalebaşı bugüne kadar sendikamızın yalnızca uzlaşmacı yönünü görmüştür. Görünen o ki, bugüne kadar “ben ne istersem o olur” anlayışıyla hareket etmiş ve farklı bir duruşla karşılaşmamıştır. Ancak bundan sonraki süreçte sendikamız, anayasal ve yasal tüm haklarını kararlılıkla kullanacaktır.
    İlk aşamada, bu işyerinin markası olan ASSU içeceğinin satış noktaları olan Türk Hava Yolları, BİM, A101, ŞOK Marketler ve Migros mağazaları önünde ve havaalanlarında, bu işletmenin Anayasa ve yasaları tanımayan tutumu; basın, sosyal medya ve televizyonlar aracılığıyla tüm kamuoyuna duyurulacaktır. Gerekmesi halinde sonraki aşamalar da kamuoyu ile ayrıca paylaşılacaktır.

     

    Askale İçecek (ASSU) çalışanlarının sendikalı ve toplu iş sözleşmeli çalışma isteği, tek bir kişinin keyfi yaklaşımına bırakılmayacak kadar önemlidir.Saygı ile duyurulur.

  • AKKUYU NGS’NİN 2. GÜÇ ÜNİTESİ’NİN REAKTÖR BİNASINDA BİRİNCİL DEVRE EKİPMANLARININ MONTAJI TAMAMLANDI

    AKKUYU NGS’NİN 2. GÜÇ ÜNİTESİ’NİN REAKTÖR BİNASINDA BİRİNCİL DEVRE EKİPMANLARININ MONTAJI TAMAMLANDI

    AKKUYU NGS’NİN 2. GÜÇ ÜNİTESİ’NİN REAKTÖR BİNASINDA BİRİNCİL DEVRE EKİPMANLARININ MONTAJI TAMAMLANDI

    Güç ünitesinin güvenlik sistemi bileşenleri, sızdırmaz koruma kabuğuna yerleştirildi.

    Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom’un Mersin’de inşa ettiği Akkuyu NGS’nin 2. Güç Ünitesi’ne ait reaktör binasında, pasif kor su basma sisteminin hidrolik tankların montajı tamamlandı. Söz konusu sistem, operatör müdahalesi olmadan ve hatta elektrik kesintisi durumunda işlevini yerine getiren güvenlik unsurları arasında yer alıyor.

    Santralin 2. Güç Ünitesi’ne ait reaktör binasında, 8 adet pasif kor su basma sistemi tankı, tasarım konumuna yerleştirildi. Paslanmaz çelikten üretilmiş kalın çeperli bir basınç kabı olan ekipmana ait 8 tankın montajı toplam 9 gün sürdü.

    77 ton ağırlığında olan ve destek yapısıyla birlikte 96 tona ulaşan pasif kor su basma sistemi hidrolik tankı, 120 metreküplük bir hacme sahip. Güç ünitesinin işletimi aşamasında, tankların her biri borik asit çözeltisiyle doldurulacak. Reaktör tesisatının birincil devresindeki basıncın belirli seviyelerin altına düşmesi halinde, bu çözelti otomatik olarak aktif bölgeye yönlendirilerek reaktörün soğutulmasını sağlayacak.

    AKKUYU NÜKLEER A.Ş. Genel Müdürü Sergei Butckikh, konuya ilişkin yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Pasif kor su basma sistemi tankları, reaktör tesisatının birincil devresine ‘Open Top’ teknolojisi kullanılarak yerleştirilen son büyük boyutlu ekipmanlar oldu. 2. Güç Ünitesi’nin inşasında bir sonraki aşamada, iç koruma kabının altıncı katmanı ile kubbe bölümünün montajını yapacağız. Pasif kor su basma sistemi, elektrik beslemesinin bulunmadığı hallerde bile olağan dışı durumların etkisini en aza indiren ve nükleer güç santralinin çok katmanlı güvenlik yaklaşımının kritik unsurlarından birini oluşturan önemli bir sistemdir.”

  • ROSATOM VE BRICS NÜKLEER ENERJİ PLATFORMU, “AFRİKA’NIN NÜKLEER İTİCİ GÜCÜ” KONULU VİDEO YARIŞMASINI BAŞLATTI

    ROSATOM VE BRICS NÜKLEER ENERJİ PLATFORMU, “AFRİKA’NIN NÜKLEER İTİCİ GÜCÜ” KONULU VİDEO YARIŞMASINI BAŞLATTI

    Rosatom ve BRICS Nükleer Enerji Platformu, bu yıl 9’uncusu düzenlenen “Afrika’nın Nükleer İtici Gücü” video yarışmasını başlattı. Yarışma, katılımcıların sunulan 5 konudan birini seçerek oluşturacakları kısa bir video ile BRICS Nükleer Enerji Platformu’nun ülkelerinde sürdürülebilir kalkınmayı nasıl destekleyebileceğini açıklamayı amaçlıyor.

    Bu konular, “BRICS Ülkelerinin Geleceğinde Nükleer Enerjinin Rolü”, “Nükleer Teknolojiler İnsanların Yaşamlarını Nasıl İyileştiriyor”, “Gençlik ve BRICS Nükleer Platformu”, “BRICS Nükleer Platformunun Şehirleri ve Bölgeleri” ve “BRICS Nükleer Platformu: 2030 Vizyonu”ndan oluşuyor. Yarışmaya 18 ila 35 yaş arası Afrika ülkeleri vatandaşları katılabiliyor.

    Başvuruların 1 Mayıs’a kadar devam edeceği yarışma kapsamında jüri, fikirleri özgünlük, sunumun netliği ve tutarlılığı ile önerilen çözümün ilgili bölgeye uygunluğu da dahil olmak üzere farklı kriterlere göre değerlendirecek. Her ülkeden en fazla bir kazananın seçileceği yarışmada katılımcılar bireysel ya da 2 kişilik ekipler halinde yarışabilecek. Kazananlar haziran ayında açıklanacak. Yarışma kuralları ve başvuru koşullarına ilişkin ayrıntılı bilgi Rosatom’un Afrika internet sitesi Rosatom Afrika üzerinden duyurulacak.

    BRICS Nükleer Enerji Platformu Baş Koordinatörü Elsie Pule konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede, “BRICS Nükleer Enerji Platformu, nükleer teknolojilerin barışçıl kullanımında yeni iş birliği fırsatları yaratmak üzere tasarlandı. Bu yarışmayı  platformun faaliyetlerine entegre ederek, Afrikalı gençleri uluslararası iş birliğinin ülkelerinin karşı karşıya olduğu acil sorunların çözümüne nasıl yardımcı olabileceği konusunda düşünmeye teşvik etmeyi umuyoruz. Afrikalı gençlerin fikirlerinin ve bakış açılarının, nükleer teknolojiler alanında daha yenilikçi ve açık bir topluluk oluşturmaya önemli bir katkı sağlayacağına inanıyoruz” dedi.

    Rosatom Orta ve Güney Afrika CEO’su Ryan Collyer de, “Bugün birçok Afrika ülkesi, güvenilir enerji temininden tıp ve tarımda gelişmiş çözümlerin uygulanmasına kadar uzun vadeli kalkınmada modern nükleer teknolojilerin rolünü aktif olarak tartışıyor. Afrika’nın Nükleer İtici Gücü yarışması, kıtanın dört bir yanındaki öğrenciler, girişimciler ve genç profesyonellerden oluşan yeni bir nesli bu önemli tartışmalara dahil etmeye yardımcı oluyor. Bu yıl, katılımcılar ayrıca BRICS Nükleer Enerji Platformu içindeki iş birliği potansiyelini değerlendirmeye davet ediliyor” diye konuştu.

  • MICHELIN REHBERİ TÜM TÜRKİYE’Yİ KAPSAYACAK ŞEKİLDE GENİŞLİYOR 

    MICHELIN REHBERİ TÜM TÜRKİYE’Yİ KAPSAYACAK ŞEKİLDE GENİŞLİYOR 

    MICHELIN REHBERİ TÜM TÜRKİYE’Yİ
    KAPSAYACAK ŞEKİLDE GENİŞLİYOR
     

    • MICHELIN Rehberi, ilk kez Türkiye’nin tamamını kapsayacak şekilde genişliyor.

    • Gastronominin öne çıkan örnekleri, büyük şehirlerin canlı yeme‑içme sahnelerinden yükselen bölgesel destinasyonlara kadar uzanacak.

    • MICHELIN Rehberi’n tüm Türkiye’yi kapsayan ilk ulusal seçkisi yıl sonuna kadar açıklanmış olacak.

    MICHELIN Rehberi, bu yıl ilk kez Türkiye geneline yayılıyor ve ülke genelindeki varlığında yeni bir sayfa açıyor. Büyük şehirlerin hareketli sokaklarından şirin kasabalara kadar uzanan bu gelişme Türkiye’nin gastronomi dünyasında artan dinamizmini, çeşitliliğini ve uluslararası çekiciliğini yansıtıyor.

    2023 yılında MICHELIN Rehberi İstanbul’un tanıtılmasının ardından İzmir, Muğla ve Kapadokya’nın eklenmesiyle Rehber’in coğrafi kapsamı kademeli olarak genişlemişti. Bu yıl Türkiye’nin tamamını kapsayacak bu yeni genişleme ile birlikte seçki, Türkiye’nin zengin gastronomik mirasını bütüncül biçimde temsil edecek ve ülkenin ilk ulusal seçkisi 2026 yılı sonuna kadar duyurulacak.

    Türkiye’yi tanıtma konusunda önemli bir rol oynayan Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA), MICHELIN Rehberi’nin Destinasyon Ortağı olarak uluslararası pazarlama kampanyalarını desteklemeye ve gastronomi temelli hikâye anlatımıyla ülkenin etkili bir şekilde tanıtılmasına katkı sunmaya devam ediyor. Öte yandan Michelin müfettişlerinin inceleme ve seçim süreçleri, Türkiye’de ya da dünyanın herhangi bir yerinde gerçekleştirilen hiçbir iş birliğinden etkilenmeksizin, her zaman olduğu gibi tamamen bağımsız şekilde yürütülmeye devam ediyor ve tüm süreçler yalnızca MICHELIN Rehberi tarafından, kendi yöntemleri doğrultusunda gerçekleştiriliyor. 

    Anonim ve tam bağımsızlık ilkeleri doğrultusunda çalışan MICHELIN Rehberi müfettişleri, Türkiye ulusal seçkisini yalnızca mutfakların sunduğu kaliteyi esas alarak kademeli biçimde oluşturuyor ve değerlendirme süreci, beş evrensel kritere dayanıyor; ürünlerin kalitesi, pişirme tekniklerine hakimiyet, lezzetlerin uyumu, şefin kişiliğinin mutfağa yansıması ve zaman içindeki tutarlılık.

    MICHELIN Rehberi Uluslararası Direktörü Gwendal Poullennec, konuyla ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi: “MICHELIN Rehberi’nin Türkiye’nin tamamını kapsayacak şekilde genişlemesinden büyük mutluluk duyuyoruz. Türk mutfağı; çeşitliliği, köklü gelenekleri ve dikkat çekici yaratıcılığıyla öne çıkıyor. Ülkenin dört bir yanında şefler, bölgesel mirası yeniden yorumlarken canlı ve çağdaş bir yeme‑içme sahnesi inşa etmeye devam ediyor.”

    MICHELIN Rehberi, restoran seçkisinin yanı sıra Türkiye’deki ve dünyanın dört bir yanındaki tüm bölgelerde yer alan özenle seçilmiş otellerden oluşan özel bir listeyi de paylaşmakta. 2024 yılında tanıtılan MICHELIN Anahtarları, Rehber’in otel seçkisindeki en seçkin tesisleri ödüllendirmekte. Restoranlar için verilen MICHELIN Yıldızları ile benzer bir anlayışla sunulan MICHELIN Anahtarı; tasarımı, mimarisi, sunduğu hizmet ve karakteriyle öne çıkan otelleri vurguluyor. Rehber’de yer alan tüm oteller, MICHELIN Rehberi’nin internet sitesi ve mobil uygulaması üzerinden doğrudan rezerve edilebiliyor.

    About Michelin:

    Michelin, yaşamı değiştiren kompozitler ve deneyimler üreten dünya lideri bir üretici olma yolunda ilerliyor. 130 yılı aşkın süredir mühendislik malzemeleri alanında öncülük eden Michelin, insanlığın ilerlemesine ve daha sürdürülebilir bir dünyaya katkı sağlamak için eşsiz bir konuma sahiptir. Polimer kompozitler konusundaki derin bilgi birikimiyle Michelin; mobilite, inşaat, havacılık, düşük karbonlu enerji ve sağlık gibi zorlu alanlarda yüksek kaliteli lastikler ve bileşenler üretmek üzere inovasyon yapmaya devam ediyor. Michelin, ürünlerine gösterdiği özen ve derin müşteri bilgisi sayesinde, profesyonel filolar için veri ve yapay zekâ tabanlı çözümlerden MICHELIN Rehberi ile seçkin restoran ve otel önerilerine kadar en iyi deneyimleri sunuyor. Merkezi Fransa’nın Clermont-Ferrand kentinde bulunan Michelin, 129 bin 800 kişilik ekibi ile 175 ülkede faaliyetlerini sürdürüyor. (www.michelin.com)

  • E-ticaretin dinamikleri ve stratejileri SATSO ve n11 İş Birliğindeki Toplantıda İşlendi

    Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası (SATSO) ile n11 iş birliğinde “E-Ticaret Çözümleri” toplantısı gerçekleştirildi.

    SATSO hizmet binasında yoğun katılımla gerçekleştirilen toplantıda n11 temsilcileri tarafından platform tanıtımı, ticari iş birliği modelleri, yeni dijital pazarlama yatırımları gibi birçok konuda bilgiler paylaşıldı, merak edilenler cevaplandırıldı.

    Toplantıda katılımcıları sunumlar eşliğinde bilgilendiren n11 İş Ortakları Eğitim Koordinatörü Şevket Başer, “E-Ticaret her geçen gün büyüyen ve devasa boyutlar ulaşan bir Pazar yeri. Böylesi bir pazarda işini büyütmek isteyen ve ürünlerini daha fazla insana ulaştırmak isteyen işletmeciler, bu pazardan kolay bir şekilde faydalanabiliyor.

    Türkiye’de sosyal medya kullanan yaklaşık 60 milyon kişi var. Biz n11 olarak hem küçük esnaf ve KOBİ’leri hem de güçlü markaları bünyesinde barındıran geniş bir platform olarak sizlere akıllı çözümler sağlıyoruz. Dijital satış kanallarında başarıya ulaşmak için uygulayabileceğiniz stratejiler için eğitimler veriyoruz. Ürünlerinizin milyonlarca aktif müşteriye ve geniş bir pazara ulaşmasını sağlıyoruz. Dünya e-ticaret hacminin boyutları her geçen gün artıyor. Biz de n11 olarak yurt dışına ürün ihraç etme konusunda da işletmecilerimizin yanında olacağız.” ifadelerini kullandı.

    Gerçekleştirilen e-ticaret çözümleri toplantısında n11 Marmara Satış Müdürü Denizer Özeren ve Marmara Satış Yöneticisi Fatih Sözer, katılımcıların sorularını yanıtlayarak kullanıcılara çözüm önerileri sundu.

  • SATSO’dan AKSA Doğalgaz Sakarya’ya Ziyaret

    Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı A. Akgün Altuğ, Meclis Başkanı Erdem Ercan ile 7. ve 34. Meslek Komitesi temsilcileri, AKSA Doğalgaz Sakarya’yı ziyaret etti.

    2026 başında Adapazarı Gaz Dağıtım A.Ş’nin (AGDAŞ) el değiştirerek AKSA Doğalgaz Sakarya ismiyle şehirde faaliyet göstermesi gelişmesinin ardından şirkete ziyarette bulunan SATSO heyeti, yeni dönemin hayırlı olmasını dileyerek yatırım için firmayı tebrik etti.

    SATSO Heyetinde Yönetim Kurulu Başkanı Altuğ ve Meclis Başkanı Ercan’ın yanı sıra 7. Meslek Komitesi Başkanı Erdem Yaşar, Başkan Yardımcısı Barış Dalkan, Komite Mensubu Meclis Üyesi Adem Bilgen, Komite Üyesi Ensar Memişoğlu ile 34. Meslek Komitesi Başkanı Ahmet Haldızoğlu ve Komite Mensubu Meclis Üyesi Coşar Tok yer aldı.

    Şirket Müdürü Resul Korkmaz’ın ev sahipliği yaptığı görüşmede firmanın izleyeceği yol, şehre yönelik yatırım planlaması hakkında fikir alışverişinde bulunularak SATSO Üyesi firmaların talep ve önerileri iletildi. 2003 yılından bu yana şehrin gaz tedarikini yürüten AGDAŞ’ın ardından geçiş sürecine yönelik değerlendirmede bulunuldu.

    Görüşmede konuşan SATSO Yönetim Kurulu Başkanı A. Akgün Altuğ, AKSA’nın da bir SATSO üyesi olduğuna vurgu yaparak şehrin doğalgazda güçlü altyapı, kabiliyetli tesisat firmaları ve doğalgazda güvenli yapılar oluşturmanın  önemine dikkat çekerek şunları dile getirdi: “1993 yılında kurulan, 2003 yılında özelleştirilen ve 30 yıldan uzun süredir şehrimizden doğalgaz dağıtımını üstlenen AGDAŞ’ı bünyesine katan AKSA firmamıza hayırlı olsun. Yeni sürecin en büyük kazananı Sakarya ve burada yaşayan vatandaşlar olacaktır.

    Ülkemizin birçok ilinde faaliyet gösteren, deneyimli bir firmanın şehrimize de yatırım yapmış olmasını olumlu karşılıyoruz. Firmanın paydaş sektörlerindeki üyelerimiz de geçiş sürecinin en verimli tamamlanması için firmaya katkı vermeye gayret ediyor. Özellikle firmanın en yakın çalışacağı sektör elbette ısıtma, soğutma ve mekanik tesisat sektörümüz olan 7. meslek grubu üyelerimiz. 7. Meslek Komitemiz geçiş sürecinin sancılı olmaması adına için çok kıymetli çalışmalarla firmaya katkı sunmaya çalıştı.

    Komitemiz, üyeleriyle istişare edip 30’dan fazla talep ve öneri barındıran bir raporu da firmaya sundu. Diliyoruz ki bu raporda yer alan maddeler firmanın geçiş sürecinde sahadaki paydaşlarının ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde dikkate alınacaktır.

     Firmamızın çalışanlarına yönelik ciddi eğitim çalışmaları yürüttüğünü öğrendik. Üyemiz olan tesisatçı firmalarımız da ciddi bilgi birikimi, tecrübe, eğitim ve kabiliyete sahip ve sektörel eğitimlere önem veriyorlar. Bu yüzden AKSA firmasının bu eğitim girişimini şehrimizde hizmet kalitesinin yükselmesi amacıyla olumlu karşılıyoruz.

    Müteahhitlik sektör temsilcisi 34. meslek komitemizin de özellikle şantiye süreçlerinde verimli bir zaman yönetimi, doğalgaz hattı konusunda planlı bir çalışmaya ihtiyaçları var. Şantiye süreçlerinde tesisatın önemli derecede hızlı ilerlediğini ancak doğalgaz kutusunun takılma sürecinde ciddi zaman kaybı olduğunun altını çiziyorlar. Bizler de AKSA’nın bu konuda yapacağı yatırımlarla süreyi oldukça kısaltacağını düşünüyoruz.

    SATSO olarak üyelerimizin ve şehrimizin menfaati için her zaman iletişime, akıl birliği ve ortak çalışma bilincine inanıyoruz.” dedi.