Kategori: Firmalar

Firmalar

  • En düşük emekli aylığı 20 bin liraya yükseltildi

    TBMM’de kabul edildi: En düşük emekli aylığı 20 bin liraya yükseltildi

    En düşük emekli aylığının 20 bin liraya yükseltilmesine ilişkin madde, TBMM Genel Kurulu’nda kabul edildi

    Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda en düşük emekli aylığının 20 bin liraya yükseltilmesine ilişkin düzenlemeleri içeren madde kabul edildi.

    TBMM Genel Kurulu, en düşük emekli aylığının 20 bin liraya yükseltilmesine ilişkin düzenlemeleri de içeren, ‘Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ni görüşmek üzere Meclis Başkanvekili Celal Adan başkanlığında toplandı.

    Genel Kurul’da en düşük emekli aylığı ile ilgili madde üzerine görüşmeler sürerken muhalefetin talebi üzerine yoklama talep edildi. Yoklama esnasında Genel Kurul salonunda bulunmayan milletvekilleri adına Başkanlık Divanı’na pusula gönderilmesi üzerine gerginlik yaşandı.

    Muhalefet milletvekilleri Başkanlık Divanı sıraları önünde toplanırken Meclis Başkanvekili Adan, birleşime ara verdi. Aranın ardından Genel Kurul yeniden toplandı. Adan, yapılan işlemi saygısızlık olarak niteledi ve eylemin TBMM’ye karşı yapıldığını ifade etti. Ardından teklifin maddeleri üzerine görüşmelere devam edildi.

    Genel Kurul’da kabul edilen maddelere göre; Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) iptal kararı doğrultusunda, ‘Devlet Memurları Kanunu’nda değişiklik yapılıyor. Buna göre adaylık süresi içinde temel ve hazırlayıcı eğitim ile staj devrelerinin herhangi birinde başarısız olanlar, birden fazla uyarma veya kınama cezası almış olanlara aylıktan kesme cezası verilecek. Kademe ilerlemesinin durdurulması cezası alanlar ise ilişkileri kesilecek ve Kamu Personel Bilgi Sistemi’nin bulunduğu kuruma bildirilecek. Bu hükümlere göre, sağlık nedenleri hariç ilişikleri kesilenler 3 yıl süreyle devlet memurluğuna alınmayacak.

    ULAŞTIRMA VE ALTYAPI BAKANLIĞI SKUTER İŞLETMECİLİĞİNİ DENETLEYEBİLECEK

    Öte taraftan teklifle devlet memurlarının disiplin cezalarının yargı kararıyla iptal edilmesi halinde zamanaşımı süresi düzenleniyor. Buna göre, disiplin cezasını gerektiren fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren nihayet 2 yıl içinde disiplin cezası verilmediği takdirde ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrayacak. Disiplin cezasının yargı kararıyla iptal edilmesi halinde, kararın idareye ulaştığı tarihten itibaren kalan disiplin ceza zamanaşımı süresi içerisinde, zamanaşımı süresinin dolması veya 3 aydan daha az süre kalması halinde en geç 4 ay içerisinde karar gerekçesi dikkate alınarak yeniden disiplin cezası tesis edilebilecek.

    Ayrıca teklifle, ‘Karayolları Trafik Kanunu’nda Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın görevlerine ilişkin düzenleme yapılıyor. Buna göre Bakanlık, paylaşımlı elektrikli skuter işletmeciliği faaliyetinde bulunanları denetlemek, aykırı görülen hususlarla ilgili sorumlular hakkında idari para cezasına dair tutanak düzenlemekle yetkili olacak.

    EN DÜŞÜK EMEKLİ AYLIĞI 20 BİN LİRAYA YÜKSELTİLİYOR

    DHA’nın haberine göre; teklifle en düşük emekli aylığı 16 bin 881 liradan 20 bin liraya yükseltilecek.

    Ayrıca işverenlere sunulan asgari ücret desteği 1 Ocak 2026’dan itibaren bin liradan bin 270 liraya çıkarılıyor.

    Kanun teklifinin ilk bölümünde yer alan maddelerin kabul edilmesinin ardından Meclis Başkanvekili Celal Adan, birleşimi bugün saat 14.00’te toplanmak üzere kapattı.

    Önce bir bakalım, bu maddeye geçmeden önce şunu da söylemem lazım, bugün 21 Ocak, 21 Ocak çok önemli bir gün; 21
    Ocakta, tam bir yıl önce, 36’sı çocuk, 78 canımızı kaybettiğimiz Kartalkaya faciasının sorumlularını, acılarını ve öfkemizi yeniden
    hatırlatmak istiyorum ve o dava bitmiş falan sayılmaz, o Kültür ve Turizm Bakanı yargılanmadan bu dava bitmiş sayılmaz; onu da
    bizim iktidarımızda göstereceğiz, bu böyle bilinsin. (CHP sıralarından alkışlar)
    Nusaybin’de yaşanan, bayrağımıza yapılan saldırıyı da ayrıca kınıyorum. Bu, bizim birliğimizi ve beraberliğimizi bozmaz.
    Bu konuda, sanıyorum, bütün siyasi partiler de elbette görüş birliği içindedir.
    Değerli vekiller, ekranları başında bizi bekleyen emeklilerimiz; önce neymiş size bir hatırlatalım şöyle bir. AKP iktidarı
    göreve geldiğinde, hatırlatmak isterim özellikle, emeklilerimize 1,5 asgari ücret tutarında aylık veriliyordu. Doğru mu? Doğru. Peki,
    şimdi ne oldu? Bugün ne oldu? O asgari ücret, yarısından biraz daha fazla hâle geldi. Yani asgari ücrette emeklilerimiz eridi, bitti,
    gitti. Asgari ücret 250 TL iken en düşük emekli maaşı o zaman 332 liraymış. Şimdi ne oldu? Ekim 2025 itibarıyla 4/A’dan emekli
    olanlar için 20.047 lira, 4/B’den emekli olanlar için 15.849 lira, 4/C’den emekli olanlar için de 31.050 lira aylık alacak şekilde 16 milyon
    emekliyi açlık sınırının altına mahkûm eden bir yasa teklifini torba olarak karşımıza getirdiniz. Ayıptır, utanın ya; hiç mi vicdan yok
    sizde ya, hiç mi vicdan yok ya! (CHP sıralarından alkışlar)
    Siz geldiğinizde bir emekli aylığıyla 8,5 çeyrek altın alıyorduk, şimdi, bugün 1,7 çeyrek altın alabiliyoruz.
    HASAN ÇİLEZ (Amasya) – Dolara bak.
    TAHSİN OCAKLI (Devamla) – Dolara da bakarız, kiralara da bakarız, ete de bakarız.
    NURETTİN ALAN (İstanbul) Altının onsu 250 dolardı, 4.500 dolara çıktı.
    TAHSİN OCAKLI (Devamla) – Verdiğiniz fark 1 kilogram et parası; ayıptır, utanın ya! Kıymanın kilosu olmuş 800 lira,
    Ankara’da olmuş kiralar 45 milyon lira; siz “20 bin lira emekli maaşıyla geçinin.” diye mahkûm ediyorsunuz ya! Bundan utanmanız
    lazım arkadaşlar ya! (CHP sıralarından alkışlar)
    Tabii, sizin hesaba göre Sayın Cevdet Yılmaz’ın da bir beyanı var: Kişi başına düşen 17.748 dolar. Bu para 64 bin TL
    aylığa denk geliyor. Bizi izleyen emeklilere soruyorum şimdi: Bu rakamı alan emekliniz var mı, yok mu? (CHP sıralarından “Yok.”
    sesleri) Bir kişi çıksın, desin ki: “Ben 64 bin lira emekli aylığı alıyorum.” 16 milyonun içinde yoksulluğa mahkûm ettiğiniz sayı 15
    milyon. Şimdi, 5 milyon kişiye vereceksiniz bin lira fark, bunun için bunu utanmadan Meclise getiriyorsunuz ya, ayıptır ya! (CHP
    sıralarından alkışlar)
    Değerli milletvekilleri, 2019’dan beri her yıl yasayla belirlenirken kök aylıkları yerinde saydı. Yüksek maaş alanların aylıkları
    en düşüğe yaklaştırılırken bütün emeklilerin gelirleri âdeta bir yoksulluğa getirildi, bütün emekliler yoksullukta âdeta eşitlendi.
    Süremin çok azaldığını tabii hesaplayamıyorum ama buradan MHP Grubuna da özellikle bir şey söylemek istiyorum: Sayın
    Bahçeli’nin sefalet ücreti açıklamasından sonra size umut bağlayan emeklilere “Biz iktidar değiliz, ittifak ortağıyız.” demek sizin
    vicdanınıza bu emeklileri aklamak için yetiyor mu, Allah’ınızı severseniz ya! (CHP sıralarından alkışlar) Olmaz arkadaşlar, bu kabul
    edilebilir bir şey değildir yani. 20 bin lira aylığa “evet” diyen milletvekillerini bu akşam tarih yazacak. Kim “evet” dedi, kim “hayır” dedi
    bütün Türkiye bu akşam veya sabah uyandığında görecek.
    (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
    İSMET GÜNEŞHAN (Çanakkale) – Elektronik oylama istiyoruz.
    BAŞKAN – Buyurun.
    TAHSİN OCAKLI (Devamla) – Bir şey istiyoruz ya “Kaynak yok.” diyorsunuz, KÖİ’lere kaynak var, köprülere kaynak var,
    müteahhitlere kaynak var, garanti projelerine kaynak var; şu emekliye gelince, bu emekçiye gelince niye kaynak yok arkadaş ya? Bu
    “emekli” dediğiniz kişi çayını toplayan nenedir, fındığını satan dededir, “Balıkçılıkla 3 kilo satarım da para eder.” diyen emekli
    öğretmendir, şoförlük yapandır. Ayıptır, bunlara bu farkı vermeniz sizin neyinizi eksiltir ya! Kesin başka bir yerden ya, kesin ya! Olmaz
    böyle bir şey! Bu kabul edilebilir bir şey değildir ve Cumhuriyet Halk Partisi bu önergeye “Evet.” dememeniz hâlinde sizi tarihin
    çöplüğüne gönderecek olan kadrolara sahiptir ve biz bu iktidarı kurarız, bu halkın bu geçim derdini de herkesin de sorunlarını çözeriz.
    (CHP sıralarından alkışlar)
    Teşekkür ediyorum.
    BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum…
    (CHP sıralarından bir grup milletvekili ayağa kalktı.)
    MURAT EMİR (Ankara) – Yoklama istiyoruz Sayın Başkan.
    BAŞKAN – Yoklama talebi var, isimleri tespit edeceğim.
    Sayın Emir, Sayın Ocaklı, Sayın Karabat, Sayın Şevkin, Sayın Güneşhan, Sayın Suiçmez, Sayın Akay, Sayın Tahtasız,
    Sayın Tanal, Sayın Yazgan, Sayın Zeybek, Sayın Sümer, Sayın Gürer, Sayın Derici, Sayın Yontar, Sayın Dinçer, Sayın Emre, Sayın
    Çiler, Sayın Barut, Sayın Ersever.
    Yoklama için iki dakika süre veriyorum ve yoklamayı başlatıyorum.
    (Elektronik cihazla yoklamaya başlandı)
    BAŞKAN – Pusula gönderen milletvekillerimiz dışarıya çıkmasın.
    (Elektronik cihazla yoklamaya devam edildi)
    BAŞKAN – Mehmet Ali Cevheri, Şanlıurfa? Burada.
    Burhan Kayatürk, Van? Burada.
    Nilgün Ök, Denizli? Burada.
    Nazım Elmas, Giresun? Burada.
    Turan Bedirhanoğlu, Bitlis?
    (CHP sıralarından “Yok.” sesleri, gürültüler)
    NİLGÜN ÖK (Denizli) – Yetiyor, yetiyor Başkanım.
    BAŞKAN Toplantı yeter sayısı vardır.
    İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) – Bir kişi nerede, bir kişi?
    MURAT EMİR (Ankara) – Sayın Başkan, Genel Kurul böyle çalışamaz!
    BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza…
    MURAT EMİR (Ankara) – Ama yoklama alınamadı.
    BAŞKAN – Bulundu, sayı bulundu.
    MURAT EMİR (Ankara) – Hayır, bakın, Sayın Başkan, olmayan bir kişi için burada pusula verilmiş mi?
    İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) – Hem de olmadan oy kullanmış Başkanım.
    MURAT EMİR (Ankara) – Turhan Bedirhanoğlu için?
    BAŞKAN – Bir dakika…
    MURAT EMİR (Ankara) – Bunu kabullenemeyiz.
    BAŞKAN Hayır, tamam da sayıyı bulduk.
    MURAT EMİR (Ankara) – Olsun, fark etmez.
    EJDER AÇIKKAPI (Elâzığ) – Olur mu ya! Sayı bulunmuş, sayı.
    BAŞKAN – Bu Turhan Bedirhanoğlu nerede?
    MURAT EMİR (Ankara) – Arkadaşlar, bakın, sahtecilik asla kabul edilemez. Arkadaşlar, sahtecilik yapılıyor burada. (CHP
    sıralarından alkışlar) Arkadaşlar, yaklaşın arkadaşlar.
    (CHP milletvekillerinin kürsüye yürümeleri)
    HALUK İPEK (Amasya) – Başkan, oylamaya devam!
    SERKAN SARI (Balıkesir) – Emeklinin hakkını yedirmeyiz!
    MURAT EMİR (Ankara) – Yaklaşın arkadaşlar.
    (CHP ve İYİ PARTİ milletvekillerinin kürsü önünde toplanmaları)
    MURAT EMİR (Ankara) – Turhan Bedirhanoğlu isimli AKP’li milletvekili adına Genel Kurulda olmadığı hâlde pusula verilmiş.
    HALUK İPEK (Amasya) – Oylamaya devam!
    ŞEREF ARPACI (Denizli) – Olmayan adam nerede, olmayan adam nerede?
    MURAT EMİR (Ankara) – Biraz önce Kâtip Üyeler bunu tespit etti, burada büyük bir sahtecilik var! Bu sahteciliğe izin
    veremeyiz! Emeklinin hakkını çalmak için bunu yapamazlar!
    ŞEREF ARPACI (Denizli) – Olmayan adam nerede, olmayan adam nerede?
    TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) – Bu akşam Meclisin saygınlığına leke düşmüştür. Bu ülkenin en önemli meselesi fakirliktir,
    açlıktır, yokluktur, sefalettir! Bunun görüşüldüğü, yasa teklifinin tartışıldığı akşam Meclis yoklaması istenmiştir ve olmayan bir adam
    adına oy pusulası verilmiştir. Bunu kabul etmiyoruz.
    MAHMUT TANAL (Şanlıurfa) – Emeklinin hakkını yedirtmeyeceğiz!
    TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) – Biz buradayız, emeklinin hakkını, hukukunu korumak için buradayız. İktidarın da bir daha
    böyle bir şey yapmaması için kendisini ikaz ediyoruz.
    HALUK İPEK (Amasya) – Başkan, oylamaya devam!
    MURAT EMİR (Ankara) – Biz, burada, emeklinin hakkı için, emeklinin alnının terinin karşılığını alması için mücadele
    ediyoruz. Bu saatte tüm muhalefet partisi milletvekilleri buradayız ama onlar yoklar.
    BAŞKAN Birleşime on dakika ara veriyorum.
    Kapanma Saati:01.51
    ALTINCI OTURUM
    Açılma Saati: 02.03
    BAŞKAN: Başkan Vekili Celal ADAN
    KÂTİP ÜYELER: Yasin ÖZTÜRK (Denizli), Rümeysa KADAK (İstanbul)
    —– 0 —–
    BAŞKAN Sayın milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisinin 49’uncu Birleşiminin Altıncı Oturumunu açıyorum.
    248 sıra sayılı Kanun Teklifinin 7’nci maddesi üzerinde Rize Milletvekili Tahsin Ocaklı ve arkadaşlarının önergesini
    oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler…
    (CHP sıralarından “Kabul, kabul” sesleri)
    BAŞKAN – Etmeyenler… Kabul edilmemiştir.
    BAŞKAN – Bir şey söyleyeceğim yalnız: Değerli milletvekilleri, Türkiye Büyük Millet Meclisini yönetirken büyük bir şuurla
    yönetiyorum, hepinize saygım var. Bugün benim yönetimimde, burada ciddi bir saygısızlık yapılmıştır, terbiyesizlik yapılmıştır;
    olmadığı hâlde bu kâğıdı gönderen ahlaksızdır, kim getirdiyse ahlaksızdır. (CHP, İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından “Bravo” sesleri,
    ayakta alkışlar)
    Ayıp değil mi ya, ayıp değil mi! Biz burada çoğumuz yaş olarak farklı bir noktadayız, hepinize çok saygı duyduğumu
    kendiniz görüyorsunuz. Dolayısıyla, buradayken olmadığı hâlde buraya kâğıt gönderen… Çok ciddi bir şekilde alındığımı ifade etmek
    istiyorum; bu saygısızlıktır, Türkiye Büyük Millet Meclisine yakışmamıştır. (CHP, İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından “Brovo” sesleri,
    ayakta alkışlar)
    1. Osmaniye Milletvekili Seydi Gülsoy ve Yozgat Milletvekili Süleyman Şahan ile 75 Milletvekilinin Bazı Kanunlarda ve 375
    Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/3464) ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (S.
    Sayısı: 248) (Devam)
    BAŞKAN – 248 sıra sayılı Kanun Teklifi’nin görüşmelerine devam ediyoruz.
    Komisyon yerinde.
    7’nci madde üzerindeki diğer önergeyi okutuyorum:
    Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
    Görüşülmekte olan 248 sıra sayılı Kanun Teklifi’nin 7’nci maddesinin aşağıdaki şekilde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
    MADDE 7- 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun ek 19 uncu maddesinin
    birinci fıkrasında yer alan “16.881 Türk lirasından” ibaresi “asgari ücretten” şeklinde değiştirilmiştir.”
    Elif Esen Mehmet Atmaca Mehmet Emin Ekmen
    İstanbul Bursa Mersin
    Sadullah Kısacık Selçuk Özdağ Şerafettin Kılıç
    Adana Muğla Antalya
    BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?
    PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU SÖZCÜSÜ NİLGÜN ÖK (Denizli) – Katılamıyoruz Sayın Başkanım.
    BAŞKAN – Önerge üzerinde söz isteyen Antalya Milletvekili Şerafettin Kılıç.
    Buyurun. (YENİ YOL ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)
    ŞERAFETTİN KILIÇ (Antalya) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz kanun teklifinin 7’nci maddesi
    üzerine grubumuz adına söz aldım. Genel Kurulu ve aziz milletimizi saygıyla selamlıyorum.
    Dün bağımsızlığımızın sembolü ay yıldızlı bayrağımıza Suriye sınırında yapılan çirkin saldırıyı kınıyorum. Failler hak
    ettikleri şekilde cezalandırılmalı, benzer provokasyonlara karşı gerekli önlemler mutlaka alınmalıdır.
    Değerli milletvekilleri, bugün bu kürsüden bir zam oranını değil bir zihniyeti konuşmak zorundayız. Kanun teklifinin 7’nci
    maddesiyle en düşük emekli aylığı 20 bin liraya çıkarılıyor. Çoğu büyük şehirde 20 bin liraya kiralık ev bulamıyorsunuz. Emeklilerimize
    bunu reva gören zihniyeti reddediyoruz. Lafa gelince oldukça iddialısınız “Güçlü Türkiye” “Türkiye Yüzyılı” “Şahlanıyoruz.” gibi ifadeler
    kullanıyorsunuz, milletin sofrasından alım gücünden, sokaktaki yoksulluktan haberiniz yok anlaşılan; sahadan tamamen
    kopmuşsunuz. Ama gerçek şudur: Açlık sınırı 30 bin lirayı geçmişken 20 bin lira iyileştirme değil, sefaletin adıdır. Bu ülkede emekli
    için refah talebi artık bir lüks olarak algılanıyor, emeklilere “Nefes alsın yeter.” diyen bir anlayışla karşı karşıyayız. Bakın, tabloyu
    somut konuşalım: Bu ülkede yaklaşık 16,5 milyon emekli var. Bu insanlar bu devlete yıllarca prim ödedi, vergi verdi, çalıştı, üretti
    ama bugün gelinen noktada gelecek kaygısı yaşayan milyonlarca emekli sesini duyurmaya çalışıyor. (CHP sıralarından alkışlar)
    Sadece gençler değil, emekliler de gelecek kaygısıyla yaşıyor. Genç “İş bulabilecek miyim?” diye kaygılı, emekli “İşe geri dönmek
    zorunda kalacak mıyım?” diye kaygılı, genç “Hayat kurabilecek miyim?” diyor, emekli “Hayatta kalabilecek miyim?” diyor. Bu tablo
    sosyal devletin iflasıdır.
    Değerli milletvekilleri, Türkiye’nin güçlü olduğunu söylüyorsunuz ama bugün bu güç emeklinin sofrasına hiç uğramıyor.
    (YENİ YOL sıralarından “Bravo” sesleri, alkışlar) Faize gelince kaynak var, 2026 bütçesinde 2 trilyon 742 milyar lira faiz ödemesi var;
    geçilmeyen köprüye, gidilmeyen otoyola gelince kaynak var; yüz milyarlarca lira garanti ödemesi var; makam araçlarına, temsil
    ağırlamaya, betona gelince kaynak var ama emekliye gelince “20 bin lira yeter.” diyorsunuz. (YENİ YOL sıralarından alkışlar) Faize
    saniyede 87 bin lira ödeyen bir iktidarın emekliye ayda 1.061 liralık artışı reva görmesi ekonominin konusu olmaktan çıkmış, ahlaki
    bir sorun hâline gelmiştir. Bu bir tercihtir ve siz emekliden yana değil ranttan yana, faizden yana, israftan yana tercihte
    bulunuyorsunuz. (YENİ YOL ve CHP sıralarından alkışlar) Biz buna itiraz ediyoruz çünkü mesele sadece para meselesi değildir; bu
    bir hak meselesidir, bu bir emek meselesidir, bu bir adalet meselesidir.
    Bir de işin kök aylık oyunu var. Kök aylıkları yükseltmek yerine hazineden tamamlama yapıyorsunuz. Bu ne demek, biliyor
    musunuz? Yarın zam yaptığınızda milyonlarca emekli kâğıt üzerinde zam alacak ama cebine tek kuruş girmeyecek; bu, emeklinin
    bugünüyle birlikte yarınını da gasbetmek demektir. Üstelik prim adaletini de yerle bir ediyorsunuz; 3600 gün prim ödeyenle 9000 gün
    prim ödeyenin aynı maaşa mahkûm edildiği bir sistem çalışmayı cezalandıran, adaleti yok eden bir sistemdir.
    Saadet Partisi olarak buradan açıkça söylüyoruz: En düşük emekli aylığı açlık sınırının altında olamaz, emekliye refah payı
    verilmek zorundadır, kök aylıklar şeffaf biçimde yükseltilmelidir, prim adaleti mutlaka sağlanmalıdır. (YENİ YOL ve CHP sıralarından
    alkışlar) Bunlar hepimizin beklentisidir ki başlatmış olduğumuz imza kampanyasına 1 milyon 300 binden fazla vatandaşımız imza
    vererek destek oldu. Yirmi yıldır “millet iradesi” diyorsunuz; işte, milletin iradesi ortada.
    (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
    ŞERAFETTİN KILIÇ (Devamla) – Tamamlıyorum Sayın Başkanım.
    BAŞKAN – Buyurun.
    ŞERAFETTİN KILIÇ (Devamla) – Gelin, bu taleplere kayıtsız kalmayın ki biz de samimi olduğunuza inanalım. Unutmayın,
    güçlü Türkiye, gerçek güçlü Türkiye köprüyle, betonla, faiz rakamlarıyla, sloganlarla değil; emeklinin, işçinin, gencin huzuruyla ölçülür.
    Milletimiz insan onuruna yaraşır bir yaşamı hak etmektedir. Bu millet neciptir, bu memleket zengindir. Adaletin gözetilmediği, emeğin
    hiçe sayıldığı bu zulüm düzeni Allah’ın izniyle mutlaka değişecek ve milletimiz hak ettiği adil düzene ve saadete kavuşacaktır.
    Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (YENİ YOL, CHP ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)
    (CHP sıralarından bir grup milletvekili ayağa kalktı)
    MURAT EMİR (Ankara) – Sayın Başkan, yoklama istiyoruz.
    BAŞKAN – Hayhay.
    Sayın Emir, Sayın Ağbaba, Sayın Şevkin, Sayın Güneşhan, Sayın Gezmiş, Sayın Tahtasız, Sayın Akay, Sayın Suiçmez,
    Sayın Sümer, Sayın Karasu, Sayın Arpacı, Sayın Meriç, Sayın Yontar, Sayın Kanko, Sayın Karagöz, Sayın Gökçen, Sayın Ersever,
    Sayın Barut, Sayın Uzun, Sayın Kayışoğlu.
    Yoklama için iki dakika süre veriyorum.
    (Elektronik cihazla yoklama yapıldı)
    BAŞKAN Toplantı yeter sayısı vardır.
    1.- Osmaniye Milletvekili Seydi Gülsoy ve Yozgat Milletvekili Süleyman Şahan ile 75 Milletvekilinin Bazı Kanunlarda ve 375
    Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi (2/3464) ile Plan ve Bütçe Komisyonu Raporu (S.
    Sayısı: 248) (Devam)
    BAŞKAN – Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmemiştir.
    Diğer önergeyi okutuyorum:
    Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
    Görüşülmekte olan Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun
    Teklifi’nin 7’ci maddesinde yer alan “20.000” ibaresinin “25.000” ibaresiyle değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
    Turhan Çömez Ayyüce Türkeş Taş Burhanettin Kocamaz
    Balıkesir Adana Mersin
    Hüsmen Kırkpınar Lütfü Türkkan Yüksel Selçuk Türkoğlu
    İzmir Kocaeli Bursa
    BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?
    PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU SÖZCÜSÜ SÜLEYMAN ŞAHAN (Yozgat) – Katılamıyoruz Sayın Başkanım.
    BAŞKAN – Önerge üzerinde söz isteyen, Bursa Milletvekili Sayın Yüksel Selçuk Türkoğlu.
    Buyurun Sayın Türkoğlu. (İYİ Parti ve CHP sıralarından alkışlar)
    YÜKSEL SELÇUK TÜRKOĞLU (Bursa) – Sayın Başkan, muhterem milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz teklifin 7’nci
    maddesiyle en düşük emekli aylığının 20 bin liraya çıkarılması öngörülüyor ve maalesef iktidar bunu bir müjde gibi sunuyor ama biz
    buradan açıkça söylüyoruz; bu, bir müjde değil, yıllardır gasbedilen bir hakkın ve bir sefalet ücretinin itirafıdır. Bugün Türkiye’de
    emekliler, bilinçli bir sistemle yoksullaştırılan, âdeta zulmedilen çok ciddi bir toplum kesimidir; bu, tesadüf değildir, bu, basit bir yanlış
    değildir, bu, bir tercihtir. İktidar sürekli ne diyor? “En düşük emekli aylığı asgari ücrete yaklaştı.” diyor; bu, bilerek yapılan bir
    aldatmacadır; doğru karşılaştırma öyle değildir, doğru karşılaştırma ortalama emekli aylığının asgari ücrete oranıdır. 2002 yılında
    ortalama emekli maaşı asgari ücretin yüzde 22 üzerindeydi. Bugün durum ne? Asgari ücretin yüzde 25 altına düşmüş durumda. Yani
    ne olmuş? Emekli, çalışandan çok çok geriye düşmüş, ömrü boyunca prim ödeyen insan bugün asgari ücretlinin bile gerisine itilmiş.
    İşte, bu insanlara 20 bin lirayı layık görmek yaraya pansuman bile değildir. Kaldı ki bu memlekette asgari ücret açlık sınırının
    altındadır.
    Şimdi, şöyle: Bugün burayı Mehmet Ali amca, Hüseyin amca, Adnan amca, Hasan amca, Ayşe teyze, emekliler, dedeler
    takip ediyorlar -ediyorlardı yayın olduğu müddetçe- buradan bir umut bekliyorlardı fakat resmen bu memlekette 16 milyon emekliyle
    Meclis dalga geçti, siz dalga geçtiniz. Siz onları resmen ekmekle, açlıkla, sofrayla terbiye etmeye kalktınız.
    Şimdi, bakın, diyorsunuz ki konuşurken “asrın lideri” “dünya lideri” “dünyaya diz çöktüren lider…”
    HASAN ÇİLEZ (Amasya) – Recep Tayyip Erdoğan.
    NURETTİN ALAN (İstanbul) – Aynen öyle, aynen öyle.
    YÜKSEL SELÇUK TÜRKOĞLU (Devamla) – Devamını da söyleyeyim…
    HASAN ÇİLEZ (Amasya) – Selçuk Bey, aynen, devam et, korkma, ağzını korkak alıştırma.
    YÜKSEL SELÇUK TÜRKOĞLU (Devamla) – …özellikle Akbaşoğlu “Recep Tayyip Erdoğan” diyor.
    NURETTİN ALAN (İstanbul) – Evet.
    YÜKSEL SELÇUK TÜRKOĞLU (Devamla) – Bu nasıl bir asrın lideri ki emeklisi aç ve perişan? Böyle liderlik mi olur? (CHP
    sıralarından alkışlar)
    HASAN ÇİLEZ (Amasya) – Lider gibi lider, lider!
    EYYÜP KADİR İNAN (İzmir) Yavaş konuş, yavaş!
    YÜKSEL SELÇUK TÜRKOĞLU (Devamla) – Bu nasıl bir dünya liderliği ki senin bu memlekette çalışanın, yıllarca prim
    ödemiş insanın açlığa, yokluğa mahkûm edilmiş. Et alamıyor, peynir alamıyor, toruna harçlık veremiyor. Siz iktidara geldiğinizde
    2002’de yüzde 71’in üzerindeydi konut sahibi olma oranı, şimdi yüzde 57, TÜİK diyor, açın, bakın. Siz iktidara geldiğinizde benim
    babam Kayseri’de emekli oldu, Hava İkmalden.
    ŞABAN ÇOPUROĞLU (Kayseri) – Kayseri’yi bu işe karıştırma.
    YÜKSEL SELÇUK TÜRKOĞLU (Devamla) – Kayseri’de Hava İkmalden emekli oldu, emekli olduğunda Talas’ta bir ev aldı,
    kooperatif evi ve bir de araba aldı; aynen böyle oldu, açın, bakın. Biz 3 kardeş okuyorduk; 2’si Bursa’da, 1’i Eskişehir’de. İşte o
    beğenmediğiniz, her gün hakaret ettiğiniz eski Türkiye’yi insanlar, özellikle emekliler, dar, sabit gelirliler, asgari ücretliler mumla arıyor
    ya. “Bu bela nereden geldi başımıza? Biz niye bu kadar aç kaldık?” diyor ya! (CHP sıralarından alkışlar) Böyle bir hesap ol-maz.
    Şimdi, evet, dönüyorlar, diyorlar ki bir de: “Biz sessiz çoğunlukların sesi olacağız, kimsesizlerin kimi olacağız.”
    ÖZLEM ZENGİN (İstanbul) – Öyle zaten, öyle.
    YÜKSEL SELÇUK TÜRKOĞLU (Devamla) – Dediniz mi?
    ÖZLEM ZENGİN (İstanbul) – Öyle, öyle.
    YÜKSEL SELÇUK TÜRKOĞLU (Devamla) – E, kimsesizler burada işte!
    HASAN ÇİLEZ (Amasya) – Olur mu ya, onlar büyükler, büyükler.
    YÜKSEL SELÇUK TÜRKOĞLU (Devamla) – Sizin sayenizde 2002’den bugüne 17 milyon insan açlığa ve yokluğa mahkûm
    edildi ya.
    ÖZLEM ZENGİN (İstanbul) – Ne alakası var?
    YÜKSEL SELÇUK TÜRKOĞLU (Devamla) – Anlaşılan size davulun sesi uzaktan hoş geliyor.
    (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
    ÖZLEM ZENGİN (İstanbul) – Hiç alakası yok.
    HASAN ÇİLEZ (Amasya) – Ses kısıldı, ses.
    YÜKSEL SELÇUK TÜRKOĞLU (Devamla) – Tamamlayayım Başkan.
    BAŞKAN – Buyurun.
    YÜKSEL SELÇUK TÜRKOĞLU (Devamla) – Anlaşılan, evet, davulun sesi size hoş geliyor. Niye? Tok, açın hâlinden
    anlamıyor. Niye? Siz sarayın içine öyle gömüldünüz ki…
    ÖZLEM ZENGİN (İstanbul) – Ne sarayı ya? Hayret bir şey!
    YÜKSEL SELÇUK TÜRKOĞLU (Devamla) – …sokaktan da pazardan da vatandaştan da emekliden de haberiniz yok. Ağır
    vebal altındasınız. İnsanların karnını doyuracak kadar, açlık sınırında bir maaşı asgari ücretline ve emekline vermiyorsan sizden
    dünya lideri olmaz. Sizden asrın lideri de olmaz.
    NURETTİN ALAN (İstanbul) – Onu sana sormayacağız.
    ÖZLEM ZENGİN (İstanbul) – O kararı siz vermiyorsunuz.
    NURETTİN ALAN (İstanbul) – Ona millet karar verir. Sana sormayız, merak etme!
    YÜKSEL SELÇUK TÜRKOĞLU (Devamla) – Bu sefaletin ancak sorumlusu olur. O nedenle onu yoklukla ve yoksullukla
    yönetmek diye bir geleneğiniz var, onun farkındayız ama…
    (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
    EYYÜP KADİR İNAN (İzmir) – Hadi, hadi! Hadi! Bitti hadi, bitti!
    YÜKSEL SELÇUK TÜRKOĞLU (Devamla) – …biz teklifimizi yeniliyor ve asgari ücret sınırında bir emekli aylığı istiyoruz.
    Teşekkür ediyorum. (İYİ Parti ve CHP sıralarından alkışlar)
    BAŞKAN – Tamam teşekkür ederim.
    Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge kabul edilmemiştir.
    7’nci maddeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Etmeyenler… Kabul edilmiştir… (CHP sıralarından gürültüler)
    MURAT EMİR (Ankara) – Arkadaşlar, hayır…
    Sayın Başkan, daha fazla. Ret daha fazla.
    BAŞKAN İtiraz var?
    MURAT EMİR (Ankara) – Ret daha fazla Sayın Başkan.
    BAŞKAN – Elektronik oylama yapacağım.
    İki dakika süre veriyorum.
    (Elektronik cihazla oylama yapıldı)
    BAŞKAN – 7’nci madde kabul edilmiştir.
    8’inci madde üzerinde 4 önerge vardır, önergeleri aykırılık sırasına göre işleme alacağım.
    İlk önergeyi okutuyorum:
    Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına
    Görüşülmekte olan 248 sıra sayılı Kanun Teklifi’nin 8’inci maddesiyle 5510 sayılı Kanun’a eklenmesi teklif edilen GEÇİCİ
    MADDE 112’de yer alan “İşsizlik Sigortası Fonundan” ibaresinin “Hazineden”, “İşsizlik Sigortası Fonu” ibarelerinin “Hazine”, “İşsizlik
    Sigortası Fonunca” ibaresinin “Hazinece”, “Türkiye İş Kurumuna” ibaresinin “Hazine ve Maliye Bakanlığına”, “Türkiye İş Kurumunun”
    ibaresinin “Hazine ve Maliye Bakanlığının” şeklinde değiştirilmesini arz ve teklif ederiz.
    Elif Esen Mehmet Atmaca Mehmet Emin Ekmen
    İstanbul Bursa Mersin
    Sadullah Kısacık Selçuk Özdağ
    Adana Muğla
    BAŞKAN – Komisyon önergeye katılıyor mu?
    PLAN VE BÜTÇE KOMİSYONU SÖZCÜSÜ SÜLEYMAN ŞAHAN (Yozgat) – Katılamıyoruz Sayın Başkanım.
    BAŞKAN – Önerge üzerinde söz isteyen Mersin Milletvekili Sayın Mehmet Emin Ekmen.
    Buyurun. (YENİ YOL sıralarından alkışlar)
    MEHMET EMİN EKMEN (Mersin) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; önce bir durumu tespit edelim: Gece saat iki buçuk,
    arkadaşlarla hep beraber çalışıyoruz çünkü 7’nci maddenin gündüz, TRT yayın yaparken tartışılmaması isteniyor. (AK PARTİ
    sıralarından “Ne alakası var!” sesleri, gürültüler)
    EYYÜP KADİR İNAN (İzmir) – Ne alakası var?
    MEHMET EMİN EKMEN (Devamla) – Acaba hangi çağda kaldınız? Bu gece buradaki tartışmalar yarın medyaya
    yansımayacak mı? (AK PARTİ sıralarından gürültüler)
    Evet, Sayın Başkanım, izin verecekler mi?
    BÜLENT KAYA (İstanbul) – Böyle bir usul yok.
    SELÇUK ÖZDAĞ (Muğla) – Mehmet Emin Bey, sen devam et.
    BAŞKAN – Mehmet Emin Bey, siz devam edin.
    MEHMET EMİN EKMEN (Devamla) – Başkanım, laf atmalar bittiyse devam edeyim, yoksa böyle bir şey olmaz.
    EYYÜP KADİR İNAN (İzmir) – Hadi devam et ya!
    MEHMET EMİN EKMEN (Mersin) – Şimdi bu madde, İşsizlik Fonu’ndan işverenlere yani patronlara para transferiyle ilgilidir.
    BÜLENT KAYA (İstanbul) – Genel Kurula hitap et Emin Bey.
    MEHMET EMİN EKMEN (Devamla) – Bu kadar hararetlendiniz, aslında söylemeyecektim ama söyleyeyim: İşsizlik Fonu,
    devlete işçinin brüt ücretten yaptığı kesintilerle verdiği bir emanettir, bu emanet tekrar işçiye günü geldiğinde bir destek olarak
    ödenmek üzere devletin namusuna emanet edilmiştir. (YENİ YOL sıralarından alkışlar) Girin Google’a yazın, emanet ve hadisişerif.
    EYYÜP KADİR İNAN (İzmir) – Ya, yalan söylüyorsun!
    MEHMET EMİN EKMEN (Devamla) – Emanete ihanet ne demektir, hadisişeriflere bakın.
    EYYÜP KADİR İNAN (İzmir) – Yalan söylüyorsun!
    MEHMET EMİN EKMEN (Devamla) – Utanmıyor musunuz işçinin zor günde biriktirdiği parayı patronlara emanet etmeye?
    (AK PARTİ sıralarından gürültüler)
    EYYÜP KADİR İNAN (İzmir) – Yalan söylüyorsun!
    MEHMET EMİN EKMEN (Devamla) – Utanmıyor musunuz işçinin parasını patrona transfer etmeye? Burada kim yalan
    söylüyor?
    EYYÜP KADİR İNAN (İzmir) – Sen yalan söylüyorsun.
    MEHMET EMİN EKMEN (Devamla) – Utanmıyorsun, utanmıyorsun! Madde burada, işçi başına 1.270 lira hem de bütün
    işverenlere. Bakılsa, işverenin durumu yoksa, o işverenin desteklenmesi gerekiyorsa…
    BÜLENT KAYA (İstanbul) – Genel Kurula hitap et.
    MEHMET EMİN EKMEN (Devamla) – Başkanım, size niye hitap edeyim?
    BÜLENT KAYA (İstanbul) – Bize hitap et, biz vicdanlıyız.
    MEHMET EMİN EKMEN (Devamla) – Etkilenmesi gereken onlar, onların vicdanına sesleniyorum, onlarına ahlakına
    sesleniyorum, onların inandığı Peygamber’in sözüyle sesleniyorum. (YENİ YOL sıralarından alkışlar) Size niye hitap edeyim
    Başkanım?
    Arkadaşlar, İşsizlik Fonu’nda işçinin brüt ücretlerinden aktarılan parayı daha önce MESEM’lere aktardınız, bugün de bunu
    işverene aktarıyorsunuz ve işçi başına tam olarak 1.270 lira, belki bazı arkadaşlar okumamış olabilir. Kanunun maddesi açık: Hiçbir
    ön şart taşımadan, hiçbir disiplin taşımadan bu paranın doğrudan işverene aktarılması emanete hıyanet değil de nedir, bana bunun
    cevabını verin ya. (YENİ YOL, CHP ve İYİ Parti sıralarından alkışlar) Neye kızıyorsunuz? Niçin kızıyorsunuz? Az sonra grup başkan
    vekiliniz çıksın desin ki: “Hatip yalan söylüyor. 8’inci maddede işverene herhangi bir kaynak transferi söz konusu değildir ve 8’inci
    madde İşsizlik Fonu hakkında değildir.” Ben de buraya çıkayım, sabaha kadar, TRT canlı yayınına başlayana kadar sizden defalarca
    kez özür dileyeyim. Ne var bunda? Özür dileyeyim sizden. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)
    HASAN ÇİLEZ (Amasya) – Devletin aldığı o paraya ihtiyaç olduğunda devlet “Yok.” mu diyecek!
    MEHMET EMİN EKMEN (Devamla) – Şimdi, burada işçilerin bu kaynak transferiyle ilgili hiçbir denetim yok. Hani şu olabilir:
    İşverenle ilgili bir denetim yapılır, bunun gerçekten zor durumda olduğu kabul edilir. Bir de gerekçede “istihdamı korumak” denmiş.
    İstidam büyük patronlara para aktararak korunur, belirli şartlarda zorluk altında olan işverenin desteklenmesi yoluyla korunur?
    Üstelik, faizciye parayı hazineden veriyorsunuz, patronlara niye İşsizlik Fonundan veriyorsunuz? Bu İşsizlik Fonu hepimizin
    evlatlarının, gençlerinin, amcalarının, dayılarının zor gün için biriktirdiği para değil mi? Başka bir şey: Bir işçi “İşsizlik Fonundan para
    almak istiyorum.” dese son üç yılda 600 gün prim ödemesi gerekiyor. Peki, işverene bu parayı aktarınca işverenden herhangi bir şart
    istiyor muyuz? Hayır. Bunun ismi, işsizin zor günler için biriktirdiği, devletin namusuna emanet ettiği paranın patrona ve işverene
    transferi değil de nedir? (YENİ YOL ve CHP sıralarından alkışlar) Bana sadece bunun cevabını verin.
    HASAN ÇİLEZ (Amasya) – İşsizlik Fonu’ndan paraya ihtiyaç olursa devlet “Yok mu?” diyor, cevap versene buna. Devlet
    “Yok mu, param yok mu?” diyor. Ya orada bir şey varmış gibi boş konuşma!
    MEHMET EMİN EKMEN (Devamla) – Şimdi, eğer devlet İşsizlik Fonu’ndaki işsizin kötü gün, kara gün parasına muhtaç
    hâle gelmişse, vay o devletin hâline, vay o devletin hâline! (YENİ YOL ve CHP sıralarından alkışlar)
    Şimdi, burada, emekli maaşını çok geriye gitmeden 2020 yılıyla mukayese etmek istiyorum. Bakın, 2020 yılında TÜİK
    verilerine göre, 214 kilogram pirinç alabilen bir emekli, bugün 143 kilogram alabiliyor, yüzde 33,2 negatif büyüme var değil mi
    arkadaşlar?
    VELİ AĞBABA (Malatya) – Negatif büyüme.
    İSMET GÜNEŞHAN (Çanakkale) – Negatif büyüme, büyümüş yani.
    MEHMET EMİN EKMEN (Devamla) – Yüzde 33,2 negatif büyüme var.
    (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
    BAŞKAN – Buyurun tamamlayın.
    MEHMET EMİN EKMEN (Devamla) – TÜİK verilerine göre, bir emekli 2020 yılında 33 litre zeytinyağı alabiliyorken bugün
    28 litre alıyor, burada da yüzde 15,2 negatif büyüme var, negatif büyüme var yani kavramları karıştırmayalım, ekonomi literatürüne
    hediye edilen bu kavramlar önemli.
    VELİ AĞBABA (Malatya) – Negatif büyüme önemli.
    MEHMET EMİN EKMEN (Devamla) – Son olarak dana eti, dünyadaki en pahalı dana eti Türkiye’de. 2020 yılında bir emekli
    38 kilo dana eti alıyorken bugün 31 kilo alıyor yani yüzde 18,4 negatif büyüme var.
    Evet, son olarak Özlem Hanım çok doğru bir cümle söyledi: “Biz garibanların oyuyla buraya geldik.”
    ÖZLEM ZENGİN (İstanbul) Doğru.
    MEHMET EMİN EKMEN (Devamla) – Emekliyi “gariban” olarak tasnif etmeniz ayrı bir konu. (YENİ YOL ve CHP
    sıralarından alkışlar)
    ÖZLEM ZENGİN (İstanbul) – Ya, “garip gureba”, biliyorsunuz ne anlama geldiğini.
    MEHMET EMİN EKMEN (Devamla) – Emekli başımızın tacı olması gerekirken bugün bu kürsüde “gariban” olarak tarif
    edildi; bu, başka bir konu.
    VELİ AĞBABA (Malatya) – Vay be, Özlem Hanım’a hiç yakıştıramadım!
    MEHMET EMİN EKMEN (Devamla) Ama garibanların oyuyla geldiniz, garibanların parasını işverene transfer
    ediyorsunuz; bu ayıp da size yeter! (YENİ YOL ve CHP sıralarından alkışlar)
    III. – Y O K L A M A
    (CHP sıralarından bir grup milletvekili ayağa kalktı)
    MURAT EMİR (Ankara) – Yoklama istiyoruz Sayın Başkanım.
    ÖZLEM ZENGİN (İstanbul) Başkanım, ben de söz istiyorum.
    VELİ AĞBABA (Malatya) – Özlem Hanım’a hiç yakıştıramadık bu lafı.
    BAŞKAN – Yoklama talebi var.
    ÖZLEM ZENGİN (İstanbul) – Ben söz istiyorum Başkanım.
    VELİ AĞBABA (Malatya) – Hiç yakıştıramadık bu lafı size.
    ÖZLEM ZENGİN (İstanbul) – Sen kendi işine bak.
    BAŞKAN Sayın Emir, Sayın Ağbaba, Sayın Şevkin, Sayın Güneşhan, Sayın Suiçmez, Sayın Akay, Sayın Tahtasız, Sayın
    Gezmiş, Sayın Yontar, Sayın Meriç…
    VELİ AĞBABA (Malatya) – Özlem Hanım’a bu lafı hiç yakıştıramadım, hakikaten ha.
    ÖZLEM ZENGİN (İstanbul) – Ben kendime yakıştırabiliyorum.
    Başkanım, ben söz istiyorum.
    VELİ AĞBABA (Malatya) – Yakışır diyor, hakaret yani emekliye.
    ÖZLEM ZENGİN (İstanbul) İşine bak kardeşim.
    VELİ AĞBABA (Malatya) – Emekli garip gureba olur mu ya!
    İSMET GÜNEŞHAN (Çanakkale) – Garibanlar getirdi, garibanlar götürecek.
    BAŞKAN …Sayın Karagöz, Sayın Karabat, Sayın Arpacı, Sayın Karasu, Sayın Sümer…
    VELİ AĞBABA (Malatya) – Emekli bu memleketin onuruydu, garip gureba oldu ya! Olacak mi ya!
    BAŞKAN …Sayın Akdoğan, Sayın Uzun, Sayın Yazgan, Sayın Zeybek, Sayın Gökçen.
    VELİ AĞBABA (Malatya) – Yakıştıramadım Özlem Hanım size. Sizin döneminizde işe başlayan biri emekli oldu Özlem
    Hanım.
    ÖZLEM ZENGİN (İstanbul) – Sizin beceriksizliğiniz!
    BAŞKAN – Yoklama için iki dakika süre veriyorum.
    (Elektronik cihazla yoklamaya başlandı)
    VELİ AĞBABA (Malatya) – Sizin döneminizde zengin olan, para kazanan birisi sayenizde emekli oldu ve yoksul.
    ÖZLEM ZENGİN (İstanbul) – Beceriksizsiniz, seçim kazanamıyorsunuz.
    VELİ AĞBABA (Malatya) – Yirmi beş yıl önce işe başlayan biri emekli oldu emekli.
    Sayın Özdağ, AK PARTİ döneminde işe başlayan biri emekli oldu, işe başladığı zaman düzgün maaş alıyordu, şimdi aç,
    aç.
    MEHMET EMİN EKMEN (Mersin) – Gariban, gariban.
    VELİ AĞBABA (Malatya) – Gariban.
    İSMET GÜNEŞHAN (Çanakkale) – Gariban, gariban.
    ÖZLEM ZENGİN (İstanbul) Başkanım, ben söz istiyorum, bu garibana bir açıklama yapmam lazım.
    (CHP sıralarından “Tabii, tabii, çok önemli gariban!” sesi)
    ÖZLEM ZENGİN (İstanbul) – Önemli, kimsesiz demektir, kimsesiz, sözlüğe bak.
    İSMET GÜNEŞHAN (Çanakkale) – Kimsesizler, yazık! Emeklilerimiz kimsesizler.
    MAHMUT TANAL (Şanlıurfa) Sayın Başkan, Özlem Hanım’a söz vermeyin çünkü Urfa’nın elektriğini hiç gündeme
    getirmiyor.
    ÖZLEM ZENGİN (İstanbul) Urfa’nın elektriğini mi söyleyeyim? Tamam, onu da söyleyeceğim Sayın Tanal, bunu da ben
    çözeceğim, sen beceremeyeceksin, ben çözeceğim Urfa’nın elektriğini.
    İSMET GÜNEŞHAN (Çanakkale) – O iktidarın işi sanki.
    MAHMUT TANAL (Şanlıurfa) Urfa’nın elektriğini Başkanım, siz çözmüyorsunuz.
    ÖZLEM ZENGİN (İstanbul) – Siz sadece konuşuyorsunuz, biz çözeceğiz, Urfa’nın elektriğini de ben halledeceğim.
    (Elektronik cihazla yoklamaya devam edildi)
    BAŞKAN Toplantı yeter sayısı vardır.
    Önergeyi oylayayım, söz vereceğim.
    Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Kabul edilmemiştir.
    MAHMUT TANAL (Şanlıurfa) Sayın Başkanım, Özlem Hanım’a bu kadar söz veriyorsunuz, hiç Urfa’nın elektriğini
    çözmüyorlar.
    BAŞKAN Değerli milletvekilleri, her maddede oylama var. Meclisin dışına çıkıp zaman kaybı yaşamayalım değerli
    milletvekilleri.
    Sayın Zengin, buyurun.
    ÖZLEM ZENGİN (İstanbul) Sayın Başkanım, çok değerli milletvekilleri; kürsüde söylendiği için ve aynı zamanda da sol
    taraftaki milletvekili arkadaşlarım…
    (Uğultular)
    BAŞKAN Sayın Grup Başkan Vekili konuşuyor.
    ÖZLEM ZENGİN (İstanbul) Değerli arkadaşlarım, müsaade eder misiniz? Gecenin bu saatinde “gariban” kelimesinden
    neyi kastettiğimi ifade etmek istiyorum, suistimale yer yok.
    Biz iktidara gelirken, kendimizi ifade ederken “Biz kimsesizlerin ‘kim’i olarak geldik.” diye söylüyoruz, kimsesizlerin “kim”i
    olarak. Biz bu ülkede hep yok sayılan insanlardık ve yok sayılan insanları temsil ederek bugünlere geldik.
    MAHMUT TANAL (Şanlıurfa) Urfa’nın elektriğini niye getirmiyorsunuz? “Yok sayılanları” yaptınız işte Urfalıları.
    ÖZLEM ZENGİN (İstanbul) – Biz daha az gelir grubundan insanlardan oy alarak geldik. Siz övünürsünüz “Zenginlerden oy
    aldık, eğitimlilerden oy aldık; size cahiller oy veriyor.” dersiniz. (CHP sıralarından “Ama insanlara ‘gariban’ dediniz.” sesi)
    MAHMUT TANAL (Şanlıurfa) Başkanım, işte Urfa’dan oy alıyorlar; elektrik yok.
    ÖZLEM ZENGİN (İstanbul) – “Köylülerin partisisiniz.” dersiniz.
    MAHMUT TANAL (Şanlıurfa) Urfa’nın garibanı elektriksiz.
    ÖZLEM ZENGİN (İstanbul) – Biz bunlarla gurur duyuyoruz. (CHP sıralarından “Oy aldığınız insanları perişan ettiniz,
    perişan.” sesi)
    (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
    MAHMUT TANAL (Şanlıurfa) Sayın Başkanım, Urfa’nın garibanı elektriksiz.
    BAŞKAN – Buyurun.
    ÖZLEM ZENGİN (İstanbul) – O sebeple… (CHP sıralarından “Başkanım, konuşma bitti.” sesi)
    MAHMUT TANAL (Şanlıurfa) – Yirmi üç sene oldu, Şanlıurfa’ya ne zaman elektrik gelecek?
    ÖZLEM ZENGİN (İstanbul) Hayır bitmedi, bitmedi.
    Benim kastım çok açıktır: Emeklilerimiz bizim başımızın tacıdır. Biz hakikatle sonuna kadar onların arkasındayız,
    yanlarındayız ve onların yaşam kalitesini artırmak için sonuna kadar uğraşacağız, bunu bir kez daha ifade etmek istiyorum.
    MEHMET TAHTASIZ (Çorum) – Emekliyi boynu bükük bıraktınız, boynu bükük.
    SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) – Memlekette herkes aç zaten.
    ÖZLEM ZENGİN (İstanbul) – Son cümle: Sayın Tanal sürekli laf atıyor; Urfa’nın elektrik problemini de çözeceğiz eğer varsa
    -ki ben olduğunu düşünmüyorum- onu da biz çözeceğiz. Kendisi sadece konuşuyor ama icraat sıfır.
    Teşekkür ediyorum.
    MAHMUT TANAL (Şanlıurfa) Sayın Başkanım, Sayın Grup Başkan Vekili sataşıyor.
    BAŞKAN Sayın Tanal, buyurun.
    Sayın Tanal, toparlayıcı bir konuşma yapın.
    MAHMUT TANAL (Şanlıurfa) Değerli Başkanım, çok teşekkür ederim.
    Değerli milletvekilleri, hepinize iyi çalışmalar diliyorum.
    Sayın AK PARTİ Grup Başkan Vekili “Şanlıurfa’ya Elektrik gelecek.” diyor. Yirmi üç senedir anamızı ağlattınız, yirmi üç
    senedir iktidardasınız biz yirmi üç sene daha bekleyeceğiz Şanlıurfa elektriksiz kalacak? Yani Allah rızası için Urfa’da belediyeyi
    istediniz verdiler, başbakanlığı istediniz verdiler, başkanlığı istediniz verdiler, Urfa ne istedi de size vermediler, siz elektriği niye
    vermiyorsunuz? Yani sizin Urfa’ya elektriği vermeniz için daha kaç yıla ihtiyacınız var? Yani Urfa’lı perişan, Urfa’lı mağdur, Urfa’lı
    kimsesiz değil yani yeter artık yeter, yeter, yeter! Urfa elektrik istiyor! Urfa elektrik istiyor! Urfa elektrik istiyor! Urfa elektrik istiyor! Urfa
    elektrik istiyor! Urfa’yı mağdur etmeyin.
    Teşekkür ederim Değerli Başkanım, sağ olun. (CHP, İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)
    MURAT EMİR (Ankara) – Sayın Başkanım…
    BAŞKAN Sayın Emir, buyurun.
    MURAT EMİR (Ankara) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; küçük bir tarihî anlatıyı Genel Kurulla bir kez daha paylaşmak
    isterim. Yıl 1928 bütçe görüşmeleri. Çocuk Esirgeme Kurumunun bütçesi gelir, Mustafa Kemal Atatürk bu bütçeyi eksik bulur ve der
    ki: Cumhuriyet bilhassa kimsesizlerin kimsesidir.” (CHP sıralarından alkışlar)
    ÖZLEM ZENGİN (İstanbul) – Evet, biz öyleyiz.
    MURAT EMİR (Ankara) – Eğer hani bilmesek, yirmi üç yıldır Türkiye’de yaşamıyor olsak, Cumhuriyet devrimleriyle, Mustafa
    Kemal’le mücadelelerine tanık olmamış olsak…
    ÖZLEM ZENGİN (İstanbul) – Bak, bak, bak…
    MURAT EMİR (Ankara) – …sadece bu sözü duymuş olsak Mustafa Kemal’in izinden gidiyor olmalarından mutluluk duyardık.
    ÖZLEM ZENGİN (İstanbul) – Bak, bak…
    MURAT EMİR (Ankara) – Teşekkür ederim. (CHP sıralarından alkışlar)
  • SUİSTİMAL VAKALARININ YAKLAŞIK %90’I ZİMMET, %50’Sİ YOLSUZLUK KAYNAKLI

    SUİSTİMAL VAKALARININ YAKLAŞIK %90’I ZİMMET, %50’Sİ YOLSUZLUK KAYNAKLI

    Tedarik zincirleri, şirketlerin operasyonel verimliliğini belirleyen süreçler olmanın ötesine geçerek finansal, hukuki ve itibar risklerinin yoğunlaştığı kritik alanlara dönüşüyor. Uluslararası suistimal verileri, en yaygın vakaların satın alma, tedarikçi ilişkileri ve lojistik süreçlerinde ortaya çıktığını gösteriyor. Kurumların maruz kaldığı suistimal vakalarının yaklaşık %90’ı varlıkların zimmete geçirilmesi veya kötüye kullanılmasıyla ilişkilendirilirken, vakaların %50’si ise yolsuzluk kapsamında gerçekleşiyor.

    Cerebra tarafından yayınlanan ve tedarik zincirindeki suistimal risklerini kapsamlı bir şekilde ele alan “Gizli Tehlike: Tedarik Zinciri Suistimallleri” başlıklı çalışma, tedarik zincirlerinin şirketler için giderek daha yüksek suistimal, yolsuzluk ve uyum riski barındırdığını ortaya koyuyor. Uluslararası veriler ve saha analizlerine dayanan çalışma, suistimal vakalarının büyük bölümünün satın alma, tedarikçi ilişkileri ve lojistik süreçlerinde yoğunlaştığını gösteriyor.

    Küresel ticaretin artmasıyla birlikte tedarikçi ağlarının coğrafi olarak genişlemesi, tedarik zincirlerini şirketler açısından stratejik bir risk alanı haline getirdi. Artık tedarik zinciri sadece maliyet, hız ve verimlilik başlıklarıyla değil; suistimal, yolsuzluk, uyum ve itibar riskleriyle birlikte ele alınması gereken bütüncül bir yapı olarak değerlendiriliyor.

    Cerebra Kurucusu ve CEO’su Fikret Sebilcioğlu, tedarik zincirinde suistimal riskinin çoğu zaman yeterince görünür olmadığını belirterek, “Şirketler tedarik zincirini genellikle operasyonel bir süreç olarak ele alıyor. Oysa bu alan, suistimal risklerinin en yoğun yaşandığı ve etkilerinin en yıkıcı olduğu başlıkların başında geliyor. Satın alma ve tedarikçi ilişkilerinde yaşanan kontrol zafiyetleri, hem içeriden hem de dışarıdan aktörlerin iş birliğiyle ciddi kayıplara yol açabiliyor” dedi.

    Sebilcioğlu, sözlerini “Başarılı bir mücadele için risklerin proaktif yönetilmesi gerekiyor. Risk temelli iç kontrol mekanizmaları, tedarikçi seçiminde şeffaflık, sürekli izleme sistemleri, ihbar mekanizmaları ve çalışan farkındalığı, dijitalleşme ve süreçlerin otomasyonu gibi birçok önleyici yaklaşım mevcut. Kurumlar, suistimal riskini stratejik bir yönetim başlığı olarak ele almak zorunda” diye sürdürdü.

    SUİSTİMAL VAKALARININ EN YOĞUN OLDUĞU ALAN TEDARİKÇİ İLİŞKİLERİ

    Association of Certified Fraud Examiners (ACFE) tarafından yayımlanan 2024 Suistimal Raporu’na göre, kurumların maruz kaldığı suistimal vakalarının yaklaşık %90’ı varlıkların zimmete geçirilmesi veya kötüye kullanılmasıyla ilişkilendiriliyor. Aynı rapor, vakaların yaklaşık %50’sinin yolsuzluk kapsamında değerlendirildiğini ortaya koyuyor. Bu eylemler çoğunlukla satın alma, tedarikçi seçimi, sözleşme yönetimi, mal kabul ve sevkiyat gibi tedarik zincirine özgü aşamalarda gerçekleşiyor.

    Veriler, suistimal riskinin büyük ölçüde şirketlerin kendi iç operasyonlarından ziyade, üçüncü taraflarla kurulan ilişkilerde yoğunlaştığını gösteriyor. Çok sayıda paydaşın yer aldığı, kontrol mekanizmalarının zayıfladığı ve bilgi asimetrisinin arttığı tedarik zinciri yapısı, suistimalciler için elverişli bir zemin oluşturuyor. Fatura manipülasyonları, hayali alımlar, şişirilmiş fiyatlar, gizli çıkar ilişkileri ve rüşvet gibi uygulamalar, çoğu zaman rutin iş süreçlerinin içine gizlenerek uzun süre fark edilmeden devam edebiliyor.

    Bu tür vakalar sadece finansal kayıplara yol açmakla kalmıyor; şirketlerin itibarını zedeliyor, yatırımcı güvenini sarsıyor ve ciddi hukuki yaptırımlarla sonuçlanabiliyor. Özellikle uluslararası düzenlemeler kapsamında, şirketler artık sadece kendi faaliyetlerinden değil, tedarik zincirinde yer alan iş ortaklarının eylemlerinden de sorumlu tutuluyor. İnsan hakları, çevresel etki, yolsuzlukla mücadele ve kurumsal yönetişim başlıklarında artan yükümlülükler, tedarik zinciri risklerinin daha yakından izlenmesini zorunlu kılıyor.

    Tedarik zincirini bütünsel bir risk yönetimi perspektifiyle ele alan şirketler, sadece suistimal risklerini azaltmakla kalmıyor; aynı zamanda operasyonel verimlilik, sürdürülebilirlik ve kurumsal itibar alanlarında da önemli bir avantaj elde ediyor. Uzmanlar, tedarik zincirinde şeffaflık ve hesap verebilirliği merkeze alan yapıların, uzun vadede şirketlerin rekabet gücünü doğrudan etkilediğine dikkat çekiyor.

  • OPPO Reno15 serisi, kuzey ışıklarının güzelliği ile raflarda

    OPPO Reno15 serisi, kuzey ışıklarının güzelliği ile raflarda

    OPPO’nun kuzey ışıklarından ilham alan şık tasarımıyla göz dolduran, kullanıcıların yaratıcılıklarını ortaya çıkarmalarına olanak tanıyan yeni Reno15 Serisi, 23 Ocak’ta kullanıcılarla buluşuyor. 

    OPPO; kuzey ışıklarını çağrıştıran renkleri ve alüminyum çerçevesi ile kullanıcılara şık, zarif ve sağlam tasarım sunan Reno15 Pro 5G, Reno15 5G ve Reno15 F 5G modellerini 23 Ocak itibarıyla Türkiye’de satışa sunuyor. Mobil yaratıcılığı herkes için erişilebilir kılmayı hedefleyen yeni modeller; yüksek performansı, fotoğraf ve video üretimini zahmetsiz hale getiren gelişmiş kamera teknolojileri ve yapay zekâ destekli özellikleri ile de kullanıcıların favorileri arasına girmeye hazırlanıyor. Reno15 Pro 5G Aurora Mavisi ve Alacakaranlık Kahvesi, Reno15 5G Aurora Beyazı ve Alacakaranlık Mavisi, Reno15 F de Aurora Mavisi ve Alacakaranlık Mavisi renk seçenekleri ile göz dolduruyor.

    Reno15 Serisi ile profesyonel fotoğrafçı gibi kareler yakalayın

    Mobil fotoğrafçılık Reno15 Serisi’nin gelişmiş kamera donanımıyla çok daha kolay ve keyifli hale geliyor. 50 MP ultra geniş açılı selfie kamerası ile kullanıcılar, çektikleri karelere kalabalık grupları ya da vlog’lara geniş alanları rahatlıkla sığdırabiliyor. Reno15 Pro 5G ve Reno15 5G modelleri, 50 MP telefoto portre kameraları ile doğal perspektif ve yumuşak arka plan bulanıklığına sahip profesyonel kalitede fotoğraflar çekmeye; AI Flaşlı Fotoğrafçılık 2.0 ve yapay zekâ destekli portre algoritmaları da düşük ışık koşullarında bile daha aydınlık, net ve doğal kareler yakalamaya yardımcı oluyor. Gelişmiş görüntü sabitleme teknolojisi ile hareketli sahnelerde bile net fotoğraflar ve akıcı videolar; 4K HDR video, Dual-View çekim ve kayıt sırasında ön-arka kamera geçişi gibi özellikler ile de ekstra ekipmana gerek kalmadan fotoğraf ve video çekilebiliyor. Işık ayarlamaları, istenmeyen detayların silinmesi ve fotoğrafların iyileştirilmesi gibi işlemleri tek dokunuşla yapmayı sağlayan yapay zekâ araçları sayesinde kullanıcılar çektikleri fotoğraf ve videoları profesyonel düzenleme bilgisine ihtiyaç duymadan güzelleştirebiliyor.

    Güçlü performans, uzun ömürlü ve dayanıklı kullanım

    Reno15 Serisi; ColorOS 16 işletim sistemi, OPPO Trinity Engine ve OPPO’nun 6 Yıllık Akıcılık Koruma Sertifikası sayesinde kullanıcılara uzun yıllar akıcı bir kullanım deneyimi sunuyor. 6.500 mAh ve üzeri yüksek kapasiteli bataryaları ile yoğun kullanımda bile gün boyu kesintisiz deneyim sunuyor; 80W SUPERVOOC™ hızlı şarj teknolojisi sayesinde de kısa sürede şarj olup kullanıcıların işlerini ve hayatlarını kesintisiz sürdürmesini sağlıyor. IP66, IP68 ve IP69 sertifikaları ile telefonlar açık ve ıslak ortamda, yağmurda, tozlu ortamlarda bile gönül rahatlığıyla kullanılıyor. Islak Dokunma özelliği de yağmur ve karda ıslandığında bile ekranın sorunsuz çalışmasını sağlıyor.

    Reno 15 Serisi’nin tavsiye edilen satış fiyatları şöyle:

    Reno15 Pro 12 GB RAM + 512 GB ROM : 56.999 TL

    Reno15 12 GB RAM + 256 GB ROM        : 46.999 TL

    Reno15 F 12 GB RAM + 256 GB ROM     : 33.999 TL

    Lansmana özel gerçekleştirilen “Değiş Tokuş” kampanyası kapsamında, eski cihazlarını seçili zincir marketlere getiren kullanıcılar, belirli koşulları sağlamaları durumunda Reno15 ailesine indirimli fiyatlarla sahip olabilecek.

    OPPO Hakkında

    Küresel bir akıllı cihaz markası olan OPPO; 2008 yılında piyasaya sunduğu ilk cep telefonu ‘Smiley Face’ lansmanından bugüne estetik, memnuniyet ve inovatif teknolojinin oluşturduğu sinerjinin peşinde koşuyor. Bugün Find ve Reno serilerinin öncülük ettiği geniş bir akıllı cihaz yelpazesi sunan OPPO, cihazların ötesinde kullanıcılarına ColorOS işletim sistemi ve OPPO Cloud ve OPPO+ gibi internet hizmetleri de sunuyor. Yaklaşık 60’tan fazla ülke ve bölgede varlığını gösteren OPPO, 40 binden fazla çalışanıyla dünyanın dört bir yanındaki müşterileri için daha iyi bir yaşam yaratmayı hedefliyor.

     

     

  • Alternatif Bank, Dijital/Mobil Kanallarda Masrafsız Bankacılık Deneyimi Sunmaya Devam Ediyor

    Alternatif Bank, Dijital/Mobil Kanallarda Masrafsız Bankacılık Deneyimi Sunmaya Devam Ediyor

    Alternatif Bank, Dijital/Mobil Kanallarda Masrafsız Bankacılık Deneyimi Sunmaya Devam Ediyor

    Alternatif Bank, masrafsız bankacılığı uygulayan öncü bankalardan biri olarak sektördeki dönüşüme katkı sunuyor.

    Masrafsız bankacılık, şeffaflık ve öngörülebilir maliyet beklentisinin güçlendiği yeni dönemde bankacılıkta yeni standarda dönüşmeye başladı. Artan işlem ücretlerinin finansal planlamayı zorlaştırdığı bu dönemde, kullanıcıların bankacılık hizmetlerinde sade, anlaşılır ve masrafsız bir deneyime duyduğu ihtiyaç her geçen gün artıyor. Alternatif Bank ise uzun süredir müşterilerine sunduğu masrafsız bankacılık yaklaşımıyla sektörde bu dönüşümün öncü ve en eski uygulayıcıları arasında yer alıyor. Banka, dijital/mobil kanallar üzerinden gerçekleştirilen temel işlemlerde masraf almayan yaklaşımıyla kullanıcıların bütçe yönetimini desteklerken, maliyet şeffaflığını da güçlendiriyor.

    Masrafsız bankacılığın somut karşılığı: VOV Hesap

    Alternatif Bank’ın ödüllü ve yenilikçi ürünü Vadesi Olmayan Vadeli (VOV) Hesap, masrafsız bankacılığı yüksek getiri ve esneklikle bir araya getirerek kullanıcılarına bütüncül bir bankacılık deneyimi sunuyor.

    VOV Hesap sahibi müşteriler; dijital kanallar üzerinden gerçekleştirdikleri EFT, havale, FAST ve şans oyunları gibi işlemlerini herhangi bir masraf ödemeden yapabiliyor. Böylece müşteriler, bankacılık işlemlerini masraf endişesi yaşamadan yönetebiliyor.

    Alternatif Bank Mobil uygulaması üzerinden açılan tüm bireysel hesaplar, VOV Hesap olarak açılıyor. Böylece müşteriler masrafsız bankacılık imkanından faydalanmak için ilave bir işlem yapmadan, doğrudan VOV Hesap ve masrafsız bankacılık ayrıcalıklarına erişebiliyor.

    “Masrafsız bankacılık, finansal sürdürülebilirliğin ön koşullarından biri”

    Alternatif Bank Bireysel, Özel ve Dijital Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Burcu Yangaz, konuya ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:

    “Özellikle bireysel bankacılık müşterileri banka tercihlerinde ücret ve masrafları dikkate alıyor. Araştırmalar da bunu ortaya koyuyor: Accenture’ın 2025 Küresel Bankacılık Tüketici Araştırması’na göre müşterilerin %82’si banka seçiminde rekabetçi ücret ve masraf yapısını önemli bir kriter olarak değerlendiriyor. Bu bulgu, kullanıcıların şeffaf ve öngörülebilir maliyet yapısına önem verdiğini ortaya koyuyor.

    Masrafsız bankacılık, bu beklentiye doğrudan yanıt veren ve bankacılığın yeni normali haline gelmeye aday bir model. Sürdürülebilir finans yalnızca büyük ölçekli yatırımlarla değil, bireylerin günlük finansal davranışlarıyla da şekilleniyor. Bankacılık masraflarının şeffaf ve öngörülebilir olması, bu davranışların temelini oluşturuyor.

    Alternatif Bank olarak masrafsız bankacılığı bir ayrıcalık değil, finansal sürdürülebilirliğin ön koşullarından biri olarak görüyoruz. VOV Hesap ile müşterilerimize hem birikimlerini yüksek faizle değerlendirebildikleri hem de temel bankacılık işlemlerini ücret endişesi olmadan gerçekleştirebildikleri, erişilebilir ve güven veren bir bankacılık deneyimi sunuyoruz.”

    Yangaz ayrıca 2026 yılı itibarıyla bankacılık sektöründe EFT, havale ve FAST gibi temel işlemlerin ücretlerinde %30 seviyelerinde artışlar yaşandığına dikkat çekerek şunları söyledi:

    “Alternatif Bank olarak VOV Hesap sahibi müşterilerimize, dijital kanallar üzerinden gerçekleştirecekleri temel bankacılık işlemlerini herhangi bir masraf ödemeden ücretsiz bir şekilde sunuyoruz. Böylece bireysel müşterilerimiz, ek maliyet kaygısı olmadan günlük bankacılık işlemlerini rahatlıkla gerçekleştirebiliyor. Bu yaklaşım ise, sürdürülebilir finansman anlayışını günlük bankacılık pratiklerinin doğal bir parçası haline getiriyor.”

    Masrafsız bankacılığı sürdürülebilir finansmanın ayrılmaz bir parçası olarak konumlandıran Alternatif Bank, masrafsızlık yaklaşımıyla müşterilerinin hem işlem maliyetlerini azaltmasına hem de birikimlerini değerlendirmesine aynı anda katkı sağlamayı hedefliyor. Banka, masrafsız bankacılığı geçici bir avantaj ya da kampanya unsuru olarak değil; kalıcı ve sürdürülebilir bir bankacılık modeli şeklinde ele alarak sektöründe fark yaratmaya devam edecek.

    Alternatif Banklı olmak çok kolay

    Alternatif Bank müşterisi olmak isteyen bireyler, şubeye gitmeden, hemen Alternatif Bank Mobil Uygulamasını indirerek, 3 kısa adımda süreci tamamlayarak, VOV hesabını kolayca açabiliyor ve VOV Hesabın hem yüksek getirisinden hem de masrafsız işlem yapma ayrıcalıklarından hemen faydalanmaya başlayabiliyor.

    Detaylı bilgiye www.alternatifbank.com.tr adresinden ulaşılabiliyor.

  • Mehmet Demir, Sakarya Sebzeciler ve Meyveciler Esnaf Odası Başkanlığına yeniden aday olduğunu açıkladı

    Mehmet Demir, Sakarya Sebzeciler ve Meyveciler Esnaf Odası Başkanlığına yeniden aday olduğunu açıkladı

    Sakarya Katlıpazaryeri Alışveriş Merkezi Kalkındırma ve Dayanışma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı, Demir Grup Yönetim Kurulu Başkanı ve geçmiş dönem Sakarya Sebzeciler ve Meyveciler Esnaf Odası Başkan Adayı olan iş insanı Mehmet Demir, 26 Mart 2026 Perşembe günü gerçekleştirilecek Sakarya Sebzeciler ve Meyveciler Esnaf Odası Başkanlığı seçimlerinde yeniden aday olduğunu kamuoyuna duyurdu. Basın mensuplarıyla bir araya gelen Demir, pazarcı esnafının talepleri ve çağrıları doğrultusunda bu kararı aldığını belirterek, adaylık sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

    DEMİR: “Bu camianın içinden geliyorum”

    Kendini tanıtarak konuşmasına başlayan Mehmet Demir, pazarcılığın kendisi için yalnızca bir meslek değil, aynı zamanda bir yaşam biçimi olduğunu ifade etti. Sektörde yaklaşık 40 yıllık bir geçmişe sahip olduğunu vurgulayan Demir, şu ifadeleri kullandı; “Pazarcılık benim baba mesleğim. Her ne kadar farklı sektörlerde de faaliyet gösteriyor olsak da severek yaptığım, kendime meslek edindiğim iş pazarcılıktır. Bu camianın içinden geliyorum ve bu mesleğin zorluklarını çok iyi biliyorum.”

    Pazarcı esnafının zorlu mücadelesine dikkat çekti

    Pazarcı esnafının gece yarısından itibaren başlayan ve zorlu şartlarda süren bir emek mücadelesi verdiğine dikkat çeken Demir, sektörün hem yaz hem de kış aylarında ağır koşullarda çalıştığını belirtti. Pazarcılığın en zor mesleklerden biri olduğuna vurgu yapan Demir, esnafın yaşadığı sorunlara hâkim olduklarını söyledi. “Gece herkes uyurken pazara giden, en iyi ürünü halka sunmak için mücadele eden bir camiadan bahsediyoruz. Bu meslekte dert de bitmez, sıkıntı da. Biz bunları yaşayarak öğrendik.”

    “Esnafımızın her an yanında olmak istiyoruz”

    Adaylık kararının kişisel bir beklentiden değil, esnafın taleplerinden doğduğunu dile getiren Mehmet Demir, pazarcı esnafıyla güçlü bir gönül bağı olduğunu ifade etti. Bugüne kadar resmi bir görevde olmadan da esnafın sorunlarıyla ilgilendiğini belirten Demir, şunları söyledi; “Biz bunu bugün aday olduk diye söylemiyoruz. Beni tanıyan arkadaşlarımız bilir; gece üçte de ararlar, sabah erkende de. Sorun çözülmeden geri durmam. Başkan olmadan da esnafın yanında olduk, olmaya da devam edeceğiz.”

    Tecrübe ve birlik vurgusu

    Yeni dönemde hedeflerinin kırk yıllık tecrübeyi genç esnafa aktarmak olduğunu ifade eden Demir, pazarcı camiasını büyük bir aile olarak gördüğünü dile getirdi. Birlik ve dayanışma anlayışının ön planda olacağını söyleyen Demir, yönetim anlayışının ortak akıl üzerine kurulacağını belirtti. “Biz bu görevi bir makam olarak değil, bir hizmet sorumluluğu olarak görüyoruz. Tecrübemizi, enerjimizi ve birikimimizi genç kardeşlerimizle paylaşmak istiyoruz. Bu camiayı geleceğe hazırlamak istiyoruz.”

    “Rakiplerimiz de bizim yol arkadaşlarımız”

    Seçim sürecinde hiçbir adaya yönelik olumsuz bir dil kullanmayacağını vurgulayan Mehmet Demir, rakiplerin de yıllardır aynı camianın içinde yer alan dostlar olduğunu ifade etti. Kararın her zaman esnafa ait olduğunu belirten Demir, şu değerlendirmede bulundu; “Bu bir yarış ama kırıcı bir yarış değil. Rakiplerimizin tamamı bizim arkadaşlarımız, ağabeylerimiz. Kim ne yaptıysa, yapmadıysa esnafımız zaten bilir. Üyelerimizin vereceği karar bizim için emirdir.”

    DEMİR: “Bayrağı bir adım ileri taşımak istiyoruz”

    Konuşmasının sonunda adaylık sürecinin hayırlı olmasını temenni eden Mehmet Demir, temel amaçlarının Sakarya Sebzeciler ve Meyveciler Esnaf Odası’nı daha güçlü bir yapıya kavuşturmak olduğunu ifade etti. “Bizim tek hedefimiz bu bayrağı bir adım daha ileri taşımak, esnafımızın yanında olmak ve onların sorunlarına çözüm üretmektir. Önümüzdeki süreçte projelerimizi ve çözüm önerilerimizi esnafımızla paylaşacağız.”

  • VODAFONE’DAN İNTERNET HEDİYELİ YENİ HAT FIRSATI

    VODAFONE’DAN İNTERNET HEDİYELİ YENİ HAT FIRSATI

    VODAFONE’DAN İNTERNET HEDİYELİ YENİ HAT FIRSATI

    Vodafone, yeni yıla yeni hatla başlamak isteyen müşterileri için özel bir kampanya başlattı. Vodafone Happy’de kendilerine tanımlanan kodlarla yeni hat alan Vodafone’lular, faturalı yeni hatlarında geçerli olacak 12 ay boyunca ayda 10 GB mobil internet hediyesine sahip olacak. Müşteriler, bu kodu ister kendileri isterse yakınları için kullanabilecek.

    21 Ocak 2026 – Türkiye’nin dijitalleşmesine liderlik etme vizyonuyla faaliyet gösteren Vodafone, müşterilerine dijital dünyada kazandıran fırsatlar sunmaya devam ediyor. Vodafone, yeni yıla girerken kendisine ya da bir yakınına hat almak isteyen müşterileri için özel bir kampanya başlattı. Kampanya kapsamında, müşteriler Happy’de kendilerine tanımlanan kampanya kodlarıyla ister kendisi ister sevdikleri için alacağı yeni faturalı hatlarda, Vodafone’dan 12 ay boyunca her ay 10 GB, toplam 120 GB internet hediyesine sahip olacak.

    Kampanyayı değerlendiren Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Meltem Bakiler Şahin, şunları söyledi:

    “Vodafone olarak, avantajlı kampanyalarımızla müşterilerimizin yanında olmaya devam ediyoruz. Araştırmalarımıza göre, müşterilerimizin yeni hat alma sebeplerinin başında %61 ile numara değiştirme isteği geliyor. Diğer sebepler arasında, çocuğu, annesi ya da babası için, iş hattı için, saat ya da tablet gibi teknolojik cihazı ya da data hattı için yeni hat almak yer alıyor. Bu içgörülerden yola çıkarak, yeni kampanyamızda kendisi, çocuğu ya da bir yakını için yeni hat almak isteyen müşterilerimize özel 12 ay boyunca ayda 10 GB, toplamda 120 GB hediyeli hat alma imkânı sunuyoruz. Kampanyamızdan yararlanmak için, Vodafone Yanımda uygulaması üzerinden Happy’ye girerek kampanya kodu almaları ve bu kodla birlikte Vodafone mağazaları ya da Vodafone web sitesinden yeni hat başvurusu yapmaları yeterli. Herkesi yeni kampanyamızdan yararlanmaya davet ediyoruz.”

    Kampanya kodları Vodafone Happy’de

    Kendisi ya da sevdikleri için yeni hat almak isteyen Vodafone müşterileri 12 ay boyunca ayda 10 GB hediyesiyle yeni hat alabilmek için Vodafone Happy sadakat platformundan kod alabiliyor. Happy’den alınan kod, online platformda ya da Vodafone mağazalarında yeni hat alınırken “kampanya kodu” alanına giriliyor. Müşteriler, bu kodla 12 ay boyunca ayda 10 GB, toplamda 120 GB mobil internet hediyesiyle yeni hattını almış oluyor. Kendi için yeni hat ihtiyacı olmayan müşteriler, Happy’den aldığı kodu sevdikleriyle de paylaşabiliyor.

    Vodafone’un yeni kampanyası hakkında ayrıntılı bilgi için vodafone.com.tr adresi ziyaret edilebilir.

    Vodafone Grubu hakkında

    Vodafone, Avrupa ve Afrika’nın önde gelen telekomünikasyon şirketlerinden biridir. 15 ülkede işlettiğimiz şebekelerin yanı sıra 5 ayrı ülkede yaptığımız yatırımlar ve 40’tan fazla ülkedeki ortaklıklarımız ile toplamda 360 milyonu aşkın müşteriye mobil ve sabit iletişim hizmetleri sunuyoruz. İnternetin omurgasını oluşturan 70’i aşkın denizaltı kablo sisteminde kapasitemiz bulunuyor. Buna ek olarak, kapsama alanı dışında kalan bölgelere bağlantı sağlamaya yönelik yeni bir doğrudan mobil uydu iletişim hizmeti geliştiriyoruz. Vodafone, dünya genelinde 220 milyonu aşkın IoT bağlantısıyla dünyanın en büyük IoT platformlarından birini işletiyor. Ayrıca, 7 Afrika ülkesinde yaklaşık 94 milyon müşteriye finansal hizmetler sağlayarak, diğer tüm hizmet sağlayıcılardan daha fazla işlem gerçekleştiriyoruz. Amacımız, deniz tabanından gökyüzüne kadar her yerde sunduğumuz teknolojilerle herkesi bağlantıda tutmak.

    Daha fazla bilgi için www.vodafone.com adresini ziyaret edebilir, @VodafoneGroup X hesabımızı takip edebilir ve www.linkedin.com/company/vodafone adresinden bizimle bağlantı kurabilirsiniz.

  • Zorlu Enerji, LSEG değerlendirmesinde dünya liderliğine yükseldi

    Zorlu Enerji, LSEG değerlendirmesinde dünya liderliğine yükseldi

    Zorlu Enerji, LSEG değerlendirmesinde

    dünya liderliğine yükseldi

    Zorlu Enerji, küresel ölçekte en prestijli sürdürülebilirlik derecelendirmelerinden biri olan London Stock Exchange Group (LSEG) tarafından yapılan çevresel, sosyal ve yönetişim performansı (ESG) değerlendirmesinde 100 üzerinden 92 puan aldı. Enerji sektöründe dünya genelinde değerlendirilen 346 şirket arasından birinci sıraya yerleşerek küresel liderliğe yükseldi.

    Yenilenebilir enerjinin öncü şirketlerinden Zorlu Enerji, sürdürülebilirlik performansıyla uluslararası alandaki başarılarını sürdürmeye devam ediyor. Zorlu Enerji, uluslararası finansal analiz ve raporlama kuruluşu London Stock Exchange Group (LSEG) tarafından 2024 yılı mali verileri baz alınarak yapılan 2025 ESG değerlendirmesinde, çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) alanında 100 üzerinden 92 puan aldı. Bu skorla Zorlu Enerji, Elektrik Hizmetleri ve Bağımsız Güç Üreticileri kategorisinde dünya genelinde raporlama yapan 346 şirket arasında birinci sıraya yükselerek, küresel liderliğini tescilledi.

    Çevresel, Sosyal ve Yönetişimde küresel ölçekte güçlü performans

    Zorlu Enerji, LSEG değerlendirmesinde çevresel, sosyal ve yönetişim başlıklarının tamamında sergilediği dengeli ve yüksek performansıyla öne çıktı. Şirket, en yüksek performans gösterdiği Çevresel (Environment) kategorisinde 96 puana ulaşırken, iklim kriziyle mücadeleye yönelik çalışmaları ile etkin kaynak yönetimi stratejileri bu yüksek skorda belirleyici rol oynadı. Sosyal (Social) kategorisinde 90 puan alan Zorlu Enerji, özellikle Ürün Sorumluluğu başlığında elde ettiği 99 puan ve Toplum başlığındaki 93 puanla küresel ölçekte en iyi uygulamalar seviyesinde bir performans sergiledi. Kurumsal Yönetişim (Governance) alanında da 90 puan alan Zorlu Enerji, şeffaf ve hesap verebilir yönetim anlayışıyla dikkat çekerken, Yönetim (Management) başlığında elde ettiği 98 puanla kurumsal olgunluğunu ve güçlü yönetim yapısını bir kez daha ortaya koydu.

    Zorlu Enerji CEO’su Elif Yener

    Uzun vadeli değer yaratmaya dayalı sürdürülebilirlik vizyonu

    Zorlu Enerji CEO’su Elif Yener, çevresel, sosyal ve yönetişim alanlarında küresel ölçekte tescillenen en iyi uygulamaları esas alan örnek bir iş modeliyle faaliyet gösterdiklerini belirterek 2040 net sıfır emisyon hedefleri doğrultusunda kararlılıkla ilerlediklerini ifade etti.

    Sürdürülebilirliği tüm faaliyet ve karar alma süreçlerinin merkezine aldıklarını vurgulayan Elif Yener, “Geleceğe uyumlu bir şirket olma hedefiyle faaliyetlerimizin her aşamasında sürdürülebilirliği esas alıyor, içinde bulunduğumuz topluma ve dünyaya uzun vadeli değer katmayı amaçlıyoruz. Zorlu Enerji olarak, uzun vadeli değer yaratma yaklaşımımızı “Onarıcı Operasyonlar ve Değer Zinciri”, “Etki Odaklı Büyüme” ile “İnsan ve Kültür” başlıkları etrafında şekillendiriyoruz. Sürdürülebilirliğin enerji sektörüne ve dünyanın geleceğine yön veren temel konulardan biri olduğuna inanıyoruz. LSEG değerlendirmesinde dünya birincisi olmak, bu yaklaşımımızın uluslararası ölçekte karşılık bulduğunu gösteriyor” dedi.

  • DEVA PARTİSİ GENEL MERKEZİ  İŞÇİ VE EMEKLİLER İÇİN 22 OCAK PERŞEMBE GÜNÜ  SAKARYA’DA

    DEVA PARTİSİ GENEL MERKEZİ  İŞÇİ VE EMEKLİLER İÇİN 22 OCAK PERŞEMBE GÜNÜ  SAKARYA’DA

    DEVA PARTİSİ GENEL MERKEZİ  İŞÇİ VE EMEKLİLER İÇİN 22 OCAK PERŞEMBE GÜNÜ  SAKARYA’DA

    Belirlenen asgari ücret ve emekli aylıklarına yapılan düşük zam oranlarına kamuoyundan gelen tepkilerin giderek arttığını belirten DEVA Partisi Genel Merkez yöneticileri, Genel Başkan Ali BABACAN’ın tepki açıklamalarına  ek olarak,  tüm illerde saha çalışmalarına katılıyor ve mağdur kesimler ile bir araya geliyor. DEVA Partisi Genel Merkez Yöneticileri 22 Ocak Perşembe günü de  Sakarya da olacaklar.

    SAKARYA HEYETİNİN BAŞINDA GENEL BAŞKAN VEKİLİ İBRAHİM HALİL ÇANAKÇI VAR

    Konu ile ilgili açıklama yapan İl Başkanı Ercan Başnuh,  22 Ocak Perşembe günü  yapılacak saha çalışmasında,  DEVA Partisi Genel Başkan vekili  ve eski hazine müsteşarı İbrahim Halil Çanakçı’nın Başkanlığında Genel Başkan Yardımcıları Ahmet Burçin Yereli ve Mehmet Erdoğan’ın  da bulunacağını ifade etti. Başnuh açıklamasında;  TURK-İŞ ve HAK-İŞ ziyaretlerinin yanında,  Parti İl Başkanlığında  tüm Emekli Dernek ve Sendikaları ile basına açık toplantı gerçekleştirileceğini söyledi.

    PROGRAMDA ÇİFTÇİ – TARIM VE HAYVANCILIK KESİMİNİN TEMSİLCİLERİ DE VAR

    Son zamanlarda tarımı tehdit eden Kokarca zararlısı ve don olayları ile zor duruma düşen çiftçi kesimi ile TZOB Sakarya il Koordinasyon Kurulu’nda Ziraat Oda Başkanları, Kırmızı Et, Kanatlı ve Süt  birliklerinin temsilcileri ile görüşme de program içinde yer alacak.

  • PwC, 29. Küresel CEO Araştırması sonuçlarını açıkladı

    PwC, 29. Küresel CEO Araştırması sonuçlarını açıkladı

    CEO’ların, şirketlerinin gelecekte gelir artışı sağlayacağına dair güveni azaldı

    • Araştırmaya göre CEO’ların %30’u önümüzdeki 12 ayda gelir büyümesi konusunda iyimser ancak bu oran geçtiğimiz sene %41 ve 2024 yılında %50’ydi; bu oran Türkiye’deki CEO’lar için %24 seviyesinde.
    • CEO’ların %42’si, iş modellerinin teknolojik değişimin hızına yetişememesinden endişe duyuyor.
    • CEO’ların yalnızca %12’si gelir veya maliyet tarafında yapay zekâ kullanımdan fayda gördüğünü belirtiyor. Buna karşın, %56’sı yapay zekâdan hiçbir fayda görmediğini söylüyor.
    • CEO’ların %24’ü, mevcut inovasyon kapasitelerinin belirsiz bir geleceğe hazır olmak için yeterli olup olmadığını sorguluyor.
    • Siber riskler (%30), enflasyon (%25) ve jeopolitik gerilimler (%23) en büyük tehditler olarak öne çıkıyor.
    • CEO’ların %19’u, şirketlerinin orta ve uzun vadede ayakta kalmasını güvence altına almak için yaptıkları çalışmaların yeterli olduğundan emin değil.
    • CEO’ların %20’si, yükselen ticaret tarifelerinin önümüzdeki dönemde işlerini olumsuz etkileyeceğinden endişe ediyor.

    PwC’nin her yıl Dünya Ekonomik Forumu’nun yıllık toplantısında duyurulan 29. Küresel CEO Araştırması’na göre, iş dünyası liderlerinin gelir artışı beklentileri, yapay zekâ yatırımlarının henüz tam anlamıyla kazanca dönüşmemesi ve artan jeopolitik riskler nedeniyle son beş yılın en düşük seviyesine geriledi.

    Türkiye dahil 95 ülkeden 4.454 CEO’nun katılımıyla gerçekleştirilen araştırma, CEO’ların yalnızca %30’unun önümüzdeki 12 ayda şirketlerinin gelir büyümesine çok güvendiğini ortaya koyuyor. Bu oran 2025’te %38 düzeyindeydi.

    Dönüşümün hızı, stratejinin önüne geçmemeli

    Araştırma sonuçlarını değerlendiren PwC Türkiye Kıdemli Ortağı Cenk Ulu şunları söyledi: “29. Küresel CEO Araştırmamız, iş dünyasının bir ‘bekle-gör’ döneminden ziyade ‘hızlı adaptasyon’ sınavı verdiğini gösteriyor. Türkiye’deki CEO’larımızın gelir büyümesine olan güveninin %24’e gerilemesi, makroekonomik belirsizliklerin ve teknolojik dönüşüm baskısının bir yansıması. CEO’ların %42’sinin dile getirdiği ‘hız’ endişesi, yapay zekâ yatırımlarının somut bir büyüme motoruna dönüşmesi için doğru liderlik ve yetkinlik dönüşümüyle yönetilmelidir. Belirsizlik çağında fark yaratacak olan; sadece teknolojiye yatırım yapmak değil, bu teknolojiyi operasyonel çeviklikle birleştirip sürdürülebilir bir iş modeline dönüştürebilmektir.”

    CEO’ların teknolojik hız karşısında “Dönüşüm” kaygısı

    Araştırma CEO’ların teknolojik değişim hızı karşısında ciddi bir baskı hissettiğini gösteriyor. Küresel CEO’ların %42’si “iş süreçlerimizin yapay zekâ dahil teknolojik değişimin hızına ve kapsamına yetişecek kadar hızlı dönüşüp dönüşmediği” sorusunu en büyük endişe kaynağı olarak görüyor. Ayrıca, %24’ü inovasyon kapasitelerinin belirsiz bir geleceğe hazır olup olmadığını sorgularken, %19’u şirketlerinin orta ve uzun vadede ayakta kalmasını sağlayacak adımların yeterliliğinden emin olmadığını ifade ediyor.

    Yapay zekânın finansal sonuçlara yansıması sınırlı düzeyde

    Yapay zekâ (YZ) kullanımı yaygınlaşsa da finansal sonuçlara yansıması dünya genelinde henüz başlangıç aşamasında ve sınırlı düzeyde. Küresel olarak CEO’ların %30’u YZ yatırımlarından henüz net bir geri dönüş alamadığını belirtiyor. Hem maliyet tasarrufu hem de gelir artışını aynı anda başaran “lider” şirketlerin oranı ise küresel ölçekte %12’ düzeyinde kalmış durumda.

    CEO’lar için tehditlerde siber güvenlik, enflasyon ve jeopolitik gerilimler başı çekiyor

    Önümüzdeki 12 aya ilişkin risk algısında CEO’lar için siber riskler (%30), enflasyon (%25) ve jeopolitik gerilimler (%23) en büyük tehditler olarak öne çıkıyor. Bunun yanı sıra, gümrük tarifeleri de (%20) CEO’lar için önemli bir endişe kaynağı olarak çıkıyor. Gümrük tarifeleri konusunda ise, en fazla Çin (%28) ve Amerika Birleşik Devletleri’ndeki (%22) CEO’lar etkileneceğini belirtiyor. Öte yandan, CEO’ların %29’u gümrük tarifelerin kâr marjlarını azaltacağını söylüyor. Son 12 ayda küresel CEO’ların %33’ü veri kullanımı ve gizliliği, %29’u ise yapay zekâ güvenliği veya “Sorumlu Yapay Zekâ” konularında paydaşlarından (müşteri, yatırımcı vb.) gelen güven odaklı sorularla karşılaştığını belirtiyor. Bunun yanı sıra, liderlerin %20’si yükselen ticaret tarifelerinden endişe duyduğunu belirtiyor.

    PwC araştırmasının detaylarına buradan ulaşabilirsiniz.

    PwC hakkında

    PwC’de müşterilerimizin toplumda güven inşa etmelerine ve hızla değişen dünyada ihtiyaçları olan dönüşümü gerçekleştirmelerine destek olarak, müşterilerimizin rekabet avantajına sahip olmalarını sağlıyoruz. 136 ülkede ve 137 bölgede 364.000’den fazla kişiden oluşan teknoloji odaklı, insan gücüyle şekillenen küresel bir ağın parçasıyız. Denetim ve güvence, vergi ve hukuk, birleşme & satın alma ve danışmanlık hizmetleriyle müşterilerimizin ivme kazanmasına, bunu sürdürmesine ve hızlandırmasına katkı sunuyoruz. 1981’den bu yana Türkiye’de iş dünyasına hizmet sunan PwC olarak; İstanbul, Ankara, Bursa, İzmir ve Eskişehir’deki yaklaşık 2.000 kişilik profesyonel kadromuz ile müşterilerimizin aradığı değeri yaratmak için çalışıyoruz.

  • SEDAŞ’tan Kamuoyuna Sakarya’nın Kocaali İlçesinde Planlı Elektrik Kesintileri Hakkında Bilgilendirme

        SEDAŞ’tan Kamuoyuna

    Sakarya’nın Kocaali İlçesinde Planlı Elektrik Kesintileri Hakkında Bilgilendirme

    SEDAŞ, Sakarya’nın Kocaali ilçesinde elektrik dağıtım altyapısını güçlendirmeye yönelik yatırım çalışmaları kapsamında 21 ve 22 Ocak tarihlerinde planlı elektrik kesintileri uygulanacağını duyurdu. Çalışmalarla birlikte ana enerji hattı yer altına alınarak, bölgenin enerji arz güvenliği artırılacak.

    Sakarya Elektrik Dağıtım A.Ş. (SEDAŞ), hizmet verdiği bölgelerde sürdürülebilir ve güvenli enerji arzını sağlamak amacıyla planlı altyapı yatırımlarını sürdürüyor. Bu kapsamda SEDAŞ, Sakarya’nın Kocaali ilçesinin tamamı ve tüm mahallelerinde, 21 Ocak 2026 tarihinde, 01:00 – 02:00 ve 15:00-16:00 saatleri arasında, 22 Ocak 2026 tarihinde de 09.00–13.00 saatleri arasında planlı elektrik kesintileri uygulanacağını; çalışmalar süresince manevra işlemleri veya arıza kaynaklı kısa süreli kesintiler yaşanabileceğini duyurdu.

    SEDAŞ, yatırım planı kapsamında Karasu Trafo Merkezi’nden Sakarya’nın Kocaali ilçesini besleyen enerji hattına ilişkin önemli bir altyapı çalışmasını hayata geçiriyor. Toplam 15 kilometrelik çift devre yer altı kablo yatırımının bir etabının devreye alınacağı çalışmalar kapsamında, Kocaali ilçesine gelen ana fider yer altına alınacak. Mevcut durumda Karasu köylerini de besleyen hat yapısı nedeniyle yaşanan arızaların önüne geçilmesi ve bölgenin enerji arz güvenliğinin artırılması hedefleniyor.

    SEDAŞ’tan yapılan açıklamada, çalışmalar süresince Sakarya’nın Kocaali ilçesinin geçici olarak Karasu ve Akçakoca üzerinden besleneceği açıklanırken, planlı kesintilere ilişkin bilgilendirmeler SEDAŞ’ın resmi internet sitesinde yayınlandı, kesintiden etkilenecek müşterilere SMS yoluyla bilgilendirme yapıldı. Çalışmaların ilan edilen saatlerden önce tamamlanması halinde, kesinti süresi beklenmeden bölgeye enerji verilebileceği belirtildi.

    SEDAŞ yetkilileri, kesinti süresince abonelerin elektrikle çalışan cihazlarını devreden çıkarmalarını; jeneratör kullanan abonelerin ise güvenlik amacıyla şebeke ayırıcısını açarak gerekli önlemleri almalarını hatırlattı. Planlı kesintilere ilişkin detaylı bilgilere 186 Müşteri Hizmetleri hattı ve www.sedas.com adresi üzerinden ulaşılabileceği ifade edildi.