Kategori: Firmalar

Firmalar

  • ATRAX 2026 ULUSLARARASI KATILIMDA YÜZDE 26 ARTIŞ SAĞLADI

    ATRAX 2026 ULUSLARARASI KATILIMDA YÜZDE 26 ARTIŞ SAĞLADI

    ATRAX 2026 YÜZDE 74 ULUSAL BÜYÜME VE LUNA AWARD MÜJDESİYLE TAMAMLANDI

    ATRAX 2026 ULUSLARARASI KATILIMDA YÜZDE 26 ARTIŞ SAĞLADI

    Eğlence ve tema parklarından spor ve rekreasyon yatırımlarına, kentsel yaşam çözümlerinden deneyim odaklı yenilikçi teknolojilere kadar sektörün en yeni ürün ve uygulamaları, 13. ATRAX – Uluslararası Eğlence, Park, Spor ve Rekreasyon Alanları Fuarı’nda vitrine çıktı. Avrasya’nın en kapsamlı sektörel buluşmalardan biri olan Atrax, bu yıl 17.922 ziyaretçiye ulaşarak geçen yıla göre ulusal düzeyde yüzde 74, uluslararası düzeyde ise yüzde 26 artış kaydetti. 3 gün boyunca İstanbul Fuar Merkezi’nde kapılarını açan ATRAX 2026, 81’den fazla ülkeden profesyonel alıcıyı ve 24’ün üzerinde ülkeden 400’ü aşkın katılımcı firmayı ağırladı. 55 bin metrekarelik alanda 5 salonda gerçekleştirilen fuar; AQUAFUN, OUTDES ve VENDIST gibi tematik bölümleriyle de katılımcılara sektördeki yenilikleri keşfetme fırsatı sundu.

    15–17 Ocak 2026 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde 13. kez düzenlenen ATRAX 2026, “Ciddi Eğlence – Yarının Mutlu Şehirleri İçin Eğlenceyi Ciddiye Alıyoruz” temasıyla gerçekleştirildi.

    ATRAX 2026’da, sektörün en güncel trendlerini ve yenilikçi uygulamalarını aynı çatı altında toplayarak, fuar katılımcılarının geleceğe dair ilham verici bir bakış açısıyla ayrılmasını amaçladıklarını belirten Tureks Uluslararası Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı ve Fuar Organizatörü Nergis Aslan, “ATRAX 2026, “Serious Fun” temasıyla eğlence ve rekreasyon sektörünün şehirlerin geleceğindeki stratejik rolünü güçlü bir şekilde ortaya koydu. Fuar süresince parklar, oyun ve spor alanları, sosyal tesisler ve kentsel eğlence çözümleri; yalnızca boş zaman aktiviteleri olarak değil, yaşam kalitesini yükselten, ekonomik hareketlilik yaratan ve toplumsal etkileşimi güçlendiren temel unsurlar olarak ele alındı.Teknolojiden sürdürülebilirliğe, yenilikçi tasarımlardan akıllı şehir uygulamalarına kadar geniş bir perspektifte sunulan çözümler; sektör profesyonelleri, kamu temsilcileri ve yatırımcıları aynı vizyon etrafında buluşturdu. ATRAX, bu yıl da katılımcı firmalara yalnızca ürünlerini sergileyebilecekleri bir fuar alanı değil; ihracatlarını geliştirebilecekleri, yeni pazarlara açılabilecekleri ve uluslararası iş birliklerini güçlendirebilecekleri kapsamlı bir ticaret ve networking platformu sundu. Kurulan yeni iş bağlantıları, gerçekleştirilen verimli görüşmeler ve paylaşılan vizyoner yaklaşımlar, eğlence sektörünün kentsel dönüşümdeki etkisini bir kez daha kanıtladı. ATRAX olarak, şehirleri daha mutlu, daha sürdürülebilir ve daha yaşanabilir kılacak projelere ilham vermeye; sektörün küresel ölçekte büyümesine katkı sunmaya devam edeceğiz” açıklamasında bulundu.

    Fuarda sektöre önemli bir müjdeyi de paylaşan Aslan, “Sekiz yıl boyunca başarıyla düzenlenen ve bir süredir ara verilen sektörel ödüllerimizi, ATRAX – LUNA AWARD adıyla yeniden hayata geçiriyoruz. Eğlence, rekreasyon ve kamusal alan projeleri alanında sektörün en prestijli organizasyonları arasında yer alan ATRAX Luna Award, bu yıl 9. kez sektör profesyonellerini bir araya getirmeye hazırlanıyor. Eğlence ve rekreasyon alanında mükemmelliği teşvik etmeyi amaçlayan ödüllerimiz; yenilikçi projeleri, sürdürülebilir yaklaşımları ve başarılı uygulamaları görünür kılmayı hedefliyor. ATRAX Luna Award, tesis ve ürün olmak üzere iki ana kategoride verilecek. Tesis ödülleri kapsamında; yılın en iyi eğlence ve atraksiyon tesisi, rekreasyon ve sosyal yaşam alanı, spor ve aktif yaşam tesisi, akuatik deneyim alanı ile peyzaj ve açık alan uygulamaları değerlendirilecek. Ürün ödülleri kategorisinde ise eğlence ve atraksiyon ürünlerinden spor ve aktif yaşam çözümlerine, akuatik sistemlerden peyzaj ve açık alan ürünlerine kadar geniş bir başvuru yelpazesi yer alacak. Online başvurular 1 Mayıs – 15 Ağustos 2026 tarihleri arasında alınacak; jüri değerlendirmesi 20 Ağustos – 5 Eylül 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Jüri karar toplantısının Eylül ayında yapılmasının ardından, ATRAX Luna Award ödülleri Ekim 2026’da düzenlenecek törenle sahiplerini bulacak” dedi.

    ATRAX Hakkında: 15–17 Ocak tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde 13. Kez düzenlenecek olan Uluslararası Eğlence, Park, Spor ve Rekreasyon Alanları Fuarı ATRAX 2026, yüksek yatırım potansiyeliyle küresel eğlence, atraksiyon ve rekreasyon sektörü için uluslararası bir iş platformu olmaya devam ediyor. Kentsel yaşam ve mutluluk odaklı vizyonuyla ATRAX, şehirlerin rekreasyon ihtiyaçlarına yönelik tesislerin yapımı ve sürdürülebilmesine dair tüm ürünleri, hizmetleri ve projeleri bir araya getiriyor. Bu alanlar arasında parklar, oyun alanları, eğlence ve aktivite alanları ile spor sahaları yer alıyor.

  • PALANDÖKEN, “ESNAFA ÖZEL ENERJİ TARİFESİ ŞART”

    PALANDÖKEN, “ESNAFA ÖZEL ENERJİ TARİFESİ ŞART”

    -“ESNAFA ÖZEL TARİFE OLMADAN ENFLASYONLA MÜCADELE ZOR”

    -“GELİŞEN TEKNOLOJİ İLE BİRLİKTE FATURALARIN ARTIŞI KAÇINILMAZ”

    -“ESNAFIMIZIN ENERJİ FATURASI TALEBİNİ BAKANLIK İLE GÖRÜŞTÜK”

    -“ESNAFIMIZ EN YÜKSEK ENERJİ TARİFESİ İLE AYAKTA KALAMAZ”

    ANKARA- Enerji maliyeti çok yüksek olan esnaf ve sanatkârlar için özel bir tarife uygulanması gerektiğini vurgulayan TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, “Elektrik ve doğalgaz faturalarındaki yüksek fatura bedellerini esnaf maliyetlere yansıtmak mecburiyetinde kalıyor. Aslında esnaf için özel bir tarife olması lazım. Çünkü bunun birçoğunu sokağın güvenliğine, aynı şekilde sokağın hareketliliğini gösteren ve önemli bir miktarda da bunun için masraf edip vitrinlerini aydınlatan, buzdolabı çalıştıran, bildiğiniz üzere şarküteri malzemelerini satan yani elektriği kullanan esnafın gerçekten de maliyeti çok yüksek” dedi.

    -“ESNAF BİR İŞ YAPARKEN ÖNCE ELEKTRİK FATURASINI HESAP EDİYOR”

    Enflasyondaki yükselişin önemli bir kaynağının enerji maliyetleri olduğuna dikkati çeken Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, “Bütün cihazlar artık elektrikli. Ekmek üretilirken fırıncı doğalgaz veya elektrik kullanıyor. Dolayısıyla şimdi kilovatsaatlerde 4 bin – 5 bin aralığı artık hepsi yüksek tarifeden ödeme zorunda kalacak. Teknoloji gelişimiyle birlikte bu faturaların altındaki yükseliş devam edecek. Bununla ilgili de özellikle bir proje geliştirilmesinin gerekliliği var. Diğer tarafta iş yeri kiraları, aynı şekilde enflasyondan kaynaklanan diğer girdi maliyetleri vesaireler esnafın bu faturaları ödemedeki zorluğunu ortaya koyuyor. Biz Sayın Enerji Bakanımıza da konuyu anlattık. Bu konuda esnaf için özel bir tarifenin olması lazım. Bilindiği üzere her şey elektrikli, teknoloji geliştikçe her şeyin elektrikle çalıştığı bir döneme neredeyse geldik. Esnaf bir iş yaparken evvela elektrik parasını düşünüyor. Akabinde ısınmak için doğalgaz parasını düşünüyor, üçüncü girdi maliyetlerinin en büyüğü olan kirayı düşünüyor. Dolayısıyla fiyatlardaki istikrarsızlık, enflasyondaki yüksekliğin kaynaklarından en önemlisi de bu faturalardaki yükseliş. Esnaf için özel bir tarife yapılması lazım. Esnafın maliyeti ne kadar düşük olursa caddeler ve sokaklar o kadar güvenlikli olur” diye konuştu.

    -“ESNAF EN YÜKSEK ENERJİ TARİFESİNİ KULLANIYOR”

    Ticarethane statüsündeki esnafın en yüksek enerji tarifesi kullandığının altını çizen Palandöken, “Yine sanayide kullanılan, yani esnaf dükkânlarında, kasaplarda, marketlerde, bakkallarda kullanılan bu elektrik ve doğalgaz tüketiminde de en azından onlar da rahat eder. Konutta ayrı bir tarife, sanayide ayrı bir tarife. Esnaf dükkânları da ticarethane geçtiği için en yüksek tarife. Bununla ilgili bir çalışma yapılmasını ivedilikle bekliyoruz. Yoksa bu faturaların altından esnaf kalkamaz diyorum” ifadelerini kullandı.

  • ASAŞ, AS 9100 Sertifikasıyla Havacılık, Uzay ve Savunma Sanayiinde Küresel Gücünü Artırdı

    ASAŞ, AS 9100 Sertifikasıyla Havacılık, Uzay ve Savunma Sanayiinde Küresel Gücünü Artırdı

    ASAŞ, AS 9100 Sertifikasıyla Havacılık, Uzay ve Savunma Sanayiinde Küresel Gücünü Artırdı

    ASAŞ Alüminyum Profil İş Merkezi, bağımsız dış denetimi başarıyla tamamlayarak AS 9100 Havacılık, Uzay ve Savunma Kalite Yönetim Sistemi sertifikasını almaya hak kazandı. Sertifika, ASAŞ’ın uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü ve tedarikçi konumunu güçlendirdi.

    ASAŞ Alüminyum Profil İş Merkezi, gerçekleştirilen bağımsız dış denetimi başarıyla tamamlayarak, AS 9100 Havacılık, Uzay ve Savunma Kalite Yönetim Sistemi gerekliliklerini eksiksiz şekilde karşıladığını belgeledi ve sertifika almaya hak kazandı.

    Havacılık, uzay ve savunma sanayii için uluslararası ölçekte kabul gören AS 9100 standardı; kalite yönetimi, süreç güvenilirliği, risk yönetimi, ürün güvenliği ve izlenebilirlik gibi kritik kriterleri kapsıyor. ASAŞ’ın bu sertifikayı almaya hak kazanması, Alüminyum Profil İş Merkezi’nin yüksek kalite standartlarında, tutarlı ve güvenilir üretim gerçekleştirdiğini bir kez daha ortaya koyuyor.

    AS 9100 sertifikasıyla birlikte ASAŞ, uluslararası pazarlarda faaliyet gösteren havacılık, uzay ve savunma sanayii firmaları nezdinde onaylı ve güvenilir tedarikçi konumunu güçlendirdi. Sertifika, küresel projelere erişimi kolaylaştırırken; yeni iş birlikleri ve uzun vadeli stratejik ortaklıklar için de önemli bir rekabet avantajı sağlıyor.

    Sertifikasyon süreci boyunca yürütülen çalışmalar kapsamında süreçlerin standardizasyonu, operasyonel verimliliğin artırılması ve müşteri beklentilerinin en üst düzeyde karşılanması hedeflendi. Elde edilen bu başarı, ASAŞ’ın kalite odaklı yaklaşımının ve sürekli iyileştirme anlayışının somut bir göstergesi niteliği taşıyor.

    ASAŞ, önümüzdeki dönemde de uluslararası kalite standartlarını odağına alan yönetim anlayışıyla; havacılık, uzay ve savunma sanayiine yönelik yüksek katma değerli ürün ve çözümler sunarak küresel pazarlardaki etkinliğini artırmayı sürdürecek.

    ASAŞ Hakkında 

    1990 yılında kurulan ASAŞ, bugün Akyazı, Sakarya bölgesinde yer alan son teknoloji ile donatılmış 5 üretim tesisi ve 3.000’den fazla çalışanıyla Türkiye’nin en önemli sanayi kuruluşları arasında yer alıyor. Sektöründe en çok Ar-Ge harcaması yaparak ülke ekonomisine değer katmayı hedefleyen ASAŞ, üretim alanındaki tecrübesini tasarım ve Ür-Ge çalışmalarıyla sürekli geliştirerek sektöre birçok sektör için yenilikçi ürünler sunuyor. ASAŞ, alüminyum profil, kompozit panel, alüminyum yassı mamul, PVC kapı ve pencere sistemleri, alüminyum bayrak ve aydınlatma direkleri, alüminyum kapı, pencere ve giydirme cephe sistemleri, panjur sistemleri, garaj kapıları ve motor kontrol sistemleri alanında zengin bir ürün yelpazesine sahip. Bugün 90’dan fazla ülkeye ihracat yapan ve kuruluşundan bu yana istikrarlı büyümesini sürdüren ASAŞ, Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2024 sıralamasında 64’üncü sırada yer alıyor.

  • Sakarya Üniversitesinden TÜBİTAK 1001 Destekli Oyun Tabanlı Sağlık Eğitimi Projesi

    Sakarya Üniversitesinden TÜBİTAK 1001 Destekli Oyun Tabanlı Sağlık Eğitimi Projesi

    Sakarya Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Kevser İlçioğlu’nun yürütücülüğünü üstlendiği “Gebelikte Hipertansif Bozuklukların Yönetimi: Oyun Temelli Eğitim” başlıklı proje, TÜBİTAK 1001- Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projelerini Destekleme Programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı.

    Proje kapsamında, anne ve bebek ölümlerinin en önemli nedenleri arasında yer alan gebelikte hipertansif bozuklukların yönetimine yönelik olarak hemşirelik ve ebelik öğrencileri için dijital ve etkileşimli bir ciddi oyun (serious game) geliştirilmesi amaçlanıyor. Geliştirilecek oyun, gestasyonel hipertansiyondan HELLP sendromuna kadar uzanan farklı klinik durumları kapsayan, temel, orta ve ileri düzeyde yapılandırılmış 10 sanal hasta senaryosu içerecek şekilde planlandı.

    Unity platformu üzerinde geliştirilecek olan oyunda, öğrencilerin klinik kararlarına bağlı olarak farklı sonuçlara ulaşabilecekleri dallanan etkileşimli senaryo yapısı kullanılacak. Proje kapsamında geliştirilecek olan ve oyunun teknik altyapısında yer alacak Adaptif Senaryo Motoru (Adaptive Scenario Engine, ASE) aracılığıyla öğrencilerin karar süreleri, hata türleri ve izledikleri klinik yollar öğrenme analitiği kapsamında kaydedilecek; bu verilerin hem eğitim hem de araştırma süreçlerinde değerlendirilmesi sağlanacak.

    Disiplinler arası bir yapıya sahip olan projede, Sakarya Üniversitesi ve Bahçeşehir Üniversitesi’nin hemşirelik, ebelik, eğitim bilimleri, yönetim bilişim sistemleri, dijital oyun tasarımı alanlarında ve Bilgisayar Araştırma ve Uygulama Merkezi’nde görev yapan akademisyenler yer alıyor. Projenin oyun tasarımı ve test süreçlerinin bir bölümü, Bahçeşehir Üniversitesi bünyesinde faaliyet gösteren BUG Oyun Laboratuvarı’nın teknik altyapı ve uzmanlık desteği ile yürütülecek.

    Geliştirilecek dijital oyunun, yalnızca lisans düzeyindeki öğrenciler için değil, mezun hemşire ve ebelerin sürekli mesleki gelişim süreçlerinde de kullanılabilecek şekilde tasarlanması planlanıyor. Proje çıktılarının, sağlık alanında dijital eğitim uygulamalarının yaygınlaştırılmasına, klinik karar verme becerilerinin geliştirilmesine ve hasta güvenliğinin artırılmasına katkı sağlaması hedefleniyor.

    Yürütücülüğünü Doç. Dr. Kevser İlçioğlu’nun üstlendiği projenin araştırma ekibinde, Doç. Dr. Yasemin Hamlacı Başkaya, Doç. Dr. Gülden Kaya Uyanık, Doç. Dr. Emrah Aydemir, Doç. Dr. Güven Çatak, Öğr. Gör. Server Zafer Masalcı, Öğr. Gör. Ayla Dikmen, Arş. Gör. Dr. Ahsen Demirhan Kayacık, Osman Tuna ve Uzman Meral Didar Güzelkara yer alıyor. Projenin danışmanlığını ise Sakarya Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Mehmet Sühha Bostancı yürütecek.

  • “Sanatı Yıl Boyunca Destekleyen Bir Yaklaşımı Benimsiyoruz”

    “Sanatı Yıl Boyunca Destekleyen Bir Yaklaşımı Benimsiyoruz”

    Siemens Türkiye, İstanbul Devlet Opera ve Balesi ile

    Anlamlı Bir İş Birliğine İmza Attı

    Siemens Türkiye, kültür ve sanata verdiği desteği yeni iş birliğiyle daha geniş bir çerçeveye taşıyor. Siemens Türkiye, İstanbul Devlet Opera ve Balesi (İDOB) ile hayata geçirdiği iş birliği kapsamında, 2025–2026 ve 2026–2027 sezonlarını kapsayacak şekilde iki sezon boyunca üç önemli eserin prodüksiyon ve teknik bölümlerine destek verecek.

    Siemens Türkiye, İstanbul Devlet Opera ve Balesi (İDOB) ile 2025–2026 ve 2026–2027 sezonlarını kapsayan yeni bir iş birliği başlattı. Bu iş birliği çerçevesinde Siemens Türkiye; Pinokyo.exe, Lucia di Lammermoor ve Sihirli Flüt eserlerinin teknolojik ihtiyaçları konusunda destek verecek.

    Bu kapsamda Siemens Türkiye, opera sanatına yönelik desteğinin kapsamını genişleterek yıl geneline yayılan sürdürülebilir bir iş birliği modeline dönüştürüyor. İki sezonu kapsayan iş birliğinin ilk eseri olan Pinokyo.exe, 23 Ocak’taki prömiyerinin ardından 26 Ocak, 3 Şubat ve 6 Şubat tarihlerinde yeniden sahnelenecek. Proje kapsamında yer alan Lucia di Lammermoor Mayıs ayında, Sihirli Flüt ise Kasım ayında izleyiciyle buluşacak.

    “Sanatı Yıl Boyunca Destekleyen Bir Yaklaşımı Benimsiyoruz”

    Siemens Türkiye İletişim ve Kamu İlişkileri Direktörü Özlem Özkaya, iş birliğine ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Siemens Türkiye olarak, sadece teknoloji ve inovasyon alanında değil, aynı zamanda sanat ve kültür alanında da önemli projelere imza atarak topluma katkıda bulunuyoruz. 1998 yılından beri sürdürdüğümüz Siemens Türkiye Opera Yarışması, Türkiye’nin genç yeteneklerine ışık tutarak, opera sanatının ülkemizde gelişimine büyük katkı sağlıyor. Yarışmamız, Siemens’in kurumsal sosyal sorumluluk projeleri kapsamında, kültürel ve sanatsal gelişimi destekleme misyonunun bir parçası olarak öne çıkıyor. İstanbul Devlet Opera ve Balesi (İDOB) ile hayata geçirdiğimiz iş birliği ile sanata yönelik desteğimizi opera yarışmamızın ötesine taşıyarak desteğimizin kapsamını daha da genişletiyoruz. İstanbul Devlet Opera ve Balesi ile hayata geçirdiğimiz bu iş birliğiyle, Türkiye’de opera alanının en önemli kurumlarından biriyle uzun vadeli ve sürdürülebilir bir destek modeli kuruyoruz. Bu iş birliği, kültür sanat yaklaşımımızı daha bütüncül bir yapıya taşırken; teknik unsurların sahne sanatının yaratıcı dünyasıyla buluşmasına da olanak sağlıyor. Siemens Türkiye olarak, teknolojinin sanatsal üretimi güçlendiren bir araç olduğuna inanıyor ve bu anlayışla sanat camiasına değer katmayı önemsiyoruz.”

    İstanbul Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürü Caner Akgün ise Siemens Türkiye ile hayata geçirdikleri iş birliğine yönelik olarak şunları söyledi: “Opera ve bale sanat dallarının sürekliliği ve nitelik olarak yüksek seviyelere ulaşması, bu alana ciddiyetle yaklaşan iş birlikleriyle mümkün oluyor. Siemens Türkiye ile gerçekleştirdiğimiz bu çalışma, sanatın desteklenmesi ve daha geniş kitlelere ulaşması açısından son derece kıymetli. Kültür sanat alanına verilen bu desteğin, önümüzdeki dönemde de kalıcı ve anlamlı sonuçlar doğuracağına inanıyoruz.”

  • Mühendislik Fakültesinden TÜBİTAK-1001 Projesi

    Mühendislik Fakültesinden TÜBİTAK-1001 Projesi

    Sakarya Üniversitesi Mühendislik Fakültesinden Dr. Öğr. Üyesi Deniz Gültekin’in yürütücülüğünde hazırlanan proje, TÜBİTAK-1001 Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projelerini Destekleme Programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı.

    Sakarya Üniversitesi Metalurji ve Malzeme Mühendisliği bölümünden Dr. Öğr. Üyesi Deniz Gültekin’in yürütücülüğündeki “Fonksiyonelleştirilmiş Sn@Ti3C2Tx Hibrit Takviyeli Ni, Ni-W ve Ni-Co Kompozit Kaplamaların Elektrodepozisyon ile Üretimi; Mikroyapısal, Mekanik, Tribolojik ve Korozyon Özelliklerinin Geliştirilmesi” başlıklı proje; MXene tabanlı ileri hibrit takviyeler ile Ni esaslı kompozit kaplamalarda yeni bir performans seviyesi hedefliyor.

    Proje kapsamında geliştirilecek kaplamaların mikroyapısı ve bütünlüğü optimize edilirken; sertlik, aşınma direnci, sürtünme davranışı ve korozyon dayanımı gibi kritik performans göstergelerinde anlamlı iyileşmeler elde edilmesi amaçlanıyor. Elde edilecek çıktılar, yüksek dayanım ve uzun ömür gerektiren mühendislik uygulamaları için güçlü bir teknoloji altyapısı sunacak nitelikte olacak.

    Çalışma; farklı uzmanlık alanlarını bir araya getiren güçlü bir ekip yapısıyla yürütülecek olup proje ekibinde Prof. Dr. Hatem Akbulut, Doç. Dr. Mehmet Uysal, Yüksek Fizikçi Fuat Kayış, Dr. Öğr. Üyesi Tuğba Tunç Parlak, Dr. Zeynep Küçükakça Meral ve Dr. Erhan Duru yer alıyor.

    Proje sürecinde ayrıca doktora, yüksek lisans ve lisans bursiyerlerinin desteklenmesi planlanıyor.

  • TÜGİS Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Kaan Sidar: “65 Yıllık Birikimle Temsil Gücümüzü Büyütüyoruz”

    TÜGİS 65. Yılında 121 Üyeye Ulaştı

    TÜGİS Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Kaan Sidar:
    “65 Yıllık Birikimle Temsil Gücümüzü Büyütüyoruz”

    Türkiye’nin ilk işveren sendikalarından TÜGİS’in (Türkiye Gıda Sanayii İşverenleri Sendikası) kuruluş yıl dönümünde açıklama yapan TÜGİS Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Kaan Sidar, “121 üyeye ulaşan temsil gücümüz ve 65 yıllık birikimimizle ülkemizin en etkili işveren sendikaları arasındayız. Gıda sanayisinin gelişimini sosyal diyalog ve ortak akılla destekliyoruz” dedi. Yeni nesil aktif işveren sendikacılığı vizyonuyla ‘hem masada hem sahada’ faaliyet gösterdiklerini kaydeden Sidar, TÜGİS’in üyelerine toplu iş sözleşmesi hazırlığından mevzuat takibine, eğitimden hukuki ve teknik danışmanlığa uzanan kapsamlı destekler sunduğunu ifade etti.

    Temelleri 24 Ocak 1961’de atılan TÜGİS (Türkiye Gıda Sanayii İşverenleri Sendikası), kuruluşunun 65. yılında gıda sektörünün paydaşlarını aynı çatı altında buluşturmaya devam ediyor. Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu’nun (TİSK) kurucu üyeleri arasında yer alan TÜGİS; yeni nesil aktif işveren sendikacılığının en güçlü temsilcisi olarak gıda güvenliği, sürdürülebilir üretim, inovasyon ve verimlilik konularında sektöründe öncü birçok çalışmaya imza attı.

    TÜGİS’in etki alanı büyüdü

    Kuruluş yıl dönümü kapsamında açıklamalarda bulunan TÜGİS Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Kaan Sidar, TÜGİS’in üyelerinin toplu iş sözleşmesi süreçlerine destek vermekten mevzuat takibine, eğitimden hukuki ve teknik danışmanlığa uzanan kapsamlı destekler sunduğunu söyledi. Gıda endüstrisi içerisinde güvenlik, etkinlik, girişimcilik, yenilikçilik ve insani değerlere saygı gibi birçok değeri destekleyici bir yapıda olduklarının altını çizen Sidar, “121 üyeye ulaşan temsil gücümüz ve 65 yıllık birikimimizle ülkemizin en etkili işveren sendikaları arasındayız. Gıda sanayisinin gelişimini sosyal diyalog ve ortak akılla destekliyoruz. Bu yıl da gıda sanayimizin geleceğinin şekillenmesine paydaşlarımızla birlikte katkı sağlamayı sürdüreceğiz” dedi.

    “Türkiye’nin gıdada bölgesel çekim merkezi olma fırsatı var”

    Gıda sanayisinin küresel rekabetin ve yeni regülasyonların hızlandığı bir dönemden geçtiğini belirten Sidar, “Daha düşük kaynak kullanımıyla daha yüksek verim, daha sağlam tedarik zincirleri, daha güçlü izlenebilirlik ve daha etkin risk yönetimi başlıkları günümüzde öne çıkıyor. Bu dönüşüm, teknoloji ve mevzuatın aynı anda ilerlediği bir alan haline geldi” ifadelerini kullandı.

    Türkiye’nin önünde, üretim kabiliyeti ve coğrafi avantajıyla bölgesel bir çekim merkezi olma fırsatı olduğuna da dikkat çeken Kaan Sidar, kamu, sanayi ve akademinin birlikte hareket ettiği bir yaklaşımın kritik önem taşıdığını belirtti. Sidar, “Bu noktada TÜGİS olarak önemli bir rol üstleniyoruz. Yeni nesil aktif işveren sendikacılığı vizyonuyla ‘hem masada hem sahada’ faaliyet gösteriyor, düzenlediğimiz gıda zirveleri ve çalışma barışına katkı sağladığımız projelerle çözüm kültürünü güçlendiriyoruz” şeklinde konuştu.

    “Bilgi kirliliğinin önüne geçmekte kararlıyız”

    Kaan Sidar, gıda okuryazarlığının teşvik edilmesinin sektöre duyulan güven açısından büyük önem taşıdığını da vurguladı. TÜGİS’in bu alanda etkin rol üstlendiğini dile getiren Sidar, “Kamuoyunda zaman zaman karşılaştığımız bilgi kirliliğinin önüne kararlılıkla geçmek ve doğru bilgiyi yaygınlaştırmak önceliklerimiz arasında yer alıyor. Bu kapsamda, TÜGİS Bilim Kurulu’nun katkılarıyla hazırladığımız bilgilendirici içeriklerle, tüketicilerin gıda konusunda bilimsel temelli, güvenilir ve anlaşılır bilgiye erişimini destekliyoruz” dedi.

    Gıda sanayisi TÜGİS çatısı altında buluşuyor

    TÜGİS üyeleri gıdanın tüm ürün gruplarını içinde barındıran bir üretim yelpazesinde faaliyet gösteriyor. TÜGİS’in üyeleri arasında un, ekmek, unlu mamuller, et, tavuk, balık, makarna ve irmik, bakliyat, tahıl bazlı ürünler, süt ve süt ürünleri, nişasta, bitkisel yağlar, şekerleme ve çikolata üreticileri öne çıkıyor.

    Katma değeri yüksek üretimde ise bisküvi ve atıştırmalıklar, salça, konserve ve soslar, dondurulmuş gıdalar, kahve ve içecekler gibi ürün gruplarında üretim gerçekleştiren seçkin üreticiler, TÜGİS üyeleri arasında yer alıyor.

    TÜGİS hakkında:

    Ülkemizin ilk işveren sendikalarından TÜGİS, aynı zamanda Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu’nun (TİSK) kurucu üyesidir. Üyeleri arasında ülkemizin önde gelen gıda üreticilerinin yer aldığı TÜGİS, yarım asrı aşkın süredir Türk gıda sanayiinin gelişmesi ve uluslararası pazarlardaki rekabet gücünün artırılması adına öncü çalışmalara imza atmaktadır. TÜGİS, faaliyetlerine başladığı 1961 yılından bu yana sosyal diyaloğa, çalışma barışına ve gıda sanayiinin gelişimine kesintisiz katkıda bulunan yenilikçi bir sivil toplum örgütüdür.

  • 2025 ihracatının yıldızları ödüllerine kavuştu

    Ege ihracatının yıldızlarının gurur gecesi

    2025 ihracatının yıldızları ödüllerine kavuştu

    2025 yılında yaptıkları ihracatla Türkiye’ye 18,5 milyar dolar ihracat kazandıran Egeli ihracatçılarda ödül zamanı.

    Ege İhracatçı Birlikleri, düzenlediği “İhracatın Yıldızları Ödül Töreni”nde 17 kategoride 51 ödül verdi.

    Türkiye ekonomisi 2025 yılında çok katmanlı bir sınavdan geçti

    Ödül töreninde konuşan Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, “2025 yılı dünya ekonomisi açısından “ılımlı ama kırılgan büyüme” ile yüksek jeopolitik ve finansal risklerin birlikte seyrettiği bir yıl oldu. Bu küresel ortamda Türkiye ekonomisi de 2025 yılında çok katmanlı bir sınavdan geçti. Euro bölgesine ihracat yapan sektörler kısmen avantaj sağlarken, dolar bazlı ihracat yapan sektörler daha fazla zorlandı. Finansman maliyetlerinin yüksek seyri, özel sektörün döviz cinsi borçlanmasını artırmış; bu durum olası kur şoklarında ciddi kırılganlık yaratmaktadır.” dedi.

    Parite etkisi olmasaydı, EİB ihracatı 2024’e göre daha düşük olacaktı

    Özellikle tekstil ve hazır giyim gibi emek yoğun sektörlerde istihdam kayıplarının yaşandığını anlatan Başkan Eskinazi sözlerine şöyle devam etti:

    “Bazı firmalar üretimlerini maliyet avantajı olan ülkelere taşımaya devam etmiştir. Ege İhracatçı Birlikleri olarak 2025 yılı ihracatımız 18,5 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir. EİB’nin 2025 yılı toplam ihracatı 2024 yılına göre %1 oranında artmasına karşın, bunu parite etkisinden arındırdığımızda aslında ihracatımız 2025 yılında 2024 yılına göre %1,7 oranında azalmıştır. Parite etkisi olmasaydı, muhtemelen EİB ihracatı 2024’e göre daha düşük olacaktı.”

    Ege Bölgesi, 2025’te Türkiye’nin ihracat artışından payına düşeni alamadı

    Başkan Eskinazi, “Ticaret Bakanlığı 2025 yılına ait faaliyet illerine göre ihracat istatistiklerine göre Ege Bölgesi, 2025 yılında Türkiye’ye 43,7 milyar dolar kazandırırken Türkiye’nin ihracat artışından payına düşeni alamadı. Türkiye’nin ihracatı 2025 yılında yüzde 4,5’luk artışla 261,7 milyar dolardan 273,4 milyar dolara çıkarken, Ege Bölgesi’nin ihracat artış hızı yüzde 0,6’da kaldı. İzmir, 2025 yılında 23 milyar 614 milyon dolarlık ihracatla Türkiye genelinde en çok ihracat yapan üçüncü şehir oldu. Ege Bölgesinde ikinci sırada Manisa 2025 yılında ihracatta yüzde 3,5 azalış yaşasa da 7,4 milyar dolar dövizi Türkiye’ye kazandırdı. Üçüncü sıradaki Denizli’nin ihracatı yüzde 6,4’lük artışla 4,5 milyar dolara ulaştı.” diye konuştu.

    Bu ihracat hangi maliyetle, hangi kârlılıkla ve ne kadar sürdürülebilir şekilde yapılmıştır?

    Jak Eskinazi, “2025 yılındaki ihracatımızda 8 binden fazla firmamızın emeği var. İlk 100 firmamız toplam ihracatın yüzde 59’unu yaptılar. Bugün 17 kategoride 51 ödül takdim edeceğiz. İhracatımızın yüzde 38’ini yapan ödül alacak firmalarımızın 7 milyar dolar ihracatı var. Bütün firmalarımızın her birine ayrı ayrı teşekkür ediyoruz. Ancak şunu açıkça ifade etmek isterim: Toplam ihracat rakamı, sahadaki gerçekliği tek başına anlatmaya yetmemektedir. Asıl sorulması gereken soru şudur: Bu ihracat hangi maliyetle, hangi kârlılıkla ve ne kadar sürdürülebilir şekilde yapılmıştır?”

    Öngörülebilirliğin olmadığı yerde uzun vadeli plan yapılmaz, yatırım ertelenir, risk alınmaz

    Birçok sektör için 2025 yılının bir büyüme yılı değil; ayakta kalma ve direnme yılı olduğunu anlatan Başkan Eskinazi şu değerlendirmelerde bulundu:

    “Enflasyonu düşürme programının en büyük yan etkisi, emek yoğun ihracat sektörlerinde karlılık ve özsermaye erimesi olmuştur. 2026 yılına girerken en büyük sorunumuz öngörülebilirliğin zayıflamasıdır. Öngörülebilirliğin olmadığı yerde uzun vadeli plan yapılmaz, yatırım ertelenir, risk alınmaz. Biz inanıyoruz ki; üretimi merkeze alan, uzun vadeyi ödüllendiren ve sanayiyi güçlendiren bir yaklaşım mümkündür ve artık zorunludur.”

    2026 yılı beklentileri

    Başkan Eskinazi 2026 yılı için beklentilerini şöyle özetledi; “Para politikasında sıkı duruşun süreceğini, Türk Lirası’nın reel değerinin korunacağını, Enflasyonla mücadelede değerli TL politikasının devam edeceğini, Euro/Dolar paritesinde Euro lehine hareketin sürebileceğini, Kredi kanallarında belirgin bir rahatlama beklemediğimizi, Emek yoğun sektörlerde sıkıntıların devam edeceğini öngörüyoruz.” dedi.

    İhracatçılarımız bugüne kadar büyük fedakârlıklar yaptı

    2026’nın, birçok sektör için dayanıklılığın sınandığı bir yıl olmaya devam edeceğini söyleyen Eskinazi, “İhracatçılarımız bugüne kadar büyük fedakârlıklar yaptı. Ancak bu fedakârlığın sürdürülebilir politikalarla desteklenmesi artık zorunludur. 2026 yılının; Üretenin ödüllendirildiği, Yatırım yapanın cesaretlendirildiği, Beklemenin değil harekete geçmenin yılı olmasını diliyorum.” diyerek sözlerini noktaladı.

    TİM Başkanı Mustafa Gültepe, “İhracatımız için 2024 zor bir yıldı. 2025 daha da zor bir yıl oldu. Tüm güçlüklere rağmen geçen yıl ihracatımızı yüzde 4,5 artırarak 273,4 milyar dolara çıkardık. Böylece yıllık ihracatta en yüksek değere ulaştık. Aralıkta da 26,4 milyar dolarla bugüne kadarki en yüksek aylık ihracat performansımızı gerçekleştirdik. 2025’te değer olarak 11,6 milyar dolarlık bir ihracat artışı gerçekleştirdik. Bu farkın 7,7 milyar dolarlık kısmı otomotiv, savunma sanayi ve mücevher sektörlerindeki sadece beş firmanın ihracatından geldi.” dedi.

    Parite ve beş firmanın katkısı olmasaydı 2025’i ekside tamamlayabilirdik

    2025 yılındaki ihracatta 5,4 milyar dolarlık parite kaynaklı artıya dikkat çeken Gültepe, “Parite ve beş firmanın katkısı olmasaydı 2025’i ekside tamamlayabilirdik. Net ihracat dört çeyrektir, büyümeyi aşağı çekiyor. Çünkü maliyetlerle kur arasındaki denge bozuldu. Ocak 2022’den Ocak 2026’ya dört yılda; Asgari ücret yüzde 560, Enflasyon yüzde 367, Dolar kuru yüzde 217, Euro kuru ise yüzde 228 arttı. Mevcut koşullarda kuru rekabetçi seviyeye çıkaracak bir ortam görünmüyor. Dolayısıyla rekabetçiliğimizi kazandıracak farklı destek mekanizmalarını devreye almak durumundayız.” diye konuştu.

    Taleplerimizin hasar daha fazla büyümeden karşılık bulacağını umuyoruz 

    Başkan Gültepe, emek yoğun sektörlerde rekabetçiliğin yeniden kazanılabilmesi için yapılması gerekenlere değindi.

    “İstihdam desteğinin 6 bin liraya, asgari ücret desteğinin 2 bin 500 liraya çıkarılması; döviz dönüşüm desteğinin daha etkin ve verimli bir şekilde uygulanacak düzenlemelerin yapılması; ihracatçımızın uzun vadeli ve düşük faizli finansmana erişimini sağlayacak politikaların devreye alınması gerekiyor. Dört başlık altında topladığımız ve Cumhurbaşkanımıza da arz ettiğimiz taleplerimizin hasar daha fazla büyümeden karşılık bulacağını umuyoruz. Bizim temel sorunumuz yüksek üretim maliyetleri… Son 2-3 yıldır, dünyaya sadece ürün satmıyoruz. Ürünün yanında enflasyonumuzu da ihraç etmeye çalışıyoruz.”

    Bu şartlar altında küresel arenada rekabet edemeyiz

    Mustafa Gültepe, “Dünya ticaret savaşlarını konuşuyor. Ülkeler birbirlerine gümrük duvarları örüyor, ek vergiler getiriyor. Bize ek vergi koymalarına gerek kalmıyor. Çünkü hiç vergi ödemesek bile gittiğimiz pazarlarda rakiplerimize göre yine pahalı kalabiliyoruz. Bu şartlar altında küresel arenada rekabet edemeyiz. Ancak en zor dönemlerde bile fırsatların olabileceğini biliyoruz. Geçen yıl EİB çatısı altında 6 bin 800’ü aşkın firmamız ihracat yaptı. İhracat ekosistemimize değer katan tüm firmalarımıza teşekkür ediyorum.” diyerek sözlerini noktaladı.

    2026 yılında toplamda 45 milyar TL’yi ihracatçılarımıza sunacağız

    Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürü Mehmet Ali Kılıçkaya, “2025 yılında, Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonu (DFİF) kapsamında 25,5 milyar TL’si mal, 7,3 milyar TL’si hizmet ihracatına yönelik olmak üzere yaklaşık 33 milyar TL’lik bir destek sağladık. 2026 yılında da 32,8 milyar TL’si mal, 12,2 milyar TL’si hizmet olmak üzere, toplamda 45 milyar TL’yi ihracatçılarımızın istifadelerine sunmayı planlıyoruz. İzmir ilimizin değerli ihracatçıları örnek bir tablo ortaya koymuşlardır. İzmir ilimizde de 2026 yılı içerisinde EİB ile İzmir Ekonomi Üniversitesi iş birliğiyle İhracat Akademisi İhracat Uzmanlığı Eğitim Programı gerçekleştirilmesine yönelik çalışmalarımıza devam ediyoruz.” dedi.

    En fazla ihracat gerçekleştiren 3. İl İzmir 

    Kılıçkaya, “Ülkemiz ihracatında da her zaman ilk sıralarda yer alan İzmir, 2025 yılında 23,6 milyar dolar1 (2024: 23,8 milyar dolar) ile en fazla ihracat gerçekleştiren 3. il olmuştur. İzmir’in ihracatçı sayısı 2025 yılında 15 bine yaklaşmıştır. İzmir’den ulaşılan ülke sayısı 200’ü, ürün sayısı ise 7.400’ü aşmıştır. Her adımda, küresel arenada daha güçlü bir Türkiye hedefiyle yürüyen İzmirli ihracatçılarımıza sağlanan devlet yardımları, bu hedefin somut bir göstergesi olarak sürekli artmaktadır. Nitekim, 2024 yılında İzmir ilimize verilen yaklaşık 1,2 milyar TL tutarındaki devlet yardımları, 2025 yılına gelindiğinde 2 milyar TL’ye ulaşmıştır.” diye konuştu.

    EGE İHRACATÇI BİRLİKLERİ ÜYELERİ ARASINDA EN ÇOK İHRACAT YAPAN FİRMALAR İLK ÜÇ FİRMA;

    Birincilik ödülü PETKİM PETROKİMYA HOLDİNG ANONİM ŞİRKETİ,

    İkincilik ödülü KILIÇ DENİZ ÜRÜNLERİ ÜRETİMİ İHRACAT İTHALAT VE TİCARET ANONİM ŞİRKETi

    Üçüncülük ödülü PERGAMON STATUS DIŞ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ

     

    Ege Demir ve Demir Dışı Metaller İhr. Bir.
    SIRALAMA İHRACATÇI FİRMA 
    Üçüncü  İsminin Açıklanmasını İstemeyen Firma
    İkinci İZMİR DEMİR ÇELİK SANAYİ ANONİM ŞİRKETİ
    Birinci BAŞAK METAL TİC.VE SAN.A.Ş.
    Ege Deri ve Mamulleri İhracatçıları Birlikleri
    SIRALAMA İMALATÇI FİRMA 
    Üçüncü  NARİNBEBE AYAKKABI VE TEKSTİL SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ
    İkinci MARC CHANTAL DERİ VE TEKSTİL ÜRÜNLERİ SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ
    Birinci LİDER DERİ ÜRÜNLERİ SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ
    Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birlikleri
    SIRALAMA İMALATÇI FİRMA 
    Üçüncü  ROTEKS TEKSTİL İHRACAT SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ
    İkinci SUN TEKSTİL SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ
    Birinci ÜNİTEKS TEKSTİL GIDA SANAYİ DIŞ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ
    Ege Hububat,Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birlikleri
    SIRALAMA İMALATÇI FİRMA 
    Üçüncü  İsminin açıklanmasını istemiyor
    İkinci YONCA GIDA SANAYİ İŞLETMELERİ İÇ VE DIŞ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ
    Birinci ABALIOĞLU YAĞ SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ
    Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birlikleri
    SIRALAMA İMALATÇI FİRMA 
    Üçüncü  OSMAN AKÇA TARIM ÜRÜNLERİ İTHALAT İHRACAT SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ
    İkinci IŞIK TARIM ÜRÜNLERİ SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ
    Birinci ÖZGÜR TARIM ÜRÜNLERİ SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ
    Ege Maden İhracatçıları Birlikleri
    SIRALAMA İMALATÇI FİRMA 
    Üçüncü  CTC ENERJİ MADENCİLİK SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ
    İkinci KALTUN MADENCİLİK SANAYİ NAKLİYE VE AKARYAKIT TİCARET ANONİM ŞİRKETİ
    Birinci TÜPRAG METAL MADENCİLİK SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ
    Ege Mobilya, Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birlikleri
    SIRALAMA İMALATÇI FİRMA 
    Üçüncü  MM GRAPHIA İZMİR KARTON SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ
    İkinci EUROPAP TEZOL KAĞIT SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ
    Birinci TETRA PAK PAKETLEME SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ
    Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birlikleri
    SIRALAMA İMALATÇI FİRMA 
    Üçüncü  NOORDZEE SU ÜRÜNLERİ İHRACATI SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ
    İkinci GÜMÜŞDOĞA SU ÜRÜNLERİ ÜRETİM İHRACAT VE İTHALAT ANONİM ŞİRKETİ
    Birinci KILIÇ DENİZ ÜRÜNLERİ ÜRETİMİ İHRACAT İTHALAT VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ
    Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birlikleri
    SIRALAMA İMALATÇI FİRMA 
    Üçüncü  BALTA FLOORCOVE RING YER DÖŞM. SAN. VE DIŞ TİC. AŞ
    İkinci EKOTEN TEKSTİL SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ
    Birinci UÇAK TEKSTİL TURİZM İTHALAT İHRACAT SANAYİ VE TİCARET  ANONİM ŞİRKETİ
    Ege Tütün İhracatçıları Birlikleri
    SIRALAMA İMALATÇI FİRMA 
    Üçüncü  PHILIP MORRIS TÜTÜN MAMULLERİ SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ
    İkinci İsminin açıklanmasını istemiyor
    Birinci JTI TÜTÜN ÜRÜNLERİ SANAYİ ANONİM ŞİRKETİ
    Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birlikleri
    SIRALAMA İMALATÇI FİRMA 
    Üçüncü  YONCA GIDA SANAYİ İŞLETMELERİ İÇ VE DIŞ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ
    İkinci İsminin açıklanmasını istemiyor
    Birinci UÇAK KARDEŞLER GIDA ANONİM ŞİRKETİ
    Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birlikleri
    SIRALAMA İMALATÇI FİRMA 
    Üçüncü  KOZAKLI TARIM ÜRÜNLERİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ
    İkinci KOZMOPOLİTAN GIDA SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ
    Birinci VERDE YAĞ BESİN MADDELERİ SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ
    Elektrik/Elektronik
    SIRALAMA İMALATÇI FİRMA 
    Üçüncü  UĞUR SOĞUTMA MAKİNALARI SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
    İkinci SCHNEIDER ELEKTRİK SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
    Birinci ELTAŞ TRANSFORMATÖR SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
    İklimlendirme
    SIRALAMA İMALATÇI FİRMA 
    Üçüncü  PEKSA PROFİL SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
    İkinci UĞUR SOĞUTMA MAKİNALARI SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
    Birinci İsminin açıklanmasını istemiyor
    Kimya
    SIRALAMA İMALATÇI FİRMA 
    Üçüncü  POLİBAK PLASTİK FİLM SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
    İkinci AKDENİZ CHEMSON KİMYASAL ÜRÜNLER PAZARLAMA İÇ VE DIŞ TİCARET A.Ş.
    Birinci PETKİM PETROKİMYA HOLDİNG A.Ş.
    Otomotiv
    SIRALAMA İMALATÇI FİRMA 
    Üçüncü  KRONE TİCARİ ARAÇLAR SANAYİ VE TİCARET A.Ş
    İkinci JANTSA JANT SANAYİ VE TİCARET A.Ş.
    Birinci CMS JANT VE MAKİNA SANAYİİ A.Ş.
  • Aras Kargo Bilgi Teknolojileri Başkan Yardımcılığı görevine Kürşat Alp Yiğit’i atadı

    Aras Kargo Bilgi Teknolojileri Başkan Yardımcılığı görevine Kürşat Alp Yiğit’i atadı

    Aras Kargo’da Üst Düzey Atama:
    Bilgi Teknolojileri Başkan Yardımcılığı Görevine Yeni İsim

    Aras Kargo, teknoloji yapılanmasını güçlendirmek ve dijital dönüşüm yolculuğunu hızlandırmak amacıyla Bilgi Teknolojileri Başkan Yardımcılığı görevine Kürşat Alp Yiğit’i atadı. Yiğit, şirketin altyapı yönetimi, bilgi güvenliği ve inovasyon süreçlerine liderlik edecek.

    Türkiye’nin öncü ve yenilikçi kargo şirketi Aras Kargo, teknoloji yapılanmasını güçlendirme hedefi doğrultusunda stratejik bir atamayı hayata geçirerek Bilgi Teknolojileri Başkan Yardımcısı görevine Kürşat Alp Yiğit’ i atadı. Yiğit, Aras Kargo’nun teknoloji stratejisinin geliştirilmesi, altyapı yönetiminin güçlendirilmesi, bilgi güvenliği politikalarının uygulanması ve inovasyon odaklı çalışmaların hızlandırılmasından sorumlu olacak. Bu atama ile birlikte Aras Kargo’nun dijital dönüşüm yol haritasının ivmelendirilmesi, veri ve yapay zekâ temelli iş modellerinin desteklenmesi ve teknoloji organizasyonunun çevik, verimli ve sürdürülebilir bir yapı doğrultusunda yeniden konumlandırılması hedefleniyor.

    Yeni görevine ilişkin görüşlerini paylaşan Aras Kargo Bilgi Teknolojileri Başkan Yardımcısı Kürşat Alp Yiğit, şu açıklamada bulundu: “Aras Kargo’nun güçlü operasyonel birikimini, çevik çalışma kültürüne sahip ve alanında yetkin ekibimizle birlikte teknoloji odağında geliştirmek benim için heyecan verici bir sorumluluk. Amacımız, veri ve yapay zekâ temelli çözümlerle iş süreçlerimizi daha akıllı, daha hızlı ve daha güvenli hale getirmek. Altyapı, uygulama ekosistemi, bilgi güvenliği ve inovasyon dahil bütün alanlarda sürdürülebilir ve ölçeklenebilir bir yapı oluşturmayı hedefliyoruz. Bu yolculukta, güçlü bir ekip ruhuyla verimli ve nitelikli çalışmalar gerçekleştireceğimize inanıyorum. ”


    Kürşat Alp Yiğit Hakkında

    Yıldız Teknik Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği bölümünden mezun olan Kürşat Alp Yiğit, kariyerine yazılım geliştirme ve veri yönetimi alanında başladı. İş Yatırım ve Abdi İbrahim’de yazılım geliştirme, veri yönetimi, iş zekâsı ve uygulama geliştirme süreçlerinde farklı sorumluluklar üstlenen Yiğit, daha sonra Vialand’da IT Müdürü olarak altyapı, uygulamalar, güvenlik ve operasyon yönetiminden sorumlu oldu. Yıldız Holding ve Pladis Global’de küresel ölçekte dijital dönüşüm, proje yönetimi, veri yönetimi, IT yönetişim süreçleri ve inovasyon odaklı programlara liderlik eden Yiğit; teknoloji yönetişimi, risk, bütçe, proje ve kalite süreçlerinin yönetimi gibi fonksiyonlarda da görev aldı. Arçelik Global’de teknoloji yönetişimi, risk, bütçe, proje ve kalite süreçlerini yönettikten sonra Penti’de CTO ve İcra Kurulu Üyesi olarak şirketin uçtan uca dijital dönüşümüne ve teknoloji stratejisinin şekillenmesine liderlik etti.

    Aras Kargo Hakkında:

    Türkiye’nin öncü ve yenilikçi kargo şirketi Aras Kargo; 14 bölge müdürlüğü, 28 transfer merkezi, 5.800’ ü aşkın teslimat noktası ve 16 bin kişilik istihdam gücü ile her gün 1 milyonun üzerinde kapıyı çalıyor. İştiraki olduğu Avusturya Postanesi çatısı altında sürdürülebilirliği kurumsal stratejisinin ve çalışma disiplininin merkezine alan Aras Kargo; taşımacılık alanındaki 45 yılı aşkın tecrübesiyle teknolojiye ve verimliliğe yatırım yaparak yeni nesil çözümler üretmeye devam ediyor.

  • Mehmet Demir sahaya indi; Pazaryeri esnafıyla birebir temas kurdu

    Mehmet Demir sahaya indi; Pazaryeri esnafıyla birebir temas kurdu

    Mehmet Demir sahaya indi; Pazaryeri esnafıyla birebir temas kurdu

    Sakarya Sebzeciler ve Meyveciler Esnaf Odası Başkanlığına adaylığını açıklayan Sakarya Katlıpazaryeri Alışveriş Merkezi Kalkındırma ve Dayanışma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı ve Demir Grup Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Demir, adaylık sürecinin hemen ardından sahaya inerek pazaryeri esnafıyla bir araya geldi. Demir, başta Katlı Pazaryeri olmak üzere Sakarya genelindeki pazaryerlerini gezerek esnafa hayırlı işler diledi, sorun ve talepleri yerinde dinledi.

    Katlı pazaryerinde esnafla birebir temas

    Adaylık açıklamasının ardından çalışmalarına hız veren Mehmet Demir, Katlı Pazaryeri’nde tezgâh açan pazarcı esnafını tek tek ziyaret etti. Esnafla samimi sohbetler gerçekleştiren Demir, pazarcıların yaşadığı günlük sorunları ve beklentilerini not aldı. Ziyaret sırasında pazarcı esnafının yoğun ilgisiyle karşılaşan Demir, pazaryerlerinin yalnızca ticaret alanı değil, aynı zamanda güçlü bir sosyal yapı olduğunu vurguladı.

    Ozanlar Perşembe Pazarı’nda esnaf ziyaretleri

    Mehmet Demir, saha çalışmaları kapsamında Sakarya Ozanlar Perşembe Pazarını da ziyaret etti. Burada tezgâh başında çalışan esnafla görüşen Demir, hayırlı kazançlar dileyerek pazarcıların taleplerini dinledi. Ozanlar Perşembe Pazarı’nda yapılan ziyaretlerde; yer tahsisleri, altyapı sorunları, pazaryeri düzenlemeleri ve mesleki beklentiler gündeme geldi.

    “Sorunları masada değil, yerinde dinliyoruz”

    Ziyaretler sırasında kısa değerlendirmelerde bulunan Mehmet Demir, pazarcı esnafının sorunlarını sahada dinlemenin önemine dikkat çekerek şu mesajı verdi; “Biz bu camianın içinden geliyoruz. Sorunları uzaktan değil, tezgâh başında dinliyoruz. Esnafımızın ne yaşadığını, ne istediğini çok iyi biliyoruz. Adaylık sürecimizi de bu anlayışla sürdürüyoruz.”

    DEMİR: “Saha çalışmaları devam edecek”

    Mehmet Demir’in, önümüzdeki günlerde Sakarya genelindeki diğer pazaryerlerini de ziyaret ederek esnafla buluşmalarını sürdüreceği öğrenildi. Demir’in saha odaklı çalışmaları, pazarcı esnafı tarafından olumlu karşılanırken, seçim sürecinde birebir temasın ön planda olacağı mesajı verildi.