Kategori: Firmalar
Firmalar
-

Federasyon Başkanı Ali Karaca’dan Sakarya’da Mehmet Demir’e destek
Türkiye Sebzeciler-Meyveciler ve Seyyar Pazarcılar Federasyonu Yönetim Kurulu Başkanı Ali Karaca Sakarya da
Federasyon Başkanı Ali Karaca’dan Sakarya’da Mehmet Demir’e destek
Türkiye Sebzeciler-Meyveciler ve Seyyar Pazarcılar Federasyonu Yönetim Kurulu Başkanı Ali Karaca, Sakarya’da esnaf temsilcileriyle bir araya gelerek sektörün sorunları ve beklentileri üzerine değerlendirmelerde bulundu. Gerçekleşen buluşmada esnaf ve sanatkârların talepleri dinlenirken, karşılıklı görüş alışverişinde bulunuldu.


Esnaf temsilcileri bir araya geldi
Türkiye Sebzeciler-Meyveciler ve Seyyar Pazarcılar Federasyonu Başkanı Ali Karaca, Bolu Pazarcılar Odası Başkanı Albay Tatü ile birlikte Adapazarı’nda bir dizi ziyaret gerçekleştirdi. Ziyaret kapsamında Sakarya Sebzeciler ve Meyveciler Esnaf Odası Başkan Adayı Mehmet Demir’e misafir olan Karaca ve beraberindeki heyet, esnaf temsilcileriyle bir araya geldi. Gerçekleşen buluşmaya Adapazarı Seyyar Pazarcılar Esnaf Odası Başkanı Yekta Tepe ile Adapazarı Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Ali Bektaş da katıldı. Samimi bir ortamda gerçekleşen toplantıda esnaf ve sanatkârların gündemdeki konuları ele alındı.


Esnafın talepleri değerlendirildi
Toplantıda pazarcı esnafının karşılaştığı sorunlar, sektörün mevcut durumu ve çözüm önerileri üzerine karşılıklı fikir alışverişinde bulunuldu. Esnaf ve sanatkârların taleplerini dinleyen Federasyon Başkanı Ali Karaca, birlik ve dayanışma içerisinde hareket edilmesinin önemine dikkat çekti. Ziyaret sırasında yapılan sohbetlerde esnafın beklentileri ve sektöre yönelik yapılabilecek çalışmalar da gündeme gelirken, karşılıklı görüş alışverişiyle fikirler paylaşıldı.
Karaca’dan Mehmet Demir’e teşekkür
Program sonunda Federasyon Başkanı Ali Karaca, misafirperverliği ve ilgisi dolayısıyla Sakarya Sebzeciler ve Meyveciler Esnaf Odası Başkan Adayı Mehmet Demir’e teşekkür etti. Karaca, esnafın her zaman yanında olduklarını belirterek birlik ve beraberlik içerisinde çalışmaya devam edeceklerini ifade etti.
-
Güler Sabancı’dan 8 Mart Dünya Kadınlar Günü Mesajı: “Eşitlik için çekinmek hiçbir zaman bir seçenek olamazdı”
Güler Sabancı’dan 8 Mart Dünya Kadınlar Günü Mesajı:
“Eşitlik için çekinmek hiçbir zaman bir seçenek olamazdı”
“Eşitlik söz konusu olduğunda ses çıkarmaktan, üretmekten ve mücadele etmekten hiç çekinmedik”
Sabancı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında yayımladığı mesajda, toplumsal cinsiyet eşitliği mücadelesinde kararlılık vurgusu yaptı: “Eşitlik söz konusu olduğunda ses çıkarmaktan, üretmekten ve mücadele etmekten hiç çekinmedik. Çünkü eşitlik için çekinmek hiçbir zaman bir seçenek olamazdı.” dedi.
Sabancı Vakfı’nın toplumsal cinsiyet eşitliği alanında 20 yılı aşkın süredir sürdürdüğü istikrarlı çalışmalara ve sahadaki somut etkilerine dikkat çeken Güler Sabancı mesajında şu ifadelere yer verdi:
“50 yılı aşkın süredir, nitelikli eğitimden toplumsal ve ekonomik hayata katılıma kadar en temel haklara eşit şekilde erişemeyen kadınlar ve kız çocuklarının güçlenmesi için çalışıyoruz. Sistematik engelleri ortadan kaldırmaya yönelik sürdürülebilir ve etkisi ölçülebilir çözümler geliştiriyor; yerel, ulusal ve uluslararası düzeyde kurumlar, bireyler ve topluluklarla iş birliği içinde kalıcı etki yaratmak için faaliyetlerimizi sürdürüyoruz.”
“Sessiz kalmanın eşitsizliği derinleştirdiği her yerde, sesimizi yükseltmeyi sorumluluğumuz bildik”
Güler Sabancı ayrıca 2025 yılında ilk kez gerçekleştirilen Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Etki Araştırması’nın sonuçlarını paylaştı:
“Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Etki Araştırması, uzun soluklu çalışmalarımızın sahadaki karşılığını açık biçimde ortaya koydu. Çoklu krizler yaşadığımız bu dönemde, doğru yönde ilerlediğimizi görmek kararlılığımızı güçlendirdi.
Araştırmaya göre; son 20 yılda ‘Çocuk Yaşta Evliliklerin Önlenmesi’, ‘Geleceğini Kuran Genç Kadınlar’, ‘Fark Yaratanlar’ ve ‘Mor Sertifika’ gibi 100’ün üzerinde proje ve programımızla ülkemizin tüm illerine yayılan bir etki alanı oluşturduk. 856 binden fazla kadın ve kız çocuğu haklarına dair farkındalık kazandı ve kendi hayatlarının öznesi oldu.
4 bini aşkın paydaşla yürütülen çalışmalar, sivil toplum dayanışmasının dönüştürücü gücünü ortaya koydu. Desteklenen her iki sivil toplum kuruluşundan biri ilk hibesini Sabancı Vakfı’ndan aldı. Bu destek, birçok kurum için gelişim ve yeni fonlara erişim açısından önemli bir başlangıç noktası oldu.”
Güler Sabancı mesajını şu sözlerle sürdürdü: “Haklara eşit erişimin hayatın doğal bir parçası olduğu bir gelecek mümkün. Bunun için kararlılık, dayanışma ve birlikte hareket etme iradesi gerekiyor. Yerelde kök salan ve ulusal ölçekte yaygınlaşabilen modelleri büyütmeye; veriye dayalı, güven temelli ve iş birliğine açık çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Eşitlik bir tercih değil, ortak sorumluluğumuzdur.”
Sabancı Vakfı’nın Toplumsal Cinsiyet Eşitliğine Yönelik Çalışmaları
Toplumsal cinsiyet eşitliğini uzun soluklu ve yapısal bir dönüşüm alanı olarak ele alan Sabancı Vakfı, 20 yılı aşkın süredir kadınların ve kız çocuklarının haklara eşit erişimini güçlendirmeye yönelik sürdürülebilir, veriye dayalı ve yaygınlaşabilir modeller geliştiriyor. Eğitimden istihdama, erken yaşta ve zorla evliliklerle mücadeleden sivil toplum kuruluşlarının kapasitelerini güçlendirmeye kadar farklı alanlarda bütüncül bir etki yaklaşımı benimsiyor.
Bu yaklaşımıyla Vakıf, yalnızca proje yürüten bir destekçi değil; güven temelli iş birlikleri kuran, yerelde güçlenen modelleri ulusal ölçekte yaygınlaştıran bir etki ekosistemi oluşturuyor.
OECD’nin 2019 yılında yayımladığı filantropi raporunda da cinsiyet eşitliğine odaklanan dünya çapındaki en iyi 7 vakıf arasında gösterilen Sabancı Vakfı, kadınların ve kız çocuklarının yaşamın her alanında eşit fırsatlara sahip olması için çalışmalarını kararlılıkla sürdürüyor.
Geleceğini Kuran Genç Kadınlar Projesi: Dört yılı aşkın sürede 9.000’den fazla NEET genç kadına ulaşıldı. Saha araştırmalarıyla ihtiyaçlar belirlendi; mesleki eğitimler, hak temelli güçlenme eğitimleri, Fırsatlar Haritası, hibe programı, mentorluk ve kariyer danışmanlığı hayata geçirildi. Sosyal Getiri Analizi (SROI) sonuçlarına göre projenin ilk fazında yılda 45 milyon TL değerinde sosyal etki yaratıldı ve genç kadınların istihdam edilebilirlik, özgüven, duygusal dayanıklılık ve iyi olma hallerinde önemli artışlar gerçekleşti. Proje, Faz-2 döneminde eğitimler, mentorluk ve kariyer danışmanlığı faaliyetleriyle devam ediyor.
Hibe Programı: Sabancı Vakfı, Hibe Programı ile toplumsal eşitsizliklerden en çok etkilenen grupların güçlenmesine katkı sunan projeleri destekleyerek sivil toplumun güçlenmesine ve toplumsal gelişime katkıda bulunmaya devam ediyor. Yaklaşık 20 yıldır farklı alan ve ölçekte pek çok sivil toplum kuruluşuyla yol arkadaşlığı yapan Vakıf, güven temelli bir etki ortaklığı anlayışıyla, bu yol arkadaşlığını yeni bir aşamaya taşıyor. Hibe ilişkisini güven, karşılıklı öğrenme ve uzun vadeli etki odağında ele alan program kapsamında seçilen projeler 3 yıl boyunca desteklenecek.
Çocuk Yaşta Evliliklerin Önlenmesi Projesi: Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA Türkiye) ve ilgili kamu kurumlarının iş birliğinde 2018 yılında başlatılan proje ile çocuk yaşta, erken ve zorla evliliklerin (ÇYEZE) önlenmesine yönelik toplum temelli erken uyarı ve yönlendirme mekanizmalarının güçlendirilmesi amacıyla yerel aktörler, kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte çalışmalar yürütülüyor. Bugüne kadar üç fazı tamamlanan ve dördüncü fazı devam eden program kapsamında Sağlık Aracıları Modeli geliştirilerek en az 48 sağlık aracısı eğitildi; gerçekleştirilen çalışmalarla 5 bine yakın hanede önleyici mekanizmaların yaygınlaşmasına katkı sağlandı.
İş Dünyası Ev İçi Şiddete Karşı Projesi: 2013 yılında Sabancı Üniversitesi Kurumsal Yönetim Forumu tarafından çalışanların yakın ilişkilerde maruz kaldıkları şiddete karşı iş yerlerinde destek mekanizmaları oluşturulması amacıyla tasarlanan ve 2016’dan bu yana desteklenen İş Dünyası Ev İçi Şiddete Karşı (BADV) Projesi kapsamında; iş dünyasının yönetimsel ve örgütsel kapasitesini kullanarak aile içi şiddeti azaltmaya yönelik kurumsal politika geliştirme, araç ve yöntemlerin yaygınlaştırılması çalışmaları yürütülüyor. Bugüne kadar projeye 138 şirketin katılımı sağlanarak özel sektörde şiddete karşı kurumsal dönüşümün yaygınlaşmasına katkı sunuldu.
Mor Sertifika Programı: Toplumsal cinsiyet eşitliği farkındalığının eğitim sistemi içinde bütüncül bir yaklaşımla yer almasını ve yaygınlaştırılmasını hedefleyen program, bugüne kadar 5 bini aşkın öğretmene ve 1 milyona yakın öğrenciye ulaştı. Yaklaşık 20 yıldır devam eden program, her yıl yeni öğretmenlerin katılımıyla çalışmalarını sürdürüyor.
Fark Yaratanlar Programı: 17 yıldır toplumsal gelişime katkı sağlayan birey ve kurumların etkisini görünür kılmayı amaçlıyor.
Sabancı Vakfı ayrıca burs programı ve eğitim faaliyetleriyle kız çocuklarının eğitime erişimini desteklemeye devam ediyor. -
PALANDÖKEN, “EŞEL MOBİL KARARI PİYASAYI RAHATLATACAK”
PALANDÖKEN, “EŞEL MOBİL KARARI PİYASAYI RAHATLATACAK”
-“AKARYAKITTA EŞEL MOBİL ENFLASYONLA MÜCADELEYE DESTEK OLUR”
-“EŞEL MOBİL UYGULAMASI ZAMLARIN PİYASAYA YANSIMASINI SINIRLAR”
ANKARA- Akaryakıt fiyatlarında eşel mobil sisteminin yeniden devreye alınmasının piyasalar açısından olumlu bir adım olduğunu söyleyen TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, “Orta Doğu’daki savaş nedeniyle olumsuzlukların yaşandığı, dolayısıyla bu Eşel Mobil Sistemi uygulamasının hemen hükümetten alması piyasayı rahatlatacak. Hem esnaf sanatkârın hem vatandaşımızın fiyatlardaki istikrarını bozacak unsurlar da ortadan kalkmış olacak. Böylelikle piyasalarda pompaya yansıyan fiyatların sübvanse edilmesi çok önemliydi. Karar da zamanında alındı” dedi.

– “AKARYAKIT FİYATLARI ZİNCİRLEME ETKİ EDEN TEMEL MALİYET KALEMİ”
Brent petrol fiyatlarında yaşanabilecek yükselişlerin piyasaya etkisinin sınırlı kalacağını belirten Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, “Tahmin ediyorum ki yüksek enflasyonun ve bugünkü evrilme noktasındaki enflasyonun düşüşü önemli ölçekte gerçekleşiyordu. Fiyatlar yüksek. Onun için çok hissedilmiyordu. Ama biliyorsunuz en büyük girdi maliyetleri enerji. Petrol, bunlar tabii ki imalat sektörünü de aynı şekilde vatandaşın sosyal hayatında kullanmış olduğu işte hem ticari araçlar hem özel araçlar aynı şekilde nakliyeci esnafı bu konuda bu fiyatlardan yüksek fiyatlarla navlun almasının önüne geçilmiş olacak. Netice itibariyle bu uygulanacak sistem dahilinde en azından enflasyondaki yükselme evrimi de durmuş olacak. Çünkü hep yapılan bahanede tabii bu gündeme geliyordu. Biliyorsunuz petroldeki zamlar doğalgazdaki zamlar aynı şekilde elektrik enerjisindeki zamlar en çok maliyetleri artıran konulardan biriydi. Şimdi bunu tabii esnaf ve sanatkar olarak da vatandaşın nihai tüketiciye ulaştırma noktasındaki emtiaların fiyatlarının yükselmesini kırmış olacak” diye konuştu.
– “SIKINTILARIN ORTADAN KALDIRILMASI GEREKLİ”
Palandöken sözlerine şöyle devam etti, “İnşallah ki bir an evvel bu Orta Doğu’daki zalimlerin yapmış oldukları bu çocuklarımızı katledenler. Aynı şekilde uluslararası bu işe seyirci kalanlar da inşallah bir an evvel bu meselenin üzerine gidip bu ülkelerin sıkıntılarını Aziz Mübarek Ramazan ayında ortadan kaldırılmasının gerekliliğini artık insanlar hem idrak ediyor hem o açılan her televizyon kanalındaki bu görüntülerden insanların feryat edişleri duyabiliyor.”
-

DicleFest’te Teknoloji ve Bilim Yarışmaları Başlıyor
Şanlıurfa DicleFest’te Bir İlk Yaşanacak
DicleFest’te Teknoloji ve Bilim Yarışmaları Başlıyor
Dicle Elektrik, hizmet bölgelerinde gerçekleştirdiği enerji ve teknoloji festivali DicleFest’in dördüncüsünü 14 Mayıs’ta Şanlıurfa’da düzenleyecek. Festivalin bu yılki en büyük yeniliği ise ilk kez düzenlenecek teknoloji ve bilim proje yarışmaları olacak. “Geleceğin Enerjisini Sen Tasarla” temasıyla düzenlenen proje yarışması, ilkokuldan üniversiteye kadar tüm öğrencilere açık olacak. Enerji verimliliği, sürdürülebilirlik, dijital dönüşüm ve akıllı şehirler gibi kategorilerde düzenlenecek yarışmaya, 5 Nisan 2026 tarihine kadar www.diclefest.com üzerinden başvurulabilecek. Finalist projeler ise Şanlıurfa Diclefest alanında sergilenecek ve ödüllendirilecek.
Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yer alan altı ilde sürdürülebilirlik odaklı elektrik dağıtım hizmeti sunan Dicle Elektrik, teknoloji ve insan odaklı projeleriyle bölgesel kalkınmaya katkı sağlamayı sürdürüyor. Bu amaçla hizmet bölgesinde DicleFest’i hayata geçiren şirket, festival serisinin dördüncüsünü 14 Mayıs’ta Şanlıurfa’da düzenleyecek. Festival kapsamında bu yıl gençlere bilim ve teknolojiyi sevdirmek ve bu alanlarda üretimlerini teşvik etmek amacıyla yeni bir proje yarışması da başlatıldı. “Geleceğin Enerjisini Sen Tasarla” mottosuyla düzenlenen proje yarışmasına, Batman, Diyarbakır, Mardin, Siirt, Şanlıurfa ve Şırnak illerindeki ilkokul, ortaokul, lise ve üniversite öğrencileri ekiplerini kurarak katılabilecek.
Başvurular 5 Nisan’a kadar yapılabilecek
DicleFest kapsamındaki bilim ve teknoloji yarışmaları toplam altı farklı kategoride düzenleniyor. Yarışma ekibini kuran öğrenciler, 5 Nisan’a kadar www.diclefest.com üzerinden başvurularını yapabilecek. Finale kalan ekipler projelerini Şanlıurfa DicleFest’te sergileme şansı bulurken, kendi kategorilerinde ilk üçe girenler ödüllerini yine festival kapsamında düzenlenecek törenle alacak. Gençlerin hem yaratıcılıklarını hem de teknik becerilerini sergileyebilecekleri proje yarışmalarında toplamda 1 milyon TL’ye yaklaşan para ödülü olacak. Dereceye girenlere tablet ve dizüstü bilgisayar gibi ödüller de verilecek.
Her yaş grubuna özel yarışmalar
İlkokul öğrencileri ‘Suyumuz, Enerjimiz, Geleceğimiz” temalı resim yarışmasında su ve enerji tasarrufuna dikkat çeken çalışmalarıyla, ortaokul öğrencileri ‘Su Kahramanları Görevde’ başlığı altında hikayeleriyle yarışmaya başvurabilecek. Lise düzeyinde ise ‘Tarımda Verimli Enerji Kullanımı’ proje yarışması altında akıllı tarım uygulamaları ve yenilenebilir enerji entegrasyonu üzerinden çalışmalar yürütülebilecek. ‘Verimli Enerji ile Sürdürülebilir Şehir Uygulamaları’ kategorisinin alt başlıklarında ise akıllı şehirler, enerji verimliliği ve elektrikli ulaşım çözümlerine ait projeler sunulabilecek. Üniversiteden başvuru yapmak isteyen ekipler de ‘Dijital Dönüşüm ve Enerji’ ile ‘Verimli Enerji ile Çalışan Fikirler’ başlıkları altında enerji sektöründe dijitalleşme, veri analitiği, akıllı enerji yönetimi ve inovasyon odaklı projeleriyle yarışmaya katılabilecek.
Başvurular başladı, büyük final Şanlıurfa’da
Başvuruların 5 Nisan 2026 tarihine kadar tamamlanmasının ardından ön eleme ve yarı final süreçlerine geçilecek. Finale kalan projeler ise 28-29 Nisan 2026 tarihlerinde açıklanacak. Büyük final ve ödül töreni ise 14-17 Mayıs 2026 tarihleri arasında Şanlıurfa’da düzenlenecek DicleFest kapsamında gerçekleştirilecek.
Detaylı bilgi ve başvuru için: https://diclefest.com/
gelecegin-enerjisini-sen- tasarla/ -
Ege İhracatçı Birlikleri’nden Şubat ayında 1 milyar 472 milyon dolarlık ihracat
Ege İhracatçı Birlikleri’nden Şubat ayında 1 milyar 472 milyon dolarlık ihracat
Ege İhracatçı Birlikleri (EİB), Şubat ayında yüzde 4 artışla 1 milyar 472 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi. EİB’nin 2026 yılının Ocak-Şubat döneminde ihracatı yüzde 1 artışla 2 milyar 919 milyon dolar oldu. Sanayi ihracatı Şubat ayında yüzde 4 artışla 761 milyon dolar, tarım ihracatı ise yüzde 2 artışla 585 milyon dolar olarak gerçekleşti.
175 milyon dolarlık ihracata imza atan Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği zirvedeki yerini korudu.
Ege Tütün İhracatçıları Birliği, Şubat ayında yüzde 22 artışla ihracatını 77 milyon dolara çıkardı ve EİB bünyesinde ihracat artış rekortmeni oldu.
Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği yüzde 12 artışla 147 milyon dolar, Ege Maden İhracatçıları Birliği yüzde 21 artışla 125 milyon dolarlık ihracatla Şubat ayını geride bıraktı.
Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Şubat ayında 99 milyon dolar, Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği 98 milyon dolarlık döviz getirdi.
Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği yüzde 7 artışla 94 milyon dolar, Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği 83 milyon dolarlık ihracatı kayda aldı.
Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği, 61 milyon dolarlık ihracat yaptı. Ege Tekstil ve Hammaddeleri İhracatçıları Birliği 33 milyon dolar ihracat gerçekleştirdi.
Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği, 17 milyon dolar ihracat gerçekleştirdi. Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği ise ihracatını 15 milyon dolarlık dövizi Türkiye’ye kazandırdı.
Ege Bölgesi’nin ihracatı 2 milyar 515 milyon dolar
Ege Bölgesi, Şubat ayında 2 milyar 515 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi. İzmir’de yerleşik iki serbest bölge İzmir’in ihracatına 308 milyon dolarlık katkı sağladı.
Kasım ayında İzmir, 1 milyar 405 milyon dolarlık ihracatla Ege Bölgesi ihracatının yüzde 55’ini tek başına gerçekleştirdi.
Denizli, Şubat ayında 388 milyon dolar, Manisa 357 milyon dolar ihracat yaptı. Muğla Şubat ayında 102 milyon dolarlık ihracatı, Balıkesir 88 milyon dolarlık ihracatı Türkiye’ye kazandırdı.
Aydın, Şubat ayında 77 milyon dolarlık döviz getirisine imza attı. Afyonkarahisar’ın ihracatı 39 milyon dolar olarak gerçekleşti. Kütahya 30 milyon dolar, Uşak 24 milyon dolarlık ihracat yaptı.
“İhracat artış hızının yavaşlaması ve bazı sektörlerde gerileme görülmesi şaşırtıcı olmayacaktır”
Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, “Şubat ayında 183 ülke ve bölgeye ihracat gerçekleştirirken 105’ine ihracatımızı artırdık. Almanya yüzde 6 artışla 147 milyon dolarla ihracatımızda ilk sırada, ABD 120 milyon dolarla ikinci sırada, İtalya yüzde 37 artışla 110 milyon dolarla üçüncü sırada yer aldı. Avrupa Birliği’ne yüzde 10 artışla 708 milyon dolar, Amerika ülkelerine 166 milyon dolar, Asya ve Okyanusya ülkelerine yüzde 21 artışla 122 milyon dolar, Afrika ülkelerine 100 milyon dolar, diğer Avrupa ülkelerine yüzde 11 artışla 89 milyon dolar, Eski Doğu Bloku ülkelerine yüzde 9 artışla 96 milyon dolar, Serbest Bölgelere yüzde 19 artışla 31 milyon dolar, Türk Cumhuriyetlerine 25 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdik. Şubat ayında kaydedilen sınırlı artışlara rağmen mevcut tabloyu temkinli okumak gerekiyor; küresel talepteki zayıflama, Avrupa pazarındaki durgunluk, yüksek finansman maliyetleri ve kurun enflasyon karşısında yeterince rekabetçi seviyede olmaması ihracatçının kârlılığını ciddi biçimde aşındırıyor. Artış rakamları olumlu görünse de maliyet baskısı altında ezilen sektörlerimiz için sürdürülebilir bir büyümeden söz etmek güçleşiyor. Özellikle emek yoğun sektörlerde daralan marjlar, üretim iştahını ve yatırım kararlarını olumsuz etkiliyor. Eğer finansmana erişim kolaylaştırılmaz ve rekabetçiliği destekleyen adımlar hızla atılmazsa, önümüzdeki aylarda ihracat artış hızının daha da yavaşlaması ve bazı sektörlerde gerileme görülmesi şaşırtıcı olmayacaktır.” dedi.

-
Başkan Altuğ, Kanatlı Eti İhracatına Yönelik Durdurma Kararını Değerlendirdi
“Karar Üretici Tarafında Telafisi Güç Zararlara Yol Açılabilir”
Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı A. Akgün Altuğ, Ticaret Bakanlığı tarafından kanatlı eti ihracatını durdurma kararına yönelik olduğunu belirtti.
Bakanlık tarafından alınan kararda bölgesel gelişmelerin gıda piyasalarını etkilemesi, iç talebin artması ve dönemsel tüketim ilişkilerindeki değişimlerin fiyat hareketlerinin hızlanmasına neden olduğu görülen ek program ile parçalanma dengesizliklerin önüne geçmekten korunmayı korumayı ve gıda arzının arttırılmasının hedeflendiği açıklandı.
Tüketici Önceliğidir
Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan SATSO Yönetim Kurulu Başkanı A. Akgün Altuğ; “Ticaret Bakanlığımız tarafından alınan bu kararın gıda arz güvenliği, tüketimimizin uygun fiyatları ve gıda gıdaya erişimi açısından bakış açısı sunan bir inceleme.Bizlerin de her zaman önceliği Bakanlığımızın hedefi gibi özellikle bu enflasyonist dönemde vatandaşların gıdaya sürekli ve makul fiyatlı ulaşımıdır.
Ancak; 2024 yılında yine kanatlı sektörümüzün ihracatına Mayıs’ta başlayana kadar bir sınırlama durumu ve sektör ciddi bir çıkış pazarı kaybedildi. Şimdi de ihracat tamamen durdurulması yönünde bu kararın ihracat yapan firmalarımız ve sektör genelinde olumsuz sonuçlar doğuracağı kanaatindeyiz.
Sakarya Üretimde İlk 3’te
Sakarya’mız da yıllık üretim kapasitesiyle kanatlı hayvan üretiminde üretimde ilk 3’te yer almaktadır. Söz konusu ihracat kısıtlaması ilimiz üretim ve ihracatını da balta yapıyor. Üyelerimiz bu konuda hem hatalı hem de haklı bir tepki göstermektedir.
Sektörün Tümüne Yaptırılıyor
Ülkenin mübarek Ramazan Ayı’nı idrak edecek. Bunun karşısında yaşanan haksız fiyat artışlarına en başta biz karşı dururuz. Ancak bu şekilde bir girişimde bulunanlara gerekli yaptırımların gücü gerekirken tüm sektörün bu yaptırımlardan olumsuz etkilenmesi söz konusudur.
Çiftliklerden Entegre Tesislere Üretim Zinciri
Kanatlı beyaz et üretim gezi kesimlerindeki küçük-büyük çiftliklerden entegre bölgeye ve buradan da iç-dış pazara ulaşan önemli bir üretim zincirini kapsamaktadır. Bu karar maalesef üretim planlamasını ihracat odaklı yapan, kapasitesinin de iç pazardaki fiyat artışlarına da etkisi olmayan firmalarımızı zor durumda bırakacaktır. Ayrıca da üretilen hem üretici hem de satıcı açısından yüksek ile birlikte, alınan bu kararın değiştirileceği asıl taşıyacak olan yetiştirici yani üretici olacaktır. Mevcut sürüm bu karar üretici açısından ciddi ve aniden güç zararlarına yol açabilir ki bunun göz ardı edilmemesi gerekiyor.
Ciddi Pazar Kaybı, İhracatçımıza Güven Zedelenebilir
Ciddi bir beyaz et üreticisi ve ihracatçısı konumundadır. Bu karar henüz yılın başındayken tüm yılı kapsayan mevcut ihracat sözleşmelerinin sekteye uğramasına, sürekli olarak yıllar içinde emek harcamalarının dış pazarlarının görülmesine ve de Türk ihracatçısının güvenilir tedarikçisinin sürekli zarar görmesine sebep olma riski doğmaktadır. Bu durum orta ve uzun süreli üretim kapasitesi, büyüme ve ihracat gelirlerini de olumsuz etkilemektedir.
Verimli Bir Model Oluşturulabilir
Her zaman önce ticaretimizin ve iç piyasa dengelerinin korunmasından yanadır. Ancak firmalarımızın da rekabet gücü ve dış pazarlardaki kurtarıcılarını geriye götürmeyecek kararların sektör açısından daha sağlıklı olacağı inancındayız. sürekli sektör ve bölüm temsilcisi olan profesyonel kuruluşlarla bir arada gelinip gerekli kapasite artışlarıyla ve de destekle hem iç hem de dış pazarın ihtiyacını karşılayan bir model oluşturulabileceği görüşündeyiz. Sektörlerimizin sürdürülebilirliğini gözeten bir yaklaşımla hareket etmeyi temenni ediyoruz.” dedi.
-

SABİDER 18. Geleneksel İftar Buluşması
*SABİDER 18. Geleneksel İftar Buluşması*
SABİDER Üyeleri
Birlik ve beraberliğini pekiştiren, dostluğumuzu ve kardeşliği güçlendiren geleneksel iftar yemeğinde aynı sofrada buluşmanın heyecanını yaşadıSABİDER Yönetim Kurulu Başkanı Nahit Gök ve Necmettin Kırık iftara katılanlarla tek tek ilgilendi
SATSO 31. MESLEK KOMİTESİ (Bilişim ve Telekomünikasyon) üyesi Necmettin Kırık “Bugün iftar soframızı, sektördeki dostlarımızla bir araya gelerek açtık.
-
Başkan Altuğ Şubat Ayı Dış Ticaret Rakamlarını Değerlendirdi
Başkan Altuğ Şubat Ayı Dış Ticaret Rakamlarını Değerlendirdi
Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı A. Akgün Altuğ, güncel dış ticaret verilerini değerlendirdi.
Türkiye İhracatçılar Meclisi tarafından açıklanan Şubat Ayı ihracat verilerini değerlendiren Başkan Altuğ şu ifadeleri dile getirdi:
Sakarya’mız 2026 Şubat döneminde önceki yılın aynı ayına kıyasla %7,1’lik artış, geçtiğimiz Ocak ayına göre ise maalesef %30.3’lük düşüşle 390 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi.
Kümülatif İhracat 2 Ayda 1 Milyar Dolara Yaklaştı
Yılın ilk 2 ayında kümülatif ihracatımız geçtiğimiz yılın aynı dönemine kıyasla %17.8 artış göstererek 949 milyon dolar oldu ve en çok ihracat yapan 7. il konumumuzu koruduk.
Şubat ayında Sakarya’mızın ihracatında ilk 5 sırayı sırasıyla otomotiv endüstrisi, demir ve demir dışı metaller, kimyevi maddeler ve mamulleri, elektrik ve elektronik ile makine ve aksamları sektörleri oluşturdu.

15 Sektörde Artış
Şubat ayında 25 ana sektörün 15’inde ihracatımızı geçtiğimiz yılın aynı ayına kıyasla artırma başarısı gösterdik. Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller ile otomotiv sektörümüzde kayda değer artış başarısı gösterdik.
Dünyanın 115 Noktasına İhracat
Sakarya iş dünyamız 2026 Şubat ayında serbest bölgeler dahil dünyanın 115 noktasına ihracat gerçekleştirdi. Fransa, İspanya, Polonya, İtalya ve Birleşik Krallık en çok ihracat yaptığımız ilk 5 ülke oldu.
Özellikle geçtiğimiz yılın aynı dönemi baz alındığında sıfır ihracat olan 15 noktaya ihracat yaptık. Şubat ayında Mısır, Tanzanya, İsveç, Balkan Ülkeleri ve Fransa’ya ihracatımız ciddi artışlar gösterdi. Şubat ayında bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla toplam 53 noktaya ihracatımızı artırdık.
Ocak Ayında İhracatın İthalatı Karşılama Oranı %176!
Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan Ocak ayı dış ticaret verilerine baktığımızda ise ilimizin Ocak ayında ihracatının ithalatını karşılama oranı %176 olarak gerçekleşti ve yılın ilk ayını 250 milyon dolarlık dış ticaret fazlası ile kapatmış olduk.
Geçtiğimiz yıla oranla ihracatımızı artırdığımız bir ayı daha geride bıraktık. 2 ayda toplam ihracatımız 1 milyar dolara yaklaştı ve birçok sektörümüz de artışlarıyla dikkat çekti, partnerlerimizle ticaretimiz kısmen de olsa gelişti.
Bir yanda sürekli gelişen teknolojiyle yeni pazarların, üretim hamlelerinin olduğu bir dünya, bir yanda da henüz birkaç gün önce başlamış, yanı başımızda sıcak bir İran, İsrail ve ABD gerilimi. Bu savaşların ekonomik yanını bir kenara bıraktığımızda sosyal ve insani bir dram yaşatması çok üzücü. Bununla birlikte petrol arzının merkezinde olması ve stratejik geçiş noktalarının kapatılması sebebiyle lojistik operasyonların sekteye uğraması dünya ticaretine yeni bir maliyet de getirecektir. Yaşanan gerilim, uluslararası ticaret anlamında bölgesel riski artırırken bu belirsizlikten en çok ihracat bağlantılı lojistik ve ödeme kanallarında etkilenebiliriz.
Bizler de hem ülke hem de Türk iş dünyası olarak gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Türk iş dünyası olarak dirayetli olduğumuzu krizlerden güçlenerek çıkmamızla ispatladık. Bu krizin de en az hasarla noktalanmasını diliyoruz. Umuyoruz ki dünya ekonomisi savaşlarla değil teknolojiyle, katma değerle, zengin tarımsal üretim, hizmet sektöründeki gelişmelerle anılır ve pozitif etkilenir. Biz her zaman en iyi bildiğimiz şekilde üretmeye devam edeceğiz.
-
Küresel Ticaret ve Lojistik Ağları Baskı Altında
Küresel Ekonomide Savaş Dönemi Başlıyor
Küresel ölçekte artan jeopolitik gerilimler ve sıcak çatışma ihtimallerinin güçlenmesi, dünya ekonomisini derinden etkileyecek yeni bir sürecin kapısını aralamakta. Özellikle enerji koridorları ve kritik ticaret hatları üzerinde yoğunlaşan riskler, sadece bölgesel değil, küresel ölçekte ekonomik dengelerin yeniden şekillenmesine yol açacaktır. Özellikle petrol fiyatlarının 100 doların üzerine çıkması ihtimaliyle küresel ekonomide ciddi bir yavaşlama görüleceğini söylemek gerekir. Yani bir diğer deyişle Batı’da dahil olmak üzere önemli bir risk olarak resesyon kendisini gösterecektir.
Dış Ticarete Yön Verenler Derneği (DIŞYÖNDER) Başkanı Dr. Hakan Çınar, savaşların artık yalnızca askeri değil, aynı zamanda ekonomik bir mücadele alanı olduğunu vurgulayarak şu değerlendirmede bulundu: Orta Doğu’da yaşanan savaş başta petrol ve doğalgaz olmak üzere enerji fiyatlarında ciddi artışları beraberinde getirecek. Özellikle dünya petrol arzının yaklaşık %20’sinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nın risk altına girmesi, fiyatların hızlı şekilde yükselmesine neden olacaktır. Enerji maliyetlerindeki bu artışın küresel enflasyonu yeniden yukarı yönlü baskılayacağı ve merkez bankalarının para politikalarını sıkı tutmaya devam edeceği öngörülebilir.
Küresel Ticaret ve Lojistik Ağları Baskı Altında
Savaş ortamı, uluslararası ticaretin en kritik unsurlarından biri olan lojistik süreçleri doğrudan etkilemekte. Deniz taşımacılığı rotalarında yaşanabilecek aksaklıklar, navlun ve sigorta maliyetlerinde ciddi artışlara yol açacaktır. Pandemi döneminde yaşanan benzer gelişmelerin tekrar etmesi durumunda, taşımacılık maliyetlerinin katlanarak artması ve teslim sürelerinin uzaması kaçınılmaz olacaktır. Savaş dönemlerinde yatırımcıların risk iştahı düşmekte, güvenli liman olarak görülen varlıklara yönelim artmaktadır. Bu süreçte altın ve dolar gibi araçlarda yükseliş gözlemlenirken, gelişmekte olan ülkelerin para birimleri ve borsaları üzerinde baskı oluşmaktadır. Türkiye açısından savaşın ekonomik etkileri hem riskler hem de fırsatlar barındırmakta. Artan enerji ithalat maliyetleri ve cari açık, yükselen enflasyon, kur ve finansman baskısı artacaktır.

İhracatçılarımızın Tedbirli Olması Gerekiyor
Petrol fiyatının artışı ile ithalat maliyetlerimizin yükseleceği kesin. Yanı sıra ihracatımız ve ihracatçılarımız da bu durumdan olumsuz etkilenecektir. Enerji maliyetinin artması ile birlikte maliyetlerin daha da yükseleceği bir ortamın bizi beklediğini söyleyebilirim. İhracat maliyetlerinde navlunun artışı, sigorta maliyetlerinin artması ve teslim sürelerinin uzaması ile birlikte rekabet gücümüz zayıflayacaktır.
Özellikle kimya, plastik ve enerji yoğun sektörlerimiz daha fazla etkilenecektir. Avrupa Birliği’nde yaşanacak olası bir resesyonun ihracatımız üzerindeki etkileri daha fazla hissedilecektir diye düşünüyorum. Ancak savaşın uzun sürmemesi ve kısa sürede sonuçlanması mümkün olursa etkiler çok fazla sürmeyecektir. Hepimizin temennisi de zaten biran önce sonuçlanması yönündedir, aksi bir durum Türkiye’nin enflasyon ile mücadelesi başta olmak üzere ihracata ve ekonomiye önemli zararlar verecektir.
Yeni Ekonomik Düzen Şekilleniyor
Dr. Hakan Çınar, değerlendirmesini şu sözlerle tamamladı:
“Bugün dünyada savaşlar sadece cephede değil, ekonomide de kazanılıyor. Enerjiyi kontrol eden, lojistiği yöneten ve üretimi sürdüren ülkeler, yeni dönemin kazananları olacak. Türkiye’nin bu süreçte doğru konumlanması, riskleri fırsata çevirmesi açısından kritik önem taşımaktadır.” Küresel savaş senaryoları, ekonomide kısa vadede ciddi şoklar yaratırken, uzun vadede yeni ticaret dengeleri ve güç merkezleri oluşturmaktadır. Bu süreçte ülkelerin ekonomik dayanıklılığı, stratejik planlama kabiliyeti ve üretim gücü belirleyici olacaktır.


















