Kategori: Firmalar

Firmalar

  • STB Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Genç’ten 18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü Mesajı

    STB Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Genç’ten 18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü Mesajı

    STB Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Genç’ten 18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü Mesajı

    Sakarya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Genç, 18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:

    “Çanakkale, yalnızca bir savaş değil; bir milletin kaderini değiştiren, inancın ve azmin zaferidir. Ecdadımız, yokluklar içerisinde dahi vatanından asla vazgeçmemiş, canı pahasına bağımsızlığını korumuştur. Bugün bizlere düşen en büyük sorumluluk, bu kutsal mirasa sahip çıkmak ve gelecek nesillere aynı bilinçle aktarmaktır.”

    Sakarya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Genç

    “Bu vesileyle bir kez daha ifade etmek isterim ki; Çanakkale ruhu, milletimizin birlik ve beraberliğinin en güçlü teminatıdır. Bu ruhu yaşatmak, ülkemizin geleceğine sahip çıkmakla mümkündür.”

    Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmaz üzere, bu toprakları bizlere vatan kılan tüm kahraman şehitlerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum.

  • Bayram Alışverişimizi Şehrimizin Esnaflarından Yapalım

    ““Bayram Alışverişimizi Şehrimizin Esnaflarından Yapalım”

    Ramazan Bayramı’nın yaklaęmasıyla birlikte çaręı ve pazarlarda bayram alışverişi hareketliliği baęladı. Sakarya Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği Yönetim Kurulu Baękanı Hasan Alişan, bayram alıęverięlerinde yerel esnafın tercih edilmesi gerektiğini belirterek vatandaęlara çağrıda bulundu.

    Baękan Alişan, bayramların toplumda birlik, beraberlik ve dayanıęma duygularını güçlendiren özel günler olduğunu belirterek, “Ramazan Bayramı, paylaęmanın, yardımlaęmanın ve kardeęliğin en güzel ęekilde hissedildiği müstesna zamanlardan biridir. Bayram öncesinde yapılan alıęverięler de bu dayanıęmanın önemli bir parçasıdır. Bu nedenle vatandaęlarımızın bayram alıęverięlerini ęehrimizde hizmet veren esnaf ve sanatkârlarımızdan yapmaları büyük önem taęımaktadır.” dedi.

    Yerel esnafın ęehir ekonomisinin temel taęlarından biri olduğunu vurgulayan Alişan, esnaf ve sanatkârların yıllardır vatandaęlara güvenle hizmet verdiğini ifade ederek, “Esnaf ve sanatkârlarımız sadece ticaret yapan kięiler değildir. Onlar aynı zamanda ęehrimizin ekonomik ve sosyal hayatının önemli bir parçasıdır. Yıllardır vatandaşlarımıza kaliteli hizmet sunan, zor zamanlarda dahi ayakta kalmak için mücadele eden esnafımıza sahip çıkmak hepimizin ortak sorumluluğudur.” diye konuętu.

    Bayram dönemlerinin esnaf açısından önemli bir hareketlilik oluęturduğunu belirten Alişan, vatandaęların yerel esnafı tercih etmesinin hem ęehir ekonomisine hem de esnafın sürdürülebilirliğine katkı sağlayacağını ifade ederek, “Bayram alışverięlerimizi yerel esnafımızdan yapmak hem ekonomik canlılığın artmasına hem de esnafımızın emeklerinin karęılığını almasına katkı sağlayacaktır. Küçük gibi görünen her alıęverię aslında ęehir ekonomisine verilen önemli bir destektir.” ifadelerini kullandı.

    Tüm vatandaęların Ramazan Bayramı’nı da kutlayan Alişan, bayramın ülkemize sağlık, huzur, bereket ve birlik getirmesini temenni ettiğini söyledi.

    Öte yandan Alişan, 20 Mart 2026 Cuma günü Ramazan Bayramı’nın birinci günü saat 11.30 ile 13.00 arasında SESOB Hizmet Binasında gerçekleętirilecek olan Geleneksel Bayramlaęma Programına tüm esnaf ve sanatkârları davet etti.

  • OSCAR SOFRASINDA TÜRK LEZZETLERİ: MENÜDE ANTEP BAKLAVASI

    Gaziantep Baklavası Dünya Sahnesinde!

    OSCAR SOFRASINDA TÜRK LEZZETLERİ: MENÜDE ANTEP BAKLAVASI

    Dünyanın en prestijli ödül törenlerinden Oscar’ın ardından düzenlenen Governors Ball davetinde Türk mutfağının iki önemli lezzeti yer aldı. Los Angeles’taki davetin menüsünde Antep baklavası ve pide de sunuldu.

    Oscar Gecesinde Türk Mutfağı

    Dünyanın en prestijli organizasyonlarından biri olan Oscar ödül töreninin ardından düzenlenen geleneksel Governors Ball davetinin menüsünde Türk mutfağından lezzetler yer aldı. Los Angeles’taki Dolby Theatre’da gerçekleştirilecek davetin mutfağında görev alan Türk şeflerin hazırlayacağı menüde Antep baklavası ve pide de vardı.

    Gaziantep Baklavası Dünya Sahnesinde

    Avrupa Birliği tarafından coğrafi işaretle tescillenen Antep baklavasının, dünyanın en önemli davetlerinden birinin menüsünde yer alması, Gaziantep mutfağının uluslararası alandaki güçlü konumunu bir kez daha ortaya koydu.

    Gaziantep Gastronomisi Küresel Sahneye Taşındı

    Gaziantep’in gastronomi alanındaki bu başarısında, şehrin gastronomi mirasını korumak ve dünyaya tanıtmak için yürütülen çalışmalar önemli rol oynuyor. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’nin öncülüğünde yürütülen gastronomi projeleri, coğrafi işaret çalışmaları ve uluslararası tanıtım faaliyetleri sayesinde Antep mutfağı dünya sahnesinde daha görünür hale geliyor.

    UNESCO Gastronomi Şehrinden Dünya Sofralarına

    UNESCO tarafından “Gastronomi Şehri” ilan edilen Gaziantep, coğrafi işaretli ürünleri ve köklü mutfak kültürüyle küresel gastronomi dünyasında güçlü bir temsil ortaya koymayı sürdürüyor. Oscar gecesinin menüsünde yer alan Antep baklavası, bu köklü kültürün dünya sofralarındaki yerini bir kez daha gösteriyor.

     

  • TÜRKİYE’NİN MAVİ KOYLARINA AÇILAN YENİ PLATFORM GELİYOR

    TÜRKİYE’NİN MAVİ KOYLARINA AÇILAN YENİ PLATFORM GELİYOR

    Türkiye’nin eşsiz mavi koylarında tekne turu yapmak isteyenler için yeni bir dönem başlıyor. Günübirlik tekne turlarından VIP mavi yolculuk deneyimlerine kadar deniz üzerindeki birçok deneyimi tek bir platformda bir araya getirmeyi hedefleyen Mavi Bilet, çok yakında kullanıcılarla buluşmaya hazırlanıyor. Turizm sektöründe giderek büyüyen deneyim turizmi trendine teknoloji odaklı bir çözüm sunmayı hedefleyen platform, Türkiye’de büyük ölçüde geleneksel yöntemlerle satılan tekne turlarını dijital bir altyapıyla daha erişilebilir hale getirmeyi amaçlıyor.

    Türkiye’de deniz turizmi dijitalleşme sürecine giriyor. Özellikle Ege ve Akdeniz kıyılarında yoğun ilgi gören günübirlik tekne turları, çok yakında yeni bir platform üzerinden daha erişilebilir hale gelmeye hazırlanıyor. Deniz üzerindeki deneyimleri tek bir çatı altında toplamayı hedefleyen Mavi Bilet, kullanıcıların tekne turlarından farklı mavi yolculuk deneyimlerine kadar birçok aktiviteyi kolayca keşfedip satın alabileceği bir sistem sunmak için gün sayıyor.

     

    Yılda 6 Milyon Kişinin Katıldığı Bir Pazar

    Türkiye’nin özellikle Muğla kıyılarında yoğunlaşan günübirlik tekne turlarına her yıl milyonlarca kişi katılıyor. Sektör verilerine göre yalnızca bu bölgede yılda yaklaşık 6 milyon kişinin tekne turu deneyimi yaşadığı tahmin ediliyor.

    Mavi Bilet, bu büyük pazarı dijital bir platform üzerinden daha organize ve erişilebilir hale getirerek hem kullanıcı deneyimini geliştirmeyi hem de sektörün daha düzenli bir yapıya kavuşmasına katkı sağlamayı hedefliyor.

    Platformun ilk etapta Fethiye, Ölüdeniz, Göcek, Bodrum, Marmaris, Kaş, Demre ve Kuşadası gibi Türkiye’nin en popüler mavi tur rotalarında aktif olması planlanıyor.

    Deniz Üzerindeki Deneyimler Tek Platformda

    Mavi Bilet platformu üzerinden kullanıcılar çok yakında farklı deniz deneyimlerini tek bir noktadan inceleyip kolayca satın alabilecek. Platformda ilk etapta günübirlik klasik mavi turların yanı sıra VIP mavi tur deneyimleri, çocuklara özel olarak tasarlanan Toys Boat konsepti, farklı koyları kapsayan rota turları ve yemekli özel deneyim paketleri yer alacak. Kullanıcılara hem klasik hem de farklı temalara sahip deniz deneyimleri sunmayı hedefleyen platformun, ilerleyen dönemlerde dalış turları, kabin charter seçenekleri, balık avı turları ve cruise deneyimleri gibi yeni kategorilerle genişletilmesi planlanıyor. Böylece deniz üzerindeki birçok farklı deneyimin tek bir platform üzerinden keşfedilebildiği kapsamlı bir yapı oluşturulması hedefleniyor.

    Güvenli ve Standart Bir Deniz Deneyimi

    Mavi Bilet yalnızca bir satış platformu olmanın ötesinde, deniz deneyimlerinde güvenlik ve hizmet standartlarını yükseltmeyi de hedefliyor. Platform üzerinden sunulan turlarda misafirlerin güvenliğini ön planda tutan çeşitli uygulamalar hayata geçiriliyor. Bu kapsamda tüm deneyimlerde ferdi kaza sigortası sunulurken, özellikle Fethiye ve Göcek bölgelerinde olası durumlara hızlı müdahale edebilmek için acil destek ekipleri hazır bulunuyor. Ayrıca teknelerde belirlenen hizmet ve hijyen standartlarıyla daha düzenli, güvenli ve konforlu bir deniz deneyimi sunulması amaçlanıyor.

    Türk Mavi Sularındaki Deneyimler Çok Yakında

    Web sitesi ve mobil uygulama üzerinden hizmet verecek olan Mavi Bilet, çok yakında kullanıcılarla buluşacak. Platformun hedefi, deniz deneyimlerini tıpkı bir etkinlik bileti satın alır gibi kolay hale getirmek.

    Platformun ortaya çıkış hikayesini anlatan Mavi Bilet Kurucu Ortağı Çağlar Paliç, “Deniz turizmi Türkiye’nin en güçlü potansiyellerinden biri. Ancak bu deneyimlere ulaşmak çoğu zaman zor ve dağınık bir süreç olabiliyor. Mavi Bilet ile insanların deniz üzerindeki deneyimlere hızlı, güvenilir ve kolay bir şekilde ulaşabileceği yeni bir yapı kurarak, Türkiye’nin mavi yolculuk kültürünü dünyaya daha güçlü şekilde tanıtmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.

     

  • Enerji fiyatları ve jeopolitik gelişmeler sanayi üretiminin seyrini belirleyecek

    Enerji fiyatları ve jeopolitik gelişmeler sanayi üretiminin seyrini belirleyecek

    Ortadoğu’da artan jeopolitik gerilim ve enerji fiyatlarındaki yükseliş, sanayi üretimi üzerinde önemli bir maliyet baskısı oluşturuyor. GNC Makina Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Çetinkaya, petrol ve doğalgaz fiyatlarında yaşanan artışın özellikle enerji yoğun sektörlerde üretim maliyetlerini artırabileceğini ve bunun orta vadede enflasyon üzerinde de yukarı yönlü etkiler yaratabileceğini belirtti.

    Enerji maliyetleri, küresel enflasyon ve jeopolitik gelişmeler sanayi üretiminin geleceğini şekillendiren başlıca unsurlar arasında yer alıyor. Enerji yoğun sektörlerde maliyet baskısı artarken, bazı sektörler için yeni ihracat fırsatları da ortaya çıkabiliyor. GNC Makina Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Çetinkaya, enerji fiyatları, bölgesel gelişmeler ve sanayi üretimine ilişkin beklentilerini değerlendirdi.

    Enerji fiyatları sanayi üretimini doğrudan etkiliyor

    Sanayi üretiminde enerjinin en kritik girdilerden biri olduğunu belirten Gökhan Çetinkaya, enerji fiyatlarındaki artışın küresel ekonomik dengeleri de etkileyebileceğine dikkat çekti.

    “Sanayi üretiminde enerji oldukça kritik bir girdi. Enerji fiyatlarında yaşanabilecek kalıcı artışlar küresel ölçekte enflasyonu yukarı çekebilir ve bu durum merkez bankalarını yeniden parasal sıkılaşma politikalarına yöneltebilir. Böyle bir tabloda küresel ekonomide büyümenin yavaşlaması ve finansmana erişimin zorlaşması da mümkün. Bu nedenle sanayi sektörünün 2026 yılında göstereceği performansta enerji fiyatları ve bölgedeki jeopolitik gelişmeler belirleyici olacak.”

    Türkiye’nin enerji bağımlılığı maliyet baskısını artırıyor

    Türkiye’nin enerji ithalatına yüksek derecede bağımlı bir ekonomi olduğunu vurgulayan Çetinkaya, enerji fiyatlarındaki artışın üretim maliyetleri başta olmak üzere ekonominin birçok alanını etkilediğini söyledi.

    “Petrol fiyatlarındaki artışın ilk olarak akaryakıt fiyatlarına yansıdığını, bunun da kısa sürede taşımacılık, üretim ve gıda fiyatları üzerinde etkisini gösterdiğini görüyoruz. Enerji fiyatları yükseldiğinde enerji ithalatı için daha fazla dövize ihtiyaç duyuluyor ve bu durum kur üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturabiliyor.”

    Bölgesel gelişmeler enerji maliyetlerini etkileyebilir

    Enerji arzı ve bölgesel gelişmelerin Türkiye açısından dikkatle takip edilmesi gerektiğini ifade eden Çetinkaya, “Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu verilerine göre Türkiye, Aralık 2025’te İran’dan 575,99 milyon standart metreküp doğalgaz ithal etti ve bu miktar toplam doğalgaz ithalatının yüzde 7,53’ünü oluşturdu. EPDK’nın yıllık sektör raporuna baktığımızda ise Türkiye’nin 2024 yılında İran’dan 7 milyar 43 milyon Sm3 doğalgaz ithal ettiğini görüyoruz. Aynı dönemde Türkiye’nin en fazla doğalgaz ithal ettiği ülke 21 milyar 572 milyon Sm3 ile Rusya olurken, ikinci sırada 11 milyar 478 milyon Sm3 ile Azerbaycan yer alıyor. İran ise üçüncü sırada bulunuyor. 2014–2024 döneminde İran’ın Türkiye’nin doğalgaz ithalatındaki payı ortalama yüzde 13,49 seviyesinde gerçekleşti. Bu tablo, bölgedeki jeopolitik gelişmelerin Türkiye’nin enerji maliyetleri üzerinde doğrudan etkili olabileceğini gösteriyor.” ifadelerini kullandı.

    Bazı sektörler için risk, bazıları için fırsat

    Jeopolitik gelişmelerin sektörler üzerindeki etkisinin farklı şekillerde ortaya çıkabileceğini belirten GNC Makina Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Çetinkaya, özellikle enerji yoğun sektörlerde maliyet baskısının daha belirgin hale gelebileceğini ifade etti.

    “Cam, seramik ve demir-çelik gibi sektörlerde enerji maliyetleri toplam üretim maliyetinde önemli bir paya sahip. Bu nedenle küresel enerji fiyatlarındaki oynaklık bu sektörlerde kârlılık üzerinde baskı yaratabilir. Öte yandan İran’ın gerçekleştirdiği ihracatın önemli bir bölümünün Türkiye ile doğrudan rekabet edilen ürün gruplarında yoğunlaştığını görüyoruz. Türkiye, buradan doğacak boşlukta özellikle plastik, demir-çelik, meyve-sebze, alüminyum ve bakır gibi alanlarda üretim kapasitesiyle öne çıkabilir.”

    Sanayide toparlanma jeopolitik risklerin seyrine bağlı

    2026 yılına ilişkin beklentilerini de paylaşan Çetinkaya, sanayi üretiminde toparlanmanın zamanlamasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

    “2026 yılına temkinli bir iyimserlikle bakıyoruz. Yılın ilk bölümünde daha temkinli bir görünümün öne çıkması beklenebilir. Ancak sanayi üretiminde daha belirgin bir toparlanmanın 2026’nın ikinci yarısında, jeopolitik risklerin seyrine bağlı olarak gündeme gelebileceğini öngörüyoruz.”

  • Dicle Elektrik Mardin’de Aydınlatma Altyapısını Güçlendirdi

    Dicle Elektrik Mardin’de Aydınlatma Altyapısını Güçlendirdi

    Tarihi Kente Modern Dokunuş:

    Dicle Elektrik Mardin’de Aydınlatma Altyapısını Güçlendirdi

    Dicle Elektrik, Mardin ve ilçelerinde kapsamlı bir aydınlatma seferberliği başlattı. Kent genelindeki aydınlatma şebekeleri baştan sona kontrol edilirken, arızalı ve kırık armatürler yenilendi.

    Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yer alan altı ilde sürdürülebilirlik odaklı elektrik dağıtım hizmeti sunan Dicle Elektrik, kayıpsız, kesintisiz ve kaliteli enerji dağıtımı hedefi doğrultusunda çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Hizmet bölgesindeki şehirlerin altyapısını güçlendirmeye yönelik yatırımlarına devam eden şirket, bu kapsamda Mardin genelinde geniş çaplı bir aydınlatma bakım ve yenileme çalışması başlattı. Özellikle turizm kimliğiyle öne çıkan kentte, şehir estetiğini ve gece aydınlatmasını artırmaya yönelik adımlar hız kazandı.

    Aydınlatma Şebekesine Özel bakım

    Mardin genelindeki aydınlatma şebekelerini detaylı şekilde kontrol eden ekipler, tespit edilen aksaklıkları giderdi. Ayrıca şehrin bağlantı yollarındaki aydınlatma sistemleri de titizlikle gözden geçirildi. Çalışmalar kapsamında farklı sebeplerle yanmayan ya da hasar gören armatürler yenileriyle değiştirilerek ışık kalitesi artırıldı.

    Mardin’in gece siluetine yakışır bir aydınlatma

    Turistik çarşılar ve kültürel miras alanları başta olmak üzere merkezi bölgelerde sürdürülen çalışmaların ay boyunca aralıksız olarak devam edeceği bildirildi. Tarihi dokusuyla yerli ve yabancı binlerce ziyaretçiyi ağırlayan Mardin’de, kent estetiğinin korunması ve gece aydınlatmasının güçlendirilmesi amacıyla yürütülen bakım faaliyetleri belli periyotlarla devam edecek.

    Dicle Elektrik, hizmet bölgesinde yer alan tüm illerde olduğu gibi Mardin’de de vatandaş memnuniyetini esas alan, güvenli ve sürdürülebilir enerji dağıtımı anlayışıyla çalışmalarını kararlılıkla sürdürüyor.

     

  • Başkan Altuğ’dan Kadir Gecesi Tebrik Mesajı

    Başkan Altuğ’dan Kadir Gecesi Tebrik Mesajı

    Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı A. Akgün Altuğ, Kadir Gecesi vesilesiyle bir tebrik mesajı yayımladı.

    Başkan Altuğ, Kadir Gecesi’nin tüm İslam Alemi için en faziletli ve kutsal gecelerden biri olduğuna vurgu yaparak şunları dile getirdi: “Bereketi, sabrı, hoşgörüsü ve manevi güzellikleriyle geçirmekte olduğumuz mübarek Ramazan Ayı’nın son günlerinde bin aydan daha hayırlı Kadir Gecesi’ne bir kez daha ulaşmanın mutluluğunu yaşıyoruz.

    Ramazan’ın bereketiyle taçlanan, bin aydan daha hayırlı olduğu müjdelenen bu müstesna gece, duaların kabul ve günahların affedildiği bir fırsat gecesidir. Bu önemli gecenin rahmet ve bereketinde hep birlikte faydalanmayı diliyorum. Nice Kadir Gecesi’ne ulaşmayı Rabbimden niyaz ediyorum.

    Bu duygu ve düşüncelerle tüm İslam âleminin ve aziz hemşehrilerimizin Kadir Gecesi’ni kutluyor, bu ulvi gecenin getirdiği esenliğin, tüm yurdumuzu, aziz milletimizi ve bütün insanlığı kuşatmasını dilerken, yeryüzünde barış ve huzura vesile olmasını diliyorum.” dedi.

  • Ege İhracatçı Birlikleri’nin Türkiye ihracatından aldığı pay 16 yıl geriye gitti

    Ege İhracatçı Birlikleri’nin Türkiye ihracatından aldığı pay 16 yıl geriye gitti

    Ege İhracatçı Birlikleri’nin Türkiye ihracatından aldığı pay 16 yıl geriye gitti

    Ege İhracatçı Birlikleri, ihracatta güçlü olduğu sektörlerde ihracatçı birlikleri istiyor

    2000 yılı sonrasında otomotiv, kimya, yenilenebilir enerji sektörlerinde ihracatçı birlikleri kurma talepleri hayata geçmeyen son 4 yıldır ihracatta 18,3-18,5 milyar dolar aralığında sıkışan Ege İhracatçı Birlikleri’nin Türkiye ihracatından aldığı pay 16 yıl geriye gitti ve yüzde 7’nin altını gördü.

    Ege İhracatçı Birlikleri 2025 yılı sonunda 18 milyar 505 milyon dolar ihracatı kayda alırken, Türkiye’nin 273 milyar 434 milyon dolarlık ihracatında yüzde 6,75’lik dilimi temsil etti. Ege İhracatçı Birlikleri en son 2009 yılında yüzde 7’nin altını görmüştü.

    Ege İhracatçı Birlikleri’nin 2000 yılı sonrasında otomotiv, kimya, yenilenebilir enerji sektörlerinde ihracatçı birlikleri kurma talepleri hayata geçmediği için Türkiye ihracatından aldığı pay sürekli geriledi.

    Cumhuriyetin ilk yıllarında Türkiye ihracatının yüzde 80’den fazlasına imza atan Egeli ihracatçılar, sonraki yıllarda İstanbul ve Anadolu şehirlerinin ihracatı öğrenmesiyle birlikte ihracatlarını artırsalar da Türkiye ihracatından aldıkları pay gerilemeye başladı.

    EİB 1980 yılında yüzde 18 pay alıyordu

    1980 yılında kuru meyve, tütün ve tekstil sektörlerinin büyük katkısıyla 523 milyon dolarlık ihracata imza atan Ege İhracatçı Birlikleri, Türkiye’nin 2 milyar 910 milyon dolarlık ihracatından yüzde 18 pay alıyordu.

    Ege İhracatçı Birlikleri 2000 yılına kadar Türkiye ihracatından yüzde 10 ve üzerinde pay almayı sürdürdü. 2000 yılında Türkiye’nin ihracatı 27,2 milyar dolar olurken, Ege İhracatçı Birlikleri bu ihracata 2,6 milyar dolarlık katkı sağladı. 2000 yılında EİB’nin Türkiye geneli ihracattan aldığı pay yüzde 9,5’e indi.

    EİB, çeyrek asırdır yüzde 10’u göremiyor

    EİB 2000 yılı sonrasında geçen çeyrek asırda Türkiye ihracatından hiçbir yıl iki haneli bir temsile ulaşamadı.

    2009 yılında Türkiye 97 milyar 50 milyon dolarlık ihracat yaparken Ege İhracatçı Birlikleri 6 milyar 385 milyon dolar dövizi Türkiye’ye kazandırdı. EİB, 2009 yılında Türkiye ihracatında yüzde 6,6 pay almıştı. EİB sonraki 15 yıl boyunca Türkiye ihracatından yüzde 7 ve üzerinde pay almayı sürdürmüştü.

    EİB 2008 yılında yüzde 6,2’ye dibi gördü

    2000 sonrasında Türkiye geneli ihracatta aldığı pay yüzde 10’un altına düşmeye başlayan Ege İhracatçı Birlikleri, 2008 krizinde 7 milyar 977 milyon dolarlık ihracata imza atarken, Türkiye’nin 127,6 milyar dolarlık ihracatında yüzde 6,2’lik temsil oranıyla dibi görmüştü.

    2011 yılında 11 milyar 399 milyon dolarlık ihracatı kayda alarak tarihinde ilk kez 10 milyar doları aşan Ege İhracatçı Birlikleri, Türkiye’nin o yılki 135 milyar dolarlık ihracatında yüzde 8,4’lük dilimle temsil edildi.

    2015 yılında Türkiye 143,8 milyar dolar ihracat yapma başarısı gösterirken, Ege İhracatçı Birlikleri 10 milyar 450 milyon dolarlık ihracatla yüzde 7,2’lik payın sahibi oldu.

    Pandeminin yaşandığı 2020 yılında Ege İhracatçı Birlikleri 13 milyar dolarlık dış satım yaparken, Türkiye’nin 169,5 milyar dolarlık ihracatında yüzde 7,7’lik dilimi temsil etti.

    Eskinazi: “İhracatta Güçlenen Sektörler EİB’de Temsil Edilmiyor”

    Ege İhracatçı Birlikleri’nin 2000 yılında 2,6 milyar dolar ihracatının 2025 yılı sonunda 7 kattan fazla artarak 18,5 milyar dolara ulaştığını dile getiren Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, EİB’nin Türkiye ihracatından aldığı paydaki azalışın temel nedeninin 2000 yılı sonrasında Türkiye’de 6 sektörde kurulan ihracatçı birliklerinin merkezlerinin İstanbul ve Ankara merkezli olmasının olduğunu vurguladı.

    Türkiye’de ihracatın 2000 yılına kadar 20 sektörde kayda alındığı bilgisini veren Jak Eskinazi, “2000 yılı sonrasında makine, iklimlendirme, savunma sanayi, mücevher, çelik, gemi, yat ve hizmetleri sektörlerinde ihracatçı birlikleri kuruldu. Son yıllarda ihracatımızı sırtlayan otomotiv ve kimya sektörlerinde ihracatçı birliği kurma çabalarımız sonuçsuz kaldı. Ege Bölgesi’nde bu sektörlerde faaliyet gösteren ihracatçı firmaların ihracat rakamları Ege İhracatçı Birlikleri tarafından kayda alınamıyor. Bu nedenle EİB’nin Türkiye ihracatından aldığı payda göreceli bir azalış oldu. Ticaret Bakanlığı Faaliyet İlleri İhracat İstatistiklerine göre Ege Bölgesi’nin ihracatı 44 milyar dolara ulaşıyor ve Türkiye geneli ihracattan yüzde 16 pay almayı sürdürüyoruz. Bizim talebimiz Kimya, Otomotiv, Elektrik-Elektronik, Yenilenebilir Enerji Ekipmanları Sektörlerinde EİB bünyesinde yeni ihracatçılar birliği kurabilmek. Bu birlikleri kurduğumuz takdirde EİB’nin ihracat kaydı 30 – 35 milyar dolar aralığına ulaşacak” şeklinde konuştu.

  • İMO-İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI SAKARYA ŞUBESİ’NİN ‘GELENEKSEL İFTAR YEMEĞİ’ BÜYÜK BİR KATILIM İLE GERÇEKLEŞTİ.

    İMO-İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI SAKARYA ŞUBESİ’NİN
    ‘GELENEKSEL İFTAR YEMEĞİ’ BÜYÜK BİR KATILIM İLE GERÇEKLEŞTİ.

    İMO Sakarya Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Semih UÇAR ve Yönetimi, ‘Geleneksel İftar Yemeği’ etkinliği kapsamında, 13 Mart 2026 Cuma günü Radisson Blu Hotel – Arifiye adresinde Ramazan ayı münasebetiyle, birlik ve beraberlik duygularını pekiştirmek, mesleki konularda fikir alışverişinde bulunmak ve dayanışmayı güçlendirmek amacıyla, üyelerini ve misafirlerini bir araya getirerek iftar yemeği düzenledi. İftar Yemeğine çok sayıda Protokol, Belediye Başkanları, Kamu Kurum Müdürleri, Oda Başkanları, STK Başkanları, İnşaat Mühendisleri, genç-İMO öğrencileri, şehrin değerli insanları, konuk, misafirler ve basınımızın değerli mensupları katıldılar.

    Geleneksel İftar Yemeği, İMO Sakarya Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Semih UÇAR’ın Ramazan ayı münasebeti ile birlik ve beraberlik duygularını pekiştirmek, ve dayanışmayı güçlendirmek içerikli açılış konuşması ile başlayan yemek, Gecenin Sponsorlarına verilen plaketlerin ardından, İMO’ nun 72. Yılına ithafen Alman Lisesi Müzik Öğretmeni ve Müzisyen Yusuf Emrah UZUNCA tarafından İmo-Sakarya için özel bestelenen muhteşem İnşaat Mühendisleri Odası Sakarya Şubesi Marşı – İMO Sakarya Marşı ile son buldu.

    İftar Yemeği Etkinliğinde Sakarya Şube Başkanı Semih UÇAR, Gecenin Sponsorlarına, önceki dönem Oda Başkanlarına, Oda çalışmalarına sundukları destek ve katkılardan dolayı teşekkür etti. Yemeğe, Karaağaç Dibi İhsaniye Camii İmamı Suat TEKEOĞLU Hocamız İftar Duası ve Ahirete İrtihal eden tüm meslektaşlarımız ve yakınlarına, Başta Kurucu başkanımız Lütfi UÇAR’ a, bu yıl aramızdan ayrılan Muzaffer YILMAZ ve Muhammet Hayır ŞEHİT’ e rahmet, hasta olan üyelerimiz Cevat GÜVEN ve Metin YUVACI’ ya da acil şifalar dileyerek dualar etti ve gecemizi onurlandırdılar.

    Serdivan Kaymakamımız Ali CANDAN, Geyve Kaymakamımız Murat GÜVEN, SUBÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet SARIBIYIK ve SUBÜ Hocaları, Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi (KOSTÜ) Rektörü Prof. Dr. Muzaffer ELMAS, SATSO Başkanı Akgün ALTUĞ, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Sakarya İl Müdür Vekili Hayrettin TÜDÜN ve Müdürlerimiz, DSİ Sakarya İl Müdürlüğü Çalışan Meslektaşlarımız, İnşaat Mühendisleri Odası Kocaeli Şube Başkanı Ali AKGÜN ve Aykut BOZKURT Sakarya Akademik Meslek Örgütleri Birliği Üyeleri, Sakarya Baro Başkanı Musa Adıyaman, Sakarya Serbest Muhasebeciler ve Mali Müşavirler Odası Başkanı Erdinç ATALAY, Sakarya Eczacı Odası Başkanı Alper ALPAY, Sakarya Veteriner Odası Başkanı Volkan TOKER, Sakarya Diş Hekimleri Odası Başkanı Gökhan UZEL, Jeoloji Mühendisleri Odası Sakarya İl Temsilcilik Başkanı Yalçın MERİÇ, Makina Mühendisleri Odası Sakarya İl Temsilcilik Başkanı Olgun ÖZDEMİR, Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası Sakarya İl Temsilcilik Başkanı İrem SERDAROĞLU, Ziraat Mühendisleri Odası Sakarya İl Temsilcilik Başkanı Makbule DURMUŞ, İç Mimarlar Odası Sakarya İl Temsilcilik Başkanı Hüden KARAHASAN, SBŞB Daire Başkanı Selim KOÇ, Gazeteci Cihan SARAÇ ve basınımızın çok değerli mensupları geceyi onurlandırdılar.

    Geleneksel İftar Yemeği Sponsorlarına, plaketler İMO Sakarya Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Semih UÇAR, 2. Başkanı Çağlar BALTAOĞLU, Yönetim Kurulu Sekreter Üyesi İsa AYDOĞAN, Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Mustafa Emre YURDAKUL, Yönetim Kurulu üyeleri Enes Can ÇOLAK, Sedat Semih ÇAĞLAYAN, Erhan AMASYA, İMO Sakarya Şubesi Düzce Temsilciliği Yönetim Kurulu Üyeleri, tarafından verildi. Yemek sonrası Akgün Şirketler Grubundan Erhan AKGÜN ve Süleyman AKGÜN, Aşoğlu İnşaat’ tan Recep Aşoğlu ve Yaşar AŞOĞLU adına Zafer Yıldızbayrak Karaçam Şirketler Grubundan Naci BALTAOĞLU ve Nihat BALTAOĞLU, Ölmez ÇELİK’ ten Ahmet ÖLMEZ ve Abdullah ÖLMEZ, Gün İNŞAAT’ tan Cem GÜN, Miralay Madencilik’ ten Ramazan SEZER, Sayın İnşaat’ tan Fahri SAYIN ve Gülnaz SAYIN, Dünyalar Gruptan Ali DÜNYA -Yılmaz DÜNYA, özel tasarım plaketlerini aldılar.

    UÇAR, Sözlerine şöyle devam etti:

    UÇAR, ‘Değerli Misafirler, Sevgili Meslektaşlarım, Unutulmamalıdır ki inşaat mühendisliği, özü itibarıyla bir medeniyet mühendisliğidir. Medeniyetleri inşa eden, yapı üretim sürecinin merkezinde yer alan bizler, halkın can ve mal güvenliğiyle doğrudan ilgili, hayati bir sorumluluğu omuzlarımızda taşımaktayız. Attığımız her imzanın, yaptığımız her hesabın toplumsal bir karşılığı olduğunun ve bu ağır sorumluluğun bilincindeyiz.’

    UÇAR, ‘Hepimizin malumu olduğu üzere, böylesi önemli bir meslek alanında bulunmamıza rağmen bugün Şehrimizin, meslektaşlarımızın ve inşaat mühendisliğinin karşı karşıya olduğu pek çok sorun mevcuttur. Ramazan ayı münasebetiyle birlik ve beraberlik duygularını pekiştirmek amacıyla, verdiğimiz bu anlamlı iftar yemeğinde, sizlere bu sorunları tek tek sayarak karamsar bir tablo çizmek arzusunda değilim. Ancak şunun altını özellikle çizmek isterim ki; bu sorunların üstesinden gelmemiz, bireysel çabalarla değil, ancak mesleki dayanışmamız ve örgütlü mücadelemizle mümkündür. Meslek odalarımızın çatısı altında bir arada durmak, meslek onurunu korumanın en temel şartıdır.’

    UÇAR, ‘Bu dayanışma ruhunun en güzel örneğini, eski başkan ve yöneticilerimiz. mesleğe yıllarını vermiş üstatlarımız ve duayenlerimiz sergilemektedir.

    UÇAR, ‘Ramazan ayı münasebetiyle, birlik ve beraberlik duygularını pekiştirmek, mesleki konularda fikir alışverişinde bulunmak ve dayanışmayı güçlendirmek amacıyla, üyelerimizi ve misafirlerimizi bir araya getiren bu anlamlı iftar yemeği, sadece geçen nitelikli zamanın bir ifadesi değil; meslek etiğine bağlılığın, üretilen hizmetin ve toplumsal faydanın somut birer karşılığıdır. Yarım asra yaklaşan tecrübeleriyle mesleğimizin gelişimine katkı koyan, bilgi birikimlerini genç meslektaşlarımıza aktararak sürekliliği sağlayan tüm üyelerimizi tebrik ediyorum. Bilin ki mesleki birikiminiz, Odamızın ve meslek alanımızın en değerli, hazinesidir…’

    SEMİH UÇAR’IN İFTAR YEMEĞİ KONUŞMASININ TAMAMI;

    Sayın Valim, Sayın Rektörlerim, Sayın Başkanlarım, Sayın Protokol, Değerli meslektaşlarım, Sevgili konuklar ve basınımızın değerli mensupları;

    Sizleri İnşaat Mühendisleri Odası Sakarya Şubesi Yönetim Kurulu, Genç İMO ve şahsım adına saygı ile selamlıyorum.

    Bugün burada, Ramazan ayı münasebetiyle, İnşaat Mühendisleri Odasının değerli meslektaşlarını, üyelerini, misafirlerini ve konuklarını bir araya getirerek, birlik ve beraberlik duygularımızı pekiştirmek, mesleki konularda fikir alışverişinde bulunmak ve dayanışmamızı güçlendirmek amacıyla ‘Geleneksel İftar Yemeği’ düzenlemenin mutluluğunu yaşıyoruz.

    Hepiniz Hoş geldiniz. Sefalar getirdiniz, Yemeğimize değer kattınız.

    Değerli meslektaşlarım, sevgili konuklar,

    Odamızın 72 yıllık geçmişi, başarılarla, ödüllerle, takdirlerle dolu bir geçmiştir. Bu başarıların arkasında, odamızın kurucuları, yöneticileri, çalışanları, üyeleri, işbirliği yaptığı kurum ve kuruluşlar, destek veren tüm paydaşlar vardır. Bu vesileyle, odamızın bugünlere gelmesinde emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.

    Ancak, odamızın 72 yıllık geçmişi, sadece başarılarla dolu bir geçmiş değildir. Aynı zamanda, karşılaştığımız zorluklar, çözdüğümüz sorunlar, aştığımız engeller, öğrendiğimiz dersler, geliştirdiğimiz vizyonlar, belirlediğimiz hedefler dolu bir geçmiştir. Bu geçmiş, bize geleceğe daha güvenle, daha umutla, daha kararlılıkla bakmamızı da sağlar.

    Geleceğe baktığımızda, inşaat mühendisliği mesleğinin öneminin ve sorumluluğunun arttığını görüyoruz. Çünkü, yaşadığımız dünya, hızla değişiyor, gelişiyor, dönüşüyor. Bu değişim, gelişim ve dönüşüm, inşaat mühendisliği alanında da yeni fırsatlar, yeni ihtiyaçlar, yeni beklentiler, yeni sorumluluklar yaratıyor. Bu fırsatları değerlendirmek, bu ihtiyaçları karşılamak, bu beklentileri yerine getirmek, bu sorumlulukları üstlenmek için, biz inşaat mühendisleri olarak, kendimizi sürekli geliştirmeli, yenilemeli, güncellemeli ve tabiki de dönüştürmeliyiz.

    Bizler, inşaat mühendisleri, sadece binalar yapmıyoruz, aynı zamanda yaşanabilir şehirler de yapıyoruz. Bu nedenle, yaptığımız her şeyin, insanların hayatına dokunduğunu, hayatlarını etkilediğini, hayatlarını değiştirdiğini unutmamalıyız. Bu bilinçle, yaptığımız her şeyin, insanların hayatını güzelleştirmesini, kolaylaştırmasını, zenginleştirmesini sağlamalıyız.

    İnşaat mühendisleri olarak, sadece bugünü değil, yarını da, geleceği ve gelecek nesilleri de düşünüyoruz. Bu nedenle, yapılanların, sürdürülebilir, çevreci, enerji verimli, akıllı, yenilikçi, katılımcı ve kapsayıcı olmasını hedefleyerek çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyoruz.

    Gecemizi onurlandıran, değer katan sevgili konuklarımız,

    Değerli Meslektaşlarım, Unutulmamalıdır ki inşaat mühendisliği, özü itibarıyla bir medeniyet mühendisliğidir. Medeniyetleri inşa eden, yapı üretim sürecinin merkezinde yer alan bizler, halkın can ve mal güvenliğiyle doğrudan ilgili, hayati bir sorumluluğu omuzlarımızda taşımaktayız. Attığımız her imzanın, yaptığımız her hesabın toplumsal bir karşılığı olduğunun ve bu ağır sorumluluğun bilincindeyiz.

    Hepimizin malumu olduğu üzere, böylesi önemli bir meslek alanında bulunmamıza rağmen bugün şehirlerimizin, meslektaşlarımızın ve inşaat mühendisliğinin karşı karşıya olduğu pek çok sorun mevcuttur. Ramazan ayı münasebetiyle birlik ve beraberlik duygularını pekiştirmek amacıyla, verdiğimiz bu anlamlı iftar yemeğinde, sizlere bu sorunları tek tek sayarak karamsar bir tablo çizmek arzusunda değilim. Ancak şunun altını özellikle çizmek isterim ki; bu sorunların üstesinden gelmemiz, bireysel çabalarla değil, ancak mesleki dayanışmamız ve örgütlü mücadelemizle mümkündür. Meslek odalarımızın çatısı altında bir arada durmak, meslek onurunu korumanın en temel şartıdır.

    Bu dayanışma ruhunun en güzel örneğini, eski başkan ve yöneticilerimiz. mesleğe yıllarını vermiş üstatlarımız ve duayenlerimiz sergilemektedir.

    Bu duygu ve düşüncelerle, Ramazan Ayının son zamanlarını yaşadığımız şu günlerde, Yaklaşmakta olan Ramazan Bayramınızı en içten dileklerimle kutlarkan, sizlere ve ailelerinize şahsım ve yönetim kurulum adına sağlık mutluluk ve esenlikler diliyorum.

    Saygılar Sunarım…

  • Kamusal Hizmet Veren Mühendislerin Can Güvenliği Sağlanmalıdır!

    TMMOB-İMO İnşaat Mühendisleri Odası Sakarya Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Semih UÇAR ve Yönetim Kurulunun, Şantiyelerde yaşanan şiddet olaylarına, Silahlı, keserli, levyeli Saldırılara ilişkin, Şantiyelerde Meslektaşlarımıza Yönelik Şiddet Kabul Edilemez: Kamusal Hizmet Veren Mühendislerin Can Güvenliği Sağlanmalıdır!’ konulu yaptığı basın açıklaması.

    -Şantiyelerde Mühendisi Susturmak; Denetimi Devre Dışı Bırakmak, Bilimi Sahadan Kovmak, Halkın Geleceğini, Bir Sonraki Depremde Enkaz Altında Bırakmak Demektir.

    -Meslektaşlarımıza Yapılan Silahlı, Keserli, Levyeli Saldırıyı Şiddetle Kınıyoruz!

    -Mühendisler Görevlerini Yerine Getirirken Can Güvenliklerinin Tehlikeye Atılması Asla Kabul Edilemez!

    -Acilen Somut Adımlar Atılmalı ve Gerekli Yasal Düzenlemeler Yapılmalıdır!

    Şantiye sahalarında görevlerini tam ve eksiksiz biçimde yerine getirmeye çalışan meslektaşlarımıza yönelik şiddet olayları son dönemlerde giderek artmakta ve artık kabul edilemez, sürdürülemez boyutlara ulaşmaktadır. Son olarak Gaziantep’te şantiye şefi olarak görev yapan meslektaşımız Abdulkadir Korkmaz’ın, bizzat müteahhit tarafından silahlı saldırıya uğraması artık sözün bittiği yerdir. Bu saldırı; şantiye sahalarının mühendisler için birer “suç mahalline” dönüştüğünü, can güvenliğinin tamamen ortadan kalktığını ve şiddetin şantiyelerde rutin bir uygulama haline geldiğini en acı şekilde kanıtlamıştır. Mühendise yönelen bu namlu, sadece bir bireye değil, bilimin ve tekniğin şantiyelerdeki varlığına karşı doğrultulmuştur.

    Unutulmamalıdır ki; 6 Şubat depremlerinde yitirdiğimiz on binlerce canın ardından basın yayın kuruluşları önünde “güvenli yapı” hakkında yüksek sesle konuşanlar, bugün o güvenliği sahada bizzat sağlamaya çalışan mühendislerin darp edilmesine, kurşunlanmasına daha fazla sessiz kalamaz. Betona su katılmasına itiraz ettiği, eksik demiri tespit ettiği veya sadece görevini tavizsiz yerine getirdiği için saldırıya uğrayan bir mühendis, aslında o binada yaşayacak binlerce yurttaşın hayatını korumaktadır.

    Şantiyelerde mühendisi susturmak; denetimi devre dışı bırakmak, bilimi sahadan kovmak ve halkın geleceğini bir sonraki depremde enkaz altında bırakmak demektir.

    Daha önce de Uşak, Aydın, Adana, Denizli, Tekirdağ ve Samsun gibi pek çok ilimizde meslektaşlarımız; sadece görevlerini yaptıkları için silahlı, keserli veya levyeli saldırılara maruz kalmıştır.

    Mühendislerin görevlerini yerine getirirken can güvenliklerinin tehlikeye atılması asla kabul edilemez.

    Başta Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı olmak üzere tüm ilgili kurumlar, şantiyelerdeki bu vahşet sarmalını daha ne kadar görmezden gelecektir? Denetim ve yönetim görevini yürüten meslektaşlarımızın “kamu görevlisi” statüsünde sayılması ve yasal koruma kalkanına alınması için daha kaç meslektaşımızın vurulması, kaçının başına dikiş atılması gerekmektedir? Meslektaşlarımızın can güvenliğini sağlamak bir lütuf değil, kamu gücünün yerine getirmekle yükümlü olduğu asli bir sorumluluktur. Bu sorumluluğu yerine getirmeyen her kurum, yaşanacak yeni saldırıların zeminini hazırlamaktadır.

    • Şantiyelerde denetim ve yönetim görevini yürüten meslektaşlarımız “kamu görevlisi” statüsünde sayılmalı ve bu doğrultuda yasal düzenlemeler derhal hayata geçirilmelidir.

    • Meslektaşlarımızın can güvenliğinin sağlanması bizzat kamu gücünün sorumluluğunda olmalıdır.

    • Her şantiyede tam zamanlı bir şantiye şefinin bulunması, hem yapı güvenliğini artıracak hem de bu tür olumsuzlukların önüne geçilmesini sağlayacaktır.

    Yaşanan bu son olayın tüm yönleriyle aydınlatılmasını, sorumluların hukuk önünde en ağır şekilde hesap vermesini talep ediyoruz. TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası olarak, saldırıya uğrayan tüm meslektaşlarımızın yanında olduğumuzun, adli süreçlerin sonuna kadar takipçisi olacağımızın bilinmesini isteriz.

    Saygılarımızla…

    Semih UÇAR

    TMMOB-İMO

    İnşaat Mühendisleri Odası

    Sakarya Şube Yönetim Kurulu Başkanı