Kategori: Firmalar

Firmalar

  • AŞIRI HIZDAN KAÇINILMALI, UYKUSUZKEN YOLA ÇIKILMAMALI

    PALANDÖKEN, “ARA TATİL VE BAYRAM TRAFİĞİNE DİKKAT”

    -“GEÇTİĞİMİZ RAMAZAN BAYRAMINDA TRAFİKTE 79 CAN KAYBI YAŞANDI”

    -“AŞIRI HIZDAN KAÇINILMALI, UYKUSUZKEN YOLA ÇIKILMAMALI”

    -“YOLA ÇIKMADAN ARAÇLARIN PERİYODİK BAKIMI TAMAMLANMALI”

    ANKARA-  Okulların ara tatili ile Ramazan Bayramı’nın birleştiğini ve geçtiğimiz yıl Ramazan Bayramı tatilinde 79 vatandaşın trafik kazası sebebiyle hayatını kaybettiğini hatırlatan TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, Bu yıl Ramazan bayramıyla ara tatil birleştiriliyor. Geçen yılki gibi herhalde yine 9-10 gün olacak. Dolayısıyla insanlar memleketlerini ziyaret edecekler. Hem arabaların bakımını, periyodik bakımını, aynı şekilde yine kendi sağlıklarını, uzun yolculuklarla, aileyle birlikte çıkacakları için yine trafik ışıklarını, yine bu arada kendilerinin sakin bir şekilde uykularını aldığı hatta ara bölümlerde dinlenmek suretiyle riske girmemeleri lazım. Biliyorsunuz bu tatillerde, bayramlarda, her yıl insanlar bayramı tam böyle şevkiyle kutlamak istiyor ama biliyorsunuz ki trafik kazalarından onlarca insanımız hem maddi zarar, hem ölümlü kazalar, hem de yaralanmalar çok oluyor. Bunun için yine çok dikkat etmek lazımdedi.

    -“ORUÇ TUTAN SÜRÜCÜLER DİNLENMEDEN YOLA ÇIKMAMALI”

    Okulların ara tatili ve Ramazan Bayramı tatilinin birleşmesi ile yola çıkacaklara uyarılarda bulunan Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken,Yaklaşık 15 milyona yakın öğrencimiz var ülkemizde. Bunların hepsi tatil. Kendi memleketlerine gidecekler var. Aynı şekilde köylerine, aynı şekilde annelerinin, babalarının olduğu bölgelere gidecekler. Dolayısıyla trafikte bir hareketlik olacak. Bu hareketlerde de tabii en önemlisi bu kör noktalara dikkat etmek. Kullandıkları araçların istiap haddini aşacak,  görüşü engelleyecek şekilde doluluk oranlarını tespit etmeleri lazım. Her ne kadar insanlar tabii bir bayramda esnaf olarak dükkanlarına almış oldukları mallar, çikolata, şekerleme veya giysilerde, seyahatlerde, uzun tatillerde, büyük şehirlerde de bir boşalma söz konusu oluyor. Ama önemli olan geçen yıl 79’a yakın yurttaşımız hayatını kaybetti. Onlarca, binlerce insan yaralandı. Tabii maddi hasarı bir tarafa koyun ama insanların o bayram sevinci kaza neticesinde yapamamış oldular. Bunun için hem araçta hem kendilerinin trafiğe çıkarken yorgun olmamaları lazım. Biliyorsunuz bir taraftan da Ramazan ayımız. İnsanlar biraz daha huşu içerisindeler. Dolayısıyla yorgunlukları var. Gitme sevinçleri var. Kavuşma heyecanları var. Bunları üst üste koyduğunuz zaman esnaf açısından da tabii yollardaki, bu dükkanlardaki alışveriş kadar seyri sefer yaptıkları güzergahlar da harcıyorlar” diye konuştu.

    -“GÜZERGAH ÜZERİNDEKİ DİNLENME MOLALARINA DİKKAT EDİLMELİ”

    Dinlenme molalarına dikkat edilmesi gerektiğinin altını çizen Palandöken, “Dolayısıyla inşallah kazasız belasız hem ara tatil, hem bu ara tatille birlikte birleştirilen Ramazan bayramının birlikte mutlu bir şekilde yuvarlarına dönmeyi Allah nasip eder diyoruz. Ama aman çok dikkat edin. Bu tabii çok önemli. Bu trafik meselesi her yıl can alıyor. Onun için hem dikkatinizi hem aracınızın bakımını hem de söylediğim gibi tabii güzergahlardaki o dinlenme molalarınızı dikkat edin diyoruz. Hayırlı şimdiden bayramlar diliyoruz. İnşallah ki kazasız belasız bir seyahat olur düşüncesiyle. Herkese iyi bayramlar diliyoruz” ifadelerini kullandı.

  • Şanlıurfa’da Bir Haftada 946 Kaçak Elektrik Bağlantısı Tespit Edildi

    Şanlıurfa’da Bir Haftada 946 Kaçak Elektrik Bağlantısı Tespit Edildi

    Dicle Elektrik Denetimlerini Aralıksız Sürdürüyor

    Şanlıurfa’da Bir Haftada 946 Kaçak Elektrik Bağlantısı Tespit Edildi

    Dicle Elektrik, Şanlıurfa’nın Eyyübiye, Akçakale, Siverek, Haliliye ve Viranşehir ilçelerinde kaçak elektrik kullanımına karşı yapay zeka destekli analizler ve dron kontrolleriyle kapsamlı bir denetim gerçekleştirdi. Bir haftalık çalışmada toplam 946 kaçak elektrik bağlantısı tespit edilirken şirket adil tüketim çağrısında bulundu.

    Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yer alan altı ilde kayıpsız, kesintisiz ve kaliteli enerji dağıtımı hedefiyle çalışmalarını sürdüren Dicle Elektrik, abonelerine güvenli ve kayıpsız enerji sağlamak için kaçak elektrikle mücadele etmeye devam ediyor. Teknolojik imkânların etkin şekilde kullanıldığı denetimlerde, özellikle enerji kaybının arttığı bölgelerde yapay zeka destekli analizler ve dron kontrolleri devreye alındı. Bu kapsamda Şanlıurfa genelinde yürütülen çalışmalarda bir haftada toplam 946 kaçak elektrik kullanımı tespit edildi.

    Sadece bir günde 232 kaçak kullanım tespit edildi

    Artan enerji kayıpları üzerine geniş kapsamlı denetim başlatan Dicle Elektrik ekipleri, merkez Eyyübiye ilçesinin kırsal mahallelerinde yoğun saha çalışması gerçekleştirdi. Yukarı İkizce, Aşağı İkizce, Altıntepe, Aşağı Yazıcı, Yukarı Yazıcı, Yoğurtlu, Bardacık ve Esentepe mahallelerinde jandarmanın aldığı güvenlik tedbirleri eşliğinde yapılan kontrollerde, gün içerisinde alçak ve orta gerilim hatlarından kaçak elektrik kullanan 206 adres belirlendi. Aboneli kaçak kullanıcılarla birlikte bu sayı 232’ye ulaştı. Denetimler sırasında müdahale edildiği tespit edilen 2 sayaç yenisiyle değiştirilirken, kaçak kullanım tespit edilen kişiler hakkında mevzuatın gerektirdiği işlemler uygulandı. Abonesiz olarak elektrik kullandığı belirlenen vatandaşlardan ise yasal abonelik işlemlerini tamamlamaları istendi.

    Tüm elektrik şebekesinin dengesi bozuluyor

    Kaçak denetimleri Eyyübiye ile sınırlı kalmayarak il genelinde de devam etti. Bir haftalık süreçte Akçakale, Siverek, Haliliye ve Viranşehir ilçelerinde gerçekleştirilen kontrollerde toplam 714 kaçak kullanım tespit edildi. Bu vakaların 490’ının abonesiz, 224’ünün ise aboneli kullanıcılar tarafından gerçekleştirildiği belirlendi.

    Dicle Elektrik yetkilileri, özellikle kış aylarında ısınma amaçlı kaçak elektrik kullanımında artış yaşandığına dikkat çekerek, bu durumun sadece enerji kaybına yol açmadığını, aynı zamanda can ve mal güvenliğini de tehdit ettiğini vurguladı. Yetkililer, kaçak kullanımın tüm elektrik şebekesinin dengesini bozarak arızalara ve kesintilere neden olduğunu, bu durumdan en fazla düzenli ödeme yapan ve enerjiyi yasal yollarla kullanan abonelerin etkilendiğini belirtti. Şebeke sağlığını korumak, arz sürekliliğini sağlamak ve abonelerin enerji hakkını güvence altına almak amacıyla teknolojik denetimlerin ve altyapı iyileştirme çalışmalarının aralıksız süreceği ifade edildi.

  • Sepaş Enerji güvence bedeli iade sürecini hatırlattı

    Sepaş Enerji güvence bedeli iade sürecini hatırlattı

    Sepaş Enerji, elektrik aboneliğinin sona ermesi durumunda güvence bedeli iade sürecinin dijital ve fiziksel kanallar üzerinden yürütülebildiğini hatırlattı. Güvence bedeli iadeleri, sözleşmenin sona ermesinden sonra abonelere iletilecek iade mesajının ardından gerçekleştirilebiliyor.

    Sepaş Enerji, elektrik aboneliği sonlanan tüketicilerin güvence bedeli iade süreçlerine ilişkin bilgilendirme yaptı. Sözleşmenin sona ermesinin ardından güvence bedelinin aboneliğe ait tüm borçlar mahsup edildikten sonra kalan tutarın iade edildiğini hatırlatan Sepaş Enerji, fiziksel ve dijital kanallar üzerinden iade sürecinin yürütülebildiğini paylaşırken, bu süreçte abonelerin kimlik, iletişim ve banka bilgilerini güncel tutmalarının önemine işaret etti. Sepaş Enerji abonelik güvence bedeli iade süreçleri, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği çerçevesinde yürütülüyor.

    Güvence bedeli iadeleri farklı kanallardan alınabiliyor

    Sepaş Enerji, sistem kontrolünün ardından iade edilecek tutarın belirlendiğini ve abonenin tercih ettiği ödeme şekline göre iadenin gerçekleştirildiğini belirtti. Bireysel aboneler güvence bedeli iadelerini Faturamatik Premium Hizmet Noktaları ve Hayhay cüzdan uygulaması üzerinden ücretsiz olarak temin edebiliyor. Ayrıca masrafı aboneye ait olmak üzere PTT şubeleri üzerinden T.C. kimlik numarası ile iade alabiliyor. Bunun yanı sıra aboneler, Sepaş Enerji web sitesinde yer alan Online İşlemler menüsü, Sepaş Cebinde mobil uygulaması, Çağrı Merkezi ve Müşteri Hizmetleri Merkezleri aracılığıyla IBAN bilgisi bildirimi yaparak da güvence bedeli iadesi talebinde bulunabiliyor. Bildirilen IBAN bilgisinin abone sahibi adına olması gerektiği belirtilirken iadede gecikme yaşanmaması adına bu detayın önemli olduğu vurgulandı.

    e-Devlet üzerinden iade işlemleri fesih adımında yapılabiliyor

    Güvence bedeli iade işlemleri için öncelikle abonelik fesih işleminin tamamlanması gerekiyor. Fesih işlemleri, e-Devlet platformu üzerinden gerçek kişilerin başvurusuyla yapılabiliyor. Bu süreçte tüketiciler PTT veya IBAN bilgisi ile iade seçeneklerinden birini tercih edebiliyor. Tüzel abonelerin PTT üzerinden iadelerini alırken şirket vergi kimlik numarası ile imza sirküsü veya vekaletname ibraz etmesi gerekiyor. IBAN bilgisi ile yapılacak iadelerde ise tüzel kişiler için de hesabın tüzel kişilik adına olması şartı aranıyor.

    Güvence bedeli iade sürecinin hızlı ve sorunsuz şekilde tamamlanabilmesi için kimlik, iletişim ve banka bilgilerinin güncel tutulması önem taşıyor. Tüketiciler Sepaş Enerji’ye ait tüm abonelik işlemlerini dijital kanallar ya da müşteri hizmetleri merkezleri üzerinden gerçekleştirebiliyor.

  • Başkan Semih UÇAR  Şantiye Şefine Yapılan Silahlı Saldırıya kınadı

    Başkan Semih UÇAR Şantiye Şefine Yapılan Silahlı Saldırıya kınadı

    TMMOB-İMO İnşaat Mühendisleri Odası Sakarya Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Semih UÇAR ve Yönetim Kurulunun, Gaziantep’te Şantiye Şefine Yapılan Silahlı Saldırıya ilişkin,

    Meslektaşlarımıza Yapılan Saldırıyı Şiddetle Kınıyoruz!’ konulu yaptığı basın açıklaması.

    Meslektaşlarımıza Yapılan Saldırıyı Şiddetle Kınıyoruz!

    Acilen Somut Adımlar Atılmalı ve Gerekli Yasal Düzenlemeler Yapılmalıdır!

    İnşaat Mühendisleri Odası Gaziantep Şubemize kayıtlı meslektaşımız Abdulkadir Korkmaz, şantiye şefi olarak görev yaptığı firmada müteahhit firma sahibi tarafından silahlı saldırıya uğramıştır.

    Son dönemlerde şantiye sahalarında, görevlerini tam ve eksiksiz biçimde yerine getirmeye çalışan meslektaşlarımıza yönelik şiddet olayları giderek artmakta ve kabul edilemez boyutlara ulaşmaktadır. Mesleki faaliyetlerini doğru, güvenilir ve sağlıklı bir şekilde yürütmek için büyük bir sorumlulukla çalışan meslektaşlarımızın maruz kaldığı bu saldırılar, artık can güvenliklerini tehdit eden ve sürdürülemez bir noktaya ulaşan ciddi bir soruna dönüşmüştür.

    Altını özellikle çizmek isteriz ki deprem gerçeği ile yaşayan ülkemizde yapı üretimi ve denetimi süreçleri toplumun can ve mal güvenliği ile doğrudan ilişkilidir. Bu nedenle inşaat mühendislerinin şantiye sahalarında yürüttüğü hizmetler kamusal bir nitelik taşımaktadır. Meslektaşlarımıza yönelik her türlü şiddet eylemi yalnızca bir meslek mensubuna değil, aynı zamanda toplumun güvenliğine ve kamu yararına yönelmiş bir saldırıdır.

    Bu nedenle şantiyelerde denetim ve yönetim görevini yürüten meslektaşlarımızın kamu görevlisi niteliğinde değerlendirilmesi, görevlerini güven içinde yerine getirebilmeleri için gerekli yasal düzenlemelerin yapılması ve can güvenliklerinin sağlanmasının kamu gücünün sorumluluğunda olması gerektiğini bir kez daha vurguluyoruz.

    Meslektaşımıza yönelik gerçekleştirilen bu menfur saldırıyı şiddetle kınıyor, kendisine geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Mühendislerin görevlerini yerine getirirken can güvenliklerinin tehlikeye atılması asla kabul edilemez.

    Yaşanan bu olayın tüm yönleriyle aydınlatılmasını, sorumluların hukuk önünde hesap vermesini ve benzer olayların tekrar yaşanmaması adına gerekli tüm önlemlerin alınmasını bekliyoruz.

    İnşaat Mühendisleri Odası Sakarya Şubesi olarak meslektaşımızın yanında olduğumuzu ve konunun takipçisi olacağımızı kamuoyuna saygıyla duyururuz.

    Saygılarımızla…

    Semih UÇAR

    TMMOB-İMO

    İnşaat Mühendisleri Odası

    Sakarya Şube Yönetim Kurulu Başkanı

  • Kentsel Dönüşüm, Ülkemiz İçin Savunma Sanayisi Kadar Önemli

    Kentsel Dönüşüm, Ülkemiz İçin Savunma Sanayisi Kadar Önemli

    Ülkemizde deprem riskinin geçerliliğini koruduğunu belirten Tanyer Yapı Zemin Grubu Koordinatörü İnşaat Yüksek Mühendisi Batuhan Tozburun, kentsel dönüşümün en az savunma sanayisi kadar önem taşıdığını vurguladı.

    Günümüzde Türkiye’nin etrafındaki coğrafyada birden çok savaşın yaşandığını dile getiren Tozburun, İstanbul’da yaşanacak bir depremin sonuçlarının savaştan daha büyük yıkımlara neden olabileceğine dikkat çekti.

    Kentsel dönüşüm konusunda İzmir’de büyük bir açık bulunduğuna işaret eden Batuhan Tozburun, “İzmir’de yaşanan depremin ardından yapılan dönüşüm çalışmaları, hasarlı yapı stoğunun ancak yüzde 10’unu oluşturuyor. İzmir, birinci derecede deprem kuşağı üzerinde yer alıyor. Olası bir depremde maddi ve manevi anlamda çok büyük kayıplar verebiliriz. Bu konuda vatandaşların bilinçlenmesi, yerel yönetim ve hükümet tarafından acil adımların atılması gerekiyor. Kentsel dönüşümle birlikte yaşlı ve depreme dayanıksız konut stoğunun bir an önce ada bazlı dönüştürülmesi yaşamsal önem taşıyor. İstanbul’da yaşanacak bir depremin sonuçları ekonomik anlamda da ülkemize çok zarar verir. Öte yandan, Türkiye’nin çevresindeki ülkelerin aksine savaşlardan uzak ve güvenli bir ülke olmasının, Orta Doğulu ve uluslararası yatırımcılar açısından fırsat yaratacağını düşünüyorum” diye konuştu.

    MÜTEAHHİTLER DESTEKLENMELİ, KONUT ÜRETİMİ ARTMALI

    Konut sektöründe hem müteahhit firmalar hem de yatırımcıların krediye ulaşmakta zorlandıklarını dile getiren Tozburun sözlerine şöyle devam etti: “İnsanlar yeterince kredi bulamıyor. Bu nedenle bir çok inşaat firması yeni yatırımlarını durdurdu. Hem yapım maliyeti çok yüksek hem de vatandaşlar sıfır konut almak için yeterli finansal gücü bulamıyor. Bu durum kentsel dönüşümü de çok olumsuz etkiledi. Şimdilerde yeni bir konutun satış tutarı 8-10 milyon lira bandına yükseldi. Bu durumda vatandaşlar da müteahhitler de kentsel dönüşümden uzak duruyor. Şu anda faiz getirileri daha da azalırsa vatandaşlar da yeniden konuta yönelebilir. Bunun için de kredi olanaklarının artırılması gerekli. Fakat bence öncelikle müteahhitlere destek sağlanmalı. Müteahhitler yapı stoğunu artırırsa sürümden kazanacakları için vatandaş da, bir nebze daha uygun fiyatlarla ev alabilir. Yoksa kredi sağlanır ve konut arzı düşük olursa, rakamlar daha da yükselecektir”

    YENİ PROJELER YOLDA

    Tanyer Yapı Zemin Grubu olarak kısa süre önce İstanbul’daki hastane projesini zamanında teslim ettiklerini, şimdi de İzmir’de 2 yeni büyük projenin zemin işlerini sürdürdüklerini dile getiren Tozburun, şunları söyledi: “Zemin alanında önemli bir konuma yükseldik. 3 ay kadar önce Allsancak projesinin ticari bölümünün zemin çalışmalarına başladık. Yaklaşık 2 bin 500 metrekarelik bir alanda derin kazı, diyafram duvar, iksa, jet grout, fore kazık ve baret kazık gibi zemin işlerini yürütüyoruz. Zemin mühendisliği ve temel çalışmaları alanında 200 kişiye yakın deneyimli bir ekip ve geniş bir makine parkına sahibiz. Şu anda özellikle Bayraklı bölgesinde yeni kule ve ticari alanların zemin çalışmaları konusunda farklı firmalarla görüşme halindeyiz. Birkaç aya kadar bu bölgelerde yeni şantiyelere başlayacağız”

  • Sakarya’da Sanayinin Dönüşümde Geleceğine Temel Olacak Merkezin Mimari Proje Yarışması Tamamlandı

    Sakarya’da Sanayinin Dönüşümde Geleceğine Temel Olacak Merkezin Mimari Proje Yarışması Tamamlandı

    SATSO Üretim ve Dijital Dönüşüm Merkezi Mimari Proje Yarışması Kolokyum ve Ödül Töreni Gerçekleştirildi

    Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası Üretim ve Dijital Dönüşüm Merkezi Mimari Proje Yarışması Kolokyum ve Ödül Töreni SATSO hizmet binasında gerçekleştirildi.

    SATSO tarafından Sakarya sanayisinin geleceğini bugünden inşa etme hedefiyle oluşturulacak merkeze yönelik gerçekleştirilen proje yarışması, kolokyum ve ödül töreni ile tamamlandı.

    SATSO hizmet binasında gerçekleşen etkinliğin başında SATSO Genel Sekreteri Şevket Kırıcı tarafından merkezin işlevi, yapılış amacı ve Sakarya sanayisine katkısına yönelik sunum gerçekleştirilerek çeşitli bilgiler verildi.

    Başkanlığını Sakarya Üniversitesi Mimarlık Bölümü Başkanı Süheyla Büyükşahin’in yaptığı heyetinde SATSO 18. Meslek Komitesi Başkanı Mimar Mehmet Nuralp Paker, Yeditepe Üniversitesi Mimarlık Bölümü Dr. Öğr. Üy. Burçin Başyazıcı, Yüksek Mimar Hasan Sıtkı Gümüşsoy ve Yüksek Mimar Burak Pekoğlu yer aldı. Yarışmaya katılan projeleri titizlikle değerlendiren jüri üyeleri, ödül töreni öncesinde yapılan kolokyum ile merak edilen sorulara da açıklık getirdi.

    Projenin önemine dikkat çeken Jüri Başkanı Sakarya Üniversitesi Mimarlık Bölümü Başkanı Süheyla Büyükşahin, “SATSO böyle bir yarışmayla mimarlığa ve projesini sunan katılımcılara ne kadar önem verdiğini göstermiş oldu. Kıymetli mimarlarımızın hayata geçirdiği projeleri değerlendirirken oldukça titiz davrandık, her proje kendi çizgisinde çok güzeldi ve değerlendirmekte zorlandık. SATSO ailesine ve değerli mimarlarımıza teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı.

    SATSO 18. Meslek Komitesi Başkanı Mimar Mehmet Nuralp Paker, “Jüri üyelerimiz yarışmanın sonlanmasın ardından gerçekten çok değerli projelerle karşılaştıklarını söylediler. SATSO yönetim kurulunda bu şehrin önde gelen insanları var. Biz bu yarışmanın ne kadar önemli olduğunu onlara da göstermiş olduk. Bir projeyi hayata geçirirken farklı fikirleri görmenin ne kadar olumlu ve verimli olacağına kanaat getirdik. Umarım bu yarışma ilerleyen süreçte şehrimizde yeni yarışmalar yapılmasının ve bu tip projelerin ortaya çıkmasının önünü açar.” dedi.

    Jüri üyelerinin açılış konuşmalarının ardından programın kolokyum bölümünde yarışma katılımcısı mimarlar ve jüri üyeleri arasında fikir alışverişi yapıldı.

    Kolokyum bölümünün ardından gerçekleştirilen ödül törenine geçildi.

    Yarışma Birincisi Mimar Hüseyin Toker’in projesi olurken ikinci ise Mimar Orhan Ersen, üçüncü ise Mimar Miray Vurgun oldu. Mansiyon ödüllerini almaya hak kazanan isimler ise Mimar Emre Demirtaş ve Mimar Zekeriya Doğan oldu. Dereceye giren isimlere ödülleri SATSO Yönetim Kurulu Başkan Vekili Gökhan Tiryaki ve Jüri Üyeleri tarafından takdim edildi.

    SATSO Üretim ve Dijital Dönüşüm Merkezi Mimari Proje Yarışması Kolokyum ve Ödül Töreni Gerçekleştirildi

    Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası Üretim ve Dijital Dönüşüm Merkezi Mimari Proje Yarışması Kolokyum ve Ödül Töreni SATSO hizmet binasında gerçekleştirildi.

    SATSO tarafından Sakarya sanayisinin geleceğini bugünden inşa etme hedefiyle oluşturulacak merkeze yönelik gerçekleştirilen proje yarışması, kolokyum ve ödül töreni ile tamamlandı.

    SATSO hizmet binasında gerçekleşen etkinliğin başında SATSO Genel Sekreteri Şevket Kırıcı tarafından merkezin işlevi, yapılış amacı ve Sakarya sanayisine katkısına yönelik sunum gerçekleştirilerek çeşitli bilgiler verildi.

    Başkanlığını Sakarya Üniversitesi Mimarlık Bölümü Başkanı Süheyla Büyükşahin’in yaptığı heyetinde SATSO 18. Meslek Komitesi Başkanı Mimar Mehmet Nuralp Paker, Yeditepe Üniversitesi Mimarlık Bölümü Dr. Öğr. Üy. Burçin Başyazıcı, Yüksek Mimar Hasan Sıtkı Gümüşsoy ve Yüksek Mimar Burak Pekoğlu yer aldı. Yarışmaya katılan projeleri titizlikle değerlendiren jüri üyeleri, ödül töreni öncesinde yapılan kolokyum ile merak edilen sorulara da açıklık getirdi.

    Projenin önemine dikkat çeken Jüri Başkanı Sakarya Üniversitesi Mimarlık Bölümü Başkanı Süheyla Büyükşahin, “SATSO böyle bir yarışmayla mimarlığa ve projesini sunan katılımcılara ne kadar önem verdiğini göstermiş oldu. Kıymetli mimarlarımızın hayata geçirdiği projeleri değerlendirirken oldukça titiz davrandık, her proje kendi çizgisinde çok güzeldi ve değerlendirmekte zorlandık. SATSO ailesine ve değerli mimarlarımıza teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı.

    SATSO 18. Meslek Komitesi Başkanı Mimar Mehmet Nuralp Paker, “Jüri üyelerimiz yarışmanın sonlanmasın ardından gerçekten çok değerli projelerle karşılaştıklarını söylediler. SATSO yönetim kurulunda bu şehrin önde gelen insanları var. Biz bu yarışmanın ne kadar önemli olduğunu onlara da göstermiş olduk. Bir projeyi hayata geçirirken farklı fikirleri görmenin ne kadar olumlu ve verimli olacağına kanaat getirdik. Umarım bu yarışma ilerleyen süreçte şehrimizde yeni yarışmalar yapılmasının ve bu tip projelerin ortaya çıkmasının önünü açar.” dedi.

    Jüri üyelerinin açılış konuşmalarının ardından programın kolokyum bölümünde yarışma katılımcısı mimarlar ve jüri üyeleri arasında fikir alışverişi yapıldı.

    Kolokyum bölümünün ardından gerçekleştirilen ödül törenine geçildi.

    Yarışma Birincisi Mimar Hüseyin Toker’in projesi olurken ikinci ise Mimar Orhan Ersen, üçüncü ise Mimar Miray Vurgun oldu. Mansiyon ödüllerini almaya hak kazanan isimler ise Mimar Emre Demirtaş ve Mimar Zekeriya Doğan oldu. Dereceye giren isimlere ödülleri SATSO Yönetim Kurulu Başkan Vekili Gökhan Tiryaki ve Jüri Üyeleri tarafından takdim edildi.

  • Sakarya’da 15. Arıcılık Paneli Düzenlenecek

    Sakarya’da 15. Arıcılık Paneli Düzenlenecek

    Sakarya İli Arı Yetiştiricileri Birliği tarafından düzenlenen 15. Sakarya Arıcılık Paneli, Sakarya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü konferans salonunda gerçekleştirilecek. Arıcılık sektörüne yönelik önemli bilgilerin paylaşılacağı programda alanında uzman akademisyenler ve sektör temsilcileri konuşmacı olarak yer alacak.

    Panele, Ege Üniversitesi öğretim üyesi Banu Yücel katılarak apiterapi konusunda bilgi verecek. Arı ürünlerinin sağlık alanındaki kullanımına dair önemli bilgiler paylaşılması bekleniyor.

    Programda ayrıca Düzce Üniversitesi öğretim üyesi Meral Kekeçoğlu, “arıdan gelen mucize: bal arısı zehri” başlığıyla arı zehrinin özellikleri ve kullanım alanları hakkında sunum yapacak.

    Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi öğretim üyesi Şaban Keskin ise arıcılıkta önemli sorunlardan biri olan parazitlerle mücadele yöntemleri üzerine bilgiler aktaracak.

    Panelde ayrıca veteriner hekim Zeynel Hızel, ruhsatlı arı ilaçları ve doğru kullanım yöntemleri hakkında arıcılara yönelik bilgilendirme yapacak.

    Arıcılık sektöründe faaliyet gösteren üreticilerin yoğun ilgi göstermesi beklenen panelde, arıcılıkta verimliliği artırmaya yönelik güncel bilgiler paylaşılacak ve üreticilerin soruları da yanıtlanacak.

  • Akcoat, Ambiente 2026’da sürdürülebilir kaplama teknolojileriyle dikkat çekti

    Akcoat, Ambiente 2026’da sürdürülebilir kaplama teknolojileriyle dikkat çekti

    Akcoat, Ambiente 2026’da sürdürülebilir kaplama teknolojileriyle dikkat çekti

    Yüksek performanslı kaplama çözümleri geliştiren Akcoat, bu yıl da dünyanın en prestijli uluslararası yaşam ve tasarım fuarlarından Ambiente’de yer aldı. Yenilikçi ürün portföyü ve sürdürülebilirlik odaklı yaklaşımıyla fuarda dikkat çeken Akcoat, sektör profesyonelleri ve iş ortaklarıyla bir araya geldi.

    Akkök Holding iştiraklerinden, yaklaşık yarım asırdır emaye, seramik, cam, yapışmaz, dekoratif kaplamalar ve pigmentler gibi birçok alanda uzmanlaşan Akcoat, mutfak gereçleri sektörünün en önemli ve kapsamlı vitrinlerinden biri olan Ambiente Fuarı’na katıldı. Almanya’nın Frankfurt kentinde düzenlenen Ambiente Fuarı; mutfak gereçleri, yaşam alanları ve tasarım odaklı ürünlerin sergilendiği, küresel ölçekte referans kabul edilen önemli bir buluşma noktası olarak öne çıkıyor. Her yıl üreticilerden tasarımcılara, markalardan satın alma profesyonellerine kadar geniş bir katılımcı profiline ev sahipliği yapan fuarda, inovatif ürünleri ve sürdürülebilirlik odaklı yaklaşımıyla ziyaretçilerden yoğun ilgi gören Akcoat, sektörün en yeni trendlerini, çevreye duyarlı ve yenilikçi çözümlerini binlerce ziyaretçiyle paylaştı ve sektördeki öncü rolünü pekiştirdi.

    Ambiente Fuarı’nı, ürün portföylerini bütüncül şekilde sunabildikleri, mevcut iş birliklerini güçlendirdikleri ve yeni pazar fırsatlarını değerlendirdikleri stratejik bir platform olarak gördüklerini belirten Akcoat Performans Kaplamaları Satış Direktörü Ahmet Madenli, Akcoat standına gösterilen yoğun ilgiden memnuniyetlerini dile getirdi. Madenli, “Ambiente, uluslararası ölçekte görünürlük sağlarken aynı zamanda sektörün yönünü okumamıza da imkan tanıyor. Burada yer almak, Akcoat’un teknolojik yetkinliğini ve sürdürülebilirlik yaklaşımını global paydaşlarla doğrudan paylaşmak açısından önemli bir fırsat. Fuar süresince gerçekleştirdiğimiz verimli görüşmelerin, önümüzdeki dönemde yeni iş birliklerine zemin hazırlayacağına inanıyoruz” şeklinde konuştu.

    Yeni nesil kaplama teknolojilerine yoğun ilgi

    Ambiente 2026’da Akcoat’un standında, sürdürülebilirlik yaklaşımı ile yüksek performansı bir araya getiren yeni nesil kaplama teknolojileri öne çıktı. Yapışmaz ve dekoratif kaplamalar kategorisinde yer alan IonGuard Tourmaline Shield, PC3+ Prime ve SD1+ teknolojileri; uzun ömür, dayanıklılık ve çevreye duyarlı üretim anlayışı doğrultusunda geliştirilen çözümler arasında yer aldı. PFAS içermeyen yapısıyla dikkat çeken IonGuard Tourmaline Shield, 1400°C’de işlenen güçlendirilmiş yüzeyi sayesinde 4 kata kadar uzun ömürlü yapışmazlık sunarken; çok katmanlı yapıya sahip PC3+ Prime, 3 kata kadar daha uzun yapışmazlık ömrü ve 10 kata kadar yüksek aşınma direnciyle özellikle yoğun ve profesyonel kullanıma uygun bir performans sağlıyor. SD1+ teknolojisi ise optimize edilmiş üretim süreci ve geliştirilmiş ultra parlak ve üstün dayanımı ile hem üreticilere verimlilik avantajı hem de son kullanıcıya estetik, güvenilir, uzun ömürlü bir pişirme deneyimi sunuyor.

    Fuarda ayrıca Akcoat’un emaye kaplama çözümleri de ziyaretçilerin yoğun ilgisiyle karşılandı. Doğal ve tamamen inorganik yapısıyla öne çıkan emaye kaplamalar, güvenli ve sağlıklı pişirme yüzeyi sunarken, yüksek ısıya dayanıklı ve uzun ömürlü yapısıyla mutfak gereçleri üreticileri için güçlü ve sürdürülebilir bir çözüm alternatifi oluşturuyor.

    Sağlık, dayanıklılık ve uzun ömürlü kullanım beklentilerini aynı potada buluşturan Akcoat çözümleri, şirketin ileri kaplama teknolojilerindeki uzmanlığını ve global pazarlardaki güçlü konumunu Ambiente 2026’da bir kez daha ortaya koydu.

  • Kaçak Elektrik Kullanımı Pano ve Sayaçları Mahvediyor

    Kaçak Elektrik Kullanımı Pano ve Sayaçları Mahvediyor

    Mardin’de Kaçak Elektrik Zarara Yol Açtı!

    Dicle Elektrik, Mardin’in Kızıltepe ilçesinde kaçak elektrik kullanımının yol açtığı olumsuzlukla ilgili bir açıklama yaptı. Açıklamada ilçe merkezinde bulunan bir elektrik panosunun kaçak bağlantılar nedeniyle oluşan aşırı yüklenme sonucu tamamen kullanılamaz hale geldiği belirtildi. Olayda 34 aboneye ait elektrik sayacı zarar görürken, kaçak hat çeken kişiler hakkında yasal işlem başlatıldı.

    Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yer alan altı ilde kayıpsız, kesintisiz ve kaliteli enerji dağıtımı hedefiyle çalışmalarını sürdüren Dicle Elektrik, Mardin’in Kızıltepe ilçesinde kaçak elektrik kullanımının neden olduğu ciddi bir olumsuzlukla karşı karşıya kaldı. İlçe merkezindeki bir elektrik panosunda kaçak bağlantılar nedeniyle oluşan aşırı yüklenme, 34 aboneye ait sayacın kullanılamaz hale gelmesine neden oldu. Olay, kaçak elektrik kullanımının can ve mal güvenliği açısından oluşturduğu tehlikeyi bir kez daha gözler önüne serdi. 

    Kaçak bağlantılar aşırı yüklenmeye neden oldu

    Kızıltepe ilçe merkezinde Yenikent Mahallesi 8’inci Cadde mevkiinde bulunan ve içerisinde 34 aboneye ait elektrik sayacının yer aldığı pano, yapılan incelemelere göre alt kısmından çekilen kaçak hatlar nedeniyle aşırı yüklenmeye maruz kaldı. Yük artışıyla birlikte pano aşırı ısınarak, kullanılamaz hale geldi.

    Yasal işlem başlatıldı

    Dicle Elektrik ekiplerinin yaptığı teknik incelemelerde, panonun altından harici hat yöntemiyle 5 ayrı kaçak elektrik bağlantısı tespit edildi. Aşırı ısınma nedeniyle zarar gören panonun yenilenmesi için çalışma başlatıldı. Bunun birlikte panodan kaçak elektrik hattı çekerek hem aboneleri mağdur eden hem de şebekeye zarar veren tüketiciler hakkında yasal işlem başlatıldığı bildirildi. Yetkililer, kaçak elektrikle mücadelenin kararlılıkla sürdüğünü vurgulayarak, can ve mal güvenliği ile kesintisiz enerji hizmeti için vatandaşları bir kez daha yasal ve güvenli elektrik kullanımına davet etti.

  • AKKUYU NGS’DE DÜNYA KADINLAR GÜNÜ ETKİNLİĞİ DÜZENLENDİ

    AKKUYU NGS’DE DÜNYA KADINLAR GÜNÜ ETKİNLİĞİ DÜZENLENDİ

    AKKUYU NGS’DE DÜNYA KADINLAR GÜNÜ ETKİNLİĞİ DÜZENLENDİ

    Katılımcılar etkinlikte kadınların projenin hayata geçirilmesinde sundukları katkıları ele aldılar 

    Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom’un Mersin’de inşa ettiği Akkuyu NGS sahasında, Dünya Kadınlar Günü etkinliği düzenlendi. Etkinliğe, Rus üniversitelerinde uzmanlık eğitimi almış kadın mühendisler ile Türk uzmanlar katıldı.

    Uzmanlar ve AKKUYU NÜKLEER A.Ş.’nin mühendislik ve üretim birimlerinde görevli kadın çalışanları, santralin inşaat sahasındaki etkinlikte kadınların projenin hayata geçirilmesinde sundukları katkıları ve toplumsal cinsiyet eşitliğine dair konuları değerlendirdi.

    Etkinlikte konuşan AKKUYU NÜKLEER A.Ş. Genel Müdürü Sergei Butckikh, katılımcılarının 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutladı. Kadınların Akkuyu NGS projesinin yapım sürecindeki katkılarına dikkati çeken Butckikh, şunları söyledi: “Akkuyu NGS sahasında 3 binden fazla kadın çalışıyor ve AKKUYU NÜKLEER A.Ş. bünyesinde kadın istihdam oranı %30 civarında. Bir nükleer güç santrali inşa eden ve gelecekte işletmecisi olacak bir şirket için bu oran, dünya ortalamasının üzerindedir. Cinsiyet farkı gözetmeksizin her uzmana kariyer ve mesleki gelişim için eşit fırsatlar sunmaya öncelik veriyoruz. Hemen her birimde görevli kadın çalışanlarımız, nitelikli birer uzman ve yöneticidir. NGS’nin güvenliği için her gün önemli kararlar alıyorlar; onlarla gurur duyuyoruz!”

    AKKUYU NÜKLEER A.Ş. Lisanslama Destek Birimi Baş Uzmanı Elif Uğur da şu ifadeleri kullandı: “Lisanslama bir formalite değil, güvenliğin temelidir. İnşaat ve işletme hazırlığının her aşaması ulusal ve uluslararası standartlara göre denetleniyor. Mesleki gelişimim, bu sorumluluğu taşımaktan geçiyor. Santralin daha işletmeye alınmadan en katı güvenlik kriterlerine uygun olmasını sağlıyoruz.”

    Etkinlik kapsamında, santralin 4 ünitesini gören panoramik manzaralı seyir terasında, katılımcılar için geleneksel Rus Hohloma sanatı üzerine bir atölye çalışması da düzenlendi. Bu sanatsal atölye çalışması ile projenin önemli kilometre taşlarından olan ve 2025 Kasım ayında yapılan “Akkuyu NGS sahasına Dördüncü Güç Ünitesi için reaktör basınç kabının ulaştırılması” işlemine de atıfta bulunulmuş oldu. Basınç kabı, sevkiyat sırasında Hohloma motifleri içeren dekoratif süslemeli bir örtüyle taşınmıştı. Katılımcıları yönlendiren atölye eğitmeni, Rus Hohloma desenleri ile geleneksel Türk Tezhip sanatı arasındaki benzerliğe de vurgu yaptı. Bu benzerlik, etkinliğe kültürel bir derinlik kattı.