BENİ TÜRK HEKİMLERİNE EMANET EDİN

21.03.2022

Kişi Okumuş

0 Yorum

BENİ TÜRK HEKİMLERİNE EMANET EDİN

BENİ TÜRK HEKİMLERİNE EMANET EDİN

Uzman Doktor Cihan KOLİP

İstanbul’da 14 Mart 1827 de Tıphane-i Amire adıyla açılan okul Türkiye’de modern tıp tarihinin başlangıcı sayılmaktadır .
92 yıl sonra yine bir 14 Mart 1919 tarihinde Mekteb-i Tıbbıye-i Şahane öğrencileri Türk Bayrağını tıp fakültesine asarak İngiliz işgaline karşı , Vatanı savunma hareketini başlatmış ve Mustafa Kemal ATATÜRK’ÜN kurtuluş mücadelesine aktif olarak katılmışlardır .
Bağımsızlık ruhunu ateşleyen
Tıp fakültesi öğrencisi Hikmet Boran , ne yazık ki 1940 yılında gönüllü olarak gittiği Sarıkamış’ta yakalandığı verem hastalığı sonucu hayatını kaybetmiştir .

İşte bu mukaddes günün kısa ve duygu yüklü hikayesi …

Bu vesileyle Hikmet Boran ve arkadaşları ile Corona pandemisi nedeniyle yaşamını yitiren 553 sağlık çalışanımızı rahmet , minnet ve dua ile anıyorum .

-Tıp eğitiminin zorluğu ,
-Uzmanlık dönemindeki ağır nöbet ve mesai sistemi ,
-Tıp Fakültesi mezuniyetinin peşine mecburi hizmeti ,
-Uzmanlık eğitimi sonrasındaki mecburi hizmeti ,
-Özlük haklarının yetersizliği ,
-Hekimlik mesleğini yoğun ve niteliksiz çalışma mesaisine zorlayan sağlık sistemi ,
-Çok sık olarak şiddete maruz kalınması ,
-Son yıllarda itibarsızlaştırma ve değersizleştirmeye uğraması ,
– 65 yaşından sonra bile çalışmak zorunda olduğu EMEKLİLİK şartları
-Bütün bu zorluklar yetmezmiş gibi hastasından uzaklaştıran , mesleğinden soğutan , sorumluluk almasını engelleyen , haksız ve yanlış uygulamalara meyil gösteren MALPRAKTİS yasası ile kıyıma uğratılıp göç etmeye zorlatılan hekimlik mesleğine bir örnekle kısaca değinmek istiyorum .

Altı sene Tıp eğitimi aldıktan sonra ilk görev yerim olan iki yıllık mecburi hizmetimi , 1994 yılında terörün yoğun olduğu bir dönemde
Van iline 60 km uzaklıkta İran sınırına yakın bir sağlık ocağında tamamladım .
Sonrasında Karapürçek ilçesi ve Hendek Devlet hastanesinde acil hekimi olarak günde 350-400 hasta bakarak görevime devam ettim .
Uzmanlık eğitimi sonrasında Gaziantep’te iki yıl mecburi hizmetimi tamamladıktan sonra memleketim Sakarya’ya dönerek Doğumevi ve Çocuk Hastanesinde 24 saat mesai anlayışıyla çalışmaya devam ettim .

19 yıllık devlet memurluğum boyunca kullandığım çok az sayıdaki yıllık izin ve raporlu gün sayısı ile Türkiye’de parmakla gösterilecek kişilerden biri olduğumu Sağlık Bakanlığı sicil kayıtlarında görebilirsiniz .

Etik bulmadığım hiyerarşik sistem , dönersermaye ve performans yönetmeliği nedeniyle 19 yıllık Devlet memurluğundan istifa ederek özel bir hastanede mesai gözetmeksizin çalışmaya devam ettim .

Halkımıza en iyi sağlık hizmetini sunabilmek ve personelimi eğitmek amacıyla iki yıl boyunca hafta sonları ve bayram tatillerinde bile çalışmaya devam ettim .
Bugün bile saat kavramı olmaksızın çalıştığımı 112 telsiz anonslarını dinleyen çok değerli gazeteci arkadaşlarımızdan teyit edebilirsiniz.

Özelliklede Pandemi döneminde vatandaşlarımıza çare olabilmek adına en ön cephede mücadele ederek , ben dahil 24 kişilik Yoğunbakım ekibimin COVİD 19 pnömonisine yakalandığını söyleyebilirim .

Tıp Fakültesi birinci sınıfın ilk günlerinde çok kıymetli Prof.Dr.Recep Mesut hocamızın sözlerini dün gibi hatırlıyorum .
“ Altı sene tıp eğitimi aldıktan , uzmanlık eğitiminizi bitirdikten sonra bile aranızda hekimlik mesleğini yapmayanlar çıkacaktır .
Ama her zaman yaşadığınız kasabanın ve şehrin en güvenilir , vicdan ve merhamet sahibi , sorumluluk almaktan kaçmayan , saygı duyulan önderlerinden biri olacağınızdan şüphe duymuyorum “
2019’da Şehrin sorunlarına çözüm olabilmek , bütün halkımızı kucaklamak , layık oldukları yaşam kalitesini yakalamak , refah seviyesi yüksek bir Sakarya’ya ulaşmak amacıyla , hocamızın sözlerindeki bu ruh ve inanış 32 yıl sonra bende vücud bulmuş , bütün benliğimi taşın altına koyarak , Sakarya Büyükşehir Belediyesi Başkan adaylığı sürecini yaşatmıştır .
Bu onurlu ve kutsal duyguyu bana yaşatan SAKARYAMA şükranlarımı sunuyorum .

2018 Haziran seçimleri sırasında , uzun yıllar siyasetin içindeki değerli vekilimiz ile bir vatandaş arasında geçen anektodun , yaşadığımız sorunların kaynağına biraz olsun ışık tutacağını düşünüyorum .
vatandaş ; “ akp nin bir çok politikasını ve ülkemizi getirdikleri durumu hiç beğenmiyorum , fakat doktorlar ile bizi aynı seviyeye getirdiği için oyumu yine akp ye vereceğim .”

Kuaförde bir saat beklemeyi sorun görmeyen,
Fakat ömrünü size adayan beş dakika tahammül edemeyip oklarınızın hedefine koyduğunuz HEKİMLİK mesleğinin insanlığa ve şehrine bakışı..

Dışardan gelenlere değil , Beni Türk Hekimlerine Emanet Edin !

İlgili Terimler :

YORUMLAR