Aşı Hikayesi
06.09.2021
Kişi Okumuş
0 Yorum
Aşı Hikayesi
Uzman Doktor Cihan KOLİP
Covid 19 aşılarıyla ilgili Türk Milletinin rahatsız olduğu bazı konuları paylaşmak istiyorum …
Salgının başladığı ilk günlerde tek doz aşınının yeterli olacağı düşünülürken , oluşan mutasyonlar neticesinde ikinci dozun vurulmasının önemi anlatılmaya başlandı …
Daha sonra üçüncü doza ihtiyaç olabileceği söylendi .
Bugün gelinen noktada ise dördüncü doz ve farklı periyotlarda aşılamanın devam edilmesi gerektiğinin tartışıldığı garip bir durum içerisine düştük .
Okulların açılmasıyla birlikte öğrencilerin ve bütün nüfusun aşılanmasının zorunlu olacağı ile ilgili tartışmalar sürerken ,
2 Eylül tarihli ulusal medyada çıkan haberlerde
Biontech Üst Yöneticisi (CEO) ve kurucu ortağı Prof. Dr. Uğur Şahin ,
6. Avrupa İmmünoloji Kongresi’nde (ECI), “Aşı üretimimiz 2019’da 10 bindi. Ortağımız Pfizer ile yıl sonuna kadar 1 trilyon dozdan fazla aşı üreteceğiz .
Bu müthiş bir artış.” söylemi durumun akıl almaz boyutlara geldiğini göstermektedir .
Uzman Doktor Cihan KOLİP
Farklı açıdan baktığımızda ise ,
bir trilyon doz aşıyı 8 milyar olan dünya nüfusuna böldüğümüzde kişi başı 125 doz aşı düşmektedir .
Her üç ayda bir aşı’dan yılda 4 aşıyla 31 yıl boyunca aşı olmamız sonucu ortaya çıkmaktadır…
Kendi aşılarıyla aşılama yapan Çin , Hindistan , Rusya ile dünya aşı haritasında veri alınamayan Afrika kıtasının nüfuslarını topladığımızda 4 milyarın üzerinde bir nüfusun biontec olmadığını düşünürsek biraz önce hesapladığımız kişi başı doz sayısı iki katına yani 250 doza çıkacaktır ….
Bu küçük matematik hesabından sonra çıkan sonuç ; eroinman gibi aşı müptelası olacağımız yada olmamızın istendiğidir ….
BioNTech firması ilk Covid-19 aşısını 2020’nin sonunda piyasaya sürmüş ve şirket bir sene içerisinde yaklaşık 16 milyar euro kar elde etmiştir .
Bu sayede Prof. Dr.Uğur Şahin ve Özlem Türeci Almanya’nın en zengin 100 kişisi arasına girmişlerdir .
O yüzden bir an önce yerli aşımıza kavuşmamız ve Refik Saydam Hıfzıssıhha Enstitüsünün modernize edilip faaliyetlerine başlaması stratejik olarak çok büyük önemdedir .
Aynı zamanda
yaklaşık 10 milyon mültecinin akınına uğrayan Ülkemizde , kitleler halinde gelmeye devam eden kriminal incelemeleri yapılmayan insanların , aşısız , pcr testi olmadan ülkemize giriş yaptıkları , denetimsiz olarak bütün şehirlere girip çıktıkları bir ortamda ,
Pandemiyle mücadeleden bahsetmek ne kadar doğru ne kadar bilimsel ???
Bir taraftan Türk Milletine aşıyı zorunlu kılmaya çalışmak diğer taraftan On milyon ve üzerindeki sadece genç erkeklerin aşısız , sağlıksız ve kontrolsüz olarak sınırlarımızdan geçmesine seyirci kalmak ?
İşte bu çelişkiyi anlayamıyor , bir açıklama bulamıyorum….!!
Sağlıklı mutlu ve mültecilerin evlerine gönderildiği bir hafta diliyorum….
İlgili Terimler :
YORUMLAR



