Ali Fuat Cebesoy Kabri Başında Anılacak

ana manset - 9 Ocak 2024 19:50 A A

Ali Fuat Cebesoy Kabri Başında Anılacak
Kurtuluş Savaşı Kahramanlarından Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün silah arkadaşı Ali Fuat Cebesoy Paşa, Geyve İlçesi Alifuatpaşa mahallesindeki kabri başında Yarın saat 10.oo düzenlenecek törenle anılacak
Kurtuluş Savaşı Kahramanlarından Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün silah arkadaşı Ali Fuat Cebesoy’un ölümünün 56. yıl dönümü anma programı için Vatan ve Hürriyet Derneği hazırlıklarını tamamladı.
Vatan ve Hürriyet Derneği Genel Başkanı Yaşar DURSUN
“Devletimizin Cumhuriyetimizin kuruluşunda büyük katkıları olan Devletimize ve Aziz Milletimize büyük hizmetlerde bulunan bir büyük insanı bu gün burada milletçe hayırla şükranla yad ediyoruz. Vefatının sene-i devriyesinde kendisine Yüce Allah’tan rahmet diliyoruz. Aziz milletimizin önemli özelliklerinden birisi de kadirşinaslığıdır. Kendisine hizmet edenleri, kendisine ömründe her türlü katkıyı sağlayanlara, milletin birlik ve bütünlüğünü korumak için, devletin yücelmesi için gayret sarf edenleri her zaman takdirle yad etmesidir ” dedi.

Ali Fuat Cebesoy vefatının 56. yılında kabri başında anılacak

Milli Mücadele Komutanı Ali Fuat (Cebesoy) Paşa, vefatının 56. yılında anılacak.

Doğum Tarihi: 23 Eylül 1882, İstanbul
Ölüm Tarihi: 10 Ocak 1968, İstanbul

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün okul ve silah arkadaşı, Milli Mücadele kahramanlarından Ali Fuat (Cebesoy) Paşa, vefatının 56. yılında Geyve Alifuatpaşa’da bulunan kabri başında 10 Ocak 2024 Salı günü Saat:10.00’da düzenlenecek törenle anılacak. Vatan ve Hürriyet  Derneği Genel Başkanı Yaşar Dursun ve Yönetim Kurulu üyelerininde  çelenk  koyacağı  proğrama  büyük bir hazırlık yapıldığı  öğrenildi.

İşte anma programı:

Yer: Ali Fuat Paşa kabri başı
Saat: 10:00

Program akışı
1- Ali Fuat Cebesoy’un biyografisinin okunması
2- Kabir ziyareti
3- Ali Fuat Cebesoy ve Kuva-i Milliye Müzesi’nin ziyaret edilmesi.

İstanbul’da doğdu. Anne tarafından dedesi Doksanüç Harbi’nin ünlü kumandanlarından Mehmed Ali Paşa, babası Büyük Millet Meclisi’nin ilk Nâfia Vekili İsmâil Fâzıl Paşa’dır. Erzincan Askerî Rüşdiyesi’ni ve Saint Joseph Lisesi’ni bitirdikten sonra girdiği Harp Okulu’nda Mustafa Kemal ile tanıştı. 1902’de Harp Okulu’ndan, 1905’te de Harp Akademisi’nden mezun oldu. Beyrut ve Rumeli’de görev yaptı, burada İttihat ve Terakkî Cemiyeti mensuplarıyla münasebeti oldu. Roma ataşemiliterliğinden (1909-1911) sonra 7. Kolordu’da (Manastır-Üsküp) görev aldı, Balkan Harbi’nde Yanya Kalesi müdafaalarına katıldı.

I. Dünya Savaşı’nda önce 25. Tümen kumandanı olarak I. Kanal Seferi’nde, arkasından 14. Tümen kumandanı olarak doğu cephesinde 1916 yılı muharebelerinde görev aldı. 1917’de tekrar Sînâ-Filistin cephesine gönderildi, daha sonra 20. Kolordu kumandanı olarak Bi’rûssebi‘-Gazze muharebeleri ve Kudüs müdafaasında büyük yararlıklar gösterdi. Bu sırada generalliğe terfi ettirildi. Mütareke sırasında diğer kumandanlarla birlikte ordu kalıntılarını, silâh ve malzemeyi süratle Anadolu’ya taşımaya çalıştı; bölgesinde jandarmayı güçlendirme gayretleri daha sonra güneyde Millî Mücadele’nin çekirdeğini teşkil etti.

Bir süre Mustafa Kemal Paşa’nın yerine Yedinci Ordu kumandanlığına vekâlet etti, daha sonra İstanbul’a gitti. İstanbul’da vatanın kurtarılması için çareler arayan askerî-sivil birçok kişi ile görüştü. Bu arada Mustafa Kemal’e destek vaadinde bulundu ve onun da isteğiyle 20. Kolordunun hazerî karargâhı olan Ankara’ya döndü.

Mustafa Kemal’in Anadolu’ya geçişiyle beraber kolordusunun bütün imkânlarını kullanmak suretiyle gerek Amasya Tamimi gerekse Sivas Kongresi hazırlıkları ve Hey’et-i Temsîliyye’nin çalışmalarında batıda en büyük desteği Ali Fuat Paşa teşkil etmiştir. Bu kolordu, ileride Millî Mücadele yıllarında kurulacak batı cephesinin de temelini oluşturmuştur. İstanbul hükümetince görevden alınmasına rağmen Hey’et-i Temsîliyye kendisine Garbî Anadolu Umum Kuvâ-yi Milliye kumandanı unvan ve salâhiyetini verdi (9 Eylül 1919). O da I ve II. Eskişehir harekâtları ile (Eylül-Ekim 1919, 18-28 Mart 1920) İngilizler’in İzmit’e kadar çekilmelerini sağlayarak Anadolu’da millî iradenin kuvvetle yerleşmesine vesile oldu. Batı cephesi kumandanlığı sırasında Yunan ilerleyişini durdurmak için giriştiği Gediz taarruzundan istenilen sonuç elde edilemeyince cephe kumandanlığından alınarak Moskova büyükelçiliğine tayin edildi.

Ali Fuat Paşa’nın Moskova’daki faaliyetleri, Bolşevik rejiminin uzak yakın gerçek niyetlerini öğrenmek, Millî Mücadele’ye gerek diplomatik gerekse maddî açıdan destek sağlamak, Rusya’daki İttihat ve Terakkî liderleri ve Türk unsurlarıyla temas ederek Ankara’ya bilgi vermek şeklinde özetlenebilir. Buradaki faaliyetleri çerçevesinde 16 Mart 1921 tarihli Moskova Antlaşması’nın hükümlerinin uygulanmasına çalıştığı gibi Sakarya Savaşı’nın kazanılmasında önemli rol oynayan Sovyet malî yardımının çabuklaştırılmasını da sağladı. Ayrıca Enver ve Cemal paşalarla yaptığı temaslar sonucu Anadolu’daki Millî Mücadele’ye dışarıdan yapılabilecek olumsuz tesirleri önlemeye çalıştı.

1922 Mayısında Ankara’ya döndü; önce Müdâfaa-yı Hukuk grubu reisliğine, arkasından Büyük Millet Meclisi II. başkanlığına seçildi (13 Aralık 1922). Oldukça çetin müzakerelerle geçen Lozan görüşmelerinde meclis oturumlarının çoğunu dirayetle idare etti. Daha sonra bu görevden ayrılarak (24 Ekim 1923) ordu müfettişliğine tayin edildi. Bir yıl sonra bu vazifeden de istifa etti ve sadece milletvekilliği görevini sürdürdü. 17 Kasım 1924’te kurulan Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası’nda umumi kâtip olarak görev aldı. Fırka kısa zamanda mecliste etkili bir muhalefet olarak kendini gösterdi. Ali Fuat Paşa fırkanın kuruluş maksadının Mustafa Kemal’e değil hükümete muhalefet olduğunu ve mecliste bir murakabe sisteminin oluşmasını temine çalıştığını ifade ettiği halde parti kapatıldı; üyelerinin çoğu İzmir Suikasti davasında yargılandılar. Ancak Ali Fuat Paşa ile diğer Millî Mücadele liderleri beraat ettiler.

Ali Fuat Paşa’nın emekliye sevk edilişinin arkasından yaşadığı sıkıntılı yıllar, 1933’te Atatürk’ün isteğiyle Konya’dan bağımsız milletvekili seçilince sona erdi. 1934’te Atatürk kendisine Cebesoy soyadını verdi. 24 Mart 1939’dan itibaren de Cumhuriyet Halk Partisi Konya mebusu sıfatıyla Nâfia (1939-1943) ve Münâkalât vekillikleri (1943-1946) görevini yürüttü. Kâzım Karabekir’in ölümü üzerine meclis başkanlığına seçildi (Ocak-Ekim 1948). Daha sonra Cumhuriyet Halk Partisi’nden ayrılarak 14 Mayıs 1950 seçimlerinde Demokrat Parti listesinden Eskişehir bağımsız milletvekili, 1954 ve 1957 seçimlerinde ise İstanbul bağımsız milletvekili seçildi. 27 Mayıs 1960 İhtilâli’nden sonra aktif siyasî hayattan çekildi. 10 Ocak 1968’de vefat etti, vasiyeti üzerine Sakarya’nın Geyve ilçesine bağlı Ali Fuat Paşa adıyla anılan kasabaya defnedildi.

Ali Fuat Cebesoy’un Atatürk ile Harp Okulu’nda başlayan dostlukları ömür boyu devam etmiş, Millî Mücadele’nin kader ve ideal arkadaşları arasında daha sonra ortaya çıkan siyasî dargınlıklarda kendisi arabuluculuk yapmak gibi gönüllü bir faaliyet içinde bulunmuştur. Rauf Orbay ve Kâzım Karabekir ile Atatürk’ü görüştürme gayretleri bazı çevrelerin engellemesiyle olumlu sonuçlanmamıştır. Katıldığı savaşlarda gösterdiği başarılar dolayısıyla Osmanlı Devleti ile Alman ve Avusturya devletlerince kendisine çeşitli madalya ve nişanlar verilmiş, 1920’de çıkarılan bir kanunla da İstiklâl madalyası ile taltif edilmiştir.

Eserleri. Çeşitli baskıları yapılan eserleri yer yer belge niteliğinde olup Millî Mücadele’nin başlıca kaynakları arasındadır.

  1. Bi’rüssebi-Gazze Meydan Muharebesi ve 20. Kolordu (Ankara 1938). Filistin Cephesi’ne ait belgesel nitelikte bir eserdir.

  2. Millî Mücadele Hatıraları (İstanbul 1953). Tamamen belgelere dayanılarak hazırlanmıştır.

  3. Siyasî Hatıralar (İstanbul 1957, 1960). 1922 sonrası Türk siyasî hayatını anlatan birinci elden bir kaynaktır.

  4. Sınıf Arkadaşım Atatürk (İstanbul 1967). Atatürk’ün gençlik ve yetişme çağı ile ilgili olarak kaleme alınan çeşitli eserlere kaynaklık etmiştir.

  5. Moskova Hatıraları (Ankara 1982). Millî Mücadele yıllarındaki Türk-Sovyet münasebetleri ve İttihat Terakkî liderlerinin yurt dışındaki faaliyetleriyle ilgili kaynak mahiyetinde bir eserdir.

Bunlardan başka çeşitli dergilerde neşredilen, hâtıralarını esas alarak hazırladığı makaleleri de vardır.

Ali Fuat Bey kimdir? İşte Ali Fuat Cebesoy’un hayatı

Türkiye’nin işgali sırasında İzmit’ten Ankara’ya ilerleyen İngiliz birliklerine ateş açma emrini vererek Kurtuluş Savaşı’nı fiilen başlatan ilk komutandır. Ali Fuat Cebesoy kimdir? İşte Ali Fuat Cebesoy’un hayatı…

Ali Fuat Cebesoy kimdir? Türkiye siyasi tarihinde önemli rol oynayan asker ve siyasetçidir. Kurtuluş Savaşı’nın ardından eserler de yazmıştır. Milletvekili olarak başladığı siyâsî yaşamında Türkiye’nin ilk muhalefet partisi olan Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası’nın kurucularındandır. İşte Ali Fuat Cebesoy’un hayatı…

ALİ FUAT CEBESOY KİMDİR?

Ali Fuat Cebesoy, 23 Eylül 1882’de Salacak, Üsküdar’da doğmuş,  10 Ocak 1968’de İstanbul’da hayatını kaybetmiştir. Türk asker ve siyasetçidir.

Türkiye’nin ilk cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk ile Harp Okulu yıllarında sınıf arkadaşı idi. Türkiye’nin işgali sırasında İzmit’ten Ankara’ya ilerleyen İngiliz birliklerine ateş açma emrini vererek şimdiki adı Alifuatpaşa tren istasyonu olan mahalde durdurması nedeniyle Kurtuluş Savaşı’nı fiilen başlatan ilk komutan oldu ve savaş boyunca önemli görevler üstlendi. Yine Kurtuluş Savaşı yıllarında üstlendiği Moskova Büyükelçiliği görevini başarıyla yürüttü ve Türkiye’nin kuzeydoğu sınırlarını belirleyen Moskova Antlaşması’nı imzaladı. Milletvekili olarak başladığı siyâsî yaşamında Türkiye’nin ilk muhalefet partisi olan Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası’nın kurucularından birisi olup sonrasında İzmir Suikastı sanığı olarak Orgeneral rütbesindeyken İstiklâl Mahkemeleri tarafından yargılandı.

1931’de siyasete dönerek TBMM başkanlığı, bayındırlık bakanlığı ve ulaştırma bakanlığı yaptı. 1948’den itibaren siyasete Demokrat Parti’de devam etti. 27 Mayıs Darbesi’nden sonra Yassıada Mahkemeleri’nde yargılandı.

İLK YILLAR

23 Eylül 1882 tarihinde Salacak, İstanbul’da doğdu. Babası, sonradan Türkiye’nin ilk bayındırlık bakanı olan İsmail Fazıl Paşa idi. İlk öğrenimini Erzincan’da, orta öğrenimini İstanbul’da Saint Joseph Lisesi’nde yaptı. Babasının gönülsüzlüğüne rağmen 13 Mart 1899’da Harp Okulu’na girdi, orada Mustafa Kemal ile aynı sınıfa düşmesi bir bakıma gelecekteki kaderini çizmiş oldu. Selanikli olan Mustafa Kemal, İstanbul’da Ali Fuat’ın ailesinin yanında kalıyordu. 1902 yılında Harp Okulu’nu bitirdi; 11 Ocak 1905 tarihinde Harp Akademisi’nden sekizinci olarakmezun oldu.

ASKERLİK YAŞAMI

Ali Fuat Bey’in Beyrut’ta başlayan kıta hizmetleri, 1908’deki Roma Askerî Ataşeliği dışında çok hareketli geçti.

Trablusgarp Savaşı başlar başlamaz oraya ilk gidenler arasındaydı. Balkan Savaşı sırasında Karadağ’da, Yanya Kalesi’nde, Pista ve Pisani muharebelerinde, I. Dünya Savaşı’nın başında tümen komutanı olarak katıldığı Kanal Harekâtı’nda büyük başarılar gösterdi. Kanal Harekatı’nda 8. Kolordu kurmay başkanlığı; Doğu Anadolu cephesinde Mustafa Kemal Paşa’nın emrindeki 16. kolorduda 5. Tümen komutanlığı yaptı.

Liman von Sanders komutasındaki Yıldırım Orduları Grubu’nun Edmund Allenby komutasındaki İngiliz ordusu karşısında hezimete uğramasından sonra Yıldırım Orduları Halep’in kuzeyine kadar çekilmek zorunda kaldı. Bulgaristan’ın 29 Eylül’de savaştan çekilmesi sonucu Osmanlı Devleti’nin müttefikleriyle karayolu bağlantısı kopmuş, İtilaf Devletleri’ne Balkanlar’dan İstanbul’a yürüme imkânı doğmuştu. Bunun üzerine Osmanlı İmparatorluğu 30 Ekim 1918 tarihinde Mondros Mütarekesi’ni imzalamak zorunda kaldı. Mondros Mütarekesi gereği Osmanlı Ordusu’ndaki Alman subaylarının ülkelerine dönmeleri gerekiyordu. 31 Ekim’de Yıldırım Ordular Grubu Komutanı Liman von Sanders, görevini Mustafa Kemal Paşa’ya devretti. Mustafa Kemal Paşa İstanbul’a dönmeden önce Ali Fuat Paşa’nın komutasındaki 20. Kolordu’yu terhis etmedi. Ali Fuat Paşa, teçhizatlı 20. Kolordu’yu Mustafa Kemal Paşa’nın emriyle önce Konya’ya, sonra da Ankara’ya getirdi.

1919 yılında Türkiye işgal edilirken Anadolu’da bağımsız olan iki kolordudan biri Ankara’da Ali Fuat Paşa komutasında, diğeri ise Erzurum’da Kâzım Karabekir komutasındaydı. Ali Fuat Paşa’nın emriyle 20. Kolordu birlikleri İzmit ve Adapazarı üzerinden Bilecik ve Eskişehir istikametine ilerleyen İngiliz kuvvetlerine Geyve yakınlarında, hâlen adı Alifuatpaşa, Geyve istasyonu olan mevkide ateş açarak onları durdurup geri püskürttü ve Türk Kurtuluş Savaşı’nı fiilen başlatan ilk komutan oldu. Daha sonra Mustafa Kemal Paşa Samsun’a çıktıktan sonra Erzurum Kongresi’ne gitmeden Amasya’da Ali Fuat Paşa ile görüşerek Amasya Tamimi’ni birlikte imzalayıp ilan ettiler.

Kurtuluş Savaşı’nın ilk döneminde 20. Kolordu ve Garp Cephesi komutanlığı yaptı. İzmit ve çevresinde Yunan ve İngilizlere karşı savaştı. İstanbul Hükûmeti’nin dahiliye nazırı Ali Kemal, Mustafa Kemal Paşa’nın yetkisiz olduğunu bir genelgeyle açıklayınca Ali Fuat Paşa da kendi bölgesindeki valilere ve mutasarrıflara kendisinden gelecek emirlere göre hareket edilmesini bildirdi. Ayrıca her tarafta Müdafaa-i Hukuk ve Reddi İlhak Cemiyetlerinin kurulacağını ilgililere hatırlattı. Bu çabaları takdirle karşılandığı için Sivas Kongresi sonrasında Umum Kuva-yi Milliye komutanı olarak görevlendirildi.

BÜYÜKELÇİLİK GÖREVİ

“Umum Kuva-yi Milliye Komutanı” olarak Kuva-yi Seyyare Komutanı Çerkez Ethem ile birlikte Yunan işgaline karşı 1920 Ekim ayı sonunda Gediz harekâtını yaptı. Taarruz planını Genelkurmay Başkanı Miralay İsmet Bey kabul etmese de TBMM kuvvetleri ağır zayiatlar verdikten sonra Gediz’i geri alarak İzmir’in İşgali’nden sonra ilk defa Yunanların işgal ettikleri bir bölgeden geri çekilmelerini sağladı. Harekâtın bitiminde Kuva-yi Milliye Komutanlığı lağvedildi ve Umum Kuva-yi Milliye Komutanı olan Mirliva Ali Fuat Paşa, Moskova Büyükelçiliği’ne tayin edildi. Yerine kurulan iki komutanlıktan “Batı Cephesi Komutanlığı”na Albay İsmet Bey, “Güney Cephesi Komutanlığı”na ise Mirliva Refet Paşa tayin edildi.

Mustafa Kemal Paşa’nın talimatını yerine getirmek ve hâlen gizli tutulan ve onun Lenin’e yazdığı mektubu vererek Sovyetler Birliği ile sınır tespit etmekle yükümlü olduğu bu zor görevi sırasında Kâzım Karabekir komutasındaki TBMM orduları Eylül 1920’de Sarıkamış, Kars, Ardahan, Artvin ve Batum’u geri alırken Moskova’da Lenin ve Stalin’e, Türk Ordusu’nun Menşeviklere karşı savaşarak aslında Bolşeviklere de yardımcı olduğunu söyleyip teskin ediyordu. 16 Mart 1921 tarihinde TBMM sefiri olarak Sovyetler Birliği ile Moskova Antlaşması’nı imzaladı; böylece hem TBMM ilk defa bir yabancı devlet tarafından tanınmış oldu, hem de Türkiye’nin kuzeydoğu sınırları tespit edildi.

SİYASİ HAYATI

10 Mayıs 1921 tarihinde Ankara’ya dönerek TBMM’de siyâsî çalışmalarına başladı. Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti başkanlığını yaptı. 1923 yılında Konya’da 2. Ordu müfettişliği görevine getirildi, bu dönemde meclisteki görevinden süresiz izinli sayıldı. Bir yıl sonra ordu müfettişliği görevinden istifa ederek meclisteki görevine Ankara milletvekili olarak devam etti.

1925 yılında Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk muhalefet partisi olan Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası’nın kurucuları arasında yer aldı. 1926 yılında İzmir Suikastı dolayısıyla İstiklal Savaşı’nı birlikte başlattıkları Kâzım Karabekir, Rauf Orbay ve Refet Bele paşalarla birlikte tutuklandı, yargılandı ve beraat etti. 1 Ekim 1927 tarihinde TBMM’nin ikinci dönemi sona erince milletvekilliği de sona erdi. Ayrıca ordu açığında iken 5 Aralık 1927 tarihinde askerlikten de emekliye sevk edildi.

İkinci dönem siyâsî hayatı Mustafa Kemal ile barışmasından sonra 1931 yılında Konya milletvekili seçilmesiyle başladı. İsmet İnönü cumhurbaşkanı olduktan sonra 1939-1943 yılları arasında bayındırlık bakanlığı, 1948 yılında TBMM başkanlığı ve 1943-1946 yılları arasında ulaştırma bakanlığı yaptı.

Aynı yıl TBMM başkanlığından ve Cumhuriyet Halk Partisi’nden istifa ederek Demokrat Parti’ye geçti. 1950 seçimlerinde Eskişehir’den, 1954 ve 1957 seçimlerinde de İstanbul’dan milletvekili seçildi. 27 Mayıs Darbesi sırasında tutuklanarak Yassıada mahkemelerinde yargılandı. Serbest kaldı.

I., II. Dönem Ankara, IV., V., VI., VII., VIII. Dönem Konya, IX. Dönem Eskişehir, X., XI. Dönem İstanbul milletvekilliği yaptı.

ÖLÜMÜ

10 Ocak 1968 tarihinde İstanbul’da hayatını kaybetti. Hiç evlenmemişti. Geyve civarındaki Alifuatpaşa beldesinde Merkez Camii’nin avlusunda gömülüdür. Ailesi yerinde kalmasını istediğinden Ankara’daki Devlet Mezarlığı’na nakledilmemiştir. Aynı beldedeki müzede kendisine ait kişisel eşyalar, fotoğraflar ve dokümanlar mevcuttur.
Yazdığı eserler

Birüssebi – Gazze Meydan Muharebesi ve 20. Kolordu (1938)
Millî Mücadele Hatıratı (1953)
Moskova Hatıraları (1955)
Siyâsî Hatıralar (I. cilt: 1957, II. cilt: 1960)
Mektep Arkadaşım Atatürk (1967)
Mustafa Kemal – Millî Lider

İsmi Bir Bucağa Verilen Ali Fuat Cebesoy

10 Ocak 1968 Atatürk’ün en yakın candan arkadaşı Ali Fuat Cebesoy aramızdan ayrıldı. Ömrünü vatana hizmetle geçiren Ali Fuat Paşa’nın yeri cennet, kendisi bu memleketin bir bucağı oldu. Ali Fuat (Cebesoy), 1882 yılı Eylül ayında İstanbul’da doğdu. Türkiye Cumhuriyeti ilk Bayındırlık Bakanı Emekli Korgeneral İsmail Fazıl Cebesoy’un oğludur. İlköğrenimini Erzincan’da, orta öğrenimini İstanbul’da Saint Joseph Lisesinde yaptı. Ali Fuat (Cebesoy), 1899 (1315) de Harp Okulu’na girdi. 9 Ocak 1901’de Harp Okulu’nu bitirdi. Harp Akademisi’nde öğrenimini sürdürerek 11 Ocak 1905’te Kurmay Yüzbaşı oldu ve 5.Ordu Komutanlığı emrine atandı. Daha sonra sırasıyla Beyrut 3.Nişancı Taburu’nda, Selanik’teki 28.Süvari ve 15.Topçu Alayları’nda görev yaptı. 1908 yılına kadar Selanik’te 3.Ordu Müfettişliği Karargâhı’nda çalıştı.

Ali Fuat (Cebesoy), 13 Mart 1908-9 Ocak 1909 tarihleri arasında 3.Süvari Tümeni Kurmay Başkanlığı’nda ve Karaferya Bölgesi Komutanlığı’nda bulundu. Eşkıya takibinde gösterdiği başarı nedeniyle dördüncü rütbeden Mecidî Nişanı ile ödüllendirildi. 1909 yılı başında Roma Askerî Ataşeliği’ne atandı. 1 Ekim 1911’e kadar orada kaldı. 1911’de Binbaşı oldu. Trablusgarp Savaşı sırasında Adriyatik sahillerinde toplanan kuvvetlere silâh ve cephane göndermek üzere Avrupa’da ek görevler aldı. Ali Fuat (Cebesoy) Bey, Manastır’daki Ordu’da ve Üsküp’teki 3.Kolordu Karargâhlarında bulundu. Bu sırada, Tugay Komutanı olarak Arnavutluk ayaklanmasının bastırılmasına katıldı. Gösterdiği başarılar nedeniyle dördüncü rütbeden Osmanî ve üçüncü rütbeden Mecidî Nişanlarıyla ödüllendirildi. Rütbesi Binbaşılığa yükseltildi. Ali Fuat (Cebesoy), 1 Ekim 1911’de Garp Ordusu 1.Şube Müdürlüğü’ne, 20 Şubat 1912’de 1.Kolordu Kurmay Başkanlığına, sonra da 7.Kolordu Kurmay Başkanlığı’na atandı. İpek ve Yakova’nın asilerden arındırılması için 7.Kolordu tarafından teşkil edilen müfrezenin komutanlığını yaptı. 10 Kasım 1912 – Mart 1913 tarihleri arasında 23.Tümen Komutan Vekili olarak Yanya savunmasına katıldı. Bu harekâtta üç yerinden yaralanan Binbaşı Ali Fuat Bey Yarbaylığa yükseltildi. Yanya Kalesi’nin düşmesine rağmen Ali Fuat Bey’in komutasındaki “Pizani kahramanları”mevzilerini sonuna kadar savundular ancak Başkomutanlığın emriyle çekildiler.

15 Ocak-19 Eylül 1914 tarihleri arasında Şam’daki 8.Kolordu Kurmay Başkanlığı’nda bulunan Yarbay Ali Fuat Bey, Birinci Dünya Savaşı’nın başlaması üzerine 19 Eylül 1914’te Şam’daki 25.Tümen Komutanlığı’na atandı ve tümeniyle Birinci Kanal Harekâtı’na katıldı. Buradaki başarıları nedeniyle 1915’te Albay oldu. Harp ve Muharebe Gümüş Liyakat Madalyalarıyla ödüllendirildi. Alman Devleti de İkinci Demir Salip Nişanı’nı verdi. 1915 yılı Aralık ayında 25.Tümen Komutanı olarak atandı. 25. ve 14.Tümen Komutanlar ile birlikte Çanakkale bölgesine intikal eden Albay Ali Fuat (Cebesoy) Bey, Seddülbahir Muharebelerinin son safhasına katıldı. 20 Ocak-30 Eylül 1916 tarihleri arasında 14.Tümen Komutanı olarak Kafkas Cephesi’ndeki muharebelere katılan Albay Ali Fuat Bey, Çapakçur Muharebelerinde gösterdiği başarı nedeniyle Altın Liyakat Madalyası ile ödüllendirildi. 30 Eylül 1916’da 5.Tümen Komutanlığı’na İkinci Gazze Muharebesi’nden sonra 20.Kolordu Komutanlığı’na atandı. Alman Devleti tarafından kendisine ikinci rütbeden Kılıçlı Askerî Liyakat Nişanı verildi. 12 Ocak-Nisan 1917 tarihleri arasında 2.Ordu Kurmay Başkanlığı, Nisan -30 Haziran 1917 tarihleri arasında, Üçüncü Gazze ve Filistin Muharebelerinde Cephe Komutan Yardımcılığı ve Kudüs müdafiliği yaptı. Muharebe Altın İmtiyaz Madalyası ile ödüllendirildi. 1917’de Tümgeneral oldu ve Alman Devleti de Birinci Demir Salip Nişanı’nı verdi. 30 Haziran 1917-9 Eylül 1919 tarihleri arasında tekrar 20.Kolordu Komutanlığı yapan Ali Fuat Paşa, bir süre 7.Ordu Komutanlığı’na da vekâlet etti. Birinci ve İkinci Salt Muharebelerinde gösterdiği başarı nedeniyle 1918’de Kılıçlı İkinci Mecidî ve Kılıçlı İkinci Osmanî Nişanlarıyla ödüllendirildi. Alman Devleti Kırmızı Kartal, Avusturya -Macaristan İmparatorluğu da Demir Salip Nişanı verildi.

Eylül 1919-Haziran 1920’de 20.Kolordu Komutanlığı görevi saklı kalmak üzere Batı Anadolu Genel Kuva-yı Milliye Komutanı olarak görev yaptı. 26 Haziran-10 Kasım 1920’de Batı Cephesi Komutanı adı altında görevini sürdürdü ve aynı zamanda TBMM’nde milletvekili oldu. Buradaki hizmetleri nedeniyle Kırmızı Yeşil Şeritli İstiklal Madalyası ile ödüllendirildi. 20 Kasım 1920 – Nisan 1922’de TBMM Hükümeti’nin Moskova Büyükelçiliği görevinde bulundu. Dönüşünde 21 Ekim 1923’e kadar TBMM İkinci Başkanlığı yaptı. Cumhuriyet’in ilanından sonra rütbesi Korgeneralliğe yükseltilerek 2.Ordu Müfettişliğine atandı. Meclis kararıyla, buradaki görevleri saklı kalmak üzere süresiz izinli sayıldı. 31 Ekim 1924’te Ordu Müfettişliği’nden istifa etti ve Ankara Milletvekili olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne döndü. 1 Ekim 1927’de, yasama görev süresi sona erdiğinde, ordu açığına alındı ve 5 Aralık 1927’de askerlikten emekliye ayrıldı. Askerlikten ayrıldıktan sonra Konya milletvekili seçildi. 1939’da Bayındırlık Bakanlığı, 1943’te Ulaştırma Bakanlığı yaptı. 1948’de Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı seçildi. 1950’de Eskişehir milletvekili oldu. 1957’den 1960’a kadar İstanbul milletvekilliği yaptı. Ulusal Kurtuluş Savaşımızın unutulmaz komutanı, Atatürk’e candan inanan ve mutlak güvenen bir insandı, Ali Fuat Paşa. Aradan kırkdokuz yıl geçtikten sonra arkasından ne yazılsa azdır. Hizmetleri, yaptığı görevler, o ortam ve o yıllarda değerlendirilirse derecesi çok büyüktür. Belirtmek de o kadar güçtür. Soyca paşazadelikten gelmesine rağmen saray hayatı ve binbir ikbali çok küçük görmüş; Anadolu’da başlamak üzere olan halk hareketinin ilk öncüsü olmuştur. Vatanseverliğini ve cesaretini“şövalye ruhlu” askerlik hayatını bu yurdun egemenliği uğruna kutsal davaya adamıştı. Atatürk’e mutlak bağlılığı onu unutulmazlar arasına yüceltmiştir. Ulusunun karanlık günlerinde davaya baş koyan evlatlarındandı. Hele böyle evlatların sayısının üçü beşi geçmediği bir dönemde… Ulusal Halk Hareketi’nin daha düşünce bile iken başındaydı. Ona Atatürk’ten ayrı düşünemeyiz, bu sıralarda. Anadolu’ya kutsal ateşi tutuşturmaya giderken Ulu Önder, 1919 yılının Şubat ayında verilen ilk tarihi garanti; “Paşam! Ben ve Kolordum daima emrinizdedir” Ali Fuat Paşa’nındı. 20.Kolordu Komutanı olarak gerçekte sözünde durdu. O ve kolordusu unutulur mu hiç? Amasya Tamimi’ne ilk bağlılığını bildiren komutandı. Kurucu Meclis statüsünde olan Türkiye Büyük Millet Meclisi Ankara’da toplanabilmiş ve Kurtuluş Savaşı başlatılmışsa onun Ankara’da güven veren kişiliğine sığınarak sağlanmıştır. Ankara’nın burnunun dibinde İngiliz birliklerini icabında ateşle Eskişehir’den o sürmüştü. Batı Cephesi Kuva-yı Milliye Komutanı Ali Fuat Paşa, elde hemen hiçbir kuvvet yokken Bursa, İzmit, Düzce, Geyve Cephelerinin uçan ve her yere yetişen “umut kartalı” idi. Hele Geyve Boğazlarının savunucusu Ali Fuat Paşa’yı nasıl anlatılabilir? İcabında makineli tüfek başında, icabında eldeki bir tek topun başında komutanlığını unutmuş, kendisinden geçmiş bir erdi. Atatürk onun için “Tam Asker” derdi. Her cepheye Hızır gibi yetişir, her boşluğu doldururdu.  Moskova Sefiri olarak sağladıkları o yokluk günlerinde küçük şeyler mi? Ali Fuat Paşa, Ulusal Kurtuluş Savaşı’nın yüce başlarındandır.

Ali Fuat Paşa, 10 Ocak 1968’de bu dünyadan ayrıldı. Kurtuluş Savaşı kahramanı Ali Fuat Cebesoy’un cenazesi Geyve’deki Ali Fuat Paşa İstasyonu’na gömülecekti. Cenaze törenine Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni Cumhuriyet Senatosu Başkanı İbrahim Şevki Atasagun ile Millet Meclisi Başkanı Ferruh Bozbeyli, hükümeti ise Devlet Bakanı Atabeyli ile Milli Savunma Bakanı Ahmet Topaloğlu temsil edecekti. İstanbul’da yapılan törene silah arkadaşı İsmet İnönü de katıldı. Tören 1.Ordu Komutanlığı tarafından düzenlendi. Şişli Camisi’nde kılınan cenaze namazından sonra Ali Fuat Paşa’nın naaşı Harbiye binasına kadar eller üzerinde taşındı. Orduevi önünde yapılan konuşmalardan sonra cenaze top arabasına yerleştirildi. Bu sırada merhum Ali Fuat Paşa’nın silah arkadaşı emekli Orgeneral Muharrem Mazlum İşkora şöyle konuştu: “Ben, Ali Fuat Paşa’yı Manastır’da Harp Okulu 3.sınıfta talebe iken tanımıştım. Meşrutiyetin ilanında bir kuzu ziyafeti sırasında merhum Namık Kemal’in “Vatan Yahut Silistre” temsili oynanırken kendisiyle daha da yakından tanışmak fırsatını bulmuştum. Bidayetten itibaren hürriyet işleri için mücadele edenler arasındaydı. Kumandan olarak Filistin Cephesi’nde çarpışırken ben de 23.Kolordu’nun Harekât Subay idim… Onun liderliğini hep hissettim.”

Ali Fuat Paşa’nın naaşı buradan Üsküdar yolu ile askeri araçların refakatinde Adapazarı’na götürüldü. Geyve yakınlarında Ali Fuat Paşa İstasyonu yakınındaki merhumun vasiyet ettiği caminin bahçesine gömüldü.  İstanbul Valisi Vefa Poyraz, Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay adına törenin yapıldığı gün saat 10.30’da Ali Fuat Paşa’nın ailesini ziyaret ederek başsağlığı diledi. Ziyarette Garnizon Komutanı Korgeneral Zeki İlter de hazır bulundu.  Ali Fuat Cebesoy’un, “Milli Mücadele Hatıraları”, “Moskova Hatıraları”, “Birüssebi-Gazze Meydan Muharebesi ve 20.Kolordu”, “Sınıf Arkadaşım Atatürk”, “Siyasi Hatıralar” ve “Mustafa Kemal Milli Lider”adlarını taşıyan yayımlanmış altı kitabı bulunmaktadır.  Ailesi istemediği için naaşı Ankara’daki Devlet Mezarlığı’na nakledilmedi.

02/09/1905 Beyrut’ta Staj Yaparken.
Oturanlar:
1- Kur.Yzb.Ali Fuat Cebesoy – Salacak-Üsküdar ( 317-28)
2- Kur.Yzb.Hayri Davutpaşa( 316- 4) Rahmetli olmuş, General Hayri Davutpaşa Cebesoy
Ayaktakiler:
1- Tevfik Selanik (317-1) vefat etti.
2- Kemal – Okri (317-18)
3- Halil – Trabzon (317-1)
4- Mustafa İzzet – Çanakkale (316-2) – Rahmetli Albay
Ali Fuat Cebesoy (23 Eylül 1882; Salacak, Üsküdar, İstanbul – 10 Ocak 1968, İstanbul), asker ve siyaset adamı.

Korgeneral Ali Fuat Cebesoy**, Atatürk’ün yakın arkadaşlarındandı. Birinci Dünya Harbi’nde Atatürk, 7’nci Ordu Komutanı iken Ali Fuat Paşa da bu ordunun kuruluşundaki 20’nci Kolordu’nun komutanıydı.

ana manset - 19:50 A A
BENZER HABERLER