“Bunlardan ilki ekonomik tehdit olarak algılanması. Bu noktada, ‘Gelecekler, işlerimizi elimizden alacaklar’, ‘Kiraları yükseltiyorlar’, ‘Sosyal devletin haklarından faydalanıyorlar’ gibi söylemler öne çıkıyor. Ancak insanların algısı ekonomik açıdan göçmenlerin bu riski yarattığı yönünde olabiliyor. Öte yandan göçmenler yerel halkın yaşam biçimine yönelik bir tehdit olarak algılanabiliyor. Bu noktada da göçmenlere dair olumsuz algılar, kalıp yargılar devreye giriyor. Üçüncüsü ise göçmenlerin fiziksel tehdit olarak algılanması. Toplumlarda göçmenlerin daha suça eğilimli olduğu, her ne kadar veriler bunun aksini gösterse de güvenliğe bir tehdit oluşturduğu çok fazla dillendirilen bir söylem.”
Uluslararası kurum ve araştırma merkezlerinin yayınlamış oldukları raporlarda son 10 yılda dünya genelinde 1.7 milyar insanın iklim ve hava bağlantılı afetlerden etkilendiği bilgisi yer aldığını da kaydeden Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı, gelecekte insanları etkileyecek iklim değişiklerini şu şekilde değerlendirdi: