ÇOK YÜREK Mİ YAKTINIZ…? ÇOK YÜREK Mİ YAPTINIZ…?
ÇOK YÜREK Mİ YAKTINIZ…?
ÇOK YÜREK Mİ YAPTINIZ…?
Bazı insanlar bir ömür konuşur.
Bazıları ise bir cümle söyler ve o cümle yıllarca hafızalarda kalır.
95 yaşındaki usta sanatçı Ahmet Mekin’e bir röportaj sırasında sordular:
“Hayatınız boyunca çok yürek yaktınız mı?”
Belki de çoğumuzun gülümseyerek geçeceği bir soruydu.
Ama verilen cevap, bir ömrün süzülüp gelen tecrübesini taşıyordu:
“Çok yürek yakmadım… Çok yürek yaptım.”
Bir an durup düşündüm.
Çünkü bazen insanın uzun kitaplarda bulamadığını tek bir cümle anlatabiliyor.
Yıllar önce milyonlarca insanı etkileyen Selvi Boylum Al Yazmalım filminde hafızalara kazınan bir soru vardı:
“Sevgi neydi?”
Cevabı hâlâ hatırlıyoruz:
“Sevgi emekti.”
Aradan yarım asır geçti.
Bu kez aynı filmin hafızalarımızdaki yüzlerinden biri, belki de o cümlenin devamını kurdu:
“Yürek yapmak.”
Çünkü sevgi emekse, yürek yapmak da emekti.
Bir çocuğu hayata hazırlamak…
Bir öğrencinin elinden tutmak…
Bir gence cesaret vermek…
Bir dostun zor gününde yanında olmak…
Bir insanın kaybettiği umudu yeniden yeşertmek…
Bunların hiçbiri kolay değildir.
Ama hepsi yürek yapmaktır.
Hayatın gençlik yıllarında çoğumuz aynı hedeflerin peşinden koşarız.
Daha fazla kazanmak…
Daha yüksek makamlara ulaşmak…
Daha çok takdir görmek…
Fakat yıllar geçtikçe insan başka bir gerçeği fark eder.
Kimse kaç para kazandığınızı uzun süre hatırlamaz.
Kaç unvan taşıdığınızı da…
Kaç kez alkışlandığınızı da…
Ama insanlar kendilerine nasıl hissettirdiğinizi unutmaz.
Bir gün yolları karardığında ışık olup olmadığınızı…
Zor zamanlarında yanlarında durup durmadığınızı…
Kalplerinde yara mı bıraktığınızı…
Yoksa iz mi bıraktığınızı…
Hatırlarlar.
Belki de hayatın sonunda sorulacak soru ne kadar yaşadığımız değildir.
Ne kadar kazandığımız…
Hangi makamlara geldiğimiz…
Kaç kez alkışlandığımız da değildir.
Asıl soru şudur:
Bu dünyadan geçerken kaç insana dokunduk?
Kaç çocuğun hayaline cesaret olduk?
Kaç gencin yoluna ışık tuttuk?
Kaç insanın yükünü biraz olsun hafiflettik?
Çünkü yürek yapmak sadece bir insanın hayatına dokunmak değildir.
Bazen bir öğrenciyi geleceğe hazırlamaktır.
Bazen bir kurumu ayakta tutmaktır.
Bazen bir şehre değer katmaktır.
Bazen de sizden sonra gelecek insanların yolunu biraz daha aydınlık bırakmaktır.
İnsan bu dünyadan ayrılırken evini burada bırakır.
Makamını burada bırakır.
Servetini burada bırakır.
Ama yetiştirdiği insanları, verdiği cesareti, bıraktığı izleri ve oluşturduğu değerleri geride bırakır.
İşte gerçek miras budur.
Çünkü bazı insanlar yaşar ve unutulur.
Bazıları ise yaşadıkları dönemin ötesine geçer.
Onlar ardında sadece hatıra değil, istikamet bırakırlar.
Ve yıllar sonra isimleri anıldığında insanlar şöyle der:
“İyi ki geçti bu dünyadan…”
Belki de gerçek başarı budur.
Belki de bir ömrün gerçek özeti tek bir cümledir:
“Çok yürek yakmadı…
Çok yürek yaptı.”
Necmi Cemal
-
BAŞKAN ŞENOL DİNÇ’E HİZMET BAŞARI ÖDÜLÜ
-
SATSO 15. Meslek Komitesi, Optik Sektöründeki Üyeleriyle İstişare Toplantısında Buluştu
-
ÇOK YÜREK Mİ YAKTINIZ…? ÇOK YÜREK Mİ YAPTINIZ…?
-
ORMAN YANGINLARIYLA DEĞİL, İHMAL EDİLEN GELECEKLE MÜCADELE EDİYORUZ
-
Dr. Ata Barlas Aşkar: Ekonominin Temelinde İnsan Onuru ve Adalet Olmalıdır
-
Şirketlerin zamanında ödeme performansında 2025 yılında sınırlı iyileşme

