Sakarya’da ÇEDES açıklaması: Laik eğitimi ve laik yaşamı savunuyor, eşit yurttaşlık talep ediyoruz!

ana manset - 16 Eylül 2023 13:32 A A

Sakarya’da ÇEDES açıklaması: Laik eğitimi ve laik yaşamı savunuyor, eşit yurttaşlık talep ediyoruz!

Basın açıklamasında sık sık “Yaşasın  Laik Bilimsel Demokratik Eğitim”, “Laik Eğitim Eşit Yurttaşlık”, “Eğitim Haktır Satılamaz”, “ÇEDES’e Hayır Bilimsel Eğitim”, “Laik Yaşam Eşit Yırttaşlık”, “Laik Bilimsel Demokratik Eğitim” sloganları atıldı.

Basın açıklamasını Eğitim Sen Sakarya Şube Başkanı Yücel Kaçar okudu. Kılıç eğitim sistemini ve toplumsal yaşamın bütün alanlarını dini kural ve değerler doğrultusunda yeniden biçimlendirmek isteyen siyasi iktidarın ve Millî Eğitim Bakanlığının, laik eğitim ve laik yaşama açıkça meydan okuyan adımlar atmayı sürdürdüğüne dikkat çekerek; “Bugüne kadar eğitim alanında Millî Eğitim Bakanlığı ile başta Diyanet İşleri Başkanlığı olmak üzere, dini vakıf ve dernekler arasında çok sayıda iş birliği protokolü imzalanmış, okullar dini dernek ve cemaatlerin temel faaliyet alanları halinde getirilmiştir” dedi.

“EĞİTİMİN ÖNCELİĞİ DİNİ PROTOKOLLER DEĞİL”

Boş beslenme çantaları ile okula gitmek durumunda kalan, yüksek kantin fiyatları sebebi ile, alışveriş yapamayan çocukların; ailesine yardımcı olmak için iş arayan, bulabilirse eğitimini yarıda bırakmak zorunda kalan gençlerin olduğu bir ülkede, eğitimin önceliği dini protokoller olmadığının altını çizen Kılıç şunları söyledi; “Eğitimin yıllar içerisinde katlanarak gelen sorunları görmezden gelen ve öğrencilerimizin en temel en insani gereksinimlerini bir kenara koyup, sadece eğitimin içeriğine odaklanmak doğru bir yol ve yöntem değildir. Okullarımızın fiziki koşullarının yetersizliği giderilmeden, yeterli öğretmen ataması yapılmadan, öğrencilerimizin her birine bir öğün ücretsiz yemek ve sağlıklı içme suyu taleplerimiz karşılanmadan atılan her adım muğlak ve samimiyetsizdir.”

ÇEDES Projesinin iktidarın eğitim sistemini siyasal-ideolojik çizgisi ve dini-kültürel ihtiyaçları doğrultusunda biçimlendirme hedefinin son örneği olarak ortaya çıktığını vurgulayan Kılıç; “Siyasi iktidarın, bugüne kadar yaptığı gibi, din ve inanç alanı gibi son derece hassas bir konuda “tek din, tek mezhep” yaklaşımıyla hareket ederek okullarda öğrencilere belli bir dinin ve mezhebin etrafında şekillenen ‘manevi değerleri’ aktarmak istemesi kabul edilemez.

Laiklik ilkesi ve laik eğitim, toplumdaki farklı inanç, farklı mezhep, farklı kimlik, farklı cinsiyet ve cinsel kimlikler ile, inananlar ve inanmayanların bir arada barış içinde yaşayabilmeleri için son derece önemlidir. O nedenle, biz Emek ve Demokrasi güçleri olarak; kimseyi ötekileştirmeyen, herkesin yaşam tarzı ve seçimlerine saygı duyan duruşumuzdan ve eşit yurttaşlık ilkemizden taviz vermemiz mümkün değildir. Eşit yurttaşlık kavramına ters düşen her türden uygulama ve politikalara karşı mücadelemiz meşrudur, anayasal haktır. Bu süreçte karşı karşıya kaldığımız olumsuz gelişmeler karşısında da duruşumuz nettir. B

“LAİK EĞİTİM YAŞAMSALDIR!”

Hiçbir toplumun birbiriyle aynı düşünen, aynı inancı paylaşan, aynı ‘manevi değerleri’ benimsemiş insanlardan oluşmadığını ifade eden Kılıç şöyle devam etti; “Laiklik anlayışı gereği farklı, inanç, düşünce ve değerler karşısında tarafsız olması gereken bir devletin, sadece bir dinin ve mezhebin öğretilerini, sadece belli bir inancın benimsediği manevi değerleri tüm okullarda ‘tek doğru’ olarak öğretmeye çalışması farklı inançtan öğrencilere yönelik açık bir dayatmadır.

Türkiye’de yıllardır bizzat iktidar eliyle hayata geçirilen ve birbirinden ayrı olması gereken eğitim alanı ile inanç alanlarının birbirine karıştırılmasına yönelik her türlü uygulamadan derhal vazgeçilmelidir.”

LAİK EĞİTİM, LAİK YAŞAM VE EŞİT YURTTAŞLIK İÇİN BİRLİKTE MÜCADELE EDELİM!

Bugün laikliği savunmanın, otoriterleşme karşısında gerçek demokrasiyi, tek tipleştirme karşısında özgürlüğü, ayrımcı ve ayrıştırıcı politikalar karşısında eşit yurttaşlık hakkını savunabilmenin en temel zemini ve aracı olduğuna işaret eden Kılıç; “Laik olmayan bir eğitim sisteminin demokratik ve bilimsel olması, demokrasi, eşitlik ve özgürlük mücadelesine hizmet etmesi, bireylerin inançlarını hiçbir baskı altında kalmadan gerçek anlamda özgürce yaşaması mümkün değildir.

Sivas Emek ve Demokrasi Güçlerinin ÇEDES projesinin iptali için yaptığı açıklamada; “Laik eğitimi ve laik yaşamı savunuyor, eşit yurttaşlık talep ediyoruz” denilerek mücadele çağrısı yapıldı.

Türkiye’nin pek çok ilinde alanlara çıkanlar “Laik eğitimi ve laik yaşamı savunuyor, eşit yurttaşlık talep ediyoruz” talebini dile getirdi.

ÇEDES Projesi kapsamına alınan iller arasında bulunan Adana’da emek ve demokrasi güçleri yaptıkları eylemle projeye son verilmesini istedi. Atatürk Parkı’nda bir araya gelen yurttaşlar laik, bilimsel eğitim, eşit yurttaşlık talep etti.
Açıklamada konuşan Eğitim Sen Adana Şube Başkanı Hüseyin Kaya, “Geçtiğimiz yıllar içinde eğitimi dinselleştirme süreci adım adım ilerlerken, dini ve manevi değerleri merkeze alan ÇEDES Projesi’nin, laik-bilimsel eğitim anlayışına ve pedagoji bilimine aykırı bir içerikte hazırlandığını dile getiren Kaya,  “ÇEDES Projesi iktidarın eğitim sistemini siyasal-ideolojik çizgisi ve dini-kültürel ihtiyaçları doğrultusunda biçimlendirme hedefinin son örneği olarak karşımıza çıkmaktadır. Öğrencilerin dinci tarikat ve cemaatlerin kucağına itilmesine seyirci kalmamız mümkün değildir” dedi.

“TEK MEZHEP ANLAYIŞI KABUL EDİLEMEZ”

Siyasi iktidarın din ve inanç alanı gibi son derece hassas bir konuda ‘tek din, tek mezhep’ yaklaşımıyla hareket ederek okullarda öğrencilere belli bir dinin ve mezhebin etrafında şekillenen ‘manevi değerleri’ aktarmak istemesinin kabul edilemez olduğunu dile getiren Kaya, “Eğitim sisteminde ve genel olarak toplumsal yaşamda iktidarın kendi dünya görüşüne ve yaşam tarzına uygun nesiller yetiştirme yönündeki uygulamaları tüm topluma yönelik fiili bir baskı ve dayatma haline gelmiştir. Laiklik ilkesi ve laik eğitim, toplumdaki farklı inanç, farklı mezhep, farklı kimlik, farklı cinsiyet ve cinsel kimlikler ile inananlar ve inanmayanların bir arada barış içinde yaşayabilmeleri için son derece önemlidir. Değişik din, mezhep, inanç ve dünya görüşünden insanların gerçek anlamda “eşit yurttaş” olarak kabul edilmesi, devletin bütün inançlara eşit mesafede ve tarafsız yaklaşmasına, günlük yaşamın her alanında okulda, üniversitede, işyerinde, sokakta, farklı kimlik, inanç ve dünya görüşleri arasında ayırım yapılmamasına bağlıdır” dedi.

“ÖĞRENCİLER, VELİLER VE EMEKÇİLERİ MÜCADELEYE ÇAĞIRIYORUZ”

Çocukların ve öğrencilerin siyasi iktidarın kendi siyasal-ideolojik hedeflerine ulaşmak için hayata geçirilen ÇEDES ve benzeri projelerin parçası haline getirilmesini istemediklerini ifade eden Kaya, “Bu konuda eğitim emekçileri başta olmak üzere, öğrencilerimizin, velilerimizin ve demokratik kamuoyunun ortak ve güçlü bir tutum alması önemlidir. Okullarımızın dini içerikli faaliyet ve etkinliklerin değil, laik ve bilimsel eğitimin mekânları olması için bütün eğitim ve bilim emekçilerini, öğrenci ve velilerimizi birlikte mücadeleye davet ediyoruz” dedi.

“DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI KALDIRILSIN”

Adana Alevi Platformu dönem sözcüsü Hamit Karaoğullarından, tekçi mezhep anlayışında olan Diyanet İşleri Başkanlığı’nın ve okullarda ötekileştirici nitelikte olan din derslerinin kaldırılmasını, devletin tüm inançlara eşit mesafede olması gerektiğini söyledi. 


KONYA

Konya’da Eğitim Sen’in çağrısıyla bir araya gelen kitle, “Laik eğitim, laik yaşam, eşit yurttaşlık” talebiyle alana çıktı.
Eğitim Sen Konya Şube Başkanı Erdal Demiryakan’ın yaptığı açıklamada, “Eğitim sisteminin ve toplumsal yaşamın bütün alanlarını dini kural ve değerler doğrultusunda yeniden biçimlendirmek isteyen siyasi iktidar ve Millî Eğitim Bakanlığı, laik eğitim ve laik yaşama açıkça meydan okuyan adımlar atmayı sürdürmektedir” denildi.

“ÇEDES projesi üzerinden öğrencilerin dinci tarikat ve cemaatlerin kucağına itilmesine seyirci kalmamız mümkün değildir” denilen açıklamada “ÇEDES Projesi iktidarın eğitim sistemini siyasal-ideolojik çizgisi ve dini-kültürel ihtiyaçları doğrultusunda biçimlendirme hedefinin son örneği olarak karşımıza çıkmaktadır. Siyasi iktidarın, bugüne kadar yaptığı gibi, din ve inanç alanı gibi son derece hassas bir konuda ‘tek din, tek mezhep’ yaklaşımıyla hareket ederek okullarda öğrencilere belli bir dinin ve mezhebin etrafında şekillenen ‘manevi değerleri’ aktarmak istemesi kabul edilemez” ifadeleri yer aldı.

“LAİK EĞİTİM YAŞAMSALDIR”

Açıklamada şu ifadeler kullanıldı:
“Laiklik anlayışı gereği farklı, inanç, düşünce ve değerler karşısında tarafsız olması gereken bir devletin, sadece bir dinin ve mezhebin öğretilerini, sadece belli bir inancın benimsediği manevi değerleri tüm okullarda ‘tek doğru’ olarak öğretmeye çalışması farklı inançtan öğrencilere yönelik açık bir dayatmadır.
Değişik din, mezhep, inanç ve dünya görüşünden insanların gerçek anlamda ‘eşit yurttaş’ olarak kabul edilmesi, devletin bütün inançlara eşit mesafede ve tarafsız yaklaşmasına, günlük yaşamın her alanında okulda, üniversitede, işyerinde, sokakta, farklı kimlik, inanç ve dünya görüşleri arasında ayırım yapılmamasına bağlıdır. ÇEDES projesi bu yönüyle hem laikliğe hem de laik eğitim anlayışına temelden aykırıdır.
Türkiye’de yıllardır bizzat iktidar eliyle hayata geçirilen ve birbirinden ayrı olması gereken eğitim alanı ile inanç alanlarının birbirine karıştırılmasına yönelik her türlü uygulamadan derhal vazgeçilmelidir.

Bugün laikliği savunmak, otoriterleşme karşısında gerçek demokrasiyi, tek tipleştirme karşısında özgürlüğü, ayrımcı ve ayrıştırıcı politikalar karşısında eşit yurttaşlık hakkını savunabilmenin en temel zemini ve aracıdır.
Laik olmayan bir eğitim sisteminin demokratik ve bilimsel olması, demokrasi, eşitlik ve özgürlük mücadelesine hizmet etmesi, bireylerin inançlarını hiçbir baskı altında kalmadan gerçek anlamda özgürce yaşaması mümkün değildir.
Çocuklarımızın ve öğrencilerimizin siyasi iktidarın kendi siyasal-ideolojik hedeflerine ulaşmak için hayata geçirilen ÇEDES ve benzeri projelerin parçası haline getirilmesini istemiyoruz. Bu konuda eğitim emekçileri başta olmak üzere, öğrencilerimizin, velilerimizin ve demokratik kamuoyunun ortak ve güçlü bir tutum alması önemlidir.
Okullarımızın dini içerikli faaliyet ve etkinliklerin değil, laik ve bilimsel eğitimin mekânları olması için bütün eğitim ve bilim emekçilerini, öğrenci ve velilerimizi birlikte mücadeleye davet ediyoruz.”

ana manset - 13:32 A A
BENZER HABERLER