Göç İdaresi Başkanlığı, yılbaşından bu yana sınır dışı edilen düzensiz göçmen sayısının 30527’ye ulaştığını bildirdi
Göç İdaresi Başkanlığı‘nın sosyal medya hesabından yapılan açıklamaya göre, göçmenlere dönük sınır dışı işlemleri sürüyor.
Buna göre, 8-12 Nisan tarihlerinde Ağrı, Erzurum ve Iğdır’dan gerçekleştirilen toplam 5 charter (özel uçuş) ile 958 Afganistan uyruklu göçmen sınır dışı edildi.
Uçuşlarla yılbaşından bu yana Afganistan’a düzenlenen 20 charter seferi ile 3 bin 277, tarifeli seferlerle 6 bin 984 olmak üzere, 10 bin 261 yabancının ülkelerine dönüşü sağlandı.
Böylece yılbaşından bu yana tüm uyruklardan sınır dışı edilen göçmen sayısı 30 bin 527’ye ulaştı. Ayrıca 18 bin 20 düzensiz göçmenin sınır dışı işlemleri devam ediyor.
Geçen yıl 235’i Afganistan’a, 2’si de Pakistan’a olmak üzere 237 charter seferinin yanı sıra düzenlenen tarifeli uçuşlarla toplam 124 bin 441 göçmen sınır dışı edilmişti
Düzensiz Göç Hakkında
Düzensiz göç; bir ülkeye yasadışı giriş yapmak, bir ülkede yasadışı şekilde kalmak veya yasal yollarla girip yasal süresi içerisinde çıkmamak anlamına gelmektedir. Düzensiz göç hedef, transit ve kaynak ülkeler açısından ayrı ayrı değerlendirilmesi gereken bir konudur.
Düzensiz göç; hedef ülkeler için ülkelerine yasadışı yollardan gelen veya yasal yollarla gelip yasal çıkış süreleri içerisinde çıkmayan kişileri kapsarken; kaynak ülke için ülkesini terk ederken gerekli prosedürlere uymayarak ülke sınırlarını geçen kişileri içerir. Transit ülkeler içinse; kaynak ülkelerden hedef ülkeye ulaşmak için yasal ya da yasal olmayan yollarla ülkeye girip bu ülkeyi bir geçiş ülkesi olarak kullanıp ülke sınırını terk eden kişilerdir.
Kavramlar
Çıkış İzin Belgesi: YUKK’nun 56 ncı maddesi uyarınca Türkiye’den çıkış için süre tanınan kişilere verilen harca tabi olmayan belgeyi,
Geri Gönderme Merkezi: İdari gözetime alınan yabancıların tutulduğu merkezleri,
İdari Gözetim: Hakkında sınır dışı etme kararı alınanlardan; kaçma ve kaybolma riski bulunan, Türkiye’ye giriş veya çıkış kurallarını ihlal eden, sahte ya da asılsız belge kullanan, kabul edilebilir bir mazereti olmaksızın Türkiye’den çıkmaları için tanınan sürede çıkmayan, kamu düzeni, kamu güvenliği veya kamu sağlığı açısından tehdit oluşturanların Geri Gönderme Merkezinde tutulmasını,
İdari Gözetim Kararı: Hakkında sınır dışı kararı alınanlardan; kaçma ve kaybolma riski bulunan, Türkiye’ye giriş veya çıkış kurallarını ihlal eden, sahte ya da asılsız belge kullanan, kabul edilebilir bir mazereti olmaksızın Türkiye’den çıkmaları için tanınan sürede çıkmayan, kamu düzeni, kamu güvenliği veya kamu sağlığı açısından tehdit oluşturanlar hakkında valilik tarafından alınan kararı,
Sınır Dışı Etme: Kanunun sınır dışı edileceklere ilişkin hükümlerini ihlal edenler hakkında re’sen veya Başkanlığın talimatı üzerine valiliklerce alınan kararın uygulanmasını,
Sınır Dışı Etme Kararı: Kanunun sınır dışı edileceklere ilişkin hükümlerini ihlal edenler hakkında re’sen veya Başkanlığın talimatı üzerine valiliklerce alınan kararı,
Türkiye’yi Terke Davet: Sınır dışı etme kararı alınanlara, sınır dışı etme kararında belirtilmek kaydıyla, Türkiye’yi terk edebilmeleri için on beş günden az olmamak üzere otuz güne kadar süre tanınmasını,
Yabancı: Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile vatandaşlık bağı bulunmayan kişiyi, ifade eder.
Türkiye’nin Düzensiz Göçle Mücadelesi
Tüm bu sebepler ülkemizin düzensiz göçle mücadele için stratejiler geliştirmesine, hukuksal reformlar yapmasına ve uluslararası işbirlikleri geliştirilmesine sebebiyet vermiştir. Bu kapsamda düzensiz göçle mücadele etkinliği artırmak amacıyla 15.07.2018 tarihinde yayımlanan 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Düzensiz Göçle Mücadele Dairesi kurulmuştur. Söz konusu kararname ile kurulan Dairenin görev alanı şu şekilde belirlenmiştir:
4) Genel Müdür tarafından verilen diğer görevleri yapmak
Düzensiz Göçle Mücadele Stratejileri
2015 2018 yıllarını kapsayan Düzensiz Göçle Mücadele Strateji Belgesi ve Ulusal Eylem Planı ile ülkemizin düzensiz göçle mücadelesinde stratejik hedefler belirlenmiş ve hayata geçirilmesi amacıyla çalışmalar yürütülmüştür. Bu dönemin sona ermesiyle birlikte 2021-2025 yıllarını kapsayan Düzensiz Göçle Mücadele Strateji Belgesi ve Ulusal Eylem Planı hazırlanarak yürülüğe sokulmuştur. Bu eylem planı ile;
-Düzensiz Göçü Kaynağında Önlemeye Yönelik Ulusal ve Uluslararası Mekanizmalar ve İş Birliklerinin Güçlendirilmesi,
-Sınır Güvenliğinin Arttırılması ve Düzensiz Göçle Mücadele Alanında Tedbirler Geliştirilmesi
-Yabancı İş Gücü Göçünün Etkin ve Kapsamlı Politikalarla Yönetilmesi
-Düzensiz Göçmenlere İlişkin Ülke İçerisindeki İşlemlerin İnsan Hakları Odaklı Yürütülmesi, Hassas Durumdaki Düzensiz Göçmenlerin Korunmasına Yönelik Çalışmaların Artırılması ve Düzensiz Göçle Mücadelede Kanıta Dayalı Politikalar Üretilmesi
-Düzensiz Göçmenlerin İnsan Hakları Standartları Çerçevesinde Geri Gönderilmesi Sisteminin Güçlendirilmesi ve Yeniden Uyumlarının Sağlanması startejik öncelikleri belirlenmiş olup düzensiz göçle mücadele alanında görev alan tüm kamu kurum ve kuruluşları ile sivil toplum kuruluşlarının katkıları doğrultusunda bu stratejik önceliklerin hayata geçirilmesi hedeflenmektedir.
Ülkemiz, düzensiz göçe karşı gerek ulusal düzeyde etkin tedbirler alarak gerekse bu alanda uluslararası düzeyde sorunların tespiti, bilgi alış-verişi, ortak mücadele ve işbirliği şeklindeki çalışmaların çoğuna aktif olarak katılarak bu konudaki kesin tavrını ortaya koymakta, ülkemiz üzerinden düzensiz göçü önlemek ve ülkemizde yasa dışı bulunan yabancıları ülkeden çıkarmak için etkin ve kararlı biçimde mücadele etmektedir.
Düzensiz göçle mücadele, ülkelerin kendi başlarına kaderlerini tayin edebileceği bir mesele olmaktan çıkmıştır. Bu bağlamda uluslar; ikili, bölgesel ve küresel gruplar oluşturarak bu mücadeleyi sürdürme eğilimine girmişlerdir. Türkiye düzensiz göç konusunda daha etkin ve verimli çalışmalara olanak sağlanabilmesi için birçok ulusal ve uluslararası kurumla işbirliği içine girmiştir. İşbirliği içine girilen kurumların başında Birleşmiş Milletler Göç Kuruluşu, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği, ICPMD ve çeşitli ulusal sivil toplum kuruluşları gelmektedir.
Türkiye, 53 katılımcı ve 4 gözlemci ülke ile birlikte 13 Uluslararası Kuruluşun katıldığı, düzensiz göçü önlemeyi, düzensiz göçle mücadelede kalıcı çözümler bulmayı ve göç yönetimi alanında sürdürülebilir politikalar geliştirmeyi amaçlayan Budapeşte Süreci’nin 2006 yılı Ocak ayının başında başkanlığını üstlenmiştir. Türkiye düzensiz göçle mücadele konusuna verdiği önemin bir göstergesi olarak bu süreçte öncülüğünü yaptığı İpek Yolu Bölgesi Çalışma Grubunun kurulmasını sağlamış ve göç yolu üzerindeki kaynak, transit ve hedef ülkeleri bir araya getirmeyi olanaklı hale getirmiştir.
Türkiye Uluslararası Göç Politikaları Geliştirme Merkezi (ICMPD)’nin yürütmekte olduğu Akdeniz Bölgesinde Transit Göç Diyaloğu girişimine de katkı sağlamaktadır.
Türkiye, FRONTEX (AB Sınır Güvenliği Birimi) ile düzensiz göçü önlemek amacıyla 28 Mayıs 2012’de Mutabakat Zaptını imzalamıştır.
Düzensiz göçte uluslararası işbirliği sürecinin etkili yöntemlerinin başında “Geri Kabul Anlaşmaları” gelir. Bu anlaşmalar ülkelerin düzensiz göçe karşı tedbir almalarını zorunlu hale getirmekle birlikte, düzensiz göçmenlerin insan haklarının korunmasına ve uluslararası teamüllere uygun olarak ülkelerine veya en son transit geçtikleri ülkeye gönderilmelerini sağlamaktadır. Başka bir deyişle geri kabul anlaşmaları, bir ülkede düzensiz olarak bulunan kişilerin anlaşma yapılmış kaynak ülkeye veya en son transit geçiş yaptıkları ülkeye yapılan anlaşmada belirlenen şartlar ve kurallar çerçevesinde güvenli bir şekilde geri gönderilmesini sağlayan anlaşmalardır. Ülkemiz düzensiz göçle mücadele kapsamında transit ve hedef ülkelerle Geri Kabul Anlaşmaları imzalamaya önem vermektedir. Bu çerçevede yürütülen çalışmalar neticesinde 2001 yılından bu yana ülkemiz ile Suriye, Yunanistan, Kırgızistan, Romanya, Ukrayna, Pakistan, Rusya, Nijerya, Bosna-Hersek, Yemen, Moldova, Belarus, Karadağ, Kosova, Norveç ve Avrupa Birliği arasında Geri Kabul Anlaşması imzalanmıştır. Bununla birlikte, Ülkemiz ile Avrupa Birliği arasında uzlaşılan 18 Mart 2016 tarihli bir Mutabakat bulunmaktadır. Avrupa Birliği ile Geri Kabul Anlaşması ve Vize Muafiyeti Yol Haritası eş zamanlı olarak 16 Aralık 2013 tarihinde Ankara’da imzalanarak 25 Haziran 2014 tarihinde TBMM tarafından onaylanmıştır. Anlaşmanın onaylanmasının uygun bulunmasına dair 6547 sayılı kanun 28 Haziran 2014 tarihinde 29044 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. Anlaşmanın onaylanması, 31.5.1963 tarihli ve 244 sayılı Kanunun 3 üncü maddesine göre, Bakanlar Kurulu’nca 21.7.2014 tarihinde kararlaştırılarak 2 Ağustos 2014 tarihli 29076 sayılı Resmi Gazete ile yayımlanmıştır. Avrupa Birliği ile Geri Kabul Anlaşması 1 Ekim 2014 tarihinde tarafların kendi vatandaşlarının geri kabulü ve transit geçiş hükümleri açısından yürürlüğe girmiştir. Anlaşmada yer alan üçüncü ülke vatandaşlarının geri kabulüne ilişkin hükümler ise henüz yürürlüğe girmemiştir.
Türkiye, “Sınır Aşan Organize Suçlarla Mücadele Sözleşmesi” ile bu sözleşmenin ekleri “Göçmen Kaçakçılığı” ve “İnsan Ticareti” konularını düzenleyen iki adet Protokolü 13 Aralık 2000 tarihinde Palermo’da imzalamıştır.
4 Haziran 2003’te Türk Vatandaşlığı Kanunu’nda yapılan bir değişiklikle Türk vatandaşı ile evlenen yabancıların Türk vatandaşlığını doğrudan kazanması uygulaması kaldırılmıştır. Bu yolla vatandaşlığın kazanılması için asgari üç yıl evliliğin devam etmesi gerekliliği getirilmiştir. Yapılan bu Kanun değişikliği sadece Türk vatandaşlığı kazanmak adına yapılan anlaşmalı evliliklerin önüne geçilmiştir.
Düzensiz göçün sosyal ve ekonomik alandaki olumsuz yansımalarının başında kaçak çalışma gelmektedir. 4817 Sayılı Yabancıların Çalışma İzinleri Hakkında Kanun ve bu kanunun uygulama yönetmeliği 6 Eylül 2003 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Yabancıların kaçak çalışmalarının ve düşük ücretle istihdamının önüne geçilmesi, çalışma amaçlı göçün yasal olarak kontrol ve düzenlenmesi olanağına ulaşılması hedeflenmiştir.
5237 sayılı TCK’nın 79 uncu maddesinde göçmen kaçakçılığı suçu düzenlenmiştir. 20.07.2010 tarih ve 6008 sayılı kanunla suçun, teşebbüs aşamasında kalmış olsa dahi, tamamlanmış gibi cezaya hükmolunacağı ilgili maddeye eklenmiştir.
Türkiye’nin göç alanındaki politikalarını düzenlemek ve göçü daha etkin yönetmek için 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu yürürlüğe girmiştir. Bu kanunun verdiği yetkiyle İçişleri Bakanlığı bünyesinde Göç İdaresi Genel Müdürlüğü kurulmuş ve 11.04.2014 tarihinde faaliyete geçmiştir. Bu kurumun görevlerinden birisi de düzensiz göçle ilgili gelişmeleri izlemek bu gelişmeler çerçevesinde gerekli tedbirleri almak ve uygulamaktır.
Sınır Dışı Etme
Sınır dışı etme süreci, 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun(YUKK) Yabancılar başlıklı İkinci Kısmının Sınır Dışı Etme başlıklı Dördüncü Bölümünde, 52 ila 60 ıncı maddeleri arasında düzenlenmiştir.
Sınır Dışı Etme Kararı
YUKK’nun 54 üncü maddesinde düzenlenen sebepleri ihlal edenler hakkında uygulanır. Kanunun açık lafzı gereği bu karar sadece valiliklerce alınabilir. Sınır dışı etme kararının değerlendirme ve karar aşaması en fazla 48 saat sürer.
Sınır Dışı Etme Kararı Alınacaklar
Kanunun 54 üncü maddesinde yer alan durumlardan birinin veya bir kaçının oluşması durumunda, YUKK’nun 55 inci maddesi hükümleri saklı kalmak kaydıyla, valiliğin sınır dışı etme kararı alması zorunludur.
Aşağıda sayılanlar YUKK’nun 54 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan kimseler olup haklarında sınır dışı etme kararı alınır.
a) 5237 sayılı Kanunun 59 uncu maddesi kapsamında sınır dışı edilmesi gerektiği değerlendirilenler (m.54/1-a),
b) Terör örgütü veya çıkar amaçlı suç örgütü yöneticisi, üyesi veya destekleyicisi olanlar (m.54/1-b),
c) Türkiye’ye giriş, vize ve ikamet izinleri için yapılan işlemlerde gerçek dışı bilgi ve sahte belge kullananlar (m.54/1-c),
ç) Türkiye’de bulunduğu süre zarfında geçimini meşru olmayan yollardan sağlayanlar (m.54/1-ç),
d) Kamu düzeni veya kamu güvenliği ya da kamu sağlığı açısından tehdit oluşturanlar (m.54/1-d),
e) Vize veya vize muafiyeti süresini on günden fazla aşanlar veya vizesi iptal edilenler (m.54/1-e),
f) İkamet izinleri iptal edilenler (m.54/1-f),
g) İkamet izni bulunup da süresinin sona ermesinden itibaren kabul edilebilir gerekçesi olmadan ikamet izni süresini on günden fazla ihlal edenler (m.54/1-g),
ğ) Çalışma izni olmadan çalıştığı tespit edilenler (m.54/1-ğ),
h) Türkiye’ye yasal giriş veya Türkiye’den yasal çıkış hükümlerini ihlal edenler (m.54/1-h),
ı) Hakkında Türkiye’ye giriş yasağı bulunmasına rağmen Türkiye’ye geldiği tespit edilenler (m.54/1-ı),
k) Uluslararası koruma başvurusu reddedilenler, uluslararası korumadan hariçte tutulanlar, uluslararası koruma başvurusu kabul edilemez olarak değerlendirilenler, uluslararası koruma başvurusunu geri çekenler, uluslararası koruma başvurusu geri çekilmiş sayılanlar, uluslararası koruma statüleri sona eren veya iptal edilenlerden haklarında verilen son karardan sonra 6458 Sayılı Kanunun diğer hükümlerine göre Türkiye’de kalma hakkı bulunmayanlar (m.54/1-i),
j) İkamet izni uzatma başvuruları reddedilenlerden, on gün içinde Türkiye’den çıkış yapmayanlar (m.54/1-j).
k) (Ek: 3/10/2016-KHK-676/36 md. ; Aynen kabul: 1/2/2018-7070/31 md.) Uluslararası kurum ve kuruluşlar tarafından tanımlanan terör örgütleriyle ilişkili olduğu değerlendirilenler
2) (Değişik: 3/10/2016-KHK-676/36 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7070/31 md.) Bu maddenin birinci fıkrasının (b), (d) ve (k) bentleri kapsamında oldukları değerlendirilen uluslararası koruma başvuru sahibi veya uluslararası koruma statüsü sahibi kişiler hakkında uluslararası koruma işlemlerinin her aşamasında sınır dışı etme kararı alınabilir.
a) Sınır dışı edileceği ülkede ölüm cezasına, işkenceye, insanlık dışı ya da onur kırıcı ceza veya muameleye maruz kalacağı konusunda ciddi emare bulunanlar (m.55/1-a),
b) Ciddi sağlık sorunları, yaş ve hamilelik durumu nedeniyle seyahat etmesi riskli görülenler (m.55/1-b),
c) Hayati tehlike arz eden hastalıkları için tedavisi devam etmekte iken sınır dışı edileceği ülkede tedavi imkânı bulunmayanlar (m.55/1-c),
d) Mağdur destek sürecinden yararlanmakta olan insan ticareti mağdurları (m.55/1-ç),
e) Tedavileri tamamlanıncaya kadar, psikolojik, fiziksel veya cinsel şiddet mağdurları (m.55/1-d).
55 inci madde kapsamında olup olmadıklarına ilişkin değerlendirme her yabancı için ayrı ayrı yapılır. Bu yabancıların ülkede kalabilmesi için YUKK’nun 46 ncı maddesi gereği kendilerine insani ikamet izni verilebilecek olup, bu kimselerden belli bir adreste ikamet etmeleri, istenilen şekil ve sürelerde bildirimde bulunmaları da istenebilecektir.
Söz konusu durumların sona ermesi hâlinde bu yabancılar hakkında sınır dışı etme kararı alınacaktır.Sınır Dışı Etme Kararına Karşı Yargı Yolu
Sınır dışı etme kararı, gerekçeleriyle birlikte hakkında sınır dışı etme kararı alınan yabancıya veya yasal temsilcisine ya da avukatına tebliğ edilir. Hakkında sınır dışı etme kararı alınan yabancı, bir avukat tarafından temsil edilmiyorsa kendisi veya yasal temsilcisi, kararın sonucu, itiraz usulleri ve süreleri hakkında bilgilendirilir.
İdare mahkemesine başvuru ve özellikleri:
Yabancı veya yasal temsilcisi ya da avukatı, sınır dışı etme kararına karşı, kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde idare mahkemesine başvurabilir.
Mahkemeye başvuran kişi, sınır dışı etme kararını veren makama da başvurusunu bildirir.
Mahkemeye yapılan başvurular on beş gün içinde sonuçlandırılır.
Mahkemenin vermiş olduğu karar kesindir.
Yabancının rızası saklı kalmak kaydıyla, dava açma süresi içinde veya yargı yoluna başvurulması hâlinde yargılama sonuçlanıncaya kadar yabancı sınır dışı edilmez.
Türkiye’yi Terke Davet
Sınır dışı etme kararı alınanlara, sınır dışı etme kararında belirtilmek kaydıyla, Türkiye’yi terk edebilmeleri için on beş günden az olmamak üzere otuz güne kadar süre tanınır.
Türkiye’den çıkış için süre tanınan kişilere, hiçbir harca tabi olmayan “Çıkış İzin Belgesi” verilir.
Türkiye’yi terke davet edilenlerden, süresi içinde ülkeyi terk edenler hakkında giriş yasağı kararı alınmayabilir.
Süresi içinde Türkiye’yi terk etmeyen yabancılar, idari gözetim altına alınır.
Aşağıdaki kişiler Türkiye’yi terke davet edilmez ve kendilerine yukarıda bahsi geçen süre uygulanmaz:
a) Kaçma ve kaybolma riski bulunanlar,
b) Yasal giriş veya yasal çıkış kurallarını ihlal edenler,
c) Sahte belge kullananlar,
d) Asılsız belgelerle ikamet izni almaya çalışanlar veya aldığı tespit edilenler,
e) Kamu düzeni, kamu güvenliği veya kamu sağlığı açısından tehdit oluşturanlar.
Sınır Dışı Etmek Üzere İdari Gözetim ve Süresi
Sınır dışı etme kararı alınanlardan aşağıda sayılanlar hakkında valilik tarafından idari gözetim kararı alınır:
Kaçma ve kaybolma riski bulunanlar,
Türkiye’ye giriş veya çıkış kurallarını ihlal edenler,
Sahte ya da asılsız belge kullananlar,
Kabul edilebilir bir mazereti olmaksızın Türkiye’den çıkmaları için tanınan sürede çıkmayanlar,
Kamu düzeni, kamu güvenliği veya kamu sağlığı açısından tehdit oluşturanlar.
Haklarında idari gözetim kararı alınanlar Geri Gönderme Merkezlerinde (GGM) tutulurlar.
GGM’ndeki idari gözetim süresi altı ayı geçemez. Ancak bu süre, sınır dışı etme işlemlerinin yabancının iş birliği yapmaması veya ülkesiyle ilgili doğru bilgi ya da belgeleri vermemesi nedeniyle tamamlanamaması hâlinde, en fazla altı ay daha uzatılabilir.
İdari gözetimin devamında zaruret olup olmadığı, valilik tarafından her ay düzenli olarak değerlendirilir. Gerek görüldüğünde, otuz günlük süre beklenilmez.
İdari gözetiminin devamında zaruret olmadığı değerlendirilenler derhal Bakanlığa bildirilir. Bakanlığın uygun görmesi halinde yabancı hakkındaki idari gözetim kararı kaldırılır. Bu yabancılara kanunun 57/A maddesi uyarınca idari gözetime alternatif yükümlülükler getirilir.
İdari gözetim kararı, idari gözetim süresinin uzatılması ve her ay düzenli olarak yapılan değerlendirmelerin sonuçları, gerekçesiyle birlikte yabancıya veya yasal temsilcisine ya da avukatına tebliğ edilir. Aynı zamanda, idari gözetim altına alınan kişi bir avukat tarafından temsil edilmiyorsa, kendisi veya yasal temsilcisi kararın sonucu, itiraz usulleri ve süreleri hakkında bilgilendirilir.Sulh ceza hakimine başvuru:
İdari gözetim altına alınan kişi veya yasal temsilcisi ya da avukatı, idari gözetim kararına karşı sulh ceza hâkimine başvurabilir.
Başvuru idari gözetimi durdurmaz.
Dilekçenin idareye verilmesi hâlinde, dilekçe yetkili sulh ceza hâkimine derhâl ulaştırılır.
Sulh ceza hâkimi incelemeyi beş gün içinde sonuçlandırır.
Sulh ceza hâkiminin kararı kesindir.
İdari gözetim altına alınan kişi veya yasal temsilcisi ya da avukatı, idari gözetim şartlarının ortadan kalktığı veya değiştiği iddiasıyla yeniden sulh ceza hâkimine başvurabilir.
İdari gözetim işlemine karşı yargı yoluna başvuranlardan, avukatlık ücretlerini karşılama imkânı bulunmayanlara, talepleri hâlinde 19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu hükümlerine göre avukatlık hizmeti sağlanır.Sınır Dışı Etme Kararının Yerine Getirilmesi
Geri gönderme merkezindeki yabancılar, kolluk birimi tarafından sınır kapılarına götürülür.
Geri gönderme merkezlerine sevk edilmesine gerek kalmadan sınır dışı edilecek olan yabancılar, Genel Müdürlük taşra teşkilatının koordinesinde kolluk birimlerince sınır kapılarına götürülür.
Genel Müdürlük sınır dışı işlemleriyle ilgili olarak uluslararası kuruluşlar, ilgili ülke makamları ve sivil toplum kuruluşlarıyla da iş birliği yapabilir.
Sınır Dışı Edilecek Yabancının Seyahat Masrafları
Yabancıların pasaportları veya diğer belgeleri, sınır dışı edilinceye kadar tutulabilir ve sınır dışı işlemlerinde kullanılmak üzere biletleri paraya çevrilebilir.
Sınır Dışı edilecek yabancıların seyahat masraflarının kendilerince karşılanması esastır.Yabancının mevut parası seyahat masraflarını karşılamaya yetiyorsa, seyahat masraflarının tamamı kendisi tarafından karşılanır artan tutar yabancıya bırakılır. Yabancının hiç parası bulunmuyorsa sehayat masrafları genel müdürlük tarafından karşılanır. Ancak yabancının bir miktar parası bulunuyor ve mevcut parası seyahat masraflarının tamamını karşılamaya yetmiyorsa;
Sınır dışı seyahat masrafları geri ödenmediği sürece; yabancıların Türkiye’ye girşine izin verilmeyebilir. Yabancı hakkında başka bir yasak konulmamışsa, masrafları ödemesi şartıyla sınırlama kaldırılır ve vize umumi hükümleri çerçevesinde ülkemize girişlerine izin verilir.
Sınır dışı etme sebebiyle gerçekleşen masraflar 6183 sayılı kanunun birinci maddesi gereği bir amme alacağıdır ve maliye veznelerince tahsil edilecektir. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usülündeki Kanunun 104 üncü maddesi gereği, borçlu yabancı memlekette bulunduğundan, bu alacak için zamanaşımı işlemeyecektir. Bu sebeple yabancı hakkında süresiz bir tahdit girilmesine engel bulunmamaktadır.
Gerçek veya tüzel kişiler, kalışlarını veya dönüşlerini garanti ettikleri yabancıların sınır dışı edilme masraflarını ödemekle yükümlüdür.Yabancıyı izinsiz çalıştıran işveren veya işveren vekillerinin, yabancının sınır dışı edilme işlemleri konusundaki yükümlülükleri hakkında 6735 sayılı Uluslararası İş Gücü Kanunun 23 üncü maddesinin 5 inci fıkrası ve 9 uncu maddesi hükümleri uygulanmaktadır. Bu hüküm çerçevesinde çalışma izni bulunmayan yabancı çalıştıran işveren veya işveren vekiline her bir yabancı için 6 bin tl ceza verilir. İşveren veya işveren vekili, çalışma izni bulunmayan yabancının ve varsa eş ve çocuklarının konaklama giderlerini, ülkelerine dönmeleri için gerekli masrafları ve gerektiğinde sağlık harcamalarını karşılamak zorundadır. Bu gider, masraf ve harcamaların Göç İdaresi Genel Müdürlüğü bütçesinden karşılanması hâlinde, bu madde gereğince ödenen tutarlar, 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun uyarınca işveren veya işveren vekilinden tahsil edilir. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar İçişleri Bakanlığı ve Bakanlıkça müştereken belirlenir.
