KIRSALDA BOZULAN YAŞAM
08.05.2022
Kişi Okumuş
0 Yorum
KIRSALDA BOZULAN YAŞAM
SASTOP Tarım Komisyonu Yüksek Ziraat Mühendisi Hamdi ŞENOĞLU
Ülkemizde yaşam şekillenmesi;kentlerde ve köylerde ağırlıklı şekilde olmaktadır.Son istatistiklerde köylerde yaşam % 6,5 lara kadar düştü.Bu iyimidir, kötümüdür irdelemek lazım.Ülkemiz Tarım ağırlıklı bir sermayeden oluşan sanayileşmeyle birlikte gelişmee yaşamı zorlaştırmaktadır.
Birde son zamanlarda pandemiden kaynaklanan, büyükşehirlerin yoğun temposundan bıkıp emekliliğini kırsalda yaşamak isteyen guruplar çoğalmaya başladı.Bu olay köylüye toprakların değer kazanması yönünde bir gelir gibi gözükmekte olsada ilerde gelirlerinin azalmasına sebeb olacaktır.
Köylü kente göç ediyor,kentli emekli olunca köye göçmek istiyor.Köylerde kentli nüfus çoğalmaya başlayınca sosyl yaşam değişmeye başladı.köylerde çiftçilik yapacak nüfus azalmakta,topraklarını kentten gelenlere satmaktadırlar.Bu durum geçici olarak önemsiz gibi görünmekteyseyde ilerde büyük sorunlar çıkaracaktır.Tarım toprakları elden çıkacak dolayısıyla üretimde aksamalar olacaktır.dışa bağımlılığımız artacaktır.
Çiftçi üretmek yerine toprağını satarak rant elde etmeye çalışıyor.
Bu düşündürücü bir durumdur.
Köy bakkallarında ekmek ,sebze yumurta .. satılılması köylülünün kentleşme şekline doğru yürümesidir.üretim yapmadığı sürece hem kendisi ,hem ülkemiz zarar edecektir.
Bu durum düşündürücüdür.
Gençlerimiz köyde yaşamak istemiyor,kızlarımız ekonomik durumu iyi olsa bile köyde evlenmek istemiyor.
Acilen tedbirlerin alınması gerekir.köylü yeniden üretime döndürülmeli.
Peki köylüyü yeniden üretime döndürmek için ne yapmalı?
– Toplulaştırmalara hız verilmeli,
-İmar alanları,sanayi alanları ,tarım alanları belirlenmeli
-Köylerde imar planlaması yapılıp yaşanabilir hale getirilmeli,sosyal projelerinde içinde olduğu şekilde yaşam alanı oluşturulmalıdır.




Okuluyla,spor alanları,kütüphanesi,kadın sosyal alanları,bölgelere göre tiyatro alanlarının oluşması,eğitim merkezinin oluşması…..gibi
-Teknik okulların kalitesi yükseltilip ihtiyaç bölümleri belirlenip gençlerimizi yetiştirmeliyiz.
-Köylerimizde birkaçköyü içine alabilecek nüfusu ,coğrafi durumu göz önüne alınarak yetiştirdikleri ürünlerle ilgili olabilir,çevrye zarar vermeyecek ürün imalhaneleri,fabrikasları yapılıp bölge insanın büyük çoğunluğunu istihdam edebilecek şekilde planlanmalıdır.
-Meralar başka bir amaçla kullanılmamalıdır
-Büyük şehir içine giren köylerin yeniden değerlendirilip planlanması,kent merkezi mahalleleri gibi değerlendirmemek lazım.
-köyde çiftçilik yapacaklara daha ciddi bir bicimde ele alıp ekonomik boyutta üretim yapacaklar mutlaka kooperatif adı altında desteklenmeli.
-kooperatifleşme mutlaka sürdürülebilir şekilde faaliyette olmalıdır.
-Çiftçi üretimden vazgeçip arazisini satarak geçinmeyi düşünmemeli.veya satılacak arazi mutlaka üretimde kullanılacak şekilde satılmalıdır
-Bu anlattıklarımızın bir kısmı çıkarılan kanunla yönetmeliklerle önlenmeye çalışılsa da yeterli olmadığı görülmüştür.
-ülkemizde meraların kullanım dışına çıkarılması,tarım toprakların tarım dışına çıkarılması,tarım toprağı satışlarında bazı kriterlerin gelmesinin yeterli olmadığını görüyoruz.
Üretemessek,ithalata dayalı bir tarım politikası izlersek,ithal ettiğimizin çoğunu ülkemizde tüketirsek ,sadece artı değer katıp sattığımızın dışında ürün alımını çok aza indiremessek, dengeler bozulur.
ÜRETİCİ ZARAR EDER,TÜKETİCİ PAHALI YER.

İlgili Terimler :
YORUMLAR



