Saadet Partisi İl Başkanı Ali Ahmet ÇELİK”Tarım arazilerinin korunmasının bir beka meselesi “

Saadet Partisi İl Başkanı Ali Ahmet ÇELİK”Tarım arazilerinin korunmasının bir beka meselesi “

Tarım Arazileri Üzerindeki Kaçak Yapılaşma ve İktidarın Çelişkili Politikaları

Son günlerde ülke gündemine yeniden taşınan tarım arazileri üzerindeki kaçak yapılaşma meselesi, aslında uzun yıllardır ihmal edilen ve görmezden gelinen bir sorunun artık taşınamaz hale geldiğini açıkça göstermektedir.



Verimli tarım topraklarının korunması gerekirken; plansız, denetimsiz ve çoğu zaman göz yumulmuş yapılaşmalar neticesinde bu alanlar geri dönülmez şekilde tahrip edilmiştir. Bugün gelinen noktada ise hem üretim kapasitemiz zarar görmekte hem de hukuki ve sosyal açıdan ciddi mağduriyetler ortaya çıkmaktadır.

Bu sorunun temelinde, maalesef, kısa vadeli çıkarları önceleyen, planlama disiplininden uzak ve denetim mekanizmalarını işletmeyen bir belediyecilik anlayışı yatmaktadır. Yerel yönetimlerin bir kısmı, görev ve sorumluluklarını yerine getirmek yerine, bu kaçak yapılaşmalara ya göz yummuş ya da dolaylı biçimde teşvik edici bir zemin oluşturmuştur. Bu durum sadece şehircilik ilkelerine değil, aynı zamanda kamu vicdanına da aykırıdır.

Daha vahim olan ise, merkezi idare ile yerel yönetimler arasındaki tutarsız ve çelişkili yaklaşımlardır. Aynı iktidar anlayışına mensup kurumların bir tarafta “kaçak yapılaşma ile mücadele” söylemini dillendirirken, diğer tarafta bu yapılaşmaları fiilen görmezden gelmesi veya dönemsel düzenlemelerle meşrulaştırması, sorunun derinleşmesine sebep olmuştur. Bu ikircikli tutum, hukukun üstünlüğü ilkesini zedelediği gibi, vatandaş nezdinde de ciddi bir güven erozyonuna yol açmaktadır.

Bugün yaşanan sorun, yalnızca bireysel hataların değil; sistematik bir yönetim zaafının sonucudur. Denetim yapılmadığı için kaçak yapılaşma artmış, planlama yapılmadığı için şehirler düzensiz büyümüş, gerekli önlemler zamanında alınmadığı için de vatandaş mağdur edilmiştir. İktidar çevresin de de tartışıldığı biçim üzere; konunun seçimlerden önce mağduriyet yaratıp yaratmayacağı hususu olduğunu okuyoruz/görüyoruz. İktidarın sorunlara yaklaşım biçimi hak ve adalet merkezli değil de seçim endeksi olması ülkemizin hangi kadrolar tarafından yönetildiğinin açık bir göstergesi olmuştur.

Saadet Partisi olarak bizler;

Tarım arazilerinin korunmasının bir beka meselesi olduğunu,

Şehirleşmenin rant değil, planlama ve kamu yararı esas alınarak yürütülmesi gerektiğini,

Hukukun herkes için eşit ve tutarlı şekilde uygulanmasının zorunlu olduğunu bir kez daha vurguluyoruz.

Bu çerçevede çağrımız nettir:
Günü kurtaran değil, geleceği koruyan politikalar hayata geçirilmelidir. Kurumlar arası çelişkiler sona erdirilmeli, sorumlular hakkında gerekli işlemler yapılmalı ve benzer sorunların tekrar yaşanmaması için kalıcı ve adil bir düzenleme ivedilikle oluşturulmalıdır.