Kategori: Sür Manşet

  • Poyrazlar Gölü “Doğal Sit – Nitelikli Doğal Koruma Alanı” statüsüne alındı.

    Poyrazlar Gölü “Doğal Sit – Nitelikli Doğal Koruma Alanı” statüsüne alındı.

    Poyrazlar Gölü için yeni koruma statüsü

    Poyrazlar Gölü Doğal Sit Alanı’nın koruma statüsü Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından güncellendi. Alınan kararla birlikte bölge, “Doğal Sit – Nitelikli Doğal Koruma Alanı” statüsüne alındı.

    Bakanlık Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü’nün kararı doğrultusunda yapılan düzenleme, 8 Nisan 2026 tarihli ve 15365067 sayılı Bakanlık Olur’u ile yürürlüğe girdi. Yapılan tescille birlikte Poyrazlar Gölü’nün doğal yapısının daha güçlü şekilde korunması amaçlanıyor.

    Söz konusu karar, 19 Temmuz 2012 tarihli ve 28358 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan “Korunan Alanların Tespit, Tescil ve Onayına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Yönetmelik” kapsamında değerlendirildi.

    Yetkililer, tescil sürecine ilişkin koordinat ve parsel bilgilerinin Bakanlığın resmi internet sitesi üzerinden kamuoyunun erişimine açık olduğunu bildirdi.

    Nitelikli Doğal Koruma Alanı, doğal yapısı değişmemiş veya çok az değişmiş, insan etkisinden uzak, ekolojik süreçlerin devam ettiği ve geleneksel yaşamın sürdüğü hassas kara/su alanlarıdır. Bu alanlarda; bilimsel çalışmalar, geleneksel balıkçılık, sınırlı tarım/hayvancılık gibi faaliyetlere, doğal yapıyı bozmamak şartıyla izin verilir.

    Nitelikli Doğal Koruma Alanı Özellikleri ve Kullanım Örnekleri
      • Tanım: Doğal yapısı bozulmamış, ender bulunan, peyzaj değeri yüksek alanlardır.
      • Faaliyetler: Kesin korunacak hassas alanlardan farklı olarak, burada doğal hayata dayalı geleneksel yaşam şekillerinin sürmesine izin verilir.
      • Yapılaşma: İmar planı gerektirmeyen, sökülüp takılabilir, denize girme-güneşlenme amaçlı hafif yapılar (büfe, iskele, duş) yapılabilir
        .
    • İzinli Kullanımlar: Tarımsal faaliyetler, geleneksel balıkçılık, çevre düzenleme planına uygun düşük yoğunluklu turizm ve rekreasyon alanları

    109 sayılı Doğal Sit Alanları Koruma ve Kullanma Koşulları İlke Kararı, 16.10.2019 tarihinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın çalışmaları doğrultusunda 30971 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır. 07.12.2019 tarihli Resmî Gazete ilanı ile 05.01.2019 tarihli ve 99 sayılı Doğal Sit Alanları Koruma ve Kullanma Koşulları İlke Kararı yürürlükten kaldırılmıştır. Böylece üç yeni koruma kategorisi doğal sit alanlarında uygulanmaya başlanmıştır. Bunlar:

    A) Kesin Korunacak Hassas Alanlar,
    B) Nitelikli Doğal Koruma Alanları,
    C) Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanlarıdır.

    Düzenlemedeki tanıma göre, Nitelikli Doğal Koruma Alanları, kayda değer şekilde etkilenmemiş; bir başka deyişle, doğal yapısı kısmen veya hiç değişmemiş, modernize olmuş yaşam yerine doğal süreçlerin sürdüğü, bu durum ve koruma maksadına uygun olarak bölge insanlarının alandaki doğal kaynakları kullanarak geleneksel yaşam şekillerini sürdürdüğü kara ve su alanlarıdır. Bu su alanları hem tuzlu su kaynakları (denizler gibi), hem de tatlı su kaynakları (göller gibi) alanları içerebilmektedir.

    Bu alanların jeolojik yapısına gerçekleşebilecek müdahaleleri engellemek adına madencilik faaliyetlerine izin verilmemektedir. Ayrıca toprağın yapısını değiştirebilecek faaliyetler olan taş, toprak ve kum alımı; bunun yanı sıra toprak, çöp ve sanayi atığı dökümü yasaklanmıştır. Yapılaşma konusunda ise, eğer alanın tescili yapılmadan önce yapılar mevcutsa, mevzuat yenilerinin yapımına izin vermese bile mevcut olanların ekonomik ömürlerinin sonuna kadar kullanımına izin vermektedir. Ayrıca, koşul, kapsam ve süresi Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonları tarafından belirlenmek koşuluyla çeşitli koruma koşulları, kullanım şartları veya koruma amaçlı imar faaliyetlerine izin verilebilir.

    Nitelikli Doğal Koruma Alanlarında yapılabilecek olan faaliyetleri özetlemek, bu kategoriyi anlamak adına yarar sağlayacaktır. Bu kategoride, Kesin Korunacak Hassas Alanlarda izin verilen faaliyetler gerçekleştirilebilir. Entegre tarım ve hayvancılığa izin verilmezken, kurum görüşleri alınarak sınırlı tarım ve hayvancılığa müsaade edilebilir. Koruma amaçlı ve mevcut kaynaklardan kaynaklı imar faaliyetlerine, örneğin bekçi kulübesi ve balıkçı barınağı, izin verilebilir. Mesire alanları ve kıyı mevzuatına uygun olmak şartıyla rekreatif alanlar yapılabilir. Yapılaşmaya gidilmeden avlak sahası ayrılabilir.

    Turizm yatırımları için ise, kadastrol yol cephesi bulunan parsellerde turizm tesislerinin belgelendirilmesine ve niteliklerine ilişkin yönetmelik dışına çıkmaksızın kamping alanları düzenlenebilmektedir. Alanların 10.000 metrekarenin altında olmama şartı koşulurken, kampçı ünitesi başına en az 200 metrekareden hesaplanması öngörülmüştür. Alanın büyüklüğünden bağımsız olarak ise, en fazla 150 kampçı ünitesine izin verilmektedir. Ülkemizde yaygın hâle gelen bungalov kampçı ünitesi için ise taban alanı 45 metrekare ve yüksekliği için 4.5 metre azami sınır olarak belirlenmiştir. Kıyı bölgelerinde, imar olmaksızın deniz turizmi ve kullanımı için sabit olmayan duşlar, gölgelikler, soyunma kabinleri, büfe ve tuvaletler; sökülüp takılır yapılar bulundurulabilir. Son olarak, zorunluluk hâllerinde altyapı hizmetleri, su arıtma tesisleri, su ve enerji iletim hatları, açık otopark, teleferik, telesiyej ve benzeri hizmetlerin imkânına izin verilmektedir.

    Doğal sit alanları, tabiat varlıklarından çeşitli açılardan ayrılmaktadır; bu sebeple farklı koruma kategorisine sahiptir. Doğal sit alanları, jeolojik devirlere ait ender özelliklerdeki yer üstünde, yer altında veya su altında bulunan alanlardır. Tabiat varlıkları ise jeolojik devirlerle beraber tarih öncesi ve sonrası devirlere ait olabilir; korunmaları, enderliklerine ek olarak güzelliklerine de bağlı olarak gerçekleştirilebilir. Öte yandan, tabiat varlıkları mağara, anıt ağaç ve ağaç toplulukları gibi tikel varlıkları çağrıştırırken; doğal sit, doğal bir alanı ifade etmektedir. Ancak görev ve sorumluluğu büyük oranda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı bünyesindeki Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü’ne ve onun bölge komisyonlarına düşmektedir.

  • FATİH Projesi Dünyaya Değil Örnek;  Baştanbaşa Hüsran ve İsraftır!

    FATİH Projesi Dünyaya Değil Örnek; Baştanbaşa Hüsran ve İsraftır!

    GençTek Zirvesi’nde yaptığı dünkü konuşmada “FATİH Projesi dünyaya örnek oldu” diye kamuoyunu yanıltıcı ve gerçekleri çarpıtan bir konuşma yapan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e “FATİH Projesi Türkiye eğitim tarihinin en büyük hüsranı, israfı ve kara deliğidir” diye cevap veren DESAM (Demokrasi ve Eğitim Etütleri Stratejik Araştırma Merkezi) Yönetim Kurulu Başkanı Gürkan Avcı, şunları söyledi;

    FATİH Projesi Dünyaya Değil Örnek;

    Baştanbaşa Hüsran ve İsraftır!

    Değerli basın mensupları, kıymetli veliler, sevgili öğrenciler ve aziz milletimiz. Bugün karşınızda, bir kez daha gerçeğin sesi olmak ve milletimizi hakikatler ışığında bilgilendirmek için bulunuyorum. Sayın Bakan Yusuf Tekin, dün GençTek Zirvesi’nde “Fatih Projesi dünyaya örnek oldu” diye kürsüden güzellemelerde bulundu. Rakamlar verdi, fiber internetlerden, etkileşimli tahtalardan, EBA’dan, TEKNOFEST mucizesinden bahsetti.

    Peki Sayın Bakan, o rakamların arkasındaki hakikat ne, asıl gerçek ne? 16 yıldır süren bu “asrın projesi”nin faturası kaç milyar? Kaç ihale skandalı? Kaç âtıl tahta, kaç işe yaramaz tablet? Kaç milyarlık kamu kaynağı çöpe gitti? Ve en önemlisi: Bu proje, eğitimde fırsat eşitliği mi getirdi, yoksa eşitsizliği mi derinleştirdi?

    O yıllarda eğitim sendikası genel başkanıydım ve yıllardır da bu projenin peşindeyim. Sayıştay raporlarını, ihale dosyalarını, öğretmen ve veli şikayetlerini didik didik etmiş birisiyim. Bugün kamuoyunun bilgisine yalın gerçekleri sunuyorum: FATİH Projesi, Türkiye eğitim tarihinin en büyük hüsranıdır. Başarısızlıkla, israf ile, plansızlıkla, usulsüzlükle dolu bir kara deliktir. Ve Sayın Bakan Tekin, bu gerçeğin üzerini “dünyaya örnek” masalıyla örtmeye çalışmaktadır.

    Geliniz, gerçekleri tek tek ortaya koyalım: Birincisi: Maliyet ve israfın boyutları. Proje 2010’da “asrın projesi” diye başladı, 2014’te bitecekti. 2027’ye ertelendi. Bugüne kadar 10 milyar TL’yi aşan (o günün parasıyla) harcama yapıldı. 2024’te tek başına 9 milyar 930 milyon TL, 2025’te ise 4 milyar TL ek ödenek ayrıldı. Sayıştay raporları net: Yapılan yatırımların çoğu âtıl kaldı. Okullara altyapı kuruldu ama binlerce okulda etkileşimli tahta yok. Ağ altyapısı olmayan yerlerde tahtalar duvarda süs olarak duruyor. Okulların yüzde 30,6’sı hâlâ tahtasız! Sayın Bakan, bu milyarlar nereye gitti? Hangi firmaların cebine? Hangi iltisaklı-intisaplı firmalar zengin edildi! Hesabını verin!

    İkincisi: Adrese teslim ihale skandalları. 2011’de akıllı tahta ihalesi tam bir “X firmasına özel” operasyondur. X firması, ihale şartnamesi açıklanmadan önce akıllı tahtayı tasarladı, 1 Temmuz 2011’de patentini aldı. Şartname 27 Eylül 2011’de ilan edildiğinde, istenen özellikler X firmasının patentli tasarımının birebir aynısıydı. Rakip firmalar teklif bile veremedi; verseydi X firmasına telif ödeyecekti. Üstelik MEB bürokratı, Vestel’in tasarım ekibindeydi! Kamu İhale Kanunu’nun 12. maddesi ihlal edildi, KİK’e şikayetler yağdı. Bu, “adrese teslim”in kitabından bir sayfadır. Sayın Bakan, o günlerde Müsteşar olarak görevdeydiniz. Bu skandalın sorumlusu kim? Hâlâ aynı yandaş mantık devam ediyor mu?

    Üçüncüsü: Dağıtım ve kullanım faciası. MEB’in açıkladığına göre yüz binlerce tahta ve milyonlarca tablet dağıtıldığı iddia ediliyor, ancak aktif kullanım oranı ve atıl kalanlar Sayıştay tarafından sorgulanıyor. Peki kaçı aktif? Kaçı gerçekten derslikte kullanılıyor? Sayıştay soruyor: “Yeni yatırım yerine eksiklerin tamamlanması gerekmez mi?” Cevap yok. Öğretmenler “EBA içeriği müfredatla uyumsuz, tahta dersi engelliyor” diyor. Öğrenciler “kalitesiz cihaz, internet yok” diye şikâyet ediyor. Veliler “tablet tembelliğe yol açtı, başarı düştü” diyor. Dünya Ekonomik Forumu raporunda Türkiye okulların internet erişiminde 137 ülke arasında 72. sıradaydı. PISA’da gerileme devam ediyor. Fırsat eşitliği nerede Sayın Bakan? Doğu’da, kırsalda hâlâ “teknolojiye erişemiyoruz” çığlıkları yükseliyor.

    Dördüncüsü: Plansızlık, liyakatsizlik ve öğretmen ihmali. Sayıştay 2019 raporunda açıkça yazıyor: Milli eğitim müdürlüklerine atanan personelin yüzde 70’i liyakat dışı. 127 kişiden sadece 38’i ehil. Öğretmen eğitimi? Sıfır. Donanım dağıtıldı ama pedagojik destek, müfredat entegrasyonu, hizmet içi eğitim yok. Güney Kore’de, Finlandiya’da öğretmenler yıllarca eğitilirken bizde “al cihazı, kullan” mantığı hâkim. Sonuç: Milyarlar çöpe, eğitimde sıfır dönüşüm.

    Beşincisi: Propaganda ve örtbas. Sayın Bakan Tekin, Müsteşarlığı döneminde de “dünyanın en büyük projesi” diye övüyordu. Şimdi de “dünyaya örnek” diyor. Ama Sayıştay “atıl kaldı” diyor. MEB, soru önergelerine “süreklilik gerektiren dinamik proje” diye cevap veriyor; yani “bitmez, bitmeyecek, özeleştiri yok”. Gecikmeleri “ihale, mevsim, tedarik” diye bahane ediyor. Bu, 16 yıllık başarısızlığı kabul etmemektir. Cumhurbaşkanı’na yaranmak için masal anlatıyorsunuz. Gerçek eğitimciler, veliler, öğretmenler biliyor: Bu proje iflas etti. Karadelik gibi milletin parasını yutmaya devam ediyor.

    Sayın veliler, sevgili öğrenciler, ey milletimiz, FATİH Projesi ne fırsat eşitliği getirdi ne de bilişimde liderlik. Aksine, milyarlarca lira israf edildi, yandaş firmalara adrese teslim ihaleler yapıldı, eğitim kalitesi yerinde saydı. Çocuklarımız hâlâ çağın gerisinde. Bu, sadece bir proje değil; bir yönetim zihniyetinin iflasıdır.

    Hesap soruyoruz!

    1. Harcanan her kuruşun detaylı dökümünü kamuoyuna açıklayın.

    2. X firması ihalesi ve benzeri tüm usulsüzlükler için bağımsız soruşturma açın.

    3. Sayıştay raporlarındaki âtıl yatırımları tek tek tespit edin, sorumluları yargıya verin.

    4. Öğretmenleri ve öğrencileri dinleyin; gerçek bir özeleştiri yapın.

    5. İçi boş, altı boş siyasi propaganda yerine somut çözüm üretin: Gerçek dijital dönüşüm, eşitlikçi eğitim, liyakatli kadrolar.

    Yeter artık! Kasıtlı olarak cahil ve fakir bırakılmış, sürekli aldatılmış ve yalan söylenmiş ezgin ve mahzun milletimizin çocukları masallarla büyütülmeyecek. Eğitimde gerçek reform, ancak şeffaflık, hesap verebilirlik, liyakat, ehliyet, dürüstlük ve bilimle olur. Biz DESAM olarak, bu hesaplaşmayı sonuna kadar takip edeceğiz. Milletimizle birlikte, eğitimimizi kurtaracağız.

    Tarihi tavsiye:

    Sayın Bakan Yusuf Tekin’e sesleniyorum: Artık propaganda masallarını bırakın. 16 yıllık bu hüsranı örtbas etmek yerine, milletin vergileriyle harcanan her kuruşun hesabını verin. Gerçek bir muhasebe yapın. Eğitimde liyakati, şeffaflığı, demokratik ve pedagojik ilkeleri ve saf bilimi esas alın. Çocuklarımızın geleceğini yandaş ihalelere, siyasi yaranmaya kurban etmeyin. Tarih, masal anlatanları değil, milletin parasını ve çocuklarının geleceğini koruyanları kaydeder. Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a sesleniyorum: Bu kara deliği kapatmanın vakti çoktan geldi. Aksi takdirde, birtakım siyasetçi-bürokrat-işadamı troyka çetelerinin, iltisaklı firmaların karıştığı büyük yolsuzluklar, başarısızlıklar, beceriksizlikler, şaibeler, karanlıklar ve gölgelerle dolu bu proje Türkiye eğitim tarihine “en büyük israf ve başarısızlık” olarak geçecek ve gelecek nesiller bunu anacaktır.

  • HEDEF ANKARA’YI FESTİVAL KENTİ HALİNE GETİRMEK

    HEDEF ANKARA’YI FESTİVAL KENTİ HALİNE GETİRMEK

    Ankara Festival Şehri mi?

    Ankara Kent Konseyi (AKK) Kültür Sanat Meclisi, sanata dair düzenlediği çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda düzenlediği Ankara Festivalleri AKS Söyleşilerine devam ediyor.

    ALİ FİKRET /ANKARA

    Ankara Kent Konseyi (AKK) Kültür Sanat Meclisi, Başkentin sanat ruhuna katkı sağlamak için sürdürdüğü çalışmalar kapsamında, Ankara Festivalleri AKS Söyleşileri serisine kaldığı yerden hız kesmeden devam ediyor.

    AKS 101 Raporu Çalıştayı akabinde “Aksiyona Geç” Sloganıyla sürdürülen programın AKK Kültür Sanat Meclisi Başkanı Alper Kaya moderatörlüğünde gerçekleştirilen bu bölümünde, Sevda Cenap And Vakfı temsilcisi Pınar Alpay ve Uçan Süpürge Vakfı temsilcisi Halime Güner ‘Ankara Festival Şehri Mi?’ konusunu masaya yatırdılar.

    HEDEF ANKARA’YI FESTİVAL KENTİ HALİNE GETİRMEK

    Ankara’yı kültür- sanat beklentilerini karşılayacak ve festival kenti haline getirecek hedefle yola çıkan AKS Söyleşilerinin bu programına, AKK Başkanı Halil İbrahim Yılmaz, AKK Yüksek İstişare Kurulu (YİK) Başkanı ve eski Milletvekili Şevket Bülent Yahnici, AKK Genel Koordinatörü Ömer Şan, İcra Kurulu ve Yönetim Üyesi Murat Akyüz, YİK Genel Sekreteri Engin Öktem, AKK Yürütme Kurulu Üyesi Arzu Balkan ve çok sayıda kültür sanata gönül vermiş Başkentli katıldı.

    Programda Ankara’nın festival kenti olmasına yönelik izlenebilecek yollar ve hedefler konuşulurken, Sevda Cenap And Vakfı ve Uçan Süpürge Vakfı’nın Başkentin sanatına üflediği ruh da ele alındı. Ayrıca yoğun genç seyirci katılımının sağlandığı programda, Ankaralı gençlerin sanata teşvik edilmesi de ele alındı.

    ANKARA’NIN RUHUNA FESTİVAL KATILACAK

    AKS 101 raporunda 21 maddenin hayata geçirildiğini ve 81 maddenin de belediye meclisine gittiğini belirten AKK Kültür Sanat Meclisi Başkanı Alper Kaya şu ifadeleri kullandı;

    “Bugün burada çok basit gibi görünen, aslında oldukça derin bir soruyu birlikte konuşmak için toplandık, Ankara Bir Festival Şehri mi? Bu sorunun cevabı sadece kültür sanatla ilgili değil, bir şehrin kimliğiyle, hafızasıyla, kurumsal hayatıyla ilgili.  Çünkü festival dediğimiz şey, bir film değil, bir şehrin nefesi, sokağa taşan bir kültür, o şehirde yaşayan insanların birbirine teması. Bugün Ankara’ya baktığımızda çok kıymetli bir tablo görünüyor bir yanda 30 yıldır varlığını sürdüren Uçan Süpürge Film Festivali, diğer yanda 40 yıldır devam eden Uluslararası Ankara Müzik Festivali, yani Ankara’da hafıza var, emek var. Ama şunu da sormamız gerekiyor, bu festival Ankara’nın ruhuna ne kadar karışıyor? Şehir bu festivalleri ne kadar hissediyor? Ve en önemlisi neden hala Ankara bir festival şehri gibi algılanmıyor? Bu söyleşiyi bir panel olarak değil, bir başlangıç olarak görmek istiyoruz.”

  • TOBB Sakarya Kadın Girişimciler Kurulu, “Kalite Kontrol Uzmanlığı” Programıyla Kadın İstihdamını Artırmayı Hedefliyor

    TOBB Sakarya Kadın Girişimciler Kurulu, “Kalite Kontrol Uzmanlığı” Programıyla Kadın İstihdamını Artırmayı Hedefliyor

    TOBB Sakarya Kadın Girişimciler Kurulu, “Kalite Kontrol Uzmanlığı” Programıyla Kadın İstihdamını Artırmayı Hedefliyor

    Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası bünyesinde çalışmalarını yürüten TOBB Sakarya İl Kadın Girişimciler Kurulu, “Kalite Kontrol Uzmanlığı Programı” eğitimleri başladı.

    TOBB Kadın Girişimciler Kurulu tarafından ulusal olarak yürütülen “Sanayide Kadın Eli” projesinin Sakarya ayağı yürütücüsü TOBB Sakarya İl KGK’nın öncülük ettiği “Kalite Kontrol Uzmanlığı Programı” kapsamında eğitimler Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Yaşam Boyu Eğitim Merkezi’nde devam ediyor.

    Gerçekleştirilen kalite kontrol eğitimlerini yakından takip eden TOBB Sakarya İl Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Elvan Bilgehan Dikici ve beraberindeki icra kurulu üyeleri, katılımcılarla bir araya gelerek eğitim hakkında bilgiler aldı ve kadın istihdamına verdikleri önemin altını çizdi.

    Eğitimler hakkında konuşan TOBB Sakarya İl KGK Başkanı Elvan Bilgehan Dikici, “TOBB’un kadın nezdinde girişimleri her dönem olduğu gibi devam ediyor. Sanayi’de Kadın Eli Projesi de bunlardan biri. Bu kapsamda çalışmalar yapmak istedik. Kalite kontrol uzmanlığı alanında kadın istihdamı eksikliğinin olduğu ve artabileceği yönünde önemli geri dönüşler aldık. Hızlıca reaksiyon alıp bu eğitimi organize ettik ve faydalı olmasını, kıymetli kursiyer kadınlarımıza önemli bir beceri ve de altın bilezik kazandırmasını ümit ediyoruz. Bununla birlikte bağlı olduğumuz TOBB Kadın Girişimciler Kurulumuzca yürütülen Sanayide Kadın Eli projesi kapsamında birçok meslek dalına yönelik de faaliyetlerimize devam yeni uzmanlık programlarını hayata geçirmeyi amaçlıyoruz.

    TOBB Sakarya İl KGK olarak kadınlarımızın hem fikirlerinin karşılık bulacağı girişim hikayesi yazmalarına hem de istihdamda daha da aktif rol almaları için sahadaki çabalarımıza devam edeceğiz. Programdaki iş birlikleri için de Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitemize teşekkür ediyoruz.” dedi.

  • TİGAD SAKARYA’DA SABAHATTİN BİRİNCİ DÖNEMİ: MEDYA DEVİNE USTA BAŞKAN!

    TİGAD SAKARYA’DA SABAHATTİN BİRİNCİ DÖNEMİ: MEDYA DEVİNE USTA BAŞKAN!
    Mardin’de gerçekleştirilen 11. Dijital Habercilik ve Medya Çalıştayı, tarihi bir atamaya sahne oldu. Sakarya medya dünyasının güçlü kalemi, Fısıltı Haberleri Genel Yayın Yönetmeni Sabahattin Birinci, TİGAD Sakarya İl Başkanı olarak göreve getirildi.

    TİGAD SAKARYA’DA SABAHATTİN BİRİNCİ DÖNEMİ: MEDYA DÜNYASINDA YENİ VİZYON!

    Mardin’de gerçekleştirilen 11. Dijital Habercilik ve Medya Çalıştayı, Türk medyasının geleceğine ışık tutarken, Sakarya basın camiası için de tarihi bir ana tanıklık etti. Fısıltı Haberleri Genel Yayın Yönetmeni, usta gazeteci ve araştırmacı-yazar Sabahattin Birinci, Türkiye İnternet Gazeteciliği Derneği’nin (TİGAD) Sakarya İl Başkanı olarak resmen atandı.

    MARDİN’DE MEDYA ZİRVESİ: DİJİTAL DÖNÜŞÜM MASAYA YATIRILDI

    Türkiye İnternet Gazeteciliği Derneği (TİGAD) tarafından düzenlenen ve Mardin Haber’in ev sahipliğinde Bilen Otel’de gerçekleştirilen dev organizasyon, Türkiye’nin dört bir yanından gelen medya temsilcilerini, akademisyenleri ve sektör profesyonellerini bir araya getirdi. “Dijital Habercilik ve Medya Çalıştayı” kapsamında internet gazeteciliğinin mevcut durumu, yasal düzenlemeler ve yapay zeka destekli habercilik gibi kritik konular derinlemesine ele alındı.

    Zirvenin en dikkat çeken anlarından biri ise TİGAD’ın Türkiye genelindeki teşkilatlanma hamlesi oldu. Sakarya’nın medya gücünü temsil etmek ve dijitalleşme sürecine öncülük etmek amacıyla, şehrin deneyimli ismi Sabahattin Birinci’ye önemli bir görev tevdi edildi.

    MAZBATASINI GENEL BAŞKAN OKAN GEÇGEL’DEN ALDI

    Sakarya basınının duayen kalemi Sabahattin Birinci, TİGAD Sakarya İl Başkanlığı mazbatasını TİGAD Genel Başkanı Okan Geçgel’in elinden aldı. Tören sırasında duygularını paylaşan Birinci, Sakarya’da internet gazeteciliğinin standartlarını yükseltmek, meslek etiğini korumak ve dijital dönüşümde şehri öncü bir noktaya taşımak için kararlılıkla çalışacaklarını vurguladı.

    Genel Başkan Okan Geçgel ise atama sonrası yaptığı açıklamada; Sakarya’nın medya potansiyeline dikkat çekerek, Sabahattin Birinci’nin tecrübesi ve vizyonuyla TİGAD’ın Sakarya’daki gücüne güç katacağını belirtti.

    HABERİN AYRINTILARI VE SEKTÖREL YANSIMALARI

    Sakarya’da Yeni Bir Dönem: Sabahattin Birinci’nin başkanlığıyla birlikte, Sakarya’daki internet gazetecilerinin tek bir çatı altında daha güçlü temsil edilmesi hedefleniyor.

    Dijitalleşme Odaklı Vizyon: Çalıştayda alınan kararlar doğrultusunda, Sakarya basınında dijital içerik üretimi ve teknolojik entegrasyon konularında eğitim ve projelerin hız kazanması bekleniyor.

    TİGAD’ın Gücü: Türkiye genelinde hızla büyüyen TİGAD, Sakarya atamasıyla birlikte Marmara bölgesindeki en güçlü kalelerinden birini inşa etmiş oldu.

    Sakarya basınında yıllardır tarafsız ve araştırmacı kimliğiyle tanınan Sabahattin Birinci’nin bu yeni görevi, şehirdeki medya profesyonelleri arasında büyük bir heyecan ve memnuniyetle karşılandı.

  • İstanbul Ticaret Üniversitesi’nde Lisansüstü Başvurular Başladı

    İstanbul Ticaret Üniversitesi’nde Lisansüstü Başvurular Başladı

    İstanbul Ticaret Üniversitesi, 2026-2027 Güz Yarıyılı lisansüstü programlarında 5 yıllık tam akreditasyon güvencesiyle akademik kaliteyi ve kariyer fırsatlarını bir araya getiriyor. Erken başvuru dönemine özel %10 indirim, %60’a varan kurumsal avantajlar ve akşam saatlerinde gerçekleştirilen derslerle, kariyerinde güçlü bir adım atmak isteyen adaylara ayrıcalıklı bir eğitim imkânı sunuyor.

    İstanbul Ticaret Üniversitesi, 2026-2027 Güz Yarıyılı lisansüstü programları için erken başvuru dönemini başlattı. “Akademinin Gücü ile Kariyerine Yön Ver” sloganıyla duyurulan süreç, akademik gelişimini güçlendirmek ve kariyerine yeni bir yön vermek isteyen adaylara önemli fırsatlar sunuyor.

    ERKEN BAŞVURUYA ÖZEL AVANTAJLAR

    Erken başvuru yapan adaylar %10 indirim hakkı kazanırken, çeşitli kamu ve özel kuruluşlarla yapılan iş birlikleri kapsamında %60’a varan indirim imkânları da sunuluyor. Bu avantajlar, lisansüstü eğitimi daha erişilebilir hale getiriyor.

    GENİŞ PROGRAM YELPAZESİ VE ESNEK EĞİTİM MODELİ

    İstanbul Ticaret Üniversitesi, 2 enstitü bünyesinde 92 yüksek lisans ve 18 doktora programı ile güçlü bir akademik çeşitlilik sunuyor. Programlar, sektör ihtiyaçları doğrultusunda uygulama odaklı olarak tasarlanırken, dersler çalışan adayların katılımını kolaylaştırmak amacıyla akşam saatlerinde gerçekleştiriliyor.

    SEKTÖRLE İÇ İÇE VE GÜÇLÜ AKADEMİK YAPI

    İstanbul Ticaret Odası tarafından kurulan İstanbul Ticaret Üniversitesi, iş dünyası ile kurduğu güçlü bağlar sayesinde öğrencilerine teorik bilginin yanı sıra uygulama imkânı da sunuyor. Alanında uzman akademik kadro ve profesyonel network olanakları, öğrencilerin kariyer gelişimini destekliyor.

    KALİTESİ TESCİLLİ BİR ÜNİVERSİTE

    Üniversite, Yükseköğretim Kalite Kurulu (YÖKAK) tarafından yürütülen Kurumsal Akreditasyon Programı (KAP) kapsamında yapılan değerlendirme sonucunda 5 yıl süreyle “Tam Akreditasyon” almaya hak kazandı. Bu başarı, üniversitenin eğitim ve araştırma alanındaki kalite güvencesinin güçlü bir göstergesi olarak öne çıkıyor.

    BAŞVURU TAKVİMİ VE DETAYLI BİLGİ

    Lisansüstü programlar için erken başvuru dönemi 6 Nisan – 4 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Adaylar, başvuru süreçleri ve program detaylarına lisansustuaday.ticaret.edu.tr adresinden ulaşabilirler. Ayrıca 444 0 413 numaralı çağrı merkezinden ya da İstanbul Ticaret Üniversitesi kampüslerinden bilgi alabilir.

  • “Hedefimiz Şeker Fabrikası arazisini millet bahçesi ve parka dönüştürmek”

    “Hedefimiz Şeker Fabrikası arazisini millet bahçesi ve parka dönüştürmek”

     

    Başkan Alemdar ilk kez açıkladı: “Hedefimiz Şeker Fabrikası arazisini millet bahçesi ve parka dönüştürmek”

    Büyükşehir Belediyesi Nisan Ayı Olağan Meclisi’nde şehri ilgilendiren önemli gündem maddeleri karara bağlandı. Şeker Fabrikası arazisi için mecliste öne sürülen iddialara cevap veren Yusuf Alemdar, millet bahçesi ve park alanı planını ilk kez kamuoyu ile paylaştı. Alemdar, “Şehre yeni bir müjdemizi buradan paylaşalım. Şeker arazisini almaya çalışıyoruz. Burayı şehrin yarınlarına kazandırmak, millet bahçesi ve park alanı olması için hareket ediyoruz” dedi. Alemdar, Sapanca Park projesi için de Arifiye’ye kadar olan kısmı yıl sonuna kadar tamamlamayı hedeflediklerini ifade etti.

    Sakarya Büyükşehir Belediyesi Nisan Ayı Olağan Meclis Toplantısı, merkez meclis salonunda gerçekleştirildi. Meclis, 74 gündem maddesiyle toplandı.

    Yoğun gündem

    Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar’ın başkanlık ettiği toplantıya ilçe belediye başkanları, meclis üyeleri, Büyükşehir bürokratları, muhtarlar ve basın mensupları katıldı. Toplantıda, komisyon raporları, yazılar ve ilçe belediye meclisi kararları tek tek görüşülerek karara bağlandı.

    Gündem dışı söz alan CHP Meclis Üyesi Serhat Erişir, Şeker Fabrikası arazisinin kullanımına ilişkin bazı iddialarda bulundu. Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar, kürsüden yöneltilen sözler üzerine bir süredir gündemde olan araziyle ilgili yürütülen planı kamuoyuna ilk kez açıkladı.

    Şeker arazisine millet bahçesi müjdesi

    Başkan Alemdar, “Buradan şehre bir müjde olsun” diyerek söz konusu araziyi Sakarya’nın yarınlarına kazandırmak için fabrika sahipleriyle görüşme gerçekleştirdiğini ve millet bahçesi ile park alanı üzerine bir çalışma yürüttüklerini söyledi.

    Tüm mücadelemiz şehrimizin yarınları içindir

    Başkan Alemdar’ın açıklamalarından satır başları şöyle:

    “Buradan şehre bir müjdeyi paylaşıyorum. Şeker Fabrikası’nın yerini şehrimize kazandırmaya çalışıyoruz. Şeker Fabrikası’nın yeri planlıdır ve sanayi imarlıdır. Orayı alıp şehre kazandırmak için mücadele veriyoruz. Bu şehrin yarınlarına bir park alanı, millet bahçesi kazandırmak için gayret gösteriyoruz.”

    “1 kuruş rantla işim olmaz”

    Meclis üyesi Erişir’in meclise gelmeyen maddelerle ilgili iddialara da yanıt veren Alemdar, “17 senemi doldurdum. Hiçbir komisyona girmedim. 1 kuruş rantla işim olmadı, olmaz. Söylüyorum, daha önce de söyledim. Yapalım bu şehrin planını 2 yıl, 3 yıl, 5 yıl askıda kalsın ama 100 yıl bu mecliste kimse suçlanmasın. Ne gerek var? Somut veriler üzerinden konuşalım. Meclise gelmeyen dosyalar üzerinden konuşarak algı yapmayalım. Yasa belli, kanun belli, akıl belli, fikir belli.”

    Sapanca Gölü tüm şehrimizindir

    Yapımı devam eden Sapanca Park projesiyle ilgili mali ve teknik desteğin kullanılabilmesi için Türkiye Çevre Ajansıyla protokol imzalanmasını gündeme getiren maddeye CHP grubu çekimser oy kullandı. Maddeye ilişkin konuşan Başkan Alemdar, “Ben Sapanca gölümüzün etrafında çocuklarımızın yürüdüğü, piknik yaptığı güne gelmesi için canımı ortaya koyarım. Bu konuda tüm sorumluluk bana aittir. Yıl sonuna kadar Arifiye sınırlarımıza kadar Sapanca gölünün tüm etrafını vatandaşlarımızın kullanımına açacağız” ifadelerini kullandı.

    “Şehrin ulaşım vizyonunu ileriye taşıyoruz”

    63’ncü maddeyle ilgili itirazlara ise Başkan Alemdar, “Bu şehrin ulaşım ile ilgili ciddi bir vizyon dönüşümüne ihtiyacı var. Bu konuda metrobüsü, ADARAY’ı hayata geçirdik. Şimdi 24 Nisan’da Adapazarı-Serdivan Tramvay hattının yapım ihalesine çıkacağız. Bu şirketle hedefimiz sadece bir ulaşım şirketi kurarak şehrin ulaşım geleceğini ileriye taşımaktır” dedi.

    Gündem Maddeleri

    3 ve 13’ncü maddeler oy çokluğuyla olmak üzere ilk 28 madde komisyondan geldiği şekilde kabul edildi. 29’dan 53’ncü maddeye kadar olan gündem komisyondan geldiği şekilde kabul edilirken 54 ve 55’nci imar bayındırlık komisyonuna havale edildi. 63 ve 64’ncü maddeler oy çokluğuyla kabul edilirken 56’ncı maddeden 74’ncü maddeye kadar olan gündem kabul edildi. 65’nci madde komisyona iade edildi. 67, 68 ve 69’ncu madde ulaşım komisyonuna havale edildi.

    default
    default

    Yapılan gizli oylamayla şekillenen meclis görevleri şu şekilde:

    Divan Katipliği

    1. Asil: Soner Yıldız
    2. Asil: Emre Yılmaz
    3. Yedek: Göksel Kaya
    4. Yedek: Alp Eren Aydın

    Başkanvekili:

    1. Başkanvekili: Osman Çelik
    2. Başkanvekili: Bilal Soykan

    Encümen Üyeliği

    1. Burak Erken
    2. Yasemin Turan
    3. Abdülkadir Yıldırım
    4. İsmet Yavuzyiğit
    5. Serdar Yener

    İmar ve Bayındırlık Komisyonu Üyeleri

    1. Ömer Faruk Kaya
    2. Emre Işıl
    3. Ömer Susran Hunca
    4. Göksel Kaya
    5. Fatih Şentürk
    6. Ömer Turgut
    7. Serhat Erişir

    Plan ve Bütçe Komisyonu Üyeleri

    1 . Nureddin Subaşı

    1. Sait Beşir
    2. Soner Yıldız
    3. Ali Başar
    4. İbrahim Pilavcı
    5. Hakkı İskender
    6. Asuman Oktay

    Ulaşım Komisyonu Üyeleri

    1. Mehmet Yılmaz
    2. Hüseyin Haldızoğlu
    3. Halim Kılkış
    4. Recep Boğaz
    5. Mehmet Metin Taşkın
    6. Ömer Turgut
    7. Fatih Enes İlkay

    Çevre-Sağlık Komisyonu Üyeleri

    1. Nur Gülşan
    2. Ertunç Öner
    3. İsmail Kotan
    4. Serkan Cerrahoğlu
    5. Metin Zülküf Polat
    6. Mustafa Ünal
    7. Nuray Dikmen

    Eğitim-Kültür Gençlik ve Spor Komiyonu Üyeleri

    1. Ali Kemal Sofu
    2. Samet Zurnacı
    3. Kadir Gökhan Karaca
    4. Naci Çavdar
    5. Osman Dinçer
    6. Yılmaz Gümüş
    7. Nuray Dikmen

    Hukuk Komisyonu Üyeleri

    1. Oktay Yıldırım
    2. Ömer Faruk Kaya
    3. Fatih Alp
    4. İlyas Al
    5. Ercüment Berber
    6. Yılmaz Gümüş
    7. Fatih Enes

    Turizm Tanıtım ve Sanat Komisyonu Üyeleri

    1. Oya Arapoğlu
    2. Hasan Çetinkaya
    3. Alp Eren Aydın
    4. Azim Altıparmak
    5. Faruk Nalçacı
    6. Hakkı İskender
    7. Nuray Dikmen

    Kırsal Kalkınma ve Tarım Komisyonu Üyeleri

    1. Nihat Baltaoğlu
    2. Levent Tunç
    3. Necmi Çatalbaş
    4. Erdal Köse
    5. Ünal Canay
    6. Erkan Köksal
    7. Asuman Oktay
  • Sakarya Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyesi Ali Kemal Sofu   Sakarya54.net‘in 20. Yıl Dönümünü Kutladı

    Sakarya Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyesi Ali Kemal Sofu   Sakarya54.net‘in 20. Yıl Dönümünü Kutladı

    Sakarya Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyesi Ali Kemal Sofu   Sakarya54.net‘in 20. Yıl Dönümünü Kutladı

    Sakarya Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyesi Ali Kemal Sofu  ,Sakarya54.net‘in 20. yılını tebrik etti ve başarılar diledi.

    Sakarya Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyesi Ali Kemal Sofu “Yerel basının güçlü seslerinden Sakarya54.net’in 20. kuruluş yıl dönümünü gönülden kutluyorum. Kurulduğu günden bu yana kamuoyunu doğru, güvenilir ve tarafsız bilgiyle buluşturma sorumluluğunu titizlikle yerine getiren Sakarya54.net, Ülkemiz ve Sakarya’mızın sosyal, kültürel ve ekonomik hayatına önemli katkılar sunmuştur.

    Bu anlamlı yıl dönümü vesilesiyle, başta İmtiyaz sahibi Fehmi DUMAN olmak üzere emeği geçen tüm çalışanlara şükranlarımı sunuyor; Ülkemiz ve Sakarya’mız için nice başarılı, üretken ve etkili yıllar diliyorum.

  • Sakarya Geyve’de Şehit Çoban Mehmet Anıldı

    Sakarya Geyve’de Şehit Çoban Mehmet Anıldı

    Sakarya’nın Geyve ilçesinde, Şehit Çoban Mehmet anısına anlamlı bir anma töreni düzenlendi. Yoğun katılımla gerçekleşen programda vatandaşlar, çeşitli sivil toplum kuruluşları, sanat, iş dünyası ve yazar camiasından isimler bir araya gelerek şehidin hatırasını yaşattı.

    Tören, Geyve Boğazı Tabiat Varlıkları Koruma Derneği öncülüğünde organize edilirken, dernek başkanı Kamuran Tan etkinliğin düzenlenmesinde önemli rol üstlendi. Sakarya Vatan ve Hürriyet Derneği Başkanı Yaşar Dursun da törene destek vererek katılım sağladı.

    Anma programına bölge halkı yoğun ilgi gösterirken, birlik ve beraberlik mesajları öne çıktı. Katılımcılar, şehitlerin fedakârlıklarının unutulmaması gerektiğini vurgulayarak, bu tür etkinliklerin toplumsal hafıza açısından büyük önem taşıdığını ifade etti.

    Öte yandan, etkinliği yerinde takip eden Ülke Postası Gazetesi imtiyaz sahibi Şefik Arman ,sakarya54.net İmtiyaz sahibi Fehmi DUMAN  program boyunca gelişmeleri izleyerek bu anlamlı günü kamuoyuna aktardı.

    Törenin düzenlendiği bölge, doğal güzellikleriyle de dikkat çekti. Sakarya’nın en güzel noktalarından biri olarak gösterilen Akıncı Köyü sınırları içerisindeki Beşiktaş Vadisi Şelaleleri, eşsiz manzarasıyla katılımcılara görsel bir şölen sundu. Doğayla iç içe gerçekleşen etkinlik, anma programına ayrı bir anlam kattı.

    Duygusal anların yaşandığı törende, Şehit Çoban Mehmet dualarla anıldı ve hatırası bir kez daha saygıyla yad edildi.

  • Yaş meyve sebze ihracatında ilk çeyrekte 1 milyar dolar aşıldı

    Yaş meyve sebze ihracatında ilk çeyrekte 1 milyar dolar aşıldı

    Yaş meyve sebze ihracatında ilk çeyrekte 1 milyar dolar aşıldı

    Türk ihracatçıları, yaş meyve sebze sektöründe 2026 yılının ilk çeyreğinde başarılı bir grafik ortaya koydu. 2025 yılını ocak-mart döneminde 821 milyon dolar olan yaş meyve sebze ihracatı 2026 yılının ilk çeyreğinde yüzde 30’luk artışla 1 milyar 70 milyon dolara ulaştı.

    2026 yılının ilk çeyreğinde meyve sebze mamulleri ihracatıysa yüzde 6’lık azalışla 542 milyon dolardan 510 milyon dolara indi.

    Yaş meyve sebze ve meyve sebze mamulleri ihracatı toplamda yüzde 16’lık artışla 1 milyar 364 milyon dolardan 1 milyar 580 milyon dolara çıktı.

    Türkiye’nin 2025 yılında 6 milyar 291 milyon dolarlık yaş meyve sebze ve meyve sebze mamulleri ihraç ettiğini, bu ihracatın yüzde 20’sinin Ege Bölgesi’nden yapıldığı bilgisini veren Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, 2026 yılının ilk çeyreğindeki performansının mutluluk verici olduğunu dile getirdi.

    2026 yılı sonu ihracat hedeflerinin 7 milyar doları aşmak olduğunu paylaşan Uçak, “İlk çeyrekteki performansımız bu hedefi aşacak potansiyele sahip olduğumuzu gösteriyor. 2026 yılında yağışlar geçen yıllara göre çok daha iyi oldu. İklim koşullarında olumsuzluk yaşamadığımız takdirde ürünlerimizde güzel rekoltelere ulaşıp ihracat hedeflerimizi tutturabiliriz” diye konuştu.

    Mandalina, domates ve biber ihracatın zirvesinde

    2026 yılının ilk çeyreğinde Türkiye’nin en çok ihracat yaptığı ürünlerin 333 milyon dolarlık tutarla Mandalina, 159 milyon dolarla domates ve 152 milyon dolarla biber olduğunu ifad eden Uçak şöyle devam etti: “limon ihracatımız 121 milyon dolar, nar ihracatımız 71 milyon dolar oldu. Portakal ihracatından 57 milyon dolar, greyfurt ihracatından 33 milyon dolar, kabak ihracatından 30 milyon dolar, kornişon ihracatından 29 milyon dolar ve kuru soğan ihracatından 8,5 milyon dolar döviz geliri elde ettik. İlk 10 ürünün tamamında ihracatımızı artırmayı başardık. En çok ihracat yaptığımız ülkeler 263 milyon dolarda Rusya Federasyonu, 127 milyon dolarla Irak ve 122 milyon dolarla Romanya oldu. Bu ülkeleri 75 milyon dolarlık ihracatla Almanya, 74 milyon dolarlık ihracatla Ukrayna izledi.”

    Ege Bölgesi’ndeki ihracat artışı yüzde 11 oldu

    Yaş meyve sebze ihracatında Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği’nin performansı hakkında da bilgi veren Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, 2026 yılının ilk çeyreğinde ihracatlarının yüzde 11’lik artışla 50 milyon dolardan 68 milyon dolara çıktığını dile getirdi.

    Ege Bölgesi’nden yapılan yaş meyve sebze ihracatında ilk sırada 28,5 milyon dolarla domatesin yer aldığı bilgisini veren Başkan Uçak, “Mandalina ihracatımız 12 milyon dolar, biber ihracatımız 6,5 milyon dolar oldu. En çok ihracat yaptığımız ülkeler Rusya Federasyonu, Polonya ve Ukrayna şeklinde sıralandı” ifadelerini kullandı.