Kategori: Sür Manşet

  • MHP İL BAŞKANI OĞUZ ALKAŞ’TAN PÜSKÜLLÜ’YE CEVAP

    MHP İL BAŞKANI OĞUZ ALKAŞ’TAN PÜSKÜLLÜ’YE CEVAP
    Geçtiğimiz günlerde BBP Hendek belediye başkan adayı İrfan Püsküllü Rasim Paşa SKM açılışında bir konuşma yaparak kendilerinin aldığı oyların da Cumhur İttifakı hanesine yazıldığı konusunda birtakım iddialarda bulundu. Bunun üzerine MHP il başkanı Oğuz Alkaş bu konuşma hakkında bir reddiye yayınladı.

    Büyük Birlik Partisi İrfan Püsküllü’nün konuşması şöyle:
    “Ak Parti’ye veya Büyük Birlik Partisi’ne veya Milliyetçi Hareket Partisi’ne verdiğiniz oylar direk Cumhur İttifakı’nın hanesine yazılıyor. Bizim aldığımız oyda Cumhur İttifakı’na yazılacak. Buna yani adımızın İrfan adımızın Havva olduğu gibi inanın. Biz Cumhur ittifakının içerisindeyiz. Ve Seçimden sonra da alınan oylar Cumhur İttifakı’nın hanesine yazılacak. Bunun karşısında Millet İttifakı var ve mesela Yeniden Refah Partimiz seçime ayrı girdi. Onun almış olduğu oy sadece kendi hanesine yazılacak. Bizim, hani bazen deniliyor ya burada Ak Parti yok Cumhur İttifakı’nı temsil etmiyor. Hayır öyle bir şey yok. Biz Milliyetçi Hareket Partisinden daha fazla cumhur ittifakına hizmet eden partiyiz. “

    MHP İL BAŞKANI OĞUZ ALKAŞ’TAN SERT YANIT
    Rasim Paşa Mahallesinde seçim irtibat bürosunda açılışında bir konuşma yapan BBP Hendek Belediye Başkan adayı İrfan Püsküllü, aldıkları oyun Cumhur İttifakı hanesine yazılacağını ifade ederek seçmenin gözünde bir algı oyunu yapmaya çalışmıştır. Ayrıca Cumhur İttifakının karşısında ise Millet İttifakı olduğunu söyleyerek, ülkemiz siyasetinden ne kadar uzak olduğunu cümle aleme göstermiştir.

    Bilindiği üzere, yerel seçimlerde yapılan mutabakat sonucunda Ak Parti ve Milliyetçi Hareket Partisi büyükşehir belediyelerinde ve büyükşehir sınırları içerisinde bulunan ilçelerde ortak adaylarla yola çıkmıştır. Bu bağlamda Sakarya ilimizde 2 ilçemizde MHP adaylarının; 14 ilçe ve büyükşehirde ise Ak Parti adaylarının desteklenmesine karar verilmiştir. Cumhur İttifakının iki asli unsurunun verdiği bu karara muhalefet eden İrfan Püsküllü nasıl oluyor da aldıkları oyların ittifak hanesine yazılacağını iddia edebiliyor anlamak mümkün değildir. Anlaşılan odur ki; Cumhurbaşkanımızın Ak Parti’den ayırılıp, kendi yollarına gidenlere kapıların ardına kadar kapalı olduğunu söylediği bir durumda bu kişiler yapacaklarını şaşırmış, uydurma söylemlerle tutunacak bir dal aramaya başlamışlardır.

    Millet İttifakı’nın bittiğinden haberi olmayanların, başta CHP ve DEM parti olmak üzere Türkiye ittifakı ve kent uzlaşısı gibi söylemlerle ihaneti maskelediklerinden; Ankara’yı, İstanbul’u ve diğer büyük şehirleri kazanarak Türk ve Türkiye Yüzyılı vizyonunu baltalamaya çalıştıklarından haberlerinin olduğunu sanmıyoruz.

    Öyle ki eğer haberleri olsa bu ihanet odaklarına meydan kalmasın diyerek 15 Temmuz akşamından itibaren hiçbir karşılık beklemeden devletin ve milletin iradesinin yanında duran; daha dün kurulmuş partiler bakanlık, büyükşehir belediye başkanlığı gibi taleplerin peşine düşüp, talepleri karşılanmadığında ise kendi yollarına gittikleri bir ahvalde; sadece milletin bekasını düşünerek hareket eden Milliyetçi Hareket Partisi’nin hiçbir şey talep etmemesinin, aslında ne kadar çok şey yaptığı anlamına geldiğini anlamaya yeterdi.

    Memleket ne olursa olsun da bizim ufak hesaplarımız tutsun diyenlerin, kurulduğu günden bugüne partimizin ve ülkücü dava insanlarının milletimiz uğruna ne gibi fedakarlıklarla yol yürümeye çalıştıklarını anlamalarını beklemek, bizim için vakit kaybıdır.

    Son olarak diyeceğim şudur ki; Cumhur İttifakı’nın 28 Mayıs seçim başarısından sonra millet ittifakı dağılmış, çizdiğimiz Türk ve Türkiye Yüzyılı vizyonu sonrasında ise karşısında dünyanın bütün zalimleri ittifak eder hale gelmiştir. Ancak inanıyoruz ki Allah bizlerle beraberdir! Ve müjdelediği üzere nice az topluklar çoklara üstün gelmiştir. Ve izniyle yine gelecektir!

  • Demir & Atmaca Hukuk Bürosu’ndan görkemli açılış

    Sakarya’nın sevilen, sayılan iş adamlarından, Katlı Pazaryeri Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Demir’in oğlu Anıl Demir ve Abdullah Atmaca’nın ortak olduğu Demir & Atmaca Hukuk Bürosu’nun açılış töreni gerçekleşti.

    Yaklaşık 5 aydır hizmette olan, Anıl Demir ve Abdullah Atmaca’ Demir & Atmaca Hukuk Bürosu’nun açılış töreni düzenlendi.

    Yoğun katılım oldu

    Sunumunu Sakaryalı Sanatçı Akif Yener’in yaptığı açılışa, Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem Yüce, Sakarya Ticaret İl Müdürü Emre Atmaca, Sakarya İl Müftüsü Mehmet Aşık, AK Parti Erenler Belediye Başkanı ve Belediye Başkan Adayı Rahmi Şengül, Sakarya İl Güvenlik ve Acil Durumlar Koordinasyon Merkezleri (GAMER) Müdürü Taylan Şanlı, HAK-İŞ Sakarya İl Başkanı ve Hizmet-iş Şube Başkanı Mesut Gökdemir, Saadet Partisi Sakarya Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ömer Abdullah Ayhan, Vatan Partisi Sakarya Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Bahtiyar Bodur, AK Parti Erenler İlçe Başkanı Ömer Barik, MHP Erenler İlçe Başkanı Mustafa Tamer, Sakarya Gaziantepliler Derneği Başkanı Mehmet Durak, Sakarya Ağrılılar Derneği Başkanı Mehmet Berke, Sakarya Rumeli Balkan Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Aytaç Demirci, Aile İçi İletişim ve Toplumsal Sorunlar Derneği Sakarya İl Temsilcisi Emriye Köse, Medet Eli Dernek Başkanı Ömer Faruk Bürtek Tüm İnternet Gazeteciler Derneği Başkanı Levent Bayri, Uluslararası Gazeteciler Cemiyeti Sakarya Temsilcisi Levent Candan, Saadet Partisi Adapazarı Belediye Başkan Adayı Aytaç Çakıroğlu, Yeniden Refah Partisi Akyazı Belediye Başkan Adayı Hasan Akcan’ın yanı sıra iş adamları, esnaflar, avukatlar, muhtarlar, muhtar adayları ve çok sayıda katılımcı oldu.

    2 genç avukatın babaları; Katlı Pazar Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Demir ve Ömer Atmaca, gelen misafirleri güler yüzle karşıladı. Açılış konuşmasını Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem Yüce yaptı.

    Başkan Yüce tebrik etti

    Genç avukatları tebrik eden Yüce, “Toplum barışının temelinde hukuk, adalet vardır. Eğer adalette sapmalar varsa, toplum huzurlu olamaz. Hukukta yanlışlar varsa, o toplum müreffeh bir toplum olamaz. Bu münasebetle bu genç kardeşlerimizin, adil ve hakkaniyetle görevlerini yerine getireceğine biz inanıyoruz. Bu toplumun huzuru için, bu toplumun geleceği için, Sakarya’mız için güzel kararlara vesile olacaklarını ve güzel davaları savunacaklarına eminiz. Size bir abi tavsiyesi, mazlumun davalarını alın. Haksızlığa uğramışların davalarını alın. Bunda büyük bir bereket vardır. Adaletle alakalı son cümleyle sözlerimi noktalamak istiyorum. Başta sporcu alır tam maçta gol atarken, ceza sahası içinde biri çelme takar. Herkes ayağa kalkar, hakem penaltı verince bütün seyirciler oturur. Yani burada ne yapmış olursun, seyirciye su serpmiş ve bir yanlışı düzeltmiş olursun. Rabbim hepimizi yanlışı düzeltenlerden eylesin. Bu temennilerle, genç avukat kardeşlerimden Avukat Anıl Demir ve Abdullah Atmaca kardeşime hayırlı olsun dileklerimi iletiyorum. Allah mübarek etsin inşallah” açıklamalarında bulundu.

    Dualar eşliğinde kurban kesildi

    Açılış konuşmasının ardından mikrofonu Sakarya İl Müftüsü Mehmet Aşık, dualar eşliğinde hayırlı temennilerde bulundu. Müftü Mehmet Aşık’ın duaları eşliğinde kurbanlık koç kesildi. Kurdele kesiminden önce konuşma yapan genç avukatlar Anıl Demir ve Abdullah Atmaca, heyecanlı olduklarını belirterek katılan herkese teşekkür etti.

    Açılış kurdelesini Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem Yüce, Sakarya İl Müftüsü Mehmet Aşık, Saadet Partisi Sakarya Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ömer Abdullah Ayhan, Hak-İş Sakarya İl Başkanı Mesut Gökdemir, Sakarya Gaziantepliler Dernek Başkanı Mehmet Durak, Sakarya Ağrılar Derneği Başkanı Mehmet Berke, aynı zamanda Katlı Pazaryeri Derneği Başkanı olan Av. Anıl Demir’in babası Mehmet Demir, Av. Anıl Demir ve Abdullah Atmaca; “Hayırlı olsun” dilekleriyle kesti.

    Kurdele kesiminin ardından katılımcıların hayırlı olsun tebriklerini kabul eden avukatlar Anıl Demir, Abdullah Demir ve babaları Mehmet Demir, Ömer Atmaca; teşekkür ederek uğurladı

  • İlaç krizi büyüyor: Bu krizden nasıl çıkarız?

    Kurdaki artış ve kararnameler sebebi ile başlayan ilaç krizi büyüyerek devam ediyor. Bulunamayan ilaçlar karşısında hastalar da eczacılar da zor durumda. Peki bu durumdan nasıl çıkarız Eczacılar Vakfı Başkanı İhsan Turnalar yanıtladı.

    Döviz kurundaki artış ile Türkiye’de ilaç krizi giderek büyüyor. Hayati önem taşıyan bazı ilaçların Türkiye’ye ihracı durduruldu. Son olarak İsviçre merkezli bir ilaç firması, geçen aylarda ecza depolarına gönderdiği açıklamayla aralarında Türkiye’de muadili bulunmayan epilepsi ilacının da bulunduğu 14 ilacın Türkiye’de satışını sonlandırdığını duyurmuştu.

    Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Eczacılar Vakfı Genel Başkanı İhsan Turnalar, Euro kurunun şu an 34 lira olduğunu ancak ilaçta geçerli kurun halen17,55 TL olduğunu belirterek “İlaçta fiyattan daha çok daha önemli olan ilacın bulunabilirliğidir. Hayati ilaçların büyük bir kısmı şu anda piyasadan yavaş yavaş çekilmekte. İlaç bulunamayınca hayati tehlikeler ortaya çıkıyor. İnsan hayatı söz konusuyken neyin tasarrufundan söz ediyoruz” dedi.

    “ECZACI İLAÇ SAKLAYAMAZ”

    Geçmişte de defalarca bu tarz uyarılarda bulunduklarını ifade eden Turnalar sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Biz, bunun böyle devam edemeyeceğini, ilaç krizinin kapıda olduğunu söylediğimizde yetkili kurumlar sorunun eczacılardan kaynaklandığını iddia etmişlerdi. Tabi şimdi bu krizi yaşayınca sorunun bizden kaynaklanmadığı da anlaşılmış oldu. Ama tabi hasta ve hasta yakınlarıyla birebirde muhatap olanlar bizler olduğumuz için ne yazık ki bunun öfke patlamaları bize yansıyor fiziki şiddete varan olaylar yaşıyoruz. Oysa bakın diyelim ki eczacı kötü niyetli ama buna rağmen ilacı saklayamaz barkod sistemi ile gerekli merciler hangi eczanede hangi ilaçtan kaç kutu var görürler. Yani biz bu bakımdan vatandaşımızın yanındayız ve ilaç krizin en ufak bir sorumlusu değiliz.”

    “YÜZDE 10 KDV DÜŞÜRÜLMELİ”

    İlaç krizine dair çözüm önerileri ve tavsiyelerini sıralayan Turnalar, şunları ifade etti:

    “Bu meseleden sorumlu olan hükümettir. Hükümetteki yetkili arkadaşlar ilaç üreticileri ve ithalatçıları ile acilen bir araya gelip akılcı bir yol ile bu krizi aşmalıdır. Örneğin ilaçta bugün yüzde 10 KDV alınıyor, bu oranı yüzde 1’e düşürerek firmaları bir nebze rahatlatabiliriz. Türkiye’de ciddi bir ilaç enflasyonuna doğru sürükleniyoruz. Bu iş şakaya veya ötelemeye gelmez. Öte yandan yerli ilaç üretimi içinde gerekli planlamalar, yatırımlar ve teşvikler bir an önce başlamadı. Sağlık alanında bağımsızlığının önemini tarih bize defalarca göstermiştir.”

  • Milletvekili Murat Kaya: “İsmail Başkanı tüm gücümüzle destekliyoruz”

    Milletvekili Murat Kaya: “İsmail Başkanı tüm gücümüzle destekliyoruz”

    Milletvekili Kaya: “İsmail Başkanı tüm gücümüzle destekliyoruz”

    Ferizli Belediye Başkanı ve Cumhur İttifakı AK Parti Ferizli Belediye Başkan Adayı İsmail Gündoğdu, AK
    Parti Sakarya Milletvekili Murat Kaya ile birlikte Gölkent Mahallesini ziyaret etti ardından ise gençlerle
    buluştu. Programda konuşan Milletvekili Kaya, “ İsmail Gündoğdu Ferizli için bir şans. İsmail Başkanı
    tüm gücümüzle destekliyoruz” dedi.
    GÖLKENT ZİYARETİ VE BULUŞMA
    Ferizli Belediye Başkanı ve Cumhur İttifakı AK Parti Ferizli Belediye Başkan Adayı İsmail Gündoğdu,
    ilçede ziyaretlerine devam ediyor. Gündoğdu son olarak Gölkent ilçesinde vatandaşlarla buluştu.
    Ziyarete AK Parti Sakarya Milletvekili Murat Kaya’da katıldı. Ziyarette ayrıca AK Parti İl Gençlik Kolları
    Başkanı Serdar Akgün, AK Parti Ferizli İlçe Başkanı Ramazan Serhoş, MHP Ferizli İlçe Başkanı Veysel
    Dikbaş, yönetim kurulu üyeleri ve meclis üyeleri katıldı. Ziyaretlerinden ardından Ferizli Belediyesi
    Sosyal Tesislerinde gençlik buluşması gerçekleştirildi.
    BİRLİĞİMİZ DAİM OLSUN
    Gençlik buluşmasında konuşan AK Parti Ferizli İlçe Başkanı Ramazan Serhoş, “Gençlerimiz bizim için
    son derece önemli. Cumhur İttifakı yakışır bir şekilde hem bu ilçeyi hem bu şehri hep birlikte
    coşturalım. İsmail Başkanımız sizin her zaman yanınızda ve olmaya da devam edecek. Hep birlikte 31
    Martta sandıkları patlatalım” dedi. MHP Ferizli İlçe Başkanı Veysel Dikbaş ise, “Bir arada güçlü bir
    şekilde yola devam ediyoruz. Kardeşliğimiz ve dostluğumuz daim olsun. Bu güç birliği ile Ferizli’de 31
    Mart’ta zafer Cumhur İttifakının olacak” diye konuştu.
    YARINLARI GENÇLER İNŞA EDECEK
    Ferizli Belediye Başkanı ve Cumhur İttifakı Ferizli Belediye Başkan Adayı İsmail Gündoğdu ise şunları
    kaydetti: “Sayın Cumhurbaşkanımız 2002 yılında hepimize hedef koydu. Bizim hedefimiz 2023, 2053
    ve 2071. 2023 hedefine hizmet etmek bizlere nasip oldu. İnşallah yarınları inşa edecek olan gençler,
    2053 e hizmet edeceksiniz. Sizler var oldukça memleket davası, memleket sevdası öksüz ve yetim
    kalmayacak. Ferizli’ye hep birlikte hizmet edecek, bu güzel ilçeyi hep birlikte yarınlara hazırlayacağız.
    Allah emeklerinizden razı olsun” dedi.
    GÜNDOĞDU’YA TAM DESTEK
    AK Parti Sakarya Milletvekili Murat Kaya ise, “2001de kurulan AK Partide 22 yıldır siyaset yapan bir
    ağabeyinizim. Geleceğimiz ve umudumuz sizlersiniz. Bu ülkenin sizlerden çok büyük beklentileri var.
    Terör belasıyla uğraşan bir ülkeden, sizlerin arasından Selçuk Bayraktar kardeşimiz çıktı. SİHAları
    İHAları yapan kardeşlerimiz sizlerin arasından çıktı. Öyle güzel gençlerimiz yetişiyor ki bu ülkede
    sizlerde mutlaka onların içinde olacaksınız. Sizin bu işleri yapabilmeniz için fiziki imkânları sağlayacak
    adayımız İsmail ağabeyiniz. İsmail Bey Ferizli için bir şans. 5 yıl boyunca beraber çalıştık. Ferizli'de
    güzel işler yaptı. Sizlerle alakalı da projeleri var. O projelerinde Ankarada takipçisi bizler olacağız.
    Elimizden gelen tüm imkânları sunacağız. İsmail Başkanı tüm gücümüzle destekliyoruz. Sizlerden
    ricam sizde İsmail başkanı bu ilçe de güçlü bir şekilde seçmek istiyoruz” diye konuştu.

  • Demir & Atmaca Hukuk Bürosu’ndan görkemli açılış

    Demir & Atmaca Hukuk Bürosu’ndan görkemli açılış

    Sakarya’nın sevilen, sayılan iş adamlarından, Katlı Pazaryeri Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Demir’in oğlu Anıl Demir ve Abdullah Atmaca’nın ortak olduğu Demir & Atmaca Hukuk Bürosu’nun açılış töreni gerçekleşti

    Sakarya İl Müftüsü Mehmet Aşık, dualar eşliğinde hayırlı temennilerde bulundu. Müftü Mehmet Aşık’ın duaları eşliğinde kurbanlık koç kesildi. Kurdele kesiminden önce konuşma yapan genç avukatlar Anıl Demir ve Abdullah Atmaca, heyecanlı olduklarını belirterek katılan herkese teşekkür etti.

    Açılış kurdelesini Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem Yüce, Sakarya İl Müftüsü Mehmet Aşık, Saadet Partisi Sakarya Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ömer Abdullah Ayhan, Hak-İş Sakarya İl Başkanı Mesut Gökdemir, Sakarya Gaziantepliler Dernek Başkanı Mehmet Durak, Sakarya Ağrılar Derneği Başkanı Mehmet Berke, aynı zamanda Katlı Pazaryeri Derneği Başkanı olan Av. Anıl Demir’in babası Mehmet Demir, Av. Anıl Demir ve Abdullah Atmaca; “Hayırlı olsun” dilekleriyle kesti.

    Kurdele kesiminin ardından katılımcıların hayırlı olsun tebriklerini kabul eden avukatlar Anıl Demir, Abullah Demir ve babaları Mehmet Demir, Ömer Atmaca; teşekkür ederek uğurladı.

    DEMİR ⚖️ ATMACA HUKUK BÜROMUZUN AÇILINDA UZAKTAN YAKINDAN TEŞRİİF EDEREK YANIMIZDA OLAN TÜM DOST AKRABA ARKADAŞLARIMA TEŞEKKÜR EDER SAYGI SEVGİLERİMİ HÜRMETLERİMİ SUNARIM…

  • Ömer Abdullah Ayhan: “Sadece ilkokul ortaokul değil” “BİZ ULAŞIMI TÜM ÖĞRENCİLERE ÜCRETSİZ YAPACAĞIZ”

    Ömer Abdullah Ayhan: “Sadece ilkokul ortaokul değil” “BİZ ULAŞIMI TÜM ÖĞRENCİLERE ÜCRETSİZ YAPACAĞIZ”

    Saadet Partisi Büyükşehir Belediye Başkan adayı Ömer Abdullah Ayhan, İktidar partisine mensup adayların ulaşım ile ilgili verdiği ilkokul ve ortaokul öğrencilerine yönelik ücretsiz ulaşım vaadinin gerçekten uzak olduğunu ifade etti.

    BU ARKADAŞLARIN VAADİNİN ELLE TUTULUR YANI YOK

    İlkokul ve ortaokulda eğitim gören öğrencilerin neredeyse tamamının adrese dayalı kayıt sistemi ile zaten kendi mahallerinde eğitim gördüğüne ve bu öğrencilerin günlük ulaşım aracı kullanmadıklarına dikkat çeken Ayhan, “Bu vaadin eller tutulur bir tarafı yok. Ne demek ilkokul ve ortaokul öğrencisi ücretsiz olacak. Lise ve üniversite öğrencileri ne yapacak?” Bu mantık dışı bir proje ulaşımda asıl ihtiyacı olan kitle lise ve üniversite gençliğidir. Bu öğrenciler her gün okullarına giderken ulaşım aracı kullanmak zorundalar.” ifadelerini kullandı.

    TÜM ÖĞRENCİLER ULAŞIMDAN ÜCRETSİZ YARALANACAK

    Mevcut iktidarın belediye başkan adaylarının halkın neye ihtiyacı olduğunu bilmediğini vurgulayan Ayhan, “Biz hatırlarsanız yola çıkarken ilk vadimizi öğrencilerimize yapmış ve Sakarya’mızda yaşayan tüm öğrenciler için ulaşımı ücretsiz yapacağımızı ifade etmiştik. Bu sözümüz halkımız tarafından memnuniyetle karşılanmıştı. Tekrar hatırlatıyorum, bizim  başkanlığımızda Sakarya’mızdaki tüm öğrenciler ulaşımdan ücretsiz yararlanacak. Bu projemizle de ailelerimize öğrenci başı yaklaşık aylık 1000 TL katkı sağlamış olacağız. Bu da ailelerin üzerlerindeki ağır ekonomik külfeti bir nebze olsun rahatlatmış olacak. Asıl proje budur ve 1 Nisan itibariyle de uygulamaya tarafımızdan başlanacaktır.” diye konuştu.

    DOLMUŞ VE MİNİBÜS ESNAFIMIZI DA DÜŞÜNDÜK

    Bu vaadimizi gerçekleştirirken esnafımızı da mağdur etmeyeceğiz. Onların araçlarına getireceğimiz bir sistem ile ulaşım kartlarına katkı payı yüklediğimiz öğrenciler dilediğinde belediye otobüsleri yerine dolmuş ve minibüslerden de istifade edebilecek.

  • İnşaat Mühendisleri Odası Sakarya Şube Başkanı Semih Uçar ve Yönetim Kurulu  TBMM ne giderek Sakarya milletvekilleri ile 31 Mart 2024 seçimleri öncesi yüz yüze görüştüler.

    İnşaat Mühendisleri Odası Sakarya Şube Başkanı Semih Uçar ve Yönetim Kurulu TBMM ne giderek Sakarya milletvekilleri ile 31 Mart 2024 seçimleri öncesi yüz yüze görüştüler.

    İnşaat Mühendisleri Odası Sakarya Şube Başkanı Semih Uçar ve Yönetim Kurulu
    28 Şubat 2024 günü TBMM ne giderek Sakarya milletvekilleri ile 31 Mart 2024 seçimleri
    öncesi yüz yüze görüştüler.

    MHP Grup Başkanvekili ve MHP Sakarya Milletvekili
    Muhammed Levent BÜLBÜL, AK Parti Sakarya Milletvekilleri Lütfi Bayraktar ve Murat
    Kaya, CHP Sakarya Milletvekili Ayça TAŞKENT ile makamlarında görüştüler.
    Sakarya’nın öncelikli sorunları ve çözüm önerileri ile ilgili Sakarya Milletvekillerine
    bilgilendirmeler yaptılar, gelecek nesillere daha planlı, daha dirençli kentler bırakabilmek için
    kurumlar arası iletişimi güçlendirerek, yetki çatışmalarını çözerek, rant odaklı olmayan ,
    kamu yararını düşünen bütüncül bir anlayışla İnşaat Mühendisleri Odasının, STK larının da
    hep birlikte çalışılması gerektiğini dile getirdiler.
    Vatandaşlarımızın deprem güvenlikli yapılarda oturmalarını sağlamak için, Sakarya'da ve
    deprem bölgelerinde ivedilikle riskli yapı envanteri çıkarılması, riskli yapıların
    önceliklendirilmesi, mevcut yapı stokunun güçlendirilmesi, kentsel dönüşüme sokulması ve
    depreme dirençli hale getirilebilmesini içeren, rant odaklı olmayan, kamu yararı gözetilerek,
    insan odaklı ve bütüncül düşünceleri içeren çok sayıda basın açıklaması yaptığımızı, bilimsel
    çalışmaları sunduğumuzu anlattık.
    Ne yazıktır ki ; insanların barınma ve afet önlemlerinin sağlanması devletin görevi
    iken, bu sorumluluğu malike bırakan, mevcut durumun daha da sağlıksızlaşmasına sebep
    olan, bilim ve tekniğe aykırı olan, oy ve gelir elde etmek amacıyla imar barışı adı altında
    topluma sunulan imar aflarına karşı basında ve çeşitli platformlarda bunun yanlış olduğunu,
    telafisi zor durumlar yarattığını dile getirdik ve nitekim haklı çıkarak olumsuz sonuçlarını da
    Kahramanmaraş depremleri ile gördüğümüzü dile getirdik.

    Şubemizin her zaman vurguladığı gibi, kente ilişkin kararlarda, insana önem veren,
    insanı öncelikleyen, kentte yaşayanların yaşam kalitesini ve konforunu yükselten, bilim ve

    tekniğe uygun, kapsamlı bir araştırmaya dayanan, planlı bir çalışmanın sonucu katılımlı ve
    bütüncül bir anlayışla kararlar alınması gerektiğini vurguladık. Bu nedenle, çalışma
    dönemimizde kentin ve insanın gerçeğine uyan çalışmalar yapılmasının önemli olduğu
    düşüncesiyle hareket ettiğimizi dile getirdik. Kentimizin deprem önlemleri, sıvılaşan
    zeminleri, afet hazırlık ve müdahale, proje sorunları, mevcut yapı stoku, envanter çalışmaları,
    hukuksal sorunlar, mesleki sorumluluk sigortası, ulaşım, kent içi trafik, yapı denetim, imar ve
    çevre sorunlarının çözümü konusunda, bilgi ve birikimlerimizi, araştırmalarımızı,
    önerilerimizi paylaştık. Bu doğrultuda diğer meslek odaları ve Sivil Toplum Kuruluşları ile
    birlikte çalışmalar içinde yer alınması gerektiğini, kentteki yanlış projelerin karşısında
    kararlılıkla durduğumuzu dile getirdik.
    2023 yılı Şubat ayı içerisinde yüzyılın afeti dediğimiz, 11 ilimizi etkileyen, dünyada
    eşi benzeri olmayan, 6 saat ara ile ardışık gerçekleşen, belirli bölgelerde yönetmelik
    değerlerini aşan, bilim ve teknik uzmanları için yeni bilinmeyen araştırma alanları açan, Şubat
    2023 Kahramanmaraş depremlerini yaşadığımızı anlattık.
    İnşaat Mühendisleri Sakarya Şubesi ve temsilcileri olarak Tüm üyelerimize hasar
    tespit eğitimi aldırarak, depremden etkilenen tüm illerde gözlem ve inceleme yapmak,
    yaşanılmış deprem tecrübelerimizi bölgeye aktarabilmek ve hasar tespitlerinde görev almak
    üzere afet bölgesine gittiğimizi anlattık.
    İMO- İnşaat Mühendisleri Odası'nın mesleğin, meslektaşların, toplumsal yarar
    ilkesinin savunulduğu bir oda olduğunu, yeni çalışma döneminde bu savunma ve hak
    aramaların daha da artacağını ve açık olan bir noktanın daha bulunduğunu dile getirdik. İmo
    Sakarya Şubesi bu süreçten de alnının hakkıyla geçerek mesleğini ve meslektaşlarını
    korumasını bilmiştir ve bundan sonrada bileceğini ve İMO kadrolarını buna muktedir
    olduğunu söyledik.
    Tüm bu gelişmeler devam ederken, bizler de Şubemizin bu döneminde de
    Şehrimizdeki kurum ve kuruluşlar ile sivil toplum kuruluşlarını, belediyelerimizi, şehrimizin
    ve ülkemizin sorunlarına çözüm bulmak amacıyla ziyaretler ettiğimizi, çözüm önerilerinde
    bulunduğumuzu, protokoller imzaladığımızı, ilişkilerimizi geliştirdiğimizi dile getirdik. Şube
    olarak meslektaşlarımızı ve toplumu, meslek alanındaki yeni gelişmelerden haberdar etmek,
    mesleki alanındaki yetkinliğin artırmak ve onların gelişimlerini sağlamak amacıyla Meslek içi
    eğitimler kapsamında, seminerler, paneller, söyleşiler, kurslar ve eğitimler düzenlediğimizi
    anlattık…
    İMO Sakarya Şubesi, şehrin kısa, uzun ve orta vadeli sorun ve çözümlerinin
    bulunduğu ; ÇOK ÖNEMLİ VURGULAR ; başlıklı dosyamızı milletvekillerimize teslim
    ederek ziyareti sonlandırdı

     

    ÇOK ÖNEMLİ VURGULAR

    *Artık deprem sonrası yaraları sarmaya odaklanmamalıyız; depremlerin felakete
    dönüşmesini engellemeliyiz.
    *Maalesef, kabul edilemez bir şekilde, on iki binin üzerinde bina toptan göçtü ve elli
    binin üzerinde insanımızı kaybettik.
    *Kendimizi hiç aldatmayalım. Bundan sonraki kuvvetli yer hareketine yol açan
    deprem ülkemizde ve şehrimizde nerede vuku bulursa bulsun bu manzaralar tekrarlanacak
    çünkü yapı envanter çalışmalarımıza geç başlamış ve henüz günümüz itibari ile
    tamamlanamamıştır, riskli yapılar önceliklendirilememiştir.2000 yılı öncesi mevcut yapı
    stokumuz depreme dirençli hale getirilememiştir.. Sıvılaşan zeminlerimiz
    iyileştirilememiştir..Yapılarımız güçlendirilmemiştir..Mühendislik ve bilim kuralları hiçe
    sayılarak imar afları ile yapılara iskan ruhsatları verilmiştir.
    *Deprem hasarlarının yaygın olduğu bölgeler, verimli tarım arazileri üzerinde
    planlanmış şehirlerdir. Dolayısı ile ana kayanın derinde olduğu zayıf zemin koşullarında,
    hatta sıvılaşma potansiyeli olan zeminlerde yapılan çok katlı ve taşıyıcı sistemi esnek
    yapılar ağır hasar almış veya toptan göçmüştür. Bununla birlikte, göçmese de bir kat batan
    veya yana eğilen binalar gözlemlendiğinden, bazı bölgelerde zemin sıvılaşması
    gerçekleşmiştir.
    Her türlü zemin koşullarında yapı yapmak elbette mümkündür ancak bir bedeli
    vardır. Zemin, üstyapı yüklerini güvenle taşıyacak şekilde iyileştirilmeli, koşullara uygun
    doğru temel sistemi ve üstyapı taşıyıcı sistemi seçilmeli ve bu tasarım sürecinin titiz bir
    mühendislik yaklaşımı ile gerçekleştirilmesi ve tasarımın uzman mühendisler tarafından
    denetlenmesi gerektiği unutulmamalıdır.
    *Riskli yapı stoku belirlenmelidir. Yapı envanteri çıkarılarak belirli bir risk sırası ile
    tüm binaların deprem güvenliğinin belirlenmesi zorunlu hale getirilmeli; deprem dayanımı
    yetersiz çıkan binaların öncelikle imar mevzuatına uygun olarak güçlendirilmesi
    sağlanmalı; güçlendirmenin yeterli gelmeyeceği durumlarda yenilenmelidir. Aynı zamanda
    yapı stokumuzun belirli periyotlar dahilinde düzenli olarak yerel yönetimler tarafından
    denetlenmelidir. Söz konusu denetimlerin yapılabilmesi için yerel yönetimlere gerekli bütçe
    ve teknik kadro istihdamı sağlanmalıdır.

    *İlimiz Sakarya'da ve İstanbul’da bulunan ve yeterli deprem güvenliğine sahip
    olmadığı bilinen yüzbinlerce binanın depreme güvenli duruma gelmesi sadece kentsel
    dönüşüm ile mümkün değildir. Pratik ve uygulanabilir çözüm, bu binaların boşaltılmadan,
    dışarıdan yapılacak güçlendirme ile depremde can kaybına neden olmayacak düzeye
    getirilmesidir.
    Kentsel Dönüşümde Kamu Yararı Gözetilmelidir. Rant odaklı kentsel dönüşüm
    anlayışı terk edilmelidir. Kentsel dönüşüm konusu sadece mekân düzeyinde ele alınamaz.
    Dönüşüm sosyal, ekonomik ve mekânsal gelişmenin bir bütünü olarak ele alınmalıdır. Aynı
    zamanda kentsel yenileme ve dönüşüm konusu geleceğe yönelik toplumsal bir öngörünün
    oluşturulması ve yönetilmesi süreci olarak değerlendirilmelidir.
    *Deprem yönetmeliğinde güçlendirme performans hedefi, mevcut binayı yeni
    yapılan yapıların güvenlik düzeyine yükseltmektir. Bunun yerine performans hedefini
    “göçmenin önlenmesi” düzeyine indirmek Sakarya ve İstanbul için gerçekçi yaklaşımdır.
    Antakya’da 15 yıl önce 2007 Yönetmeliği koşullarına göre güçlendirilen 45 yıllık 9 katlı bir
    bina depremde hasar görmüş, ancak yıkılmamıştır. Aynı sitedeki diğer iki tıpkı blok ise
    yıkılmıştır. Güçlendirilen binada 51 kişinin canı kurtulmuştur.
    Yine Sakarya ilimizde çok katlı Vilayet Binamız depremde hasar görmüş
    güçlendirilmiştir ve 1999 depremini atlatmıştır.Fakat hemen yan tarafındaki 2 katlı olan
    adliye binası güçlendirilmediğinden 1999 depreminde göçmüştür. Buda doğru mühendislik
    hizmeti alarak güçlendirilen binaların depremde göçmeyeceğinin ve insanların can
    güvenliğini sağlayacağının kanıtıdır.
    *Betonarme binalarda taşıyıcı perde duvarlarının yeteri kadar ve düzenli
    miktarlarda uygulanması şarttır. Kamu binalarında olduğu gibi konut binalarında da
    olmalıdır, yonetmeliklere bu şart eklenmelidir. İlerideki inşa edilecek betonarme binalarda
    taşıyıcı perde duvarlarının kullanılması şart koşulmalıdır.
    *Altını çizerek belirtmek gerekir ki ülkemizi, kentlerimizi ve yapılarımızı deprem
    başta olmak üzere afetlere karşı hazırlamanın temel yollarından biri yapı üretim sürecinin
    denetlenmesidir. Yapı denetim süreci; yer seçimi, zemin etüdü, projelendirme, yapım
    koşulları, çevre güvenliği, estetik, sağlık koşulları, ekonomi ve garanti sürelerini içeren
    oldukça önemli bir süreçtir.
    Yapı denetimi süreci halkın can ve mal güvenliğini doğrudan ilgilendiren kamusal
    bir görevdir. Tarihimizin en büyük afetlerinden olan 6 Şubat depremleri, ülkemizde yapı
    üretimi ve denetimi süreçlerinde yaşanan sorunları gözler önüne sermiş, depremlerin
    ardından tüm kamuoyunda sorunların çözülmesi için ortak bir kanaat oluşmuş, basın
    yayın kuruluşlarında bu sorunlar sıklıkla dile getirilmiştir. Nitekim Odamız geçmişten bu
    yana bilinmekte olan bu sorunları defalarca yüksek sesle ifade etmiş ve sorunların
    temelden çözümü için önerilerde bulunmuştur.

    Bu önerilerden biri de yapı denetim hizmetinin bir kamu görevi olduğu, Yapı
    Denetim Kuruluşlarının doğrudan kamu tarafından görevlendirilmiş birimler olarak
    çalışması ve Yapı Denetim Kuruluşlarında çalışan tüm görevlilerin kamu görevlisi
    statüsünde olması gerektiğidir.
    Özel sektörde, serbest piyasanın işleyişine terk edilen yapı denetimi süreci,
    meslektaşlarımızın görevlerini tam ve etkin bir şekilde yerine getirmelerini engellemenin
    yanı sıra halkın can ve mal güvenliğini de tehdit etmektedir.
    *Bir diğer önemli husus da her şantiyede tam zamanlı olarak bir şantiye şefinin
    görevi başında bulunması gerekliliğidir. Bir şantiye şefinin tam zamanlı olarak görevinin
    başında bulunması, mesleki bilgisini yapı üretim sürecinde kullanacağı ve inşaat
    çalışanlarını doğru yönlendirebileceği için, hem yapı üretim sürecinin sağlıklı bir şekilde
    yürütülmesini hem de meslektaşlarımızın saldırıya uğradığı söz konusu şiddet olayında
    olduğu gibi, birçok olumsuzluğun önüne geçilmesini sağlayacaktır.
    KISACA SON VERİRKEN;
    Bu iş böyle gidemez ! Gitmemeli ! Aç gözünü SAKARYA !
    Maalesef yine, kabul edilemez bir şekilde, on iki binin üzerinde bina toptan göçtü ve
    elli binin üzerinde insanımızı kaybettik.
    Artık deprem sonrası yaraları sarmaya odaklanmamalıyız; depremlerin felakete
    dönüşmesini engellemeliyiz.
    Bu yazı Sakarya;mıza ve ülkemize yol gösterici bir metin olmalıdır…
    Yoksa ileride Türkiye’yi çok Kahramanmaraşlar bekler.
    Kamuoyuna saygı ile duyurulur.

  • Mehmet Sağlam,  Bizim dönemimizde fakirlik, Sakarya’da suç sayılacak’ milletin hakkı millete iade edilecek!

    Mehmet Sağlam,  Bizim dönemimizde fakirlik, Sakarya’da suç sayılacak’ milletin hakkı millete iade edilecek!

    BTP BELEDİYECİLİĞİNDE MİLLİ EKONOMİ MODELİ UYGULANACAK!

    Bağımsız Türkiye Partisi Sakarya İl başkanı Mehmet Sağlam, İster Büyükşehir ister İlçe Belediyeleri olsun. BTP Belediyeciliğinde Milli Ekonomi Modeli Uygulanacak…

    BTP İl Başkanı Mehmet Sağlam yapmış olduğu yazı açıklamada, Büyükşehir Belediye Başkan adaylığı dahil olmak üzere 16 İlçe Belediye Başkanlığı için iddialı isimlerle seçmenin önüne çıktıklarını ifade ederken, BTP Belediyeciliğinde uygulanacak projeleri de şöyle sıraladı;

    1. Şehrin sorunları herkesin katılabileceği toplantı salonlarında tartışılacak. Toplantıya Belediye Başkanı ve Başkan yardımcılarının tamamı katılacak!

    2. Özelleştirilerek! Tekelleştirilen Halk ekmek fabrikaları yeniden kurulacak! Tüm bakkal ve marketlerde Halk ekmeği %50 ucuz satılacak! Açlık sınırı altında maaş alan! Emekli, Asgari Ücretli ve dar gelirli Halkımıza, ekmek ücretsiz verilecek!

    3. Açlık sınırı altında maaş alanlara! Doğalgaz, Elektrik ve Su parası ödettirilmeyecek! Bu konu bir dilekçe ile beraber, Belediye ve Kaymakamlık bünyesin kurulacak olan ortak protokol ile çözülecek!

    4. Kaynak sularının merkezi Sakarya, kendi markasıyla su üretip pazarlayacak! Tüm su satış noktalarında Sakarya markalı su satılacak! Sakarya’nın tüm ilçelerine Büyükşehir otobüsleri sefer düzenleyecek! Açlık sınırı altında geliri olanlara ulaşım tamamen ücretsiz olacak! İster zengin ister fakir olsun, hiçbir öğrenciden ulaşım ücreti alınmayacak!

    5. Okul kantinlerinde, Bir tost ve bir ayranın 50 TL’yi aştığı bir dönemde İlk, orta, lise ve üniversite Öğrencilerine her ay cep harçlığı verilecek!

    6. Tüm Mahalle ve Köylere, Gençlik Merkezi, Çocuk parkı ve spor tesisi kurulacak! Sosyal yaşam hakkı yalnız şehir merkezinde oturan halkımızla sınırlı kalmayacak! Kırsal yerleşim alanlarında da uygulanacak!

    7. Bisiklet şehri Sakaya adıyla ünlenen ilimizde, her haneye bir bisiklet verilecek!

    İlimizde bisiklet fabrikası kurulacak ve bisikletler kura ve çekiliş ile değil adil ve eşit bir paylaşımla her haneye bir bisiklet verilecek!

    1. Gelir seviyesi açlık sınırı altında kalan Ailelere! 5000 TL tüketim desteği verilecek! Ve bu destek kartı, evin hanımına verilecek! Bu sayede hiçbir hanenin gelir seviyesi açlık sınırı altında bırakılmayacak! Açlık sınırı yükseldikçe, verilen destek rakamı da yükseltilecek!

    2. 7254 sayılı kanun Sakarya da uygulanacak, Mahalleler yeniden Köy olacak! 7254 sayılı kanunla, Kendi arsasına ev yapanlardan hiçbir ücret alınmayacak!

    3. Köy ve Mahallelerin tamamına, talep etmeleri halinde doğalgaz götürülebilmesi için altyapı hazır hale getirilecek!

    4. Hasarlı, yüksek katlı ve yaş ömrü tamamlanmış yapılar, belediye desteği ile yenilenecek! Depreme dayanıklı hale getirilecek!

    5. Her ilçeye, ilçenin ihtiyacına göre 2000 veya 4000 adet Belediye konutları yapılacak! Belediyenin yapacağı konutların yarısı, düşük gelirli Halkımıza ücretsiz tahsis edilecek!

    6. Belediye ihaleleri yerli ve milli olan! Sakaryalı firmalara verilecek! Sakarya’nın geliri Sakarya’da kalacak!

    7. İster özel ister tüzel olsun! Tüm tabelalara TC Sakarya ibaresi konacak!

    8. Tarım ve besicilik yapan Halkımıza Ucuz mazot ve yem desteği verilecek! Tarım kesiminin üretmiş oldukları ürünlere, satın alma garantisi verilecek! Satın alınan tarım ve hayvansal ürünler, sanayi işbirliği ile işlenip pazarlanacak!

    9. Raylı taşımacılık Sakarya’da mutlaka hayata geçirilecek ve İlçeler dahil Raylı sistem, (plaka sahibinin hakkı verilerek) Sakarya’nın tamamında uygulanacak!

    BTP İl Başkanı Mehmet Sağlam açıklamasının sonunda; Bizim dönemimizde fakirlik, Sakarya’da suç sayılacak’ milletin hakkı millete iade edilecek! BAĞIMSIZ TÜRKİYE PARTİSİNE OYUNU VE HAKKINA SAHİP ÇIK! Diyerek tamamladı…

  • Depreme karşı koymanın yolu denetim, eğitim ve yapı güvenliğinden geçiyor

    Türk Ytong Genel Müdürü Tolga Öztoprak, 1-7 Mart 2024 tarihleri arasındaki Deprem Haftası sebebiyle açıklamalarda bulundu. Deprem zararını azaltmak için toplumsal olarak bilinçlenmemiz ve depreme dayanıklı yapılaşmayı hayata geçirmemiz gerektiğinin altını çizdi.

    Türkiye’nin deprem gerçeğini her gün hatırlaması gerektiğine vurgu yapan Tolga Öztoprak, “Depremi, deprem olduğunda hatırlayıp zaman geçtiğinde unutmak, yokmuş gibi davranmaktan kaçınmalıyız. Depremlerde kaybedilen hayatları yerine koyamayız ama depreme dayanıklı binalar inşa ederek kayıpları en aza indirebiliriz. Ytong olarak bu gerçeği unutmadan çalışmaya, üretmeye; eğitime ve bilinçlendirme çalışmalarına destek vermeye devam edeceğiz” dedi.  

    Türk Ytong Genel Müdürü Tolga Öztoprak, 1-7 Mart 2024 tarihlerindeki Deprem Haftası ile ilgili olarak çeşitli açıklamalarda bulundu. Türkiye’nin deprem gerçeğini her gün hafızalarda taze tutarak buna göre hareket etmesi gerektiğine dikkat çekti. Türk Ytong olarak deprem bölgesindeki çalışmalara destek verdiklerini aktaran Öztoprak, “Deprem sebebiyle eğitimine ara vermek zorunda kalan mimarlık öğrencilerine burs veriyoruz. Üniversitelerdeki eğitimlerimiz aralıksız  devam ediyor. Gelecek nesillere sağlam yapılar ve güzel bir gelecek bırakmak için çalışmalarımızı ara vermeden sürdürüyoruz.” dedi.

    Depreme karşı bilinçlenme

    Tolga Öztoprak, “Deprem zararını azaltmak için toplumsal olarak bilinçlenmemiz ve yapı güvenliğimizi en yüksek derecede sağlayacak depreme dayanıklı yapılaşmayı hayata geçirmemiz gerekiyor. Türkiye dünyanın en aktif deprem kuşaklarından biri üzerinde yer alıyor ve 85 milyona ulaşan nüfusun yüzde 98’lik bölümü, deprem kuşağı üzerinde yaşıyor. Toplumsal olarak depreme karşı bilinçlenme düzeyini en üst seviyelere çıkarmamız gerekiyor.” diye konuştu

    Gerçek bir denetimden geçen binalar ayakta

    Tolga Öztoprak , deprem sonrasında yapılan araştırmalarda standartlara uygun projelendirilen, projeye uygun nitelikli yapı malzemeleri tercih edilen ve gerçek bir denetimden geçen binaların sağlam bir şekilde ayakta durduğunun ortaya çıktığını belirtti. Tolga Öztoprak ayrıca “Standartlarına uygun üretilen malzemenin, tekniğine uygun şekilde yerinde kullanılmasını sağlar, yerinde denetim ve kontrol hizmeti almalarını zorunlu hale getirirseniz depreme dayanıklı ve sağlam yapılar oluşur, aslında kural çok basit ve adımlar çok net” dedi.

    Hafif yapılar hayat kurtarır 

    Tolga Öztoprak, depreme dayanıklı yapılaşmada yapı malzemelerinin önemine dikkat çekerek “Deprem esnasında binalar, yapı ağırlığı ile orantılı biçimde depremden etkilenirler. Daha hafif binalar inşa ettiğinizde binaya etkiyen deprem yüklerini, deprem risklerini de azaltmış oluyorsunuz. Bunun için hafif yapı malzemesine ihtiyaç var.  Biz Ytong olarak bu konuyu kurulduğumuz günden bu yana önemsiyor ve duvar bloklarımızı daha hafif hale getirmek için AR-GE çalışmaları yapıyoruz.  Örneğin geçtiğimiz yıl piyasaya çıkardığımız Ytong 0,08 duvar bloklarımız  sağlamlığından ödün vermeden standart gazbeton bloklara göre daha hem daha hafif hem de ısı yalıtım performansı daha yüksek bir malzeme. Tüm üreticileri bu bilinçle üretmeye ve binalarımızı hep birlikte iyileştirmeye davet ediyoruz.” dedi

  • Prof. Dr. Ümit Özdağ, Eskişehir Mitinginde önemli açıklamalarda bulundu.

    Zafer Partisi  Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Azmi Karamahmutoğlu, Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayı Bartu Soral, İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Naşit Birgüvi, Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Oğuz Beki , Sakarya Büyükşehir Belediye Başkan adayı Uzman Doktor Cihan KOLİP ve Bursa Büyükşehir Belediye Başkan adayı Bayram Kazancı, dün (3 Mart Pazar) Zafer Partisi Eskişehir Mitinginde bir araya geldi.

    Genel Başkanımız Prof. Dr. Ümit Özdağ, dün (3 Mart Pazar) Eskişehir Mitinginde önemli açıklamalarda bulundu.

    Prof. Dr. Ümit Özdağ: Ülkemize yönelik her geçen gün artarak, yükselerek gerçekleşen sessiz işgale karşı, 13 milyon sığınmacı ve kaçağın istilasın karşı, bu istilayı mümkün kılan AKP politikalarına karşı direnen tek parti olan Zafer Partisi adına sizleri selamlıyorum. Bize İkizdere’de, Milas’ta, Akbelen’de, İzmir’de, Seferihisar’da, Kayseri’de, Dereli ’de ve Erzincan’da İliç’te, Türk vatanını zehirleyen ve tahrip edenle mücadele eden tek parti olan Zafer Partisi adına sizleri selamlıyorum. Köy okullarını tekrar açacak, deniz ve hava liselerini tekrar açacak, askeri ortaokulları kuracak, askeri hastaneleri kuracak, askeri yargıyı kuracak ve Atatürk düşmanı hainleri Türk ordusunda barındırmayacak şerefli, Atatürkçü teğmenleri göreve iade edecek Zafer Partisi adına sizleri selamlıyorum. Sizi tutuklamalara, ambargolara baskılara rağmen direnerek yükselen Zafer Partisi adına selamlıyorum. Duyuyorum ki seçimden önce yine Zafer Partisi’ne, Zafer Partisi’nin yiğit evlatlarına bir operasyon hazırlığı içindeymişsiniz. Operasyonunuz batsın. Bizi korkutacağınızı mı zannediyorsunuz. Hadi oradan!

    Sevgili Eskişehirliler, sevgili yurttaşlarım, büyük önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün gerçek Partisi, Zafer Partisi adına sizleri selamlıyorum. Sevgili yurttaşlarım, sevgili gençler Erdoğan itibardan tasarruf olmaz diyerek saraylar yapmaya, her gün milyonlarca lira harcamaya, on tane özel jet uçağıyla dolaşmaya devam ederken, Türk halkı açlıkla boğuşuyor. Türk halkının açlıkla boğuştuğu fakr-u zaruret içinde yaşadığının en büyük kanıtı 2022 sonu itibariyle 30.5 milyon insanın sosyal yardım almak zorunda kalmasıyla ispatlanıyor. En az bazılarının çift sosyal yardım aldığını düşünürsek, en az 29 milyon insan bu ülkede sosyal yardım almadan yaşayamıyor. Üstelik fakirler, açlar bunlarla da sınırlı değil. Sosyal yardım alamayan ve çok az gelirle geçinmek zorunda, hayata tutunmak zorunda olan milyonlarca insanımız var. Yaklaşık 9.5 milyon insan SGK primini ödeyememiş. Küçük bir saray azınlığı ve yandaşları lale devrini yaşarken, dar gelirliler, emekliler adeta açlıkla boğuşurken, ekmek 9 lira, simit 10 lira, bir kilo et 700 lira olmuşken sarayda ejder meyveleri yenmeye devam ediliyor. Aylarca et yiyemeyen insanlarımız var. Et yiyebilenlerin büyük bir bölümü, bir kilo ete ulaşabilmek için uzun uzun sıralara girip beklemek zorunda kalıyorlar.

    Barınma sorunu patlaması yaşanıyor. 13 milyon sığınmacı ve kaçağı bu ülkeye doldurdular. Kiralar patladı. Yabancılara ev satışı gerçekleştirdiler. Ev fiyatları kontrol dışına çıktı. Bu kira fiyatları artık memurların karşılayabileceği sınırları çoktan aştı. Hiçbir memur büyük bir şehirde yaşamak istemiyor. Ya da Fethiye’de yaşamak istemiyor. Alanya’da yaşayamıyor. Çünkü ödeyemiyor. Eskiden komünist Bulgaristan’da iki aile bir evi paylaşırlardı. Şimdi İstanbul’da polis aileleri, iki aile aynı evi paylaşıyor. Başka şehirlere, kasabalara geçinemediği için taşınanlar var. Eskiden insanlar ev almak için para biriktirirlerdi. Artık bu hayal oldu. Eskiden memur, işçi emekli olduğu zaman ikramiye alır. O ikramiyesiyle bir ev alır ve emekliliğini kira ödemeden kendi evinde yaşardı. Başını sokacak bir yeri olurdu. Şimdi artık bu mümkün değil.

    Ülkemizde 16 milyondan fazla emekli, dul ve yetim var. Emekli, dul ve yetimler 7 bin 500 lira alıyorlar ayda. Hayatta kimseniz yok. Dulsunuz, yetimsiniz ve size 7 bin 500 lira veriliyor ve bununla da yaşa deniyor. Ya da 10 bin lira veriliyor emekliye. Bütün hayatı boyunca çalışmış, vergisini vermiş, bu ülkeye hizmet etmiş. Erdoğan dedi ki, bütçede para yok. Suriyelilere gelince var, Türklere gelince mi yok Erdoğan? Suriyelilere para bol Türkün esnafına yok, Türkün emeklisine yok, Türkün öğrencisine yok.

    Türk halkı mağdurdur, Türk halkı mazlumdur, Türk halkı artık soyguna dur diyor. Evvelsi gün Macaristan Başbakanı Antalya’ya geldi. Orada bir platformda yaptığı konuşmada, ‘Erdoğan’a teşekkür ediyoruz. Erdoğan sığınmacıları, mültecileri Türkiye’de tutarak Avrupa’yı kurtardı’ dedi. Erdoğan Avrupa’yı mahvolmaktan kurtardı ama Türkiye’yi mahvetti. Ülkemizde kayıtlı 5 kayıtsız 2 milyon Suriyeli var. 2 milyon Afgan var. 2 milyon Afrikalı var. 11 milyon. 2 milyonda dünyanın değişik yerlerinden gelen insanlar evet 13 milyon. Arkadaşlar işgal ediliyor ülkemiz. Şimdi ilk kez duyacağınız bir şey söylüyorum; şimdi Afganlara ’da geçici sığınmacı hakkı vermek üzere İçişleri Bakanlığı’nda çalışma başlatmışlar. Bu seçimlerde Zafer Partisi’ne verilen her oy Türkiye’nin işgaline karşı yükseltilmiş bir ses olacak. Onun için hepinizden annenizi, babanızı, akrabalarınızı, arkadaşlarınızı bu işgale son vermek için ikna etmeye davet ediyorum.

    Dün, AK Parti’nin öde gelenlerden birisi Metin Külünk bir Tweet atmış. Diyor ki, “düzensiz göçler bize silah olarak dönmek üzere. Dikkat etmek zorundayız. Osmanlı İmparatorluğu’nun tasfiye edilme sürecinde etnisitenin ve ırkçı hareketlerin önemli bir payı var.” Kedi besleyenler bilir. Kedi yavrusunun gözü 3 günde açılır. Bunların gözünün açılması 14 sene sürüyor. FETÖ’nün terör örgütü olduğunu anlamları 2002-2016. Bu göçlerin tehdit olduğunu anlamaları 2011-2024. Metin Bey aramıza hoş geldiniz. Biz rahat uyuyamıyorduk. Siz de bundan sonra rahat uyuyamayın. Metin Bey’i her şey bir yana, bu siyasi cesaretinden dolayı tebrik ediyorum. Çünkü birçok AK Partili yetkili benimle baş başa kaldıkları zaman diyorlar ki, ‘siz haklısınız’. Peki, benim bu söylediklerimi siz de AK Parti içinde söylüyor musunuz? Söylüyoruz. Ne diyorlar diyorum. Ümit Özdağ gibi konuşma diyorlar.

    Oyunuzu AK Parti’yi iktidarda tutmaktan başka hiçbir şey yapmayan sarı muhalefete vererek heba etmeyin, boşa harcamayın. Şeyh Said’e vatan haini diyemeyenden Atatürkçü olmaz. Tunceli’ye gidip Dersimliler diyerek konuşandan Atatürkçü olmaz. Seyit Rıza’ya güzelleme yapanlardan Atatürkçü, Türk milliyetçisi olmaz. Atatürk çizgisinde Türk milliyetçiliğine sırt çevirip bölücülerle demlenenlerden Atatürkçü olmaz. 22 yıldır yenilmeye doymayanlardan Atatürkçü olmaz. Bodrum’da cennet koyunu Cengiz İnşaata peşkeş çekenlerden Atatürkçü olmaz ama CHP’nin Muğla Belediye Başkan Adayı olur.

    Sakarya Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Uz.Dr. Cihan Kolip , Taraklı Belediye Başkan adayı Eyüp GÜZEL ve Kocaeli İl Başkan vekili  Zekai Kahyaoğlu başkanları ile Eskişehir mitinginde