Kategori: Sür Manşet

  • PALANDÖKEN, “KADINLAR AİLENİN VE EKONOMİNİN TEMEL TAŞIDIR”

    PALANDÖKEN, “KADINLAR AİLENİN VE EKONOMİNİN TEMEL TAŞIDIR”

    -“EN FAZLA KADIN ÜYEYE SAHİP TEŞKİLAT OLMAKTAN GURURLUYUZ”

    -“435 BİNDEN FAZLA KADIN ESNAF EKONOMİYE KATKI SAĞLIYOR”

    -“8 MART KADINLARIMIZIN EMEĞİNİ HATIRLAMA GÜNÜDÜR”

    ANKARA- Kadınların hem aile yapısının hem de ekonomik hayatın temel taşı olduğunu belirten TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, “Annelerimiz, eşlerimiz, kız kardeşlerimiz ve çalışma hayatındaki tüm kadınlarımız toplumun geleceğini şekillendiren en önemli güçlerden biridir. Daha güçlü bir ekonomi ve daha sağlam bir toplumsal yapı için kadınlarımızın iş hayatında daha fazla yer alması büyük önem taşıyor. Bu vesileyle başta kadın esnaf ve sanatkârlarımız olmak üzere tüm kadınlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyor, sağlık, mutluluk ve başarı dolu bir yaşam diliyorum” dedi.

    -“KADIN GİRİŞİMCİLER EKONOMİYE VE İSTİHDAMA GÜÇ KATIYOR”

    8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla yazılı bir açıklama yapan Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, “Konfederasyonumuz bünyesinde 435 binden fazla kadın esnaf ve sanatkâr faaliyet gösteriyor. Bu güçlü potansiyel, kadınlarımızın ticaret ve üretim hayatındaki rolünün ne kadar önemli olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Kadın girişimcilerimizin sayısının artması hem ekonomiye hem de aile işletmelerinin güçlenmesine büyük katkı sağlayacaktır. Kadınlarımızın emeği, azmi ve üretkenliği hem yerel ekonomilerin canlanmasına hem de istihdamın artmasına önemli katkı sunuyor. İş hayatında başarı gösteren kadınlarımız aynı zamanda gençlerimize girişimcilik ruhu aşılayan önemli birer rol modeldir. Bu nedenle kadın esnaf ve sanatkârlarımızın desteklenmesi, iş hayatında daha güçlü şekilde yer almalarının sağlanması ülke ekonomimizin sürdürülebilir büyümesi açısından büyük önem taşıyor” ifadelerini kullandı.

  • Başkan Oğuz Can Curoğlu: Kadınlar İçin Eşitlik Ve Güvenli Yaşam Sağlanmalı

    Başkan Oğuz Can Curoğlu: Kadınlar İçin Eşitlik Ve Güvenli Yaşam Sağlanmalı

    Cumhuriyet Halk Partisi Sakarya İl Başkanı Oğuz Can Curoğlu, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada kadınların çalışma hayatında ve sosyal güvenlik sisteminde karşı karşıya kaldığı eşitsizliklere dikkat çekti. Curoğlu, kadınların emekliliğe erişimde yaşadığı hak kayıplarının giderilmesi ve doğum borçlanması hakkının kapsamının genişletilmesi gerektiğini vurguladı.

    Kadınların çalışma hayatında büyük emek verdiğini ancak sosyal güvenlik sisteminde hâlâ ciddi hak kayıplarıyla karşı karşıya kaldığını belirten Curoğlu, şu değerlendirmeyi yaptı:“Kadınlar hem çalışma hayatında hem de aile içinde büyük bir sorumluluk üstleniyor. Buna rağmen sosyal güvenlik sisteminde birçok kadın emekliliğe erişimde çeşitli zorluklarla karşılaşıyor. Doğum borçlanması hakkının kapsamı genişletilmeli ve kadınların emeklilikte yaşadığı hak kayıpları giderilmelidir.”

    Curoğlu, kadınların yalnızca ekonomik alanda değil sosyal yaşamda da eşit ve güvenli bir hayat sürmesi gerektiğini ifade ederek kadına yönelik şiddetle mücadelenin önemine dikkat çekti.

    Oğuz Can Curoğlu açıklamasında şu ifadelere yer verdi:“Kadınların yalnızca çalışma yaşamında değil hayatın her alanında eşit haklara sahip olması gerekir. Kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetleri ülkemizin en önemli toplumsal sorunlarından biridir. Kadınların güven içinde yaşayabildiği bir toplum oluşturmak hepimizin ortak sorumluluğudur.”

    Kadınların yaşam hakkını koruyan uluslararası mekanizmaların önemine de değinen Curoğlu, kadınların şiddetten korunması ve eşit bir yaşam kurabilmesi için güçlü politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti.

    Curoğlu açıklamasında şu ifadeleri kullandı:“Kadınların şiddetten korunması ve toplumsal hayatta eşit bir konuma ulaşması için güçlü hukuki mekanizmalar büyük önem taşımaktadır. Bu noktada İstanbul Sözleşmesi’nin ortaya koyduğu ilkeler kadınların yaşam hakkının korunması açısından son derece değerlidir.”

    CHP Sakarya İl Başkanı Oğuz Can Curoğlu açıklamasının sonunda 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nün kadınların eşitlik ve özgürlük mücadelesinin simgesi olduğunu belirterek başta Sakaryalı kadınlar olmak üzere tüm kadınların 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü kutladı.

  • Adalet Bakanı Gürlek, Sakarya’da gazi ve şehit aileleriyle iftar yaptı

    Adalet Bakanı Akın Gürlek, “Şehitlerimiz, bu milletin istiklalinin mühürleridir. Gazilerimiz, fedakarlığın ve cesaretin yaşayan nişaneleridir.” dedi.

    AK Parti Sakarya İl Başkanlığınca düzenlenen gazi ve şehit aileleriyle iftar programında konuşan Gürlek, ramazan ayında şehit ve gazi aileleriyle aynı sofrada bir araya gelmenin onurunu ve mutluluğunu yaşadığını söyledi.

    Gürlek, vatanın bağımsızlığı, milletin huzuru ve devletin bekası için canlarını feda eden şehitleri rahmet, minnet ve şükranla yad ettiğini dile getirdi.

    Kahraman gazilere millet adına teşekkür eden Gürlek, onlara sağlık diledi.

    Gürlek, Sakarya’nın “kardeşlik ve huzur” şehri olduğunu belirterek, “Şehitlerimiz, bu milletin istiklalinin mühürleridir. Gazilerimiz, fedakarlığın ve cesaretin yaşayan nişaneleridir. Siz kıymetli şehit ailelerimiz ve gazilerimiz, milletimizin baş tacısınız. Sizler fedakarlık gösterdiğiniz için biz bugün burada rahat şekilde iftar sofralarında bir araya geliyoruz. Burada kurduğumuz iftar sofrası yalnızca yemek sofrası değil, aynı zamanda dayanışmanın, kardeşliğin, vefanın ve birlikteliğin sofrası.” diye konuştu.

    Konuşmaların ardından Türkiye Harp Malulü Gaziler Şehit Dul ve Yetimler Derneği Sakarya Şube Başkanı Mustafa Çolak, Bakan Gürlek’e Adalı Kadın Yazarlar Topluluğu üyesi 14 yazarın şehit aileleriyle görüşerek kaleme aldığı “364 Gün O Gün” isimli kitabı ve tablo hediye etti.

    Programda ayrıca, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz, AK Parti Sakarya Milletvekili Çiğdem Erdoğan ve AK Parti İl Başkanı Yunus Tever de birer konuşma yaptı.

  • Sakaryaspor Her takıma yenilen Adanademirspor’u 4-0 Yendi

    Sakaryaspor Her takıma yenilen Adanademirspor’u 4-0 Yendi

    Sakaryaspor, Trendyol 1. Lig’in 29. haftasında konuk ettiği Adana Demirspor’u 4-0 mağlup etti.

    STAT: Sakarya Atatürk
    HAKEMLER: Alpaslan Şen, Tuncay Ercan, Salih Demirel
    SAKARYASPOR: Jakub Szumski, Batuhan Çakır, Mete Kaan Demir, Zwolinski (Dk.67 Poyraz Efe), Sergio Pena (Dk.46 Kerem Şen), Emre Demir (Dk.79 Ruan), İsmaila Soro (Dk.67 Mirza Cihan), Serkan Yavuz, Alaaddin Okumuş, Kwabena Owusu (Dk.46 Melih Bostan), Burak Bekaroğlu

    Adana Demirspor: Murat Uğur Eser, Enes Demirtaş (Dk. 61 Eymen Namlı), Kürşat Türkeş Küçük, Mert Menemencioğlu (Dk. 46 Seyfi Efe Irga), Gökdeniz Tunç, Yusuf Buğra Demirkıran, Aykut Sarıkaya (Dk. 88 Hasan Alp Kaya), Osman Kaynak (Dk. 78 Diyar Zengin), Ahmet Yılmaz (Dk. 46 Muhammed Ahmet Ergen), Kayra Saygan, Toprak Bayar

    Goller: Dk. 22 Serkan Yavuz, Dk. 45+1 Emre Demir, Dk. 47 ve 83 Melih Bostan (Sakaryaspor)

    Sarı kartlar: Dk. 51 Soro, Dk. 90 Kerem Şen (Sakaryaspor), Dk. 64 Gökdeniz Tunç, Dk. 64 Kürşat Türkeş Küçük (Adana Demirspor)

  • Adalet Bakanı Akın Gürlek, Büyükşehir Belediyesi’nde

    Adalet Bakanı Akın Gürlek, Büyükşehir Belediyesi’nde

    Adalet Bakanı Gürlek, Büyükşehir
    Belediyesi’nde: Sakarya’ya ‘huzur şehri’
    övgüsü

    Adalet Bakanı Akın Gürlek, Türkiye’de ikinci şehir olarak Sakarya’yı ziyaret etti.
    Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar’ın ağırladığı Bakan Gürlek,
    Sakarya’dan yeşil, farklı coğrafyaların kardeşçe yaşadığı ‘huzur kenti’ olarak
    bahsederken, “Burası gerçekten huzurun şehri. Sanayide, ticarette, tarımda
    Türkiyenin önemli yükünü çekiyor” dedi. Başkan Alemdar ise, “Doğru istikamette,
    milletin emanetini korumak ve tek gayemiz olan taş üstüne taş koymak hedefiyle
    hareket ediyoruz. Her gün ne mesafe alırız, yatırımlarımızı ne kadar artırabiliriz
    derdindeyiz” ifadelerini kullandı.
    Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar, bir dizi ziyaret için Sakarya’ya
    gelen Adalet Bakanı Akın Gürlek’i Büyükşehir Belediyesi’nde ağırladı.
    Yoğun katılım
    Oldukça yoğun bir katılımla gerçekleştirilen ziyarette Sakarya Valisi Rahmi Doğan, AK
    Parti Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz, AK Parti MKYK Üyesi Abdurrahman
    Akyüz, TBMM KEFEK Başkanı Çiğdem Erdoğan, AK Parti Milletvekilleri Ali İnci, Murat
    Kaya ve Ertuğrul Kocacık, AK Parti İl Başkanı Yunus Tever, ilçe belediye başkanları,
    SASKİ Genel Müdürü Seyit Sakallıoğlu, SATSO Başkanı Akgün Altuğ, Sakaryaspor
    Başkanı Enes Zengin, Büyükşehir bürokratları ve il kurum temsilcileri yer aldı.
    Doğru istikamette, milletin emaneti
    Başkan Alemdar, Türkiye’de ikinci şehir olarak Sakarya’yı ziyaret eden Bakan Gürlek’e
    şehrin güzelliklerini, kardeşlik, birlik ve beraberlik duygusunu ve potansiyelini anlattı.
    Bakan Gürlek Sakarya’ya övgü
    Bakan Gürlek ise, Sakarya’yı farklı coğrafya ve insan yapısının kardeşçe yaşadığı ‘Huzur
    şehri’ olarak tanımladı ve kardeşlik hukukuyla temsil edilen ticaretin ve sanayinin
    lokomotifi olan Türkiye’nin örnek kenti olduğunu söyledi.
    “Sakarya huzurun şehri…”
    Sakaryadaki insan, coğrafya mozaiğine, doğal güzelliğe ve kardeşlik ruhuna hayran
    kaldığını ifade eden Bakan Gürlek, “Ramazan ayında bakan olduktan sonra ikinci
    ziyaretim Sakarya'ya nasip oldu. Ben de Sakaryayı ziyaret ettiğim için memnuniyetimi
    ifade etmek istiyorum. Sakarya gerçekten huzurun şehri. Yolda gelirken de Sayın Valimiz
    anlattı. Çok farklı profilden, çok farklı coğrafyadan, farklı insan yapısıyla huzur içerisinde
    kardeşçe yaşanan bir şehir. Bizim için Türkiyenin aslında örnek bir şehri. Sanayi alanında,
    özellikle tarım alanında organize sanayide Türkiyenin lokomotif şehri” dedi.
    “Cumhurbaşkanımızın yolunda, gayretle çalışıyoruz”
    Başkan Alemdar, Bakan Gürlek’e Sakarya’nın zengin yapısından bahsederken,
    “Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ülkemize, şehrimize en iyi hizmeti sunmanın gayreti
    içerisindeyiz. Resmi olarak 1 milyon 100 binin üzerinde vatandaşımıza ev sahipliği
    yapıyoruz. Tarımın, sanayinin ve turizmin iç içe olduğu bir şehirde yaşıyoruz.

    Üniversitemizin eğitim turizmine verdiği katkı çok büyük. Diğer taraftan Sapanca
    Gölü’müz, yaylalarımız, göllerimiz, Karadeniz sahillerimizin süslediği 3 ilçemizle yaz
    sezonunda çok ciddi bir turizm potansiyelimiz var. Şehrin her noktasında, yeşilin her
    tonunu bulabilirsiniz. Sayın bakanım, ziyaretinizle bizlere şeref verdiniz” dedi.
    Çiçeklerle karşılanan Bakan Gürlek, ziyaret sonunda günün anısına ziyarete katılan
    isimlerle toplu bir hatıra fotoğrafı çekildi.

  • Türkiye’nin ilk yerli ve milli elektrikli hızlı treni raylara indi

    Türkiye’nin ilk yerli ve milli elektrikli hızlı treni raylara indi

    Türkiye elektrikli hızlı trenini de kendisi üretmeye başardı. TÜRASAŞ tarafından geliştirilen Milli Elektrikli Hızlı Tren ilk kez raylara indirildi. Sakarya’da gerçekleştirilen törende tren, Adapazarı–Sapanca hattında ilk test sürüşünü yaptı.  Saatte 225 km hız  8 vagonlu tren seti  577 yolcu kapasitesi Türkiye’nin ilk yerli ve milli elektrikli hızlı treninin yıl sonuna kadar hizmete girmesi hedefleniyor.

    ilk yerli ve milli elektrikli hızlı treni raylara indi

    Saatte 225 kilometre hıza ulaşabilen Türkiye’nin ilk yerli ve milli elektrikli hızlı tren seti, Sakarya’da düzenlenen törenle raylara indirildi. Adapazarı Mithatpaşa Garı’nda gerçekleştirilen törende tren ilk test sürüşünü Adapazarı ile Sapanca arasında yaptı. Bakan Uraloğlu, 225 kilometre hız yapabilen ve 577 yolcu kapasitesine sahip trenin testlerinin başladığını ve yıl sonuna kadar hizmete alınmasının hedeflendiğini söylerken, Sakarya’ya da iki yeni ulaşım müjdesi verdi.

    Saatte 225 kilometre hıza ulaşabilen Türkiye’nin ilk yerli ve milli elektrikli hızlı tren seti, Sakarya’da düzenlenen törenle raylara indirildi. Adapazarı Mithatpaşa Garı’nda gerçekleştirilen törenin ardından tren ilk test sürüşünü Adapazarı ile Sapanca arasında yaptı. Törene Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu, Adalet Bakanı Akın Gürlek, Sakarya Valisi Rahmi Doğan, Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar, Cumhur İttifakı Sakarya milletvekilleri, TÜRASAŞ yetkilileri ve çok sayıda bürokrat katıldı.

    Programda konuşan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu, Türkiye’nin demiryolu alanında önemli bir eşiği geçtiğini belirterek “Bugün Türkiye’nin 225 kilometre hıza sahip milli elektrikli hızlı treninin raylara inişi ve yol testlerinin başlaması vesilesiyle tarihi bir ana tanıklık ediyoruz. Bu başarı, mühendislerimizin emeği ve TÜRASAŞ’ın birikimiyle gerçekleşti.” dedi.

    “DEMİRYOLU AĞIMIZI 2053’E KADAR 28 BİN 590 KİLOMETREYE ÇIKARACAĞIZ”

    Türkiye’nin demiryolu hedeflerinden de bahseden Uraloğlu, demiryolu ağının önemli ölçüde büyütüleceğini söyleyerek, “Demiryolu ağımızı 2028 yılına kadar 17 bin 287 kilometreye, 2053 yılına kadar ise 28 bin 590 kilometreye yükseltmeyi planladık. Ancak bizim vizyonumuz sadece demiryolu ağını artırmak değil, bu hatlarda kullanılan her aracı yerli ve milli imkanlarla üretmek.” diye konuştu.
    Bu vizyonun en önemli temsilcilerinden birinin ise TÜRASAŞ olduğunu vurgulayan Bakan Uraloğlu, “100 yılı aşan tecrübesi ile ana ve kritik demiryolu bileşenlerini üreten bölgemizin en büyük raylı sistem araç üreticisi TÜRASAŞ’tır. 2025 yılında TÜRASAŞ’ta farklı türlerde toplam 801 adet vagon üreterek tüm zamanların rekorunu kırdık. Askeri tank taşıma vagonu projesinde iki yıllık üretimi bir yılda tamamlayarak 100 vagonu teslim ettik.” şeklinde konuştu.

    “SAKARYA’DA HIZLI TREN FABRİKASI BU YIL TAMAMLANACAK”

    Sakarya’da inşa edilen Milli Elektrikli Hızlı Tren üretim fabrikasının da hızla yükseldiğini belirten Uraloğlu şu bilgileri paylaştı: “Sakarya Bölge Müdürlüğümüzde Milli Elektrikli Hızlı Tren üretim fabrikamızın inşaatı hızlıca ilerliyor. Yaklaşık 18 bin metrekarelik bu modern tesisin yapım çalışmalarına dört buçuk ay önce başladık ve yarısına yakınını bitirdik diyebilirim. Yılda 12 hızlı tren üretme ve test kapasitesine sahip olacak. Yaklaşık 250 kişiye yeni istihdam sağlayacak ve ekonomiye yıllık 3,5 milyar TL katkı sunacak. İnşallah fabrikamızı bu yıl tamamlayacağız. Fabrikamız ihtiyaç duyduğu enerjiyi de güneşten sağlayacak.”
    “TESTLER BAŞLIYOR, HEDEF YIL SONU”

    Trenin test sürecinin başladığını belirten Uraloğlu, “Sakarya’nın üretim gücü ve gayretiyle 225 kilometre hıza sahip milli elektrikli trenimizin testlerini de birazdan yapacağız. Bu kapsamda trenin hız, fren, sürüş ve yol uyumu gibi performans kriterlerini test edeceğiz. Tüm testler tamamlandığında hedefimiz yıl sonuna kadar bu treni raylara indirmek.” dedi.

    SAKARYA’YA İKİ ULAŞIM MÜJDESİ

    Konuşmasında Sakarya’ya iki yeni ulaşım müjdesi de veren Bakan Uraloğlu, Adapazarı-Serdivan-Kampüs tramvay hattı ile Adapazarı-Karasu demiryolu hattı hakkında da açıklamalarda bulundu. Bakan Uraloğlu, “Büyükşehir Belediye Başkanımız kürsüye çıkmadan önce beni tembihledi. Bu konuyu söylemezsen olmaz dedi. Adapazarı-Serdivan-Kampüs tramvay hattımızın ihalesini Büyükşehir Belediyemiz ve Altyapı Yatırımlarımız olarak başlatacağız. Yapım görevini biz üstlenmiştik, bu haftaya yetişmedi ama haftaya ihale ilanını yapacağız inşallah. Adapazarı-Karasu demiryolu hattımızın ihalesini de yapmıştık, onda da çalışmalara başlayacağız.” diye konuştu.

    Konuşmaların ardından Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu ile Adalet Bakanı Akın Gürlek ve beraberindeki protokol üyeleri trene binerek Adapazarı’ndan Sapanca’ya kadar test sürüşüne katıldı.

  • CHP Sakarya Milletvekili Ayça Taşkent, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla bir açıklama yaptı.

    CHP Sakarya Milletvekili Ayça Taşkent, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla bir açıklama yaptı.

    CHP Sakarya Milletvekili Ayça Taşkent, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla bir açıklama yaptı. CHP’li Taşkent’in açıklaması şöyle:

    8 Mart, kadınların eşitlik, özgürlük ve adalet mücadelesinin simgesidir. Bugün aynı zamanda, kadınların yıllardır verdiği hak mücadelesini ve bu mücadele uğruna ödenen ağır bedelleri hatırlama günüdür.

    Ancak Türkiye’de kadınlar için 8 Mart yalnızca bir anma ya da kutlama günü değildir. Bugün aynı zamanda kadınların yaşam hakkını, emeğini, eşit yurttaşlığını savunma mücadelesinin ne kadar hayati olduğunu yeniden hatırladığımız bir gündür. Çünkü ne yazık ki ülkemizde kadınlar hâlâ hayatın her alanında eşitsizlikle karşı karşıya kalmaktadır.

    Kadınlar çalıştıkları işlerde erkeklerle aynı işi yaptıkları halde daha düşük ücret almakta, güvencesiz çalışma koşullarına mahkum edilmekte, iş yaşamında cam tavanlarla karşılaşmaktadır. Türkiye’de kadınların iş gücüne katılım oranı hala çok düşüktür. Kadın emeği çoğu zaman görünmez kılınmakta, özellikle bakım emeği ve ev içi emek kadınların omuzlarına yüklenmektedir.



    Kadınlar yalnızca ekonomik hayatta değil, sosyal hayatta da ciddi engellerle karşılaşmaktadır.
    Erken yaşta ve zorla evlilikler, eğitimden koparılan kız çocukları, toplumsal cinsiyet eşitsizliği ve ayrımcı politikalar kadınların yaşamını doğrudan etkilemektedir. Ama belki de en ağır tablo, kadına yönelik şiddet konusunda karşımıza çıkmaktadır. Kadınlar bu ülkede şiddete maruz kalıyor, tacize uğruyor, tehdit ediliyor ve ne yazık ki her yıl yüzlerce kadın erkek şiddeti sonucu hayatını kaybediyor. Daha da acı olan, bu cinayetlerin çoğunun önlenebilir olmasıdır.

    Defalarca yardım talep eden, koruma isteyen, devletin ilgili kurumlarına başvuran kadınların sesinin duyulmadığına tanıklık ediyoruz. Şiddeti önlemesi gereken mekanizmaların yeterince işletilmemesi, cezasızlık algısının güçlenmesi ve kadınların haklarını koruyan uluslararası sözleşmelerden uzaklaşılması bu tabloyu daha da ağırlaştırmaktadır.

    Kadın cinayetleri münferit değildir. Bu cinayetler, kadınların yaşam hakkını yeterince koruyamayan politikaların sonucudur. Biz biliyoruz ki devletin görevi kadınların nasıl yaşayacağına karar vermek değil; kadınların güven içinde yaşayabilecekleri bir düzen kurmaktır. Kadınlar korkarak yaşamak istemiyor. Kadınlar geceleri sokakta yürürken tedirgin olmadan, iş hayatında ayrımcılığa uğramadan, eşit ücret alarak, kendi hayatlarına dair kararları özgürce vererek yaşamak istiyor.

    Kadınların talebi çok açık: Eşitlik, özgürlük ve güvenli bir yaşam. Bu talepler bir lütuf değil, temel bir yurttaşlık hakkıdır. Kadınların eşit temsil edildiği, kadın emeğinin görünür olduğu, şiddetin önlendiği ve adaletin gerçekten işlediği bir Türkiye mümkün.

    Cumhuriyetin kurucu değerleri bize şunu göstermiştir: Kadınların toplumsal hayata eşit biçimde katılmadığı bir ülkede demokrasi de tam anlamıyla kurulamaz. Bu nedenle kadınların mücadelesi yalnızca kadınların değil, toplumun tamamının mücadelesidir.

    Bizler, kadınların yaşam hakkının güvence altına alındığı, eşitliğin hayatın her alanında sağlandığı, kız çocuklarının özgürce eğitim alabildiği, kadın emeğinin değersizleştirilmediği bir Türkiye için mücadele etmeye devam edeceğiz.

    Çünkü biliyoruz ki güçlü bir demokrasi, ancak kadınların eşit, özgür ve güvende olduğu bir ülkede mümkündür. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde, eşitlik ve özgürlük mücadelesi veren tüm kadınları saygıyla selamlıyorum. Bizlerin eşit ve özgür bir hayat mücadelesi mutlaka kazanacak!

  • Sakaryaspor’a PFDK’dan 593 bin TL para cezası

    Sakaryaspor’a PFDK’dan ceza yağmuru!

    Trendyol 1. Lig’in 28. haftasında oynanan Sakaryaspor – Sarıyer karşılaşmasının ardından Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu (PFDK) kararları açıklandı. Yeşil-siyahlı ekibe saha olaylarından usulsüz seyirci girişine kadar pek çok maddeden adeta ceza yağdı. Toplamda 593 bin TL para cezası alan kulüpte, asıl darbe saha içine ve tribünlere geldi.

    Vukovic 4 Maç Devre Dışı!

    Sakaryaspor’un orta sahadaki dinamosu Josip Vukovic, Sarıyer maçının ardından en ağır darbeyi alan isim oldu. Maç sonunda hakeme yönelik itirazları nedeniyle önce sarı kart görerek cezalı duruma düşen Hırvat oyuncu, ardından ‘Hakaret’ gerekçesiyle sevk edildiği PFDK’dan 3 maç men cezası aldı.

    Vukovic; Adana Demirspor, Ankara Keçiörengücü, Vanspor FK ve Serikspor karşılaşmalarında takımını yalnız bırakacak. Oyuncuya ayrıca 40 bin TL para cezası kesildi.

    Tribünlere Blok Kapatma Şoku

    Sarıyer maçında yaşanan “çirkin ve kötü tezahürat” eyleminin bu sezon ev sahibi olunan maçlarda 4. kez tekrarlanması, taraftara fatura edildi. Doğu Maraton Alt Tribün 112, 113, 114, 115, 116 ve 117 numaralı bloklarda yer alan taraftarların passolig kartları bloke edildi. Bu taraftarlar, kritik Vanspor FK mücadelesinde stadyuma giremeyecek.

    Cüzdanı Yakan Tablo: 593 Bin TL Ceza

    Kulüp kasasından çıkacak toplam bedel yarım milyon lirayı aştı. PFDK’nın kestiği cezaların dökümü ise şu şekilde:

    • Saha olayları ve zaman çizelgesi ihlali: 220.000 TL
    • Çirkin ve kötü tezahürat (4. ihlal): 200.000 TL
    • Stadyuma usulsüz seyirci alınması: 125.000 TL
    • Merdiven boşluklarının boş bırakılmaması: 48.000 TL
    • Görevli Ali Akyüz (Usulsüz seyirci alımı): 20.000 TL

  • Adalet Bakanı Akın Gürlek Sakarya’da

    Adalet Bakanı Akın Gürlek Sakarya’da

    Adalet Bakanı Akın Gürlek Sakarya’da

    Adalet Bakanı Akın Gürlek, bir dizi temas ve incelemelerde bulunmak üzere Sakarya’ya geldi. Bakan Gürlek’in şehirdeki ilk durağı olan Sakarya Valiliği’nde, bölge protokolü tarafından kapsamlı bir karşılama töreni düzenlendi.

    Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar: “Şehrimize Hoş Geldiniz”

    Karşılama törenine katılan Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Bakan Gürlek’i Valilik binasında karşıladıklarını belirterek, “Bir dizi program için şehrimize gelen Adalet Bakanımız Sayın Akın Gürlek’i Sakarya Valiliğimizde karşıladık. Sakarya’mıza hoş geldiniz, safalar getirdiniz Sayın Bakanım” ifadelerini kullandı.

    AK Parti İl Başkanı Yunus Tever: “Yeni Adliye Binasını Görüştük”

    Ziyaretin içeriğine dair detay paylaşan AK Parti Sakarya İl Başkanı Yunus Tever, Bakan Gürlek’e şehirdeki projeler hakkında brifing verdiklerini ifade etti.

    Tever, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Bir dizi ziyaret ve program kapsamında şehrimize teşrif eden Adalet Bakanımız Sayın Akın Gürlek’i Sakarya Valiliğimizde karşıladık. Başta yeni Adliye Binamız olmak üzere şehrimizde devam eden çalışmalar ve yatırım planlamaları hakkında Kıymetli Bakanımıza bilgiler verdik. Kıymetli Bakanımıza şehrimize hoşgeldiniz diyor, destekleri için çok teşekkür ediyoruz.”

    Milletvekili Ali İnci’den Teşekkür Mesajı

    AK Parti Sakarya Milletvekili Ali İnci de karşılama programında yer alarak Bakan Gürlek’e Sakarya’ya gösterdiği ilgi için teşekkür etti. İnci, “Nazik ziyaretleri ve Sakarya’mıza gösterdikleri ilgi ve destekleri için Sayın Bakanımıza teşekkür ediyorum” dedi.

    Bakan Gürlek’in Sakarya Mesaisi Sürüyor

    Valilik ziyaretinin ardından Bakan Gürlek’in programı, yargı mensuplarıyla yapılacak toplantılar ve TÜRASAŞ tesislerindeki hızlı tren yol testleri töreniyle devam edecek. Günün sonunda ise Bakan’ın Serdivan’da şehit ve gazi aileleriyle iftar sofrasında bir araya gelmesi planlanıyor.

    Adapazarı Karadere Mahalle Muhtarı Ferruh Akıncık Adalet Bakanı Akın Gürlek hoş geldin dedi

  • Polikistik Böbrek Hastalığında Kadın Olmak: Görünmeyen Yükler, Sessiz Mücadeleler

    Polikistik Böbrek Hastalığında Kadın Olmak: Görünmeyen Yükler, Sessiz Mücadeleler

    Polikistik Böbrek Hastalığında Kadın Olmak: Görünmeyen Yükler, Sessiz Mücadeleler

    8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında, Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Nefroloji Kliniği’nden Prof. Dr. Şebnem Karakan, genetik hastalıkların kadınların yaşamında oluşturduğu çok boyutlu etkilere dikkat çekti. Prof. Dr. Karakan, özellikle Otozomal Dominant Polikistik Böbrek Hastalığı (ODPBH) özelinde kadınların yaşadığı tıbbi, psikolojik ve toplumsal yüklerin görünür kılınması gerektiğini vurguladı.

    Prof. Dr. Karakan, 8 Mart’ın kadınların görünmeyen sağlık yüklerini konuşmak için önemli bir fırsat olduğunu belirterek değerlendirmesinde şu ifadelere yer verdi: “8 Mart, kadınların yaşamın her alanındaki varlığını ve mücadelesini hatırladığımız çok kıymetli bir gün. Ben bugün, kadınların hem bedenleri hem de ruhlarıyla taşıdıkları bir yük olan genetik hastalıklara dikkat çekmek istiyorum. Çünkü genetik hastalıklar yalnızca biyolojik değil, aynı zamanda derin bir psikososyal boyuta da sahiptir.”

    Her 10 Diyaliz Hastasından 1’i Otozomal Dominant Polikistik Böbrek Hastalığı Nedeniyle Böbrek Yetmezliği Yaşıyor

    Otozomal Dominant Polikistik Böbrek Hastalığı; böbreklerde çok sayıda kistin ilerleyici biçimde büyümesiyle seyreden, zamanla böbrek yetmezliğine yol açabilen ve toplumda en sık görülen kalıtsal hastalıklardan biridir. Prof. Dr. Karakan hastalık ve tedavi ile ilgili şunların altını çizdi: “Otozomal dominant polikistik böbrek hastalığının günümüzde artık tedavisi mümkün. Uygun evrede tanı alan hastaların ilaç tedavisi ile hastalık sürecini yavaşlatabiliyoruz. Buna rağmen bilgi eksikliği ile diyaliz tedavisi alan her 10 hastadan biri bu hastalık nedeniyle böbrek yetmezliği tanısı almakta.”

    Hastalığın otozomal dominant kalıtım göstermesi nedeniyle, hastalığı taşıyan bir ebeveynin çocuğuna hastalığı aktarma riski yüzde 50’dir. Prof. Dr. Karakan, bu bilginin özellikle anneler üzerinde ciddi bir psikolojik yük oluşturduğunu belirterek şunları söyledi: “Kadınlar bir yandan kendi sağlık süreçlerini; hipertansiyon, kronik ağrı ve böbrek fonksiyon kaybı gibi sorunları yönetmeye çalışırken, diğer yandan çocuklarına hastalığı aktarma ihtimaliyle yüzleşiyor. Araştırmalar, hastaların yüzde 62’sinin bu nedenle yoğun bir suçluluk duygusu yaşadığını gösteriyor. Bu suçluluk duygusu, bazı kadınların anne olma kararını dahi yeniden gözden geçirmesine yol açabiliyor.”

    Genetik Hastalıklarda Toplumsal Baskı Özellikle Kadınlara Yöneliyor 

    Genetik hastalıklar hem anneden hem babadan aktarılabilmesine rağmen, toplumsal baskının çoğu zaman kadına yöneldiğini ifade eden Prof. Dr. Karakan, kadınların evlilik ve annelik kararları üzerinden sorgulanabildiğini belirtti.

    Genetik hastalığı olan bir çocuğun bakım sorumluluğunu üstlenen kadınların iş yaşamından uzaklaşabildiğini, sosyal olarak yalnızlaşabildiğini ve tükenmişlik yaşayabildiğini söyleyen Karakan, kronik hastalıkla yaşamanın depresyon ve anksiyete riskini de artırdığına dikkat çekti: “Kadınlar çoğu zaman hem kendi hastalıklarıyla hem de ailelerinin kaygısıyla aynı anda mücadele ediyor” dedi.

     Çözüm: Multidisipliner Destek ve Toplumsal Farkındalık

    Prof. Dr. Şebnem Karakan, bu yükün hafifletilebilmesi için şu adımların atılması gerektiğini vurguladı:

    • Genetik danışmanlık hizmetlerinin yaygınlaştırılması

    • Gebelik öncesi ve sonrası multidisipliner destek sağlanması

    • Psikososyal destek mekanizmalarının standart hale getirilmesi

    • Eşlerin ve aile bireylerinin sürece aktif katılımının teşvik edilmesi

    • Toplumsal farkındalık kampanyaları ile doğru bilginin yaygınlaştırılması

    Prof. Dr. Karakan sözlerine şöyle devam etti: “Otozomal Dominant Polikistik Böbrek Hastalığı yalnızca böbrekleri etkileyen bir hastalık değildir. Kadının bedenini, ruhunu, annelik kimliğini ve sosyal yaşamını da etkileyen çok boyutlu bir durumdur” diyen Karakan, sözlerini şu çağrıyla tamamladı: “Genetik hastalıklar biyolojik bir gerçektir; ancak kadınlara yüklenen sosyal ve psikolojik baskı değiştirilebilir bir toplumsal tutumdur. Kadını suçlayan değil destekleyen, yalnız bırakan değil güçlendiren, korku üreten değil bilgi sunan bir yaklaşımı benimsemek zorundayız. Kadınların güçlü varlığını yalnızca 8 Mart’ta değil, yılın her günü desteklemek hepimizin sorumluluğudur.”