Kategori: Firmalar
Firmalar
-
Tavuk Dünyası, Gıda Güvenliğine Verdiği Önemi Uluslararası Standartlarla Bir Kez Daha Tescilledi
2015 yılında, Türkiye’nin önde gelen özel sermaye fonlarından Global Restaurant Investments S.A.R.L.’nin yatırım yapmasıyla Tavuk Dünyası büyüme ve kurumsallaşmada ivme kazandı. Detaylı bilgi için www.tavukdunyasi.com
-
Şenpiliç’ten çalışan sağlığına güçlü yatırım: KETEM iş birliğiyle kanser farkındalığı ve erken teşhis projesi
Şenpiliç’ten çalışan sağlığına güçlü yatırım: KETEM iş birliğiyle kanser farkındalığı ve erken teşhis projesi
Türkiye’nin lider entegre piliç eti üreticisi Şenpiliç, çalışan sağlığını odağına alan kurumsal sorumluluk yaklaşımı doğrultusunda, Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezleri (KETEM) ile kapsamlı bir sağlık projesini hayata geçirdi. 31 işyerinde eş zamanlı gerçekleştirilen ve toplam 1.015 çalışana ulaşılan proje kapsamında; çalışanlarda kanser farkındalığının artırılması, erken teşhisin desteklenmesi ve önleyici sağlık yaklaşımının güçlendirilmesi amaçlanıyor.
Toplumsal sorumluluğu kurum kültürünün merkezinde konumlandıran Türkiye’nin lider entegre piliç eti üreticisi Şenpiliç, çalışan sağlığını kurumsal kültürünün temel unsurlarından biri olarak ele aldığı (Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezleri) KETEM İş Birliği ile “Kanser Farkındalığı ve Erken Teşhis Projesi”ni; Sakarya, Samsun, Adana ve Osmaniye başta olmak üzere toplam 31 işyerinde eş zamanlı olarak hayata geçiriyor. 1.015 çalışana ulaşan ve eğitim, tarama ile mamografi olmak üzere üç aşamadan oluşan proje kapsamında, çalışanların düzenli sağlık kontrollerine erişimi kolaylaştırılarak işyeri ortamında kapsamlı sağlık hizmetlerinden faydalanmaları sağlanıyor. Bu yaklaşım, kanser farkındalığının artırılmasını ve erken teşhis bilincinin güçlenmesini odağına alıyor.
Eğitim ve tarama süreçleri koordineli şekilde yürütülüyor
Proje kapsamında KETEM yetkili hekimleri tarafından verilen eğitimlerde; kanser nedir, erken teşhisin önemi, tarama programları, kendi kendine muayene yöntemleri ve kanser farkındalığını artırmaya yönelik bilgiler paylaşılıyor. Eğitimlerin ardından, gönüllülük esasına dayalı olarak meme, rahim ağzı ve kolon kanserlerine yönelik taramalar gerçekleştiriliyor. İşyeri çalışan sayısına göre KETEM mobil tarama araçları işyerlerine yönlendirilirken, bazı lokasyonlarda çalışanlar ilçe KETEM merkezlerine ulaştırılıyor. Tarama sonuçları gizlilik esasına uygun şekilde çalışanlara bireysel olarak iletiliyor. Gerekli görülen vakaların ileri tetkik ve izlem süreçleri KETEM ve ilgili sağlık kuruluşları tarafından yürütülüyor.
Bu yaklaşım doğrultusunda, 2024 yılında Sakarya’nın Söğütlü ilçesinde gerçekleştirilen KETEM taramalarından elde edilen deneyimler, bu projenin kurgulanmasında belirleyici oldu. İki işyerinde yürütülen taramalarda iki çalışanın ileri tetkik için sağlık kuruluşlarına yönlendirilmesi, erken teşhisin önemini somut şekilde ortaya koydu.
Saha koordinasyonu İnsan Kaynakları liderliğinde yürütüldü
Proje, Şenpiliç İnsan Kaynakları Direktörlüğü koordinasyonunda, il ve ilçe KETEM birimleriyle iş birliği içinde hayata geçirildi. Sürecin saha organizasyonu ve kurum içi koordinasyonu ise Söğütlü İnsan Kaynakları Yöneticisi Merve Gündüz tarafından yürütüldü. Çalışan sayısı ile yaş ve cinsiyet dağılımları dikkate alınarak yapılan ihtiyaç analizinin ardından eğitim ve tarama planları oluşturuldu. Eğitim ve tarama süreçleri, iç iletişim e-postaları, afişler ve bilgilendirme toplantıları aracılığıyla çalışanlara duyuruldu. Şenpiliç, organizasyon ve zaman planlamasından çalışan katılımının desteklenmesine kadar sürecin tüm aşamalarında aktif rol alırken; KETEM ekipleri eğitim, tarama, sonuç değerlendirme ve yönlendirme sorumluluğunu üstlendi.
-

Doğru tekniklerle yapılan doğal fermentasyon, hem güvenli hem de besleyici sonuçlar verir
“Doğru Fermentasyon Sağlık Getirir”
Uzmandan Doğal Probiyotik Önerileri
Arş. Gör. Sanem Güven: “Doğru tekniklerle yapılan doğal fermentasyon, hem güvenli hem de besleyici sonuçlar verir.”
İstanbul Rumeli Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Arş. Gör. Sanem Güven, sağlıklı bir bağırsak sisteminin dengeli ve yeterli beslenmenin temelini oluşturduğunu belirterek, evde doğru yöntemlerle hazırlanacak doğal probiyotiklerin sindirim ve bağışıklık sistemi üzerinde olumlu etkiler yaratabileceğini ifade etti. Güven, liften zengin besinlerin yanı sıra düzenli probiyotik tüketiminin bağırsak mikrobiyotasını dengelediğini vurgulayarak, “Yoğurt, kefir ve fermente sebzeler gibi doğal probiyotik kaynaklarının günlük beslenme düzenine eklenmesi hem sindirim sağlığını hem de yaşam kalitesini destekler” dedi.
Probiyotikler: Bağırsak Sağlığının Anahtarı
Probiyotiklerin bağırsak sağlığı açısından kritik bir rol üstlendiğini belirten Güven, “Probiyotikler; yoğurt, kefir ve turşu gibi geleneksel gıdalarda doğal olarak bulunan canlı mikroorganizmalardır. Bu mikroorganizmalar sindirim sistemini destekler, bağışıklığı güçlendirir, vitamin üretimine katkı sağlar ve antibiyotik kullanımı sonrası bozulan dengeyi yeniden kurar. Ayrıca yapılan bilimsel çalışmalar, düzenli probiyotik tüketiminin metabolik sağlık üzerinde de olumlu etkiler yarattığını göstermektedir.” ifadesini kullandı.
Evde Doğal Probiyotik Hazırlamak Mümkün
Evde doğal probiyotik hazırlamanın son derece mümkün olduğunu söyleyen Güven, doğru fermantasyon tekniklerinin hijyen ve güvenlik açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. “Evde yoğurt, kefir ya da turşu yaparken kullanılacak malzemelerin temizliği, kapların hijyenik olması ve fermantasyon sıcaklığının uygun aralıkta tutulması sağlıklı sonuç için kritik öneme sahiptir” dedi.
Ev Yoğurdu, Kefir ve Turşu: En Doğal Probiyotik Kaynakları
Ev yoğurdu yapımında güvenilir süt kullanılmasının ve mayalama sıcaklığının doğru ayarlanmasının önemine değinen Güven, “Yaklaşık 42–45°C sıcaklıkta yapılan mayalama işlemi, yoğurdun hem kıvamını hem de probiyotik içeriğini belirler. Süre uzadıkça yoğurdun probiyotik yoğunluğu artar. Kefir hazırlığında ise cam kavanoz ve pastörize süt tercih edilmeli; fermantasyon sürecinde kavanozun ağzı tamamen kapatılmamalıdır, bu sayede gaz çıkışı sağlanır. Ev yapımı turşular da güçlü bir probiyotik kaynağıdır. Mevsiminde, taze ve çürüksüz sebzelerle hazırlanan turşular, doğru tuz oranı ve hijyen koşullarıyla doğal bir fermentasyon sürecine girer. Sebzelerin hava ile temas etmemesi ve kavanozların güneş ışığı almayan serin ortamlarda bekletilmesi gerekir.” ifadelerini kullandı.
Evde Güvenli Fermentasyon İçin Dikkat Edilmesi Gerekenler
Evde fermentasyon yaparken dikkat edilmesi gereken noktaların altını çizen Güven, “Kapların cam veya paslanmaz çelik olması, el ve ekipman hijyenine özen gösterilmesi gerekir. Küf, kötü koku ya da renk değişimi fark edilirse ürün kesinlikle tüketilmemelidir. Ayrıca doğal fermentasyonun ideal sıcaklık aralığı 18–24°C olmalı ve kavanozlar tamamen kapatılmamalıdır.” uyarısında bulundu.
“Fermente Gıdalar, Sağlıklı Toplumun Parçası Olmalı”
Arş. Gör. Sanem Güven, evde hazırlanan probiyotik gıdaların bilimsel olarak kanıtlanmış
Sağlık faydalarına dikkat çekerek sözlerini şöyle tamamladı:
“Doğru tekniklerle yapılan doğal fermentasyon, güvenli, ekonomik ve besleyici ürünler elde etmenin en doğal yoludur. Fermente gıdaların mutfaklarda daha fazla yer alması, toplumda sağlıklı beslenme alışkanlıklarının yaygınlaşmasına büyük katkı sağlayacaktır.” -

Metro Türkiye Finans Yönetiminde Bayrak Değişimi
Metro Türkiye Finans Yönetiminde Bayrak Değişimi
Metro Türkiye liderlik takımında önemli bir görev değişimi gerçekleşti. Metro Bulgaristan CFO’su olarak görev yapan Erhan Çetin 1 Ocak 2026 itibarıyla Metro Türkiye’nin yeni CFO’su oldu.
Yeme içme sektörünün güvenilir iş ortağı olarak 1990 yılından bu yana Türkiye’de faaliyet gösteren Metro Türkiye finansal yönetiminde üst düzey değişim gerçekleşti. Şirketin mevcut CFO’su Aslı Aracıoğlu yıl sonu itibarıyla Makro İspanya’ya aynı görevle transfer olurken, Metro Bulgaristan CFO’su Erhan Çetin 1 Ocak 2026 itibarıyla Metro Türkiye CFO’su olarak bayrağı devraldı.
Temmuz 2019’dan bu yana Metro Türkiye’de CFO’luk görevini üstlenen Aslı Aracıoğlu; şirketin finansal yapılanmasının güçlendirilmesi, dayanıklı büyüme stratejisinin desteklenmesi ve yeme içme sektörünün sürdürülebilir gelişimine yönelik yatırımların hayata geçirilmesi süreçlerinde önemli katkılar sundu. Yeni CFO Erhan Çetin ise Metro Grubu içinde farklı ülke ve yönetim seviyelerinde kazandığı deneyimle Metro Türkiye’nin finansal stratejisinde yeni bir dönemin kapısını açıyor. Farklı operasyonlarda edindiği ticari finans, bütçe yönetimi ve değer yaratma odaklı yaklaşımıyla şirketin uzun vadeli büyüme hedeflerine güçlü bir katkı sağlaması bekleniyor.
Metro Türkiye, Türk mutfağının sürdürülebilirliği, yerel üreticinin desteklenmesi ve yeme içme sektörünün güçlendirilmesi yönündeki çalışmalarını sürdürürken, finansal yönetimdeki bu görev değişiminin şirketin stratejik dönüşümüne ivme kazandırması öngörülüyor.
Erhan Çetin hakkında
Erhan Çetin kariyerine 2007 yılında KPMG de baslayıp ardından BİM ve Media Markt’ta Bütçe Planlama ve Kontrol Müdürü olarak devam etti. Mart 2014’te Metro Türkiye’de Finansal Kontrol ve Bütçe Planlama Müdürü rolünü üstlenerek Metro bünyesine katıldı. Eylül 2015’te Bütçe Planlama ve Kontrol Grup Müdürü olarak atanan Çetin, Temmuz 2019’da Ticari Kontrol ve Bütçe Planlama Grup Müdürü pozisyonuyla Metro AG’ye geçti. Mayıs 2021’de Değer Yaratma Direktörü olarak görev yapmasının ardından Ekim 2023’te Metro Bulgaristan CFO’su oldu. Erhan Çetin, 1 Ocak 2026 itibarıyla Metro Türkiye CFO’su olarak görevine başladı.
-

Türk Ytong, enerji verimliliğinde öncü rolünü sürdürüyor
TS 825’e uygun web tabanlı yazılım yayında.
TGÜB ısı yalıtım hesaplamalarını dijital ortama taşıdı;
Türk Ytong, enerji verimliliğinde öncü rolünü sürdürüyor
Türkiye’de konuta ilişkin en önemli problemlerden biri yalıtım kaynaklı ısınma sorunu. Yalıtımsız yapıların ekonomimiz kadar, sağlığımız üzerinde de olumsuz etkisi var. TÜİK verilerine göre nüfusun yüzde 31,3’ü, sızdıran çatı ve nemli duvarlar ile ilgili problemler yaşarken yüzde 30,2’si konutunda izolasyondan dolayı ısınma sorunu ile karşı karşıya. Bu tablo hem ekonomiye hem de yaşam konforuna zarar veriyor. Türkiye’nin enerji maliyetlerini aşağı çekmesi için konutlarda etkili ısı yalıtımı yapılması gerekiyor.
Türkiye’de 1 Nisan 2025 itibarıyla yürürlüğe giren “Binalarda Isı Yalıtımı Kuralları Standardı” -TS 825:2024- enerji verimliliği yolculuğunda tarihi bir dönüm noktası niteliği taşıyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın öncülüğünde ve Türk Standartları Enstitüsü’nün (TSE) katkılarıyla hazırlanan standart, binalarda enerji kayıplarının azaltılmasına, sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşılmasına önemli katkı sağlayacak. Türk Ytong Yönetim Kurulu Başkan Vekili Fethi Hinginar yaptığı açıklamada “Türk Ytong olarak, ülkemizin dört bir yanında inşa edilen yapılara sunduğumuz düşük ısıl iletkenlik hesap değerine sahip gazbeton bloklarımız ve yüksek performanslı ısı yalıtım levhalarımız ile sektörün öncülerinden biri olmaktan gurur duyuyoruz” dedi.
Binalarda ısı kayıplarının önemli bir bölümü dış duvarlardan kaynaklanıyor. Bu noktada yapı malzemelerinin niteliği kritik önem taşıyor. Ytong bloklar, duvar malzemesi olarak yüksek ısı yalıtımı sağlayarak TS 825 2024’ün getirdiği yeni standartlara uyumlu çözümler sunuyor. Multipor, sektörün düşük lambda değerlerine sahip ısı yalıtım ürünlerinden biri olarak, sergilediği üstün performans ile enerji kayıplarını en aza indiriyor. Türk Ytong bu ürünleri sayesinde, yalnızca yeni binalarda standartların karşılanmasını değil, aynı zamanda mevcut binaların iyileştirilmesinde de yüksek verimli çözümler sunuyor.
Yeni TS 825:2024 standardı ile neler değişiyor?
Yürürlüğe giren “Binalarda Isı Yalıtım Kuralları Standardı” ile binalarda enerji verimliliğinin önemli oranda iyileşmesi öngörülüyor. Türkiye’nin enerji ithalatına olan bağımlılığının azalması ve hane halkı bütçelerinde ciddi tasarruf sağlanması hedefleniyor. TS 825:2024 standardı ile başlıca öne çıkan değişiklikler;
-
Isıtma enerjisi hesaplamalarının yanı sıra artık soğutma enerjisi hesaplamaları da zorunlu hale getirildi.
-
Duvarların, döşemelerin, çatıların ve pencerelerin U değerleri düşürüldü.
-
Derece gün bölgeleri 4’ten 6’ya çıkarıldı.
-
Güneş ışınımı, ısı köprüleri, aylık hesaplama metodu, bina türüne göre hava değişim katsayısı, yaz-kış tasarım sıcaklığı, iç ortam bağıl nem ve ısı kazancı değerlerinde güncellemeler yapıldı.
-
Bina türlerine göre ısıtma ve soğutmaya yönelik birim metrekaredeki yıllık enerji tüketim değerleri revize edildi.
Ekonomiye ve sürdürülebilirliğe katkı sağlanacak
Fethi Hinginar Türkiye’de toplam enerji tüketiminin yaklaşık üçte birinin binalardan kaynaklandığının altını çizerek yeni TS 825:2024 standardının hayata geçmesiyle daha az enerji harcayan, daha konforlu yaşam alanları oluşacağını söyledi. Bu sayede enerji ithalatının azalacağını vurgulayan Hinginar karbon salımının da düşerek net sıfır hedeflerine önemli katkı sağlanacağını paylaştı.
Fethi Hinginar sözlerine şöyle devam etti: “Yeni standardın başarılı şekilde uygulanabilmesi için tüm paydaşlara sorumluluklar düşüyor. Üreticiler, uygulayıcılar, denetçiler ve bina sahipleri olarak hepimizin doğru malzeme seçimi, doğru uygulama ve bilinçlendirme konularında ortak hareket etmesi lazım. Türk Ytong olarak üyesi olduğumuz Türkiye Gazbeton Üreticileri Birliği TS825 hesaplamalarını yapabilen web tabanlı bir program da geliştirdi (https://tgubts825.com.tr/ ). Tüm paydaşlara açık olan bu dijital platform sayesinde, yeni standardın getirdiği karmaşık hesaplamalar hızlı, doğru ve erişilebilir şekilde yapılabiliyor. Mimarlar, mühendisler, denetim kurumları ve uygulamacılar için tasarım ve uygulama süreçleri kolaylaşıyor; doğru malzeme seçimi ve enerji verimliliği hedeflerine uyum güvence altına alınıyor.”
-
-

Türkiye su ürünleri ve hayvansal mamuller sektörü ihracatta 4 milyar doları aştı
Türkiye su ürünleri ve hayvansal mamuller sektörü ihracatta 4 milyar doları aştı
Türkiye su ürünleri ve hayvansal mamuller ihracatı 10 yılda yüzde 123 arttı
Türkiye su ürünleri ve hayvansal mamuller ihracatının yüzde 45’i Ege Bölgesi’nden yapıldı
Dünya’nın üç öğün protein ihtiyacını karşılayan Türkiye su ürünleri ve hayvansal mamuller sektörü, 2025 yılında ihracatını yüzde 5’lik artışla 3 milyar 862 milyon dolardan 4 milyar 46 milyon dolara taşıdı.
Türkiye Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Başkanı Sinan Kızıltan, 2015 yılında 1 milyar 184 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdiklerini, son 10 yılda sektörün ihracatını yüzde 123 geliştirerek 4 milyar 46 milyon dolara ulaştırdığını ve ihracatın yıldız sektörlerinden biri olmayı başardığını dile getirdi.
Su ürünleri sektörü yüzde 55 pay aldı
Türkiye su ürünleri ve hayvansal mamuller sektöründe ihracattan en büyük payı 2 milyar 243 milyon dolarla su ürünlerinin aldığı bilgisini veren Kızıltan, “Sektörün toplam ihracatında su ürünlerinin payı yüzde 55 olarak kayıtlara geçti. Kanatlı ve yumurta sektörü kota ve ihracat kısıtlamalarına rağmen 1 milyar 120 milyon dolarlık performansla 2024 yılındaki ihracat tutarını korumayı başardı. Kanatlı eti ihracatı yüzde 8’lik artışla 671 milyon dolardan 723 milyon dolara tırmanırken, yumurta ihracatı 2025 yılında ihracata getirilen fon nedeniyle yüzde 14’lük kan kaybı yaşadı ve 463 milyon dolardan 397 milyon dolara geriledi. Süt ve süt ürünleri sektörü ihracatını yüzde 13 artırarak 363 milyon dolardan 409 milyon dolara taşıdı. İhracatını yüzde 60 artırarak 47,4 milyon dolardan 78 milyon dolara çıkaran süt tozu süt ürünleri ihracatının lokomotif oldu. Bal üretiminde dünya ikincisi olan Türkiye, 2025 yılında 33,5 milyon dolarlık bal ihracatına imza attı” diye konuştu.
2026 yılı ihracat hedefi 4,3 milyar dolar
Türkiye Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Başkanı Sinan Kızıltan, sektörün 2026 yılı ihracat hedefinin 4,3 milyar dolar olarak belirlendiğini açıkladı. Kızıltan, 2026’da sektörün rekabet gücünü artırmaya yönelik öncelikli başlıkların; katma değerli ihracatın geliştirilmesi, sürdürülebilirlik ve izlenebilirlik uyumu, etkin maliyet yönetimi, pazar çeşitlendirmesi ve risk yönetimi olduğunu vurguladı.
UR-GE Projeleri, Turkish Seafood Turquality Projesi, planlanan yurt dışı fuar katılımları ve uluslararası kuruluşlarda üstlenilen aktif rollerin; ihracatın sürdürülebilir şekilde büyümesine katkı sağlayacağını ifade eden Kızıltan, “Bu çalışmaların pozitif katkısıyla, 2027 yılı sonunda su ürünleri ihracatında 2,5 milyar dolar hedefine ulaşmayı amaçlıyoruz. Özellikle işlenmiş, paketli ve markalı ürünlerin ihracattaki payının artırılması, ihracat gelirlerini kalıcı biçimde güçlendirecek” ifadelerini kullandı.
AB başta olmak üzere pazarlarda uyum gereklilikleri artarken, sürdürülebilir üretim modellerinin artık bir tercih değil zorunluluk haline geldiğini belirten Kızıltan; yem, enerji ve lojistik maliyetlerinde verimlilik sağlayan uygulamalar ile ölçek ekonomilerinin öneminin daha da artacağını kaydetti.
Yakın pazarlara aşırı bağımlılığı azaltacak şekilde alternatif pazarlarda kalıcı ticari ağların kurulmasının ihracatta istikrarın anahtarı olacağına işaret eden Kızıltan, “Kuş gribi gibi hayvan hastalıkları, iklim kaynaklı etkiler ve biyogüvenlik uygulamalarının da sektörün risk yönetimi gündeminde temel başlıklar olmaya devam edecek. 2025’te ihracatta yükseliş ivmesini sürdüren su ürünleri sektörü başta olmak üzere, tüm alt sektörlerde rekabet gücünü artıran yatırım ve dönüşüm adımları 2026 performansımızı belirleyecek. Sektörümüzün üretim kapasitesi, pazar tecrübesi ve girişimcilik gücüyle 2026 yılında da büyümeyi sürdüreceğine inancım tam” şeklinde konuştu.

Levrek zirvedeki yerini korudu
İhracat lideri su ürünleri sektörünün 2025 yılı performansını özetleyen Kızıltan; İhracatta zirvede “Denizler Kralı olarak nitelendirilen levrek yer aldı. 2024 yılında 570 milyon dolar olan levrek ihracatı 2025 yılında yüzde 17’lik artışla 666 milyon dolara ulaştı. Beyaz Etli Prens Çipura, 585 milyon dolarlık döviz getirisiyle levreği takibini sürdürdü. 2024 yılında 507 milyon dolar döviz getirisi elde ettiğimiz çipuranın ihracat artışı 2025 yılında yüzde 15 olarak kayıtlara geçti. Türk su ürünleri sektörünün son 10 yılda dünya sofralarına armağanı olan Türk somonu ihracattaki artışını 2025 yılında da sürdürdü. 2024 yılında 458 milyon dolar olan Türk somonu ihracatı 2025 yılında yüzde 14’lük artışla 521 milyon dolara ilerledi. Diğer su ürünleri ihracatımız 193 milyon dolar, orkinos ihracatımız 123 milyon dolar, alabalık ihracatımız 122 milyon dolar ve kaya levreği ihracatımız 32,7 milyon dolar şeklinde gerçekleşti” diyerek sözlerini noktaladı.
Su ürünleri ve hayvansal mamuller ihracatının yüzde 45’i Ege Bölgesi’nden yapıldı
Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği 2025 yılında ihracatını yüzde 7’lik artışla 1 milyar 724 milyon dolardan 1 milyar 840 milyon dolara yükselterek sektörün toplam ihracatının yüzde 45’ini tek başına gerçekleştirdi ve zirvedeki yerini sağlamlaştırdı.
Su ürünlerinde Rusya, kanatlı, yumurta ve süt ürünlerinde Irak zirvede
Türkiye’nin su ürünleri ihracatında ilk sırada 466 milyon dolarla Rusya Federasyonu yer alırken, İtalya 280 milyon dolarlık taleple zirve takibini sürdürdü. İtalya’ya ihracat yüzde 17 artış gösterdi. Türk su ürünleri sektörünün ihracatta güçlü pazarı Hollanda’ya ihracat yüzde 35’lik artışla 229 milyon dolar olarak kayıtlara geçti. Bu ülkeleri; Yunanistan, İngiltere, Japonya, Amerika Birleşik Devletleri, Almanya, Güney Kore ve Fransa takip etti.
Türkiye’nin kanatlı eti ihracatı 722 milyon dolar olurken, Irak 306 milyon dolarla açık ara zirvedeki yerini korudu. Suriye, kanatlı eti ihracatında yüzde 557’lik rekor artışla 14 milyon dolardan 92 milyon dolara yükseldi ve listenin ikinci sırasına yükseldi. Birleşik Arap Emirlikleri 26,3 milyon dolarlık kanatlı eti talebiyle ismini üçüncü sıraya yazdırdı.
Irak, 69 milyon dolarlık taleple süt ürünleri ihracatında da birinci sıranın sahibi oldu. Cezayir’e süt ürünleri ihracatı yüzde 46’lık artışla 28,8 milyon dolardan 41,7 milyon dolara tırmandı. Bangladeş’e süt ürünleri ihracatı yüzde 150’lik sıçramayla 10 milyon dolardan 24,8 milyon dolara ilerledi.
Yumurta ihracatında ilk sırayı 111 milyon dolarla Irak alırken, ikinci sırada 55,6 milyon dolarla Rusya Federasyonu, üçüncü basamakta 34,5 milyon dolarla Birleşik Arap Emirlikleri boy gösterdi.
Bal ihracatında ilk üç ülke 11,3 milyon dolarla ABD, 5,4 milyon dolarla Almanya ve 3 milyon dolarla İngiltere şeklinde sıralandı.
-

bizz@kampüs’te genç fikirler bu yıl GODIVA için yarışacak
bizz@kampüs’te genç fikirler bu yıl GODIVA için yarışacak
Gençlerin pazarlama odaklı stratejileriyle katıldığı bizz@kampüs’te bu yıl üniversitelerin 3.ve 4.sınıf ile yüksek lisans öğrencileri, GODIVA markası için yarışacak. “Fikirlerinle Işılda” sloganıyla düzenlenen yarışmanın başvuruları 12 Ocak-9 Şubat 2026 tarihleri arasında alınacak, ilk 3’e giren takımlara toplam 300 bin TL ödül ve uzun süreli staj hakkı verilecek.
Her yıl farklı bir pladis markası için gençlerin pazarlama odaklı stratejiler geliştirdiği bizz@kampüs, 15’inci yılında yaratıcılık odağına global premium çikolata markası GODIVA’yı aldı. Üniversitelerin 3. ve 4. sınıf ile yüksek lisans öğrencilerinin katılabildiği yarışmada gençler “Fikirlerinle Işılda” sloganıyla bu kez GODIVA için yenilikçi pazarlama fikirleri geliştirecek.
2-3 kişiden oluşan takımların yarışacağı bizz@kampüs için başvurular 12 Ocak-9 Şubat 2026 tarihleri arasında www.bizzkampus.com/tr
sitesinden yapılabilecek. Katılım koşullarını sağlayan takımlar, belirtilen tarihe kadar sunumlarını gönderebilecek. Bu aşamayı geçen ilk 50 takım, projelerini detaylandıracakları yeni bir sunumla yarışma sürecine devam edecek. Değerlendirme sonrası ilk 10 takım finale yükselecek. Finalde takımların jüri üyeleri karşısındaki sunumlarının ardından ilk 3 belli olacak. Birinciye 125 bin TL, ikinciye 100 bin TL, üçüncüye 75 bin TL ödül verilecek yarışmada, dereceye giren takımlar uzun dönem staj hakkı da elde edecek. pladis TURCA ( Türkiye ve Orta Asya ) İnsan Kaynakları Başkan Yardımcısı Eylem Özgür: “Gençlerin uygulamalı deneyim kazanmasına zemin hazırlıyoruz”
pladis TURCA İnsan Kaynakları Başkan Yardımcısı Eylem Özgür, bizz@kampüs’le, gençlerin stratejik düşünme, içgörüden fikir üretme, yaratıcı sunum, ikna ve planlama alanlarında uygulamalı deneyim kazanmasına zemin hazırladıklarını söyleyerek sözlerine şöyle devam etti:
“bizz@kampüs, gençlerin iş dünyasını tanıma fırsatı buldukları, kendilerini farklı yönleriyle ortaya koyabildikleri güçlü bir gelişim alanı. Takım çalışması, yaratıcı düşünme, fikirlerini savunma ve planlama gibi pek çok yetkinliği bu süreçte birebir deneyimliyorlar. Bu yıl da GODIVA gibi ilham veren bir markayla çalışmalarının, gençlerimizin bakış açılarını genişleten ve vizyonlarını besleyen çok değerli bir fırsat sunacağına inanıyoruz. Onların bu yolculuktan aldıkları ilhamla hayallerine cesaretle yönelmelerini ve geleceğe umutla bakmalarını diliyoruz.”
pladis TURCA CMO Mustafa Kabakçı: “Gençlerin cesur fikirlerini marka yönetimi deneyimiyle buluşturuyoruz”
pladis TURCA CMO’su Mustafa Kabakçı, pazarlama faaliyetlerinin markalara uzun vadeli değer kattığını ve bizz@kampüs’ün bu sürece önemli katkı sağladığını vurguladı. Kabakçı şöyle konuştu:
“Pazarlama artık sadece ürünü anlatmak değil; içgörülerden beslenerek anlam, duygu ve deneyim tasarlamayı gerektiriyor. bizz@kampüs, gençlerin bu bakış açısını bir marka problemi üzerinden deneyimleyebildikleri çok değerli bir platform. GODIVA gibi global ölçekte güçlü bir markayla çalışmak, stratejik düşünmenin, hikâye anlatımının ve deneyim tasarımının pazarlamadaki karşılığını somutlaştırıyor. Gençlerin cesur fikirlerinin marka yönetimi deneyimiyle buluşmasının hem onlar hem de sektörümüz için çok kıymetli.”
-

Bayer Tüketici Sağlığı’nda Üst Düzey Atama
Bayer Tüketici Sağlığı’nda Üst Düzey Atama
- Bayer Tüketici Sağlığı Türkiye Ülke Müdürü Dr. Onur Yaprak, 1 Ocak itibari ile Bayer Tüketici Sağlığı Türkiye, Orta Asya ve Kafkaslar Ülke Grubu Başkanı olarak atandı. Dr. Yaprak, yeni pozisyonunda Türkiye ile beraber 10 ülkeye daha liderlik edecek.
İstanbul, 12.01.2026- Bayer Tüketici Sağlığı Türkiye Ülke Müdürü olarak görev yapan Dr. Onur Yaprak, Bayer Tüketici Sağlığı Türkiye, Orta Asya ve Kafkaslar Ülke Grubu Başkanı olarak atandı. Dr. Yaprak yeni görevinde Türkiye’nin yanı sıra; Kazakistan, Özbekistan, Gürcistan, Belarus, Azerbaycan, Kırgızistan, Moğolistan, Ermenistan, Tacikistan ve Türkmenistan’a liderlik edecek.
Dr. Onur Yaprak, 200 milyonu aşkın tüketiciye ulaşan bu bölgenin yönetim stratejilerine yön vererek, Avrupa, Asya, Orta Doğu ve Afrika’da 20 yılı aşkın sürede kazandığı küresel deneyimini geniş bir coğrafyaya taşıyacak. Sorumluluk alanındaki tüm ülkelerin büyüme hedeflerine ulaşmasına liderlik edecek olan Dr. Yaprak, yerel dinamikleri uluslararası yaklaşımlarla harmanlayarak sürdürülebilir ve kapsayıcı stratejilerle Bayer Tüketici Sağlığı’nın küresel büyümesine katkı sağlamaya devam edecek.
Marmara Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü mezunu olan Dr. Onur Yaprak’ın Clemson Üniversitesi’nde İşletme yüksek lisansı ve Yeditepe Üniversitesi’nde Pazarlama Yönetimi alanında doktorası bulunuyor. İstanbul merkezli çalışacak olan Dr. Onur Yaprak evli ve 2 çocuk babasıdır.
Bayer Hakkında
Bayer, sağlık ve beslenme ile ilgili yaşam bilimleri alanlarında uzmanlaşmış küresel bir şirkettir. “Herkes için Sağlık, Sıfır Açlık” misyonu doğrultusunda, artan ve yaşlanan küresel nüfus nedeniyle çağımızın önemli sorunlarına ürün ve hizmetleriyle çözüm sunmaya katkıda bulunarak insanlara ve yaşadığımız gezegene destek olmayı amaçlamaktadır. Sürdürülebilir kalkınma ilkelerine bağlı olan şirket, faaliyet gösterdiği alanlarda olumlu etki yaratma konusunda kararlıdır. Bayer Grup, aynı zamanda inovasyon ve büyüme yoluyla değer yaratmayı ve kâr etme gücünü artırmayı hedeflemektedir. Bayer markası tüm dünyada güveni, kaliteyi ve güvenilirliği temsil etmektedir. 2023 mali yılı itibarıyla 100.000’den fazla çalışana ve 47,6 milyar Avro satış cirosuna sahip olan Bayer’in Ar-Ge harcaması ise 5,8 milyar Avro düzeyindedir. Daha fazla bilgiye www.bayer.com.tr adresinden ulaşabilirsiniz.
-
Türk moda endüstrisi ABD pazarında konumunu güçlendirecek
Türk moda endüstrisi ABD pazarında konumunu güçlendirecek
Türk Moda Endüstrisi, son 3 yıldır ihracatta yaşadığı kötü gidişi durdurmak ve yaralarını sarmak için Amerika Birleşik Devletleri’ni radarına aldı. Sektör, ABD pazarında yıllık 1,2 milyar dolarlık ihracatını 1,5 milyar dolara çıkarmayı hedefliyor.
New York’ta 13-14 Ocak tarihlerinde düzenlenecek olan PV Manufacturing New York Fuarı’na Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği, 12 firmayla Türkiye Milli Katılım Organizasyonu düzenleyecek.
PV Manufacturing New York Fuarı’na daha önce 3 kez milli katılım organizasyonu yaptıkları bilgisini veren Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Burak Sertbaş, 2026 yılında dördüncü kez katılacaklarını dile getirdi.
ABD Başkanı Donald Trump tarafından Çin, Hindistan, Bangladeş, Vietnam, Pakistan gibi rakip ülkelere yönelik yüksek gümrük vergileri ilan edildiğinin altını çizen Sertbaş, “Türk hazır giyim sektörü son yıllarda ülkemizde artan maliyetler ve döviz kurlarının enflasyon rakamlarının gerisinde kalmasından dolayı fiyat tutturamaz hale gelmişti. Çin, Hindistan, Bangladeş, Vietnam, Pakistan gibi ülkelerin yanında Mısır, Portekiz gibi rakiplerimize göre pahalı hale geldi. Ana ihraç pazarımız Avrupa Birliği’nin ithalat rakamları artıya geçse de Türkiye’nin AB’ye ihracatı geriledi. Alternatif pazar arayışları kapsamında ABD’yi radarımıza aldık. Ticaret Bakanlığımızın “Uzak Ülkeler Stratejisi”yle de uyumlu olarak EHKİB olarak PV Manufacturing New York Fuarı’na düzenli milli katılım sağlamayı hedefliyoruz” diye konuştu.
ABD’nin hazır giyim ithalatı 100 milyar doları aşıyor
PV Manufacturing New York Fuarı’na katılımcıların seçici kurul tarafından özenle incelenerek seçildiği bilgisini veren Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi ve Dış Pazar Komitesi Başkanı Tala Uğuz, fuarda hem katılımcı hem ziyaretçi kalitesinin diğer fuarların üzerinde seyrettiğini vurguladı.
Amerika Birleşik Devletleri’nin dünyanın uzak ara en büyük giyim ithalatçısı olduğunu dillendiren Uğuz, “ABD’nin yıllık giyim ithalatı 100 milyar doları aşıyor. Türkiye’nin ABD’ye giyim ihracatı 1,2 milyar dolar seviyesinde. Hedefimiz ABD pazarına ihracatımızı 1,5 milyar dolara çıkarmak” şeklinde konuştu.
Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği, PV Manufacturing New York Fuarı’na Milli Katılım Organizasyonu yanında; Amerika Birleşik Devletleri’ndeki konumunu güçlendirmek için 27 Nisan-1 Mayıs 2026 tarihlerinde Los Angeles Sektörel Ticaret Heyeti yapmak için çalışmalarını sürdürüyor.
PV Manufacturing New York Fuarı’na; katılacak firmaların 9’u İzmir’den olurken, 3’ü İstanbullu firmalar olacak.
Fuar ile eş zamanlı İkili İkili İş Görüşmesi Faaliyeti
Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği, PV Manufacturing New York Fuarı’na katılan 12 firmanın ABD’li giyim ithalatçılarıyla ikili iş görüşmesi yapmaları için bir PR firmasından eşleştirme hizmeti aldı. Fuardan alınacak verimin artırılması amacıyla 2 gün süresince 100’e yakın iş görüşmesi yapılmasını hedefliyor.
EHKİB 2026 yılında 6 fuara Milli Katılım Organizasyonu gerçekleştirecek.
PV Manufacturing New York Fuarı’na katılacak firmalar; “Akçakaya Tekstil, Beta Konfeksiyon, Betobe Tekstil, Bilsar Tekstil, Demirışık Tekstil, Demoteks Tekstil, DND Tekstil, ERA Tekstil, Fıratteks Tekstil, İYA Tekstil, Merger Tekstil ve Seleksiyon Tekstil” olacak.
Burak Sertbaş
Tala Uğuz
-
Canlı Hayvan Borsası açılıyor
Canlı Hayvan Borsası açılıyor
Sakarya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Genç, İl Hayvan Sağlığı Zabıtası Komisyonu’nun 07.01.2026 tarih ve 2026/01 sayılı kararı doğrultusunda Sakarya Ticaret Borsası Canlı Hayvan Borsası’nın yeniden faaliyete başlayacağını açıkladı.
Başkan Mustafa Genç, Canlı Hayvan Borsası’nın 13 Ocak 2026 Salı günü gün ışığı itibarıyla faaliyetine devam edeceğini belirterek, kararın İl genelinde Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından yürütülen aşılama çalışmaları ve sahada oluşan olumlu koşulların dikkate alındığını ifade etti.
Başkan Mustafa Genç, büyükbaş hayvan varlığının önemli bir bölümünün SAT-1 serotipine karşı aşılandığını, şap hastalığı görülen mihraklarda belirgin bir azalma yaşandığını ve bölgede aktif bir hastalık odağının bulunmadığının ilgili kurumlar tarafından belirtildiğini söyledi.
Canlı Hayvan Borsası’nın yeniden açılmasının, üreticiler, yetiştiriciler ve hayvan ticaretiyle uğraşan tüm paydaşlar açısından ticari hareketliliğin yeniden sağlanmasına katkı sunacağını vurgulayan Genç, piyasa düzeninin korunmasının da bu süreçte önemli olduğunu dile getirdi.
Başkan Genç ayrıca, canlı hayvan borsasının yeniden faaliyete başlamasıyla birlikte hayvan sağlığı ve halk sağlığının korunmasına yönelik tüm tedbirlerin kararlılıkla uygulanacağını, alım-satım ve sevk işlemlerinde yetkili kurumlar tarafından belirlenen sağlık, hijyen ve kontrol kurallarına eksiksiz uyulmasının büyük önem taşıdığını ifade etti.






















































