Kategori: Firmalar

Firmalar

  • Kâmil Koç 2025 yılı verilerini açıkladı:  10 milyondan fazla yolculuk hikâyesine ortak oldu

    Kâmil Koç 2025 yılı verilerini açıkladı:
    10 milyondan fazla yolculuk hikâyesine ortak oldu

    Türkiye karayolu yolcu taşımacılığının lider markası Kâmil Koç, 2025 yılında da milyonlarca yol arkadaşı için uzakları yakın etmeye, insanları sevdikleriyle buluşturmaya devam etti. Yıl boyunca gerçekleştirdiği sefer sayısı, ulaştığı yolcu hacmi ve genişleyen operasyon ağıyla sektördeki liderliğini pekiştiren Kâmil Koç, 10 milyondan fazla yolculuk hikâyesine ortak oldu.

    Türkiye’nin köklü seyahat markası Kâmil Koç, 2025 yılına ilişkin verileri açıkladı. 1926 yılında Türkiye’nin ilk seyahat firması olarak çıktığı yolda 100. yılına giren Kâmil Koç; yüksek hizmet kalitesiyle 2025 yılında da eşsiz yolculukların tercih edilen markası oldu.

    Kamil Koç’un yaptığı seferler dünyanın çevresini 100 kere turladı

    1 Ocak–31 Aralık 2025 dönemini kapsayan verilere göre Kâmil Koç’un, yıl boyunca Türkiye’nin dört bir yanına sefer yapan otobüslerinin kat ettiği toplam mesafe, Türkiye’deki kara yolu ağını 57 kez kaplayabilecek, dünyanın çevresini neredeyse 100 kez turlayabilecek ve yaklaşık 10 kez Ay’a ulaşabilecek büyüklüğe karşılık geldi. Aynı otobüsler yan yana dizildiğinde ise Türkiye’nin yüz ölçümünü yaklaşık 12 kez, Avrupa kıtasını bir kez ve Marmara Denizi’ni tam 868 kez kaplayacak bir operasyonel gücü temsil etti.

    Yılın favori rotası bir kez daha Bursa-İstanbul hattı oldu

    Kâmil Koç bu yıl da milyonlarca farklı yolculuk hikayesinin yazılmasını sağladı. Ancak yılın favori hattı yine değişmedi. İstanbul, Ankara, İzmir ve Antalya başta olmak üzere Türkiye’nin dört bir yanında hizmet veren Kâmil Koç’un en çok tercih edilen hattı yine Bursa–İstanbul oldu. Bunu Ankara–İstanbul ve Ankara–Kayseri güzergâhları izledi. Bu hatlar, yılın tamamına yayılan düzenli talebin yanı sıra yoğun seyahat dönemlerinde de en yüksek yolcu hareketliliğinin yaşandığı güzergâhlar olarak öne çıktı.

    Bayram ve sömestr tatillerinde yoğun talep yaşandı

    Kâmil Koç, uygun bilet fiyatlarıyla bayram ve tatil dönemlerinde de yolcuların tercihi oldu. Firmayı kullanan yolcuların bu dönemdeki güzergâh tercihleri bir önceki yılla benzerlik gösterdi. Ramazan Bayramı süresince Ankara–İstanbul, Bursa–İstanbul ve Ankara–Kayseri hatlarında en fazla yoğunluk yaşanırken; Kurban Bayramı’nda da Bursa–İstanbul (Avrupa), Ankara–İstanbul (Avrupa) ve Ankara–Kayseri güzergâhları yolcuların en çok kullandığı hatlar oldu.

    Öğrenci hareketliliğinin üst seviyeye çıktığı sömestr tatilinde ise Bursa–İstanbul (Avrupa), Ankara–İstanbul (Avrupa) ve İstanbul Avrupa–İzmir en çok yoğun ilgi gören hatlar arasında yer aldı.

    Seyahat ağı yeni iş birlikleriyle daha da genişledi

    2025 yılı, Kâmil Koç için yalnızca yolcu sayılarıyla değil, operasyonel büyüme ve iş birlikleriyle de öne çıkan bir yıl oldu. Kâmil Koç, bu dönemde global iş ortağı Flix’in de desteğiyle seyahat ağına yeni duraklar eklemeye devam etti. Kahta Petrol iş birliği ile Adıyaman’da, Can Diyarbakır iş birliği ile Diyarbakır’da ve Mersin Seyahat iş birliği ile Mersin’de operasyonlar güçlendirilirken, Kâmil Koç tarihinde ilk kez Iğdır seferlerini başlatarak hizmet ağını en uç noktalara taşıdı.

    “Nesilden nesile, ‘100 Yıldır Yol Arkadaşınız’”

    Kâmil Koç Genel Müdürü Çağatay Kepek, şirketin yıl genelindeki performansına ve gelecek dönem hedeflerine ilişkin şunları söyledi:

    “Türkiye’nin ilk seyahat firması olarak, tam bir asır önce başladığımız yolculuğun 100. yılına yaklaşmanın gururunu yaşıyoruz Geride bıraktığımız yıllar boyunca milyonlarca anıyı ve insanı birbirine bağladık, sektörümüzde sayısız ilke ve yeniliğe imza attık. Bugün geldiğimiz noktada, bu köklü mirası geleceğe taşımanın sorumluluğu ve heyecanı içindeyiz.

    2025 yılı, Kâmil Koç için hem operasyonel hem de marka gücü açısından son derece verimli geçti. Müşteri memnuniyetini daha ileri bir seviyeye taşıdığımız bu dönemde, başarımızı The ONE Awards gibi prestijli bir ödülle taçlandırdık. Karayolu Taşımacılığı kategorisinde halk jürisi tarafından üst üste dördüncü kez ‘Yılın İtibarlısı’ seçilmek, yolcularımızın bize duyduğu güvenin en güçlü göstergesi oldu.

    Türkiye karayolu yolcu taşımacılığının lider markası olarak seyahat ağımızı ülkemizin dört bir yanında ve Avrupa’da yeni duraklarla genişletmeye devam ettik. Bu kapsamda, serhat şehirleri Kars ve Iğdır’a karşılıklı seferlerimizi başlatırken, yine yıl içinde küresel iş ortağımız Flix’in desteğiyle Bulgaristan’ın önemli turizm ve liman kenti Varna’ya direkt otobüs seferlerimizi hayata geçirdik. Avrupa’ya bağlanan hatlarımızı 2026’da daha da artırarak, Kâmil Koç markasını uluslararası arenada daha güçlü bir konuma taşımayı amaçlıyoruz.

    Büyüttüğümüz seyahat ağımızda, aynı zamanda yolcularımıza zamandan tasarruf sağlamak adına Lüleburgaz–İstanbul arasında ekspres seferlerimizin startını verdik. Ekspres hatlarımıza yeni dönemde İzmir–İstanbul, Sakarya–Bursa ve Eskişehir–İstanbul hatlarını da eklemeyi planlıyoruz.

    2025 yılında, ayrıca filomuzu çevreci, modern ve yeni nesil otobüslerle güçlendirdik. Yolcularımıza daha yüksek konfor sunmak amacıyla filomuza 20 adet Mercedes-Benz Türk Tourismo otobüs kattık. Gerçekleştirdiğimiz tüm bu yatırımlar sayesinde 2025 yılında ‘yol arkadaşlığı’ vizyonumuzu bir adım öteye taşıyarak milyonlarca yolculuk hikayesine ortak olduk.

    Şimdi ise rotamızı, bu köklü mirası taçlandıracağımız 100. gurur yılımıza çeviriyoruz. 2026’da asırlık tecrübemizi Flix’in uluslararası vizyonu ve geniş ekosistemiyle birleştirerek; sadece Türkiye’de değil, Avrupa’da da sektöre değer katan projeler üretmeyi hedefliyoruz. Modern araç filomuz, liyakat sahibi uzman kadromuz ve kullanıcı dostu dijital altyapımızla her yolcumuzun seyahatini konforlu, kaliteli ve ayrıcalıklı bir deneyime dönüştürmeyi amaçlıyoruz.

    Kâmil Koç olarak, 2026 yılında ‘100 Yıldır Yol Arkadaşınız’ mottosuyla; nesilden nesile aktarılan sarsılmaz güven duygusunu Türkiye’nin her yerine ve Avrupa’nın kalbinde yeni yolculuk hikâyeleriyle yaşatmayı sürdüreceğiz.”

  • Elite World Grand Sapanca, Sömestr Tatilinde   Aileleri Doğayla Buluşturuyor

    Elite World Grand Sapanca, Sömestr Tatilinde Aileleri Doğayla Buluşturuyor

    Elite World Grand Sapanca, sömestr tatilinde çocuklara özel eğlenceli aktiviteler ve ailelere huzurlu bir doğa kaçamağı sunuyor.

    Elite World Grand Sapanca, sömestr tatilinde hem çocukların doyasıya eğleneceği hem de ailelerin huzurla dinlenebileceği dopdolu bir tatil programıyla misafirlerini ağırlamaya hazırlanıyor. Doğa içinde yer alan mükemmel konumuyla ayrıcalıklı bir konaklama deneyimi sunan Elite World Grand Sapanca, yarıyıl tatilini şehirden uzak, keyifli ve unutulmaz bir aile deneyimine dönüştürüyor. Tatil boyunca çocuklara özel hazırlanan eğlenceli aktiviteler ve ebeveynlerin dinlenmesine olanak tanıyan konforlu alanlar, ailece geçirilen zamanı daha da değerli kılıyor.

    Çocuklar İçin Eğlence, Keşif ve Yaratıcılık

    Sömestr tatiline boyunca çocuklar hem eğlenceli hem de öğretici etkinliklerle zaman geçirebiliyor. Otel bünyesindeki Gymboree Kids Club, geç saatlere kadar devam eden aktiviteleriyle minikleri güvenli ve eğlenceli bir ortamda ağırlarken, ebeveynlere de kendilerine zaman ayırma fırsatı sunuyor. Çocuklar kendileri için hazırlanan programlarda eğlenirken, aileler de tatili dinlenerek ve birlikte kaliteli zaman geçirerek değerlendirme imkânı buluyor.

    Aileler İçin Huzur, Konfor ve Yenilenme

    Ailece doğa manzaralı yürüyüş parkurlarında vakit geçirebilirken yetişkinler Fit Life Spa & Wellness’ın rahatlatıcı masaj ve terapi seçenekleriyle yenilenebiliyor. Elite World Grand Sapanca, geniş aile odaları ve süit alternatifleriyle ailelere ev sıcaklığında bir konaklama deneyimi yaşatıyor.

    Elite World Grand Sapanca, yarıyıl tatilinde aileleri doğanın kalbinde, keyif ve konfor dolu bir tatil deneyimine davet ediyor.

    ELITE WORLD HOTELS & RESORTS HAKKINDA

    Türkiye’nin önde gelen otel zincirlerinden Elite World Hotels & Resorts, 50 yıla yaklaşan konaklama deneyimiyle Türk misafirperverliğini Türkiye ve dünyanın dört bir yanındaki otelleriyle temsil ediyor. Şehir otellerinden resort otellere, aile ve iş otellerinden yetişkin konseptli tesislere kadar geniş bir yelpazede hizmet sunan zincir, 10 farklı markası ve İstanbul’dan Kuşadası’na, Van’dan Amsterdam’a, Marmaris’ten Sivas’a misafirlerine keyifli bir dünyanın kapılarını aralıyor. Franchise modeliyle büyümesini hızlandıran zincir, hali hazırda faaliyette olan ve sözleşmesi imzalanmış otelleriyle bugün itibariyle 17 farklı şehirde toplam 30 oteliyle hizmet veriyor. Zincir, 2030 yılına kadar 70 otele ulaşma hedefiyle büyüme yolculuğunu sürdürüyor.

    2019 yılında otelcilik sektöründen TURQUALITY® Marka Destek Programı’na kabul edilen ilk marka olan Elite World Hotels & Resorts, bugün bir üst programa kabul edilerek uluslararası marka yolculuğuna daha güçlü adımlarla devam ediyor. Geniş çaplı toplantı ve kongrelere ev sahipliği yapma imkanı sağlayan güçlü teknolojik alt yapısı ve donanımlı salonlarının yanı sıra kapsamlı spa merkezleriyle misafir ihtiyaçlarına yüksek standartlarda cevap veren Elite World Grand, tarihi bir doku taşıyan, hikayesi olan mimarisiyle misafirlerine ayrıcalıklı deneyimler yaşatan Elite World Collection, geleneksel otelcilik hizmetini, merkezi lokasyonlarda sade ve lüks bir konforla birleştiren Elite World, modern tasarımlı odalarıyla uzun süreli konaklamalara ev rahatlığında hizmet sağlayan Elite World Residence, merkezi lokasyonlarda sade ve şık bir tasarıma sahip işlevsel odalarıyla rezidans konseptine kaliteli ve erişilebilir bir alternatif sunan Elite World Homes, misafirlerine doğayla iç içe bir konaklama deneyiminin yanı sıra kurumsal organizasyonlar ve diğer çeşitli etkinlikler için geniş yeşil alanlar sunan Elite World Village, rahatça erişilebilen merkezi lokasyonlarda, çağdaş çizgileri ve akıllı teknolojik altyapısıyla fark yaratan Elite World Comfy, esnek bir tasarım üzerine kurulu modern yaklaşımı ve orijinalliği koruyan atmosferiyle Elite World Nest, fonksiyonelliğiyle dikkat çeken odalarında yenilikçi trendler ve teknolojiyi üstün bir hizmet kalitesiyle harmanlayan Elite World INN ve dinamik seyahat ihtiyaçlarına sade, samimi ve esnek hizmet anlayışıyla yanıt veren Elite World GO markalarıyla farklı kategorilerdeki konaklama ihtiyaçlarını karşılıyor. Elite World Hotels & Resorts, yalnızca konaklama değil, aynı zamanda yeme-içme ve sağlıklı yaşam alanlarında da markalarıyla fark yaratıyor. Türk ve dünya mutfaklarından seçkin lezzetler sunan The Grill, kahve tutkunlarını ayrıcalıklı bir atmosferle buluşturan Coffee Company, sağlıklı yaşam, spor ve spa deneyimini bir arada sunan Fit Life Spa & Health Center, Ege’ye özel rafine lezzetleriyle Savlo ve kahve ve şarap sunumlarını atıştırmalıklarla harmanlayan Vington markaları zincirin bütüncül hizmet anlayışını tamamlıyor.

  • Sakarya İl Sanayi ve Teknoloji Müdürlüğü ÖLÇÜ VE TARTI ALETLERİ İÇİN UYARIDA BULUNDU

    Sakarya İl Sanayi ve Teknoloji Müdürlüğünden Bildirildiğine Göre;

    Ölçü Ve Ölçü Aletlerinin Periyodik Muayenesi Hakkında Duyuru 3516 sayılı Ölçüler ve Ayar Kanunu’na göre; ölçü ve ölçü aletlerinin belirli sürelerde periyodik muayeneye tâbi tutulması zorunludur.
    Bu itibarla;
    – 2 yıllık periyodik muayene süresini doldurmuş su dışındaki sıvıların miktarlarının sürekli ve dinamik ölçümü için ölçme sistemlerini (akaryakıt, likit petrol gazı (LPG) ve tanker sayaçları gibi), sıkıştırılmış doğal gaz (CNG) ölçme sistemlerini, akaryakıt hacim ölçek kaplarını, motorlu taşıt lastiklerinin hava basıncı ölçümünde kullanılan cihazları, hassas kütle ölçülerini, 5 kg'dan yukarı kütle ölçülerini, demiryolu yük ve sarnıçlı vagonlarını, maksimum kapasitesi 2000 kg’ın üzerinde olan otomatik olmayan tartı aletlerini ve aks kantarlarını bulunduran kişi ve kuruluşların Türk Standardları Enstitüsü’ne, – 2 yıllık periyodik muayene süresini doldurmuş uzunluk ölçüleri (tek parçalı ağaç metreler), akıcı maddeler için hacim ölçüleri, kuru taneli maddeler için hacim ölçüleri, 5 kg&39;a kadar (5 kg dâhil) hassas olmayan kütle ölçüleri, belediyelerce tespit edilecek yer ve günlerde kurulan üretici ve pazarcılar tarafından malların doğrudan tüketicilere perakende olarak satıldığı açık veya kapalı pazar yerlerinde kullanılan maksimum kapasitesi 2000 kg&39;a kadar
    (2000 kg dâhil) okuma, çıktı verebilme veya başka elektronik cihazlarla bağlantılı çalışabilme
    özelliğine sahip olmayan üçüncü ve dördüncü sınıf otomatik olmayan elektronik tartı aletleri
    ile yay ve elektronik tertibatı bulunmayan maksimum kapasitesi 2000 kg'a kadar (2000 kg
    dâhil) olan mekanik tartı aletlerinden; masa terazileri, asma teraziler, tek kollu kantarlar, ibreli
    terazileri bulunduran kişi ve kuruluşların, ölçüler ve ayar yönünden bağlı bulundukları Grup
    Merkezi Belediye Ölçüler ve Ayar Memurluklarına,
    – 2 yıllık periyodik muayene süresini doldurmuş birinci ve ikinci sınıf otomatik olmayan tartı aletleri, tartım kapasitesi 2000 kg’a kadar olan (2000 kg dâhil) üçüncü ve dördüncü sınıf otomatik olmayan elektronik tartı aletleri ile otomatik tartı aletlerini bulunduran kişi ve kuruluşların Bakanlıkça yetkilendirilmiş muayene servislerine,
    – Periyodik muayenesi her yıl yaptırılması gereken egzoz gazı emisyon ölçme cihazlarını bulunduran kişi ve kuruluşların Bakanlıkça yetkilendirilmiş muayene servislerine,
    – 5 yıllık periyodik muayene süresini doldurmuş ısı sayaçlarını bulunduran kişi ve kuruluşların Bakanlıkça yetkilendirilmiş muayene servislerine,
    – 2 yıllık periyodik muayene süresini doldurmuş naklimetre ve hububat muayene aletlerini bulunduran kişi ve kuruluşların ölçüler ve ayar yönünden bağlı bulundukları Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüklerine 2 Mart 2026 Pazartesi günü mesai saati bitimine kadar müracaat etmesi zorunludur.


    Diğer taraftan:
    Kullanımda olan elektrik, su ve gaz sayaçlarının tamamına ait listenin kullanıcısı
    (elektrik ve gaz sayaçlarını dağıtım ağında kullanan kurum, kuruluş ve firmalar ile su
    sayaçlarını dağıtım ağında kullanan su idareleri, kurum ve kuruluşlar) tarafından 2 Mart 2026
    Pazartesi günü mesai saati bitimine kadar ölçüler ve ayar yönünden bağlı bulundukları Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüklerine iletilmesi ve 10 yıllık periyodik muayene süresini doldurmuş elektrik, su ve gaz sayaçlarının 31 Aralık 2026 tarihine kadar tüketiciden sökülerek yerine geçerli muayenesi olan bir sayaç takılması gerekmektedir.
    Taksimetrelerin periyodik muayene geçerlilik süresi istisnai durumlar dışında azami 1 yıl olup, bu süre dolmadan Bakanlıkça yetkilendirilen muayene servislerinde muayene ve  damgalarının yaptırılması zorunludur. Servis bulunmayan illerde Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüklerine müracaat edilmesi gerekmektedir. Takograf cihazlarının periyodik muayene geçerlilik süresi istisnai durumlar dışında 2
    yıl olup, bu süre dolmadan Bakanlıkça yetkilendirilen muayene servislerinde muayene ve
    damgalarının yaptırılması zorunludur.
    Trafikte kullanılan radar ve ortalama hız ölçüm cihazlarının periyodik muayene
    geçerlilik süresi 1 yıl olup, bu süre dolmadan Türk Standardları Enstitüsü’ne başvuru yapılarak
    muayene ve damgalarının yaptırılması zorunludur.
    Ölçü ve ölçü aletlerinin muayenesini yapmak üzere yetkilendirilmiş muayene servislerinin listesi Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının internet sitesinden yayımlanmaktadır. Ölçü ve ölçü aletlerinin periyodik muayenesini yaptırmayanlar veya muayenesiz ölçü aleti kullananlar hakkında, 3516 sayılı Ölçüler ve Ayar Kanunu’nun ilgili maddeleri uyarınca yasal işlem yapılacaktır.
    Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

    SAKARYA VALİLİĞİ

     

  • Sürdürülebilir Kampüs Modelinde Yenilenebilir Enerji Adımı

    Sürdürülebilir Kampüs Modelinde Yenilenebilir Enerji Adımı

    Sürdürülebilir Kampüs Modelinde Yenilenebilir Enerji Adımı

    Yenilenebilir enerji yatırımlarıyla kampüslerde enerji verimliliğini artıran İstanbul Rumeli Üniversitesi, sürdürülebilirlik yaklaşımını eğitimden araştırmaya uzanan bütüncül bir vizyonla hayata geçiriyor.

    İstanbul Rumeli Üniversitesi, yenilenebilir enerji yatırımlarıyla kampüslerde enerji verimliliğini artırarak sürdürülebilirlik yaklaşımını eğitimden araştırmaya uzanan bütüncül bir vizyonla uygulamaya koyuyor. 2026 yılının içerisinde tamamlanması beklenen projelerle birlikte üniversite, çevreye duyarlı kampüs modelini güçlendirmeyi hedefliyor.

    İstanbul Rumeli Üniversitesi, sürdürülebilirlik odaklı kampüs vizyonu doğrultusunda hayata geçirdiği Güneş Enerji Santrali (GES) projeleriyle çevreye duyarlı üniversite modeli oluşturmaya devam ediyor. Kampüslerde kurulan yenilenebilir enerji sistemleri sayesinde, bina ekosistemlerinde kullanılan enerjinin yüzde 90’a yakını üniversitenin kendi kaynaklarından karşılanıyor.

    “Enerjiyi Verimli Kullanmak Geleceği Planlamaktır”

    Üniversitenin sürdürülebilirlik yaklaşımına ilişkin değerlendirmede bulunan Rektör Prof. Dr. Mustafa Kara, enerjinin verimli kullanımının yalnızca bugünü değil, geleceği de sorumluluk bilinciyle planlamak anlamına geldiğini vurguladı. Prof. Dr. Kara, “Sürdürülebilir kampüs anlayışını eğitim vizyonumuzun merkezine alıyor, çevreye duyarlı uygulamalarla kalıcı bir değer üretmeyi hedefliyoruz” dedi.

    ‘’Sürdürülebilirliği Eğitimden Araştırmaya Bütüncül Bir Yaklaşımla Ele Alıyoruz’’

    Yenilenebilir enerjiye dayalı sistemlerin doğal kaynakların korunmasına önemli katkı sağladığını belirten Prof. Dr. Kara, bu yatırımların aynı zamanda sürdürülebilir bir üniversite yaşamını desteklediğini ifade etti. Üniversitenin yalnızca altyapı yatırımlarıyla sınırlı kalmayan bu yaklaşımı; eğitim, araştırma ve inovasyonu kapsayan bütüncül bir perspektifle ele aldığını da sözlerine ekledi. Bu kapsamda Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi öğrencilerinin yenilenebilir enerji odaklı akademik ve uygulamalı projeleri desteklenerek, bilimsel ve teknolojik gelişime aktif katkı sunuluyor. Doğayı ve ekosistemi koruyan bu vizyon, üniversitenin akademik çalışmalarında da önemli bir yol haritası oluşturuyor.

    2026 Yılında Yeni Güneş Enerjisi Projelerinin Tamamlanması Planlanmaktadır.

    Hazırlık çalışmaları tamamlanan yenilenebilir enerji projelerinin hayata geçirilmeye başlandığını belirten Prof. Dr. Kara, bu yatırımların 2026 yılının içerisinde tamamlanmasının planlandığınıifade etti. İstanbul Rumeli Üniversitesi, sürdürülebilir kampüs hedefini geleceğe taşımak amacıyla yeni güneş enerjisi projeleriyle çalışmalarını daha da ileriye taşımayı amaçlıyor.

    Prof. Dr. Kara, “Doğaya saygılı, kaynaklarını verimli kullanan bir gelecek için kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz. Sürdürülebilir kampüs anlayışımızla bugünü dönüştürüyor, yarını birlikte inşa ediyoruz” ifadelerini kullandı.

  • NG KÜTAHYA SERAMİK YÖNETİM KURULU BAŞKANI ERKAN GÜRAL: “Üretim kapasitemizi 100 milyon metrekareye taşıyarak sektördeki liderliğimizi perçinleyeceğiz”

    NG KÜTAHYA SERAMİK, ‘YÜKSELEN DEĞERLER 2026’ TOPLANTISINDA

    İŞ ORTAKLARI İLE BULUŞTU

    NG KÜTAHYA SERAMİK YÖNETİM KURULU BAŞKANI ERKAN GÜRAL:

    “Üretim kapasitemizi 100 milyon metrekareye taşıyarak sektördeki liderliğimizi perçinleyeceğiz”

    NG Kütahya Seramik, her yıl geleneksel olarak düzenlediği ve iş ortakları ile hedeflerini paylaştığı ‘Yükselen Değerler’ toplantısını bu yıl NG Afyon Wellness&Convention Otel’de gerçekleştirdi. Etkinlik açılışında konuşan NG Kütahya Seramik Yönetim Kurulu Başkanı Erkan Güral, “Şubat sonu itibarıyla üretim kapasitemizi 80 milyon metrekareye ulaştırmış oluyoruz. Fabrika yatırımımızın son etabını önümüzdeki yıl tamamladığımızda bu rakamı 100 milyon metrekareye çıkararak sektördeki liderliğimizi perçinlemeyi hedefliyoruz. Kapasitemize göre üretim miktarımız bu yıl yüzde 50 artacak, ancak cirosal büyümemiz katma değerli ürünler ile yüzde 100 artacak” dedi.

    Fark yaratan yeni nesil tasarımları, inovatif ebatlı ürünleri ve üstün teknolojisiyleseramik sektöründe Türkiye’nin lider global markası olan NG Kütahya Seramik, ‘Yükselen Değerler 2026’ etkinliği için NG Afyon Wellness&Convention Otel’de iş ortakları ile bir araya geldiNG Kütahya Seramik’in buyıl 37’ncisini gerçekleştirdiği ve Türkiye’nin dört bir yanından gelen iş ortakları ile 2025 yılını değerlendirerek 2026 yılı hedeflerini paylaştığı buluşmada, yatırımı tamamlanan NG Kütahya Seramik 100. Yıl ve yatırımı devam eden 30 Ağustos fabrikalarıyla birlikte Afyon NG Showroomda ziyaret edildi.

    Cemve Seda Öğretir’in sunuculuğunu yaptığı etkinlikte NG Kütahya Seramik Yönetim Kurulu Başkanı Erkan Güral, NG Grubu Kurucu Başkanı Nafi Güral ile Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve NG Kütahya Seramik Fabrika Genel Müdürü Ahmet Devecioğluaçılış konuşmalarını yaparken, etkinliğe Türkiye İş Bankası Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Balive Hazine ve Maliye Bakanlığı Bilgi Teknolojileri Genel Müdürü Dr. Mert Özarar konuk konuşmacı olarak katıldı. 

    Erkan Güral: “NG Grup olarak 10 yılda 800 milyon euroluk yatırım yaptık” 

    Açılış konuşmasında 37’nci Yükselen Değerler toplantısında iş ortakları ile bir araya gelmekten duyduğu gururu dile getiren NG Kütahya Seramik Yönetim Kurulu Başkanı Erkan Güral, “NG Ailesi kalıbına sığmadan yeni başarılara imza atarak büyüyor. Gelmiş olduğumuz noktada bugün itibarıyla, Şubat ayı sonunda 80 milyon metrekarelik üretim kapasitesine ulaşmış oluyoruz. Binası hazır bulunan fabrika yatırımımızın son etabını önümüzdeki yıl devreye alarak tamamladığımızda üretim kapasitemizi 100 milyon metrekareye çıkarabileceğiz. Sektördeki liderliğimizi perçinlemeyi hedefliyoruz” dedi.

    Son 3 yıldır yaptıkları yatırımların 313 milyon euroyu bulduğunu kaydeden Güral, “10 yılda ise turizm ve porselen grubumuzla birlikte NG Grubu olarak 800 milyon euroluk yatırım yapmışız. Demek ki işlerimizi ve çalışma planlarımızı doğru programladık. Bu yıl ise kapasitemize göre üretim miktarımız yüzde 50 artacak, ancak cirosal büyümemiz katma değerli ürünler ve büyük ebatlı ürünler üretmemizden dolayı yüzde 100 artacak. NG Kütahya Seramik olarak farkındalık yaratan katma değeri yüksek ürün gamıyla sektörden ayrışıyoruz. İlklere imza atan kurucu marka kimliği ile sektörümüze ilham veriyoruz. Önümüzdeki dönemde bizim için sadece büyümek değil, büyürken dijital dönüşüm, çeviklik, verimlilik, doğru planlama ve finansal disiplin ile geleceğe hazırlanmak önemli olacak” diye konuştu.

    Nafi Güral: “Üretim alanımızı bin metrekareden 2 milyon metrekareye taşıdık”

    İş ortaklarının NG Grubu’na verdiği değerli katkılar için teşekkürlerini sunarak konuşmasına başlayan NG Grup Kurucu Başkanı Nafi Güral ise, üretim metrekarelerindeki büyüklüğü kendi ifadeleriyle “Her gün Kütahya’dan 120 tır yola çıkıyor. Yatırımlarımız tamamlandığında her gün 150 tır yola çıkacak” şeklinde aktardı. Babasının 65 yıl önceki öğretilerinin bugün ne kadar önemli olduğunu gördüğünü ifade eden Güral, konuşmasını şöyle sürdürdü: “1000 metrekare alan üzerinde 500 metrekarelik binası olan kerestecilikle işe başladık. Bugün ise otellerimizi de dahil edersek 2 milyon metrekare arazi üzerinde 1,2 milyon metrekare kapalı alana ulaştık. Bayrağı benden devralan çocuklarım, işi benden daha iyi götürüyor. Gelecek nesillere şans verin. Biz de onu yaptık ve o cesaretle ve sorumluluklabugünlere geldik.”

    Devecioğlu: “Yeni ebatlar ve yüzey teknolojileriyle fark yaratmayı sürdüreceğiz”

    NG Kütahya Seramik’in yatırımları, yenilikçi ürünleri ve yüzey teknolojilerini anlatan bir sunum gerçekleştiren NG Kütahya Seramik Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Fabrika Genel Müdürü Ahmet Devecioğlu, 2025 yılının ürün ve teknoloji geliştirmede önemli bir yıl olduğunu kaydetti. 30 Ağustos Fabrikası yatırımlarının hızla sürdüğünü belirten Devecioğlu, “Türkiye’de ilk kez 160×320 cm ebatlarında çok büyük ebatlı seramik karo üretimini gerçekleştirdiğimiz NG Stone vesadece 3 mm kalınlığıyla ultra ince, dayanıklı ve esnek bir dış cephe kaplama çözümü sunan NG Slim gibi inovatif koleksiyonlarımız, mimari projelerde yoğun ilgi gördü. Bunlara NG Kütahya Seramik özelinde 100×100 cm, NG Slim özelinde 120×360 cm ve NG Performa özelinde 80×80 cm ölçülerinde yeni ebatlar ekledik. Türkiye’de ilk kez uyguladığımız DDG (DeepDigitalGlaze) gibi teknolojilere ilave olarak ise SHP Mat (Dijital Rölyef Teknolojisi), BLT Mat (Büyük Ebat Rölyef Yüzeyler) ve Yüksek Efektli Lappato (HG Lappato) gibi yeni yüzey teknolojilerini geliştirdik. Bu çalışmalarla sektörde fark yaratmayı sürdüreceğiz” dedi.

     

    Dr. Mert Özarar, yapay zekanın yönetime olan etkilerini bir sunumla anlattı

    ‘NG Kütahya Seramik Yükselen Değerler 2026’ toplantısına konuk konuşmacı olarak katılan ve siber güvenlik, derin öğrenme, 5G teknolojileri ve bulut bilişim konularında uzmanlığı ile tanınan Hazine ve Maliye Bakanlığı Bilgi Teknolojileri Genel Müdürü Dr. Mert Özarar, yapay zeka ve teknolojinin şirketlere ve ekonomiye olan olumlu katkılarına dair bir sunum yaptı. Özarar, sunumunda yapay zekanın sektörel dönüşüme olan etkilerine değinerek müşteri kazanma, rekabeti yönetme, satışları artırma ve stok yönetiminde nasıl etkin bir mekanizma olduğunu somut örneklerle anlattı.

    Adnan Bali: “Üretmek ve değer yaratmak, iktisadi bağımsızlık için önemli”

    Geçen yılki Yükselen Değerler buluşmasına da katıldığını ve NG Showroom’da gördüğü inovatif ebatlı tasarımlardan etkilendiğini belirten Türkiye İş Bankası Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Bali, üretimin ve değer yaratmanın iktisadi bağımsızlıktaki önemine değindi. Bali, “Jeopolitik gerilimler, bölgesel savaşlar, ekonomik dalgalanmalarla dolu, sıra dışı bir dönemden geçiyoruz. Dijitalleşme, yapay zeka, teknolojik dönüşüm, küresel iklim değişikliği, sürdürülebilirlik,gümrük tarifeleri ve artan etnik milliyetçilik bu döneme yön veriyor. Böyle bir ortamda ortaya çıkan finansal performansta başarı, sahada olarak ve insana dokunarak kazanılabilir” dedi.

    En başarılı iş ortaklarına ödüller, NG Ailesi’nin 4’üncü kuşağı ile birlikte verildi

    NG Kütahya Seramik Yükselen Değerler 2026 iş ortakları toplantısı, yıllarını tamamlamış olan iş ortaklarına 10. yıl, 15. yıl, 20. yıl, 25. yıl, 30. yıl ve 35. yıl anısına ödüllerin verildiği törenle devam etti. Bölge Birinciliği Ödülleri’nin ve ilk 20 ciro ödül plaketlerinin NG Kütahya Seramik Yönetim Kurulu Başkanı Erkan Güral tarafından verildiğitörende Güral, plaketleri NG Ailesi’nin 4’üncü kuşağı fertleri olan oğulları Umut ve Demir Güral ile Kütahya Porselen Yönetim Kurulu Başkanı Sema Güral Sürmeli’nin oğlu Nafi Emir ve NG Hotels Yönetim Kurulu Başkanı Hediye Güral’ın oğlu Bora Gür’üsahneye çağırarak onlarla birlikte verdi.

    Gecede ödül alanlar şu şekilde açıklandı:

    • 2025 Türkiye Perakende Ciro Birincisi Türkmenler Yapı, aynı zamanda Marmara bölge 1’incisi,
    • 2025 Türkiye Proje Ciro Birincisi DMC Yapı aynı zamanda, İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde bölge 1’incisi,
    • 2025 Türkiye Proje Ciro İkincisi Beyaz 33 İnşaat, aynı zamanda, Doğu Akdeniz Bölgesi’nin 1’incisi,
    • 2025 Türkiye Proje Ciro Üçüncüsü Opal Yapı, aynı zamandaBatı Akdeniz Bölgesi’nin 1’incisi,
    • 2025 Türkiye Proje Ciro Üçüncüsü Yılmazlar Banyo oldu.

    Gala gecesinde sanatçı Ferhat Göçer sahne aldı

    Yükselen Değerler 2026 toplantısı, ünlü sanatçı Ferhat Göçer’in sahne aldığı gala gecesi ile sona ererken, Türkiye’nin çeşitli illerinden gelen NG Kütahya Seramik iş ortakları aileleriyle birlikte etkinlik boyunca dinlenme ve hoşça vakit geçirme imkânı da buldu.

     

     

  • İzocam 2025’i Yüzde 55’lik Ciro Artışıyla Kapattı

    İzocam 2025’i Yüzde 55’lik Ciro Artışıyla Kapattı

    İzocam 2025’i Yüzde 55’lik Ciro Artışıyla Kapattı

    İzocam, 2025 yılını geçtiğimiz yıla göre yüzde 55’lik bir ciro artışıyla geride bıraktı. Şirket, güçlü satış performansı, ihracat ivmesi ve dijital dönüşüm yatırımlarıyla sektördeki liderliğini pekiştirdi.

    Türkiye yalıtım sektörünün lider markası İzocam, 60. kuruluş yıldönümünü kutladığı 2025 yılını satış hacmi ve üretimde elde ettiği başarıların sonucu olarak, bir önceki yıla göre yüzde 55’lik bir ciro artışıyla geride bıraktı.

    Son aylarda elde ettikleri güçlü performansın, yıl boyunca sürdürdükleri stratejik çalışmaların sonuçlarını net biçimde ortaya koyduğunu belirten İzocam Genel Direktörü Murat Savcı, “Firmamız açısından satış hacmi ve üretim açısından oldukça verimli ve başarılı bir dönem olarak tamamladığımız 2025 yılını, önceki yıla göre yüzde 55’lik bir ciro artışıyla kapattık. Camyünü ve taşyünü ürün gruplarımızda tonaj bazında rekor seviyelere ulaşmış bulunmaktayız. Tekiz sandviç panel ürün grubumuz, yılın ilk yarısında sanayi sektöründeki dalgalanmaların etkisiyle yıla zayıf başlamış olsa da ikinci yarıda önemli proje kazanımlarıyla kapasitesini doldurmuş ve yılsonu hedeflerimize ulaşmıştır. Özellikle taşyünü panel grubunda pazar liderliğimizi sürdürmekte, birçok büyük projede tercih edilmekteyiz. Mekanik izolasyon tarafında ise kauçuk izolasyon malzemeleri, camyünü ve taşyünü boru ürünlerinde pazar payımızı artırırken; XPS ve EPS ürün gruplarımızda da projelerdeki varlığımızı geçtiğimiz yıla göre yüzde 20’nin üzerinde artırmış bulunmaktayız. 2025 yılı aynı zamanda şantiye ve projelere daha fazla odaklandığımız bir yıl olmuştur. Deprem bölgesindeki yeniden yapılanma çalışmalarıyla birlikte, sanayi ve bina inşaat projelerini yakından takip etmekteyiz” diye konuştu.

    İzocam olarak 2025 yılında iç pazardaki güçlü performanslarına paralel olarak, ihracat pazarlarında da önemli bir ivme yakaladıklarını açıklayan Murat Savcı, “2024 yılına göre dolar bazında yaklaşık yüzde 30’luk bir ihracat artışı sağlamış bulunmaktayız. Bu artışta özellikle camyünü ve sandviç panel ürün gruplarımız öne çıkmaktadır. Ortadoğu ve Ukrayna’daki jeopolitik gelişmeler bazı bölgelerde satışlarımızı etkilese de Avrupa’da yeni pazarlara girişlerimiz ihracattaki başarımızı olumlu şekilde desteklemiştir” dedi.

    2026’da Kapasite Artışı, Dijitalleşme ve İhracatta Güçlü Hedefler

    2026 yılına yönelik hedeflerinin; kapasite büyümesi, ihracat artışı, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik alanlarında yakaladıkları güçlü ivmeyi devam ettirmek olduğunu belirten İzocam Genel Direktörü Murat Savcı, “Hem ülkemizin enerji verimliliği hedeflerine hem de yeşil dönüşüm politikalarına katkı sunmayı, çevreye duyarlı üretim yaklaşımımızı güçlendirmeyi ve sektörümüzdeki liderliğimizi daha da ileri taşımaya kararlıyız. Enerji verimliliği yüksek binaların Türkiye’nin geleceğinde kritik rol oynayacağına olan inancımızla; ülkemizin sürdürülebilir yarınları için değer üretmeye devam edeceğiz” diye konuştu.

    Kayseri’de kurulu bulunan yeni üretim tesislerinin tam kapasiteyle devreye girmesiyle birlikte üretim maliyetlerinin azalmasını, kârlılığın artmasını ve ihracatın güçlenmesini beklediklerini vurgulayan Murat Savcı, “Kayseri tesisimizden İzocam ürün portföyünün tamamını sevk ederek lojistik verimliliğimizi artırmayı hedeflemekteyiz. Tarsus camyünü tesisimizde ise ürün portföyümüzü iyileştirme ve yeni ürün geliştirme çalışmalarımız sürdürülmektedir. XPS ürün grubunda yapılacak geliştirmelerle de perakende pazarında ve proje bazlı kullanımlarda rekabet gücümüzü daha da yükseltmeyi amaçlamaktayız. Aynı zamanda 2026 yılında ‘Kazandıran İzocam’ sadakat programımızı daha da yaygınlaştırmayı, tali bayilerimize yönelik yeni yazılım altyapımızı devreye almayı ve dağıtım kanalı etkinliğimizi artırmayı planlamaktayız” şeklinde konuştu.

    İkiz Dönüşüm Stratejisi: Dijitalleşme ve Sürdürülebilirlik Bir Arada

    Sürdürülebilir gelecek için inovasyon ve çevre odaklı yatırımlarının da kararlılıkla devam ettiğini ifade eden Murat Savcı, “Yapay zekâ uygulamalarımız iş süreçlerimizi hızlandırarak verimliliğimizi artırmakta; sıfır atık projelerimiz sürdürülebilir kalkınmanın güçlü halkalarından biri hâline gelmektedir. Dijitalleşme ve çevresel sürdürülebilirliği eş zamanlı olarak kapsayan ’ikiz dönüşüm’ vizyonumuz ile hem sektörümüzün rekabetçiliğini artıran hem de gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmayı amaçlayan bütünsel bir yaklaşım sergilemekteyiz” dedi.

    Dijitalleşmenin, tüm sektörlerde olduğu gibi yalıtım sektöründe de hızlı bir dönüşüme etki ettiğini belirten Murat Savcı, “İzocam olarak, bu kapsamda 2020 yılında en modern ERP (kurumsal kaynak planlama) sistemine geçerek altyapımızı yeniledik, iş süreçlerimizi daha verimli ve entegre bir yapıya taşıdık. 2021’de devreye aldığımız veri analitiği çözümleriyle karar süreçlerimizi güçlendirdik ve aynı dönemde başlattığımız RPA (robotik süreç otomasyonu) projeleriyle birçok süreci otomatize ederek verimliliğimizi artırdık. 2022’de hayata geçirilen yapay zekâ tabanlı satış ve maliyet tahminleri ile fiyat önerileri sunan projemiz ise sektörde öncü bir adım olmuştur. 2023’te müşteri ilişkileri yönetimimizi daha güçlü bir zemine taşırken, 2024’te başlattığımız projelerle üretim ve enerji verilerinin anlık takibini sağlamaya başladık. Dijitalleşme yatırımlarımızın önemli bir parçası olarak, 2024 yılından bu yana tüm İzocam tesislerinde kullanılan ‘Endüstriyel e-Tools App’ ile manuel kontrol süreçlerini tamamen dijital ortama taşıdık. Arıza analizi, iş güvenliği gözlemleri, geliştirme projeleri ve risk analizleri gibi kritik bilgiler artık anlık olarak mobil cihazlardan sisteme aktarılabilmektedir. Bu sayede hem kâğıt tüketimi azalmış hem de sahadan bilgi akışı hızlanarak ortak veri depolama süreçleri daha etkin hale gelmiştir” diye konuştu.

    Bu çerçevede 2025 yılında da teknoloji yatırımlarını artırarak, operasyonel mükemmeliyet ve müşteri memnuniyetini dijital dönüşümle birleştirdiklerini belirten Murat Savcı, “Tarsus camyünü üretim tesisimizde devreye aldığımız Metriks Üretim Yönetim Sistemi ile üretim hattındaki tüm kritik proses parametrelerini (sıcaklık, basınç, enerji tüketimi, devir vb.) otomatik olarak toplayıp analiz etmeye başladık. Operatörlere anlık yönlendirme sağlayan bu dijital platform, kalite ve verimliliği artıran önemli bir adım olmuş; Tarsus’taki başarılı uygulamanın önümüzdeki dönemde tüm tesislere yaygınlaştırılması planlanmaktadır. Gebkim tesisimizde hayata geçirilen XPS Tartım Otomasyonu ise hammadde verimliliğinde önemli bir adım olmuştur. Dijital tartım sistemi sayesinde ürünlerimiz paketleme öncesi online ölçülmekte ve reçetesinde yer alan oranlarda hammadde kullanılarak ürünlerin istenilen standartta üretimi sağlanmaktadır” dedi.

    Enerji verimliliği, atık yönetimi ve karbon ayak izi konularında elde ettikleri tüm bu kazanımların, attıkları dijitalleşme adımlarının olumlu sonuçlarını somut bir şekilde ortaya koyduğunu söyleyen Murat Savcı, orta vadede, yapay zeka uygulamalarını tüm iş süreçlerine entegre etmeyi, fabrikalarında dijitalleşmeyi artırmayı ve siber güvenlik altyapılarını güçlendirmeyi hedeflediklerini vurguladı.

    Sürdürülebilirlik Odaklı Üretim ve Geleceğe Yatırım

    Yapay zeka projeleriyle iş süreçlerini dönüştürürken, çevreye duyarlı yaklaşımlarıyla da sektöre örnek olduklarını dile getiren İzocam Genel Direktörü Murat Savcı, açıklamasını şu sözlerle sürdürdü:

    “İzocam ürünlerimiz en az yüzde 30 oranında geri dönüştürülmüş malzeme içerirken, camyünü ürünlerinde bu oran yüzde 80’e kadar çıkmaktadır. Döngüsel ekonomi vizyonunu üretim süreçlerimize entegre ederek her bir ürünümüzde çevre dostu ve sağlıklı çözümler sunmayı, karbon ayak izimizi azaltmayı hedeflemekteyiz. Bu hedef doğrultusunda attığımız en önemli adımlardan biri, 2023 yılı sonunda hayata geçirdiğimiz ‘Zero Waste to Landfill’ (Düzenli Depolamaya Sıfır Atık) projesi olmuştur. Türkiye’de yasal bir zorunluluk olmamasına rağmen başlattığımız bu proje ile proses hurdalarının enerji üretiminde kullanılmasına, geri dönüştürülebilir atıkların yeniden ekonomiye kazandırılmasına ve geri dönüştürülemeyen atıkların alternatif sektörlerde enerji kaynağı olarak değerlendirilmesine odaklanmaktayız. Ayrıca 2022’den bu yana uyguladığımız WCM (World Class Manufacturing) vizyonu ile tesislerimizde çevresel etkiyi en aza indiren, enerji tüketimini azaltan ve CO₂ salımını düşüren projeler hayata geçirmekteyiz.

    Sürdürülebilirlik vizyonumuz tesis yatırımlarımızla da güçlenmektedir. Tarsus tesisimizde elyaf makinelerinde kompresör verimliliği ve hurda geri kazanım projeleri devam etmektedir. 2024’te başlattığımız ürün tipi ve proses bazlı enerji tüketim hesaplamaları ile de enerji tüketimimizi daha etkin yöneterek; her aşamada izlenebilir ve sürdürülebilir bir enerji yönetimi sağlamaktayız. Ayrıca hatlarımızda yaptığımız modernizasyonlar ile kapasite artışları sağlanmış; dijital operasyon izleme ve yönetim sistemi devreye alınmıştır. Bu dijital operasyon izleme ve yönetim sisteminin önümüzdeki dönemde diğer tesislere de aktarılması planlanmaktadır.”

    İzocam Hakkında

    1965 yılında Türkiye’de bir ilk gerçekleştirerek yalıtım sanayisinin kurulmasına öncülük eden İzocam Gebze’de ilk camyünü tesisini kurarak faaliyetlerine başlamıştır. Günümüzde 5 fabrika sahası içinde camyünü, taşyünü, ekstrüde polistiren, ekspande polistiren, sandviç panel, kauçuk ve polietilen üretmekte ısı, ses yalıtımı ve yoğuşma kontrolü sağlamaktadır.

    Ülkemizde yalıtım sektöründe 7 farklı ürünü aynı çatı altında üretebilen tek şirket konumunda yer alan İzocam, geniş ürün yelpazesi ve her ihtiyaca uygun yalıtım çözümleri ile zeminden, cephe ve çatıya, duvar ve döşemeden tesisata kadar her uygulama alanına uygun nitelikli yalıtım malzemeleri sunmaktadır. Bunların yanı sıra; sanayi tesislerinden gemi sektörüne, termik santrallerden akustik panellere, vagonlardan evlerimizde kullanılan fırınlara, yangın kapılarından güneş kolektörlerine kadar geniş bir alanda ısı, ses yalıtımı ve yangın güvenliği sağlayan ürünleri ile diğer üreticilere de malzeme temin etmektedir.

    Uzun yılların deneyim ve tecrübesi ile ISO ilk 500’de daima yer alan İzocam, güçlenen konumu ve üretim kapasitesi ile “Bugünlere Yalıtım, Yarınlara Yatırım” mesajı vermektedir. “Türkiye’nin süper markaları” arasında yer alan İzocam, yapımında geri dönüştürülmüş malzemelerin de kullanıldığı, insan sağlığına zarar vermediği ve çevre dostu olduğu kanıtlanmış ürünleriyle, faaliyete başladığı ilk günden bu yana sürdürülebilir geleceğe katkı sağlamaktadır.

  • 2.1 MİLYON YOLCU İLE KRUVAZİYER TURİZMİ 2025’TE ALTIN YILINI YAŞADI

    2.1 MİLYON YOLCU İLE KRUVAZİYER TURİZMİ 2025’TE ALTIN YILINI YAŞADI

    2.1 MİLYON YOLCU İLE KRUVAZİYER TURİZMİ 2025’TE ALTIN YILINI YAŞADI

    Türkiye kruvaziyer turizmi, 2025 yılında 2 milyon barajını aşarak son 12 yılın en güçlü performansına imza attı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun açıkladığı resmi verilere göre; 2025 yılında Türkiye limanlarına gelen kruvaziyer yolcu sayısı yüzde 13,2 artışla 2 milyon 138 bin 136’ya, kruvaziyer gemi sayısı ise yüzde 15,1 artışla 1.375’e ulaştı. Böylece Türkiye, 2013 yılından bu yana ilk kez yeniden 2 milyon yolcu eşiğini aşarak Doğu Akdeniz’deki stratejik konumunu güçlendirdi.

    Türkiye kruvaziyer turizmi, 2025 yılında yakaladığı güçlü ivmeyle son yılların en yüksek yolcu sayısına ulaştı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından açıklanan verilere göre, yıl boyunca Türkiye limanlarına gelen kruvaziyer yolcu sayısı 2 milyon barajını aşarak sektörde yeniden yükselişin sinyalini verdi. 2025 verilerinin yalnızca turizm değil, makro ekonomik göstergeler açısından da önemli bir tablo ortaya koyduğunu belirten Camelot Maritime Yönetim Kurulu Başkanı Kaptan Emrah Yılmaz Çavuşoğlu, kruvaziyer turizminin artık salt yolcu sayılarıyla değil, yarattığı döviz girdisi, liman ekonomisine katkısı ve yerel kalkınma etkisiyle değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti.

    Kruvaziyer Turizmi Ekonomik Büyümenin Güçlü Başlıklarından Biri Haline Geldi

    Türkiye kruvaziyer turizmi, 2025 yılında 2 milyonun üzerindeki yolcu sayısıyla son yılların en güçlü performansını ortaya koyarken, sektör 2026’ya daha nitelikli bir büyüme hedefiyle hazırlanıyor. 2025’te ulaşılan 2 milyonun üzerindeki yolcu sayısı, Türkiye’nin kruvaziyer liginde yeniden güçlü bir oyuncu olduğunu net biçimde gösterdiğini değerlendiren Emrah Yılmaz Çavuşoğlu, asıl kritik eşik, 2026 itibarıyla bu yolcu profilinin harcama gücü yüksek, destinasyon odaklı ve sürdürülebilir bir yapıya evrilmesi gerektiğini vurguladı.

    Kuşadası Ve İstanbul Limanları Stratejik Merkez Haline Geldi

    Bakanlık verilerine göre 2025’te Kuşadası Limanı, 617 gemi ve yaklaşık 1 milyon yolcu ile Türkiye’nin kruvaziyer lideri olurken; İstanbul limanları, 625 bini aşkın yolcu ile ikinci sırada yer aldı. Bodrum Limanı ise artan sefer sayılarıyla Ege hattındaki önemini pekiştirdi. Bu tabloyu şöyle değerlendiren Çavuşoğlu, “Kuşadası ve İstanbul yalnızca birer uğrak noktası değil, artık kruvaziyer rotalarının merkez destinasyonları haline geliyor. Bu durum; perakende, yeme–içme, rehberlik, ulaşım ve kültür turizmi başta olmak üzere çok sayıda alt sektörde doğrudan ekonomik çarpan etkisi yaratıyor.” Dedi.

    2026 Nicelikten Niteliğe Geçiş Yılı

    Sektörün 2026 hedeflerinde yüksek harcama profiline sahip yolcu, homeport operasyonlarının artırılması, liman altyapılarının modernizasyonu ve sürdürülebilir denizcilik uygulamaları öne çıkıyor.

    Kruvaziyer turizmi Türkiye için yalnızca sezonluk bir turizm faaliyeti olmadığının altını çizen Çavuşoğlu, “Dört mevsime yayılan, yüksek katma değer üreten ve şehir ekonomilerini doğrudan besleyen stratejik bir alan.” İfadelerini kullandı.

    Ekonomi, Turizm Ve Lojistik Bütünleşmesi Öne Çıkıyor

    Artan sefer sayılarıyla birlikte kruvaziyer turizmi; liman işletmeciliği, lojistik, gemi tedarik zinciri ve hizmet ihracatı açısından da yeni fırsatlar yaratıyor. Emrah Yılmaz Çavuşoğlu, 2026 yılında kruvaziyerin turizm gelirleri içindeki payının niteliksel olarak daha görünür hale gelmesini bekliyor.

  •  Škoda SUV Ürün Gamının Zirve Modeli “Peaq” İsmini Aldı

     Škoda SUV Ürün Gamının Zirve Modeli “Peaq” İsmini Aldı

    Škoda, SUV ürün gamını tamamen yeni bir modelle daha da genişletmeye hazırlanıyor. 2022 yılında markanın yeni Modern Solid tasarım diliyle tanıtılan Vision 7S konsepti, Peaq ismiyle üretilecek. Škoda’nın son teknolojileriyle geliştirilen, sürdürülebilir ve işlevsel tasarımıyla öne çıkan Peaq’ın dünya prömiyeri 2026 yılının yaz aylarında gerçekleştirilecek.

    Modelin ismi, markanın SUV isimlendirme stratejisine uygun ve Çek otomobil üreticisinin portföyündeki amiral gemisi konumunu yansıtacak biçimde Peaq olarak belirlendi. Škoda’nın konfor, pratiklik ve genişlik algısını yeni bir seviyeye taşıyacak olan Peaq, aynı zamanda teknolojisi, verimliliği ve tasarımıyla da dikkat çekecek.

    Peaq yedi koltuklu modern kabiniyle ailelerin yanı sıra iş, eğlence, seyahat ve keşfetme özgürlüğünü bir araya getirmek isteyen müşteri kitlesine de hitap edecek. Kullanıcı dostu ve iyi düşünülmüş Simply Clever çözümlerini tasarımının merkezine alan Peaq, Škoda’nın elektrikli model yelpazesinin genişlemesinde bir başka dönüm noktası olacak.

    Yüce Auto

    * Škoda Türkiye Distribütörü Yüce Auto bir Doğuş Otomotiv ortaklığıdır.

    * Orhan Yüce tarafından kurulan Yüce Grubu, otomotiv sektöründe 70 yıllık bir geçmişe sahiptir.
    * Yüce Auto, ISO 9001 ve VW Grup TÜV kalite yönetimi sertifikalarına sahiptir.
    * Yüce Auto A.Ş. Türkiye çapında 50 yetkili satıcı ve 57 yetkili servis noktası ile hizmet vermektedir.
    * 2022 yılında Yüce Auto, elde ettiği üstün başarıyla Škoda Auto tarafından satış performansına göre verilen “Uluslararası Satışlar Ödülü”ne layık görülmüştür.
    * 2025 yılında 45 bin 321 araç teslim eden Yüce Auto, bu adetle % 4,2 pazar payı elde etmiştir. 
    * 2024 yılında Yüce Auto, elde ettiği üstün başarıyla Škoda Auto tarafından ikinci “En İyi Distribütör” seçilmiştir.
    * Yılın Distribütörleri ödüllerinde Yüce Auto 2024 yılında, En İyi Uluslararası Satışlar ve En İyi Müşteri Deneyimi ödüllerine layık görülmüştür. Marka ve İnovasyon Kategorisi’nde ise üçüncülük elde etmiştir.
    * 2024 yılı “En İyi Distribütör” ödül töreninde elde ettiği başarıyla Yüce Auto, Škoda tarihinde ilk kez dört ödül birden kazanan distribütör olma unvanının sahibi olmuştur.

    ŠKODA Auto

    * 100 yılı aşkın geçmişiyle dünyanın en eski otomobil üreticileri arasında yer alan Škoda, 1895’te üretimine önce bisiklet ve motosikletle başladı.
    * Škoda, 16 Nisan 1991 tarihinden itibaren bir Volkswagen Group markasıdır.
    * Marka, bugün dünya çapında 11 farklı modelin üretim ve satışını gerçekleştiriyor: Fabia, Scala, Octavia, Superb, Kamiq, Karoq, Kodiaq, Elroq, Enyaq, Kushaq ve Slavia.
    * 2024 yılında Škoda, dünya çapında 926 bin 600 adet araç teslimatı gerçekleştirdi.
    * 2014, 2015, 2016, 2017, 2018, 2019 ve 2020’de bir takvim yılı içerisinde 1 milyondan fazla araç satan Škoda tarihinde bir rekor kırdı.
    * Škoda Auto, 100’ün üzerinde pazarda yer alırken, dünya çapında 42 binin üzerinde kişi istihdam etmektedir.

  • Ödeme sistemlerinde şikayetler  son bir haftada yüzde 247 arttı

    Ödeme sistemlerinde şikayetler  son bir haftada yüzde 247 arttı

    Çözüm platformu Şikayetvar, son dönemde gündemden düşmeyen sanal POS ve ödeme uygulamalarını mercek altına aldı. Verilere göre şikayetler son bir haftada yüzde 247 arttı. Bir önceki ayda bin 146 olan şikayet sayısıysa yüzde 178 artışla 3 bin 190’a ulaştı. 

    Son dönemde artan dijitalleşmeyle birlikte yaygın olarak kullanılan sanal POS ve dijital ödeme uygulamaları, kullanıcı mağduriyetleri nedeniyle yeniden gündemin üst sıralarına taşındı. Finansal güvenlik, izinsiz işlemler ve ödeme gecikmeleri gibi başlıklar etrafında yoğunlaşan tartışmalar sürerken, çözüm platformu Şikayetvar dikkat çekici verilerini kamuoyuyla paylaştı. Platformun açıkladığı verilere göre, sanal POS ve ödeme sistemlerine yönelik şikayetler yalnızca son bir haftada yüzde 247 oranında artış gösterdi. Bir önceki ay bin 146 olan toplam şikayet sayısı ise yüzde 178’lik artışla 3 bin 190’a yükseldi. Ortaya çıkan bu tablo, bireysel kullanıcıların yanı sıra e-ticaret yapan işletmelerin de ödeme sistemleriyle ilgili ciddi sorunlar yaşadığını ortaya koyuyor.

    Şikayetvar verilerine göre sanal POS ve dijital ödeme uygulamalarıyla ilgili en sık gelen şikayet türleri şöyle öne çıkıyor:

    Bilgim ve iznim dışında gerçekleşen işlemler: Birçok kullanıcı, kredi kartı veya banka hesabından sanal POS üzerinden para çekildiğini, onayları veya işlemleri olmamasına rağmen yüksek tutarlı tahsilat yapıldığını bildiriyor. Bu tür mağduriyetlere karşı iade taleplerinin sonuçsuz kalması da sıkça şikayet konusu olarak öne çıkıyor.

    İzinsiz para çekimi / güvenlik endişesi: Kullanıcılar kartlarından veya hesaplarından izinsiz kesintiler, tekrar eden çekimler yaşadıklarını, bankaların veya ödeme servislerinin yeterince güvenlik sağlamadığını belirtiyor.

    Ödeme iadesi ve destek sorunları: İzinsiz çekilen tutarların ya da hatalı ödemelerin iadesi gecikiyor veya cevap alamıyorum gibi müşteri hizmetleri problemleri sık karşılaşılan şikâyetler arasında.

    Sanal POS başvuru / onay süreçlerindeki sorunlar: Bazı kullanıcılar, sanal POS başvurularının gerekçesiz reddedilmesi, süreçlerin belirsiz veya yavaş ilerlemesi gibi sorunları platform üzerinden dile getiriyor.

    Ticari işlemlerde blokaj / ödeme aktarım problemleri: Özellikle e-ticaret yapan işletme sahipleri, POS üzerinden yaptıkları satışların gelirlerinin bloke edilmesi, ödemelerin uzun süre aktarılmaması gibi sorunları aktarıyor.

    Teknik ve entegrasyon hataları: Bazı işletmeler sanal POS entegrasyonunda hatalar, ödeme alınamama veya sistem hatası gibi teknik problemler yaşadığını belirtmiş.

    Platforma ulaşan bazı şikayetlerse şöyle sıralandı:

    “Bir ödeme sistemi üzerinden almam gereken 156 bin 361 TL tutarındaki ödemem, tarafıma gönderilmedi ve IBAN’ımı değiştirmem gerektiği söylendi. Ben de istenildiği gibi aynı gün IBAN değişikliğini yaptım ve 7 Ocak’ta müşteri temsilcisi tarafından ödememin 3 iş günü içinde hesabıma yatacağı bilgisi verildi. Ancak belirtilen sürede ödeme yapılmadı. Bu süreçte müşteri hizmetlerini yaklaşık 15 kez aradım ve 10’a yakın e-posta gönderdim. Bugün yaptığım son görüşmede ise işlemin cuma günü sisteme alındığı ve ödemenin cuma gününden sonraki 3 iş günü içinde yatırılacağı söylendi. Yani şimdi de çarşamba gününü beklemem gerektiği ifade edildi. Sürekli değişen bu bilgi ve gecikmeler nedeniyle iadelerimi gerçekleştiremiyorum ve ciddi şekilde mağdur durumdayım. Ödemenin daha fazla gecikmeden, en kısa sürede tarafıma eksiksiz olarak yatırılmasını ve süreçle ilgili net, değişmeyen bir bilgilendirme yapılmasını talep ediyorum.”

    “Bugün hesabımdan, iznim ve onayım olmadan, toplamda yaklaşık 5 bin TL tutarında işlem yapılmış görünüyor. İşlem detaylarında TikTok ve PUBG harcaması olarak yer alıyor; ancak ben PUBG’yi hiç yüklemedim, TikTok’ta da hiçbir şekilde ödeme yapmadım. Kart ve hesap bilgilerim bana ait olmasına rağmen bu harcamalar tamamen benim dışımda ve şüpheli işlemler olarak görünüyor. Bankamla görüştüğümde, yarın harcama itirazı yapılacağı ve sürecin başlatılacağı söylendi. Bu işlemlerin acil olarak incelenmesini, izinsiz yapılan bu ödemelerin iptal edilmesini ve hesabımdan çekilen yaklaşık 5 bin TL’nin en kısa sürede tarafıma iadesini talep ediyorum.”

    “Bana ait olan mail adresinin başka bir telefon numarası tarafından kullanıldığını fark ettim. Bunu, bana gelen ve bir alışveriş işlemiyle ilgili olan mesajlar üzerinden anladım. Bu alışveriş bana ait olmamasına rağmen, sistemde mail adresim bu işlemle ilişkilendirilmiş görünüyor. Konu ile ilgili olarak ilgililere mail üzerinden ulaştım ve durumu detaylı şekilde anlattım. Ancak yazışmamıza rağmen benden ayrıca telefon üzerinden teyit istendi. Mail adresimi başkası kullandığı için ilgili hesaba erişemiyor ve gerekli kontrolleri kendim yapamıyorum. Şu an için benden tahsil edilen bir tutar olmasa da kişisel mail hesabımın başka bir kişiyle bağlantılı görünmesi hem güvenlik hem de ileride doğabilecek mağduriyetler açısından beni ciddi şekilde endişelendiriyor.”

    “Bir ödeme sistemi üzerinden hesap açtım ve hesabımı doğruladım ve Hesabıma 500 TL aktardım. Hiçbir işlem yapmadan kısa süre sonra hesabıma giriş yaptığımda “kullanıcı engellendi” hatasıyla karşılaştım ve hesabıma erişemez hale geldim. Engellenme sonrasında firmayla iletişime geçmek istedim ancak ulaşabileceğim herhangi bir müşteri hizmetleri, canlı destek ya da telefon kanalı bulamadım. Bu nedenle hem param hesabımda bloke durumda kaldı hem de engellenme gerekçesini öğrenemedim.”

  • Hazır Beton Endeksi Aralık Ayı Raporu Açıklandı!

    Hazır Beton Endeksi Aralık Ayı Raporu Açıklandı!

    İnşaat Yılı Dengede Kapattı

    Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB), her ay merakla beklenen inşaat ile bağlantılı imalat ve hizmet sektörlerindeki mevcut durum ile beklenen gelişmeleri gösteren “Hazır Beton Endeksi” 2025 Aralık Ayı Raporu’nu açıkladı. Alt endekslerdeki sınırlı hareketliliğe paralel olarak Hazır Beton Endeksi, kritik eşik seviyesine yakın olmakla birlikte yıl sonunda da eşik değerin üzerine çıkamamıştır.​ Rapor, yıl sonunda inşaat faaliyetlerinin geçen yılın aynı dönemine kıyasla korunmuş olduğunu ortaya koymakla birlikte, güven ve beklenti tarafındaki gerileme sektörde kırılgan ve temkinli bir görünümün devam ettiğini göstermektedir.

    Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB) her ay açıkladığı Hazır Beton Endeksi ile Türkiye’de inşaat sektörü ve bağlantılı imalat ve hizmet sektörlerindeki mevcut durumu ve beklenen gelişmeleri ortaya koymaktadır. İnşaat sektörünün en temel girdilerinden biri olan ve aynı zamanda üretiminden sonra kısa bir süre içerisinde stoklanmadan inşaatlarda kullanılan hazır betonla ilgili bu Endeks, inşaat sektörünün büyüme hızını ortaya koyan öncü bir göstergedir.

    Hazır Beton Endeksi 2025 Aralık Ayı Raporu’na göre, Tüm endeksler yılın büyük bölümünde eşik değerin altında dalgalı bir seyir izledikten sonra, yılın son çeyreğinde eşik değere doğru sınırlı bir toparlanma eğilimi göstermiştir. Aralık ayında endeks değerleri kasım ayına kıyasla genel olarak belirgin bir değişim göstermemiş, endeks seviyeleri birbirine yakın bir görünüm sergilemiştir. Güven Endeksi, yıl içindeki dalgalanmaları sonrasında, aralık ayında gerileyerek diğer alt endekslerin gerisinde kalmayı sürdürmüştür. Faaliyet Endeksi yaz aylarında kaydedilen yükselişin ardından sonbahar aylarında dengelenmiş, aralık ayında ise eşik değere oldukça yakın bir seviyede yatay seyrini devam ettirmiştir. Beklenti Endeksi yıl boyunca görece istikrarlı bir görünüm sergilemiş, aralık ayında ise hafif bir düşüşle eşik değerin hemen altında kalmıştır. Son olarak Hazır Beton Endeksi, alt endekslerdeki bu sınırlı hareketliliğe paralel olarak aralık ayında yataya yakın bir görünüm sergilemiş, kritik eşik seviyesine yakın olmakla birlikte eşik değerin üzerine çıkamamıştır.

    Geçen yılın aynı ayına göre bakıldığında, aralık ayında endekslerde genel olarak zayıf bir yıllık görünüm dikkat çekmektedir. Faaliyet Endeksi, bir önceki yılın aynı ayına göre %0,3 oranında artış göstererek pozitif yönde ayrışmış ve sektör faaliyetlerinde sınırlı bir toparlanmaya işaret etmiştir. Buna karşılık Güven Endeksi %0,9 oranında gerileyerek alt endeksler arasında en olumsuz performansı sergilemiş; sektöre ilişkin güven algısının geçen yılın aynı dönemine kıyasla belirgin biçimde zayıfladığını ortaya koymuştur. Beklenti Endeksi %0,5 düşüş ile geleceğe yönelik beklentilerde temkinli görünümün sürdüğüne işaret ederken, Hazır Beton Endeksi de %0,4 oranında gerileyerek sektördeki genel zayıf eğilime paralel bir görünüm sergilemiştir. Bu tablo, yıl sonunda inşaat faaliyetlerinin geçen yılın aynı dönemine kıyasla korunmuş olduğunu ortaya koymakla birlikte, güven ve beklenti tarafındaki gerileme sektörde kırılgan ve temkinli bir görünümün devam ettiğini göstermektedir.

    Raporun sonuçlarını değerlendiren Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB) Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Işık, “Faaliyet Endeksi yaz aylarında kaydedilen yükselişin ardından sonbahar aylarında dengelenmiş, aralık ayında ise eşik değere oldukça yakın bir seviyede yatay seyrini devam ettirmiştir. Alt endekslerdeki sınırlı hareketliliğe paralel olarak Hazır Beton Endeksi, eşik değerin üzerine çıkamamıştır.​ Raporumuz, yıl sonunda inşaat faaliyetlerinin geçen yılın aynı dönemine kıyasla korunmuş olduğunu ortaya koymakla birlikte, güven ve beklenti tarafındaki gerileme sektörde kırılgan ve temkinli bir görünümün devam ettiğini göstermektedir.” dedi.

    Ekonomik gelişmelerle ilgili değerlendirmelerde bulunan THBB Başkanı Yavuz Işık, “TÜİK tarafından yayımlanan aralık ayı güven endeksi sonuçları, inşaat sektörüne ilişkin önemli ipuçları sunmaktadır. Aralık 2025’te inşaat sektörü güven endeksi sınırlı bir gerileme ile 84,5 seviyesine inerek (önceki ay 84,9), bir önceki aya kıyasla zayıflamış ve kötümser eşiğin altında kalmaya devam etmiştir. Bu durum, yılın son ayında sektörde güven algısının düşük kaldığına işaret etmektedir. Aynı dönemde ekonomik güven endeksi 99,5, hizmet sektörü güven endeksi 112,3 ve perakende ticaret sektörü güven endeksi 115,4 seviyelerinde gerçekleşerek inşaat sektörüne kıyasla belirgin biçimde daha yüksek güven düzeyleri sergilemiştir. Böylece, tüm sektörler içerisinde en düşük güven düzeyi yine inşaat sektöründe gözlenmiştir. Aralık ayında, tüketici kredi faiz haddinde görülen anlamlı düşüş henüz inşaat sektörüne yansımamıştır. Buna karşın, kamu tarafından yürütülen kentsel dönüşüm projeleri ve altyapı yatırımları, faaliyet endeksinde sınırlı da olsa pozitif seyrin korunmasına katkı sağlamaktadır. Genel görünüm itibarıyla, 2025 yılı sonunda inşaat sektörü üretim tarafında görece dirençli kalırken, güven ve beklenti cephesindeki kırılganlık sürmektedir. Önümüzdeki dönemde sektör performansının büyük ölçüde finansman koşullarındaki olası iyileşmeye ve makroekonomik istikrar beklentilerine bağlı olacağı değerlendirilmektedir.” dedi.

    Hazır Beton Endeksi hakkında

    Söz konusu endekslerin oluşturulmasına esas teşkil eden anket ile firmalara 8 soru soruluyor. Her bir endeksin değeri 100’ün altında ya da üstünde olmasına bağlı olarak yorumlanıyor. 100’ün üzerinde olması durumunda önceki aya ait faaliyetin ya da gelecek döneme ilişkin beklentinin olumlu yönde geliştiği yorumu yapılıyor. Türkiye genelinde her ay hazır beton üreticileri ile gerçekleştirilen çalışmada 3 farklı endeks oluşturuluyor. Hazır Beton Faaliyet Endeksi ile hazır beton firmalarının geçmiş bir aylık faaliyetlerinin sonuçları, Hazır Beton Güven Endeksi ile hazır beton sektöründe faaliyet gösteren teşebbüslerin, ekonomi ve sektöre yönelik duydukları güven seviyesi, Hazır Beton Beklenti Endeksi ile hazır beton firmalarının önümüzdeki üç aylık dönemde faaliyetlerinin hangi seviyede olacağına ilişkin beklentiler hakkında bilgi ediniliyor. Hazır Beton Endeksi ile endekslerin tümünü içeren bileşik endeks elde ediliyor.

    Türkiye Hazır Beton Birliği hakkında

    Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB), 1988 yılından beri güvenli ve dayanıklı yapıların inşası amacıyla standartlara uygun beton üretilmesi, tekniğine uygun beton uygulamalarının yaygınlaşması ve ülkemizde kaliteli, dayanıklı, yüksek dayanım sınıflarında beton kullanılması için uğraş veren mesleki bir kuruluştur. THBB, Avrupa Hazır Beton Birliği (ERMCO) ve Beton Sürdürülebilirlik Konseyi (The Concrete Sustainability Council) üyesi; Beton Sürdürülebilirlik Konseyi “Bölgesel Sistem Operatörü”dür. THBB’ye üye olacak şirketlerin bütün hazır beton tesislerinde standartlara uygun üretim yapması, THBB Kalite Güvence Sisteminin (KGS) sürekli habersiz denetimlerine tabi olarak KGS Uygunluk Belgesi alması, uygun laboratuvar bulundurması, teknik, çevre, iş sağlığı ve güvenliği, yasal ve etik kriterleri eksiksiz yerine getirmesi zorunludur.