Kategori: Firmalar

Firmalar

  • Küresel şirket iflasları 2025’te yüzde 7 arttı, riskler devam ediyor

    Küresel şirket iflasları 2025’te yüzde 7 arttı, riskler devam ediyor

    Dun & Bradstreet tarafından açıklanan “Küresel İflas Raporu”, 2025 yılında küresel ölçekte şirket iflaslarının yüzde 7 artarak yükselişini sürdürdüğünü ortaya koydu. Rapora göre, 2024 yılında kaydedilen yüzde 15’lik artışa kıyasla iflas artış oranında belirgin bir yavaşlama yaşansa da riskler devam ediyor.  Dun & Bradstreet tarafından incelenen 45 ülkeden 28’inde şirket iflaslarında artış yaşanırken, 17 ülkede ise düşüş görüldü. 

    Türkiye’de faaliyetleri CRIF grubu bünyesinde yer alan Dun & Bradstreet, “2025 Küresel İflas Raporu”nu açıkladı. Rapor, Dun & Bradstreet Worldwide Network (WWN) üyelerinin 45 ülkeden sağladığı kapsamlı verilerin, Dun & Bradstreet’in deneyimli ekonomistleri tarafından titiz bir şekilde analiz edilmesiyle hazırlandı. Dun & Bradstreet’in “Küresel İflas Raporu”na göre, 2025 yılında küresel ölçekte şirket iflasları yüzde 7 artarak yükselişini sürdürdü. Ancak bu oran, 2024 yılında kaydedilen yüzde 15’lik artışla kıyaslandığında belirgin bir yavaşlamaya işaret etti. Rapor, 2025 yılında Türkiye’nin de içerisinde bulunduğu 45 ülkeden 28’inde (yüzde 62) bir önceki yıla kıyasla şirket iflaslarında artış yaşandığı, 17 ülkede ise düşüş yaşandığını ortaya koydu. Rapora göre, 2025 yılında Dun & Bradstreet tarafından incelenen 45 ülkede 627 bin 575 şirket iflas etti. 2025 yılının küresel ekonomi açısından belirgin bir normalleşme ve dengelenme sürecine işaret ettiğinin belirtildiği raporda, enerji ve gıda fiyatlarındaki gerileme, enflasyon baskılarının azalması ve önde gelen merkez bankalarının parasal gevşeme yönünde attığı adımların küresel ölçekte finansal koşulları görece iyileştirdiği vurgulandı. Bu gelişmelerin 2025 yılında iflaslardaki artış hızını belirgin biçimde yavaşlattığına dikkat çekilen raporda, “Ancak iflas seviyeleri pandemi öncesi dönemin üzerinde kalmaya devam etmiştir” değerlendirmesine yer verildi.

    Arjantin, yüzde 65 artışla şirket iflaslarında birinci sırada

    Dun & Bradstreet, “2025 Küresel İflas Raporu”na göre, geçen yıl Arjantin, Yunanistan, Hong Kong, Suudi Arabistan ve İsviçre iflasların en fazla arttığı ülkeler oldu. Arjantin, 2025 yılında bir önceki yıla kıyasla şirket iflaslarında yüzde 65 artışla rekor seviyede artışla incelenen, 45 ülke içerisinde birinci sırada yer aldı. 2025 yılında bir önceki yıla kıyasla şirket iflaslarında yüzde 49 artışla Yunanistan incelenen ülkeler içerisinde ikinci olurken, Hong Kong yüzde 45 ile üçüncü sırada yer aldı. Hong Kong’u, yüzde 44 ile Suudi Arabistan, yüzde 41’lik artışla İsviçre takip etti.  2024 yılında bir önceki yıla göre şirket iflaslarında yüzde 6 gibi sınırlı bir artışın yaşandığı ABD’de ise geçen yıl şirket iflaslarında yüzde 26 artış yaşandı.

    Rapor, Türkiye’de ise 2025 yılında şirket iflaslarında yüzde 29 artış yaşandığını gösterdi. CRIF İzleme Servisi tarafından, ticari sicil verileri ve Ticaret Sicil Gazetesi’ne yansıyan değişikliklerin detaylı incelenmesiyle oluşturulan analize göre, Türkiye’de geçen yıl toplamda 573 şirket iflas etti. Türkiye’de iflaslardaki artışın; yüksek reel faiz ortamı, krediye erişimdeki zorluklar ve sıkı finansal koşulların özellikle KOBİ’ler üzerinde yarattığı baskıyı yansıttığı belirtildi.

    Kolombiya’da şirket iflasları yüzde 71 azaldı

    Dun & Bradstreet, “2025 Küresel İflas Raporu”, 17 ülkede şirket iflaslarında düşüş yaşandığını ortaya koydu. Rapora göre, Kolombiya, şirket iflaslarında 2025 yılında bir önceki yıla kıyasla yüzde 71 düşüşle en iyi performans gösteren ülke oldu. Rapora göre, Endonezya’da 2025 yılında bir önceki yıla göre şirket iflasları yüzde 46, Belarus’ta yüzde 35, Kazakistan’da 33, Hindistan’da yüzde 28, Kanada’da yüzde 23, Hollanda ve Sırbistan’da yüzde 15 düşüş yaşandı.

    Rusya’da iflaslar gerilerken Ukrayna’da savaşın etkileri sürüyor

    Dun & Bradstreet’in, “2025 Küresel İflas Raporu”na göre, Ukrayna ile savaşta olan Rusya’da şirket iflaslarında 2024 yılında yüzde 26 gerilemenin ardından 2025 yılında da yüzde 12 gerileme yaşandı. Rapor, Ukrayna’da ise şirketlerin savaşın olumsuz etkilerini yaşamaya devam ettiklerini ortaya koydu. 2025 yılında şirket iflas yüzde 17 olarak artan Ukrayna’da 2021–2025 yıllarını kapsayan 5 yıllık dönemde iflas artış oranı yüzde 82,5 ile dünyadaki en yüksek seviyeye ulaştı.

    İnşaat, perakende ve hizmet sektörlerinde iflas baskısı artıyor

    Dun & Bradstreet’in, “2025 Küresel İflas Raporu”, iflas baskısının özellikle belirli sektörlerde yoğunlaştığını ortaya koydu.  Raporda, inşaat, perakende, konaklama ve hizmet sektörlerinin yüksek faiz ve talep hassasiyeti nedeniyle birçok ülkede iflasların önemli bölümünü oluşturmaya devam ettiği belirtildi. Raporda sektörel anlamda şu analize yer verildi: “Özellikle yüksek faiz oranlarının proje finansmanını zorlaştırması, maliyet enflasyonu ve talepteki yavaşlama, inşaat sektörü şirketlerinin bilançoları üzerinde ciddi baskı yaratıyor. Perakende ile konaklama ve hizmet sektörlerinde ise tüketici talebindeki dalgalanma, artan operasyonel maliyetler ve sınırlı fiyatlama gücü başlıca risk unsurları arasında yer alıyor. Bazı büyük ekonomilerde ise üretim ve hizmet sektörleri de talep zayıflığı ve maliyet baskıları nedeniyle risk altında kalmayı sürdürüyor.”

     

    “İflaslarda artış yavaşlıyor ancak riskler sürüyor”

    Dun & Bradstreet COO’su Julian Prower, Küresel İflas Raporu’na yazdığı önsözde, 2025 yılının, Covid döneminde sağlanan acil desteklerin geri çekilmesinin ardından şirket iflaslarında iki yıl boyunca yaşanan hızlı artışın ardından önemli bir dönüm noktası olduğuna dikkat çekti. Prower şu değerlendirmeyi yaptı: “Birçok ekonomide iflas seviyeleri pandemi öncesi dönemin üzerinde kalmaya devam etse de, toplam iflas artış hızında belirgin bir yavaşlama görüldü. Yıl boyunca, para politikalarının sıkı ancak öngörülebilir şekilde devam etmesi, enflasyonun daha yönetilebilir seviyelere gerilemesi ve finansman beklentilerinin daha düzenli bir şekilde şekillenmesiyle birlikte birçok pazarda daha net bir istikrar hissi oluştu. Dun & Bradstreet tarafından  izlenen 45 ülkede, 2025 yılında iflas başvuruları yüzde 7 arttı. Bu oran 2024 yılında yüzde 15 seviyesindeydi. İflas artışı yaşayan ekonomilerin oranı ise yüzde 69’dan yüzde 62’ye gerileyerek iflas ivmesindeki genel yavaşlamaya işaret etti.”

    Küresel iş ortamının dalgalı yapısını koruduğuna da dikkat çeken Prower, jeopolitik gelişmeler, ticaret modellerindeki değişim, döviz piyasalarındaki oynaklık ve politika belirsizliklerinin, şirketlerin finansal risk yönetimini şekillendirmeye devam edeceğini vurguladı. Prower şirketlere yönelik önerilerini ise şöyle sıraladı: “Bu ortamda şirketlerin; müşterilerini, tedarikçilerini ve iş ortaklarını ortaya çıkabilecek stres sinyalleri açısından sürekli izlemek için yapay zekâ destekli, gerçek zamanlı veri ve içgörü araçlarından yararlanması gerekiyor. Kredi risklerinin, güvenilir ve temiz verilerle düzenli olarak yeniden değerlendirilmesi; şirketleri koruyacak sağlıklı finansal risk kararlarının alınması açısından önem taşıyor. Ayrıca iş ortaklarını çeşitlendirmek ve makroekonomik ile jeopolitik senaryolara yönelik alternatif planlar oluşturmak, şirketlerin dayanıklılığını önemli ölçüde artırabilir. En önemlisi ise karar alma süreçlerinin, piyasa algısı ya da kısa vadeli dalgalanmalardan değil; veri temelli içgörülerden beslenmesi gerekiyor.”

    “2026’da iflas riskleri artabilir”

    Dun & Bradstreet Baş Ekonomisti Dr. Arun Singh ise 2025 yılında küresel ekonomik koşulların, birkaç yıl süren dalgalanmanın ardından kademeli bir istikrar dönemine işaret ettiğini belirtti. 2025 yılında iflas hızında bir önceki yıla göre belirgin bir yavaşlama yaşandığını vurgulayan Singh şu değerlendirmede bulundu: “İflas hızındaki bu gerileme, daha destekleyici bir makroekonomik görünümle aynı döneme denk geldi. Enerji ve gıda fiyatlarının düşmesiyle birlikte birçok büyük ekonomide enflasyon geriledi ve önceki enflasyon döneminde biriken girdi maliyeti baskıları hafifledi.  Bu olumlu maliyet dinamikleri, para politikasında geniş çaplı bir yön değişimiyle aynı döneme denk geldi. Finansal koşullardaki iyileşme, likiditeyi destekledi, kredi yükünü hafifletti ve iflas faaliyetlerinin bir önceki yıldaki sert artışa kıyasla daha ılımlı seyretmesine katkı sağladı. Ayrıca küresel ticaret ortamı da politika kaynaklı geçici bir canlanma yaşadı. ABD’de ithalat tarifelerinin artırılacağı beklentisiyle şirketler sevkiyatlarını hızlandırdı. Ticaret akışlarının öne çekilmesi ve hedef odaklı ticaret anlaşmalarının imzalanması, küresel ekonomik faaliyetlere kısa vadeli destek sağladı ve ekonomiyi tarife belirsizliğinin anlık etkilerine karşı kısmen korudu.”

    2026 yılında risk dengesinin şirket iflaslarının yeniden artabileceğine işaret ettiğini belirten Singh, ticaret politikalarına ilişkin belirsizliklerin, Nisan 2025’teki zirvesinden gerilemiş olsa da, 2026 başı itibarıyla hâlâ Covid döneminin üzerindeki seviyelerini koruduğunu vurguladı. Singh, bu durumun, iş dünyasının beklentilerini, yatırım planlarını ve şirketlerin uzun vadeli sermaye harcamalarına yönelik iştahını olumsuz etkilemeye devam edeceğine dikkat çekti. Jeopolitik gerilimlerin yükselmesi veya mevcut çatışmaların derinleşmesinin ticaret yollarını aksatabileceğini, emtia piyasalarında dalgalanmaya yol açabileceğini ve tedarik zinciri istikrarını bozabileceğini belirten Singh, “Böyle bir ortamda, özellikle kısa vadeli finansmana bağımlı ve borçluluk seviyesi yüksek şirketlerin refinansman baskısıyla karşı karşıya kalması, finansal sıkıntı riskini artırabilir” uyarısında bulundu.

    CRIF HAKKINDA: 1988 yılında İtalya’da faaliyete geçmiş olan CRIF, sağladığı kredi bilgi ürünleri ve çözümleri ile finansal ve ticari kuruluşlar ile tüketicilerin karar alma süreçlerine hızlı ve etkin bir şekilde destek olmayı hedefliyor. CRIF, 50 ülkede 92.000’in üzerinde banka, kredi birliği, finansal ve finansal olmayan kuruluşa hizmet veriyor. Ayrıca 20 ülkede kredi kayıt bürosu olarak faaliyet yürütüyor. 2025 yılında CRIF’in toplam cirosu yaklaşık 900 milyon Euro’ya ulaştı. Grubun İtalya ve dünyadaki ofisleri ve iştirakleri ile çalışan sayısı 6600 ün üzerinde.

  • Mini Boy, Maksimum Lezzet! Arby’s’ten Yeni Mini Baget Ailesi

    Mini Boy, Maksimum Lezzet! Arby’s’ten Yeni Mini Baget Ailesi

    Mini Boy, Maksimum Lezzet! Arby’s’ten Yeni Mini Baget Ailesi

    Mini Baget Ailesi, Arby’s’in imza lezzet anlayışını pratik bir formatta yeniden yorumlayarak hızlı, doyurucu ve tatmin edici bir deneyim sunuyor.

    Arby’s, ürün gamını genişletmeye devam ederken farklı tüketim ihtiyaçlarına cevap veren yeni seçenekleri tüketicilerle buluşturuyor. Bu yaklaşımın bir yansıması olan Mini Baget Ailesi, doyurucu yapısıyla menüde öne çıkan yeni bir seçenek olarak dikkat çekiyor. Ulaşılabilir fiyatıyla güçlü bir seçenek sunarken farklı tüketim anlarına ve beklentilere hitap ediyor, dengeli içeriğiyle pratik ve tatmin edici bir deneyim sunuyor.

    Tek kişilik tüketim için ideal olarak tasarlanan Mini Baget Ailesi, günün farklı anlarına uyum sağlayan esnek bir tüketim deneyimi yaratıyor. Yoğun tempoda hızlı bir öğün arayanlar ya da kısa bir mola vermek isteyenler için geliştirilen seri hem pratikliği hem de doyuruculuğu aynı anda sunarak farklı beklentilere cevap veriyor.

    Seride yer alan 2’li Biftek Mini Baget Menü ve 2’li Roast Chicken Mini Baget Menü, Arby’s’in imza lezzet anlayışıyla hazırlanıyor. Taze baget ekmeği, özenle seçilmiş et çeşitleri ve tamamlayıcı malzemelerle zenginleşen bu ürünler; patates kızartması ve içecek ile birlikte sunularak dengeli ve doyurucu bir menü alternatifi oluşturuyor. Her iki seçenek de lezzet ve porsiyon dengesiyle günlük tüketim alışkanlıklarına uyum sağlayacak şekilde kurgulanıyor.

    Mini Baget Ailesi, Arby’s’in ürün çeşitliliğini güçlendiren ve farklı fiyat beklentilerine hitap eden önemli bir adım olarak öne çıkarken; lezzet, porsiyon dengesi ve erişilebilirlik odağını aynı potada buluşturuyor.

  • Yaş meyve sebze ihracatında ilk çeyrekte 1 milyar dolar aşıldı

    Yaş meyve sebze ihracatında ilk çeyrekte 1 milyar dolar aşıldı

    Yaş meyve sebze ihracatında ilk çeyrekte 1 milyar dolar aşıldı

    Türk ihracatçıları, yaş meyve sebze sektöründe 2026 yılının ilk çeyreğinde başarılı bir grafik ortaya koydu. 2025 yılını ocak-mart döneminde 821 milyon dolar olan yaş meyve sebze ihracatı 2026 yılının ilk çeyreğinde yüzde 30’luk artışla 1 milyar 70 milyon dolara ulaştı.

    2026 yılının ilk çeyreğinde meyve sebze mamulleri ihracatıysa yüzde 6’lık azalışla 542 milyon dolardan 510 milyon dolara indi.

    Yaş meyve sebze ve meyve sebze mamulleri ihracatı toplamda yüzde 16’lık artışla 1 milyar 364 milyon dolardan 1 milyar 580 milyon dolara çıktı.

    Türkiye’nin 2025 yılında 6 milyar 291 milyon dolarlık yaş meyve sebze ve meyve sebze mamulleri ihraç ettiğini, bu ihracatın yüzde 20’sinin Ege Bölgesi’nden yapıldığı bilgisini veren Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, 2026 yılının ilk çeyreğindeki performansının mutluluk verici olduğunu dile getirdi.

    2026 yılı sonu ihracat hedeflerinin 7 milyar doları aşmak olduğunu paylaşan Uçak, “İlk çeyrekteki performansımız bu hedefi aşacak potansiyele sahip olduğumuzu gösteriyor. 2026 yılında yağışlar geçen yıllara göre çok daha iyi oldu. İklim koşullarında olumsuzluk yaşamadığımız takdirde ürünlerimizde güzel rekoltelere ulaşıp ihracat hedeflerimizi tutturabiliriz” diye konuştu.

    Mandalina, domates ve biber ihracatın zirvesinde

    2026 yılının ilk çeyreğinde Türkiye’nin en çok ihracat yaptığı ürünlerin 333 milyon dolarlık tutarla Mandalina, 159 milyon dolarla domates ve 152 milyon dolarla biber olduğunu ifad eden Uçak şöyle devam etti: “limon ihracatımız 121 milyon dolar, nar ihracatımız 71 milyon dolar oldu. Portakal ihracatından 57 milyon dolar, greyfurt ihracatından 33 milyon dolar, kabak ihracatından 30 milyon dolar, kornişon ihracatından 29 milyon dolar ve kuru soğan ihracatından 8,5 milyon dolar döviz geliri elde ettik. İlk 10 ürünün tamamında ihracatımızı artırmayı başardık. En çok ihracat yaptığımız ülkeler 263 milyon dolarda Rusya Federasyonu, 127 milyon dolarla Irak ve 122 milyon dolarla Romanya oldu. Bu ülkeleri 75 milyon dolarlık ihracatla Almanya, 74 milyon dolarlık ihracatla Ukrayna izledi.”

    Ege Bölgesi’ndeki ihracat artışı yüzde 11 oldu

    Yaş meyve sebze ihracatında Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği’nin performansı hakkında da bilgi veren Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, 2026 yılının ilk çeyreğinde ihracatlarının yüzde 11’lik artışla 50 milyon dolardan 68 milyon dolara çıktığını dile getirdi.

    Ege Bölgesi’nden yapılan yaş meyve sebze ihracatında ilk sırada 28,5 milyon dolarla domatesin yer aldığı bilgisini veren Başkan Uçak, “Mandalina ihracatımız 12 milyon dolar, biber ihracatımız 6,5 milyon dolar oldu. En çok ihracat yaptığımız ülkeler Rusya Federasyonu, Polonya ve Ukrayna şeklinde sıralandı” ifadelerini kullandı.

  • PETFA 1. Olağan Genel Kurulu Antalya’da Gerçekleşti

    PETFA 1. Olağan Genel Kurulu Antalya’da Gerçekleşti

    PETFA 1. Olağan Genel Kurulu Antalya’da Gerçekleşti

    Evcil Hayvan Maması Derneği (PETFA), Antalya’da düzenlenen 1. Evcil Hayvan Yemi Sektörü Çalıştayı ve 1. Olağan Genel Kurul ile sektör paydaşlarını bir araya getirdi; yeni Başkan Tuba Güven Saraçoğlu, derneğin gelecek vizyonunu açıkladı.

    Evcil Hayvan Maması Derneği (PETFA), Antalya’da düzenlenen 1. Evcil Hayvan Yemi Sektörü Çalıştayı ve ardından gerçekleştirilen 1. Olağan Genel Kurul ile sektörün tüm paydaşlarını bir araya getirdi. Etkinlik, sektörün kritik başlıklarının tartışıldığı ve PETFA’nın gelecek vizyonunun paylaşıldığı önemli bir buluşma olarak gerçekleşti.

    Düzenlenen çalıştay, sektör temsilcilerinin deneyimlerini paylaşabileceği ve güncel konuların ele alınabileceği bir platform olarak değer yarattı. Çalıştay, Tarım ve Orman Bakanlığı ile Ticaret Bakanlığı temsilcileri, Antalya Veteriner Hekimler Odası Başkanı, e-ticaret platformlarının yetkilileri ve sektör paydaşlarının geniş katılımıyla gerçekleştirildi.

    Öğleden sonra düzenlenen çalışma gruplarında ise sektörün kritik başlıkları olan yem güvenliği, mevzuat uyum ve kontrol süreçleri ile ithalat-ihracat ve piyasaya erişim konuları ele alındı.

    PETFA’da Görev Değişimi
    Genel Kurul kapsamında gerçekleşen görev değişimiyle PETFA Başkanlığı, Çağla Çavuşoğlu’ndan Royal Canin Avrasya Bölgesi Kurumsal İlişkiler Direktörü Tuba Güven Saraçoğlu’na devredildi. Saraçoğlu, derneğin kedi ve köpek beslenmesi alanındaki bilim odaklı yaklaşımını sürdüreceğini vurguladı ve Türkiye’yi üretim, yatırım ve ticaret açısından daha güçlü bir merkez haline getirmeyi hedeflediklerini belirtti.

    Petfa’nın Gelecek Dönem Vizyonu
    Saraçoğlu, PETFA’nın gelecek dönem vizyonunu şöyle açıkladı: “Önceliğimiz, üyelerimizin faaliyetlerini dünya standartlarında ve rekabetçi bir yatırım ortamında sürdürebilmeleri ve büyüme fırsatlarını en iyi şekilde değerlendirebilmeleridir. Bu doğrultuda, kamu dahil tüm paydaşlarımızla odaklı çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Gündemimiz, hayvan refahı odağında sektörü geliştirmek ve güvenli mama arzını sağlamaktır.”

    Genel Kurul ve çalıştay kapsamında ele alınan başlıklar, sektörün sürdürülebilir büyümesi, yatırım ortamının güçlendirilmesi ve kamu-özel sektör iş birliklerinin artırılması açısından önemli bir yol haritası sunarken, PETFA’nın önümüzdeki dönemde de sektöre yön veren çalışmalarına devam edeceği vurgulandı.

    PETFA Hakkında

    Evcil hayvan mama sektöründe faaliyet gösteren üretici, ihracatçı ve ithalatçı firmaları dernek çatısı altında bir araya getiren Evcil Hayvan Maması Derneği (PETFA), doğru beslenmenin hayvan sağlık ve refahı üzerindeki önemini göz önünde bulundurarak çalışmalarını şekillendirir. Güvenli, kaliteli, besleyici ve sektörel standartlara uygunluk ilkeleri çerçevesinde geliştirilmiş paketli mamaların hayvan refahı açısından olumlu etkilerini ön plana alan kamuoyu farkındalık çalışmaları yürütürken, sektöre yönelik yasal ve kurumsal altyapının uluslararası standartlar doğrultusunda güçlendirilerek ilerletebilmesi adına kamu ve özel sektör paydaşları ile düzenli iş birliği ve çalışmalar gerçekleştirir.

  • Poyrazlar Gölü Tabiat Parkı İşletmecisi Hakkı Tank  Sakarya54.net‘in 20. Yıl Dönümünü Kutladı

    Poyrazlar Gölü Tabiat Parkı İşletmecisi Hakkı Tank  Sakarya54.net‘in 20. Yıl Dönümünü Kutladı

    Poyrazlar Gölü Tabiat Parkı İşletmecisi Hakkı Tank ,Sakarya54.net‘in 20. yılını tebrik etti ve başarılar diledi.

    Poyrazlar Gölü Tabiat Parkı İşletmecisi Hakkı Tank “Yerel basının güçlü seslerinden Sakarya54.net’in 20. kuruluş yıl dönümünü gönülden kutluyorum. Kurulduğu günden bu yana kamuoyunu doğru, güvenilir ve tarafsız bilgiyle buluşturma sorumluluğunu titizlikle yerine getiren Sakarya54.net, Ülkemiz ve Sakarya’mızın sosyal, kültürel ve ekonomik hayatına önemli katkılar sunmuştur.

    Bu anlamlı yıl dönümü vesilesiyle, başta İmtiyaz sahibi Fehmi DUMAN olmak üzere emeği geçen tüm çalışanlara şükranlarımı sunuyor; Ülkemiz ve Sakarya’mız için nice başarılı, üretken ve etkili yıllar diliyorum.

    Poyrazlar Gölü Tabiat Parkı Bir Başka Güzel

    Doğa Savaşçısı Fehmi Duman Poyrazlar Gölü Tabiat Parkı İşletmecisi Hakkı Tank ile çalışmaları konuştu 30 Temmuz 2025

    Poyrazlar Gölü Tabiat Parkı İşletmecisi HAKKI TANK’a ÇEVRE DOSTU Ödülü verildi  12.12.2024

                 

  • SEVDA’  Gayrimenkul Danışmanlığı

    SEVDA’ Gayrimenkul Danışmanlığı

    Yeni başlangıçlara hazır mısınız?

    Bütçenize uygun gayrimenkuller sizi bekliyor.

    Satılık ve Kiralık lüks daireler için bizimle iletişime geçin

    Sevda Emlak Danışmanı 05422778554

  • Sepaş Cebinde uygulamasının indirilme oranı yüzde 72 arttı

    Sepaş Cebinde uygulamasının indirilme oranı yüzde 72 arttı
    Sepaş Enerji’nin dijitalleşme vizyonuyla hayata geçirdiği Sepaş Cebinde mobil uygulaması, kullanıcıların elektrik aboneliği işlemlerini yönetme biçimini değiştiriyor. Uygulamada, indirilme oranında bir yılda kaydedilen yüzde 72’lik artış, elektrik aboneliği işlemlerinde dijital işlem kanalların giderek daha fazla tercih edildiğini ortaya koyuyor.
    Günlük hayatın temposu içinde çoğu zaman ertelenen elektrik aboneliği ile ilgili işlemler, Sepaş Cebinde mobil uygulamasıyla birkaç adımda tamamlanabiliyor. Akkök Holding, Başkent Doğalgaz ve Torunlar Enerji ortaklığında faaliyet gösteren Sepaş Enerji, müşteri deneyimini dijital platformlar üzerinden geliştirmeye devam ediyor. Sepaş Cebinde mobil uygulaması sayesinde kullanıcılar, abonelik başlatma ve sonlandırma süreçlerini şubeye gitmeden, bulundukları yerden yönetebiliyor. 2025 yılı içerisinde uygulamanın indirilme oranında kaydedilen yüzde 72’lik artış, kullanıcıların elektrik aboneliği işlemlerini dijital platformlar üzerinden gerçekleştirmeye yöneldiğini gösteriyor.
    Kullanım alışkanlıkları dijitale kayıyor
    Uygulama, kullanıcıların yoğun ilgisiyle birlikte her geçen gün daha fazla tercih ediliyor. 2025 yılı boyunca 700 binden fazla kez kullanılan uygulamada, tüketim detayları sayfası 140 bin kez görüntülendi. Kullanıcıların uygulama üzerinden en sık gerçekleştirdiği işlemler arasında tüketim detaylarının incelenmesi ve sözleşme bilgilerinin görüntülenmesi öne çıkıyor.
    Bu tablo, kullanıcıların yalnızca işlem yapmakla kalmayıp enerji kullanımını da daha yakından takip ettiğini gösteriyor.
    Sepaş Cebinde mobil uygulaması aynı zamanda abonelik süreçlerinin tek bir platform üzerinden yönetilmesine de imkan tanıyor. Kullanıcılar, sözleşmelerine ilişkin bilgilere hızlıca ulaşabiliyor ve işlemlerini günlük hayatlarının akışı içinde pratik şekilde tamamlayabiliyor. Sepaş Enerji’nin dijital kanal kullanım oranının artması, elektrik aboneliği işlemlerinde dijital platformların giderek daha fazla tercih edildiğini ortaya koyuyor. Sepaş Enerji, dijitalleşme odağıyla kullanıcı deneyimini geliştirmeye ve elektrik aboneliği işlemlerini kullanıcılar için daha hızlı ve erişilebilir hale getirmeye devam ediyor.
  • Araştırma ve Geliştirme Harcamaları Masraf Olarak Görülmemeli

    Araştırma ve Geliştirme Harcamaları Masraf Olarak Görülmemeli

    Araştırma ve Geliştirme Harcamaları Masraf Olarak Görülmemeli
    Uluslararası Ekonomi Zirvesi’nin (UEZ 2026) üçüncü panelinde konuşan Alarko Şirketler Topluluğu CEO’su Ümit Nuri Yıldız, “Türkiye’de sanayicilerin yapamadığı şey, araştırma ve geliştirme faaliyetlerine yeterince kaynak ayıramamak. Ar-Ge ideallerini masraf olarak görmemek, ileriye doğru bir yatırım olarak görmek gerekiyor.” dedi.
    2012 yılından bu yana Capital, Ekonomist ve Start Up dergileri tarafından düzenlenen Uluslararası Ekonomi Zirvesi (UEZ 2026), bu yıl 15’inci kez Türkiye ve dünyanın saygın siyasetçilerini, iş dünyası liderlerini ve akademisyenlerini ağırlıyor.
    Bu yıl “Büyük Dönüşüm: Dayanıklı ve Sürdürülebilir Bir Küresel Sisteme Geçişin Pusulası” temasıyla düzenlenen zirvenin ana sponsorluğunu Tera Finans Grubu üstleniyor.
    Zirvenin üçüncü paneli, “Liderlerin Gelecek Vizyonu” başlığıyla düzenlendi. Capital Dergisi Yazı İşleri Müdürü Şeyma Öncel Bayıksel’in moderatörlüğünü yaptığı panelin sponsoru Eksim Holding oldu.
    Yıldızlar Yatırım Holding Yönetim Kurulu Üyesi İsmail Hakkı Yıldız, pandemi ile birlikte bir kırılma yaşandığını hatırlatarak, kısa süre sonra tedarik sürecinin düzeldiğini ve yaşanılanların unutulduğunu belirtti. Yıldız, şöyle konuştu:
    “Savaşla birlikte tekrar gündeme geldi. Enerjiye, hammaddeye ulaşım önemli bir konu. Endüstriler hep ithalata dayalı. Kırılmayı nasıl yönetiriz sorusunun cevabı üretmektir. Üretim gayretinde olmaktır. Enerji ve hammaddenin olduğu yerde de üretmektir. Türkiye, orman zengini bir ülke değil. O bölgelerde üretim yaptık. Bu operasyonları yapmak için liman ve taşımacılık gerekiyordu. Daha sonra enerjiye odaklandık. Gübre üretimine de geçtik. Çelik sektörüne de girdik. Buradaki satış stratejimiz, Amerika’dan gelen gemileri geri gönderirken kullanmaktı. Sürdürülebilir olmanın yöntemlerini kendimizce bulduk.”
    Küresel tedarik zinciri farklı alanlara evrildi
    Kibar Holding CEO’su ve Yönetim Kurulu Üyesi Haluk Kayabaşı, sanayideki dönüşüm hakkında şu ifadeleri kullandı:
    “İnsan faktörü çok önemli ve çok büyük bir dönüşüm yaşadı. Son dönemde sanayideki dönüşümü tek başlık altında anlatmak da mümkün değil. Dijitalleşme ve yapay zekâ gibi gelişmeler de yaşanıyor. Enerji alanındaki dönüşüm artık çevresel bir dönüşüm değil, rekabetin yaşandığı bir nokta hâline gelmiş durumda. Tüm dünya biliyor ki, sınırlı kaynaklar varken sınırsız tüketim olursa felaket gerçekleşir. Rekabet sadece kapasite ve maliyet yönünden değil. Küresel tedarik zinciri farklı alanlara evrildi. Bu dönüşüm Türkiye için de önemli fırsatlar doğuruyor. Tüm bu gelişmeler ışığında rekabet kuralları da değişiyor. Karbon yönetimi, enerji yönetimi, dijitalleşme ve tedarik oldukça önemli. Daha akıllı ve sürdürülebilir üretim öne çıktı. Biz de Kibar Holding olarak bu doğrultuda hareket ediyoruz. Sanayideki dönüşüm riskler kadar fırsatlar da barındırıyor. Hızı ve sürdürülebilirliği merkezine alan şirketler ayrışacaktır.”
    Belirsizlikler artıyor, dayanıklı olmak gerekiyor
    “Oyunun kuralları değişiyor diyoruz ama oyun var mı emin değilim” diyen Borusan Grup CEO’su Özgür Günaydın, şöyle konuştu:
    “Olan şey belirsizlik. Çok değişkenliğin olduğu, her gün farklı şeylerin yaşandığı bir dünyadayız. Dayanıklı kalmak gerekiyor. Disiplin, odaklanma; aceleci değil ama hızlı olma önemli. Global ekonominin belirlediği kurallar çerçevesinde hepimiz pozisyon aldık ama artık bunlar değişiyor. Farklı sektörlerde olmanın avantajıyla birlikte elde ettiğimiz kaynağı geleceğin işlerine yatırıyoruz. Aynı zamanda yeni fırsatlar arıyoruz. Bunu da teknoloji ile birleştirmek lazım. Yapay zekâ çağındayız. Çevik olmak, hızlı reaksiyon vermek, dayanıklı olmak ve problemi yerinde çözmek önemli. Biz daha iyi bir geleceğe inanıyoruz. Bütün paydaşlarımızla değer üretmek üzere çabalayacağız.
    Sürdürülebilirlik birinci öncelik hâline geldi
    Alarko Şirketler Topluluğu CEO’su ve Yönetim Kurulu Üyesi Ümit Nuri Yıldız, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
    “90’lı yıllardan 2000’li yıllara kadar kârlılık birinci öncelikti. 2020’den sonra sürdürülebilirlik birinci öncelik hâline geldi. Bunun esas sebebi; krizler ve pandeminin bize şunları göstermesi. Her kriz fırsattır. Yaşayabiliyorsanız krizlerden faydalanabiliyorsunuz. Bunun en büyük destekçisi, finansal kaynak sağlamaktır. Türkiye’de sanayicilerin yapamadığı şey, araştırma ve geliştirme faaliyetlerine yeterince kaynak ayıramamak. Sınırlı bir kaynağı yöneterek şirketi yönetmek zorundasınız. Ar-Ge ideallerini masraf olarak görmemek, ileriye doğru bir yatırım olarak görmek gerekiyor. Şirketlerin, hatta ülkelerin önündeki en büyük engel enerji arz güvenliğidir. Enerji depolamanın büyük önem kazandığı bir dönemdeyiz. Biz de bu noktada yatırımlar hedefliyoruz. Eski, büyük gövdeli yolcu uçaklarını düşük maliyetli kargo uçaklarına çevireceğiz. Günümüz dünyasında sermaye sadece büyüme ve kârlılık peşinde değil. Sermaye; büyümenin, sürdürülebilirliğin ve saygınlığın peşinde.”
    Jeopolitik riskler kalıcı hale geldi
    Kale Grubu Başkanı ve CEO’su Zeynep Bodur Okyay, şu ifadeleri kullandı:
    “Bugün yaşananları değişim değil, bir reset olarak görüyorum. Teknoloji, ticaret ve jeopolitik oyunu değiştiriyor. Doğru oyunda mısınız; bu açıdan bakmak gerekiyor. Bunlar da yeni bir rekabet zemini oluşturuyor, biz de bunu iyi okumalıyız. Eskiden biz rekabeti daha çok ölçek, ucuz üretim ve hız üzerinden tanımlıyorduk. Artık rekabet bir verim meselesi değil; daha fazla konumlanma üzerine yoğunlaşıyor. Teknoloji açısından hangi teknolojiyi kullandığınız değil, hangi sistem içinde yer aldığınız önemli. Jeopolitik riskler kalıcı hale geldi. O yüzden ben bugünkü dalgalanmayı geçici olarak tanımlamıyorum. Böyle dönemlerde fark yaratanlar, sadece izleyenler olmuyor. Belirsizlik içinde karar verebilenler, üretim bilgisi ile öne çıkanlar olacak. Sadece veriye sahip olmak yetmiyor; doğru karar verebilmek ön plana çıkıyor. Jeopolitik dalgalanmalardan tedarik zincirinin kırılmasına kadar, dayanıklılığın ne kadar önemli olduğunu görüyoruz.”
    UEZ 2026 ile ilgili en güncel bilgileri www.uluslararasiekonomizirvesi.org adresinden ve sosyal medya hesaplarından takip edebilirsiniz.
    Twitter: @UEkonomiZirvesi
    Instagram: @uluslararasiekonomizirvesi
    Youtube: Uluslararası Ekonomi Zirvesi
    Facebook: Uluslararası Ekonomi Zirvesi
    Uluslararası Ekonomi Zirvesi Hakkında: Dünyadan ve Türkiye’den birbirinden değerli konuşmacıları ve iş insanlarını buluşturan Uluslararası Ekonomi Zirvesi (UEZ), Capital, Ekonomist ve Start Up dergileri tarafından düzenleniyor. 2012 yılından bu yana organize edilen etkinlik, sektör liderleri ve medya tarafından ilgiyle takip edilirken birçok yeni fikre ve girişimciye de ışık tutuyor. Geçmiş dönemlerdeki Başbakan Yardımcıları, Ekonomi ve
    Maliye Bakanları, Gıda ve Tarım Bakanları, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Eski Bakanlarının katılımıyla onurlandırdığı; dünyaca ünlü ekonomistleri, şirketlerin CEO ve yöneticilerini ve ayrıca siyaset dünyasından önemli isimleri ağırlayan, Uludağ Ekonomi Zirvesi (eski adıyla), birçok değerli isme ev sahipliği yaptı.
    Ana Sponsor Tera Group Hakkında: Tera Group, 2005 yılında kurulan ve 20 yıllık büyüme sürecinde Türkiye’nin en kapsamlı yatırım gruplarından biri hâline gelen çok sektörlü bir yatırım ekosistemidir.
    Finans ve bankacılık, varlık yönetimi, girişim sermayesi, siber güvenlik ve savunma, tarım ve hayvancılık, gayrimenkul ve sürdürülebilir ekonomi alanlarında faaliyet gösteren 26 şirketi bünyesinde barındırır.
    2025 sonu itibarıyla 5 halka açık şirketi, 6,16 milyar dolar konsolide piyasa değeri ve 2026 ilk çeyrek itibarıyla 211 milyar TL yönetim altındaki varlığa sahip olan şirket, yaklaşık 200 bin yatırımcısıyla ölçeğini, derinliğini ve güvenilirliğini kanıtlamış bir grup kimliğine sahiptir.
    2025 yılında 16 stratejik satın alma ve yaklaşık 650 milyon dolara yaklaşan toplam anlaşma değerine ulaşan Tera Group, dijital bankacılık, yapay zeka, fintech altyapısı, tarım, temiz enerji ve küresel ödeme teknolojileri alanlarında büyüme iddiasını somutlaştırmıştır.
    Türkiye’den doğan, küresel sermayenin sınırlarında faaliyet gösteren Tera Group, döngünün ötesini düşünen bir liderlik anlayışı ve kararlı sermaye felsefesiyle yarının ekonomisini tanımlayan sektörlerde kalıcı değer inşa etmeye odaklanmaktadır.
  • Ege Mobilya Kağıt ve Ormar Ürünleri İhracatçıları Birliği’nde Ali Fuat Gürle güven tazeledi

    Ege Mobilya Kağıt ve Ormar Ürünleri İhracatçıları Birliği’nde Ali Fuat Gürle güven tazeledi
    Mobilya, kâğıt ve orman ürünleri ihracatçıları 2026 yılında seyyah olacak
    Egeli mobilya kağıt ve orman ihracatçıları 2026 yılında ihracatta 1 milyar dolar hedef koydu
    Mobilya, kâğıt ve odun dışı orman ürünleri sektörlerini temsil eden Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği’nin genel kurulunda mevcut Başkan Ali Fuat Gürle 4 yıl için tekrar başkanlığa seçildi.
    Genel kurulda konuşan Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkanı Ali Fuat Gürle, 2022-2026 döneminde sektörel ticaret heyetleri, alım heyetleri, fuarlar, URGE projeleri ve tasarım yarışmalarıyla en yoğun faaliyet gösteren birliklerin başında geldiklerini, bundan dolayı gurur duyduklarını 2026-30 döneminde etkinliklerini artırarak yollarına devam edeceklerini kaydetti. Gürle, “2026 yılında yapacağımız fuarlar, sektörel ticaret heyetleri ve alım heyetleriyle 1 milyar dolar ihracat hedefine ulaşacağız” şeklinde konuştu.
    81 firmanın katılımıyla ticaret heyetleri ve alım heyeti düzenledik
    Mobilya sektörü açısından kur–maliyet dengesinin bozulduğu, hammadde ve enerji maliyetlerinde artışın yaşandığı süreçte esnek üretim ve tasarım gücüyle ayakta kaldıklarını vurgulayan Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Hikmet Güngör, 4 yıllık dönemde 8 ülkeye sektörel ticaret heyetleri yaptıklarını, İzmir Mobilya Fuarı’yla da eş zamanlı Alım Heyetleri yaptıkları bilgisini verdi. Güngör; “Birliğimizin koordinasyonunda yürütülen UR-GE projeleri kapsamında, Aegean Furniture projemiz ile 34 firmamıza eğitimler verdik, Çin’de (Şangay & Guanco) fuar ziyareti ve yurt dışı pazarlama faaliyetleri düzenledik. Güney Afrika, Fas, Hindistan, Irak, Suudi Arabistan, ABD, Romanya ve Bulgaristan’a düzenlediğimiz ticaret heyetlerine Türkiye’nin dört bir tarafından 139 firmamız katıldı. Ticaret heyetleri firmalarımıza önemli fırsatlar sundu. Bunlara ek olarak, ABD’nin en büyük e-ticaret platformlarından Wayfair ile İzmir’de 14 firmamızın bir araya geldiği alım heyeti gerçekleştirdik. Bu faaliyetler, Türk mobilyasının uluslararası pazarlardaki görünürlüğünü artırmakta kritik rol oynadı” ifadelerini kullandı.
    Tasarım projelerimiz artarak devam etti
    Tasarım alanında yenilikçi projelere devam ettikleri mesajını veren Güngör şöyle devam etti: “2025 yılında 5. Ezber Bozan Mobilya Tasarım Yarışması düzenlendi ve genç tasarımcılarımızla ihracatçı firmalarımız aynı platformda buluşturuldu. Ayrıca Design2Prototype Mobilya Eko-Tasarım Çalıştayı ile sürdürülebilir malzemelerle üretilen prototipler geliştirilip sergilendi.”
    Mobilya sektöründe ilk fuar milli katılımımızı yapacağız
    2026 yılı faaliyetlerinin yoğun geçeceğini vurgulayan Güngör; “UR-GE projelerimiz devam edecek, Las Vegas HD Expo & Conference kapsamında milli katılım organizasyonu ile Türk mobilyası, hospitality ve contract segmentlerinde uluslararası alıcılarla buluşacak. Mobilyalarımız şu anda yolda gidiyor. Ezber Bozan Mobilya Tasarım Yarışması’nın 6. edisyonu ile tasarım kültürünü desteklemeye devam ediyoruz” şeklinde konuştu.
    Odun Dışı Orman Ürünleri Teknik Komitesini kuruldu
    Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Şükrü Altuntaş, Türkiye’nin kekik ihracatının yüzde 94’ünün Ege Bölgesi’nden yapıldığını, odun dışı orman ürünleri sektöründe defne, adaçayı, biberiye, ıhlamur gibi ürünlerde ihracat artışı için üretici bölgelerde “Üretici Bilgilendirme Toplantıları” yaptıklarını, Avrupa Baharat Birliği ve Amerika Baharat Birliği’yle yoğun temas halinde olduklarını vurguladı.
    “2025’te odun dışı orman ürünleri sektörü için EİB Odun Dışı Orman Ürünleri Teknik Komitesi kuruldu” diyen Altuntaş; “Komite, sektörün teknik sorunlarını proaktif şekilde ele alarak uluslararası mevzuata uyum süreçlerinde üyelerimizi bilgilendirdi. Avrupa ve ABD baharat birlikleriyle yürütülen iş birliği ve lobicilik faaliyetleri de sektörümüzün dünya pazarındaki etkinliğini artırdı” şeklinde konuştu.
    Kâğıt ve Ambalaj sektöründe 3 fuar 1 tasarım yarışması düzenlenecek
    Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği’nin kağıt ve ambalaj sektörüne yönelik sürdürdüğü projeler hakkında bilgi veren Mobilya Çalışma Komitesi Başkanı Müjdat Kemer, kâğıt ve ambalaj sektörünün ihracat lideri olduğunu, sektörün ihracat potansiyelini yukarı taşımak için 2026 yılında üç fuara Türkiye Milli Katılım Organizasyonu gerçekleştireceklerini vurguladı.
    3-5 Haziran 2026 tarihlerinde Abu Dhabi’de, 11-12 Kasım 2026 tarihlerinde Londra’da düzenlenecek Paper & Tissue Show Fuarlarına Milli Katılım Organizasyonu için çalışmalarının sürdüğü bilgisini veren Kemer, “Bu fuarlarda kâğıt, hijyen ürünleri, nonwoven ve ambalaj sektörlerinden firmalarımız bölgedeki uluslararası alıcılarla buluşacak. Rusya’nın Moskova kentinde 16–19 Haziran 2026 tarihleri arasında düzenlenecek olan RosUpack 2026 Fuarı’na yönelik Türkiye Milli Katılım Organizasyonu gerçekleştirmek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Sürdürülebilir ve yenilikçi tasarımları teşvik etmek amacıyla 1. Papirüs Ambalaj Tasarım Yarışmasını hayata geçireceğiz. Bu yarışma, katma değerli ihracatın güçlendirilmesine ve sektörün uluslararası rekabet gücünün artırılmasına katkı sağlayacak” diyerek sözlerini noktaladı.
    Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği Genel Kurulu’nda 2026 yılı iş programı ve bütçesi kabul edilirken, seçime tek aday olarak giren Ali Fuat Gürle, 45 oyla 4 yıl için Başkanlığa seçildi. Mevcut Yönetim Kurulu’ndan; Hikmet Güngör, Ferit Kora, Engin Çakmak, Şeyma Başterzi, Metin Güreler ve Kazım İlter Gürel yeni listede yerlerini korurken, Bahadır Enes Helvacı, Mustafa Yurteri, Etem Uyar ve Şükrü Altuntaş bu dönem Yönetim Kuruluna giren isimler oldu.
    Denetim Kurulu’nda İmran Yük ve Özge Ertuğrul Parlas bu dönemde de görevlerini sürdürürken, Mehmet Türer Denetim Kuruluna giren yeni isim oldu.
  • Ekonomik Güç Savaşları Küresel Düzeni Baştan Kurguluyor

    Ekonomik Güç Savaşları Küresel Düzeni Baştan Kurguluyor

    Ekonomik Güç Savaşları Küresel Düzeni Baştan Kurguluyor
    Uluslararası Ekonomi Zirvesi’nin (UEZ 2026) beşinci panelinde konuşan Zurich Sigorta Grubu Türkiye CEO’su Yılmaz Yıldız, İran savaşı başta olmak üzere jeopolitik gerginliklerin arttığını hatırlatarak, “Amerika’nın gücünü yeniden tesis etmek üzere hareket ettiğini görüyoruz. Bu paradigma değişikliği içinde İran, tüm bu büyük resimde bir detaydır. Esas mesele, Amerika’nın ekonomik gücünü yeniden kazanması üzerine kurulmuştur.” dedi.
    2012 yılından bu yana Capital, Ekonomist ve Start Up dergileri tarafından düzenlenen Uluslararası Ekonomi Zirvesi (UEZ 2026), bu yıl 15’inci kez Türkiye ve dünyanın saygın siyasetçilerini, iş dünyası liderlerini ve akademisyenlerini ağırlıyor.
    Bu yıl “Büyük Dönüşüm: Dayanıklı ve Sürdürülebilir Bir Küresel Sisteme Geçişin Pusulası” temasıyla düzenlenen zirvenin ana sponsorluğunu Tera Finans Grubu üstleniyor.
    Zirvenin beşinci paneli, “Çoklu Krizler Çağında Yeni Dünya Düzeni ve Riskler” başlığıyla düzenlendi. Gazeteci Ahu Tanrıkulu’nun moderatörlüğünü yaptığı panelin sponsoru Zurich Sigorta oldu.
    Savaş ortamında zor bir süreçten geçildiğini ifade eden Tanrıkulu, son dönemdeki krizlerin sadece ekonomik sonuçlarının olmadığını, siyasette radikal değişiklikler olabileceğini aktardı. Tanrıkulu, “Eski dünya ölüyorsa, nereye doğru gideceğiz, bunun yanıtını aramaya çalışacağız.” dedi.
    Genel olarak kötümserlik hakim
    Zurich Sigorta Grubu Türkiye CEO’su Yılmaz Yıldız, konuşmasında küresel risk öngörülerinden bahsetti. Yıldır, “Biz her yıl global riskler raporu açıklıyoruz. 17 yıldır devam ediyor. Bunların çoğunun öngörülebilir olduğunu görüyoruz. Jeoekonomik karışıklıklar, olağanüstü hava olayları, yanlış bilgilendirmeler, toplumsal kutuplaşmalar gibi riskler bu yıl için öngörülüyordu. Ama neler kalıcı, neler geçici dediğimizde genel olarak kötümserlik hâkim. Yüzde 90’ı çok kötümser.” dedi.
    Çok kutuplu ve krizli bir dünya beklendiğini hatırlatan Yılmaz Yıldız, sözlerine şöyle devam etti:
    “Burada kritik nokta şu: İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan düzen değişiyor. Bir daha savaş olmasın, ekonomik entegrasyon olsun, bunu düzenleyen kurumlar olsun gibi kavramlar ön plana çıkıyordu. İkinci Dünya Savaşı sonrası ABD’nin dünya ekonomisinden aldığı pay yüzde 50 iken, 2024’te yüzde 24’e düşmüş. Amerika’nın gücünü yeniden tesis etmek üzere hareket ettiğini görüyoruz. Bu paradigma değişikliği içinde İran, tüm bu büyük resimde bir detaydır. Esas mesele, Amerika’nın ekonomik gücünü yeniden kazanması üzerine kurulmuştur. Dünyada ne olacağını, yapay zekâdaki gelişim ve Amerikan iç politikası üzerinden okumanın doğru olduğunu düşünüyorum.”
    Hürmüz krizi büyük bir değişime doğru gidiyor
    Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Deniz Ülke Kaynak, panelde yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı:
    “Bir savaşın ortaya çıkması ve ateşkes olması, büyük resmin küçük bir parçası. Bu iklim değişikliğinin sonuçlarına bakalım. İçinde bulunduğumuz dönem, krizler dönemi. Ekonomi zirvesinde Evren Hocamızla siyaset konuşuyoruz. Bu da dönüşümün nasıl olduğunu bize gösteriyor. 21’inci yüzyıl, küresel krizler yüzyılıdır. 11 Eylül’le başladık. Jeopolitiğin ön plana çıkacağı düşünülmemişti. Askeri harcamalar çok arttı. Krizlerin hepsini bir bütün olarak okumak gerek. Pandemide, devlet dediğimiz aygıtın bedenlerimiz üzerinde nasıl etkin olduğunu gördük. Hürmüz krizi bir petrol krizi olarak görünüyor. Ancak büyük bir değişime doğru gidiyor. Bir kere petrodolar sisteminin yıkılış sinyalleri geliyor. Yeni enerji, lojistik hatlarının şekilleneceği bir döneme gireceğimizi göreceğiz. Devletlerin her alana müdahale edeceği bir noktaya gidiyoruz.”
    Çin’in yükselişi rahatsız etmeye başladı
    Özyeğin Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Profesörü Prof. Dr. Evren Balta, şöyle konuştu:
    “İran krizine bakalım; mesela askeri üstünlüğü yok ABD ve İsrail’e karşı. Ama Hürmüz Boğazı’nı kullandı. Zamana oynayarak karşı tarafın zayıflıklarına oynadı. Enerji dönüşümünden geçiyoruz. Bütün bunlar kazananlar ve kaybedenler yaratıyor. Nedir Amerikan gücünün dönüşümü? Hegemonik gücün dönüşümünden bahsediyoruz. Yeni olan, dünyada düzeni kim kuracak? Bu soru yanıtlanmış değil. Ara dönemden geçiyoruz. Eski düzende Amerika; üretici, tüketici, güvenlik ve finansal alanda rol alıyordu. Daha sonra üretim Asya’ya kaydı. ABD tüketici olarak kaldı, açık vermeye başladı. Orta sınıf küçüldü ve Çin’in yükselişi rahatsız etmeye başladı. Çin, ABD tahvillerini azaltmaya başladı, Yuan ile ticareti artırdı. ABD’nin hesap etmediği çıktılar var. Doların rezerv para olması, İran savaşıyla daha da sarsıldı. Amerikan gücünün sınırları kendi düşmanlarına da gösterilmiş oldu.”
    UEZ 2026 ile ilgili en güncel bilgileri www.uluslararasiekonomizirvesi.org adresinden ve sosyal medya hesaplarından takip edebilirsiniz.
    Twitter: @UEkonomiZirvesi
    Instagram: @uluslararasiekonomizirvesi
    Youtube: Uluslararası Ekonomi Zirvesi
    Facebook: Uluslararası Ekonomi Zirvesi
    Uluslararası Ekonomi Zirvesi Hakkında: Dünyadan ve Türkiye’den birbirinden değerli konuşmacıları ve iş insanlarını buluşturan Uluslararası Ekonomi Zirvesi (UEZ), Capital, Ekonomist ve Start Up dergileri tarafından düzenleniyor. 2012 yılından bu yana organize edilen etkinlik, sektör liderleri ve medya tarafından ilgiyle takip edilirken birçok yeni fikre ve girişimciye de ışık tutuyor. Geçmiş dönemlerdeki Başbakan Yardımcıları, Ekonomi ve
    Maliye Bakanları, Gıda ve Tarım Bakanları, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Eski Bakanlarının katılımıyla onurlandırdığı; dünyaca ünlü ekonomistleri, şirketlerin CEO ve yöneticilerini ve ayrıca siyaset dünyasından önemli isimleri ağırlayan, Uludağ Ekonomi Zirvesi (eski adıyla), birçok değerli isme ev sahipliği yaptı.
    Ana Sponsor Tera Group Hakkında: Tera Group, 2005 yılında kurulan ve 20 yıllık büyüme sürecinde Türkiye’nin en kapsamlı yatırım gruplarından biri hâline gelen çok sektörlü bir yatırım ekosistemidir.
    Finans ve bankacılık, varlık yönetimi, girişim sermayesi, siber güvenlik ve savunma, tarım ve hayvancılık, gayrimenkul ve sürdürülebilir ekonomi alanlarında faaliyet gösteren 26 şirketi bünyesinde barındırır.
    2025 sonu itibarıyla 5 halka açık şirketi, 6,16 milyar dolar konsolide piyasa değeri ve 2026 ilk çeyrek itibarıyla 211 milyar TL yönetim altındaki varlığa sahip olan şirket, yaklaşık 200 bin yatırımcısıyla ölçeğini, derinliğini ve güvenilirliğini kanıtlamış bir grup kimliğine sahiptir.
    2025 yılında 16 stratejik satın alma ve yaklaşık 650 milyon dolara yaklaşan toplam anlaşma değerine ulaşan Tera Group, dijital bankacılık, yapay zeka, fintech altyapısı, tarım, temiz enerji ve küresel ödeme teknolojileri alanlarında büyüme iddiasını somutlaştırmıştır.
    Türkiye’den doğan, küresel sermayenin sınırlarında faaliyet gösteren Tera Group, döngünün ötesini düşünen bir liderlik anlayışı ve kararlı sermaye felsefesiyle yarının ekonomisini tanımlayan sektörlerde kalıcı değer inşa etmeye odaklanmaktadır.