Kategori: Firmalar

Firmalar

  • ASAŞ, PVC Sistemlerinde Yalıtım Standardını INOVA Orta Contalı Sistem ile Yükseltiyor

    ASAŞ, PVC Sistemlerinde Yalıtım Standardını INOVA Orta Contalı Sistem ile Yükseltiyor

    ASAŞ, PVC pencere ve kapı sistemleri alanındaki mühendislik uzmanlığını INOVA Orta Contalı Sistem ile bir adım ileri taşıyor. Yüksek ısı ve ses yalıtımı, güçlü sızdırmazlık performansı ve modern tasarım anlayışını bir araya getiren sistem, yaşam alanlarında konfor ve enerji verimliliği için yüksek bir standart oluşturuyor.

    Yapı sektöründe enerji verimliliği, konfor ve uzun ömürlü kullanım beklentileri her geçen gün artarken, ASAŞ, geliştirdiği yeni nesil çözümlerle bu ihtiyaçlara yanıt vermeyi sürdürüyor. Şirketin PVC pencere ve kapı sistemleri ailesinde öne çıkan INOVA Orta Contalı Sistem, özellikle yüksek sızdırmazlık ve yalıtım performansı arayan projeler için güçlü bir alternatif sunuyor.

    Sistemin en dikkat çekici özelliklerinden biri, sahip olduğu üç conta yapısı. Bu yapı sayesinde ısı kayıpları minimum seviyeye indirilirken, dış ortam kaynaklı sesin iç mekâna etkisi azaltılıyor. Sistem bünyesinde yer alan orta conta ise hava, su ve rüzgâr geçirimsizliğini artırarak zorlu iklim koşullarında dahi yüksek yaşam konforu sağlıyor.

    Gelişmiş profil geometrisi ve optimize edilmiş mühendislik tasarımıyla INOVA Orta Contalı Sistem, enerji verimliliğine katkı sunarken yapıların işletme maliyetlerinin azaltılmasına da destek oluyor. Aynı zamanda dış ortam gürültüsünü minimize eden yapısı, özellikle yoğun şehir yaşamında daha sessiz iç mekânlar oluşturulmasına yardımcı oluyor.

    Rüzgâr yükü ve su geçirimsizliği açısından sunduğu yüksek dayanım performansı sayesinde sistem; konut projeleri, ofisler, ticari yapılar ve karma kullanımlı projelerde güvenle kullanılabiliyor.

    Teknik performansının yanı sıra estetik beklentilere de yanıt veren INOVA Orta Contalı Sistem, modern ve yalın tasarım çizgisiyle çağdaş mimari anlayışa uyum sağlıyor. Farklı renk ve kaplama seçenekleri, mimarlara ve uygulayıcılara projeye özel esnek tasarım imkânı sunuyor.

    ASAŞ kalite standartları doğrultusunda geliştirilen sistem, üretimden uygulama süreçlerine kadar sürdürülebilirlik, dayanıklılık ve uzun ömürlü kullanım yaklaşımını destekliyor.

    INOVA Orta Contalı Sistem, yüksek yalıtım performansını estetik tasarım anlayışıyla birleştirerek yaşam alanlarında yeni nesil konfor standardı sunuyor.

    ASAŞ Hakkında 

    1990 yılında kurulan ASAŞ, bugün Akyazı, Sakarya bölgesinde yer alan son teknoloji ile donatılmış 5 üretim tesisi ve 3.000’den fazla çalışanıyla Türkiye’nin en önemli sanayi kuruluşları arasında yer alıyor. Sektöründe en çok Ar-Ge harcaması yaparak ülke ekonomisine değer katmayı hedefleyen ASAŞ, üretim alanındaki tecrübesini tasarım ve Ür-Ge çalışmalarıyla sürekli geliştirerek sektöre birçok sektör için yenilikçi ürünler sunuyor. ASAŞ, alüminyum profil, kompozit panel, alüminyum yassı mamul, PVC kapı ve pencere sistemleri, alüminyum bayrak ve aydınlatma direkleri, alüminyum kapı, pencere ve giydirme cephe sistemleri, panjur sistemleri, garaj kapıları ve motor kontrol sistemleri alanında zengin bir ürün yelpazesine sahip. Bugün 90’dan fazla ülkeye ihracat yapan ve kuruluşundan bu yana istikrarlı büyümesini sürdüren ASAŞ, Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2024 sıralamasında 64’üncü sırada yer alıyor.

     

  • SAKARYA İŞ DÜNYASINDA DEV BULUŞMA: SATIN ALMA ZİRVESİ 25 NİSAN’DA!

    SAKARYA İŞ DÜNYASINDA DEV BULUŞMA: SATIN ALMA ZİRVESİ 25 NİSAN’DA!

    Ekonomi Ticaret Derneği (ETD) Sakarya tarafından gelenekselleşen ve her yıl çıtayı daha yukarı taşıyan “ETD Sakarya Satın Alma Zirvesi”, bu yıl 25 Nisan 2026 Cumartesi günü kapılarını açıyor.

    Bölgesel Ticaret Köprüsü Kuruluyor

    Sakarya ticaretinin kalbi, 25 Nisan’da Sen Otel Serdivan’da atacak. Saat 09:00’da başlayacak olan zirve, 18:00’e kadar kesintisiz bir ticaret köprüsü kuracak. Zirve bu yıl sınırlarını aşarak; ETD İstanbul ve ETD Trakya şubelerinin de katılımıyla bölgesel bir ticaret platformuna dönüşüyor.

    Ekonomi Ticaret Derneği Sakarya Şube Başkanı R. Şamil Dedeoğlu, “Sakarya’nın üretim gücünü bölgesel bir ticaret ağıyla birleştiriyoruz. Satın Alma Zirvemizi bu yıl ETD İstanbul ve Trakya şubelerimizin stratejik katılımıyla çok daha geniş bir ölçekte gerçekleştireceğiz. Sakarya’nın ticari potansiyelini yeni sınırlarla buluşturacağımız bu kritik randevuya, şehrimizin tüm iş dünyası temsilcilerini davet ediyoruz.” Dedi.

    Fuar Tadında Bir Ticaret Platformu

    Zirve, sadece bir toplantı değil; 80 farklı firmanın stant açtığı, ürün ve hizmetlerini sergilediği kurumsal bir pazar alanı niteliği taşıyor.

    • 80 Katılımcı Firma: Mobilyadan bilişime, inşaattan gıdaya kadar geniş bir sektörel yelpaze.
    • Bölgesel Network: Sakarya, İstanbul ve Trakya iş dünyası arasında yeni satın alma anlaşmaları ve stratejik ortaklıklar.
    • Doğrudan Ticaret: Üreticiden tüketiciye aracısız ulaşım imkânı.

    “İşimiz Gücümüz, Gücümüz Dostluğumuz”

    101 üyesiyle Sakarya’nın en aktif iş platformlarından biri olan ETD Sakarya’nın düzenlediği bu zirve, yerel sermayenin gücünü artırmayı ve bölgeler arası ticari bağı sıkılaştırmayı hedefliyor. Katılımcı firmalar katalogları, numuneleri ve uzman ekipleriyle gün boyu yeni iş bağlantıları kurmak için sahada olacak.

    Girişler Ücretsiz, Katılım Herkese Açık

    İş insanlarının yanı sıra tüm Sakarya halkının davetli olduğu bu dev buluşma, yerel ve bölgesel firmaları yakından tanımak isteyenler için büyük bir fırsat sunuyor.

    TARİH: 25 NİSAN 2026, CUMARTESİ

    SAAT: 09:00 – 18:00

    YER: SEN OTEL, SERDİVAN / SAKARYA

  • SATSO’dan Türkiye’ye Örnek Model: Üretim ve Dijital Dönüşümde Yeni Dönem Başlıyor

    Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası (SATSO) öncülüğünde hayata geçirilecek “SATSO Üretim ve Dijital Dönüşüm Merkezi” projesi kapsamında, Toyota Türkiye tesislerinde kapsamlı bir istişare toplantısı gerçekleştirildi.

    SATSO Yönetim Kurulu Başkanı A. Akgün Altuğ, Yapay Zekâ ve Veri Bilimi Komisyonu Başkanı Bülent Yazıcı ve Genel Sekreter Şevket Kırıcı’dan oluşan heyet, Toyota Türkiye’nin kıdemli yöneticileriyle bir araya gelerek merkezin stratejik kurgusunu değerlendirdi.

    Toplantıda; Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı destekleriyle kurulacak SATSO IN-FAB (Model Fabrika ve Sanayi Dönüşüm Merkezi) başta olmak üzere merkezin tüm bileşenleri ele alındı. IN-FAB, MetalEX ve e-ComEX modülleri üzerinden üretimden insan kaynağına ve dijital ticarete uzanan bütüncül yapı değerlendirilirken, merkezin mimari kurgusu da paylaşıldı.

    Bütüncül Entegre Sistem

    Toplantıda konuşan SATSO Yönetim Kurulu Başkanı A. Akgün Altuğ, üretimde dönüşümün seçenek değil gereklilik olduğuna dikkat çekerek, “Bugün üretimde rekabet sadece hız, kalite ve maliyet üçgeninden de öteye taşınarak verimlilik ve veriyle yönetilen sistemler üzerinden şekilleniyor.

    Amacımız bütüncül entegre bir sistem oluşturarak firmalarımızın yılları aşan, başarısı kanıtlanmış tecrübelerini merkezimizin yetkinliğine katarak şehrimiz üretim ekosisteminin her kademesine katkı sunan verimli bir kompleks oluşturmaktır. Biz bu merkezde firmalarımıza sadece bir eğitimden ziyade üretim süreçlerini ölçen, analiz eden ve geliştiren bir yapı kurmayı amaçlıyoruz.

    Özellikle dijital ikiz, veri analitiği, yapay zekâ destekli karar sistemleri ve süreç simülasyonlarıyla üyelerimiz kendi üretimlerini gerçek zamanlı olarak görebilecek, kararlarını veriyle alabilecek ve kayıplarını da somut şekilde yönetebilecektir.

    Tecrübeli Firmalarla Ortaklık

    Odamızın asrı aşan tarihi ve kurumsal gücü; TOYOTA’nın da KAİZEN gibi kanıtlanmış iyileştirme felsefesi, üretim kalitesi, sürdürülebilirlik girişimleri, kadın istihdamına hassasiyeti, karbon nötr çabalarıyla sahip olduğu hafızayı Sakarya ve Türkiye için en verimli merkezi kurmak için yola çıkıyoruz. Bu çalışmamızda alanında etki etmiş birçok firma ile ortak ilerleyeceğiz.

    Ana Omurga: İkiz Dönüşüm

    Aynı zamanda dijital dönüşüm ile yeşil dönüşümü de merkezin ana omurgası haline getiriyoruz. Enerji verimliliği, kaynak kullanımı, karbon ayak izi ve sürdürülebilir üretim uygulamaları bu yapının ayrılmaz bir parçası olacak. Hedefimiz, sahada karşılığı olan, ölçülebilir sonuçlar üreten ve sanayicimizin rekabet gücünü kalıcı şekilde artıran bir dönüşüm modeli ortaya koymak. Bizler reklamdan çok yapılacak örnek işlerle ses getirmek istiyoruz. Fayda sağladığımız her firma veya kişinin düşüncesini daha da fazla alana yaymasıyla başarılı olacağız.  Oda olarak birçok projeye öncülük ettik. Bizler bir girişimcinin ne yapmasını göstermek ona doğru pazarı bulmak finans desteğini sağlamak ve de onun sürdürülebilirliğini sağlamak için kolları sıvadık. Hayırlı olsun”

    Başkan Altuğ’un konuşmasının ardından SATSO Genel Sekreteri Şevket Kırıcı, merkezin teknik mimarisi ve operasyonel modeline ilişkin bir sunum gerçekleştirdi. Kırıcı, merkezin tanılama–tasarım–uygulama–ölçüm döngüsü üzerine kurgulandığını belirterek, firmaların sisteme giriş aşamasında üretim hatları, kapasite kullanımı, darboğaz noktaları, kalite performansı ve dijital olgunluk seviyeleri üzerinden çok boyutlu analizden geçirileceğini ifade etti.

    Bu analizler doğrultusunda firmalara özel dönüşüm yol haritaları oluşturulacağını aktaran Kırıcı; IN-FAB modülünde yalın üretim, süreç optimizasyonu ve dijital üretim uygulamalarının simülasyon ve gerçek üretim ortamında test edileceğini, MetalEX ile ileri üretim ve kaynak teknolojileri alanında uygulamalı eğitim ve yetkinlik geliştirme süreçlerinin yürütüleceğini, e-ComEX kapsamında ise firmaların dijital ticaret operasyonlarının uçtan uca yapılandırılacağını belirtti.

    Toplantı sonunda Toyota Türkiye yetkilileri, merkezin sahip olduğu bütüncül yaklaşımın doğru uygulama ile yalnızca Sakarya’da değil, Türkiye genelinde sanayinin dönüşümüne katkı sağlayacak örnek bir model haline gelebileceğini belirterek projeye katkı sunmaya hazır olduklarını ifade etti.

  • OTOMOBİLLERİN ARAÇ MUAYENE MALİYETİ 3 BİN 748 TL’Yİ BULUYOR

    PALANDÖKEN, “ARAÇ MUAYENEDE ÇİFT ÜCRETLENDİRME ADİL DEĞİL”

    -“EGZOZ VE MUAYENE ÜCRETİ AYRI AYRI ALINMAMALI”

    -“ARAÇ BİR BÜTÜNDÜR, MUAYENE DE TEK KALEM OLMALI”

    -“10-15 DAKİKALIK İŞLEM İÇİN ARAÇ MUAYENE ÜCRETLERİ ÇOK YÜKSEK”

    -“OTOMOBİLLERİN ARAÇ MUAYENE MALİYETİ 3 BİN 748 TL’Yİ BULUYOR”

    ANKARA- Araç muayene ücretlerinin yüksekliği ve uygulamadaki çift ücretlendirme sistemine değinen TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, Araç muayene istasyonlarında yapılan muayenelerde, bilindiği üzere aracın periyodik çalışır haldeki durumunun bakılması yanında, diğer tarafta da emisyonla yapılan muayene var. Bu çifte bir fiyatlandırma oluyor. Bunun miktarı da 3 bin 750 TL civarında oluyor. Aynı işlevi yapan muayene istasyonunda ayrıyeten emisyon için de ayrı bir ücret almıyor. Bununla da kalınmıyor. Maliye Bakanlığı’nın tahakkümlerine göre kredi kartlarından ayrıyeten komisyon alınması yasak. Ama bunlar münhasırdan ayrı bir statüye tabi tutuluyor. Götüreceksiniz 3 bin 750 TL’yi cebinizde taşıyacaksınız. Nakit verirseniz bu komisyondan kurtulacaksınız. 21. yüzyılın sonunda yapay zekanın olduğu bir dönemde ancak bunun yapılması esnafa eziyet. Saatlerce hem trafikte çalışma saatinizi durdurup orada sıraya girmek için kuyruk bekleyeceksiniz. Gittiğiniz zaman da söylediğim bu eziyetlerle karşı karşıya kalacaksınız. Bu hakkaniyetli değil” dedi.

    -“TRAFİKTEKİ ARAÇ SAYISI 33 MİLYONU GEÇTİ”

    Araç muayene işlemleri süreci için yeni bir düzenlemenin yapılması gerektiğini ifade eden Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, “Bunun için yapılması gereken şey aynı şekilde daha önce olduğu gibi muayene istasyonlarındaki yapılan sistemde araçların gerçekten de alınan paranın miktarıyla bugün karşılaştırdığınız zaman astronomik bir rakam çıkıyor. Bunu da bir tarafa koyun. Trafikteki araç sayısı 2007’den bugüne kadar 2. 5 kat artmış. 13 milyon araç 33 milyon araca dönüşmüş. Yani trafikte şu anda kamyon, kamyonet, binek, ticari olmak üzere 33 mil yon vasıta karayolları üzerinde çalışıyor. E şimdi 2007 ile 19 yıl arasındaki bu artışı hesap ettiğiniz zaman bir düzenlemenin acilen yapılması lazım. Devir işlemleri yapıldıktan sonra istasyonları farklı gruplar yönetecekler. En azından bu süreç içerisinde bu komisyonun kalkması, ücretlerin neye göre ayarlandığı, 3 bin 750 lira gibi bir rakamın niçin alındığını, 5 dakikalık muayene için, 450 lira niçin emisyon ücretinin alındığını hesap ettiğiniz zaman gerçekten de esnaf üzülüyor. Esnaf değil, vatandaşa da aynı şeyler oluyor. Bilindiği üzere aracınız varsa bu şekilde hem muayenede hem emisyon ücretinde hem kredi kartında çifte katlamayla bu adil olmayan uygulamanın bir an evvel kaldırılması lazım” diye konuştu.

     

    -“ESNAFIN MAĞDURİYETİNİN ÖNÜNE GEÇİLMELİ”

    Özellikle ulaştırma sektöründeki esnafın bu konudaki mağduriyetinin giderilmesi gerektiğini vurgulayan Palandöken, “Esnafın bu kadar mağdur edilmemesi sadece ticari araçların takometreden tutun taksimetreye kadar, yani bir tornavida ile 2 saniyede ayarlanan şey 3-4 bin liralık bir yeni parça mı ekleniyor? Veyahut işte onlar atıl oluyor da yenileri mi yapılıyor? Bunun için esnafın bu kadar mağdur edilmesi ve fiyatların bu kadar yükselmesi ama yanı sıra da biliyorsunuz ülkemizin üç tarafında yangın var. Hadi şimdi petroldeki bu artışları buna bağlayalım. Ama bunların üzerindeki eşel mobil sistemi biraz insanlar rahatladım derken ulaşan fiyatlarla birlikte benzin fiyatları da bu hem halka yansıyor hem esnaf aldığı tarifelerle aracını bakıma götürdüğü zamanki parça maliyetleriyle en azından KDV ‘yi kaldırın diyoruz. Niçin? Vatandaşın daha konforlu daha sağlıklı araçlarla sonra teknolojiler artık süratli değişiyor. Bilindiği üzere eskiden ne vardı? Benzinli mazotlu vardı. Şimdi elektrikli araçlar çıktı. Daha tasarruflu doğayı kirletmeyen. Bunlara göre sırasıyla tedbirlerin alınması lazım ve esnafın mağduriyetinin önünü geçirmesi lazım. Hem vatandaşların aracını kullanan vatandaşların aynı şekilde ticaretini yapanların nakliyeyi yapan o şoför esnafının gerçekten de bu handikaptan kurtarılması lazım” diye konuştu.

  • İlk Çeyrekte İnşaatta İstenen Tablo Oluşmadı

    İlk Çeyrekte İnşaatta İstenen Tablo Oluşmadı

    Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB), her ay merakla beklenen inşaat ile bağlantılı imalat ve hizmet sektörlerindeki mevcut durum ile beklenen gelişmeleri gösteren “Hazır Beton Endeksi” 2026 Mart Ayı Raporu’nu açıkladı. 2026 yılının ilk çeyreği itibarıyla, önceki aylardaki dalgalanmaların ardından mart ayı verileri, sektörün yıllık bazda net bir büyüme trendine girmekte zorlandığını ortaya koydu.

    Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB) her ay açıkladığı Hazır Beton Endeksi ile Türkiye’de inşaat sektörü ve bağlantılı imalat ve hizmet sektörlerindeki mevcut durumu ve beklenen gelişmeleri ortaya koymaktadır. İnşaat sektörünün en temel girdilerinden biri olan ve aynı zamanda üretiminden sonra kısa bir süre içerisinde stoklanmadan inşaatlarda kullanılan hazır betonla ilgili bu Endeks, inşaat sektörünün büyüme hızını ortaya koyan öncü bir göstergedir.

    Hazır Beton Endeksi 2026 Mart Ayı Raporu’na göre tüm endeksler 2025 yılının büyük bölümünde eşik değerin altında dalgalı bir seyir izledikten sonra yılın son çeyreğinde sınırlı bir toparlanma eğilimi göstermiş, ancak 2026 ocak ayında bu eğilim yerini zayıflamaya bırakmıştır. Şubat ayındaki toparlanmanın ardından mart ayı itibarıyla endekslerde farklılaşan bir seyir gözlenmektedir.

    Güven Endeksi, şubat ayındaki yükselişi sonrası mart ayında sınırlı bir gerileme kaydederek ocak ayındaki seviyesinin üzerine çıkmış ancak eşik değerin altında kalmaya devam etmiştir. Bu durum, sektördeki güven algısının şubat ayındaki toparlanmayı mart ayında sürdüremediğini ve temkinli görünümün korunduğunu göstermektedir.

    Faaliyet Endeksi, ocak ayındaki sert düşüş sonrası şubat ayında kaybının bir kısmını telafi etse de mart ayında yönünü yeniden aşağı çevirmiştir. Endeksin mart ayında gerilemesi, sektördeki gerçek faaliyetlerin henüz eşik değeri aşacak bir ivme kazanamadığını ve toparlanmanın kırılgan olduğunu göstermektedir.

    Beklenti Endeksi, şubat ayındaki sınırlı düşüşün ardından mart ayında diğer endekslerden pozitif ayrışarak yükselişe geçmiştir. Mart ayındaki bu artış, Faaliyet ve Güven Endeksleri tarafında yaşanan gerilemeye rağmen sektör oyuncularının önümüzdeki dönem için iyimserliğini koruduğunu ve toparlanma umudunun devam ettiğini ortaya koymaktadır.

    Hazır Beton Endeksi, ocak ayındaki dip seviyesinden sonra şubat ayında gösterdiği toparlanma eğilimini mart ayında koruyamamış ve yatay-negatif bir seyirle mart ayını tamamlamıştır.

    Genel olarak değerlendirildiğinde, mart ayında Faaliyet ve Güven Endeksleri tarafında sınırlı bir gerileme yaşanırken, Beklenti Endeksi tarafındaki yükseliş dikkat çekmektedir. Tüm endekslerin hâlen eşik değerin altında seyretmesi, sektör üzerindeki baskının devam ettiğini ancak ileriye dönük beklentilerin canlı kaldığını göstermektedir.

    Geçen yılın aynı ayına göre bakıldığında, mart ayında endekslerin yıllık değişimleri incelendiğinde, Faaliyet Endeksi dışındaki tüm göstergelerin geçen yılın aynı dönemine göre pozitif bölgede yer aldığı görülmektedir. Beklenti Endeksi %0,8 ve Güven Endeksi %0,7 oranında yıllık artış sergileyerek iyimserlik tarafında sınırlı bir tutunma çabası gösterirken, Hazır Beton Endeksi yıllık bazda %0,2’lik çok kısıtlı bir yükseliş kaydetmiştir. Buna karşın Faaliyet Endeksi, %0,8 oranında gerileyerek yıllık bazda negatif ayrışan tek gösterge olmuştur. Bu tablo, sektörde psikolojik beklentilerin ve güvenin geçen yıla göre bir miktar daha dirençli olduğunu, ancak sahadaki reel faaliyetlerin geçen yılın dahi gerisinde kaldığını ortaya koymaktadır.

    2026 yılının ilk çeyreği itibarıyla, ocak ayındaki sert düşüş ve şubat ayındaki yükselişin ardından mart ayı verileri, sektörün yıllık bazda net bir büyüme trendine girmekte zorlandığını ortaya koymuştur. Özellikle Faaliyet Endeksi tarafındaki yıllık daralma, inşaat sahasındaki hareketliliğin henüz istenilen ivmeye ulaşamadığına işaret etmektedir.

    Raporun sonuçlarını değerlendiren Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB) Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Işık, “Faaliyet ve Güven Endeksleri tarafında sınırlı bir geri çekilme yaşanırken, Beklenti Endeksi tarafındaki yükseliş dikkat çekmektedir. Tüm endekslerin hâlen eşik değerin altında seyretmesi, sektör üzerindeki baskının devam ettiğini ancak ileriye dönük beklentilerin canlı kaldığını göstermektedir.” dedi.

    İnşaat sektörüyle ilgili değerlendirmelerde bulunan THBB Başkanı Yavuz Işık, “2026 yılının mart ve nisan ayları itibarıyla Türkiye’de inşaat sektörü, makroekonomik dengelenme sürecinin etkilerini hissetmeye devam etmektedir. Enflasyonla mücadele kapsamında uygulanan sıkı para politikasının bir sonucu olarak finansman maliyetlerinin yüksek seyretmesi hem konut talebi hem de yeni projelerin fonlanması üzerinde baskı oluşturmaktadır. Mart ayı itibarıyla TÜİK verileri ve sektörel endeksler, güven algısının eşik değerin altında “temkinli ” bölgede kaldığını doğrulamaktadır. Sektör, bir yandan başta enerji olmak üzere maliyet artışlarıyla başa çıkmaya çalışırken, diğer yandan düşük kredi hacmi nedeniyle talep daralmasıyla karşı karşıyadır. Bu durum, önümüzdeki dönemde faaliyetlerin ancak kamu projeleri veya kentsel dönüşüm odaklı olarak canlı kalabileceğini; genel bir sektörel genişleme için ise finansal koşullarda gevşeme beklendiğini göstermektedir.” dedi.

     

    Hazır Beton Endeksi hakkında

    Söz konusu endekslerin oluşturulmasına esas teşkil eden anket ile firmalara 8 soru soruluyor. Her bir endeksin değeri 100’ün altında ya da üstünde olmasına bağlı olarak yorumlanıyor. 100’ün üzerinde olması durumunda önceki aya ait faaliyetin ya da gelecek döneme ilişkin beklentinin olumlu yönde geliştiği yorumu yapılıyor. Türkiye genelinde her ay hazır beton üreticileri ile gerçekleştirilen çalışmada 3 farklı endeks oluşturuluyor. Hazır Beton Faaliyet Endeksi ile hazır beton firmalarının geçmiş bir aylık faaliyetlerinin sonuçları, Hazır Beton Güven Endeksi ile hazır beton sektöründe faaliyet gösteren teşebbüslerin, ekonomi ve sektöre yönelik duydukları güven seviyesi, Hazır Beton Beklenti Endeksi ile hazır beton firmalarının önümüzdeki üç aylık dönemde faaliyetlerinin hangi seviyede olacağına ilişkin beklentiler hakkında bilgi ediniliyor. Hazır Beton Endeksi ile endekslerin tümünü içeren bileşik endeks elde ediliyor.

    Türkiye Hazır Beton Birliği hakkında

    Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB), 1988 yılından beri güvenli ve dayanıklı yapıların inşası amacıyla standartlara uygun beton üretilmesi, tekniğine uygun beton uygulamalarının yaygınlaşması ve ülkemizde kaliteli, dayanıklı, yüksek dayanım sınıflarında beton kullanılması için uğraş veren mesleki bir kuruluştur. THBB, Avrupa Hazır Beton Birliği (ERMCO) ve Beton Sürdürülebilirlik Konseyi (The Concrete Sustainability Council) üyesi; Beton Sürdürülebilirlik Konseyi “Bölgesel Sistem Operatörü”dür. THBB’ye üye olacak şirketlerin bütün hazır beton tesislerinde standartlara uygun üretim yapması, THBB Kalite Güvence Sisteminin (KGS) sürekli habersiz denetimlerine tabi olarak KGS Uygunluk Belgesi alması, uygun laboratuvar bulundurması, teknik, çevre, iş sağlığı ve güvenliği, yasal ve etik kriterleri eksiksiz yerine getirmesi zorunludur.

  • SATSO 19. Meslek Komitesi, Nakliye ve Lojistik Sektör Temsilcisi Üyeleriyle İstişare Toplantısında Buluştu

    Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası Ulaşım ve Taşımacılık Grubu sektör temsilcisi 19. Meslek Komitesi, alt sektör gruplarına yönelik ayrı ayrı gerçekleştirdiği istişare toplantılarını 4 haftadır aralıksız sürdürüyor.

    Komite bu hafta da toplantı tertipleyerek nakliye ve lojistik sektöründeki üyeleriyle bir araya geldi.

    SATSO Mutfak Sanatları Akademisi’nde gerçekleştirilen toplantıya SATSO Yönetim Kurulu Başkanı A. Akgün Altuğ, Meclis Başkanı Erdem Ercan ve ASKON Sakarya Şube Başkanı Halil Erol da iştirak ederken, ev sahipliğini Komite  Mensubu SATSO Yönetim Kurulu Üyesi Suat Akın, Komite Başkanı Orhan Şeşen, Başkan Yardımcısı Ahmet Aydınoğlu, Komite Mensubu Meclis Üyeleri Emrah Kadir Atan ve Yunus Emre Elbek ile Komite Üyesi Alper Fevzi Altay ve İsmail Dayıoğlu üstlendi.

    Katılımcı Üyeleri selamlayarak komite çalışmaları hakkında bilgiler veren Komite Başkanı Orhan Şeşen, “19. Meslek Komitesi olarak 4 haftadır aralıksız istişare toplantılarında üyelerimizle buluşuyor, her alt sektörümüzü ayrı şekilde ağırlayarak sorunları ortak akıl içinde konuşmayı amaçlıyoruz. Yönetim Kurulu ve Meclis Başkanımız da toplantılarımıza konuk olup üyelerimiz talepleriyle yakından ilgileniyorlar. Komitemiz hep aktif, hep sahadadır. Üyelerimizin derdiyle dertleniyor ve SATSO’muzun kurumsal temsil gücüyle bakanlıklara kadar ulaşarak çözmek için gayret gösteriyoruz. Özellikle yanı başımızda devam eden savaşlar sebebiyle sektörün akaryakıt zamlarıyla ilgili önemli sıkıntıları var, ciddi bir kriz dünyayı tehdit ediyor. Diliyoruz ki bu süreç de geçecek. Sektörümüz ciddi önemli ve diğer sektörlerin de en önemli iş ortağı. Sakarya’mızın da günden güne gelişimiyle önemini daha da artıracaktır. Katılan herkese teşekkür ediyorum.” diye ifade etti

    SATSO Yönetim Kurulu Başkanı A. Akgün Altuğ da katılımcıları selamlayarak, “Nakliye ve lojistik sektörü diğer sektörlerimizin en kritik tamamlayıcı paydaşlarıdır. Şehrimiz de bu konuda kendini geliştirmiş çok ciddi firmalara sahip. Biz de bunun bilincinde bir sorumlulukla lojistik altyapımızı, sahip olduğumuz operasyonel verimliliği daha da artırmak için çalışıyoruz. Şehrimizin ciddi bir üretimi var ve güçlü lojistik altyapıyla da bunu beslemek bir zorunluluktur. 19. Meslek Komitemiz en yoğun çalışan komitelerimizden biri, alt sektörlerden birçok meslek grubunu temsil ediyor ve üyeleri için daima sahada yer alıyor. Bugün buradan çıkacak önemli konular, sorunlar ve çözüm önerilerine komitemizce üzerine düşülecek ve bizler de yönetim olarak gerekli resmi girişimleri yürüteceğiz. SATSO her zaman üyelerinin avukatıdır ve her şartta üyelerimizin menfaati için gayret göstereceğiz.” dedi.

    SATSO Meclis Başkanı Erdem Ercan da katılan her üyeye ve düzenleyen komiteye teşekkür ederek sektörün kritik ve tamamlayıcı bir konumda olduğuna vurgu yaparak dünya gelişmelerinden de çok kolay etkilenebildiğine dikkat çekip bu konuda altyapısı güçlü bir şekilde hazır olmasının önemine değindi. Sektörde yaşanan aksaklıkların tüm üretim zincirini doğrudan etkileyebildiğini belirterek her zaman destek verilmesi gerektiğini de dile getirdi.

    ASKON Sakarya Şube Başkanı Halil Erol da, krizlerin her zaman var olabileceğine dikkat çekerek çıkış yolunun sektörlerin gayretiyle daha da kolay bulunabileceğine, sektörün bu süreçte birlik ve beraberliğinden taviz vermeyen bir duruş sergilemesinin önemine dikkat çekti.

    Konuşmaların ardından katılımcı üyeler sırayla söz alarak görüş ve önerilerini dile getirdiler. Komite temsilcileri de tüm soru, talep ve önerilere yönelik cevap vererek not aldılar, üzerine çalışılacakları yönünde katılımcılara bilgiler paylaştılar.

  • OYAK Çimento, Türkiye’nin en büyük öz tüketim amaçlı güneş enerjisi santralini devreye aldı

    OYAK Çimento, Türkiye’nin en büyük öz tüketim amaçlı güneş enerjisi santralini devreye aldı

    OYAK Çimento, Türkiye’nin en büyük öz tüketim amaçlı güneş enerjisi santralini devreye aldı

    OYAK Çimento, 97,8 MWe / 115,5 MWp kurulu güce sahip yeni güneş enerjisi santralini Ankara Beypazarı’nda devreye aldı. Türkiye’de bir sanayi üreticisi tarafından tek bir lokasyonda öz tüketim amacıyla hayata geçirilen en büyük yenilenebilir enerji projesi olma özelliği taşıyan santral OYAK Çimento Fabrikaları A.Ş.’nin toplam enerji kullanımında yenilenebilir enerjinin payını yüzde 25’e yükseltecek.

    Türkiye çimento ve beton sektörünün lideri OYAK Çimento, sürdürülebilirlik odaklı stratejileri ve karbon nötr hedefleri doğrultusunda dev bir yatırımı daha başarıyla tamamladı. Ankara Beypazarı Güneş Enerjisi Santrali (GES) projesinin TEDAŞ tarafından geçici kabulü yapılarak tesis tam kapasiteyle operasyona başladı.

    Çimento sektöründe ölçeği ve niteliği itibarıyla bir ilk olan yatırım, Türkiye’de bir sanayi üreticisi tarafından tek lokasyonda ve münhasıran, öz tüketim amaçlı en büyük yenilenebilir enerji projesi olma özelliğini taşıyor. Yaklaşık 210 futbol sahası büyüklüğüne denk gelen 1.500.000 metrekare alan üzerine kurulan dev tesiste; 210.834 adet güneş paneli, yaklaşık 2.000.000 metre kablo ve 4.900 ton çelik kullanıldı. Yıllık 182.000 MWh temiz enerji üretimi gerçekleştirmesi beklenen santral, yaklaşık 3,9 milyon ağacın yıllık karbon emilimine eşdeğer bir çevresel fayda sağlayacak. Operasyonel maliyetlerde ciddi bir enerji avantajı yaratacak olan projenin, OYAK Çimento Fabrikaları A.Ş.’nin toplam enerji kullanımındaki yenilenebilir enerji payını yüzde 25 seviyesine yükseltmesi öngörülüyor.

    Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan CIMPOR Global-OYAK Çimento Yönetim Kurulu Başkanı Suat Çalbıyık, şunları kaydetti: “TCC Group Holdings çatısı altında, dünya çimento sektöründe üçüncü büyük oyuncu konumuna gelen yapımızın bir parçası olarak, küresel sürdürülebilirlik hedeflerimiz doğrultusunda kararlılıkla ilerliyoruz. Bu doğrultuda hayata geçirilen Beypazarı GES projemiz de OYAK Çimento’nun sürdürülebilirliğe, temiz enerjiye ve sıfır emisyon hedeflerine yönelik sarsılmaz taahhüdünün en güçlü göstergelerinden biri. Sektörümüzde ‘Net Sıfır’ taahhüdünde bulunan ilk şirket olma sorumluluğuyla, düşük karbonlu üretim ve yenilenebilir enerji yatırımlarımızla geleceği inşa etmeye devam edeceğiz.”

    OYAK Çimento Ülke CEO’su Murat Sela ise konu hakkında şunları söyledi: “Operasyonel mükemmellik ve çevreye duyarlılık prensiplerimiz doğrultusunda, enerji verimliliğimizi en üst seviyeye taşıyacak yatırımlara odaklanıyoruz. Mardin’de başlayan güneş enerjisi yatırımlarımıza, tam kapasiteyle devreye aldığımız Beypazarı GES ile devam ediyoruz. Bu tesisimiz, hem teknik kapasitesi hem de öz tüketim odaklı yapısıyla Türk sanayisi için örnek teşkil eden bir proje. Yenilenebilir enerji alanındaki bu yatırımlarımızla yalnızca maliyetlerimizi optimize etmekle kalmıyor, ürün kalitemizi çevre dostu süreçlerle birleştirerek sektörümüze öncülük etmeyi sürdürüyoruz”.

    Yenilenebilir Enerjide Süreklilik: Mardin GES

    OYAK Çimento’nun, Beypazarı GES’in devreye alınmasıyla ivme kazanan temiz enerji yolculuğunun bir diğer önemli ayağını ise Mardin GES oluşturuyor. 19 Şubat 2025 tarihinde resmî kabulleri yapılan Mardin Çimento bünyesindeki 9 MWe kurulu güce sahip Güneş Enerjisi Santrali, 93.000 m2 alan üzerinde faaliyetlerini sürdürüyor. Fabrika tüketim barasına bağlı olarak çalışan ve üretilen enerjinin tamamını direkt fabrikada tüketen Mardin GES, fabrikanın yıllık elektrik enerjisi ihtiyacının yaklaşık yüzde 16’sını karşılayarak OYAK Çimento’nun yenilenebilir enerji stratejisindeki öncü adımlarından biri olmaya devam ediyor.

    CIMPOR / OYAK Çimento Hakkında:

    Türkiye Çimento ve Beton sektöründe ilklerin temsilcisi olan OYAK Çimento, bugün geldiği noktada güçlü finansal performansı, sürdürülebilirlik odaklı stratejileri ve yenilikçi uygulamaları ile endüstrinin en dikkat çeken oyuncuları arasında yer alıyor. Bir yandan Türkiye pazarındaki lider konumunu sürdürürken, geleceğe yönelik daha da büyük hedefleri doğrultusunda kararlılıkla ilerliyor. Küresel çimento ihtiyacını analiz ederek yeni pazarlara yatırım yapma, yenilikçilik anlayışı ve sürdürülebilir büyümeye katkı sağlama hedefi, şirketteki bu büyük dönüşümün temelini oluşturuyor. Portekiz’in en eski ve köklü çimento markası CIMPOR’un Portekiz ve Cape Verde operasyonlarının 2019 yılında satın alınması, OYAK Çimento’nun uluslararası arenadaki varlığını daha da genişletme yönündeki önemli adımlarından biriydi. 2024 ise CIMPOR ve OYAK Çimento için Türkiye çimento sektörüne 2,15 milyar USD yatırım yapan küresel çimento devi TCC Group Holdings çatısı altında güçlerini birleştirerek tarihi adım attıkları bir yıl oldu. Bu birleşme sonrasında, dünya çimento sektöründe (Çin hariç) 3. büyük çimento üreticisi konumuna gelen TCC Group altında faaliyet göstermeye başlayan ve küresel pazarlardaki konumunu daha da güçlendiren bir marka haline gelen CIMPOR, Türkiye inşaat ve yapı malzemeleri sektöründe OYAK Çimento markası ile faaliyet gösteriyor. CIMPOR markasıyla dünya arenasında daha da güçlü bir şekilde ilerleyen şirket, bu yeni dönemde büyümeye, gelişmeye, çevreye duyarlılık ve daha yüksek ürün kalitesi prensipleri doğrultusunda sektörde fark yaratmaya devam ediyor.

  • SATSO 31. Meslek Komitesi’nden Sektöre Yönelik Kurumlarla İstişare Toplantısı

    SATSO 31. Meslek Komitesi’nden Sektöre Yönelik Kurumlarla İstişare Toplantısı

    Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası bünyesinde çalışmalarını yürüten Bilişim ve Telekomünikasyon sektör temsilcisi 31. Meslek Komitesi öncülüğünde istişare etkinliği gerçekleştirildi.Sakarya’da bilişim sektörüne yönelik çalışmalar ve projelerin değerlendirildiği programa SATSO Yönetim Kurulu Başkanı A. Akgün Altuğ ve Meclis Başkanı Erdem Ercan’ın yanı sıra Sakarya Sanayi ve Teknoloji İl Müdürü İsrafil Yıldız, Ticaret İl Müdürü Emre Atmaca, Sakarya Teknokent Genel Müdürü Doç. Dr. Yakup Köseoğlu, Sakarya Nehir Teknokent Genel Müdürü Doç. Dr. Barış Boru, SABİDER Başkanı Nahit Gök ile İl Müdürlüklerinden bürokratlar konuk olarak katılırken 31. Meslek Komitesi Başkanı Enes Sevindik, Başkan Yardımcısı Cemil Kaya, Meclis Üyeleri Behlül Bayrak, Necmettin Kırık ve Ahmet Şehit ile Komite Üyeleri Şenol Silinmez ve Fahri Özdemir ise ev sahipliğini üstlendi.

    Komite çalışmalarının tanıtıldığı toplantıda sektörün Sakarya ve Türkiye’deki yükselişi ve sektör özelinde kurumlar arası çalışmalar gibi konularda fikir alışverişinde bulunuldu.

    Komitesi adına karşılama konuşmasını gerçekleştiren Komite Mensubu Meclis Üyesi Necmettin Kırık, “Oda, komite ve sektör olarak yakın çalıştığımız kurumlar ile istişare etmek, mevcut çalışmaları değerlendirmek için bu toplantıyı organize ettik. Sektörümüz yerinde durmadan sürekli gelişiyor, çeşitleniyor. Bizler de bu gelişimde Sakarya neden ön planda olmasın ve belli başlı konularda merkez olmasın diye düşünüyor ve bunu sağlamak için çabalıyoruz. Önemli kazanımlara sahibiz, nitelikli yazılım firmalarımız var, teknolojik altyapı oluşturmada ülke ortalamasının üstünde kalitede hizmet veren üyelerimiz var. Sektörün SATSO çatısı altında ilgili kurumların da paydaşlığında ilerleyerek Sakarya’yı bir marka konumuna getirmesi için çabalıyoruz.” dedi.

    SATSO Yönetim Kurulu Başkanı A. Akgün Altuğ ise “Sakarya’mız ciddi bir üretim kenti ve üretimi çok çeşitli karma bir yapıya sahip. Bizler özellikle üretim ve ihracatta otomotiv şehri unvanıyla gurur duysak da bunu çeşitlendirmek için çabalıyoruz. Oda olarak bilişime verdiğimiz önem reelde de görülüyor. İki teknokentimizin de kurucu ortağıyız, yönetimindeyiz. Bununla birlikte himayemizde bilişim temalı bir meslek lisesi de var. Bilişime yapılacak yatırımın rekabette lehimize olacağının farkındayız. Bunun üzerine de düşmeye devam edeceğiz.” dedi.

    SATSO Meclis Başkanı Erdem Ercan da 31. Meslek Komitesi’ne başarılı çalışmaları, sektörel birlik ve beraberlik girişimleri, bilişimde Sakarya’yı öne çıkaracak faaliyetlere katkı sunmaları sebebiyle teşekkür etti.

    Sakarya Sanayi ve Teknoloji İl Müdürü İsrafil Yıldız ve Ticaret İl Müdürü Emre Atmaca ise SATSO 31. Meslek Komitesine ev sahiplikleri için teşekkür edip sektörün katma değerli ve sürekli gelişime açık olduğunu vurguladılar. Sakarya’nın katma değerli teknoloji üretiminde ciddi potansiyeli olduğuna dikkat çekip bu konudaki çalışmalara da her zaman katkı vereceklerinin altını çizdiler.

    Toplantının devamında sırayla tüm katılımcılar söz alarak sektörel konuda beklenti, talep ve sorunların çözümüne yönelik önerilerini dile getirdiler.

     

  • SESOB’da Alişan’dan veda mesajı

    Sakarya Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği Başkanı Hasan Alişan, 1991 yılından bu yana sürdürdüğü görevini 2026 yılı itibarıyla kendi isteğiyle bırakma kararı aldığını açıkladı.

    Göreve başladığı günden bu yana esnaf ve sanatkârların haklarını korumak, mesleki dayanışmayı güçlendirmek ve Sakarya ekonomisine katkı sunmak için yoğun çaba sarf ettiklerini belirten Alişan, bu süreçte birlikte çalıştığı oda başkanlarına, yönetim kurulu üyelerine ve tüm esnafa teşekkür etti.

    ADAY OLMAYACAK

    Alişan, 2026 yılında gerçekleştirilecek seçimlerde aday olmayacağını duyurarak, görevi yeni vizyonlara sahip isimlere devretmenin kurumun gelişimi açısından önemli olduğunu vurguladı. Süreçte ortaya konan görüşlerin ortak akıl ve istişare kültürünün bir yansıması olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

    DEMOKRATİK SÜREÇ VURGUSU

    Nihai kararın her zaman olduğu gibi demokratik irade ile şekilleneceğine inandığını belirten Alişan, görevi devralacak isimlere başarı dileklerini iletti. Sakarya esnaf ve sanatkârlarının gelecekte daha da ileriye taşınacağına inandığını kaydetti.

    “GURURLA DEVREDİYORUM”

    Görevini büyük bir gururla devrettiğini dile getiren Alişan, Sakarya esnaf ve sanatkârlarının her zaman daha iyisini hak ettiğini belirterek, birliğin güçlü temeller üzerinde yükselmeye devam edeceğine inandığını sözlerine ekledi.

     

  • TOBB Sakarya Kadın Girişimciler Kurulu, “Kalite Kontrol Uzmanlığı” Programıyla Kadın İstihdamını Artırmayı Hedefliyor

    TOBB Sakarya Kadın Girişimciler Kurulu, “Kalite Kontrol Uzmanlığı” Programıyla Kadın İstihdamını Artırmayı Hedefliyor

    TOBB Sakarya Kadın Girişimciler Kurulu, “Kalite Kontrol Uzmanlığı” Programıyla Kadın İstihdamını Artırmayı Hedefliyor

    Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası bünyesinde çalışmalarını yürüten TOBB Sakarya İl Kadın Girişimciler Kurulu, “Kalite Kontrol Uzmanlığı Programı” eğitimleri başladı.

    TOBB Kadın Girişimciler Kurulu tarafından ulusal olarak yürütülen “Sanayide Kadın Eli” projesinin Sakarya ayağı yürütücüsü TOBB Sakarya İl KGK’nın öncülük ettiği “Kalite Kontrol Uzmanlığı Programı” kapsamında eğitimler Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Yaşam Boyu Eğitim Merkezi’nde devam ediyor.

    Gerçekleştirilen kalite kontrol eğitimlerini yakından takip eden TOBB Sakarya İl Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Elvan Bilgehan Dikici ve beraberindeki icra kurulu üyeleri, katılımcılarla bir araya gelerek eğitim hakkında bilgiler aldı ve kadın istihdamına verdikleri önemin altını çizdi.

    Eğitimler hakkında konuşan TOBB Sakarya İl KGK Başkanı Elvan Bilgehan Dikici, “TOBB’un kadın nezdinde girişimleri her dönem olduğu gibi devam ediyor. Sanayi’de Kadın Eli Projesi de bunlardan biri. Bu kapsamda çalışmalar yapmak istedik. Kalite kontrol uzmanlığı alanında kadın istihdamı eksikliğinin olduğu ve artabileceği yönünde önemli geri dönüşler aldık. Hızlıca reaksiyon alıp bu eğitimi organize ettik ve faydalı olmasını, kıymetli kursiyer kadınlarımıza önemli bir beceri ve de altın bilezik kazandırmasını ümit ediyoruz. Bununla birlikte bağlı olduğumuz TOBB Kadın Girişimciler Kurulumuzca yürütülen Sanayide Kadın Eli projesi kapsamında birçok meslek dalına yönelik de faaliyetlerimize devam yeni uzmanlık programlarını hayata geçirmeyi amaçlıyoruz.

    TOBB Sakarya İl KGK olarak kadınlarımızın hem fikirlerinin karşılık bulacağı girişim hikayesi yazmalarına hem de istihdamda daha da aktif rol almaları için sahadaki çabalarımıza devam edeceğiz. Programdaki iş birlikleri için de Sakarya Uygulamalı Bilimler Üniversitemize teşekkür ediyoruz.” dedi.