Yurt Partisi Genel Başkanı Sadettin Tantan “Hamasi söylemlerle, algı çalışmalarıyla ülkemizin meseleleri çözüme ulaşmayacaktır”

Eski İçişleri Bakanı Yurt Partisi Genel Başkanı Sadettin Tantan “Hamasi söylemlerle, algı çalışmalarıyla ülkemizin meseleleri çözüme ulaşmayacaktır”
TBMM Başkanı Sn. Numan Kurtulmuş’un 28. Dönem 1. ve 2. Yasama Yılı Değerlendirme Toplantısı’nda “Nil’den Fırat’a kadar vadedilmiş toprakların nihai hedeflerinden birisi Türkiye”dir açıklaması, üzerine düşünülmesi ve strateji geliştirilmesi gereken kritik bir meseledir.
İsrail’in yayılmacılığı Sn. Kurtulmuş’un da ifade ettiği gibi bu kadar açıkken Türkiye’nin gündemi yeni Anayasa mı yoksa yeni bir güvenlik mimarlığı mı olmalıdır?
Sn. Kurtulmuş bugüne kadar onlarca kez değişikliğe uğrayan Anayasa’da neyi değiştirerek ülkemizin güvenliğinin temin edileceğini veya ekonomik kalkınmanın gerçekleşeceğini düşünmektedir?
Türkiye’nin birinci gündemi güvenlik mimarlığının güncellenmesi, mali ve ekonomik kalkınma, dış politikada verilen tavizlerin sona erdirilmesi, sığınmacı ve kaçak yabancıların iadesi meseleleridir.
Türkiye’yi “Yeni Anayasa” tartışmalarıyla meşgul ederek gerçek sorunlardan kaçmak yerine gerçek sorunlara odaklanarak yönetmesi gerekenler bundan kaçamaz. AB Geri Kabul Anlaşması’ndan çekilmeyi, Suriye’deki iç savaşı sona erdirmeyi, Musul-Kerkük’teki Türkmenlerin yönetimsel haklarını korumayı, Doğu Akdeniz’in zenginlik paylaşımını şekillendirmeyi güç olarak görmesi gerekenlerin kendi açıklamalarında “aynı anda hem ABD’de hem de Rusya’da diplomatik faaliyetlerde bulunmayı” güç olarak görmesi Türkiye’nin potansiyelini yansıtmamaktadır.
Türkiye’nin kendini büyük olarak adlandıran devletlerden icazet alarak politika icra etmesine gerek yoktur. Bu bölge, havza ve coğrafyanın en geçerli unsuru Türk Kimliği’dir. Türkiye bölgesinde kendi kararlarını almalı ve diğer devletler de buna göre konumlanmalıdır.
Ancak; mevcut siyasi zihniyetin Türkiye’yi emperyalizme tutsak ederek yönettiği, Türkiye’yi özellikle dış politikada gerilettiği kendi açıklama ve gündemleri ile bile ortaya konulmuştur.
TBMM’nin ülkemizin maruz kaldığı tehditlere karşı ilk yapması gereken son Osmanlı Mebusan Meclisi’nin aldığı Misak-ı Milli kararlarını günümüz şartlarına göre sosyo-ekonomik temeller ile güncellemek ve Türkiye’nin nüfuz hattını çizmektir.
Bu hat; Ege Adaları, Marmara Havzası (Batı Trakya dahil), Karadeniz Havzası, Kafkasya, Zengezur Koridoru’yla çizilecek hat, Musul-Kerkük, İdlib, Kıbrıs Adası’nın tamamı, Libya deniz yetki alanı, Mısır ve Akdeniz’e kıyıdaş diğer devletlerle imzalanacak deniz yetki alanları ile geniş bir “Türk yayı”dır. Türkiye’nin Rusya’dan, ABD’den onay veya destek aramak yerine TBMM’de Misak-ı Milli’yi güncelleyerek ülkemizin potansiyelini sahaya yansıtması gerekmektedir. Hamasi söylemlerle, algı çalışmalarıyla ülkemizin meseleleri çözüme ulaşmayacaktır. Kalkınma modeli, güvenlik mimarlığı, eğitimde reform, demografik yapının korunması, milli kimlikli siyaset ülkemizin meselelerinin çözüm anahtarıdır. Bu yurt bizim sahip çıkacağız!

BENZER HABERLER

-
Bodrum Uçurtma Festivali, 21 yıldır Engelleri Gökyüzünde Kaldırıyor
-
Gayrimenkulde Çantayla Para Devri Kapanıyor
-
Celestyal, Yunan Adaları sezonunu ‘süper promosyon’ kampanyası ile açıyor
-
İPEKSOY’dan güçlü değişim mesajı: “Tabip Odası yeniden hekimlerin sesi olacak”
-
MÜSİAD’dan dirençli Sakarya hamlesi
-
Sakarya’da Bilim ve Teknoloji Rüzgarı
