Kılıçkaya Vadisi Doğa ve Ekoloji Derneği Başkan Necmettin Sıvacı” Sakarya’nın geleceği birkaç yatırım projesinden ibaret değildir”

Kılıçkaya Vadisi Doğa ve Ekoloji Derneği Başkan Necmettin Sıvacı Sakarya’nın geleceği birkaç yatırım projesinden ibaret değildir. Başkan Necmettin Sıvacı “Bu kentin geleceği; verimli tarım topraklarında, temiz suyunda, meralarında, ormanlarında ve üretmeye devam eden çiftçilerinde saklıdır. Son yıllarda Sakarya’da sürekli yeni organize sanayi bölgeleri, yeni yatırım alanları ve yeni büyük ölçekli projeler gündeme getirilmektedir. Şimdi de […]
ana manset - 24 Haziran 2026 23:23 A A

Kılıçkaya Vadisi Doğa ve Ekoloji Derneği Başkan Necmettin Sıvacı Sakarya’nın geleceği birkaç yatırım projesinden ibaret değildir.

Başkan Necmettin Sıvacı “Bu kentin geleceği; verimli tarım topraklarında, temiz suyunda, meralarında, ormanlarında ve üretmeye devam eden çiftçilerinde saklıdır.

Son yıllarda Sakarya’da sürekli yeni organize sanayi bölgeleri, yeni yatırım alanları ve yeni büyük ölçekli projeler gündeme getirilmektedir. Şimdi de Organize Tarım Bölgesi ve Organize Besi Bölgesi projeleri aynı anlayışla kamuoyuna sunulmaktadır.

Ancak kamu yararı açısından sorulması gereken temel soru şudur:

Sakarya gerçekten yeni organize bölgelere mi ihtiyaç duymaktadır, yoksa elindeki doğal ve tarımsal varlıkları korumaya mı?

Bugün Sakarya’da tarımın temel sorunları; artan üretim maliyetleri, su kaynaklarındaki azalma, tarım nüfusunun yaşlanması, plansız arazi kullanımı ve çiftçinin üretimden uzaklaşmasıdır. Bu sorunlar çözülmeden, sadece yeni proje alanları oluşturmak tarımsal kalkınma anlamına gelmez.

Anayasa’nın 44 ve 45. maddeleri ile 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu, tarım arazilerinin korunmasını kamu otoritelerine açık bir görev olarak vermektedir. Kamu kurumlarının önceliği, mevcut tarım alanlarını korumak ve üreticiyi desteklemek olmalıdır.

Özellikle büyük ölçekli besi bölgeleri; mera kayıpları, yoğun su tüketimi, atık yönetimi sorunları ve çevresel baskılar açısından çok yönlü değerlendirilmek zorundadır. Aynı şekilde organize tarım bölgeleri de yalnızca ekonomik beklentiler üzerinden değil, toprak, su ve ekosistem üzerindeki etkileri bakımından bilimsel olarak incelenmelidir.

Sakarya’nın güney havzası; içme suyu kaynakları, tarımsal üretim alanları, orman ekosistemleri ve biyolojik çeşitliliğiyle bölgenin en hassas alanlarından biridir. Bu nedenle burada planlanan her yatırım, geniş katılımlı bilimsel değerlendirmelere ve şeffaf kamuoyu süreçlerine tabi tutulmalıdır.

Bizler kalkınmaya karşı değiliz.

Ancak kalkınma; toprağı tüketen değil koruyan, suyu kirleten değil yaşatan, çiftçiyi tasfiye eden değil güçlendiren, gelecek kuşakların yaşam hakkını gözeten bir anlayışla yürütülmelidir.

Sakarya’nın artık daha fazla betonlaşmaya, daha fazla alan kaybına ve daha fazla plansız büyümeye değil; sürdürülebilir tarıma, agroekolojik üretime, su havzalarının korunmasına ve mevcut tarımsal potansiyelin geliştirilmesine ihtiyacı vardır.

Tarımda büyümek istiyorsak önce toprağı korumalıyız.

Çünkü kaybedilen bir fabrika başka yerde kurulabilir.

Ancak kaybedilen verimli tarım toprağı bir daha geri getirilemez.

ana manset - 23:23 A A
BENZER HABERLER